Diyanet İşleri
Musa, şöyle dedi: "Onlar, işte onlar hemen arkamdalar. Rabbim! Sen hoşnut olasın diye, acele ederek sana geldim."
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 84. ayet. قَالَ هُمْ أُو۟لَآءِ عَلَىٰٓ أَثَرِى وَعَجِلْتُ إِلَيْكَ رَبِّ لِتَرْضَىٰ
ḳâle hüm ülâi `alâ eŝerî ve`aciltü ileyke rabbi literḍâ.
Musa, şöyle dedi: "Onlar, işte onlar hemen arkamdalar. Rabbim! Sen hoşnut olasın diye, acele ederek sana geldim."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Buzağı ve Sâmirî Tâhâ 83–98 3
"Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin temiz ve helal olanlarından yiyin. Bu konuda aşırı da gitmeyin, yoksa üzerinize gazabım iner. Gazabım da kimin üzerine inerse, o muhakkak helak olmuş demektir."
"Şüphe yok ki ben, tövbe edip inanan ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için son derece affediciyim."
(Musa, Tur'a varınca): "Seni, acele ile kavminden uzaklaştıran nedir, ey Musa?" (dedik.)
Musa, şöyle dedi: "Onlar, işte onlar hemen arkamdalar. Rabbim! Sen hoşnut olasın diye, acele ederek sana geldim."
Allah, "Şüphesiz, biz senden sonra halkını sınadık; Samiri onları saptırdı" dedi.
Bunun üzerine Musa, öfke dolu ve üzgün bir halde halkına döndü. "Ey kavmim! Rabbiniz, size güzel bir vaadde bulunmadı mı? (Ayrılışımdan sonra) çok zaman mı geçti, yoksa üzerinize Rabbinizden bir gazap inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze uymadınız (ve buzağıya taptınız)?" dedi.
Şöyle dediler: "Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte onları ateşe attık. Samiri de aynı şekilde attı."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
84. Mûsâ da şöyle dedi: “Onlar, benim izimdedirler.” Benden pek uzak değildirler. Hemen benim arkamdan buraya ulaşacaklar. Benim senin huzuruna çabuk gelmeme sebepse ey Rabbim, sana yakın olma arzum, seni razı edecek hususlarda elimi çabuk tutma isteğim ve sana olan şevkimdir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa -aleyhisselam- dedi ki: "İşte onlar hemen arkamdalar, bana yetişecekler. Sana bir an önce gelmemden dolayı razı olasın diye kavmimin önüne geçtim."
Aynı kök: اثر (21 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
Muhammed, Allah'ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar, inkarcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rüku ve secde…
Aynı kök: اثر (21 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
Sonra bunların peşinden ard arda peygamberlerimizi gönderdik. Onların arkasından da Meryem oğlu İsa'yı gönderdik, ona İncil'i verdik ve kendisine…
Aynı kök: اثر (21 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Sihirbazlar şöyle dediler: "Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu…
Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…
Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa'nın kavmi onun (Tur'a gitmesinin) ardından, ziynet eşyalarından, böğürmesi olan bir buzağı heykeli (yaparak ilah) edindiler. Onun kendileriyle…
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden…
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
(Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Musa:) "Onlar benim arkamdalar. Rabbim! Memnun olasın diye sana (gelmek için) acele ettim." demişti.
(Musa) şöyle cevap verdi: "Onlar, beni izlemeyi sürdürüyorlar; ben ise ey Rabbim, Sana ulaşan yolda sırf Senin rızanı kazanmak için acele ettim!"
(Musa:) "Ben Seni hoşnut etmek için, ey Rabbim, Sana varmakta tezlik gösterirken, onlar benim izimde yürüyorlar" dedi.
(Musa) dedi ki: "Rabbim, acelemin sebebi rızanı kazanmaktır. Onlar benim izimdeler. . . "
Dedi ki: "Onlar arkamda izin üzerindedirler, hoşnut kalman için, sana gelmekte acele ettim Rabbim."
Musa: İşte, dedi, onlar da benim peşimdeler. Ben, memnun olasın diye sana acele ile geldim Rabbim.
Dedi ki: "İzimi sürüyorlar!" "Efendim! Senin hoşnut olman için, Sana doğru acele ettim!"
