Zümer suresi

Zümer suresi, 3. ayet

Zümer suresi, 3. ayet. أَلَا لِلَّهِ ٱلدِّينُ ٱلْخَالِصُ وَٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِهِۦٓ أَوْلِيَآءَ مَا نَعْبُدُهُمْ إِلَّا لِيُقَرِّبُونَآ إِلَى ٱللَّهِ زُلْفَىٰٓ إِنَّ ٱللَّهَ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ فِى مَا هُمْ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى مَنْ هُوَ كَٰذِبٌ كَفَّارٌ

elâ lillâhi-ddînü-lḫâliṣ. velleẕîne-tteḫaẕû min dûnihî evliyâ'. mâ na`büdühüm illâ liyüḳarribûnâ ile-llâhi zülfâ. inne-llâhe yaḥkümü beynehüm fî mâ hüm fîhi yaḫtelifûn. inne-llâhe lâ yehdî men hüve kâẕibün keffâr.

Diyanet İşleri

İyi bilin ki, halis din yalnız Allah'ındır. O'nu bırakıp da başka dostlar edinenler, "Biz onlara sadece, bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz" diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zümer 1–6 · surenin 3. ayeti / 75

Konu Halis din Allah'ındır; yaratılış ve iki tip insan Zümer 1–10 3

  1. Zümer 1

    Kitab'ın indirilmesi mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafındandır.

  2. Zümer 2

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz biz o Kitab'ı sana hak olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah'a has kılarak O'na kulluk et.

  3. 3

    İyi bilin ki, halis din yalnız Allah'ındır. O'nu bırakıp da başka dostlar edinenler, "Biz onlara sadece, bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz" diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.

  4. Zümer 4

    Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi, yarattıklarından dilediğini seçerdi. O, bundan uzaktır, yücedir. O, bir ve her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan Allah'tır.

  5. Zümer 5

    Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

  6. Zümer 6

    O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı. Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hakimiyet) yalnız O'nundur. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

3. Bu, ihlâs emrini vurgulayan bir buyruktur ve kemâlin bütünü ile Yüce Allah’a ait olduğunu açıkladığı gibi bütün yönleri ile kullarına lütüfkâr olduğunu da açıklamaktadır.

O halde aynı şekilde bütün şaibelerden arınmış, saf ve halis din de yalnız O’nundur. Bu da hem kendisi için, hem de en seçkin kulları için beğenip seçtiği ve onlara uymalarını emrettiği dindir.

Çünkü bu din; sevilmesi, korkulması, kendisinden ümit edilmesi, kullarının ihtiyaçlarını karşılamakta kendisine dönülmesi hususlarında yalnızca Yüce Allah’ın ilâh edinilmesini içerir. İşte kalpleri ıslah eden, temizleyen ve arındıran din budur. Yani ibadette ve hiçbir hususta O’na ortak koşmamaktır.

Çünkü Allah, şirkin/ortaklığın her türünden uzaktır. Ortak koşulan hiçbir şeyde Yüce Allah’a ait bir şey olamaz. Çünkü bütün ortaklar arasında ortaklığa en muhtaç olmayan O’dur. Diğer taraftan şirk, kalpleri de ruhları da ifsad eder. Dünya ve âhirette insanları en ileri derecede bedbahtlığa mahkûm eder.

Bundan dolayı Allah, tevhid ve ihlâsı emrettikten sonra kendisine ortak koşulmasını da yasaklamış ve ortak koşanların yerilmiş olduklarını bildirerek şöyle buyurmuştur:

“O’nun dışında dostlar edinenler” ibadetlerini ve dualarını O’ndan başkalarına yönelterek onları dost, yardımcı ve hami edinenler: “Biz bunlara ancak bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” yani ihtiyaçlarımızı Allah’a arz etsinler ve O’nun nezdinde bize şefaat etsinler diye ibadet ediyoruz, yoksa biz bunların yaratmadığını, rızık vermediklerini ve hiçbir şeye sahip olamadıklarını biliyoruz, derler ve bu sözleriyle kendilerini mazur göstermeye çalışırlar. Ama bu şekilde davrananlar, Allah’ın emrettiği ihlâsı terk etmiş ve en büyük haram olan şirke kalkışma cesaretini göstermiş, kendisine denk hiçbir kimse bulunmayan o yüce yaratıcı ve mutlak hükümdarı, yaratılmış hükümdarlara kıyas etmişlerdir.

Bozuk akıllarına ve hasta görüşlerine dayanarak şu kanaati ileri sürmüşlerdir: “Nasıl ki hükümdarların yanına ancak onlar tarafından kabul görmüş kimseler ve birtakım şefaatçiler/aracılar vasıtası ile çıkılır; nasıl ki onların yönetimleri altında bulunanların ihtiyaçlarını kendilerine arz eden ve onların işlerine bakmaları için merhamet duygularını harekete geçiren ve bu hususta gerekli ortamları hazırlayan yardımcıları/bakanları vardır; işte Yüce Allah da böyledir.”

