Zuhruf suresi

Zuhruf suresi, 44. ayet

Zuhruf suresi, 44. ayet. وَإِنَّهُۥ لَذِكْرٌ لَّكَ وَلِقَوْمِكَ وَسَوْفَ تُسْـَٔلُونَ

veinnehû leẕikrul leke veliḳavmik. vesevfe tüs'elûn.

Diyanet İşleri

Şüphesiz bu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ondan hesaba çekileceksiniz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zuhruf 41–47 · surenin 44. ayeti / 89

Konu Rahmân'ın zikrini görmezden gelen ve arkadaşı Zuhruf 36–45 3

  1. Zuhruf 41

    Ya biz seni (bu dünyadan) alır götürürüz de, onlardan intikam alırız.

  2. Zuhruf 42

    Yahut da, onlara yaptığımız tehdidi sana gösteririz ki, bizim onlara gücümüz yeter.

  3. Zuhruf 43

    Öyle ise sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Şüphesiz sen doğru bir yol üzeresin.

  4. 44

    Şüphesiz bu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ondan hesaba çekileceksiniz.

  5. Zuhruf 45

    Senden önce gönderdiğimiz elçilerimize sor: Rahman'dan başka kulluk edilecek ilahlar var etmiş miyiz?

  6. Zuhruf 46

    Andolsun, biz Musa'yı mucizelerimizle Firavun'a ve ileri gelen adamlarına göndermiştik de o, "Şüphesiz ben alemlerin Rabbinin elçisiyim" demişti.

  7. Zuhruf 47

    (Musa) mucizelerimizi kendilerine getirince, bir de bakmışsın, o mucizelere gülüyorlar!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

44. “Şüphesiz o,” yani bu Kur’ân-ı Kerîm “hem senin hem de kavmin için bir şereftir/öğüttür.” Büyük bir övünç kaynağıdır, üstün bir değerdir. Kadri ölçülemeyecek ve gerçek niteliği ile bilinemeyecek kadar büyük bir nimettir. Aynı şekilde bu kitap, ihtiva ettiği dünyevi ve uhrevi hayırları sizlere hatırlatarak öğüt vermekte, sizi bunlara teşvik etmekte, diğer taraftan şerri de hatırlatıp ondan sakındırmaktadır.

“Yakında” ondan, onun gereğini yerine getirip de yüceldiniz ve ondan faydalandınız mı yoksa gereğini yerine getirmediniz mi diye “sorguya çekileceksiniz.” Eğer gereğini yerine getirmedinizse o, sizin aleyhinize delil olacak ve siz bu nimete karşı nankörlük etmiş olacaksınız.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz bu Kur'an, senin ve kavmin için bir şereftir. Ona iman etmenizden, onun yoluna uymanızdan ve ona davet etmenizden kıyamet gününde sorulacaksınız.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِنَّهُۥ ve innehu şüphesiz O (Kur'an)
  2. لَذِكْرٌۭ lezikrun bir Zikir'dir kök: ذكر
  3. لَّكَ leke sana
  4. وَلِقَوْمِكَ ۖ velikavmike ve kavmine kök: قوم
  5. وَسَوْفَ ve sevfe ve yakında
  6. تُسْـَٔلُونَ tuselune sorulacaksınız kök: سال

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

  • Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

65 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki o (Kur'an), senin ve kavmin için (gerçeği) hatırlatan (öğüt)tür. İlerde ondan sorgulanacaksınız. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle bir müslümanın Kur'an'la ne kadar sıkı bir iletişimde olması gerektiğinin göstergesidir. Çünkü Kur'an bir müslüman için onurdur ve mahşerde insanlar bu kitaptan sorgulanacaklardır.

Mustafa İslamoğlu

Kuşkusuz bu (vahiy), senin ve kavmin için bir şeref ve itibar kaynağıdır: fakat zamanı gelince hepiniz (ona karşı aldığınız tutuma göre) hesaba çekileceksiniz.

Muhammed Esed

ve bu (vahiy) şüphesiz senin ve halkın için bir şeref ve itibar (kaynağı) olacaktır ama zamanı gelince hepiniz (ona karşı tutumunuzdan dolayı) hesaba çekileceksiniz.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki O, sen ve toplumun için bir zikirdir (hatırlatma)! Yakında sorumluluğunuzdan sorgulanacaksınız!

Ali Bulaç

Ve şüphesiz o (Kur'an), senin ve kavmin için gerçekten bir zikirdir. Siz (ondan) sorulacaksınız.

Ali Özek ve heyeti

Doğrusu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüttür. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, O, sana ve toplumuna bir öğretidir. Ondan, hesaba çekileceksiniz. dipnot 423

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 423
    Kur'an'dan hesaba çekileceğimiz çok açık bir biçimde bildirilmesine karşın, İslamiyet'in beş ve Müslüman olmanın altı koşulu arasında, üstelik otuz iki farz ve elli dört farz olarak isimlendirilen abartılmış koşul dizelgesinde bile Kur'an'a yer verilmemiştir. Kur'an'ın öğrenilmesini engellemek için örümcek ağı gibi örülen büyük tuzak konusunda, önyazıların dördüncü bölümünde bilgi verilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir şereftir. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız.

