Diyanet İşleri
Allah, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak, herkese kazandığının karşılığı verilsin diye yaratmıştır. Onlara zulm edilmez.
Câsiye suresi
Câsiye suresi, 22. ayet. وَخَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ وَلِتُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ
veḫaleḳa-llâhü-ssemâvâti vel'arḍa bilḥaḳḳi velitüczâ küllü nefsim bimâ kesebet vehüm lâ yużlemûn.
Allah, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak, herkese kazandığının karşılığı verilsin diye yaratmıştır. Onlara zulm edilmez.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nefsini ilah edinen ve dirilişi inkâr edenler Câsiye 21–26 3
Çünkü onlar, Allah'a karşı sana asla bir fayda sağlayamazlar. Şüphesiz zalimler birbirinin dostlarıdır. Allah ise kendisine karşı gelmekten sakınanların dostudur.
Bu Kur'an, insanlar için kalp gözleri (konumundaki bir nur), kesin olarak inanan bir toplum için de bir hidayet ve bir rahmettir.
Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar!
Allah, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak, herkese kazandığının karşılığı verilsin diye yaratmıştır. Onlara zulm edilmez.
Nefsinin arzusunu ilah edinen, Allah'ın; (halini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hala düşünüp ibret almayacak mısınız?
Dediler ki: "Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur. Ölürüz ve yaşarız. Bizi ancak zaman yok eder." Bu hususta onların bir bilgisi yoktur. Onlar sadece zanda bulunuyorlar.
Onlara ayetlerimiz açıkça okunduğu zaman onların delilleri ancak, "Doğru söyleyenler iseniz babalarımızı getirin" demek oldu.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
22. Yani Yüce Allah, gökleri ve yeri hikmet ile, hiçbir hususta ortak koşulmaksızın sadece kendisine ibadet edilsin diye yaratmıştır.
Bundan sonra kendisine ibadet etmelerini emretmiş olduğu, üzerlerine açık ve gizli nimetlerini ihsan ettiği kimseleri, Allah’a şükrettiler ve emrolunduklarını yerine getirdiler mi yoksa küfür ve nankörlüğe saparak cezayı hak ettiler mi? diye hesaba çekip karşılıklarını verecektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah gökleri ve yeri büyük ve açık bir hikmetle yarattı. Asla boş yere yaratmadı. Her nefse hiçbir haksızlığa uğramadan kendi kazanmış olduğu hayır ve şerrin karşılığını vermek için yarattı. Yüce Allah, onların yapmış oldukları iyiliklerini eksilterek ve kötülüklerini de artırarak onlara zulmetmez.
Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç…
Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır.
Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah gökleri ve yeri bir amaç ile yaratmıştır. Böylece herkese kazandığının karşılığı verilecektir. Onlara haksızlık edilmeyecektir.
Ama Allah gökleri ve yeri gerçek bir amaç uğruna yarattı ki, her insan kendi kazandığının karşılığını görebilsin ve hiç kimseye haksızlık yapılmasın.
Çünkü Allah, gökleri ve yeri (deruni bir) hakikate göre yarattı ve (bu sebeple diledi ki) her insan kazandığının karşılığını görsün ve hiç kimseye haksızlık yapılmasın.
Allah, semaları (bilinçleri) ve arzı (bedeni) Hak olarak (Esma'sıyla) yarattı; her kişi kazandığının sonucunu yaşasın diye; onlara haksızlık edilmez!
Allah, gökleri ve yeri hak olarak yarattı; öyle ki, her nefis kazandıklarıyla karşılık görsün. Onlara zulmedilmez.
Allah, gökleri ve yeri yerli yerince yaratmıştır. Böylece herkes kazancına göre karşılık görür. Onlara haksızlık edilmez.
Allah, gökleri ve yeryüzünü gerçek olarak ve her benliğe kazandığının karşılığını vermek için yaratmıştır. Çünkü onlara haksızlık yapılmaz.
