Câsiye suresi

Câsiye suresi, 22. ayet

Câsiye suresi, 22. ayet. وَخَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ وَلِتُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

veḫaleḳa-llâhü-ssemâvâti vel'arḍa bilḥaḳḳi velitüczâ küllü nefsim bimâ kesebet vehüm lâ yużlemûn.

Diyanet İşleri

Allah, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak, herkese kazandığının karşılığı verilsin diye yaratmıştır. Onlara zulm edilmez.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Câsiye 19–25 · surenin 22. ayeti / 37

Konu Nefsini ilah edinen ve dirilişi inkâr edenler Câsiye 21–26 3

  1. Câsiye 19

    Çünkü onlar, Allah'a karşı sana asla bir fayda sağlayamazlar. Şüphesiz zalimler birbirinin dostlarıdır. Allah ise kendisine karşı gelmekten sakınanların dostudur.

  2. Câsiye 20

    Bu Kur'an, insanlar için kalp gözleri (konumundaki bir nur), kesin olarak inanan bir toplum için de bir hidayet ve bir rahmettir.

  3. Câsiye 21

    Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

  4. 22

    Allah, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak, herkese kazandığının karşılığı verilsin diye yaratmıştır. Onlara zulm edilmez.

  5. Câsiye 23

    Nefsinin arzusunu ilah edinen, Allah'ın; (halini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hala düşünüp ibret almayacak mısınız?

  6. Câsiye 24

    Dediler ki: "Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur. Ölürüz ve yaşarız. Bizi ancak zaman yok eder." Bu hususta onların bir bilgisi yoktur. Onlar sadece zanda bulunuyorlar.

  7. Câsiye 25

    Onlara ayetlerimiz açıkça okunduğu zaman onların delilleri ancak, "Doğru söyleyenler iseniz babalarımızı getirin" demek oldu.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

22. Yani Yüce Allah, gökleri ve yeri hikmet ile, hiçbir hususta ortak koşulmaksızın sadece kendisine ibadet edilsin diye yaratmıştır.

Bundan sonra kendisine ibadet etmelerini emretmiş olduğu, üzerlerine açık ve gizli nimetlerini ihsan ettiği kimseleri, Allah’a şükrettiler ve emrolunduklarını yerine getirdiler mi yoksa küfür ve nankörlüğe saparak cezayı hak ettiler mi? diye hesaba çekip karşılıklarını verecektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah gökleri ve yeri büyük ve açık bir hikmetle yarattı. Asla boş yere yaratmadı. Her nefse hiçbir haksızlığa uğramadan kendi kazanmış olduğu hayır ve şerrin karşılığını vermek için yarattı. Yüce Allah, onların yapmış oldukları iyiliklerini eksilterek ve kötülüklerini de artırarak onlara zulmetmez.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَخَلَقَ ve haleka ve yaratmıştır kök: خلق
  2. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  3. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati gökleri kök: سمو
  4. وَٱلْأَرْضَ vel'erde ve yeri kök: ارض
  5. بِٱلْحَقِّ bil-hakki gerçek olarak kök: حقق
  6. وَلِتُجْزَىٰ velitucza cezalandırılsın diye kök: جزي
  7. كُلُّ kullu her kök: كلل
  8. نَفْسٍۭ nefsin can kök: نفس
  9. بِمَا bima şey ile
  10. كَسَبَتْ kesebet kazandığı kök: كسب
  11. وَهُمْ ve hum ve olnara
  12. لَا la asla
  13. يُظْلَمُونَ yuzlemune haksızlık edilmesin kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç…

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır.

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah gökleri ve yeri bir amaç ile yaratmıştır. Böylece herkese kazandığının karşılığı verilecektir. Onlara haksızlık edilmeyecektir.

Mustafa İslamoğlu

Ama Allah gökleri ve yeri gerçek bir amaç uğruna yarattı ki, her insan kendi kazandığının karşılığını görebilsin ve hiç kimseye haksızlık yapılmasın.

Muhammed Esed

Çünkü Allah, gökleri ve yeri (deruni bir) hakikate göre yarattı ve (bu sebeple diledi ki) her insan kazandığının karşılığını görsün ve hiç kimseye haksızlık yapılmasın.

Ahmed Hulusi

Allah, semaları (bilinçleri) ve arzı (bedeni) Hak olarak (Esma'sıyla) yarattı; her kişi kazandığının sonucunu yaşasın diye; onlara haksızlık edilmez!

