Yûnus suresi

Yûnus suresi, 42. ayet

Yûnus suresi, 42. ayet. وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُونَ إِلَيْكَ أَفَأَنتَ تُسْمِعُ ٱلصُّمَّ وَلَوْ كَانُوا۟ لَا يَعْقِلُونَ

veminhüm mey yestemi`ûne ileyk. efeente tüsmi`u-ṣṣumme velev kânû lâ ya`ḳilûn.

Diyanet İşleri

Onlardan sana kulak verenler de vardır. Fakat sağırlara, hele akılları da ermiyorsa, sen mi işittireceksin?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 39–45 · surenin 42. ayeti / 109

Konu Her ümmete bir peygamber ve azabın vakti Yûnus 41–53 3

  1. Yûnus 39

    Hayır öyle değil. Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve kendilerine yorumu gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Kendilerinden öncekiler de (peygamberleri ve onlara indirilen kitapları) böyle yalanlamışlardı. Bak, o zalimlerin sonu nasıl oldu.

  2. Yûnus 40

    İçlerinden öylesi var ki ona (Kur'an'a) inanır; yine onlardan öylesi de var ki ona inanmaz. Rabbin bozguncuları daha iyi bilendir.

  3. Yûnus 41

    Eğer onlar seni yalanlarlarsa, de ki: "Benim işim bana aittir; sizin işiniz de size. Siz benim yaptığımdan uzaksınız; ben de sizin yapmakta olduğunuz şeylerden uzağım (sorumlu değilim)."

  4. 42

    Onlardan sana kulak verenler de vardır. Fakat sağırlara, hele akılları da ermiyorsa, sen mi işittireceksin?

  5. Yûnus 43

    İçlerinden sana bakanlar da vardır. Fakat körlere, hele gerçeği görmüyorlarsa, sen mi doğru yolu göstereceksin?

  6. Yûnus 44

    Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şekilde zulmetmez; fakat insanlar kendilerine zulmederler.

  7. Yûnus 45

    Onları yeniden diriltip hepsini bir araya toplayacağı gün, sanki gündüzün bir saatinden başka kalmamışlar (yeni ayrılmışlar) gibi, aralarında tanışırlar. Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, ziyana uğramış ve doğru yolu bulamamışlardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

42. Allah Teala Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’i ve onun getirdiklerini yalanlayan bazı kimselerden söz ederek şöyle buyurmaktadır: “Onların içinde sana” Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e, vahyi okuduğu vakit doğru yolu bulmak kastı ile değil de seyretmek, yalanlamak, yanlışlıklarını tespit etmeye çalışmak maksadı ile “kulak verenler de vardır.” Bu ise fayda vermeyen bir dinlemedir. Onun, bu şekilde dinleyenlere bir hayrı olmaz. Şüphesiz böylelerine karşı ilahî tevfikin kapıları kapanmıştır ve onlar, dinlemenin faydasını görmekten mahrum kılınmışlardır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Fakat sağırlara, üstelik akıllarını da kullanmıyorlarsa, sen nasıl duyuracaksın ki?!” Bu soru, kesinleşmiş nefiy manasındadır. Yani sen, yüksek sesle söylesen bile işitmek istemeyen sağırlara işittiremezsin. Özellikle de böylelerinin aklı yoksa, hiç işittiremezsin. Sözü anlamayan sağır bir kimseye bir sözü işittirmek nasıl imkânsız bir şeyse bu yalanlayan kimselere de senin yararlanmalarını sağlayacak şekilde bir şeyler işittirmen öyle imkânsız bir şeydir. Delilin işitilmesine gelince onlar, Yüce Allah’ın daha ilerisi mümkün olmayan en üstün delilini kendilerine karşı açıkça ortaya konmuş şekilde işitmişlerdir.

İşte bu yol, ilim yolları arasında oldukça büyük bir yol olmakla birlikte onlar için kapanmış bulunmaktadır. Bu yol ise hayır ile ilgili işitilen şeylerden yararlanma yoludur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Rasul!- Kur'an okuduğun zaman müşriklerden kabul etmeden ve boyun eğmeden sana kulak verenler vardır. Sen, işitme özelliği alınan bir kimseye işittirmeye güç yetirebilir misin? Aynı şekilde sen, hakkı işitmek hususunda sağır olan ve hakkı akıl etmeyen kimseleri doğru yola iletmeye de güç yetiremezsin.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمِنْهُم ve minhum içlerinde vardır
  2. مَّن men kimseler
  3. يَسْتَمِعُونَ yestemiune dinleyenler kök: سمع
  4. إِلَيْكَ ۚ ileyke seni
  5. أَفَأَنتَ efeente sen
  6. تُسْمِعُ tusmiu duyurabilecek misin? kök: سمع
  7. ٱلصُّمَّ s-summe sağırlara kök: صمم
  8. وَلَوْ velev üstelik
  9. كَانُوا۟ kanu kök: كون
  10. لَا la
  11. يَعْقِلُونَ yea'kilune akıl etmiyorlarsa kök: عقل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile…

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    Şüphesiz, yeryüzünde yürüyen canlıların Allah katında en kötüsü, akıllarını kullanmayan (gerçeği görmeyen) sağırlar, dilsizlerdir.

