Diyanet İşleri
Allah, hak olarak Kitab'ı ve mizanı indirendir. Sen nereden bileceksin belki de o saat (kıyamet) yakındır.
Şûrâ suresi
Şûrâ suresi, 17. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ ٱلْكِتَٰبَ بِٱلْحَقِّ وَٱلْمِيزَانَ وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّ ٱلسَّاعَةَ قَرِيبٌ
allâhü-lleẕî enzele-lkitâbe bilḥaḳḳi velmîzân. vemâ yüdrîke le`alle-ssâ`ate ḳarîb.
Allah, hak olarak Kitab'ı ve mizanı indirendir. Sen nereden bileceksin belki de o saat (kıyamet) yakındır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitap ve mizan; dünya ve ahiret kazancı Şûrâ 17–24 3
Onlar, kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer (azabın) belli bir süreye kadar (ertelenmesi ile ilgili olarak) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilirdi. Onlardan sonra Kitab'a mirasçı kılınanlar da, onun hakkında derin bir şüphe içindedirler.
(Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heva ve heveslerine uyma ve şöyle de: "Ben, Allah'ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O'nadır."
Allah'ın çağrısına uyulduktan sonra O'nun hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında batıldır. Onlara bir gazap vardır. Onlar için çetin bir azap vardır.
Allah, hak olarak Kitab'ı ve mizanı indirendir. Sen nereden bileceksin belki de o saat (kıyamet) yakındır.
Kıyamete inanmayanlar, onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise, ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki, Kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.
Allah, kullarına çok lütufkardır, dilediğini rızıklandırır. O, kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Kim ahiret kazancını isterse, onun kazancını artırırız. Kim de dünya kazancını isterse, ona da istediğinden veririz, fakat onun ahirette hiçbir payı yoktur.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
17. Yüce Allah, indirmiş olduğu delil ve belgelerin, hayır niteliğini taşıyan herkesin kabul edebileceği şekilde açık ve seçik olduğunu söz konusu ettikten sonra, bunların asıl dayanaklarını ve temelini, hatta bütün kullara ulaştırmış olduğu delillerin dayandığı asıl dayanağı ve kaideyi söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
“Hak ile Kitabı ve mizanı/adaleti indiren, Allah'tır.” Kitab’dan kasıt bu Kur’ân-ı Azîmdir. Bu hak ile inmiş; hakkı, doğruyu ve kesin bilgiyi ihtiva eden bir kitaptır. Bütün ayetleri, tüm ilâhî maksatlara ve dini inançlara dair apaçık birer delildir. Bu Kitap en güzel meseleleri ve en açık delilleri ihtiva eder.
Mîzân ise adalet, doğru kıyası ve ağır basan aklî kanaati göz önünde bulundurmak demektir.
İster dış dünyadaki, ister nefislerdeki olsun, bütün aklî deliller, şer’î kanaatler, münasebetler, illetler, hükümler ve hikmetler, bu Mizan’ın kapsamı içerisindedir. Yüce Allah, onu kulları arasına bizzat kendisinin kabul ve reddettiği hususları onunla ölçüp tartmaları, onun sayesinde hem bu Kitabın verdiği haberlerin doğruluğunu hem de rasûllerin bildirdiklerinin doğruluğunu anlamaları için indirmiştir.
Bu ikisinin -Kitap ile Mizanın- dışında kalıp da hüccet, burhan, delil veya benzeri ibarelerle dillendirilen hususlar, batıl ve çelişkilidir. Bunların temelleri bozuk, binaları ve dalları da çürüktür. Nitekim meseleleri ve onların kaynaklarını inceleyip araştıran, tercihe şayan delille böyle olmayanı birbirinden ayırt edebilen ve şüphelerle deliler arasındaki farkı algılayabilen kimseler, bunu iyi bilir.
Ama süslü ifadelere ve tesyüz edilmiş lafızlara aldanan ve basireti esas maksat olan manaya ulaşamayanlara gelince onlar, bu işin ehli olmadıkları gibi bu alanda at koşturacak kimseler de değildirler. Böylelerinin muvafakatı da muhalefeti de birdir, bir şey ifade etmez.
Daha sonra Yüce Allah, Kıyameti inkâr edip onun çabucak kopmasını isteyenleri korkutarak: “Ne biliyorsun belki de kıyamet yakındır” buyurmaktadır. Yani onun vakti, uzaklığı ve ne zaman kopacağı bilinmemektedir. Onun gerçekleşmesi, her zaman beklenir ve onun gerçekleşeceğinden her zaman korkulur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kur'an'ı, içinde hiçbir şüphenin olmadığı şekilde indiren Yüce Allah'tır. İnsanların arasında insafla hükmetmek için adaleti indiren de O'dur. Bunların yalanladıkları kıyamet saati yakın olabilir. Bilindiği gibi her gelecek olan yakındır.
Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Adalet
Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…
Aynı kök: دري (29 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah katındadır." Ne bilirsin, belki de kıyamet yakında gerçekleşir.
Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Hesap
O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Hesap
Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse, işte onlar ayetlerimize haksızlık etmiş olmaları sebebiyle kendilerini ziyana sokanlardır.
Aynı kök: دري (29 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş)
Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını…
Aynı kök: دري (29 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş)
"Şüphesiz, Allah'ın va'di gerçektir, kıyamet hakkında hiçbir şüphe yoktur" dendiği zaman ise; "Kıyametin ne olduğunu bilmiyoruz, sadece zannediyoruz.…
Aynı kök: سوع (49 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. Kıyamet'in kopması, bir göz kırpması gibi veya daha az bir zamandır. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü…
Aynı kök: سوع (49 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kitabı ve ölçüyü bir amaç ile indiren Allah'tır. dipnot 1 Belki de o (Son) Saat çok yakındır. dipnot 2 Onu sana bildirecek olan ne olabilir ki! dipnot 3
O Allah ki, indirdiği vahiylerle hem hakikati ortaya sermiş hem de (adil ve mutedil) ölçüp tartacak (bir tasavvur) inşa etmiştir; hem sen (ey muhatab), nerden bileceksin, belki de Son Saat çok yakındır!
çünkü indirdiği vahiy ile hakikati ortaya koyan ve (böylece insana, doğru ile eğriyi tartacağı) bir terazi veren O'dur. Senin bütün bildiğin ise, Son Saat'in yakın olduğudur.
Allah (O'dur) ki, Hak olarak Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsini ve Mizanı (muhakeme kuvvesini) inzal etti. . . Ne bilirsin, belki O Saat (ölümü tadacakları an) yakındır!
Ki Allah, hak olmak üzere Kitabı ve mizanı indirdi. Ne bilirsin; belki kıyamet saati pek yakındır.
Kitab'ı ve mizanı hak olarak indiren Allah’tır. Ne biliyorsun, belki de kıyamet saati yakındır!
Allah, Kitap'ı ve ölçüyü, gerçek olarak indirmiştir. Ne biliyorsun; belki de evrenlerin sonu yakındır.
Gerçeği taşıyan kitabı ve adalet ölçüsünü hak olarak indiren Allah'tır. Ne biliyorsun, belki de kıyamet saati yakındır!
O ALLAH ki kitabı gerçek ve adaletle indirmiştir. Ne bilirsin, belki o an yakındır.
O ALLAH ki kitabı gerçek ve adaletle indirmiştir. Ne bilirsin, belki Saat (dünyanın sonu) yakındır.
Hakka dair kitap ve mizanı (adalet terazisini) indiren o Allah'tır. Ve ne bileceksin belki de kıyamet yakındır!
O Allahdır ki hakka dair kitab ve miyzan indirdi ve ne bilirsin belki saat yakındır
Allah, Kitap'ı ve mizanı dipnot 1 hakk ile indirendir. Nereden bileceksin ki belki de o Sa'at dipnot 2 çok yakındır!
Allah, Kitap'ı ve mizanı dipnot 1 hakk ile indirendir. Nereden bileceksin ki belki de o Sa'at dipnot 2 çok yakındır!
Allah, Kitap'ı ve mizanı dipnot 1 hakk ile indirendir. Nereden bileceksin ki belki de o Sa'at dipnot 2 çok yakındır!
Ki Tanrı, hak olmak üzere Kitabı ve mizanı indirdi. Ne bilirsin; belki kıyamet saati pek yakındır.
Allah, hakkın ikaamesine sebeb olmak üzere kitab (lar) ı ve mizanı indirendir. Ne bilirsin, belki de o saat yakındır.
Allah, O'dur ki; kitabı ve mizanı hak ile indirmiştir. Ne bilirsin; belki de o saat yakındır.
(17-21) Allah ki kitabı ve ölçüm cihazını / mizanı gerçek olarak / hakiki olarak indirmiştir , bilemezsin ki / i drak edemezsin ki belki de saat yakındır. Onu acelece isteyenler işte onlar ona / saate inanmayanlardır. (Söyleminden insan tipi analizi ) Ona iman edenler ise ona karşı yürekleri titrer / endişelenirler / müşfiktirler / şefkatlidirler / şafak gibidirler. Bilirler ki o gerçektir / haktır , Dikkat edin! Saat hakkında tereddüt edenler / gemi gibi sallantıda olanlar uzak bir sapma içindedirler. Allah kullarına naziktir / latiftir / lütfen verir, istediğini rızıklandırır, O, sağlamdır / kavidir / mukavimdir , saygıdeğerdir / azizdir. Her kim ki ahiret ekinini / harsını isterse onu çabasını artırırız kimde dünyadaki eki nini isterse de ondan ona veririz, Ona ahretten bir pay / nasip yoktur. Yoksa onların ortakları mı var? Dinde Allah’ın izin vermediği bir şeyi yasal hale mi getirdiler? Eğer ki ayırmaya dair kelimesi olmasa idi onlar aralarında ki hüküm gerçekleşirdi.
