Ankebût suresi · 64–69. ayetler

Dünya hayatı oyun ve eğlencedir; cihad edenler

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Ankebût suresi, 64. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 64. ayet. وَمَا هَٰذِهِ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَآ إِلَّا لَهْوٌ وَلَعِبٌ وَإِنَّ ٱلدَّارَ ٱلْـَٔاخِرَةَ لَهِىَ ٱلْحَيَوَانُ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

    Diyanet İşleri

    Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte gerçek hayat odur. Keşke bilselerdi!

    Mehmet Okuyan

    Bu dünya hayatı, dipnot 1 oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Şüphesiz ki ahiret yurdu(na gelince), işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da geçen bütün [el-hayâtü'd-dünya] tamlamaları "yakın, içinde bulunulan hayat" demektir; kastedilen "bu âlemde yaşanan hayat"tır. "Dünya hayatı" şeklindeki çeviri anlam merkezlidir; yoksa metnin birebir karşılığı değildir.

    Mustafa İslamoğlu

    Zaten (akletselerdi, bileceklerdi ki) şu dünya hayatı (tek başına) geçici bir oyun ve oynaştan başka bir şey değildir; bir de hayatın öteki yüzü vardır ki, işte odur capcanlı gerçek hayat: keşke bunu olsun bilebilseydiler.

    Muhammed Esed

    Çünkü (akıllarını kullansalardı bilirlerdi ki) bu dünya hayatı geçici bir zevk ve eğlenceden başka bir şey değildir; oysa sonraki hayat, tek (gerçek) hayattır: keşke bunu bilselerdi!

    Ahmed Hulusi

    Şu dünya hayatı (en sefil yaşam - esfeli safiliyn) bir eğlence (kendini avutarak keyifle oyalanma) ve bir oyundan (kurallarına göre oynanan senaryo) başka bir şey değildir! Sonsuz gelecek vatana gelince; işte asıl bilinçlilik - yaşam yurdu odur. Kavrayabilselerdi!

    Ali Bulaç

    Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır'. Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi.

    Ali Özek ve heyeti

    Bu dünya hayatı sadece bir eğlenceden, bir oyundan ibarettir. Ahiret yurduna (oradaki hayata) gelince, işte asıl yaşama odur. Keşke bilmiş olsalardı!

    Ali Rıza Safa

    Dünya yaşamı, bir oyun ve bir eğlenceden başka bir şey değildir. Oysa aslında, Sonsuz Yaşam Ülkesi gerçek yaşamdır; keşke bilselerdi!

    Bayraktar Bayraklı

    Bu dünya hayatı oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Şüphesiz ahiret yurdu ise, çok uzun süreli yaşanacak yerdir. Keşke bilseler!

    Edip Yüksel

    Bu dünya hayatı bir eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise gerçek hayattır; bir bilselerdi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bu dünya hayatı bir eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise gerçek hayattır; bir bilselerdi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bu dünya hayatı, bir eğlence ve oyundan ibarettir. Gerçekten son yurt, işte öz hayat odur. Keşke bilselerdi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bu Dünya hayat bir eğlence ve oyundan ıbaret ve hakıkaten son yurd (dar-ı Ahıret) işte halis hayat o amma bilselerdi

    Erhan Aktaş

    Bu dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Ahiret Yurdu, gerçek hayattır. Keşke, bunun farkında olsalardı!

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bu dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Ahiret yurdu, gerçek hayattır. Keşke, bunun farkında olsalardı!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bu dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Ahiret yurdu, gerçek hayattır. Keşke, bunun farkında olsalardı!

    Gültekin Onan

    Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır'. Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi.

    Hasan Basri Çantay

    Bu dünya hayatı bir eğlenceden, bir oyundan başka (şey) değildir. Ahiret yurdu (na gelince:) Şübhe yok ki o, (asıl) hayatın ta kendisidir, (bunu) bilmiş olsalardı...

    İbni Kesir

    Bu dünya hayatı; yalnızca bir oyun ve oyalanmadır. Asıl hayat, ahiret yurdundaki hayattır. Keşki bilseler.

    Mehmet Alagaş

    (64-69) Dünya hayatı sadece oyalanma / eğleşme ve oyundur, diğer yurt ise işte o yaşamaktır, keşke bilselerdi. (Asıl hayat için bekletildiğiniz / eğleştiğiniz yer nasıl aynı olabilir) Gemiye bindikleri vakit dininde katkısız / halisane olarak dua ederler, ne zaman ki karaya onları kurtardığımızda ise onlara verdiklerimizi yok saymak için ve de geçinmek / metalanmak için ortak koşarlar, ileride bilecekler. Görmediler mi ki etrafında insanları kapanlardan / kaçıranlardan onları dokunulmaz ve emin yaptık, Allah’ın nim etini yok sayıp geçersiz olana mı iman edecekler. Allah’a yalanı iftira edenden daha zalim kimdir? Yahut geldiği halde gerçeği yalanlayandan daha zalim kimdir? Kafirler için cehennem gidilecek yer değil midir? Bizim içimizde kalarak / bizim uğrumuza cihat edenlere yolarını göstereceğiz Muhakkak ki Allah , güzel davrananlarla beraberdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bu dünya hayatı bir eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise işte asıl hayat odur. Keşke bilselerdi.