Halbuki bu, yapılabilecek en tutarsız kıyaslamadır. Üstelik bu, yüce yaratıcı ile yaratılmış bir mahluku birbirine eşit görmeyi de ihtiva eder. Halbuki yaratılan ile yaratan arasında çok büyük bir farkın bulunduğu akıl, nakil ve fıtrat yönünden sabit bir husustur.

Zira hükümdarların, kendileri ile yönetimleri altındakiler arasında aracılara ihtiyaç duymaları, yönettiklerinin durumlarını bilmeyişlerinden dolayıdır. Bu yüzden yönettiklerinin durumlarını kendilerine bildirecek kimselere ihtiyaçları vardır. Bazen de ihtiyaç sahibi kimselere kalplerinde herhangi bir merhamet bulunmayabilir. Bu yüzden kalplerini yönetilenlere karşı yumuşatacak, onlara merhamet duymalarını sağlayacak kimselere, şefaatçilere ve yardımcılara, kendilerinden çekinecekleri kimselere gerek vardır. Bu kimselerden çekinerek, onların hatırlarını kırmayıp isteklerini yerine getirerek aracı oldukları kimselerin ihtiyaçlarını karşılarlar. Kendileri de aynı şekilde muhtaç kimsedirler. O nedenle fakirlik korkusu ile bazen muhtaçların ihtiyaçlarını karşılamayabilirler.

Rabbimiz Yüce Allah ise ilmi ile açığı da gizlisi de dahil her şeyi kuşatmıştır. O’nun kullarının ve egemenliği altında bulunanların hallerini kendisine bildirecek kimselere ihtiyacı yoktur. O yüce Rabbimiz, merhametlilerin en merhametlisidir, cömertlerin en cömerdidir. Kullarına merhamet etmesini sağlamak için yarattıklarından hiçbir kimseye muhtaç değildir. Aksine O, kullarına kendi nefislerinden de anne ve babalarından da daha merhametlidir. Onları Kendisinin merhametine nail olmalarını sağlayacak sebeplere teşvik eden, bu sebepleri yerine getirmeye davet eden O’dur. Kendileri için isteyemedikleri menfaatleri O, onlar için ister. O, hiçbir şeye muhtaç olmayan mutlak Ğani’dir, çok zengindir. Baştan sona bütün yaratılmışlar bir alanda toplanacak olsalar ve O’na isteklerini arzetseler, O da onların her birisine isteyip temenni ettiği her şeyi verecek olsa, hiçbir şekilde O’nun zenginliğinden, O’nun nezdinde bulunanlardan bir şey eksiltmezler. Denize bir iğne daldırılıp çıkartıldığında o iğne denizden ne eksiltiyorsa ancak o kadarını eksiltebilirler.

Bütün şefaatçiler O’ndan korkar, O’nun izni olmaksızın hiç kimse şefaat edemez. Şefaat, bütünü ile O’nun elindedir.

İşte bu gibi farklar ile Yüce Allah’a ortak koşanların cahilliği, onların büyük çaptaki akılsızlıkları ve O’na karşı ne kadar küstah oldukları açıkça anlaşılmaktadır. Aynı şekilde Yüce Allah’ın şirki mağfiret etmeyişinin hikmeti de anlaşılmaktadır. Çünkü şirk, Allah'a dil uzatmak, O’nun şanına leke sürmek demektir.

Bundan dolayı Allah, ihlâs sahibi kimseler ile müşriklerden oluşan iki kesim hakkında -müşrikler için tehdit içeren bir ifade ile- şöyle buyurmaktadır:

“Şüphesiz Allah, ihtilâf ettikleri hususlar hakkında aralarında hüküm verecektir.”

Böylece Yüce Allah’ın hükmünün, ihlâs sahibi mü’minleri Naîm cennetlerine yerleştireceği, Allah’a ortak koşanlara da cennete girmeyi haram kılacağı ve onların cehennem ateşinde barınacağı yönünde olduğu anlaşılmaktadır.

“Şüphe yok ki Allah, yalancı ve kâfir/nankör hiç kimseyi hidâyet erdirmez.” Dosdoğru yolu izleme tevfikini onlara ihsan etmez.

Çünkü böyleleri, kendilerine gelen onca öğüt, delil, belge ve mucizeye rağmen bir türlü bu sıfatlarından uzaklaşmayan kimselerdir. Yüce Allah, onlara pek çok delil göstermişti; ama onlar bunları bile bile inkâr edip kâfir olmuş ve onları yalanlamışlardır.

