Diyanet İşleri
"Ona (peygambere) Rabbinden bir mucize indirilse ya!" diyorlar. De ki: "Gayb ancak Allah'ındır. Bekleyin, şüphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!"
Yûnus suresi
Yûnus suresi, 20. ayet. وَيَقُولُونَ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ فَقُلْ إِنَّمَا ٱلْغَيْبُ لِلَّهِ فَٱنتَظِرُوٓا۟ إِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُنتَظِرِينَ
veyeḳûlûne levlâ ünzile `aleyhi âyetüm mir rabbih. feḳul inneme-lgaybü lillâhi fenteżirû. innî me`aküm mine-lmünteżirîn.
"Ona (peygambere) Rabbinden bir mucize indirilse ya!" diyorlar. De ki: "Gayb ancak Allah'ındır. Bekleyin, şüphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın acelesi; yalanlayanlar ve mucize isteği Yûnus 11–20 3
Artık, Allah'a karşı yalan uydurandan veya O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir? Şüphe yok ki (böyle) suçlular asla kurtuluşa ermezler.
Allah'ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve "İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır" diyorlar. De ki: "Siz, Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz!? O, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.".
İnsanlar (başlangıçta tevhit inancına bağlı) tek bir ümmet idiler; sonra ayrılığa düştüler. Eğer (azabın ertelenmesiyle ilgili olarak ezelde) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, ayrılığa düştükleri hususlarda aralarında derhal hüküm verilir (işleri bitirilir)di.
"Ona (peygambere) Rabbinden bir mucize indirilse ya!" diyorlar. De ki: "Gayb ancak Allah'ındır. Bekleyin, şüphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!"
Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra, insanlara bir rahmet (ferahlık ve mutluluk) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki ayetlerimiz hakkında onların bir tuzakları (birtakım tertipleri ve asılsız iddiaları) vardır. De ki: "Allah, daha çabuk tuzak kurar." Şüphesiz elçilerimiz (melekler) kurmakta olduğunuz tuzakları yazıyorlar.
O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgarla seyrettiği, yolcuların da bununla sevindikleri bir sırada ona şiddetli bir fırtına gelip çatar ve her taraftan dalgalar onlara hücum eder de çepeçevre kuşatıldıklarını (batıp boğulacaklarını) anlayınca dini Allah'a has kılarak "Andolsun, eğer bizi bundan kurtarırsan, mutlaka şükredenlerden olacağız" diye Allah'a yalvarırlar.
Fakat onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapıyorlar. Ey İnsanlar! Sizin taşkınlığınız, sırf kendi aleyhinizedir. (Bununla) sadece dünya hayatının yararını elde edersiniz. Sonunda dönüşünüz bizedir. (Biz de) bütün yaptıklarınızı size haber vereceğiz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
20. “Onlar” Yalanlayarak işi yokuşa sürmek isteyenler: “Ona Rabbinden bir mucize” bununla bizzat kendilerinin teklif ve tayin ettikleri bir mucizeyi kastetmektedirler. Nitekim: “Uyarıcı olmak üzere beraberinde bir melek indirilmeli değil miydi?” (el-Furkan, 25/7) “Dediler ki: Bize yeryüzünden bir pınar fışkırtmadıkça asla sana inanmayacağız...” (el-İsra, 17/90-93) buyruklarında da ne tür mucizler istedikleri bildirilmektedir.
Senden böyle bir âyet ve mucize istedikleri zaman de ki: “Gayb ancak Allah’ındır.” Kulların durumlarını ilmi ile kuşatan O’dur. O, onlar hakkındaki ilminin, çok üstün ve mükemmel hikmetinin gerektirdiği şekilde işlerini idare eder. Herhangi bir kimsenin herhangi bir hüküm, delil, hedef ve gerekçe ortaya koyma yetkisi söz konusu değildir.
“O halde bekleyedurun. Ben de sizinle birlikte beklemekteyim.” Herkes karşısındaki için, layık olduğu şeyin başına gelmesini bekler. Bekleyin bakalım güzel akıbetin kimin olacağını göreceksiniz!