    Süleyman Ateş

    Bu dünya hayatı eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu, işte asıl hayat odur (asıl yaşanacak yer orasıdır), keşke bilselerdi!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Şu yaşanan hayat, bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Asıl hayat, son yurttaki hayattır; keşke bilseler.

    Şaban Britch

    Bu dünya hayatı, bir eğlence ve bir oyundan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise, gerçek hayat odur. Bilmiş olsalardı…

    Şaban Piriş

    Bu dünya hayatı, bir eğlence ve bir oyundan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise, gerçek hayat odur. Bilmiş olsalardı...

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şu iğreti dünya hayatı, bir eğlence ve oyundan başka şey değil. Ahiret yurduna gelince, asıl hayat işte odur. Ah, bilebilselerdi!

  2. Ankebût suresi, 65. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 65. ayet. فَإِذَا رَكِبُوا۟ فِى ٱلْفُلْكِ دَعَوُا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ فَلَمَّا نَجَّىٰهُمْ إِلَى ٱلْبَرِّ إِذَا هُمْ يُشْرِكُونَ

    Diyanet İşleri

    Gemiye bindikleri zaman dini Allah'a has kılarak O'na dua ederler. Onları kurtarıp karaya çıkardığı zaman ise bir de bakarsın ki, Allah'a ortak koşuyorlar.

    Mehmet Okuyan

    (65, 66) Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O'na özgü kılarak Allah'a yalvarırlar. Fakat onları karaya kurtarınca (çıkarınca), bir de bakarsın ki kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (Allah'a) ortak koşmaktadırlar. dipnot 1 (Bir süre daha) yararlansınlar (bakalım)! İleride (gerçeği) bilecekler! dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Yûnus 10:12; Nahl 16:54; İsrâ 17:67; Rûm 30:33; Lokmân 31:32; Zümer 39:8, 49; Şûrâ 42:48.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Nahl 16:55; Rûm 30:34.

    Mustafa İslamoğlu

    Fakat gemiye binip de (tehlike hissettikleri) zaman, inancı batıldan arındırıp dini yalnız O'na has kılarak başlarlar Allah'a yalvarıp yakarmaya; ne ki O kendilerini sağ salim karaya çıkarır çıkarmaz, aynı kimseler başlarlar O'na ortak koşmaya.

    Muhammed Esed

    Bir gemiye bindikleri zaman (ve kendilerini tehlikede gördükleri sırada) (işte o anda) içten bir inançla yalnız Allah'a yalvarıp yakarırlar; sağ salim karaya çıkar çıkmaz da bazı hayali güçleri (tekrar) O'na ortak koş(maya başl)arlar:

    Ahmed Hulusi

    Gemiye bindikleri vakit, inançlarını sırf O'na yönlendirerek Allah'a dua ederler. . . Onları karaya (çıkarıp) kurtarınca, bir de bakarsın onlar şirk koşuyorlar!

    Ali Bulaç

    Onlar gemiye bindikleri zaman, dini yalnızca O'na 'halis kılan gönülden bağlılar' olarak, Allah'a yalvarıp yakarırlar. Ama onları karaya çıkarıp kurtarınca, hemen şirk koşarlar.

    Ali Özek ve heyeti

    Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O’na has kılarak (ihlâsla) Allah'a yalvarırlar. Fakat onları sâlimen karaya çıkarınca, bir bakarsın ki, (Allah'a) ortak koşmaktadırlar.

    Ali Rıza Safa

    Gemiye bindiklerinde, dini yalnızca Allah'a özgüleyerek, O'na yakarışlarda bulunurlar. Fakat onları kurtarıp karaya çıkarınca, hemen ortaklar koşarlar.

    Bayraktar Bayraklı

    Gemiye bindikleri zaman, içten inanarak Allah'a yalvarırlar. Ama Allah, onları kurtarıp karaya çıkarınca bir de bakarsın ortak koşarlar.

    Edip Yüksel

    Gemiye bindikleri zaman, dini sadece ALLAH'a ait kılarak O'nu çağırırlar. Ne zaman ki onları denizden kurtarırız ortak koşmaya tekrar başlarlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gemiye bindikleri zaman, dini sadece ALLAH'a ait kılarak O'nu çağırırlar. Ne zaman ki onları denizden kurtarırız ortak koşmaya tekrar başlarlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Baksana gemiye bindiklerinde dini Allah'a has kılarak O'na ihlasla dua ederler. Derken kendilerini karaya çıkardı mı derhal (Allah'a) ortak koşmaya koyulurlar;

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Baksan a gemiye bindiklerinde dini Allaha halis kılarak ona muhlisane dua ederler de derken kendilerini karaya çıkardı mı derhal şirke koyulurlar

    Erhan Aktaş

    Gemiye bindikleri zaman, dipnot 1 dini yalnız Allah'a özgü kılarak O'na dua dipnot 2 ederler. Fakat onları karaya çıkarıp kurtardığımız zaman, hemen şirk koşarlar.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tehlike ile yüz yüze geldiklerinde.
    2. metne dön, dipnot 2
      Dua; çağırmak, seslenmek, yardım istemek demektir. Dua, Allah'a istek ve ihtiyaçlarını arz ederek O'nun lütfunu desteğini, bağışlamasını ve yardımını istemektir (2:186). İnsan, dua etmeden önce kendisine düşeni yapmalıdır. Kendisine düşeni yapmadan Allah'tan bir şey istemek samimiyetsizliktir. Yine Allah'tan istenilen şeyin doğru bir şey olması gerekir: İstediği şeyi hak edip etmediğini, hakkı olup olmadığını dikkate almalıdır. Dua edenin, isteği kabul edildikten sonra, Allah'ı unutacak olması, duasının kabul edilmesine engeldir. Allah'ın yanı sıra başka bir kimseye veya şeye dua etmek şirktir (1:5).

