Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 84. ayet

Tâhâ suresi, 84. ayet. قَالَ هُمْ أُو۟لَآءِ عَلَىٰٓ أَثَرِى وَعَجِلْتُ إِلَيْكَ رَبِّ لِتَرْضَىٰ

ḳâle hüm ülâi `alâ eŝerî ve`aciltü ileyke rabbi literḍâ.

Diyanet İşleri

Musa, şöyle dedi: "Onlar, işte onlar hemen arkamdalar. Rabbim! Sen hoşnut olasın diye, acele ederek sana geldim."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 81–87 · surenin 84. ayeti / 135
  1. Tâhâ 81

    "Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin temiz ve helal olanlarından yiyin. Bu konuda aşırı da gitmeyin, yoksa üzerinize gazabım iner. Gazabım da kimin üzerine inerse, o muhakkak helak olmuş demektir."

  2. Tâhâ 82

    "Şüphe yok ki ben, tövbe edip inanan ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için son derece affediciyim."

  3. Tâhâ 83

    (Musa, Tur'a varınca): "Seni, acele ile kavminden uzaklaştıran nedir, ey Musa?" (dedik.)

  4. 84

    Musa, şöyle dedi: "Onlar, işte onlar hemen arkamdalar. Rabbim! Sen hoşnut olasın diye, acele ederek sana geldim."

  5. Tâhâ 85

    Allah, "Şüphesiz, biz senden sonra halkını sınadık; Samiri onları saptırdı" dedi.

  6. Tâhâ 86

    Bunun üzerine Musa, öfke dolu ve üzgün bir halde halkına döndü. "Ey kavmim! Rabbiniz, size güzel bir vaadde bulunmadı mı? (Ayrılışımdan sonra) çok zaman mı geçti, yoksa üzerinize Rabbinizden bir gazap inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze uymadınız (ve buzağıya taptınız)?" dedi.

  7. Tâhâ 87

    Şöyle dediler: "Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte onları ateşe attık. Samiri de aynı şekilde attı."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

84. Mûsâ da şöyle dedi: “Onlar, benim izimdedirler.” Benden pek uzak değildirler. Hemen benim arkamdan buraya ulaşacaklar. Benim senin huzuruna çabuk gelmeme sebepse ey Rabbim, sana yakın olma arzum, seni razı edecek hususlarda elimi çabuk tutma isteğim ve sana olan şevkimdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Musa -aleyhisselam- dedi ki: "İşte onlar hemen arkamdalar, bana yetişecekler. Sana bir an önce gelmemden dolayı razı olasın diye kavmimin önüne geçtim."

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  2. هُمْ hum onlar
  3. أُو۟لَآءِ ula'i işte
  4. عَلَىٰٓ ala üzerindeler
  5. أَثَرِى eseri benim izim kök: اثر
  6. وَعَجِلْتُ ve aciltu ve ben acele ettim kök: عجل
  7. إِلَيْكَ ileyke sana
  8. رَبِّ rabbi Rabbim kök: ربب
  9. لِتَرْضَىٰ literda razı olman için kök: رضو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: اثر (21 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza

    Muhammed, Allah'ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar, inkarcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rüku ve secde…

  • Aynı kök: اثر (21 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza

    Sonra bunların peşinden ard arda peygamberlerimizi gönderdik. Onların arkasından da Meryem oğlu İsa'yı gönderdik, ona İncil'i verdik ve kendisine…

  • Aynı kök: اثر (21 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Sihirbazlar şöyle dediler: "Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu…

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa'nın kavmi onun (Tur'a gitmesinin) ardından, ziynet eşyalarından, böğürmesi olan bir buzağı heykeli (yaparak ilah) edindiler. Onun kendileriyle…

  • Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza

    Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden…

  • Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza

    (Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Musa:) "Onlar benim arkamdalar. Rabbim! Memnun olasın diye sana (gelmek için) acele ettim." demişti.

Mustafa İslamoğlu

(Musa) şöyle cevap verdi: "Onlar, beni izlemeyi sürdürüyorlar; ben ise ey Rabbim, Sana ulaşan yolda sırf Senin rızanı kazanmak için acele ettim!"

Muhammed Esed

(Musa:) "Ben Seni hoşnut etmek için, ey Rabbim, Sana varmakta tezlik gösterirken, onlar benim izimde yürüyorlar" dedi.

Ahmed Hulusi

(Musa) dedi ki: "Rabbim, acelemin sebebi rızanı kazanmaktır. Onlar benim izimdeler. . . "

Ali Bulaç

Dedi ki: "Onlar arkamda izin üzerindedirler, hoşnut kalman için, sana gelmekte acele ettim Rabbim."

Ali Özek ve heyeti

Musa: İşte, dedi, onlar da benim peşimdeler. Ben, memnun olasın diye sana acele ile geldim Rabbim.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "İzimi sürüyorlar!" "Efendim! Senin hoşnut olman için, Sana doğru acele ettim!"