Allah, gökleri ve yeri bir amaç uğrunayarattı ki, her can, kendi kazandığının karşılığını görsün. Onlar asla haksızlığa uğratılmazlar.
ALLAH gökleri ve yeri belli bir amaç için yarattı ki her can, kazandığının karşılığını haksızlığa uğramadan görsün.
ALLAH gökleri ve yeri belli bir amaç için yarattı ki her can, kazandığının karşılığını haksızlığa uğramadan görsün.
Halbuki Allah, gökleri ve yeri hak ile yarattı. Hem de herkesi, hakları hiç yenilmeksizin, kazandığı ile cezalandırmak için.
Halbuki Allah o Gökleri ve Yeri hakk ile halk etti, hem de her nefsi hiç hakları yenmeksizin kazandığı ile cezalandırmak için
Allah, gökleri ve yeryüzünü Hakk dipnot 1 ile yarattı. Herkes yaptığının karşılığını görecek ve hiç kimseye haksızlık edilmeyecektir.
Allah, gökleri ve yeryüzünü "hakk" dipnot 1 ile yarattı. Herkes yaptığının karşılığını görecek ve hiç kimseye haksızlık edilmeyecektir.
Allah, gökleri ve yeryüzünü "hakk" dipnot 1 ile yarattı. Herkes yaptığının karşılığını görecek ve hiç kimseye haksızlık edilmeyecektir.
Tanrı, gökleri ve yeri hak olarak yarattı; öyle ki, her nefis kazandıklarıyla karşılık görsün. Onlara zulmedilmez.
Allah, gökleri ve yeri hakkın ikaamesine sebeb olarak ve herkesin kazandığı ne ise, kendilerine asla haksızlık edilmeyerek, onunla mukaabele edilmesi için yaratmışdır.
Allah, gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Ta ki her nefis, zulme uğratılmaksızın kazancına göre karşılık görsün.
(16-22) Kesin olan şu ki, İsrail oğullarına, kitabı, hükmü ve bildiriciliği / nübüvveti verdik, onları temiz rızıkla rızıklandırdık onları alemlerde üstün tuttuk. Onlara işlerimizden açık deliller verdik. Onlara ilim de geldikten sonra aralarında ki çekememezlik / bağyen nedeniyle karşılaştılar / ihtilafa düştüler , Rabbin kesinlikle kıyamet günü aralarında ihtilaf ettikleri konularda hükmünü gerçekleştirecektir. Sonra da seni, (ey Muhammed) işten / emirden bir yol üzere / şeriat üzere kıldık (şeriat suyun kaynağına giden yollar) ona uy / tâbi ol , bilmeyenlerin havai keyiflerine uyma, muhakkak ki onlar senin için Allah'tan bir fayda getiremezler, muhakkak ki zalimlerin bazısı bazısının dostudur, Allah ise sakınanların dostudur. İşte bu insanlar için bir görmektir / basirettir, kanaat getiren / inanan kavim için , bir yola iletimdir , bir rahmettir. Kötülük işeyenler / (cerah edenler), salih amel yapanlarla, iman edenlerle onları aynı seviyede yapacağımızı mı değerlendiriyorlar / hesap ediyorlar? Ölülerle diriler aynı seviyede? Ne kötü yargıda bulunuyorlar / hüküm veriyorlar. Allah semaları ve arzı her kişi kazandığının karşılığını alsın diye gerçek olarak yarattı, onlara zulmedilmez.
Allah, her nefis kazanmakta olduklarıyla karşılık görsün diye gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Onlara zulmedilmez.
Allah, gökleri ve yeri gerçek olarak yaratmıştır ki her can, kazandığıyle cezalandırılsın, kimseye haksızlık edilmez.
Allah, gökleri ve yeri o gerçek için (sizleri imtihan için dipnot 1 ) ve herkese çalışmasının karşılığının haksızlığa uğratılmadan verilmesi için yarattı.
