Zâriyât suresi

Zâriyât suresi, 22. ayet

Zâriyât suresi, 22. ayet. وَفِى ٱلسَّمَآءِ رِزْقُكُمْ وَمَا تُوعَدُونَ

vefi-ssemâi rizḳuküm vemâ tû`adûn.

Diyanet İşleri

Gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zâriyât 19–25 · surenin 22. ayeti / 60

Konu Sakınanların vasıfları ve yeryüzündeki deliller Zâriyât 15–23 3

  1. Zâriyât 19

    Mallarında (yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı isteyemeyip) mahrum olanlar için bir hak vardır.

  2. Zâriyât 20–21

    (20-21) Kesin olarak inananlar için yeryüzünde ve kendi nefislerinizde birçok alametler vardır. Hala görmüyor musunuz?

  3. 22

    Gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır.

  4. Zâriyât 23

    Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki o (size va'dolunanlar), sizin konuşmanız gibi gerçektir.

  5. Zâriyât 24

    (Ey Muhammed!) İbrahim'in ağırlanan misafirlerinin haberi sana geldi mi?

  6. Zâriyât 25

    Hani onlar, İbrahim'in yanına varmışlar ve "Selam olsun sana!" demişlerdi. O da "Size de selam olsun." demiş, "Bunlar tanınmamış (yabancı) kimseler" (diye düşünmüştü).

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

22. “Rızkınız” yani rızkınızın kaynağını teşkil eden yağmurlar ve çeşitli kaderler demek olan dinî ve dünyevî rızıklar “da size vaat edilenler de” dünya ve âhiretteki mükâfaat ve cezalar “göktedir.” Bunlar da Yüce Allah katından, diğer kaderler gibi inerler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Gökte de sizin dünyevi ve dinî rızkınız, bir de hayır ve şer olarak size vadedilen şeyler vardır.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَفِى ve fi ve vardır
  2. ٱلسَّمَآءِ s-semai gökte kök: سمو
  3. رِزْقُكُمْ rizkukum rızkınız kök: رزق
  4. وَمَا ve ma ve şey
  5. تُوعَدُونَ tuadune uyarıldığınız kök: وعد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Ortak kavram: Vaad

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

  • Ortak kavram: Vaad

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

  • Ortak kavram: Vaad

    Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol nimet va'dediyor. Şüphesiz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Gökte de rızkınız ve size vadedilenler vardır.

Mustafa İslamoğlu

Gökyüzünde ise (maddi manevi) rızkınızın ve size vaad edilen şeylerin (kaynağı) vardır:

Muhammed Esed

(Yeryüzündeki) azığınızın ve (ölümden sonraki hayatınız için) vaad edilen her şeyin (kaynağı) göktedir;

Ahmed Hulusi

Yaşam gıdanız da, vadedilen şey de semadadır (bilincinizden yaşanacaktır)!

Ali Bulaç

Gökte rızkınız vardır ve size va'dolunmakta olan da.

Ali Özek ve heyeti

Semada da rızkınız ve size vâdedilen başka şeyler vardır.

Ali Rıza Safa

Hem geçimliğiniz hem de size sözü verilen göktedir.

Bayraktar Bayraklı

Gökte de rızkınız ve size vaad edilen şeyler vardır.

Edip Yüksel

Gökte rızkınız ve size söz verilenler vardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gökte rızkınız ve size söz verilenler vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gökte de rızkınız ve o va'dolunduğunuz (var).

Elmalılı Hamdi Yazır

Semada da rızkınız ve o va'dolunduğunuz

Erhan Aktaş

Gökte rızkınız ve uyarıldığınız şeyler vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gökte rızkınız ve uyarıldığınız şeyler vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gökte rızkınız ve uyarıldığınız şeyler vardır.

Gültekin Onan

Gökte rızkınız vardır ve size vaadolunmakta olan da.

Hasan Basri Çantay

Rızkınız ve size va'd olunagelen şeyleri gök (ler) dedir.

İbni Kesir

Rızkınız da, size vaadolunan şeyler de semadadır.