Musa, "Ey Rabbim! Onlar ardımdadır. Hoşnut olman için sana acele geldim" dedi.
"Onlar öğretimi izliyorlar" dedi, "Hoşnut olasın diye sana doğru acele ettim, Efendim."
'Onlar öğretimi izliyorlar,' dedi, 'Hoşnut olasın diye sana doğru acele ettim, Rabbim.'
Musa: "Onlar, benim izimin üzerindeler ve ben, hoşnut olasın diye, sana gelmekte acele ettim ey Rabbim!" dedi.
Onlar, dedi, benim izim üzerindeler ve ben sana acele ettim ki rabbım hoşnud olasın
Musa: "Onlar, benim yolumdalar. Acele etmemin nedeni, Sen'i hoşnut etmektir." dedi.
Musa: "Onlar, benim yolumdalar. Acele etmemin nedeni, Sen'i hoşnut etmektir." dedi.
Musa: "Onlar, benim yolumdalar. Acele etmemin nedeni, Sen'i hoşnut etmektir." dedi.
Dedi ki: "Onlar arkamda izim üzerindedirler, hoşnut kalman için, sana gelmekte acele ettim rabbim."
Dedi: Onlar, işte onlar da benim ardımca (geliyorlar). Ben sana yönelerek acele etdim ki, yarab, (benden daha çok) hoşnud olasın".
Dedi ki: Onlar izim üzerindedirler. Rabbım, hoşnud olman için sana çabucak geldim.
(77-98) Musa'ya kullarımı yürütmesi için vahyettik, vur! onlar için denizde kuru bir yol aç. Yakalanmaktan korkmayın ve de ürpermeyin. Firavun ve ordusu onları taki p etti. Onları denizden ne kaplayacaksa sarıp kapladı. Firavun ordusunu saptırdı, onlar da yolu bulamadılar. Ey İsrail oğulları sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Sizle Tur'un sağ tarafında vaatleştik, size helva ve bıldırcın indirdik. Sizi rızıklandırdıklarımızın hoş olanlarından yiyin, bu konuda taşkınlık etmeyin yoksa üzerinize öfkem / gazabım size uyg un hale gelir / helal olur. Kim azabım a uygun hale gelirse artık boşlu ğa dönüşür. Ben vazgeçip salih amel işleyeni ve sonrasında doğruya yöneleni her defasında bağışlayanım. Soy topluluğun / Kavmin konusunda seni acele ettiren nedir ? Ey Musa! Dedi ki işte onlar izim üzere ler, acelem de hoşnut olman / razılığını kazanmak için Rabbim sanadır. Dedi ki senden sonra biz kavmini sınadık, samiri onları saptırdı. Musa kavmine yakıştıramamış halde ve öfkeli bir şekilde geri döndü. Dedi ki Ey kavmim Rabbinizden size güzel bir vaatte bulunulmadı mı? V aatleşmede ki süre mi uz un geldi? Ya da muradınız Rabbinizden öfke sinin gelmesi mi? ki sözleşmemizden caydınız? Sana olan vaadimizden caymadık lakin biz kavmin ziynet eşyalarından yüklenmiştik işte onları ateşe fırlatıp attık, samiri de aynı şekilde ateşe bıraktı dediler. Onlardan bir buzağı bedeni / cesedi çıkardı onun böğürmesi de vardı, dediler ki sizin ilahınız da ve Musa ’nın unuttuğu ilah da bu işte. Peki görmüyorlar mı ki onlara bir söz geri döndüremi yor, onlara zarara yahut faydaya güç yetiremiyor. Kesin olan şu ki öncesinde Harun onlara ey kavmim bununla sınanıyorsunuz, Rabbiniz acıyandır bana uyun emirime boyun eğin diye söylemişti. Musa gelinceye kadar adanmış bir şekilde / tutkun bir şekilde bunu yapmaya / buzağıya tapmaya devam edeceğiz dediler. dedi ki Ey Harun sen onların sapıttığını gördüğünde sana ne engel oldu / ne mâni oldu da bana uymadın, emrime baş mı kaldırdın? isyan mı ettin? Dedi ki ey anamın oğlu sakalımı da başımı da tutma. Gerçekten ben, niye sözümü gözetmedin de İsrail oğulları arasında ayrılık çıkardın ? demenden ürktüm. Peki ya, senin amacın neydi ey samiri? Dedi. Onların göremedikleri şeyleri ben gördüm dedi. Ve de Resul'ün izinden bir avuç avuçladım. Onu da Ateşe attım böyle bir şey i yapmaya beni nefsim sürükleyiverdi. Dedi ki git! muhakkak ki sen hayatında artık temas yok diyeceksin, sana vaat edilene de muhalefet edilmeyecek, t utkulu bir şekilde üzerinde ısrar ettiğin ilahına bir bak, muhakkak onu yakacağız tozunu Derya'ya savur acağız. Sizin ilahınız kesinlikle Allah'tır ve ondan başka ilah ta yoktur, her şeyi ilmen kaplamıştır. Bu şekilde sana, geçmişte öne çıkan haberleri anlatıyoruz.