Böylelerine Allah nasıl hidâyet versin ki? Bunlar zaten kapıyı kendi yüzlerine kendileri kapatmıştır. Bundan dolayı Yüce Allah, onların kalbine mühür vurmakla onları cezalandırmıştır. Artık böyleleri iman etmez.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İyi bilin ki, şirkten arındırılmış din yalnız Yüce Allah'ındır. Allah'ı bırakıp da put ve tağutlardan veliler edinenler, Allah'ın dışında bunlara ibadet ederler ve onlara olan bu ibadetlerinin mazereti hakkında şöyle derlerdi: "Biz onlara sadece bizi Allah'a yakın bir makama yaklaştırmaları, ihtiyaçlarımızı O'na yükseltmeleri ve O'nun katında bize şefaat etmeleri için ibadet ediyoruz." Şüphesiz Yüce Allah, kıyamet günü tevhit hususunda ihtilaf ettikleri hususta muvahhit Müminler ile kâfir müşrikler arasında hükmedecektir. Şüphesiz Allah, kendisine ortak nispet eden yalancıları ve vermiş olduğu nimetlere nankörlük edenleri hakka muvaffak kılmaz.

Kelimeler

33 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَلَا ela iyi bil ki
  2. لِلَّهِ lillahi yalnız Allah'ındır kök: اله
  3. ٱلدِّينُ d-dinu din kök: دين
  4. ٱلْخَالِصُ ۚ l-halisu halis kök: خلص
  5. وَٱلَّذِينَ vellezine ve kimseler
  6. ٱتَّخَذُوا۟ ttehazu edinen kök: اخذ
  7. مِن min
  8. دُونِهِۦٓ dunihi O'ndan başka kök: دون
  9. أَوْلِيَآءَ evliya'e dostlar kök: ولي
  10. مَا ma
  11. نَعْبُدُهُمْ nea'buduhum biz bunlara tapmıyoruz kök: عبد
  12. إِلَّا illa dışıda (bir sebeple)
  13. لِيُقَرِّبُونَآ liyukarribuna bizi yaklaştırmaları kök: قرب
  14. إِلَى ila
  15. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  16. زُلْفَىٰٓ zulfa daha yakın kök: زلف
  17. إِنَّ inne şüphesiz ki
  18. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  19. يَحْكُمُ yehkumu hükmünü verecektir kök: حكم
  20. بَيْنَهُمْ beynehum onlar arasında kök: بين
  21. فِى fi
  22. مَا ma ne ki
  23. هُمْ hum onlar
  24. فِيهِ fihi onun hakkında
  25. يَخْتَلِفُونَ ۗ yehtelifune ayrılığa düşüyorlar kök: خلف
  26. إِنَّ inne şüphesiz ki
  27. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  28. لَا la
  29. يَهْدِى yehdi doğru yola iletmez kök: هدي
  30. مَنْ men olanı
  31. هُوَ huve o
  32. كَـٰذِبٌۭ kazibun yalancı kök: كذب
  33. كَفَّارٌۭ keffarun nankör kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Şüphesiz Allah katında din İslam'dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden…

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen…

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

  • Aynı kök: خلص (31 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Ancak tövbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'ın kitabına sarılanlar ve dinlerini Allah'a has kılanlar müstesnadır. Bunlar mü'minlerle…

  • Aynı kök: خلص (31 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O'na) doğrultun. Dini Allah'a has kılarak O'na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı…

  • Aynı kök: خلص (31 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgarla…

  • Aynı kök: زلف (10 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Ne mallarınız ne de çocuklarınız, sizi bizim katımıza daha çok yaklaştıran şeylerdir! Ancak iman edip salih amel işleyenler başka. İşte onlar için…

  • Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur'an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu).…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Dikkat edin! Arı duru din yalnızca Allah'a aittir. O'nun peşi sıra dostlar edinenler "Onlara, bizi yalnızca Allah'a biraz daha yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz!" (derler). dipnot 1 Şüphesiz ki Allah ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz ki Allah yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola ulaştırmaz.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Yûnus 10:18. ayetle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Değil mi ki böyle bir borçluluk bilincinin en saf ve samimi olanı, sadece Allah'a has kılınanıdır! O'ndan başkalarını sığınacak otorite edinenler, "Biz bunlara sadece bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz!" (derler). Şu kesin ki, tartıştıkları her hususta Allah onlar arasındaki hükmü verecektir: çünkü Allah yalanı tabiat haline getiren hiçbir nankörü asla doğru yola yöneltmez.

Muhammed Esed

Halis inancın yalnız Allah'a yönelmesi gerekmez mi? O'ndan başkasını dost ve koruyucu edinenler, "Biz bunlara sırf bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz!" (derler). Şüphesiz Allah, (Kıyamet Günü) onlar arasında (hakikatten saptıkları) her konuda mutlaka hüküm verecektir, çünkü Allah, (kendi kendine) yalan söyleyen ve inatla nankörlük yapan hiç kimseyi rahmetiyle doğru yola ulaştırmaz!

