Diyanet İşleri
Allah, "Şüphesiz, biz senden sonra halkını sınadık; Samiri onları saptırdı" dedi.
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 85. ayet. قَالَ فَإِنَّا قَدْ فَتَنَّا قَوْمَكَ مِنۢ بَعْدِكَ وَأَضَلَّهُمُ ٱلسَّامِرِىُّ
ḳâle feinnâ ḳad fetennâ ḳavmeke mim ba`dike veeḍallehümü-ssâmiriyy.
Allah, "Şüphesiz, biz senden sonra halkını sınadık; Samiri onları saptırdı" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Buzağı ve Sâmirî Tâhâ 83–98 3
"Şüphe yok ki ben, tövbe edip inanan ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için son derece affediciyim."
(Musa, Tur'a varınca): "Seni, acele ile kavminden uzaklaştıran nedir, ey Musa?" (dedik.)
Musa, şöyle dedi: "Onlar, işte onlar hemen arkamdalar. Rabbim! Sen hoşnut olasın diye, acele ederek sana geldim."
Allah, "Şüphesiz, biz senden sonra halkını sınadık; Samiri onları saptırdı" dedi.
Bunun üzerine Musa, öfke dolu ve üzgün bir halde halkına döndü. "Ey kavmim! Rabbiniz, size güzel bir vaadde bulunmadı mı? (Ayrılışımdan sonra) çok zaman mı geçti, yoksa üzerinize Rabbinizden bir gazap inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze uymadınız (ve buzağıya taptınız)?" dedi.
Şöyle dediler: "Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte onları ateşe attık. Samiri de aynı şekilde attı."
Böylece (Samiri) onlar için böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. (Samiri ve adamları) "Bu sizin de ilahınızdır, Musa'nın da ilahıdır. Öyle iken Musa, (ilahını burada) unuttu (da onu Tur'da aramaya gitti)" dediler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
85. Yüce Allah ona: “Senin ardından biz kavmini sınadık.” Buzağıya tapmakla imtihan ettik. Onlar sabretmediler ve imtihanla karşı karşıya kaldıkları vakit küfre saptılar. “ve Samiri onları saptırdı.” Onlara böğüren bir buzağı heykeli yaptı ve dedi ki: İşte sizin de Musa’nın da ilahı budur, ancak Musa onu unuttu. İsrail oğulları da bu fitneye kapılıp ona taptılar. Harun onları engellemeye çalıştı ama onu dinlemediler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah şöyle buyurmuştur: Arkanda bıraktığın kavmini buzağıya tapmak ile imtihan ettik. Samiri onları buzağıya tapmaya çağırdı. Böylece onları saptırdı.
Aynı kök: سمر (4 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Şöyle dediler: "Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte…
Aynı kök: سمر (4 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa, "Ya senin derdin neydi ey Samiri?" dedi.
Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: İmtihan
Musa, kavminden, belirlediğimiz yere gitmek için yetmiş adam seçti. Onları sarsıntı yakalayınca (bayıldılar). Musa, "Ey Rabbim! Dileseydin onları da…
Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: İmtihan
"Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…
Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: İmtihan
Andolsun, Harun onlara daha önce şöyle demişti: "Ey kavmim! Siz bununla yalnızca imtihan edildiniz. Doğrusu sizin Rabbiniz ancak Rahman'dır. Öyleyse…
Aynı kök: سمر (4 geçiş)
(66-67) Çünkü ayetlerim size okunurdu da siz buna karşı büyüklük taslayarak arkanızı döner, geceleyin toplanıp hezeyanlar savururdunuz.
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: İmtihan
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
İsrailoğulları (yaptıklarına) pişman olup, gerçekten sapmış olduklarını görünce, "Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, mutlaka ziyana…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Allah) şöyle buyurmuştu: "Elbette senden sonra biz kavmini imtihan etmiştik; Samiri dipnot 1 onları yoldan çıkarmıştı."
(Allah): "O halde haberin olsun ki" dedi, "senin ardından Biz kavmini sınadık; ve Samiri onları yoldan çıkardı."
(Allah:) "Öyleyse bil ki" dedi, "senin yokluğunda Biz kavmini sınadık; ve Samiri onları yoldan çıkardı."
(Rabbi) dedi ki: "Doğrusu biz senden sonra kavmini, anlayış seviyelerini görsünler diye denedik. . . Onları Samiri (Firavun sarayından kaçıp aralarına katılan Mısırlı istidraç sahibi birisi) saptırdı!"
