Diyanet İşleri
(Aklen ve fikren) diri olanları uyarması ve kafirler hakkındaki o sözün (azabın) gerçekleşmesi için Kur'an'ı indirdik.
Yâsîn suresi
Yâsîn suresi, 70. ayet. لِّيُنذِرَ مَن كَانَ حَيًّا وَيَحِقَّ ٱلْقَوْلُ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ
liyünẕira men kâne ḥayyev veyeḥiḳḳa-lḳavlü `ale-lkâfirîn.
(Aklen ve fikren) diri olanları uyarması ve kafirler hakkındaki o sözün (azabın) gerçekleşmesi için Kur'an'ı indirdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an şiir değildir Yâsîn 69–70 3
Yine eğer dileseydik, oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi.
Kime uzun ömür verirsek, onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (gücünü azaltırız). Hala düşünmeyecekler mi?
Biz, o Peygamber'e şiir öğretmedik. Bu, ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır.
(Aklen ve fikren) diri olanları uyarması ve kafirler hakkındaki o sözün (azabın) gerçekleşmesi için Kur'an'ı indirdik.
Görmediler mi ki, biz onlar için, ellerimizin (kudretimizin) eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar.
Biz, o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler.
Onlar için bu hayvanlarda (daha pek çok) yararlar ve içecekler vardır. Hala şükretmeyecekler mi?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
70. “O” kalbi “diri” ve uyanık “olan kimseleri uyarsın” İşte bu Kur’ân ile arınıp temizlenen, ilim ve amelleri Kur’ân dolayısı ile artan kimseler bunlardır. Kur’ân, böylelerinin kalbi için, temiz ve iyi toprak için yağmur neyse işte o etkiyi gösterir.
“ve kâfirler aleyhine de (azap) sözü hak olsun diye.” Çünkü Allah’ın onlara karşı delili ortaya konulmuş ve kendilerinin ileri sürecek hiçbir mazeretleri kalmamıştır. Tutunabilecekleri asgari bir şüphe ve en küçük bir bahaneleri dahi kalmamıştır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
(Kur'an) Kalbi diri olan ve basireti ile aydınlanan kimse için bir uyarıcıdır. Bundan ancak onlar istifade ederler. (Bu Kur'an) Üzerlerine indirilmesi ile hüccetin ikame edildiği ve kendilerine davetinin ulaştığı kâfirlere ise azabın hak olması için indirilmiştir ki, onların mazeret olarak sunacakları bir özrü bulunmasın.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret) · Ortak kavram: Hayat
(O gün Allah, şöyle diyecektir:) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran…
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Ortak kavram: Hayat
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Ortak kavram: Hayat
Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…
Ortak kavram: Hayat
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(69, 70) Biz ona (Peygamber'e) şiir öğretmedik. Zaten ona gerekmez de. O(nun söyledikleri), sağ olanları uyarsın ve kâfirlere de (azap) sözü gerçekleşsin diye sadece (gerçeğin) hatırla(t)ması ve apaçık bir Kur'an'dır. dipnot 1
ki bu sayede, (kalben) diri olanları uyarsın ve bunu ısrarla inkar edenlere karşı verilmiş söz gerçekleşsin.
ki (kalben) diri olanları uyarabilsin ve (Allah'ın) sözü hakikati inkara şartlanmış olanlara karşı tanıklık yapabilsin diye.
Ta ki diri olanı uyarsın ve hakikat bilgisini inkar edenler üzerine de o hüküm gerçekleşsin.
(Kur'an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir).
Diri olanları uyarsın ve kâfirler cezayı hak etsinler diye.
Yaşayanları uyarsın ve nankörlük edenlerin üzerine sözü verilen gerçekleşsin diye. dipnot 373
Diri olanları uyarabilsin ve kafirlere ceza hak olsun diye.
Dirileri uyarır ve inkarcıları açığa çıkarır. dipnot 1
Dirileri uyarır ve inkarcıları açığa çıkarır.
Diri olanı uyandırmak, nankörlere de o azap sözünün gerekmesi için.
Hayatı olanı uyandırmak, nankörlere de o söz hakk olmak için
O, diri olanları uyarmak dipnot 1 ve Kafirlerin üzerine Söz'ün dipnot 2 hak olması içindir.
O, diri olanları uyarmak dipnot 1 ve Kafirlerin dipnot 2 üzerine Söz'ün dipnot 3 hak olması içindir.
O, diri olanları uyarmak dipnot 1 ve gerçeği yalanlayan nankörlerin üzerine Söz'ün dipnot 2 hak olması dipnot 3 içindir.
(Kuran,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir).
(Bu da) hayatı olan kimselere (gelecek tehlikeleri) haber vermek ve kafirlere o söz hak olmak için (dir).