Ahmed Hulusi

Dikkat edin, halis din (mutlak sistem ve düzen) Allah (Esma'sının açığa çıkması) içindir! O'nun dununda (tanrısal kuvveler vehmedilenleri) veliler edinenler: "Biz onlara, sadece bizi Allah'a yaklaştırması için tapıyoruz" (derler). . . Muhakkak ki Allah onlar arasında, tartışıp durdukları konuda hüküm verecektir. . . Muhakkak ki Allah, yalancı olup, hakikati inkar eden kimseye hidayet etmez.

Ali Bulaç

Haberin olsun; halis (katıksız) olan din yalnızca Allah'ındır. O'ndan başka veliler edinenler (şöyle derler:) "Biz, bunlara bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz." Elbette Allah, kendi aralarında hakkında ihtilaf ettikleri şeylerden hüküm verecektir. Gerçekten Allah, yalancı, kafir olan kimseyi hidayete erdirmez.

Ali Özek ve heyeti

Dikkat et, hâlis din yalnız Allah'ındır. O'nu bırakıp kendilerine bir takım dostlar edinenler: Onlara, bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez.

Ali Rıza Safa

İyi bilin ki, katışıksız din, yalnızca Allah'a özgüdür. Oysa O'ndan başka bir de ayrıca dostlar edinenler, şöyle derler: "Bizi, Allah'a daha çok yaklaştırmaları için onlara hizmet ediyoruz!" Kuşkusuz, Allah, uyuşmazlığa düştükleri konularda, aralarında yargı verecektir. Kuşkusuz, Allah, yalancı nankörleri doğru yola eriştirmez. dipnot 392

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 392
    Allah'tan başka bir de ayrıca evliyalar edinenlerin, Allah'a karşı büyük bir suç işledikleri bildirilmiştir. Bir takım kişileri evliya olarak tanımlayarak ve onları mürşit -yol gösterenolarak kabul ederek, o kişiler aracılığıyla Allah'ın hoşnutluğunu kazanacaklarını düşünenlerin, bu ayeti ve 2:165-167; 9:31; 18:102, 25:17,18 ve 29:41 gibi ayetleri iyi anlamaları gerekir. Allah'ın dostlarını seçmenin insanlara düşmediği 28:68 ayetinde bildirilmiştir. Allah, O'na hizmet etmek isteyen kullarına yol gösteren olarak Kur'an'ı indirdiğini birçok ayette bildirmiştir. Uydurma evliyalar konusunda, önyazıların altıncı bölümünde ayrıntılı bilgi verilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Dikkat ediniz, saf din Allah'a aittir. O'ndan başkasını tanrı edinenler; "Bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye onlara kulluk ediyoruz" derler. Şüphesiz ki Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Elbette Allah yalancı ve inkarcı kimseyi doğru yola iletmez.

Edip Yüksel

Kesinlikle, din sadece ALLAH'a aittir. O'nun dışındakileri evliya (dostlar) olarak edinenler, "Onlar bizi ALLAH'a daha fazla yaklaştırsın diye biz onlara hizmet ediyoruz" (derler). Ayrılığa düştükleri bu konuda onların arasında ALLAH karar verecektir. ALLAH kuşkusuz, yalancıları ve nankörleri doğru yola iletmez. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Mekke müşrikleri ile İslam dinini bir limited veya anonim şirketi dinine çeviren günümüz müşrikleri arasında pek bir fark yoktur. Peygamberin, evliyaların kendilerine şefaat edeceklerine inananlar, onları Tanrı'ya eş koşmaktadırlar; itiraf etmeseler bile (6:23). Ayrıca bak, 2:48.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kesinlikle, din sadece ALLAH'a aittir. O'nun dışındakileri evliya (dostlar) olarak edinenler, 'Onlar bizi ALLAH'a daha fazla yaklaştırsın diye biz onlara tapıyoruz.' (derler). Ayrılığa düştükleri bu konuda onların arasında ALLAH karar verecektir. ALLAH kuşkusuz, yalancıları ve nankörleri doğru yola iletmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İyi bil ki halis din ancak Allah'ındır. O'ndan başka bir takım dostlara tutunanlar da şöyle demektedirler: "Biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz. şüphe yok ki, Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyle hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz.