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Müşrikler şöyle diyorlar: Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e O'nun doğru olduğuna dair bir mucize indirilmez mi? dediler. -Ey Peygamber!- Onlara de ki: Mucizeler (ayetler) gaybtır ve bunun ilmi Allah'a aittir. Sizler hissî ayetler hakkında dilediğinizi düşünerek bekleyin. Ben de sizinle birlikte onları bekleyenlerdenim.
Aynı kök: غيب (60 geçiş)
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Aynı kök: غيب (60 geçiş)
Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…
Aynı kök: غيب (60 geçiş)
(Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen…
Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.
Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
"Ona (Muhammed'e) Rabbinden bir ayet (mucize) indirilse ya!" diyorlar. dipnot 1 De ki: "Gayb (bilinemeyen her şey) yalnızca Allah'ın kontrolündedir. Bekleyin! Şüphesiz ki ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."
Bir de diyorlar ki: "Ona Rabbinden mucizevi bir belge gönderilmeli değil miydi?" Buna karşılık de ki: "Aşkın hakikatler yalnızca Allah'a ait bir alandır: şimdi artık bekleyin (akıbetinizi)! İyi bilin ki, ben de sizinle birlikte bekleyeceğim!"
İmdi (hakkı inkar edenler): "Ona niçin Rabbinin katından mucizevi bir alamet indirilmiyor?" deyip duruyorlar. O halde, (onlara) de ki: "İnsanoğlunun görüp algılayamayacağı şeylerin bilgisi ancak Allah'a özgüdür. Öyleyse, bekleyin (O'nun iradesi tecelli edinceye kadar:) hem, ben de sizinle bekleyeceğim!"
"O'nun üzerine Rabbinden bir mucize inzal edilmeli değil miydi?" derler. . . De ki: "Gayb yalnızca Allah içindir! Bekleyin! Muhakkak ki ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim. "
Bir de derler ki: "Rabbinden üzerine bir ayet (mucize) indirilse ya!.." De ki: "Gayb yalnızca Allah'ındır, siz bekleyedurun; ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim."
Ona (Muhammed'e) Rabbinden bir mucize indirilse ya! diyorlar. De ki: Gayb ancak Allah’ındır. Bekleyin (bakalım) ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.
Üstelik dediler ki: "Efendisinden, Ona, bir mucize indirilmeliydi; öyle değil mi?" De ki: "Gizli gerçeklerin bilgisi, yalnızca Allah'a özgüdür. Artık, bekleyin! Aslında, sizinle birlikte ben de bekliyorum!"
"Peygambere Rabbinden bir mucize indirilmeli değil mi?" diyorlar. De ki: "Gayb ancak Allah'a aittir. Bekleyiniz, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."
"O'na Efendinden bir mucize indirilmeli değil mi" diyorlar. De ki: "Gizemler ALLAH'ın yanındadır; öyleyse bekleyin, ben de sizinle birlikte beklemekteyim." dipnot 1
'O'na Rabbinden bir mucize indirilmeli değil mi,' diyorlar. De ki: 'Gizemler ALLAH'ın yanındadır; öyleyse bekleyin, ben de sizinle birlikte beklemekteyim.'
Bir de: "Ona Rabbinden bambaşka bir mucize indirilse ya!" diyorlar. Sen de de ki: "Gayb ancak Allah'a aittir! Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!"
Bir de "ona rabbından bambaşka bir ayet indirilse ya" diyorlar, sen de de ki: gayıb ancak Allaha mahsus, intızar edin ben de sizinle beraber muntazır olanlardanım
"Ona Rabb'inden bir ayet dipnot 1 indirilmeli değil mi!" diyorlar. De ki: "Gayb yalnızca Allah'a aittir. Artık bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."
"Ona Rabb'inden bir ayet dipnot 1 indirilmeli değil mi!" diyorlar. De ki: "Gayb yalnızca Allah'a aittir. Artık bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."
"Ona Rabb'inden bir ayet dipnot 1 indirilmeli değil mi!" diyorlar. De ki: "Gayb yalnızca Allah'a aittir. Artık bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."
Bir de derler ki: "Rabbinden üzerine bir ayet indirilse ya!.." De ki: "Gayb yalnızca Tanrı'nındır, siz bekleyedurun; ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim."