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gemiye bindikleri zaman dipnot 1 , dini yalnız Allah'a özgü kılarak O'na dua ederler. Fakat onları karaya çıkarıp kurtardığımız zaman, hemen şirk koşarlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tehlike ile yüz yüze geldiklerinde.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gemiye bindikleri zaman dipnot 1 , dini yalnız Allah'a özgü kılarak O'na dua ederler. Fakat onları karaya çıkarıp kurtardığımız zaman, hemen şirk koşarlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tehlike ile yüz yüze geldiklerinde.

    Gültekin Onan

    Onlar gemiye bindikleri zaman, dini yalnızca O'na 'halis kılan gönülden bağlılar' olarak, Tanrı'ya yalvarıp yakarırlar. Ama onları karaya çıkarıp kurtarınca, hemen şirk koşarlar.

    Hasan Basri Çantay

    (Baksan a) gemiye bindikleri zaman — din (i) yalınız Kendisine (ya'ni Allaha) tahsıys etmek suretiyle ve (haalis ve) muhlis (insan) lar olarak — Allahı (nasıl) çağırırlar! Fakat biz onları selametle karaya çıkarınca da hemen Allaha eş katanlar onlardır.

    İbni Kesir

    Gemiye bindiklerinde; dini yalnız Allah'a tahsis ederek O'na yalvarırlar. Ama onları karaya çıkararak kurtarınca, hemen Allah'a şirk koşarlar.

    Mehmet Alagaş

    (64-69) Dünya hayatı sadece oyalanma / eğleşme ve oyundur, diğer yurt ise işte o yaşamaktır, keşke bilselerdi. (Asıl hayat için bekletildiğiniz / eğleştiğiniz yer nasıl aynı olabilir) Gemiye bindikleri vakit dininde katkısız / halisane olarak dua ederler, ne zaman ki karaya onları kurtardığımızda ise onlara verdiklerimizi yok saymak için ve de geçinmek / metalanmak için ortak koşarlar, ileride bilecekler. Görmediler mi ki etrafında insanları kapanlardan / kaçıranlardan onları dokunulmaz ve emin yaptık, Allah’ın nim etini yok sayıp geçersiz olana mı iman edecekler. Allah’a yalanı iftira edenden daha zalim kimdir? Yahut geldiği halde gerçeği yalanlayandan daha zalim kimdir? Kafirler için cehennem gidilecek yer değil midir? Bizim içimizde kalarak / bizim uğrumuza cihat edenlere yolarını göstereceğiz Muhakkak ki Allah , güzel davrananlarla beraberdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Gemiye bindiklerinde dini yalnız Allah'a has kılarak yalnız O'na dua ederler. Sonuçta onları karaya çıkarıp kurtarınca hemen ortak koşarlar.

    Süleyman Ateş

    Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız Allah'a halis kılarak O'na yalvarırlar. Fakat (Allah) onları salimen karaya çıkarınca hemen (O'na) ortak koşarlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gemiye bindiklerinde Allah'a boyun eğer, yalnız ona yalvarırlar. Allah onları karaya çıkardı mı, bakarsın ki, şirk koşuyorlar dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şirk koşmak: ortaklar oluşturmaktır.

    Şaban Britch

    Gemiye bindikleri zaman, dini/duayı kendisine has kılarak Allah’a dua ederler. Onları kurtarıp karaya çıkardığı zaman hemen şirk koşarlar.

    Şaban Piriş

    Gemiye bindikleri zaman, dini kendisine has kılarak Allah'a dua ederler. Onları kurtarıp, karaya çıkardığı zaman hemen şirk koşarlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Gemiye bindiklerinde, dini Allah'a özgüleyerek yalvarıp yakarırlar. Fakat Allah onları kurtarıp karaya çıkardığında, bir bakmışsın ortak koşuyorlar;

  3. Ankebût suresi, 66. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 66. ayet. لِيَكْفُرُوا۟ بِمَآ ءَاتَيْنَٰهُمْ وَلِيَتَمَتَّعُوا۟ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

    Diyanet İşleri

    Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve bir süre daha faydalansınlar bakalım! İleride bilecekler.

    Mehmet Okuyan

    (65, 66) Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O'na özgü kılarak Allah'a yalvarırlar. Fakat onları karaya kurtarınca (çıkarınca), bir de bakarsın ki kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (Allah'a) ortak koşmaktadırlar. dipnot 1 (Bir süre daha) yararlansınlar (bakalım)! İleride (gerçeği) bilecekler! dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Yûnus 10:12; Nahl 16:54; İsrâ 17:67; Rûm 30:33; Lokmân 31:32; Zümer 39:8, 49; Şûrâ 42:48.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Nahl 16:55; Rûm 30:34.

    Mustafa İslamoğlu

    Sonuçta kendilerine verdiklerimize nankörlük etmiş ve kısa vadeli bir hazzı tüketmiş olurlar: Fakat zamanı gelince (gerçeği) anlayacaklar.