Allah hak ile kitabı ve mizanı indirendir. Ne bilirsin, saat/kıyamet belki de yakındır.
Allah'tır ki gerçeği içeren Kitabı ve (adalet) ölçü(sün)ü indirdi. Ne bilirsin, belki o sa'at yakındır?
Gerçekleri içeren bu kitabı ve mizanı dipnot 1 indiren Allah'tır. Sana ne bildirebilir ki! Belki de o saat /mezardan kalkış saati yakındır dipnot 2 .
Gerçekleri içeren bu kitabı ve mizanı dipnot 1 indiren Allah'tır. Ne bilirsin, belki de kıyamet saati yakındır.
Kitabı hak ve ile ve mizanı/adaleti indiren Allah’tır. Ne bilirsin belki de kıyamet çok yakındır.
Kitabı hak ve adalet ölçüsü olarak indiren Allah'tır. Ne bilirsin belki de kıyamet çok yakındır.
Gerçeğe ilişkin Kitap'ı ve adalet ölçüsünü indiren o Allah'tır. Nereden bileceksin, belki de kıyamet saati çok yakındır.
Allah is He Who has sent down the Book -The Quran- and the Books sent down before; He sent them down in conformity with truth and in agreement with reality and with the balance of reason and justice, And you never know; the predetermined Hour may well be drawing near and be soon in sight.
It is God who has sent down the Scripture with Truth and the Balance. How can you tell? The Last Hour may well be near:
It is Allah Who has sent down the Book in Truth, and the Balance (by which to weigh conduct). And what will make thee realise that perhaps the Hour is close at hand?
Allah it is Who sent down this Book with the Truth and the Balance. dipnot 1 And what would make you know that the Hour (of Judgement) has drawn near? dipnot 2
It is Allah who has sent down the Book with truth and with the Just Balance. What will make you realise? Perhaps the Hour is close.
It is Allâh Who has sent down the Book (the Qur’ân) in truth, and the Balance (i.e. to act justly). And what can make you know that perhaps the Hour is close at hand?
It is Allah who has sent down the Book with the truth and [He has sent down] the Balance. What do you know —maybe the Hour is near!
Allâh is He Who has sent down the perfect Book, suiting your requirements, with the lasting truth, and an Equitable law. How should you know that the (promised) Hour may be near at hand?
God it is who has sent down the Book with the truth, and also the Balance. And what shall make thee know? Haply the Hour is nigh.
Know that it is God Who has sent down this Book to be used as a balance [as it is the symbol of any legal system]; as you do not know how close the Hour of Judgment is.
God it is who has sent down the Book with truth, and the balance; and what shall make thee know whether haply the Hour be nigh?
God is the One who sent down the book with truth, and the balance. For all that you know, the moment may be very near.
It is God who hath sent down the scripture with truth; and the balance of true judgment: And what shall inform thee whether the hour be nigh at hand?
Allah it is Who revealed the Book with truth, and the Balance, and what shall make you realise that perhaps the Hour be nigh?
Allah is (He) Who has sent down the Book with the Truth, and (also) the Balance; and what makes you realize that possibly the Hour is near?
Allah it is Who hath revealed the Scripture with truth, and the Balance. How canst thou know? It may be that the Hour is nigh.
It is God who has sent down the Book with the truth, and the Balance. How do you know the Hour is not near?
[for] it is God [Himself] who has bestowed revelation from on high, setting forth the truth, and [thus given man] a balance [wherewith to weigh right and wrong]. And for all thou knowest, the Last Hour may well be near!
It is Allah Who has revealed the Book with the truth and the balance ˹of justice˺. You never know, perhaps the Hour is near.
God is the One who sent down the Scripture with truth, and the balance. And for all that you know, the Hour may be very near.
GOD is the One who sent down the scripture, to deliver the truth and the law. For all that you know, the Hour (Day of Judgment) may be very close.
It is Allah who has sent down the Book in truth and [also] the balance. And what will make you perceive? Perhaps the Hour is near.
God it is who has sent down the Writ with the truth and the balance. And what can make thee know that the Hour might be nigh!
Allah it is Who has revealed the Book setting forth the Truth, and the Balance (for people to weigh right and wrong. ) And what will make you realize that the Hour (the consequence of your actions) might be close?
It is Allah Who has sent down the Book in truth, and the Balance (to weigh human conduct). And what will make you realize that possibly the Hour (of Judgment) is close at hand?
Allah is the One who has sent down the Book with truth, and the Balance as well. And what can let you know? May be, the Hour (the Day of Judgment) is near.
God is the One who sent down the Book with the truth, and the balance. And for all that you know, the Hour may be very near.