(Müşrikler) "Ona (peygambere) Rabbinden (Kur'andan başka) bir (azab) mu'cize (si) indirilse ya" derler. De ki "Ğayb ancak Allahındır. Bekleyin. Hakıykat, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim".
Ona Rabbından bir ayet indirlmeli değil miydi? derler. De ki: Gayb; ancak Allah'a aittir. Bekleyin, doğrusu ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim.
(19-24) İnsanlar sadece tek bir topluluk idi/ ümmet idi ve ayrılığa düştüler / ihtilaf ettiler. Şayet Rabbinden önceden belirlenmiş bir kelime olmasa idi aranızda ayrılığa düştüğünüz konuların hükmü gerçekleşirdi /gaza edilirdi. Diyorlar ki Rabbinden bir ayet inse ya? De ki kesinlikle gayb Allah’ındır ve bekleyin, ben de sizle beraber bekleyenlerdenim. Ne vakit insanlara, onlara dokunan bir zarardan sonra, rahmet tattırsak ayetlerimiz hakkında bir tuzak / hile / sinsilik kurarlar. De ki Allah tuzak ta daha seridir / hızlıdır, Muhakkak ki elçilerimiz / Resullerimiz sinsiliklerini yazıyorlar. O sizi karada ve denizde olduğunuz zaman da gezdirendir (seyri sefer), gemide iken size hoş bir Rüzgâr cereyan ettiğinde onunla rahatlarsınız / mutlu olursunuz, onlara sert bir Rüzgâr geldiğinde ve dalgalar her bir taraftan geldiğinde ve de dalgalarla tamamen kuşatıldıklarını sandıklarında, dini ona has kılarak / ihlasla Allah’a eğer ki bizi bundan kurtarır isen şükredenlerden / teşekkür edenlerden olacağız diye dua ederler. Ne vakit ki onları kurtarırız, o zamanda yerde / arzda haksız yere azgınlık ederler , ey insanlar azgınlığınız kendinizedir, dünya hayatı geçim malzemesidir / metadır, sonra bize geri döndürüleceksiniz amellerinizi size haber vereceğiz.
Rabbinden ona bir mucize indirilseydi ya! derler. De ki: Gayb ancak Allah’ındır. Bekleyiniz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim.
"Ona Rabbinden bir mu'cize indirilmeli değil mi?" diyorlar. De ki: "Gayb Allah'ındır (görülmeyeni bilen O'dur). Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."
Diyorlar ki: "Ona Rabbinden bir mucize (ayet) indirilseydi ya!" De ki: "Bütün gizli bilgiler sadece Allah'tadır. Öyleyse bekleyin; sizinle birlikte ben de bekliyorum dipnot 1 ."
Diyorlar ki "Ona Rabbinden bir mucize (ayet) indirilse olmaz mı?" De ki "Bütün gizli bilgiler Allah'a aittir. Öyleyse bekleyin; sizinle birlikte ben de bekliyorum."
Rabbinden O’na bir mucize indirilseydi ya! derler. De ki: Gayb Allah’ındır, bekleyiniz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim.
-Rabbinden O'na bir mucize indirilseydi ya! derler. De ki: -Gayb Allah'ındır, bekleyiniz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim.
Şöyle derler: "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Gayb, Allah'ın tekelinde. Hadi bekleyin; sizinle birlikte ben de bekleyenlerdenim."
They -the idolaters- insolently say: "If only a sign other than the Quran be revealed to evince both his wisdom and the truth of his mission!" Say to them O Muhammad: "Divination of things to come rests in the hands of Allah Who knows the hidden, the unknown and all that is destined to come, therefore, you just wait O people, I will also await with you future events".
They say, ‘Why has no miraculous sign been sent down to him from his Lord?’ Say [Prophet], ‘Only God knows the unseen, so wait- I too am waiting.’
They say: "Why is not a sign sent down to him from his Lord?" Say: "The Unseen is only for Allah (to know), then wait ye: I too will wait with you."
They say: 'Why was a sign not sent down upon the prophet from His Lord? dipnot 1 Tell (such people): 'The realm of the Unseen belongs to Allah. Wait, then; I shall wait along with you. dipnot 2
They say, ‘Why has a Sign not been sent down to him from his Lord?’ Say: ‘The Unseen belongs to Allah alone. So wait, I am waiting with you.’