    Muhammed Esed

    böylece kendilerine bahşettiğimiz her türlü (nimete) karşı nankörlük yapar ve dünyadaki hayatlarından (ahmakça) zevk almaya devam ederler; fakat, günü gelince (gerçeği) öğrenecekler.

    Ahmed Hulusi

    Kendilerine verdiklerimize (hakikatlerindeki kuvvelere) nankörlük yapsınlar ve (geçici şeylerden) faydalansınlar diye (şirke dönerler)! Yakında anlayacaklar!

    Ali Bulaç

    Kendilerine verdiğimiz (nimetler)e nankörlük etsinler ve yararlanıp metalansınlar diye. Ancak onlar yakında bileceklerdir.

    Ali Özek ve heyeti

    Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etsinler ve sefa sürsünler bakalım! Ama yakında bilecekler!

    Ali Rıza Safa

    Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler ve yararlansınlar; artık yakında öğrenecekler.

    Bayraktar Bayraklı

    Böylece kendilerine bahşettiğimiz nimetlere karşı nankörlük yapar ve dünyadaki hayatlarından zevk almaya devam ederler. Fakat yakında bileceklerdir.

    Edip Yüksel

    Bırak, kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler, zevklensinler. İleride bilecekler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bırak, kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler, zevklensinler. İleride bilecekler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kendilerine verdiğimiz nimete nankörlük etsinler ve hayattan zevk alsınlar diye! Fakat ileride bilirler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ki kendilerine verdiğimiz ni'mete nankörlük etsinler ve hayattan zevk alsınlar diye, fakat ileride bilirler

    Erhan Aktaş

    Onlar, kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve gönüllerince yaşasınlar! Yakında neyin ne olduğunu görecekler!

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar, kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve gönüllerince yaşasınlar! Yakında neyin ne olduğunu görecekler!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve gönüllerince yaşasınlar! Yakında neyin ne olduğunu görecekler!

    Gültekin Onan

    Kendilerine verdiğimiz (nimetler)e küfretsinler ve yararlanıp metalansınlar diye. Ancak onlar yakında bileceklerdir.

    Hasan Basri Çantay

    Ki (bu suretle) kendilerine verdiğimiz (ni'metler) e nankörlük etsinler ve (hayatdan) zevk alsınlar diye. Fakat onlar yakında bileceklerdir.

    İbni Kesir

    Kendilerine verdiğimize küfretsinler, eğlensinler bakalım. Yakında bileceklerdir.

    Mehmet Alagaş

    (64-69) Dünya hayatı sadece oyalanma / eğleşme ve oyundur, diğer yurt ise işte o yaşamaktır, keşke bilselerdi. (Asıl hayat için bekletildiğiniz / eğleştiğiniz yer nasıl aynı olabilir) Gemiye bindikleri vakit dininde katkısız / halisane olarak dua ederler, ne zaman ki karaya onları kurtardığımızda ise onlara verdiklerimizi yok saymak için ve de geçinmek / metalanmak için ortak koşarlar, ileride bilecekler. Görmediler mi ki etrafında insanları kapanlardan / kaçıranlardan onları dokunulmaz ve emin yaptık, Allah’ın nim etini yok sayıp geçersiz olana mı iman edecekler. Allah’a yalanı iftira edenden daha zalim kimdir? Yahut geldiği halde gerçeği yalanlayandan daha zalim kimdir? Kafirler için cehennem gidilecek yer değil midir? Bizim içimizde kalarak / bizim uğrumuza cihat edenlere yolarını göstereceğiz Muhakkak ki Allah , güzel davrananlarla beraberdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve bir süre daha faydalansınlar bakalım! İleride bilecekler.

    Süleyman Ateş

    Ki kendilerine verdiğimiz (ni'metler)e nankörlük etsinler ve (şu geçici hayatta) zevk içinde yaşasınlar. Ama yakında (gerçeği) bileceklerdir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunu, Allah'ın onlara verdiğini görmemek ve günlerini gün etmek için yaparlar. Onlar yakında öğreneceklerdir.

    Şaban Britch

    Kendilerine verdiklerimize nankörlük edip, dünyada geçinip gitsinler bakalım, yakında öğrenecekler.

    Şaban Piriş

    Kendilerine verdiklerimize nankörlük edip, dünyada geçinip gitsinler bakalım, yakında öğrenecekler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Verdiklerimize karşı nankörlük etsinler ve birazcık zevklensinler diye... Yakında bilecekler.

  4. Ankebût suresi, 67. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 67. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا جَعَلْنَا حَرَمًا ءَامِنًا وَيُتَخَطَّفُ ٱلنَّاسُ مِنْ حَوْلِهِمْ أَفَبِٱلْبَٰطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَةِ ٱللَّهِ يَكْفُرُونَ

    Diyanet İşleri

    Çevrelerindeki insanlar kapılıp götürülürken, bizim, onların yurtlarını saygın ve güvenlikli bir yer kıldığımızı görmediler mi? Onlar hala batıla inanıyorlar da Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

    Mehmet Okuyan

    Çevrelerinde insanlar kapılıp götürülürken, (Mekke'yi) güven içinde saygın bir yer yaptığımızı görmediler mi? Onlar Allah'ın nimet(ler)ine nankörlük edip batıla mı inanıyorlar! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Kasas 28:57. ayetle birlikte okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Peki, görmezler mi ki kendilerinin etrafındaki insanlar her tür saldırıya açık olmanın tedirginliğini yaşarken, Biz onlara güvenli bir dokunulmazlık sağladık: hala mı batıl inançlara saplanıp Allah'ın nimetlerine nankörlük edecekler?