Elmalılı Hamdi Yazır

İyi bil ki Allahındır ancak halis din, onun berisinden bir takım veliylere tutunanlar da şöyle demektedirler: biz onlara ıbadet etmiyoruz, ancak bizi Allaha yakın yaklaştırsınlar diye, şübhe yok ki Allah onların aralarında ıhtilaf edip durdukları şeyde hukmünü verecek, her halde yalancı, nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz

Erhan Aktaş

Dikkat edin! Halis dipnot 1 din yalnızca Allah'a aittir. O'nun yanı sıra veliler dipnot 2 edinenler: "Onlara, bizi Allah'a daha yakın bir seviyeye yaklaştırsınlar diye kulluk dipnot 3 ediyoruz." diyorlar. Allah, hakkında tartıştıkları şey için hükmünü verecektir. Allah, yalancı ve azılı nankörleri doğru yola iletmez.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 39:2. ayetin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bkz 32:4. ayetin 3. dipnotu.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bkz. 39:2. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Dikkat edin! Halis dipnot 1 din yalnızca Allah'a aittir. O'nun yanı sıra veliler dipnot 2 edinenler: "Onlara, bizi Allah'a daha yakın bir seviyeye yaklaştırsınlar diye kulluk dipnot 3 ediyoruz." diyorlar. Allah, hakkında tartıştıkları şey için hükmünü verecektir. Allah, yalancı ve azılı nankörleri doğru yola iletmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 39:2. Ayetin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "Veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" sözcüklerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu sözcükler, etik anlamdaki dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" sözcüğünü kullanmaktadır. (Örneğin: 2:254; 4:125; 17:73; 25:28.)
  3. metne dön, dipnot 3
    Bkz. 39:2. Ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Dikkat edin! Halis dipnot 1 din yalnızca Allah'a aittir. O'ndan başka veliler edinenler: "Onlara, bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz." diyorlar. Allah, hakkında tartıştıkları şey için hükmünü verecektir. Allah, yalancı olan ve gerçeği yalanlayan azılı nankörleri doğru yola iletmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Doğru. Şirkiz, hurafesiz, katıksız, küfürden arınmış; saf, arı-duru ve erdemli.

Gültekin Onan

Haberin olsun; halis (katıksız) olan din yalnızca Tanrı'nındır. O'ndan başka veliler edinenler (şöyle derler:) "Biz bunlara bizi Tanrı'ya daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz." Elbette Tanrı, kendi aralarında hakkında ihtilaf ettikleri şeylerden hüküm verecektir. Gerçekten Tanrı, yalancı kafirleri hidayete erdirmez.

Hasan Basri Çantay

Gözünü aç, haalis din Allahındır. Onu bırakıb da kendilerine bir takım dostlar edinenler (derler ki:) "Biz, bunlara ancak bizi Allaha daha fazla yaklaşdırsınlar diye tapıyoruz". Şübhe yok ki Allah onlar (la mü'minler) arasında, ihtilaf edegeldikleri şeyler hakkında, hükmünü verecekdir. Muhakkak ki yalancı, hakıykaten kafir olan o kimseleri Allah doğru yola iletmez.

İbni Kesir

İyi bil ki; halis din, Allah'ındır. O'ndan başka veliler edinenler; onlara, sırf bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz, derler. Doğrusu Allah, ihtilafa düştükleri şeylerde, aralarında hüküm verecektir. Muhakkak ki Allah; yalancı ve kafir olan kimseyi hidayete eriştirmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’ndan başka veliler edinenler, : “Biz bunlara ancak bizleri Allah’a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” (derler.) Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.

Süleyman Ateş

İyi bil ki, halis din yalnız Allah'ındır. O'ndan başka veliler edinerek: "Biz bunlara, sırf bizi Allah'a yaklaştırmaları için tapıyoruz," diyenler(e gelince): Şüphesiz ki Allah, onlar arasında, ayrılığa düştükleri konuda hükmünü verecektir. Allah, yalancı, nankör insanı doğru yola iletmez.

Süleymaniye Vakfı

Bilin ki saf din Allah'ın dinidir dipnot 1 . Allah ile aralarına veliler dipnot 2 koyanlar şöyle derler: "Biz bunlara sırf bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz dipnot 3 ." Allah, ihtilafa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir dipnot 4 . Allah, yalancı ve nankör birini yola getirmez dipnot 5 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nahl 16/52, Rum 30/30. Allah dinini tamamlamıştır (Maide 5/3); ona bir ekleme veya çıkarma yapılamaz. İçine Allah'tan başkasının söz ve hükümleri katılmış din, Allah'ın dini olamaz. Allah Teala, kendisinden başkasına kulluk edilmemesi için, Kur'an ayetlerini birbirini açıklar şekilde indirmiş (En'am 6/114), bu açıklamalara erişilmesi için usul belirlemiş (Al-i İmran 3/7, A'raf 7/52, Zümer 39/23, Fussilet 41/3) ve bunun dışına çıkılmasını kabul etmemiştir (Hud 11/1-2).
  2. metne dön, dipnot 2
    Aralarına başka bir şey girmeyecek şekilde birbirine yakın olan iki kişi veya şeyden her birine veli denir. Buradan hareketle akrabalık, dostluk, yardım ve inanç bakımından doğan yakınlık da mecazen bu kelimeyle ifade edilir (Müfredat). Allah ile arasına başka birini koymayan herkes Allah'ın velisi, Allah da onun velisidir (Bakara 2/257, Muhammed 47/11). Ayetler gayet açık olduğu halde tasavvufta bir velayet makamı oluşturulur, o makama veli veya evliya diye nitelenen kişiler yerleştirilerek onlar birer vesile/aracı konumuna getirilir. Böylece Allah ikinci sıraya konur ve tevbe edilmediği takdirde asla affedilmeyecek şirk günahına girilmiş olur (Bakara 2/257, Nisa 4/48, 116, A'raf 7/3, 30, Secde 32/4, Ahkaf 46/4-6).
  3. metne dön, dipnot 3
  4. metne dön, dipnot 4
  5. metne dön, dipnot 5