Mehmet Alagaş

(1-23) O tozutup savuranlara, ağırlıkları taşıyanlara, kolaylıkla akıp gidenlere / cereyan edenlere , i şleri taksim edenlere andolsun ki s ize vaad edilen kesinlikle doğrudur ve kesinlikle hesaplaşma / din ortaya konulacaktır / vaki olacaktır. Yörünge sahibi semaya yemin olsun ki kesinlikle sizler karşıt / aykırı / ihtilaflı söz ler içindesiniz. Ondan döndürülen döndürülür. Gebersin / katlolsun tahmin edenler, onlar sersemdirler / amratindeler ve yanılırlar / sehiv ederler. Sana hesap gününün zamanını sorarlar, o gün onlar ateşte denenecekler, fitnelerinizi / sınanmalarınızı tadın, işte, alelacele istediğiniz bu ydu. Muttakiler Rablerinin kendilerine vermiş olduklarıyla bahçelerde ve gözelerdedirler , Rablerinin kendilerine verdiklerini almış vaziyettedirler, k esinlikle onlar , bundan önce güzel davran anlardandılar, g eceleri az uyurlardı, seherlerde ise bağışlanma dilerlerdi , (Seher sihir aynı köktendir uykunun büyü lü etkisi ve sonra uyanış) mallarında dilenen / isteyen ve mahrum kalanlar için bir hak vardı, arzda ve kendilerinde, inananlar / kanaat getirenler için ayetler vardı, hâlâ görmüyor musunuz? Sema da size erzak ve size vaad edilen var , göğün ve yerin Rabbine and olsun ki kesinlikle O, tıpkı konuşmanız kadar gerçektir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gökte de sizin rızkınız ve size vadedilen şeyler vardır.

Süleyman Ateş

Gökte rızkınız da var, uyarıldığınız (azab)da var!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rızkınız göklerde; size söz verilenler de oradadır.

Şaban Britch

Gökte de sizin rızkınız ve size vadedilen şeyler vardır.

Şaban Piriş

Gökte de sizin rızkınız ve size vaat edilen şeyler vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Sizin, rızkınız da göktedir, tehdit edildiğiniz şey de.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And in heaven rest your livelihood and the means of sustaining life, and all that you have been promised of bliss for the righteous and suffering for the wicked.

Abdul Haleem

in the sky is your sustenance and all that you are promised.

Abdullah Yusuf Ali

And in heaven is your Sustenance, as (also) that which ye are promised.

Abul A'la Maududi

And in heaven is your provision and also what you are being promised. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    By the heaven here is meant the heavens, by provision, all that man is given for his survival and functioning in the world, and by that which you are promised, Resurrection, gathering together, accountability, meting out of rewards and punishments, and Hell and Heaven, which have been foretold and promised in all divine Books and now in the Quran. The verse means to say: The decisions, as to who should be given what and how much in the world, are taken in heavens, and also the decision as to when should any of you be recalled for the purpose of accountability and dispensation of the rewards and punishments.

Aisha Bewley

Your provision is in heaven – and what you are promised.

Al-Hilali & Khan

And in the heaven is your provision, and that which you are promised.

Ali Quli Qarai

And in the sky is your provision and what you are promised.

Amatul Rahman Omar

Your sustenance is in the heavens, besides you shall have all that you are promised (-triumph and prosperity to the believers and warnings to disbelievers).

Arthur John Arberry

And in heaven is your provision, and that you are promised.

Bijan Moeinian

Your provision, as well as whatever is promised to you [destiny, talent, new discoveries, achievements, etc. ], is already decided in the heaven.

E. Henry Palmer

And in the heaven is your provision and that which ye are promised.

Edip-Layth

In the heaven is your provision, and what you are promised.

George Sale

Your sustenance is in the heaven; and also that which ye are promised.

Hamid S. Aziz

And in the heaven is your sustenance and that which you are promised.

Mahmoud Ghali

And in the heaven is your provision and whatever you are promised.

Marmaduke Pickthall

And in the heaven is your providence and that which ye are promised;

Mohamed Ahmed - Samira

There is in the heavens your sustenance, and whatever has been promised you.

Muhammad Asad

And in heaven is [the source of] your sustenance [on earth] and [of] all that you are promised [for your life after death]:

Mustafa Khattab

In heaven is your sustenance and whatever you are promised.

Progressive Muslims

And in the heaven is your provision, and what you are promised.

Rashad Khalifa

In the heaven is your provision, and everything that is promised to you.

Sahih International

And in the heaven is your provision and whatever you are promised.

Sam Gerrans

And in the heaven is your provision — and what you are promised!

Shabbir Ahmed

And in the heaven is all your providence and all that you are promised. (It is the Divine Laws that bestow upon you your physical and mental needs and promise you the just reward of your actions).

Syed Vickar Ahamed

And in the heavens is (beautiful) provision, and (all) that which (you) are promised.

Taqi Usmani

And in the heavens, there is your sustenance and all that you have been promised.

The Monotheist Group

And in the heaven is your provision, and what you are promised.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 22. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 22. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 22. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