    Muhammed Esed

    Görmezler mi ki çevrelerindeki insanlar (korku ve ümitsizlik içinde) paniğe kapılmışken (Bize inananlar için) güvenli bir sığınak oluşturmuşuz? Yoksa hala geçersiz ve anlamsız şeylere inan(maya devam ed)ip Allah'ın nimetini inkar mı edecekler?

    Ahmed Hulusi

    Görmediler mi ki, onların çevresinden insanlar çekilip alınırlarken güvenli bir Harem kıldık. . . Batıla (kendilerinin bedenden ibaret olup, vefat ederek yok olacaklarına) iman edip, Allah nimetini (nefslerindeki El Esma kuvvelerini) inkar ederek nankörlük yapmıyorlar mı?

    Ali Bulaç

    Görmediler mi ki, çevrelerinde insanlar kapılıp yağma edilirken, biz Harem (Mekke'y)i güvenilir (ve dokunulmaz) kıldık? Yine de onlar, batıla inanıp Allah'ın nimetlerine nankörlük mü ediyorlar?

    Ali Özek ve heyeti

    Çevrelerinde insanlar kapılıp götürülürken, bizim (Mekke'yi) güven içinde kudsî bir yer yaptığımızı görmediler mi? Hâla bâtıla inanıp Allah’ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

    Ali Rıza Safa

    Çevrelerindeki insanlar kapılıp götürülürken, kutsal yeri güvenli yaptığımızı zaten görmüyorlar mı? Yine de gerçeğe aykırı şeylere inanarak, Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar, ülkelerini kutsal ve güvenli bir yer haline getirdiğimizi görmezler mi? Oysa onların çevresindeki insanlar sürekli saldırılara uğramaktadırlar. Onlar, batıla inanıp Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

    Edip Yüksel

    Çevrelerindeki insanlar kapılıp götürülürken, sınırlanmış bölgeyi güvenli kıldık. Batıla gerçek diye onaylayıp ALLAH'ın nimetini mi reddediyorlar?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Çevrelerindeki insanlar kapılıp götürülürken, kutsal bölgeyi güvenli kıldık. Batıla inanıp ALLAH'ın nimetini mi reddediyorlar?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bizim (Mekke'yi) güven içinde kudsi bir yer yaptığımızı görmediler mi? Oysa çevresindeki insanlar çarpılıp kapılıyor, artık batıla inanıyorlar da Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ya görmedilerde mi biz bir Harem yapmışız, emniyyet içinde, halbuki etraflarında nas çarpılıp kapılıyor, artık batıla inanıyorlar da Allahın nı'metine küfran mı ediyorlar?

    Erhan Aktaş

    Çevresindeki insanlar can güvenliği içinde değilken, orayı dipnot 1 güvenli harem dipnot 2 ve emin bir yer kıldığımızı görmediler mi? Hala Batıl'a mı inanıyorlar ve Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mekke'yi.
    2. metne dön, dipnot 2
      Saygı duyulan, dokunulmaz, kutsal.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Çevresindeki insanlar can güvenliği içinde değilken, orayı dipnot 1 güvenli harem dipnot 2 ve emin bir yer kıldığımızı görmediler mi? Hala batıla mı inanıyorlar ve Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mekke'yi.
    2. metne dön, dipnot 2
      Saygı duyulan, dokunulmaz, kutsal.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Çevresindeki insanlar can güvenliği içinde değilken, orayı dipnot 1 güvenli harem dipnot 2 ve emin bir yer kıldığımızı görmediler mi? Hala batıla mı inanıyorlar ve Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mekke'yi.
    2. metne dön, dipnot 2
      Saygı duyulan, dokunulmaz, kutsal.

    Gültekin Onan

    Görmediler mi ki, çevrelerinde insanlar kapılıp yağma edilirken, biz Harem'i (Mekke) güvenilir (aminen) kıldık? Yine de onlar, batıla inanıp Tanrı'nın nimetlerine küfür mü ediyorlar?

    Hasan Basri Çantay

    Çevrelerinde insanların zorla (yakalanıb) kapılmakda olmasına rağmen (Mekkeyi) korkusuz (ve emin bir yer) yapdığımızı onlar görmediler mi? Haala baatıla inanıyorlar da Allahın ni'metine nankörlük mü ediyorlar?

    İbni Kesir

    Çevrelerinde insanların zorla kapılıp götürülmesine rağmen orayı emin bir harem yaptığımızı onlar görmediler mi? Yoksa batıla inanıp da Allah'ın nimetine küfür mü ediyorlar?