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bil ki Allah'ın dini, katışıksız dindir. Allah ile aralarına evliya dipnot 1 yerleştirenler şöyle derler: "Bizim bunlara kul köle olmamız, sırf bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diyedir." Allah, onların tartışıp durdukları her konudaki hükmünü, onların yüzüne karşı verecektir. Allah, yalancı olan ve ayetleri görmezlikte (kafirlikte) direnen birini yoluna kabul etmez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Evliya, veli'nin çoğuludur. Veli, aralarında kendileri dışında bir şey olmayan iki veya daha çok şeye denir. (Müfredat) Allah ile arasına, başka birini koymayan herkes Allah'ın velisidir. Araya başkasını koyanın Allah ile ilişiği kesilir. Allah Teala şöyle demiştir: "Bilin ki Allah'ın velilerinin üstünde ne korku olur ne de üzülürler. Onlar inanmış olan ve takva sahibi olan (kendini yanlışlardan koruyan) kimselerdir." (Yunus 10/62-63) Takva sahibi olanlar da "İşte Kitap budur, içinde şüpheye yer yoktur. Takva sahipleri için rehberdir. Onlar, Allah'a içten inanan, namazı düzgün ve sürekli kılan ve verdiğimiz rızıkları yerli yerince harcayanlardır. Sana indirilene de senden önce indirilenlere de inanıp güvenenler onlardır. Onların ahirete olan inançları kesindir." (Bakara 2/2-4)

Şaban Britch

Bil ki halis din Allah’ındır. Ondan başka veliler edinenler: Biz bunlara, ancak bizi Allah’a çokça yaklaştırmaları için ibadet ediyoruz derler. Allah, anlaşmazlığa düştükleri konuda aralarında hükmü verecektir. Şu kadar var ki Allah; yalancı, inkârcı ve kâfir kimseye hidayet etmez.

Şaban Piriş

Bil ki halis din Allah'ındır. Ondan başka veliler edinenler: -Biz bunlara, bizi Allah'a yaklaştırmalarından başka bir sebeple kulluk etmiyoruz derler. Allah, anlaşmazlığa düştükleri konuda aralarında hükmü verecektir. Şu kadar var ki Allah; yalancı, inkarcı kimseye yol göstermez.

Yaşar Nuri Öztürk

Gözünüzü açıp kendinize gelin! Arı duru din yalnız ve yalnız Allah'ındır! O'ndan başkasını veliler edinerek, "biz onlara, bizi Allah'a yaklaştırmaları dışında bir şey için kulluk etmiyoruz." diyenlere gelince, hiç kuşkusuz Allah onlar arasında, tartışıp durdukları konuyla ilgili hükmü verecektir. Şu bir gerçek ki, Allah, yalancı ve nankör kişiyi iyiye ve güzele kılavuzlamaz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Is it not in conformity with what is natural, right and just that dedication of the heart of one's purpose should be solemnly and exclusively to serve Allah's purpose! And those who take tutelary guardians besides Him and brew falsehood and think falsehood adduce mediation as a reason: "we only worship them", they say, "so that they intercede on our behalf and bring us close to Him. He shall judge between them in Day of Judgement on matters with which they were at variance. Indeed, Allah does not guide the one who gives himself up to lying and whose heart is barren of truth and gratitude

Abdul Haleem

true devotion is due to God alone. [As for] those who choose other protectors beside Him, saying, ‘We only worship them because they bring us nearer to God,’ God Himself will judge between them regarding their differences. God does not guide any ungrateful liar.

Abdullah Yusuf Ali

Is it not to Allah that sincere devotion is due? But those who take for protectors other than Allah (say): "We only serve them in order that they may bring us nearer to Allah." Truly Allah will judge between them in that wherein they differ. But Allah guides not such as are false and ungrateful.