Diri olanları uyarsın ve kafirlerin üzerine söz hak olsun diye.
(60-70) Ey Âdem oğulları sizden, şeytana ibadet etmeyin, kesinlikle o, size apaçık düşmandır. Bana ibadet edin işte bu düzgün yoldur diye söz almadım mı? S izden çoğu kuşak saptı, akletmiyormusunuz? İşte bu size vaad edilen cehennemdir. Küfrünüzden dolayı bugün ona girin. O gün ağızlarında mühür vardır, kazandıklarını elleri anlatır, ayakları şahitlik eder. Eğer isteseydik gözlerini siler imha ederdik yola dökül mek isteseler de göremezlerdi. Eğer isteseydik onları oldukları mekânda mahiyetlerini başka bir şeye dönüştürürdük ne ileri gitmeye güçleri yeterdi ne de geri dönebilirlerdi. Kimin ömrünü uzatırsak yaratılışını geriletiriz akletmiyormusunuz hâlâ? Biz ona şiir öğretmedik ona yakışmazdı, diri olanları uyarma k ve ka firlere olan sözün gerçekleşmesi için, O sadece bir hatırlatmadır ve apaçık kurandır.
(Kur'an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve küfre sapanların üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir).
(Bu Kur'an Muhammed'e vahyedilmiştir) ki, diri olanları uyarsın ve inkar edenlere de (azab) söz(ü) hak olsun.
Bu, hayatta olanları (Kur'an ile) uyarması dipnot 1 , onu görmezlikten gelenlere de o sözün /cezalandırma sözünün hak olması içindir dipnot 2 .
Diri olan kimseleri uyarsın ve onun Allah'ın sözü olduğu, görmezlik edenler açısından da kesinleşsin diye indirilmiştir.
Diri olanları uyarmak ve sözün (azabın) kâfirler üzerine gerçekleşmesi içindir.
Diri olanları uyarmak ve sözün nankörler aleyhinde gerçekleşmesi içindir.
Diri olanı uyarsın ve inkarcılar üzerine söz hak olsun diye indirilmiştir.
To use it as the means for a profitable end and to exhort those who are living and spiritually receptive to Allah's commands and to warn those who are spiritually dead to alter their irreverent course of action when warned of its danger, wherefore infidelity shall be justly laid to their charge.
This is a revelation, an illuminating Quran to warn anyone who is truly alive, so that God’s verdict may be passed against the disbelievers.
That it may give admonition to any (who are) alive, and that the charge may be proved against those who reject (Truth).
that he may warn him who is alive dipnot 1 and establish an argument against those that deny the Truth.
so that you may warn those who are truly alive and so that the Word may be carried out against the kafirun.
That he or it (Muhammad صلى الله عليه وسلم or the Qur’ân) may give warning to him who is living (a healthy minded - the believer), and that Word (charge) may be justified against the disbelievers (dead, as they reject the warnings).
so that anyone who is alive may be warned, and that the word may come due against the faithless.
(It has been revealed) so that he (- the Prophet) may warn those who are still (somewhat spiritually) alive (and so capable of receiving and responding to the call of truth), and (that) the verdict (of condemnation) be justified against the disbelievers.
that he may warn whosoever is living, and that the Word may be realized against the unbelievers.
Qur’an is revealed to guide every living person [who is not thoughtless and motionless like a statue] to the right path and to disclose the irrationality of the disbelievers.
to warn him who is living; but the sentence is due against the misbelievers.
To warn those who are alive, and so that the retribution will be deserved by the ingrates.
that he may warn him who is living: And the sentence of condemnation will be justly executed on the unbelievers.
That it may warn him who would have life, and that the word may prove true against the disbelievers.
That he may warn whomever is living and that the Saying may come true against the disbelievers.
To warn whosoever liveth, and that the word may be fulfilled against the disbelievers.
So that he may warn him who is alive and feels, and justify the word against those who do not believe.
to the end that it may warn everyone who is alive [of heart], and that the word [of God] may bear witness against all who deny the truth.
to warn whoever is ˹truly˺ alive and fulfil the decree ˹of torment˺ against the disbelievers.
To warn those who are alive, and so that the retribution will be deserved by the rejecters.
To preach to those who are alive, and to expose the disbelievers.
To warn whoever is alive and justify the word against the disbelievers.
To warn whoso is alive, and that the word might become binding against the false claimers of guidance.
That it may warn everyone who is alive of heart and that the Word may prove True concerning the rejecters. (That violation of the Divine Laws brings Requital in both lives).
(And also) that it may warn anyone (who is alive), and that its Word (Message) may be justified against the disbelievers.
so that it may warn him who is alive (to listen to the truth), and so that the word may prove true against the disbelievers.
To warn those who are alive, and so that the retribution will be deserved by the rejecters.