Allah, gökleri ve yeri gerçek dipnot 1 varlıklar olarak ve herkese çalışmasının karşılığının verileceği imtihan sebebi olsun diye dipnot 2 yarattı. Kimseye de haksızlık yapılmaz.
Allah, gökleri ve yeri herkes, hiçbir haksızlığa uğramadan kazandıklarının karşılığını görsün diye hak/adalet ile yarattı.
Allah, gökleri ve yeri, herkes, hiçbir haksızlığa uğramadan kazandıklarının karşılığını görsün diye hak olarak yarattı.
Ve Allah, gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Ta ki her benlik, kazancının karşılığıyla, hiç kimse zulme uğratılmaksızın, yüz yüze getirilsin.
And in accordance with reason and truth did Allah create the heavens and the earth, and the truth is unfolded to their own view demonstrates omnipotence and authority. He purposed to requite every soul with what is commensurate with its qualities and its actions, and they shall not be wronged.
God created the heavens and earth for a true purpose: to reward each soul according to its deeds. They will not be wronged.
Allah created the heavens and the earth for just ends, and in order that each soul may find the recompense of what it has earned, and none of them be wronged.
Allah created the heavens and the earth in Truth dipnot 1 that each person may be requited for his deeds. They shall not be wronged. dipnot 2
Allah created the heavens and earth with truth so that every self might be repaid for what it earned and they will not be wronged.
And Allâh has created the heavens and the earth with truth, in order that each person may be recompensed what he has earned, and they will not be wronged.[1]
Allah created the heavens and the earth with reason, so that every soul may be requited for what it has earned, and they will not be wronged.
Allâh has created the heavens and the earth with an eternal purpose to ensure that every soul be recompensed according to his deeds and no one be done injustice to.
God created the heavens and the earth in truth, and that every soul may be recompensed for what it has earned; they shall not be wronged.
God has created the heavens and the earth based upon the Law so that each soul be justly rewarded for what it has earned. There will be no injustice in the Court of God.
And God created the heavens and the earth in truth; and every soul shall be recompensed for that which it has earned, and they shall not be wronged.
God created the heavens and the earth with truth, and so that every person may be recompensed for whatever he/she earned, and they will not be wronged.
God hath created the heavens and the earth in truth; that He may recompense every soul according to that which it shall have wrought: And they shall not be treated unjustly.
And Allah created the heavens and the earth with Truth and that every soul may be rewarded for what it has earned and they shall not be wronged.
And Allah created the heavens and the earth with the Truth, and that every self may be recompensed for whatever it has earned; and they will not be done any injustice.
And Allah hath created the heavens and the earth with truth, and that every soul may be repaid what it hath earned. And they will not be wronged.
God has created the heavens and the earth with reason, so that He may reward each soul in accordance with what it has done; and no wrong will be done to them.
for, God has created the heavens and the earth in accordance with [an inner] truth, and [has therefore willed] that every human being shall be recompensed for what he has earned and none shall be wronged.
For Allah created the heavens and the earth for a purpose, so that every soul may be paid back for what it has committed. And none will be wronged.
And God created the heavens and the Earth with truth, and so that every soul may be recompensed for whatever it earned, and they will not be wronged.
GOD created the heavens and the earth for a specific purpose, in order to pay each soul for whatever it earned, without the least injustice.,
And Allah created the heavens and earth in truth and so that every soul may be recompensed for what it has earned, and they will not be wronged.
And God created the heavens and the earth in truth, and that every soul might be rewarded for what it earned; and they will not be wronged.
For, Allah has created the heavens and the earth with Purpose, and that every person shall be repaid what he or she has earned. And none shall be wronged.
And Allah has created the heavens and the earth with truth and for noble ends, and for each soul to find the reward of what it has earned, and none of them be wronged.
Allah has created the heavens and the earth with just purpose, and so that everybody is recompensed for what he (or she) earned, and they will not be wronged.
And God created the heavens and the earth with the truth, and so that every soul may be recompensed for whatever it earned, and they will not be wronged.