    Mehmet Alagaş

    (64-69) Dünya hayatı sadece oyalanma / eğleşme ve oyundur, diğer yurt ise işte o yaşamaktır, keşke bilselerdi. (Asıl hayat için bekletildiğiniz / eğleştiğiniz yer nasıl aynı olabilir) Gemiye bindikleri vakit dininde katkısız / halisane olarak dua ederler, ne zaman ki karaya onları kurtardığımızda ise onlara verdiklerimizi yok saymak için ve de geçinmek / metalanmak için ortak koşarlar, ileride bilecekler. Görmediler mi ki etrafında insanları kapanlardan / kaçıranlardan onları dokunulmaz ve emin yaptık, Allah’ın nim etini yok sayıp geçersiz olana mı iman edecekler. Allah’a yalanı iftira edenden daha zalim kimdir? Yahut geldiği halde gerçeği yalanlayandan daha zalim kimdir? Kafirler için cehennem gidilecek yer değil midir? Bizim içimizde kalarak / bizim uğrumuza cihat edenlere yolarını göstereceğiz Muhakkak ki Allah , güzel davrananlarla beraberdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Çevrelerindeki insanlar kapılıp götürülürken bizim, onların yurtlarını saygın ve güvenli bir yer kıldığımızı görmediler mi? Hala batıla inanıp da Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

    Süleyman Ateş

    Görmediler mi çevrelerinde insanlar kaçırılırken biz (kendi şehirleri Mekke'yi), güvenli, dokunulmaz bir bölge yaptık? Hala batıla inanıp Allah'ın ni'metine nankörlük mü ediyorlar?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Çevrelerinde insanlar kaçırılırken kendileri için saygın ve güvenli bir yer oluşturduğumuzu görmüyorlar mı? Batıla inanacaklar da Allah'ın iyilik ve ikramını görmezlikten mi gelecekler?

    Şaban Britch

    Çevrelerinde insanlar kapılıp kaçırılırken, bizim (Mekke'yi) güvenilir, harem kıldığımızı görmüyorlar mı? Hâlâ, batıla ima edip, Allah’ın nimetlerine nankörlük mü edecekler?

    Şaban Piriş

    Görmüyorlar mı ki, etraflarındaki insanlar, birbirini boğazlarken, biz Harem'e emniyet verdik. Hala, batıla inanıp, Allah'ın nimetlerine nankörlük mü edecekler?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Görmediler mi ki, çevrelerinde insanlar çarpılıp götürülürken Harem'i güven içinde tuttuk. Hala batıla inanıp Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

  5. Ankebût suresi, 68. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 68. ayet. وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِٱلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُۥٓ أَلَيْسَ فِى جَهَنَّمَ مَثْوًى لِّلْكَٰفِرِينَ

    Diyanet İşleri

    Allah'a karşı yalan uyduran, yahut kendisine geldiğinde, gerçeği yalanlayandan daha zalim kimdir? Cehennemde kafirler için bir yer mi yok?

    Mustafa İslamoğlu

    Kendi uydurduğu yalanları Allah'a yakıştıran, ya da önüne gelen hakikati yalanlayandan daha zalim biri olabilir mi? Hiç zulümde direnenler için cehennemde yer bulunmaz mı?

    Muhammed Esed

    Kendi uydurduğu yalanları Allah'a isnad edenden yahut o'na (vahiyle) gelen hakikati yalanlayandan daha zalim kim olabilir? (Bu şekilde) hakikati inkar edenler için cehennem (en uygun) yer değil mi?

    Ahmed Hulusi

    Allah üzerine yalan uydurandan yahut kendisine Hak olarak (Rasul) geldiğinde bunu yalanlayandan daha zalim kimdir? Hakikat bilgisini inkar edenlerin yaşam ortamı, cehennemde değil midir?

    Ali Bulaç

    Allah hakkında yalan uydurup iftira edenlerden veya kendisine hak geldiği zaman onu yalan sayandan daha zalim kimdir? İnkar edenlere cehennem içinde bir konaklama yeri mi yok?

    Ali Özek ve heyeti

    Allah’a karşı yalan uyduran yahut kendisine hak gelmişken onu yalan sayandan daha zalimi kimdir? Cehennemde kâfirlere yer mi yok!

    Ali Rıza Safa

    Allah hakkında yalanlar söyleyerek iftira eden veya gerçek ona geldiğinde Onu yalanlayandan, daha aşırı, kim haksızlık yapabilir? Nankörlük edenler için cehennemde yer mi yok?

    Bayraktar Bayraklı

    Kendi uydurduğu yalanları Allah'a isnat eden veya ona gelen hakikati yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Cehennem, inkarcıların barınağı değil mi?

    Edip Yüksel

    Yalan uydurup ALLAH'a yakıştırandan ve kendisine gelen gerçeği yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Kafirler için cehennemde bir yer yok mu?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yalan uydurup ALLAH'a yakıştırandan ve kendisine gelen gerçeği yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Kafirler için cehennemde bir yer yok mu?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah'a karşı yalan uyduran yahut gerçek kendisine gelince yalan diyen kimseden daha zalim kim olabilir? Kafirlerin yeri sadece cehennem değil midir?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allaha karşı bir yalanı iftira eden yahud hak kendine gelince yalan diyen kimseden daha zalim kim olabilir? Cehennemde değil midir ancak kafirlerin yeri?

    Erhan Aktaş

    Uydurduğu yalanı Allah'a isnat eden iftiracıdan veya kendisine gelen hakikati yalanlayandan daha zalim kim vardır dipnot 1 ? Kafirler için Cehennem'de yer mi yok?