Edip Yüksel

Bu, sana ve halkına bir mesajdır; ondan sorulacaksınız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bu, sana ve halkına bir mesajdır; ondan sorulacaksınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve muhakkak ki o (Kur'an) hem senin için, hem kavmin için bir şereftir ve ileride bundan sorulacaksınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve muhakkak ki o, hem senin için, hem kavmin için bir şereftir ve ileride ondan mes'ul olacaksınız

Erhan Aktaş

Kuşkusuz o sana ve halkına bir öğüttür. Ondan sorulacaksınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kuşkusuz o sana ve halkına bir öğüttür. Ondan sorulacaksınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O senin için de halkın için de bir öğüttür. Siz ondan sorulacaksınız.

Gültekin Onan

Ve şüphesiz o (Kuran), senin ve kavmin için gerçekten bir zikirdir. Siz (ondan) sorulacaksınız.

Hasan Basri Çantay

Şübhe yok ki o (Kur'an) senin için de, kavmin için de kat'i bir şerefdir. Siz (ondan) mes'ul olacaksınız.

İbni Kesir

Doğrusu bu; sana ve kavmine bir öğüttür. Ondan sorguya çekileceksiniz.

Mehmet Alagaş

(26-45) İbrahim babasına ve kavmine dedi ki muhakkak ki ben ibadet ettiklerinizden uzağım / beriyim. Beni yaratan, ancak işte O, beni yola iletecektir. Peşinden / akabinden Onu, kalıcı / baki, bir kelime yaptı, böylelikle belki dönerler. Evet, onlara hak gelinceye, apaçık bir elçi gelinceye kadar onları da ve atalarını da ben geçindirdim, hak onlara geldiğinde ise dediler ki bu bir büyüdür ve kesinlikle biz onu yok sayanlarız / kafirleriz. Dediler ki keşke bu Kuran bu iki memleketten azametli bir adama inseydi! Onlar mı Rabbinin rahmetini taksim ediyorlar. Biz , aranızda geçimlik malzemeleri dünya hayatında taksim ediliyoruz. Bazılarınızı derece olarak bazılarınıza nazaran üstte yaptık ki bazısı bazılarını işine alsın / istihdam etsin. Rabbinin rahmeti onların birikimlerinden daha hayırlıdır. Şayet insanlar tek bir ümmet olsaydı, Rahman'ı yok sayanların / kafirlerin evlerinin çatılarını ve üzerine çıktıkları merdivenleri / mearic, evlerinin kapılarını ve yaslandıkları koltukları gümüşten ve yaldızlı yapardık. (Ayrı olduklarını belli ederdik) işte bunların hepsi dünya hayatının geçimliğidir, ahirette Rabbinin yanında ki sakınanlar içindir. Kim ki Rahman'ın hatırlatmasına / zikri ne kör bakarsa /yağşü, ona şeytanı musallat ederiz ve onu n yaşıtı olur / akranı olur , Muhakkak ki onlar yoldan alıkoyarlar onlarda hidayette olduklarını değerlendirirler / hesap ederler . Bize geldiği vakit diyecek ki keşke seninle / benim aramda iki doğu kadar mesafe olsaydı, ne kötü akransın / yaşıtsın, bugün asla size fayda yok, zulmettiniz kesinlikle azap ta da ortaksınız. Peki şimdi sen, apaçık bir sapıklık içinde ki sağıra mı işittireceksin yahut köre mi yol göstereceksin ? Eğer seni götürsek / giderirsek onlardan kesinlikle intikam alırız. Sana vaat ettiğimizi , sana göstereceğiz , onların üzerinde de iktidar sahibiyiz. Sen, sana vahyolunanı sımsıkı tut. Muhakkak ki sen doğru bir yol üzeresin. Muhakkak O, senin için de kavmin için de bir hatırlatmadır , ilerde sorulacaksınız. Senden önce ki Resullerimizden gönderdiklerimize sor bakalım, biz Rahmanın dışında, ibadet için ilahlar yapmış mıyız?

Rowwad Tercüme Merkezi

Şüphesiz bu Kur’an; sana ve kavmine bir şereftir, ondan sorguya çekileceksiniz.

Süleyman Ateş

O (Kur'an) sana ve kavmine bir Zikir (uyarı, şan ve şeref)dir ve yakında (ona uyup uymadığınızdan) sorulacaksınız.