Abul A'la Maududi

Lo, religion is exclusively devoted to Allah. dipnot 1 Your religion is entirely consecrated to Him. As for those who have taken others than Allah for their guardians, (they say): "We worship them only that they may bring us nearer to Allah." dipnot 2 Allah will judge between them concerning what they differ about. dipnot 3 Verily Allah does not guide anyone who is given to sheer lying, is an utter unbeliever. dipnot 4

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is an actual fact and reality, which has been presented as an argument for the above demand. It means: You should worship Allah, making deen exclusively His, for it is only Allah’s right that He should be obeyed and worshiped sincerely and exclusively. In other words, there is no one else who may deserve to be worshiped so that he also should be served and worshiped besides Allah and his commands and laws also obeyed. If a person serves someone else, apart from Allah, sincerely and exclusively, he does it wrong. Likewise, if he combines the worship of someone else with his worship of Allah, this also is against the truth. The best commentary of this verse is the Hadith which Ibn Marduyah has related from Yazid ar-Raqashi. He says: A person asked the Prophet (peace be upon him): We give away our wealth so that we become well-known. Shall we get a reward for this? The Prophet (peace be upon him) replied: No. He asked: What, if one has the intention both of Allah’s reward and of reputation in the world? The Holy Prophet replied: Allah does not accept any deed unless it is performed exclusively for His sake. After this he recited this same verse.
  2. metne dön, dipnot 2
    The disbelievers of Makkah said and the polytheists the world over generally say the same: We do not worship other beings regarding them as our creators: the Creator is only Allah, and He alone is the real Deity; but He is too high for us to have access to Him. Therefore, we make these saintly beings a means to convey our prayers and our petitions to Allah.
  3. metne dön, dipnot 3
    One should understand it well that unity and concord is possible only through Tauhid: there can be no unity through shirk. The polytheists the world over have never agreed as to which beings are the definite means of access to Allah. Some people have taken some particular gods and goddesses as the means, but even among them there is no agreement on all the gods and goddesses; some others have taken the moon, the sun, Mars, Jupiter, etc. as the means, and they also are not agreed as to which of them holds what rank and which is the real means of approach to Allah. Some others have taken the dead saints as the means, but they also differ widely about them: one believes in one saint and another in another. The reason is that the belief about these different beings is neither based on any knowledge, nor has Allah ever sent down a list telling that such and such persons are His special favorites; therefore, they only should be made the means to have access to Him. This is a creed which has spread among the people only on account of superstitions and whims and blind imitation of the elders. Hence the differences.
  4. metne dön, dipnot 4
    Here, Allah has used two words for these people, kazib (liar) and kaffar (denier). They have been called kazib because they have falsely invented this creed by themselves, and then they spread falsehood among others. As for kaffar. it has two meanings: (1) A stubborn disbeliever, i.e. the people who insist on their false creed even after the doctrine of Tauhid has come before them. (2) Ungrateful for blessings, i.e. they arc receiving all kinds of blessings from Allah, but are thanking those other beings about whom they have assumed that these blessings are reaching them through their agency and influence.

Aisha Bewley

Indeed is the sincere deen not Allah’s alone? If people take protectors besides Him – ‘We only worship them so that they may bring us nearer to Allah’ – Allah will judge between them regarding the things about which they differed. Allah does not guide anyone who is an ungrateful liar.

Al-Hilali & Khan

Surely the religion (i.e. the worship and the obedience) is for Allâh only. And those who take Auliyâ’ (protectors, helpers, lords, gods) besides Him (say): "We worship them only that they may bring us near to Allâh." Verily Allâh will judge between them concerning that wherein they differ. Truly, Allâh guides not him who is a liar, and a disbeliever.

Ali Quli Qarai

Look! [Only] exclusive faith is worthy of Allah, and those who take guardians besides Him [claiming,] ‘We only worship them so that they may bring us near to Allah,’ Allah will indeed judge between them concerning that about which they differ. Indeed Allah does not guide someone who is a liar and an ingrate.

Amatul Rahman Omar

Beware! sincere and true obedience is due to Allâh alone. Those who choose others as a patron beside Him (say), `We serve them only that they may bring us near to Allâh in station.' (It is absolutely wrong.) Allâh will judge the differences between these (believers and disbelievers). Indeed, Allâh does not guide him to success who is a liar, highly ungrateful.

Arthur John Arberry

Belongs not sincere religion to God? And those who take protectors, apart from Him -- 'We only serve them that they may bring us nigh in nearness to God' -- surely God shall judge between them touching that whereon they are at variance. Surely God guides not him who is a liar, unthankful.

Bijan Moeinian

God’s religion is the purest way of life. Those who worship more than One God (worshipping wealth, position, lust, saints, idols, etc.) saying we pray to them (as our mediators) so that they bring us closer to God, they will be judged by their Lord for what they differed in with the believers. God will not guide those who lie and cover the fact.

