Zuhruf suresi

Zuhruf suresi, 31. ayet

Zuhruf suresi, 31. ayet. وَقَالُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانُ عَلَىٰ رَجُلٍ مِّنَ ٱلْقَرْيَتَيْنِ عَظِيمٍ

veḳâlû levlâ nüzzile hâẕe-lḳur'ânü `alâ racülim mine-lḳaryeteyni `ażîm.

Diyanet İşleri

"Bu Kur'an, iki şehrin birinden bir büyük adama indirilseydi ya!" dediler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zuhruf 28–34 · surenin 31. ayeti / 89

Konu İbrâhim'in sözü; "iki şehrin birinden büyük bir adam" Zuhruf 26–35 3

  1. Zuhruf 28

    İbrahim bunu, belki dönerler diye, ardından gelecekler arasında kalıcı bir söz yaptı.

  2. Zuhruf 29

    Doğrusu onları (Mekke müşriklerini) ve atalarını kendilerine hak olan Kur'an ve onu açıklayan bir peygamber gelinceye kadar (dünya nimetlerinden) yararlandırırım.

  3. Zuhruf 30

    Fakat kendilerine Hak gelince, "Bu bir büyüdür, biz onu kesinlikle inkar ediyoruz" dediler.

  4. 31

    "Bu Kur'an, iki şehrin birinden bir büyük adama indirilseydi ya!" dediler.

  5. Zuhruf 32

    Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.

  6. Zuhruf 33

    Eğer bütün insanlar (kafirlere verdiğimiz nimetlere bakıp küfürde birleşen) bir tek ümmet olacak olmasalardı, Rahman'ı inkar edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerine çıkacakları merdivenler yapardık.

  7. Zuhruf 34

    (34-35) Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçimliğidir. Rabbinin katında ahiret ise, O'na karşı gelmekten sakınanlarındır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

31. “Yine” doğru çalışmayan akıllarından hareketle Yüce Allah’a karşı akıl verme küstahlığını göstererek şöyle demişlerdir: “Bu Kur’ân iki kasabanın birinden olan ulu bir adama indirilmeli değil miydi?” Yani Velid b. Muğire vb. gibi ya Mekke ahalisi tarafından ulu kabul edilen ve saygı gören bir kişiye ya da Taif halkı tarafından ulu kabul edilen bir kişiye indirilmeli değil miydi?

Yüce Allah, onların bu tekliflerini reddederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yalanlayan müşrikler dediler ki: "Allah'ın bu Kur'an'ı, fakir ve yetim olan Muhammed'in yerine, Mekke veya Taif'te yaşayan iki büyük adamdan birine indirmesi gerekmez miydi?''

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالُوا۟ ve kalu ve dediler ki kök: قول
  2. لَوْلَا levla değil miydi?
  3. نُزِّلَ nuzzile indirilmeli kök: نزل
  4. هَـٰذَا haza bu
  5. ٱلْقُرْءَانُ l-kuranu Kur'an kök: قرا
  6. عَلَىٰ ala
  7. رَجُلٍۢ raculin bir adama kök: رجل
  8. مِّنَ mine -ten
  9. ٱلْقَرْيَتَيْنِ l-karyeteyni iki kent- kök: قري
  10. عَظِيمٍ azimin büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Böylece biz sana Arapça bir Kur'an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke'de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan…

  • Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş)

    Size ne oluyor da, Allah yolunda ve "Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, bize katından bir…

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş)

    Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da,…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size…

  • Aynı kök: رجل (73 geçiş)

    Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Devamla:) "Bu Kur'an, iki şehirden bir(er) büyük adama indirilmeli değil miydi?" dipnot 1 dediler.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette müşriklerin Mekke ve Taif'ten iki insandan birisine peygamberlik verilmesini istedikleri ifade edilmek istenmektedir. Beklentileri, Mekke'den Velîd b. Muğîre'nin veya Taif'ten Urve es-Sekafî'nin peygamber olarak görevlendirilmesiydi.

Mustafa İslamoğlu

Yine dönüp dediler ki: "Bu ilahi mesaj, şu iki şehrin en büyük (adam)ların birine inmeli değil miydi?"

Muhammed Esed

Ve yine şöyle derler: "Bu Kuran, neden iki şehrin ileri gelenlerine inmiş değil?"

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Bu Kur'an şu iki şehrin büyük adamlarından birine niye indirilmedi?"

Ali Bulaç

Ve dediler ki: "Bu Kur'an, iki şehirden birinin büyük bir adamına indirilmeli değil miydi?"

Ali Özek ve heyeti

Ve dediler ki: Bu Kur'an iki şehirden bir büyük adama indirilse olmaz mıydı?

Ali Rıza Safa

Bir de şöyle dediler: "Bu Kur'an, iki kentten bir büyük adama indirilmeliydi; öyle değil mi?"

Bayraktar Bayraklı

Devamla dediler ki: "Bu Kur'an, iki şehirden bir büyük adama indirilmeliydi!"