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş)

    Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    "Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah'ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

88 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Bir de, onlar arasında sana kulak verip işitirmiş gibi yapanlar var; iyi ama, eğer akıllarını kullanmıyorlarsa sen sağırlara duyurabilir misin?

Muhammed Esed

Ve, onların aralarında sana kulak verir gibi yapanlar var; ama, eğer akıllarını kullanmıyorlarsa, sen sesini hiç sağırlara işittirebilir misin?

Ahmed Hulusi

Onlardan, dinliyormuşçasına sana kulak verenler var. . . Sağırlara (algılayamayanlara) duyurtabilir misin? Hele bir de akıllarını kullanamıyorlarsa!

Ali Bulaç

Onlardan seni dinleyecekler vardır. Ama hiç duymayan -sağırlara -üstelik hiç akılları ermiyorsasen mi duyuracaksın?

Ali Özek ve heyeti

Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat sağırlara üstelik akılları da ermiyorsa sen mi duyuracaksın?

Ali Rıza Safa

Onların arasında, sana kulak verenler de vardır. Öyleyse aklını kullanmayan sağırlara, sen mi duyuracaksın?

Bayraktar Bayraklı

İçlerinde seni dinleyenler de vardır. Peki,hele bir de akıllarını kullanmıyorlarsa, sağırlarsa sen mi işittireceksin?!

Edip Yüksel

Onlardan seni dinleyenler de var; akıllarını kullanmayan sağırlara sen mi işittireceksin?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlardan seni dinleyenler de var; akıllarını kullanmayan sağırlara sen mi işittireceksin?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İçlerinden seni dinlemeye gelenler de var; ama akılları da yokken sağırlara sen mi duyuracaksın?

Elmalılı Hamdi Yazır

İçlerinden seni dinlemiye gelenler de var, fakat akılları da yokken sağırlara sen mi işittireceksin

Erhan Aktaş

Onlardan seni dinleyenler de var. Ancak sağırlara duyurabilir misin? Üstelik akıllarını da kullanmıyorlarsa!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlardan seni dinleyenler de var. Ancak sağırlara duyurabilir misin? Üstelik akıllarını da kullanmıyorlarsa!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlardan seni dinleyenler de var. Ancak sağırlara duyurabilir misin? Üstelik akıllarını da kullanmıyorlarsa!

Gültekin Onan

Onlardan seni dinleyecekler vardır. Ama hiç duymayana, sağırlara -üstelik hiç akletmiyorsa- sen mi duyuracaksın?

Hasan Basri Çantay

Onlardan sana kulak verenler vardır. Fakat sağırlara sen mi duyuracaksın? Hele akılları da olmazsa!

İbni Kesir

İçlerinde sana kulak verenler vardır. Fakat sen sağırlara işittirebilir misin? Üstelik akılları da hiç ermiyorsa.

Mehmet Alagaş

(37-44) Bu Kur'an Allahtan başka sınca uydurulmuş / iftira edilmiş değildir ve fakat ellerinde olanı tasdik eder ve de kitabı açıklar, Onda çelişki yoktur, alemlerin Rabbindendir. Yoksa O nu uydurdu mu? diyorlar, deki sözünüze bağlı iseniz benzer bir sûre de siz getirin ve Allah’ın dışında gücünüzün yettiği kim varsa da çağırın. Bilakis ilimlerinin yetmediğini / kuşatmadığını, nasıl sonuçlan dığı kendilerine henüz belli olmamışken yalanladılar, Böylece bunlar da onlardan öncekiler gibi yalanladılar, Zalimlerin sonu / akıbeti nasıl oluyor bir bak. Onlardan birileri inanırlar birileri de inanmazlar, Rabbin bozanları / ifsat edenleri en iyi bilendir. Eğer seni yalanlarsalar deki benim amelim banadır sizin amelleriniz de sizedir, sizler benim yaptıklarımdan uzaksınız / berisiniz bende sizin yaptıklarınızdan uzağım / beriyim . Onlardan seni işitenler var, sağırlara sen mi işittireceksin ? üstelik akletmiyorsa! Onlardan kimileri de s ana bakıyor, köre sen mi yol göstereceksin üstelikte göremiyorsa! Allah hiçbir şeyde insana zulmetmez, velakin insan kendine zulmediyor.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlardan sana kulak verenler de vardır. Fakat sağırlara, hele akılları da ermiyorsa, sen mi işittireceksin?