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Günümüzde cemaatler, tarikatlar, dini ekoller ve din üzerinden siyasi, ticari, itibari rant elde edenler; dini geçim kaynağı haline dönüştürenler, sünnet, hadis adı altında uydurdukları yalanları Allah'a dayandırıyorlar. Kur'an'ın yanı sıra hadis, sünnet, icma, kıyas, içtihat, esbab-ı nüzul, siyer ve fıkıh gibi kaynakları din edinenler, bu kaynaklarla helal ve haram belirleyerek Allah adına yalan uyduruyorlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Uydurduğu yalanı Allah'a isnat eden iftiracıdan veya kendisine gelen hakikati yalanlayandan daha zalim kim vardır? Kafirler için Cehennem'de yer mi yok?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Uydurduğu yalanı Allah'a isnat eden iftiracıdan veya kendisine gelen hakikati yalanlayandan daha zalim kim vardır? Gerçeği yalanlayan nankörler için Cehennem'de yer mi yok?

    Gültekin Onan

    Tanrı hakkında yalan uydurup iftira edenlerden veya kendisine hak geldiği zaman onu yalan sayandan daha zalim kimdir? Kafirlere cehennem içinde bir konaklama yeri mi yok?

    Hasan Basri Çantay

    Allaha karşı yalan düzen kişiden, yahud kendisine hak gelince onu yalan sayandan daha zaalim kimdir? Kafirlere cehennemde barınacak yer mi yok?!

    İbni Kesir

    Allah'a karşı yalan düzenden veya hak kendisine gelmişken onu yalanlayandan daha zalim kim vardır? Kafirlere cehennemde barınacak yer mi yok?

    Mehmet Alagaş

    (64-69) Dünya hayatı sadece oyalanma / eğleşme ve oyundur, diğer yurt ise işte o yaşamaktır, keşke bilselerdi. (Asıl hayat için bekletildiğiniz / eğleştiğiniz yer nasıl aynı olabilir) Gemiye bindikleri vakit dininde katkısız / halisane olarak dua ederler, ne zaman ki karaya onları kurtardığımızda ise onlara verdiklerimizi yok saymak için ve de geçinmek / metalanmak için ortak koşarlar, ileride bilecekler. Görmediler mi ki etrafında insanları kapanlardan / kaçıranlardan onları dokunulmaz ve emin yaptık, Allah’ın nim etini yok sayıp geçersiz olana mı iman edecekler. Allah’a yalanı iftira edenden daha zalim kimdir? Yahut geldiği halde gerçeği yalanlayandan daha zalim kimdir? Kafirler için cehennem gidilecek yer değil midir? Bizim içimizde kalarak / bizim uğrumuza cihat edenlere yolarını göstereceğiz Muhakkak ki Allah , güzel davrananlarla beraberdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah’a karşı yalan uyduran veya kendisine hak gelince onu yalanlayan kimseden daha zalim kim olabilir? Kâfirler için Cehennem'de barınacak yer mi yok?

    Süleyman Ateş

    Uydurduğu yalanı Allah'ın üzerine atan veya kendisine gelen gerçeği yalanlayandan daha zalim kimdir? Kafirlerin durağı cehennemde değil midir?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'a karşı yalan uyduran, ya da gerçekler kendine gelince yalana sarılandan daha yanlış davranan kim olabilir? O nankörler için Cehennem'de yer mi yok?

    Şaban Britch

    Allah hakkında yalan uydurandan veya hak geldiğinde onu yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Kâfirler için Cehennem'de konaklayacak yer mi yok!

    Şaban Piriş

    Allah hakkında yalan uydurandan veya hak geldiğinde onu yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Kafirler için cehennemde kalacak yer mi yok?!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yalan düzüp Allah'a iftira eden, yahut kendisine geldiği zaman hakkı yalanlayan kişiden daha zalim kim vardır? Cehennemde değil midir kafirlerin barınağı?

  6. Ankebût suresi, 69. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 69. ayet. وَٱلَّذِينَ جَٰهَدُوا۟ فِينَا لَنَهْدِيَنَّهُمْ سُبُلَنَا وَإِنَّ ٱللَّهَ لَمَعَ ٱلْمُحْسِنِينَ

    Diyanet İşleri

    Bizim uğrumuzda cihad edenler var ya, biz onları mutlaka yollarımıza ileteceğiz. Şüphesiz Allah, mutlaka iyilik yapanlarla beraberdir.

    Mehmet Okuyan

    Bizim uğrumuzda cihad edenleri (fedakârlık yapanları) elbette kendi yollarımıza ulaştıracağız. Şüphesiz ki Allah güzel davrananlarla beraberdir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ama davamız uğrunda var gücünü harcayanları, elbette kendi yollarımıza yönelteceğiz: ve şüphesiz Allah iyi ve erdemli olanların yanındadır.

    Muhammed Esed

    Ama davamız uğrunda üstün gayret gösterenleri, Bize varan yollara mutlaka yöneltiriz: Allah, kuşkusuz, iyilik yapanlarla beraberdir.

    Ahmed Hulusi

    Biz'e (ermek için nefsine karşı) savaş verenlere gelince, elbette onları yollarımıza ulaştıracağız. . . Kesinlikle Allah, yakin ehliyle (ihsan sahibi {Allah'a görüyormuşçasına yönelen}) elbette beraberdir! (Maiyet sırrı. )

    Ali Bulaç

    Bizim uğrumuzda cihad edenlere, şüphesiz yollarımızı gösteririz. Gerçekten Allah, ihsan edenlerle beraberdir.