Edip Yüksel

"Bu Kuran, şu iki kentten ünlü ve büyük bir adama indirilmeli değil miydi?" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Bu Kuran, şu iki kentten ünlü ve büyük bir adama indirilmeli değil miydi?' dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve: "Ne olurdu şu Kur'an iki şehirden (Mekke, Taif) bir büyük adama indirilseydi?" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve "ne olurdu şu Kur'an iki memleketten bir büyük adama indirilse idi" dediler

Erhan Aktaş

"Bu Kur'an'ın, iki şehrin birinden, bir büyük adama dipnot 1 indirilmesi gerekmez miydi?" dediler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zengin, güçlü, toplumun ileri geleni.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Bu Kur'an'ın, iki şehrin birinden, bir büyük adama dipnot 1 indirilmesi gerekmez miydi?" dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zengin, güçlü, toplumun ileri geleni.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Bu Kur'an'ın, iki şehrin birinden, bir büyük adama dipnot 1 indirilmesi gerekmez miydi?" dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zengin, güçlü, toplumun ileri geleni.

Gültekin Onan

Ve dediler ki: "Bu Kuran, iki şehirden birinin büyük bir adamına indirilmeli değil miydi?"

Hasan Basri Çantay

Bir de (şunu) söylediler: "Şu Kur'an iki memleketin birindeki büyük bir adama indirilmeli değil miydi"?

İbni Kesir

Ve dediler ki: Bu Kur'an, o iki kasabanın birinden büyük bir adama indirilmeli değil miydi?

Mehmet Alagaş

(26-45) İbrahim babasına ve kavmine dedi ki muhakkak ki ben ibadet ettiklerinizden uzağım / beriyim. Beni yaratan, ancak işte O, beni yola iletecektir. Peşinden / akabinden Onu, kalıcı / baki, bir kelime yaptı, böylelikle belki dönerler. Evet, onlara hak gelinceye, apaçık bir elçi gelinceye kadar onları da ve atalarını da ben geçindirdim, hak onlara geldiğinde ise dediler ki bu bir büyüdür ve kesinlikle biz onu yok sayanlarız / kafirleriz. Dediler ki keşke bu Kuran bu iki memleketten azametli bir adama inseydi! Onlar mı Rabbinin rahmetini taksim ediyorlar. Biz , aranızda geçimlik malzemeleri dünya hayatında taksim ediliyoruz. Bazılarınızı derece olarak bazılarınıza nazaran üstte yaptık ki bazısı bazılarını işine alsın / istihdam etsin. Rabbinin rahmeti onların birikimlerinden daha hayırlıdır. Şayet insanlar tek bir ümmet olsaydı, Rahman'ı yok sayanların / kafirlerin evlerinin çatılarını ve üzerine çıktıkları merdivenleri / mearic, evlerinin kapılarını ve yaslandıkları koltukları gümüşten ve yaldızlı yapardık. (Ayrı olduklarını belli ederdik) işte bunların hepsi dünya hayatının geçimliğidir, ahirette Rabbinin yanında ki sakınanlar içindir. Kim ki Rahman'ın hatırlatmasına / zikri ne kör bakarsa /yağşü, ona şeytanı musallat ederiz ve onu n yaşıtı olur / akranı olur , Muhakkak ki onlar yoldan alıkoyarlar onlarda hidayette olduklarını değerlendirirler / hesap ederler . Bize geldiği vakit diyecek ki keşke seninle / benim aramda iki doğu kadar mesafe olsaydı, ne kötü akransın / yaşıtsın, bugün asla size fayda yok, zulmettiniz kesinlikle azap ta da ortaksınız. Peki şimdi sen, apaçık bir sapıklık içinde ki sağıra mı işittireceksin yahut köre mi yol göstereceksin ? Eğer seni götürsek / giderirsek onlardan kesinlikle intikam alırız. Sana vaat ettiğimizi , sana göstereceğiz , onların üzerinde de iktidar sahibiyiz. Sen, sana vahyolunanı sımsıkı tut. Muhakkak ki sen doğru bir yol üzeresin. Muhakkak O, senin için de kavmin için de bir hatırlatmadır , ilerde sorulacaksınız. Senden önce ki Resullerimizden gönderdiklerimize sor bakalım, biz Rahmanın dışında, ibadet için ilahlar yapmış mıyız?

Rowwad Tercüme Merkezi

"Bu Kur’an, iki şehrin büyüklerinden bir adama indirilmeli değil miydi?" dediler.

Süleyman Ateş

Ve dediler ki: "Bu Kur'an iki kentten, büyük bir adama indirilmeli değil miydi?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Bu Kur'an iki şehrin (Mekke ile Medine'nin) ileri gelenlerinden birine indirilseydi ya!" dediler.

Şaban Britch

Bu Kur’an iki şehrin büyüklerinden bir adama indirilmeli değil miydi? dediler.