E. Henry Palmer

Aye! God's is the sincere religion: and those who take beside Him patrons - 'We do not serve them save that they may bring us near to God - 'Verily, God will judge between them concerning that whereon they do dispute. Verily, God guides not him who is a misbelieving liar.

Edip-Layth

Absolutely, to God is the true system. Those who set up allies besides Him: "We only serve them so that they may bring us closer to God." God will judge between them in what they dispute. Surely, God does not guide the one who is a liar, an ingrate.

George Sale

Ought not the pure religion to be exhibited unto God? But as to those who take other patrons besides Him, saying, we worship them only that they may bring us nearer unto God; verily God will judge between them concerning that wherein they disagree. Surely God will not direct him who is a liar, or ungrateful.

Hamid S. Aziz

Now, surely, sincere obedience (or pure religion) is due to Allah alone and those who take guardians besides Him, say, "We serve them only that they may bring us nearer to Allah". Surely Allah will judge between them in that in which they differ; surely Allah does not guide him aright who is a liar, ungrateful.

Mahmoud Ghali

Verily the faithful religion is for Allah. And the ones who take to themselves patrons apart from Him (say), "In no way do we worship them excepting that they may bring us near in proximity to Allah." Surely Allah will judge between them concerning that wherein they differ among themselves. Surely Allah does not guide him who is a liar, a most disbelieving (person).

Marmaduke Pickthall

Surely pure religion is for Allah only. And those who choose protecting friends beside Him (say): We worship them only that they may bring us near unto Allah. Lo! Allah will judge between them concerning that wherein they differ. Lo! Allah guideth not him who is a liar, an ingrate.

Mohamed Ahmed - Samira

Remember that devotion is exclusively for God. Those who have taken protectors other than Him, say: "We worship them that they may bring us nearer to God." Surely God will judge between them in what they are differing about. Verily God does not show the way to an ungrateful liar.

Muhammad Asad

Is it not to God alone that all sincere faith is due? And yet, they who take for their protectors aught beside Him [are wont to say], "We worship them for no other reason than that they bring us nearer to God. " Behold, God will judge between them [on Resurrection Day] with regard to all wherein they differ [from the truth]: for, verily, God does not grace with His guidance anyone who is bent on lying [to himself and is] stubbornly ingrate!

Mustafa Khattab

Indeed, sincere devotion is due ˹only˺ to Allah. As for those who take other lords besides Him, ˹saying,˺ "We worship them only so they may bring us closer to Allah," surely Allah will judge between all[1] regarding what they differed about. Allah certainly does not guide whoever persists in lying and disbelief.

Progressive Muslims

Absolutely, to God is the true system. And those who set up allies besides Him: "We only serve them so that they may bring us closer to God." God will judge between them in what they dispute. Surely, God does not guide him who is a liar, a rejecter.

Rashad Khalifa

Absolutely, the religion shall be devoted to GOD alone. Those who set up idols beside Him say, "We idolize them only to bring us closer to GOD; for they are in a better position!" GOD will judge them regarding their disputes. GOD does not guide such liars, disbelievers.

Sahih International

Unquestionably, for Allah is the pure religion. And those who take protectors besides Him [say], "We only worship them that they may bring us nearer to Allah in position." Indeed, Allah will judge between them concerning that over which they differ. Indeed, Allah does not guide he who is a liar and [confirmed] disbeliever.

Sam Gerrans

Does not the sincere doctrine belong to God? And those who take allies besides Him: — “We only serve them that they might bring us near to God in proximity!” — God will judge between them concerning that wherein they differ; God guides not him who is a liar and an ingrate.

Shabbir Ahmed

Know and make it known that the Pristine Religion is for Allah and from Him alone. And yet, they who take patrons besides Him say, "We worship them for no other reason than they bring us nearer to Allah." (5:35), (10:18), (17:57). Behold, Allah judges them (right in this Revelation) concerning that wherein they differ. Verily, Allah does not intervene to guide anyone who is a liar unto himself, thankless to his own detriment.

Syed Vickar Ahamed

Surely, for Allah Alone is the truest religion (of love, worship and sincerity). But those who take for protectors other than Allah, (say): "We only worship them so that they may bring us closer to Allah." Truly Allah will judge between them where they differ. But Allah does not guide him who is a liar and ungrateful.

Taqi Usmani

Remember, Allah alone deserves the exclusive submission. As for those who have adopted guardians other than Him (saying), "We worship them for no other reason but because they would bring us near to Allah closely", Allah will judge between them in the matters in which they are differing. Surely, Allah does not guide anyone who is liar, highly infidel.

The Monotheist Group

Absolutely, to God is the true system. And those who set up allies besides Him: "We only serve them so that they may bring us closer to God." God will judge between them in what they dispute. For God does not guide him who is a liar, a rejecter.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 3. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 3. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 3. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