And they say: "How is it that not a sign is sent down on him from his Lord?" Say: "The Unseen belongs to Allâh Alone, so wait you, verily, I am with you among those who wait (for Allâh’s Judgement)."
They say, ‘Why has not some sign been sent down to him from his Lord?’ Say, ‘[The knowledge of] the Unseen belongs only to Allah. So wait. I too am waiting along with you.’
And they say, `Why is not a (decisive) sign (of destruction) sent down to him from his Lord?' Say then, `The hidden reality (will come to pass. The knowledge of it) belongs to Allâh alone, so wait (for the time ordained). Surely, I am with you among those who wait.'
They say, 'Why has a sign not been sent down upon him from his Lord?' Say: 'The Unseen belongs only to God. Then watch and wait; I shall be with you watching and waiting.'
They say: "How come Mohammad’s Lord has not sent a miracle as a sign for his prophet hood?" Reply: “The Lord is the Master of the world of unseen [it is up to Him to bless me with a miracle or not. Besides, did such undeniable miracles of the previous prophet change the attitude of their people?] Well, wait (for this undeniable miracle that you are looking for.) I, too, will wait with you (for the completion of the biggest miracle of all, i.e., this Qur’an.)
They say, 'Why is not a sign sent down upon him from his Lord?' Say, 'The unseen is only God's; but wait ye for a while, verily, I with you am one of those who wait!'
They say, "If only a sign was sent down to him from His Lord." Say, "The future is with God, so wait, and I will wait with you."
They say, unless a sign be sent down unto him from his Lord, we will not believe. Answer, verily that which is hidden is known only unto God: Wait therefore the pleasure of God; and I also will wait with you.
Mankind were but one nation once, then they disagreed; and had it not been for a Word (decree) from your Lord which had already gone out, their differences would have been settled between them already.
And they say, "if only a sign had been sent down upon him from his Lord!" Then say, "Surely the Unseen belongs only to Allah. So await! Surely with you I am of the waiting." (Literally: of the ones awaiting)
And they will say: If only a portent were sent down upon him from his Lord! Then say, (O Muhammad): The Unseen belongeth to Allah. So wait! Lo! I am waiting with you.
They say: "How is it that no sign was sent by his Lord (to His Prophet)?" Tell them: "Unknown things are only known to God. So watch and wait (for the sign); I am waiting and expecting with you."
NOW THEY [who deny the truth] are wont to ask, "Why has no miraculous sign ever been bestowed upon him from on high by his Sustainer?" Say, then: "God's alone is the knowledge of that which. is beyond the reach of human perception. Wait, then, [until His will becomes manifest:] verily, I shall wait with you!"
They ask, "Why has no ˹other˺ sign been sent down to him from his Lord?" Say, ˹O Prophet,˺ “˹The knowledge of˺ the unseen is with Allah alone. So wait! I too am waiting with you.”
And they Say: "If only a sign was sent down to him from His Lord. " Say: "The future is with God, so wait, and I will wait with you."
They say, "How come no miracle came down to him from his Lord?" Say, "The future belongs to GOD; so wait, and I am waiting along with you."
And they say, "Why is a sign not sent down to him from his Lord?" So say, "The unseen is only for Allah [to administer], so wait; indeed, I am with you among those who wait. "
(And they say: “Oh, that a proof were but sent down upon him from his Lord!” Say thou: “The Unseen belongs only to God; so wait — I am with you waiting.”
And they say, "Why was not a miracle sent down upon him from his Lord?" Then answer (O Prophet), "The Unseen is known to Allah alone. Wait for the results of my Program. Indeed, I shall be waiting with you." (That will be the best sign for all of us to behold).
And they say: "Why is a Sign not sent down to them from their Lord?" Say: "The Unseen is only for Allah (to know). Then you wait: I will also wait with you."
And they say, "Why is it that no sign has been sent down to him from his Lord?" Say, “The Unseen is only for Allah. So, wait. I am waiting with you.”
And they say: "If only a sign was sent down to him from His Lord." Say: "The future is with God, so wait, and I will wait with you."