Şaban Piriş

-Bu Kur'an iki şehrin büyüklerinden bir adama indirilmeli değil miydi? dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve dediler: "Şu Kur'an, iki kent içinden büyük bir adama indirilmeli değil miydi?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And they insolently say: "if only this Quran were revealed to a distinguished man from one of the two cities -Macca and Taif!"

Abdul Haleem

and they said, ‘Why was this Quran not sent down to a distinguished man, from either of the two cities?’

Abdullah Yusuf Ali

Also, they say: "Why is not this Qur'an sent down to some leading man in either of the two (chief) cities?"

Abul A'la Maududi

They say: "Why was this Qur'an not sent down upon some great man from the two (main) cities?" dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The two towns: Makkah and Taif. What the disbelievers meant was: Had Allah really willed to send a messenger and intended to send down a book to him, He would have selected a great man from our these central cities for the purpose. For Allah could not have selected for this great mission a person who was born an orphan, who did not inherit much property, who passed his youth by tending goats, who even at present earned his living through business with his wife’s money, and who was neither the chief of a tribe nor the head of a family. Were not there well known chiefs like Walid bin Mughirah and Utbah bin Rabiah in Makkah, and nobles like Urwah bin Masud, Habib bin Amr, Kinanah bin Abdi Amr and Ibn Abd Yalil in Taif? This was their reasoning in the first instance, they were also not inclined to believe that a man could be a Messenger. But when the Quran refuted this misconception by argument and reason and they were told that in the past only men had come as Messengers and a man only could be a Messenger for the guidance of the people, and not another kind of being and the Messenger who came did not descend suddenly from heavens but were born in the same ordinary dwellings, walked about in the streets, had children and families and stood in need of food and drink (see(Surah An-Nahl, Ayat 43); (Surah Bani Israil, Ayats 94-95); (Surah Yousuf, Ayat 109);(Surah Al-Furqan, Ayats 7, 20); (Surah Al-Anbiya, Ayats 7-8); (Surah Ar-Raad, Ayat 38), they took this stand, saying: Well, even if a human being, he should be a big man, who should be wealthy, influential and awe-inspiring and having a large following. How could Muhammad bin Abdullah (peace be upon him) be fit for this appointment?

Aisha Bewley

They say, ‘Why was this Qur’an not sent down to one of the great men of the two cities?’

Al-Hilali & Khan

And they say: "Why is not this Qur’ân sent down to some great man of the two towns (Makkah and Tâ’if)?"

Ali Quli Qarai

And they said, ‘Why was not this Qur’ān sent down to some great man from the two cities?’

Amatul Rahman Omar

Moreover they said, `Why has not this Qur'ân been revealed to some man of importance from (either of) the two townships (- Makkah or Tâ'if, the two centres of social and political life). '

Arthur John Arberry

They say, 'Why was this Koran not sent down upon some man of moment in the two cities?'

Bijan Moeinian

Their objection was: "Why this Qur’an is not revealed to a “great" man of our two main cities?”

E. Henry Palmer

And they say, 'Unless this Qur'an were sent down to a man great in the two cities. . . . .'

Edip-Layth

They said, "If only this Quran was sent down to a great man from the two towns!"

George Sale

And they say, had this Koran been sent down unto some great man of either of the two cities, we would have received it.

Hamid S. Aziz

And they say, "Why was not this Quran revealed to a man of importance in the two towns?"

Mahmoud Ghali

And they have said, "Had this Qur'an been successively sent down upon a man of eminence in the two towns?" (Makkah and At-TaÉif)

Marmaduke Pickthall

And they say: If only this Qur'an had been revealed to some great man of the two towns?

Mohamed Ahmed - Samira

They also said: "Why was this Qur'an not sent down to some great man of the two cities?"

Muhammad Asad

And they say, too, "Why was not this Qur’an bestowed from on high on some great man of the two cities?"

Mustafa Khattab

And they exclaimed, "If only this Quran was revealed to a great man from ˹one of˺ the two cities!"[1]

Progressive Muslims

And they said: "If only this Quran was sent down to a great man from the two towns!"

Rashad Khalifa

They said, "If only this Quran was sent down through another man from the two communities (Mecca or Yathrib) who is prominent!"

Sahih International

And they said, "Why was this Qur'an not sent down upon a great man from [one of] the two cities?"

Sam Gerrans

And they said: “Oh, that this Qur’an had but been sent down upon a great man of the two cities!”

Shabbir Ahmed

And they say, "Why was not this Qur'an sent down to some great man of the two towns (Makkah and Taif). "

Syed Vickar Ahamed

And they also say: "Why is this Quran not sent down to some leading man in either of the two (main) cities? (Makkah and Taif. ) "

Taqi Usmani

They say, "Why was this Qur’ān not revealed on a great man from (either of) the two towns?"

The Monotheist Group

And they said: "If only this Qur'an was sent down to a man of greatness from the two towns!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 31. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 31. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 31. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