Süleyman Ateş

İçlerinden sana kulak verip dinleyenler de vardır. Fakat sağırlara sen mi duyuracaksın? Hele akıllarını da kullanmıyorlarsa!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İçlerinden seni dinleyenler vardır. Ama sen sağırlara söz işittirebilir misin? Hele bir de akıllarını kullanmazlarsa?

Şaban Britch

Onlardan seni dinleyenler vardır. Şayet akletmez olduysalar sağırlara sen mi işittireceksin?

Şaban Piriş

Onlardan seni dinleyenler vardır. Şayet akletmez olduysalar sağırlara sen mi işittireceksin?

Yaşar Nuri Öztürk

İçlerinde sana kulak verenler de vardır. Peki, sağırlara sen mi işittireceksin? Hele bir de akıllarını kullanmıyorlarsa!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Among them are some who listen to your discourse on practical divinity but they counsel deaf. Therefore, do you think you will be able to communicate with those whose their hearts' ears are closed and they fail to reflect!

Abdul Haleem

Some of them do listen to you: but can you make the deaf hear if they will not use their minds?

Abdullah Yusuf Ali

Among them are some who (pretend to) listen to thee: But canst thou make the deaf to hear,- even though they are without understanding?

Abul A'la Maududi

Of them some seem to give heed to you; will you, then, make the deaf hear even though they understand nothing? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Though this and the succeeding verse have been addressed to the Prophet (peace be upon him), these are meant to reprove those people who were not paying attention to the Message. For they only heard the sounds of the words he spoke to them, just as the animals hear the sound of the words, but pay no attention to understand what is said to them. This was because they were prejudiced against him and had already decided that they would not acknowledge anything, however, reasonable that may be, if it went against the creeds and ways they had inherited, and against their own desires, lusts, and interests. Likewise those people who live like animals hear the sounds of his words, but pay no attention to their meaning for they are not interested in anything other than eating, drinking and making merry. They are so engaged in and intoxicated with the gratification of their lusts that they never bother to find out whether what they are doing is right or wrong. All such people are deaf to the Message, though they might have ears for other things.

Aisha Bewley

Among them there are some who listen to you. But can you make the deaf hear even though they cannot understand?

Al-Hilali & Khan

And among them are some who listen to you, but can you make the deaf to hear - even though they apprehend not?

Ali Quli Qarai

There are some of them who prick up their ears at you. But can you make the deaf hear even if they do not apply reason?

Amatul Rahman Omar

And some of them (appear to) give ear to you. Can you make the deaf hear, even though they would not (care to) perceive (in order to be guided aright)?

Arthur John Arberry

And some of them give ear to thee; what, wilt thou make the deaf to hear, though they understand not?

Bijan Moeinian

Among the disbelievers, they are those who (due to their prejudices, have already made up their mind not to hear what you say but) just listen. Can you make the deaf (who is also suffering from lack of understanding) to hear what you say?

E. Henry Palmer

There are some of them who listen to thee - canst thou make the deaf to hear, although they have no sense?

Edip-Layth

Among them are some who listen to you; but can you make the deaf hear, if they do not reason?

George Sale

There are some of them who hearken unto thee; but wilt thou make the deaf to hear, although they do not understand?

Hamid S. Aziz

But if they deny you, say, "I have my work, and you have your work; you are innocent of what I work, and I am innocent of what you work. "

Mahmoud Ghali

And of them are the ones who listen to you; will you then make the deaf to hear (even) if they do not consider?.

Marmaduke Pickthall

And of them are some who listen unto thee. But canst thou make the deaf to hear even though they apprehend not?

Mohamed Ahmed - Samira

Some of them listen to you: But can you make the deaf hear who do not understand a thing?

Muhammad Asad

And there are among them such as (pretend to] listen to thee: but canst thou cause the deaf to hearken even though they will not use their reason?

Mustafa Khattab

Some of them listen to what you say, but can you make the deaf hear even though they do not understand?

Progressive Muslims

And there are some of them who listen to you; but can you make the deaf hear, if they do not comprehend

Rashad Khalifa

Some of them listen to you, but can you make the deaf hear, even though they cannot understand?

Sahih International

And among them are those who listen to you. But can you cause the deaf to hear, although they will not use reason?

Sam Gerrans

And among them are some who listen to thee — canst thou make the deaf to hear, though they do not reason?

Shabbir Ahmed

Among them are those who apparently listen to you. (But their thoughts are wandering). Can you make those deaf to hear who do not use reason? (47:16).

Syed Vickar Ahamed

And among them are some who (show as if they) listen to you: But can you make the deaf to hear— Even though they do not understand?

Taqi Usmani

And among them there are those who listen to you. Would you, then, make the deaf hear, even though they lack understanding?

The Monotheist Group

And there are some of them who listen to you; but can you make the deaf hear, if they do not comprehend?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 42. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 42. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 42. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