“Onlar da arkamdan geliyorlar. Rabbim! Razı olasın diye ben sana (gelmekte) acele ettim.” dedi.
Dedi: "Onlar benim arkamdan geliyorlar, ya Rabbi razı olman için sana çabuk geldim."
"Onlar benim yolumdalar. Rabbim! Sen hoşnut olasın diye huzuruna erken geldim." dedi.
"Onlar benim yoluma girdiler. Sana aceleyle geldim ki benden razı olasın" dedi.
Musa: Onlar benim izimdeler, dedi. Rabbim, razı olman için acele ettim.
Musa: -Onlar benim izimden geliyorlar, dedi. Rabbim, hoşnut olman için acele ettim.
Dedi: "Onlar, benim eserim üzerindeler. Ben sana gelmede acele davrandım ki, benden hoşnut olasın, ey Rabbim!"
"They are tailing me on" Mussa said "but I hastened on to You O Allah my Creator, so that You might be pleased with me".
and he said, ‘They are following in my footsteps. I rushed to You, Lord, to please You,’
He replied: "Behold, they are close on my footsteps: I hastened to thee, O my Lord, to please thee."
He said: "They are close behind me, and I hastened to You, Lord, that You may be pleased with me."
He said, ‘They are following in my tracks. I have hurried on ahead to you, My Lord, to gain Your good pleasure.’
He said: "They are close on my footsteps: and I hastened to You, O my Lord, that You might be pleased."
He said, ‘They are close upon my heels, and I hurried on to You, my Lord, that You may be pleased. ’
Moses said, `They are close on my heels and I have hastened to You, my Lord, that You might be pleased. '
'They are upon my tracks, ' Moses said. 'I have hastened, Lord, only that I may please Thee.'
"They are right behind me, " said Moses. “I rushed to this appointed place of ours to please you (in obedience.)”
He said, 'They were here upon my track and I hastened on to Thee, my Lord! that thou mightest be pleased. '
He said, "They are following my teachings, and I came quickly to you my Lord so you would be pleased."
He answered, these follow close on my footsteps; but I have hastened unto thee, O Lord, that thou mightest be well pleased with me.
"But what has hastened you on away from your people, O Moses?"
He (Mûsa) said, "They are those ones upon my track; and I have hastened on to You, Lord, that You may be satisfied (with me). "
He said: They are close upon my track. I hastened unto Thee, my Lord, that Thou mightest be well pleased.
He said: "They are right behind me. I have hastened to You, O Lord, so that You may be pleased."
He answered: "They are treading in my footsteps while I have hastened unto Thee, O my Sustainer, so that Thou might be well-pleased [with me]. "
He replied, "They are close on my tracks. And I have hastened to You, my Lord, so You will be pleased."
He said: "They are coming in my tracks, and I came quickly to you my Lord so you would be pleased. "
He said, "They are close behind me. I have rushed to You my Lord, that You may be pleased."
He said, "They are close upon my tracks, and I hastened to You, my Lord, that You be pleased. "
Said he: “They were close, in my footsteps, so I hastened to Thee, my Lord, that Thou be pleased.”
Moses answered, "They are doing fine following my footsteps. I have rushed to You my Lord, so that You may be well-pleased with me."
He replied; "They are close on my footsteps: And I hurried to You, O my Lord, that You may be pleased. "
He said, "Here they are just behind me, and I hurried towards You, my Lord, so that You be pleased."
He said: "They are coming in my tracks, and I came quickly to you my Lord so you would be pleased."