    Ali Özek ve heyeti

    Ama bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz. Hiç şüphe yok ki Allah iyi davrananlarla beraberdir.

    Ali Rıza Safa

    Bizim uğrumuzda çaba gösterenleri kesinlikle yollarımıza eriştireceğiz. Kuşkusuz, Allah, güzel davrananlarla kesinlikle birliktedir.

    Bayraktar Bayraklı

    Bizim davamız uğrunda Kur'an ile mücadele edenlere, elbette onlara yollarımızı göstereceğiz. Şüphesiz, Allah güzeli hayata geçirenlerle beraberdir.

    Edip Yüksel

    Uğrumuzda çaba gösterenleri yollarımıza ileteceğiz. ALLAH hiç kuşkusuz iyilik edenlerle beraberdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Uğrumuzda çaba gösterenleri yollarımıza ileteceğiz. ALLAH hiç kuşkusuz iyilik edenlerle beraberdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bizim uğrumuzda cihad edenlere gelince, elbette Biz onlara (Bize ulaştıran) yollarımızı gösteririz. Şüphesiz ki Allah, her zaman iyi davrananlarla beraberdir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bizim uğurumuzda mücahede edenlere gelince elbette biz onlara yollarımızı gösteririz ve şübhesiz ki Allah her halde muhsinlerle beraberdir

    Erhan Aktaş

    Biz, Bizim yolumuzda cihad edenleri dipnot 1 elbette yollarımıza iletiriz. Kuşkusuz Allah, muhsinlerle dipnot 2 beraberdir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah yolunda mücadele etmek. Kararlı ve tutarlı bir şekilde özveri ile çaba göstermek, canla başla çalışmak.
    2. metne dön, dipnot 2
      İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olan.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Biz, Bizim yolumuzda cihad edenleri dipnot 1 elbette yollarımıza iletiriz. Kuşkusuz Allah, muhsinlerle dipnot 2 beraberdir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah yolunda mücadele etmek. Kararlı ve tutarlı bir şekilde özveri ile çaba göstermek, canla başla çalışmak.
    2. metne dön, dipnot 2
      İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olan.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Biz, Bizim yolumuzda cihad edenleri dipnot 1 elbette yollarımıza iletiriz. Kuşkusuz Allah, muhsinlerle dipnot 2 beraberdir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Öz veri ile gayret gösterenleri, çalışıp çabalayanları, imkanlarını seferber edenleri, kararlılıkla mücadele edenleri.
    2. metne dön, dipnot 2
      İyi kimseler, iyi işler yapanlar, iyi davranmayı ilke edinenler, güzel ahlak sahibi olanlar.

    Gültekin Onan

    Bizim uğrumuzda cihad edenlere, şüphesiz yollarımızı gösteririz. Gerçekten Tanrı, ihsan edenlerle beraberdir.

    Hasan Basri Çantay

    Bizim uğrumuzda mücahede edenler (e gelince:) Biz onlara elbette yollarımızı gösteririz. Şübhesiz ki Allah her halde ihsan erbabiyle beraberdir.

    İbni Kesir

    Bizim uğrumuzda mücahede edenleri elbette yollarımıza eriştiririz. Şüphesiz ki Allah, ihsan edenlerle beraberdir.

    Mehmet Alagaş

    (64-69) Dünya hayatı sadece oyalanma / eğleşme ve oyundur, diğer yurt ise işte o yaşamaktır, keşke bilselerdi. (Asıl hayat için bekletildiğiniz / eğleştiğiniz yer nasıl aynı olabilir) Gemiye bindikleri vakit dininde katkısız / halisane olarak dua ederler, ne zaman ki karaya onları kurtardığımızda ise onlara verdiklerimizi yok saymak için ve de geçinmek / metalanmak için ortak koşarlar, ileride bilecekler. Görmediler mi ki etrafında insanları kapanlardan / kaçıranlardan onları dokunulmaz ve emin yaptık, Allah’ın nim etini yok sayıp geçersiz olana mı iman edecekler. Allah’a yalanı iftira edenden daha zalim kimdir? Yahut geldiği halde gerçeği yalanlayandan daha zalim kimdir? Kafirler için cehennem gidilecek yer değil midir? Bizim içimizde kalarak / bizim uğrumuza cihat edenlere yolarını göstereceğiz Muhakkak ki Allah , güzel davrananlarla beraberdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bizim uğrumuzda cihad edenleri biz elbette yollarımıza iletiriz. Muhakkak ki Allah iyilik edenlerle beraberdir.

    Süleyman Ateş

    Ama biz(im uğrumuz)da cihad edenleri biz, elbette yollarımıza iletiriz. Muhakkak ki Allah, iyilik edenlerle beraberdir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bizim uğrumuzda mücadele edenlere elbette yollarımızı gösteririz. Allah güzel davrananlarla beraberdir.

    Şaban Britch

    Bizim uğrumuzda cihad edenler (var ya), biz mutlaka onları yollarımıza hidayet ederiz. Şüphesiz Allah, iyi kimselerle beraberdir.

    Şaban Piriş

    Bizim için cihad edenlere yollarımızı açarız. Şüphesiz Allah, iyi kimselerle beraberdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bizim uğrumuzda didinenleri biz, yollarımıza elbette ulaştıracağız. Allah, güzel düşünüp güzel davrananlarla mutlaka beraberdir.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.