Süleymaniye Vakfı

O, hem senin için hem de halkın için doğru bilgidir dipnot 1 . İleride sorguya çekileceksiniz dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zikir, bağlantılarıyla birlikte düşünülüp öğrenilen doğru bilgi, o bilgiyi kullanıma hazır tutmak, akla veya dile getirmektir (Müfredat). Doğru bilginin kaynağı Allah'ın ayetleridir. Bunlar, yaratılan ayetler ve indirilen ayetler olmak üzere iki türlüdür. Her birinden elde edilen doğru bilgi zikirdir (Enbiya 21/24, En'am 6/80). İnsanı, sadece bu bilgi tatmin eder (Ra'd 13/28). Allah'ı zikretmek; onu, kitabını ve yarattığı ayetleri dikkate almak, akıldan çıkarmamak ve onların üzerinde düşünmektir. İnsan bunlardan bildiği kadarıyla sorumludur (Bakara 2/209).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kur'an, hem senin için, hem de halkın için doğru bilgidir. Yakında bu konuda sorguya çekileceksiniz.

Şaban Britch

Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir şereftir, ondan sorguya çekileceksiniz.

Şaban Piriş

Şüphesiz, (Kur'an) senin için ve kavmin için de sorgulanacağınız bir hatırlatmadır.

Yaşar Nuri Öztürk

Gerçek şu: Bu Kur'an sana ve toplumuna elbetteki bir hatırlatıcı/bir düşündürücü/bir şeref/bir öğüttür. Bundan sorumlu tutulacaksınız.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

For the Quran is an authoritative counsel to you and a discourse of Practical Divinity to your people and there shall come the Day when all of you will be called to account.

Abdul Haleem

for it is a reminder for you and your people: you will all be questioned.

Abdullah Yusuf Ali

The (Qur'an) is indeed the message, for thee and for thy people; and soon shall ye (all) be brought to account.

Abul A'la Maududi

Verily it is a great source of eminence for you and your people, and soon you will be called to account concerning that. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, there can be no greater good fortune for a person than that Allah should choose him from among all men to become the recipient of His Book, and there can be no greater good fortune also for a nation than that Allah should raise His Prophet in it, apart from all other nations of the world, and should send down His Book in its tongue, and give it the opportunity to rise as the standard-bearer of divine message in the world. If the Quraish and the people of Arabia have no sense of this great honor, and spurn it, a time will come when they will be called upon to account for it.

Aisha Bewley

It is certainly a reminder to you and to your people and you will be questioned.

Al-Hilali & Khan

And verily this (the Qur’ân) is indeed a Reminder for you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) and your people (Quraish people, or your followers), and you will be questioned (about it).

Ali Quli Qarai

Indeed it is a reminder for you and for your people, and soon you will be questioned.

Amatul Rahman Omar

And truly this (Qur'ân) is a source of rising to eminence for you and for your people. And you shall all be asked about (whether you did the duty you owed to it).

Arthur John Arberry

Surely it is a Reminder to thee and to thy people; and assuredly you will be questioned.

Bijan Moeinian

The fact of the matter is that you (Mohammad) and your nation are chosen to be honored with the revelation of this book. Know that you will be judged by this book (Qur’an).

E. Henry Palmer

and, verily, it is a reminder to thee and to thy people, but in the end they shall be asked.

Edip-Layth

This is indeed a reminder for you and your people; and you will all be questioned.

George Sale

And it is a memorial unto thee and thy people, and hereafter shall ye be examined concerning your observance thereof.

Hamid S. Aziz

And most surely it (the Quran) is a Reminder for you and your people, and you shall soon be questioned.

Mahmoud Ghali

And surely it is indeed a Remembrance to you and to your people, and surely you (all) will eventually be questioned (about it).

Marmaduke Pickthall

And lo! it is in truth a Reminder for thee and for thy folk; and ye will be questioned.

Mohamed Ahmed - Samira

It is a (source) of greatness for you and your people. You will surely be questioned about it.

Muhammad Asad

and, verily, this [revelation] shall indeed become [a source of] eminence for thee and thy people: but in time you all will be called to account [for what you have done with it].

Mustafa Khattab

Surely this ˹Quran˺ is a glory for you and your people. And you will ˹all˺ be questioned ˹about it˺.

Progressive Muslims

And this is indeed a reminder for you and your people; and you will all be questioned.

Rashad Khalifa

This is a message for you and your people; all of you will be questioned.

Sahih International

And indeed, it is a remembrance for you and your people, and you [all] are going to be questioned.

Sam Gerrans

And it is a remembrance for thee and for thy people; and you will be questioned.

Shabbir Ahmed

And, behold, this Reminder will give eminence to you and your people. But in time, all of you will be called to account for what you have done with it. (21:10), (21:24), (25:30).

Syed Vickar Ahamed

And verily, the (Quran) is indeed the Message, for you and for your people; And soon (all of) you shall be questioned (about it).

Taqi Usmani

And certainly this (Qur’ān) is a word of honour for you and your people, and you will be questioned.

The Monotheist Group

And this is indeed a reminder for you and your people; and you will all be questioned.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 44. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 44. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 44. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