Dedi ki: "Biz senden sonra kavmini deneme (fitne)den geçirdik, Samiri onları şaşırtıp saptırdı."
Allah buyurdu: Senden sonra biz, kavmini (Harun ile kalan İsrailoğullarını) imtihan ettik ve Sâmirî onları yoldan çıkardı.
Dedi ki: "Öyleyse bilmelisin ki, senden sonra toplumunu sınadık. Ve Samiri, onları saptırdı!"
Allah, "Doğrusu, biz, senden sonra toplumunu imtihan ettik. Samiri onları yoldan çıkardı" dedi.
"Halkını, senden sonra sınadık. Samiri onları saptırdı" dedi.
'Halkını, senden sonra sınadık. Samiri onları saptırdı,' dedi.
Allah: "Ama Biz, senin ardından kavmini fitneye düşürdük ve Samiri onları saptırdı." buyurdu.
Amma dedi: biz senin ardından kavmini fitneye düşürdük, Samiri onları şaşırttı
Allah: "Biz, halkını sınadık. Senden sonra Samiri onları saptırdı."
Allah: "Biz, halkını sınadık. Senden sonra Samiri onları saptırdı."
Allah: "Biz, halkını sınadık. Senden sonra Samiri onları saptırdı."
Dedi ki: "Biz senden sonra kavmini deneme (fitne)den geçirdik, Samiri onları şaşırtıp saptırdı."
Buyurdu: "Biz senden sonra kavmini imtihaan etdik. Samiriy onları sapdırdı".
Buyurdu: Doğrusu biz, senden sonra kavmini sınadık ve Samiri de onları saptırdı.
(77-98) Musa'ya kullarımı yürütmesi için vahyettik, vur! onlar için denizde kuru bir yol aç. Yakalanmaktan korkmayın ve de ürpermeyin. Firavun ve ordusu onları taki p etti. Onları denizden ne kaplayacaksa sarıp kapladı. Firavun ordusunu saptırdı, onlar da yolu bulamadılar. Ey İsrail oğulları sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Sizle Tur'un sağ tarafında vaatleştik, size helva ve bıldırcın indirdik. Sizi rızıklandırdıklarımızın hoş olanlarından yiyin, bu konuda taşkınlık etmeyin yoksa üzerinize öfkem / gazabım size uyg un hale gelir / helal olur. Kim azabım a uygun hale gelirse artık boşlu ğa dönüşür. Ben vazgeçip salih amel işleyeni ve sonrasında doğruya yöneleni her defasında bağışlayanım. Soy topluluğun / Kavmin konusunda seni acele ettiren nedir ? Ey Musa! Dedi ki işte onlar izim üzere ler, acelem de hoşnut olman / razılığını kazanmak için Rabbim sanadır. Dedi ki senden sonra biz kavmini sınadık, samiri onları saptırdı. Musa kavmine yakıştıramamış halde ve öfkeli bir şekilde geri döndü. Dedi ki Ey kavmim Rabbinizden size güzel bir vaatte bulunulmadı mı? V aatleşmede ki süre mi uz un geldi? Ya da muradınız Rabbinizden öfke sinin gelmesi mi? ki sözleşmemizden caydınız? Sana olan vaadimizden caymadık lakin biz kavmin ziynet eşyalarından yüklenmiştik işte onları ateşe fırlatıp attık, samiri de aynı şekilde ateşe bıraktı dediler. Onlardan bir buzağı bedeni / cesedi çıkardı onun böğürmesi de vardı, dediler ki sizin ilahınız da ve Musa ’nın unuttuğu ilah da bu işte. Peki görmüyorlar mı ki onlara bir söz geri döndüremi yor, onlara zarara yahut faydaya güç yetiremiyor. Kesin olan şu ki öncesinde Harun onlara ey kavmim bununla sınanıyorsunuz, Rabbiniz acıyandır bana uyun emirime boyun eğin diye söylemişti. Musa gelinceye kadar adanmış bir şekilde / tutkun bir şekilde bunu yapmaya / buzağıya tapmaya devam edeceğiz dediler. dedi ki Ey Harun sen onların sapıttığını gördüğünde sana ne engel oldu / ne mâni oldu da bana uymadın, emrime baş mı kaldırdın? isyan mı ettin? Dedi ki ey anamın oğlu sakalımı da başımı da tutma. Gerçekten ben, niye sözümü gözetmedin de İsrail oğulları arasında ayrılık çıkardın ? demenden ürktüm. Peki ya, senin amacın neydi ey samiri? Dedi. Onların göremedikleri şeyleri ben gördüm dedi. Ve de Resul'ün izinden bir avuç avuçladım. Onu da Ateşe attım böyle bir şey i yapmaya beni nefsim sürükleyiverdi. Dedi ki git! muhakkak ki sen hayatında artık temas yok diyeceksin, sana vaat edilene de muhalefet edilmeyecek, t utkulu bir şekilde üzerinde ısrar ettiğin ilahına bir bak, muhakkak onu yakacağız tozunu Derya'ya savur acağız. Sizin ilahınız kesinlikle Allah'tır ve ondan başka ilah ta yoktur, her şeyi ilmen kaplamıştır. Bu şekilde sana, geçmişte öne çıkan haberleri anlatıyoruz.