Bayraktar Bayraklı

Musa, "Ey Rabbim! Onlar ardımdadır. Hoşnut olman için sana acele geldim" dedi.

Edip Yüksel

"Onlar öğretimi izliyorlar" dedi, "Hoşnut olasın diye sana doğru acele ettim, Efendim."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Onlar öğretimi izliyorlar,' dedi, 'Hoşnut olasın diye sana doğru acele ettim, Rabbim.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa: "Onlar, benim izimin üzerindeler ve ben, hoşnut olasın diye, sana gelmekte acele ettim ey Rabbim!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar, dedi, benim izim üzerindeler ve ben sana acele ettim ki rabbım hoşnud olasın

Erhan Aktaş

Musa: "Onlar, benim yolumdalar. Acele etmemin nedeni, Sen'i hoşnut etmektir." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Musa: "Onlar, benim yolumdalar. Acele etmemin nedeni, Sen'i hoşnut etmektir." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Musa: "Onlar, benim yolumdalar. Acele etmemin nedeni, Sen'i hoşnut etmektir." dedi.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Onlar arkamda izim üzerindedirler, hoşnut kalman için, sana gelmekte acele ettim rabbim."

Hasan Basri Çantay

Dedi: Onlar, işte onlar da benim ardımca (geliyorlar). Ben sana yönelerek acele etdim ki, yarab, (benden daha çok) hoşnud olasın".

İbni Kesir

Dedi ki: Onlar izim üzerindedirler. Rabbım, hoşnud olman için sana çabucak geldim.

Mehmet Alagaş

(77-98) Musa'ya kullarımı yürütmesi için vahyettik, vur! onlar için denizde kuru bir yol aç. Yakalanmaktan korkmayın ve de ürpermeyin. Firavun ve ordusu onları taki p etti. Onları denizden ne kaplayacaksa sarıp kapladı. Firavun ordusunu saptırdı, onlar da yolu bulamadılar. Ey İsrail oğulları sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Sizle Tur'un sağ tarafında vaatleştik, size helva ve bıldırcın indirdik. Sizi rızıklandırdıklarımızın hoş olanlarından yiyin, bu konuda taşkınlık etmeyin yoksa üzerinize öfkem / gazabım size uyg un hale gelir / helal olur. Kim azabım a uygun hale gelirse artık boşlu ğa dönüşür. Ben vazgeçip salih amel işleyeni ve sonrasında doğruya yöneleni her defasında bağışlayanım. Soy topluluğun / Kavmin konusunda seni acele ettiren nedir ? Ey Musa! Dedi ki işte onlar izim üzere ler, acelem de hoşnut olman / razılığını kazanmak için Rabbim sanadır. Dedi ki senden sonra biz kavmini sınadık, samiri onları saptırdı. Musa kavmine yakıştıramamış halde ve öfkeli bir şekilde geri döndü. Dedi ki Ey kavmim Rabbinizden size güzel bir vaatte bulunulmadı mı? V aatleşmede ki süre mi uz un geldi? Ya da muradınız Rabbinizden öfke sinin gelmesi mi? ki sözleşmemizden caydınız? Sana olan vaadimizden caymadık lakin biz kavmin ziynet eşyalarından yüklenmiştik işte onları ateşe fırlatıp attık, samiri de aynı şekilde ateşe bıraktı dediler. Onlardan bir buzağı bedeni / cesedi çıkardı onun böğürmesi de vardı, dediler ki sizin ilahınız da ve Musa ’nın unuttuğu ilah da bu işte. Peki görmüyorlar mı ki onlara bir söz geri döndüremi yor, onlara zarara yahut faydaya güç yetiremiyor. Kesin olan şu ki öncesinde Harun onlara ey kavmim bununla sınanıyorsunuz, Rabbiniz acıyandır bana uyun emirime boyun eğin diye söylemişti. Musa gelinceye kadar adanmış bir şekilde / tutkun bir şekilde bunu yapmaya / buzağıya tapmaya devam edeceğiz dediler. dedi ki Ey Harun sen onların sapıttığını gördüğünde sana ne engel oldu / ne mâni oldu da bana uymadın, emrime baş mı kaldırdın? isyan mı ettin? Dedi ki ey anamın oğlu sakalımı da başımı da tutma. Gerçekten ben, niye sözümü gözetmedin de İsrail oğulları arasında ayrılık çıkardın ? demenden ürktüm. Peki ya, senin amacın neydi ey samiri? Dedi. Onların göremedikleri şeyleri ben gördüm dedi. Ve de Resul'ün izinden bir avuç avuçladım. Onu da Ateşe attım böyle bir şey i yapmaya beni nefsim sürükleyiverdi. Dedi ki git! muhakkak ki sen hayatında artık temas yok diyeceksin, sana vaat edilene de muhalefet edilmeyecek, t utkulu bir şekilde üzerinde ısrar ettiğin ilahına bir bak, muhakkak onu yakacağız tozunu Derya'ya savur acağız. Sizin ilahınız kesinlikle Allah'tır ve ondan başka ilah ta yoktur, her şeyi ilmen kaplamıştır. Bu şekilde sana, geçmişte öne çıkan haberleri anlatıyoruz.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Onlar da arkamdan geliyorlar. Rabbim! Razı olasın diye ben sana (gelmekte) acele ettim.” dedi.