Buyurdu ki: "Senden sonra biz kavmini imtihan ettik. Sonra Sâmirî de onları saptırdı."
(Allah): "Ama biz senden sonra kavmini sınadık. Samiri onları saptırdı" dedi.
Allah dedi ki: "Ama senden sonra halkını ağır bir imtihana soktuk. Samiri onları yoldan çıkardı."
Allah dedi ki: "Senden sonra halkını fitneye dipnot 1 (kendilerini yakan bir imtihana) soktuk. Samiri onları yoldan çıkardı."
Biz, senden sonra kavmini imtihan ettik. Samiri onları saptırdı, dedi.
-Biz, senden sonra kavmini imtihan ettik. Samiri onları saptırdı, dedi.
Buyurdu: "Biz senden sonra toplumunu tam bir biçimde imtihan ettik. Samiri onları saptırdı."
"We have tested your people O Mussa" Allah said, after you left. They succumbed to Samiri who led them astray.
but God said, ‘We have tested your people in your absence: the Samiri has led them astray.’
(Allah) said: "We have tested thy people in thy absence: the Samiri has led them astray."
Said He: "Verily We tested your people in your absence and the Samiri dipnot 1 led them astray."
Eski Ahit · 1. Krallar 16:24
Omri, Şemer adlı birinden Samiriye Tepesini iki talant gümüşe satın alıp üstüne bir kent yaptırdı. Tepenin eski sahibi Şemerin adından dolayı kente Samiriye adını verdi. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
He said, ‘We tried your people after you left and the Samiri has misguided them. ’
(Allâh) said: "Verily We have tried your people in your absence, and As-Sâmirî has led them astray."
He said, ‘Indeed We tried your people in your absence, and the Sāmirī has led them astray. ’
(The Lord) said, `We have distinguished your people, the good from the bad in your absence and the Sâmirî has led them astray?'
Said He, 'We have tempted thy people since thou didst leave them. The Samaritan has misled them into error.'
The Lord said: "I have let your people go through a trial at your absence. Unfortunately, Samarian has succeeded in misleading them."
Said He, 'Verily, we have tried thy people, since thou didst leave, and es Samariy has led them astray. '
He said, "We have tested your people after you left, and the Samarian misguided them."
God said, we have already made a trial of thy people, since thy departure; and al Sameri hath seduced them to idolatry.
Moses said, "They are here close behind, and I hastened to Thee, my Lord, to please Thee. "
Said He, "Yet surely We have already tempted your people even after you; (i. e., after your departure from them) and As- Samiriyy (The Samaritan) has led them into error."
He said: Lo! We have tried thy folk in thine absence, and As-Samiri hath misled them.
He said: "We have put your people on trial in your absence; and Sameri has led them astray. "
Said He: "Then [know that], verily, in thy absence We have put thy people to a test, and the Samaritan has led them astray. "
Allah responded, "We have indeed tested your people in your absence, and the Sâmiri[1] has led them astray."
He said: "We have tested your people after you left, and the Samarian misguided them. "
He said, "We have put your people to the test after you left, but the Samarian misled them."
[ Allah ] said, "But indeed, We have tried your people after you [departed], and the Samiri has led them astray. "
He said: “We have subjected thy people to means of denial in thy absence, and the Sāmiriyy has led them astray.”
Said He, "Our Law has tried your people after you left them, and As-Samiri has misguided them. "
(Allah) said: "Verily, We have tested your people in your absence: And As-Samiri has led them astray. "
He said, "We have then put your people to test after you (left them) and Sāmiriyy has misguided them."
He said: "We have tested your people after you left, and the Sumerian misguided them."