Süleyman Ateş

Dedi: "Onlar benim arkamdan geliyorlar, ya Rabbi razı olman için sana çabuk geldim."

Süleymaniye Vakfı

"Onlar benim yolumdalar. Rabbim! Sen hoşnut olasın diye huzuruna erken geldim." dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Onlar benim yoluma girdiler. Sana aceleyle geldim ki benden razı olasın" dedi.

Şaban Britch

Musa: Onlar benim izimdeler, dedi. Rabbim, razı olman için acele ettim.

Şaban Piriş

Musa: -Onlar benim izimden geliyorlar, dedi. Rabbim, hoşnut olman için acele ettim.

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi: "Onlar, benim eserim üzerindeler. Ben sana gelmede acele davrandım ki, benden hoşnut olasın, ey Rabbim!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"They are tailing me on" Mussa said "but I hastened on to You O Allah my Creator, so that You might be pleased with me".

Abdul Haleem

and he said, ‘They are following in my footsteps. I rushed to You, Lord, to please You,’

Abdullah Yusuf Ali

He replied: "Behold, they are close on my footsteps: I hastened to thee, O my Lord, to please thee."

Abul A'la Maududi

He said: "They are close behind me, and I hastened to You, Lord, that You may be pleased with me."

Aisha Bewley

He said, ‘They are following in my tracks. I have hurried on ahead to you, My Lord, to gain Your good pleasure.’

Al-Hilali & Khan

He said: "They are close on my footsteps: and I hastened to You, O my Lord, that You might be pleased."

Ali Quli Qarai

He said, ‘They are close upon my heels, and I hurried on to You, my Lord, that You may be pleased. ’

Amatul Rahman Omar

Moses said, `They are close on my heels and I have hastened to You, my Lord, that You might be pleased. '

Arthur John Arberry

'They are upon my tracks, ' Moses said. 'I have hastened, Lord, only that I may please Thee.'

Bijan Moeinian

"They are right behind me, " said Moses. “I rushed to this appointed place of ours to please you (in obedience.)”

E. Henry Palmer

He said, 'They were here upon my track and I hastened on to Thee, my Lord! that thou mightest be pleased. '

Edip-Layth

He said, "They are following my teachings, and I came quickly to you my Lord so you would be pleased."

George Sale

He answered, these follow close on my footsteps; but I have hastened unto thee, O Lord, that thou mightest be well pleased with me.

Hamid S. Aziz

"But what has hastened you on away from your people, O Moses?"

Mahmoud Ghali

He (Mûsa) said, "They are those ones upon my track; and I have hastened on to You, Lord, that You may be satisfied (with me). "

Marmaduke Pickthall

He said: They are close upon my track. I hastened unto Thee, my Lord, that Thou mightest be well pleased.

Mohamed Ahmed - Samira

He said: "They are right behind me. I have hastened to You, O Lord, so that You may be pleased."

Muhammad Asad

He answered: "They are treading in my footsteps while I have hastened unto Thee, O my Sustainer, so that Thou might be well-pleased [with me]. "

Mustafa Khattab

He replied, "They are close on my tracks. And I have hastened to You, my Lord, so You will be pleased."

Progressive Muslims

He said: "They are coming in my tracks, and I came quickly to you my Lord so you would be pleased. "

Rashad Khalifa

He said, "They are close behind me. I have rushed to You my Lord, that You may be pleased."

Sahih International

He said, "They are close upon my tracks, and I hastened to You, my Lord, that You be pleased. "

Sam Gerrans

Said he: “They were close, in my footsteps, so I hastened to Thee, my Lord, that Thou be pleased.”

Shabbir Ahmed

Moses answered, "They are doing fine following my footsteps. I have rushed to You my Lord, so that You may be well-pleased with me."

Syed Vickar Ahamed

He replied; "They are close on my footsteps: And I hurried to You, O my Lord, that You may be pleased. "

Taqi Usmani

He said, "Here they are just behind me, and I hurried towards You, my Lord, so that You be pleased."

The Monotheist Group

He said: "They are coming in my tracks, and I came quickly to you my Lord so you would be pleased."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 84. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 84. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 84. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