Ali Bulaç

Allah, gökleri ve yeri hak olarak yarattı; öyle ki, her nefis kazandıklarıyla karşılık görsün. Onlara zulmedilmez.

Ali Özek ve heyeti

Allah, gökleri ve yeri yerli yerince yaratmıştır. Böylece herkes kazancına göre karşılık görür. Onlara haksızlık edilmez.

Ali Rıza Safa

Allah, gökleri ve yeryüzünü gerçek olarak ve her benliğe kazandığının karşılığını vermek için yaratmıştır. Çünkü onlara haksızlık yapılmaz.

Bayraktar Bayraklı

Allah, gökleri ve yeri bir amaç uğrunayarattı ki, her can, kendi kazandığının karşılığını görsün. Onlar asla haksızlığa uğratılmazlar.

Edip Yüksel

ALLAH gökleri ve yeri belli bir amaç için yarattı ki her can, kazandığının karşılığını haksızlığa uğramadan görsün.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH gökleri ve yeri belli bir amaç için yarattı ki her can, kazandığının karşılığını haksızlığa uğramadan görsün.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Halbuki Allah, gökleri ve yeri hak ile yarattı. Hem de herkesi, hakları hiç yenilmeksizin, kazandığı ile cezalandırmak için.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki Allah o Gökleri ve Yeri hakk ile halk etti, hem de her nefsi hiç hakları yenmeksizin kazandığı ile cezalandırmak için

Erhan Aktaş

Allah, gökleri ve yeryüzünü Hakk dipnot 1 ile yarattı. Herkes yaptığının karşılığını görecek ve hiç kimseye haksızlık edilmeyecektir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her şeyi yerli yerince, en doğru ve iyi şekilde, adalet üzerine; ilkeli, anlamlı ve amaçlı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, gökleri ve yeryüzünü "hakk" dipnot 1 ile yarattı. Herkes yaptığının karşılığını görecek ve hiç kimseye haksızlık edilmeyecektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her şeyi yerli yerince, adalet üzerine; ilkeli, anlamlı ve amaçlı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, gökleri ve yeryüzünü "hakk" dipnot 1 ile yarattı. Herkes yaptığının karşılığını görecek ve hiç kimseye haksızlık edilmeyecektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her şeyi yerli yerince, adalet üzerine; ilkeli, anlamlı ve amaçlı.

Gültekin Onan

Tanrı, gökleri ve yeri hak olarak yarattı; öyle ki, her nefis kazandıklarıyla karşılık görsün. Onlara zulmedilmez.

Hasan Basri Çantay

Allah, gökleri ve yeri hakkın ikaamesine sebeb olarak ve herkesin kazandığı ne ise, kendilerine asla haksızlık edilmeyerek, onunla mukaabele edilmesi için yaratmışdır.

İbni Kesir

Allah, gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Ta ki her nefis, zulme uğratılmaksızın kazancına göre karşılık görsün.

Mehmet Alagaş

(16-22) Kesin olan şu ki, İsrail oğullarına, kitabı, hükmü ve bildiriciliği / nübüvveti verdik, onları temiz rızıkla rızıklandırdık onları alemlerde üstün tuttuk. Onlara işlerimizden açık deliller verdik. Onlara ilim de geldikten sonra aralarında ki çekememezlik / bağyen nedeniyle karşılaştılar / ihtilafa düştüler , Rabbin kesinlikle kıyamet günü aralarında ihtilaf ettikleri konularda hükmünü gerçekleştirecektir. Sonra da seni, (ey Muhammed) işten / emirden bir yol üzere / şeriat üzere kıldık (şeriat suyun kaynağına giden yollar) ona uy / tâbi ol , bilmeyenlerin havai keyiflerine uyma, muhakkak ki onlar senin için Allah'tan bir fayda getiremezler, muhakkak ki zalimlerin bazısı bazısının dostudur, Allah ise sakınanların dostudur. İşte bu insanlar için bir görmektir / basirettir, kanaat getiren / inanan kavim için , bir yola iletimdir , bir rahmettir. Kötülük işeyenler / (cerah edenler), salih amel yapanlarla, iman edenlerle onları aynı seviyede yapacağımızı mı değerlendiriyorlar / hesap ediyorlar? Ölülerle diriler aynı seviyede? Ne kötü yargıda bulunuyorlar / hüküm veriyorlar. Allah semaları ve arzı her kişi kazandığının karşılığını alsın diye gerçek olarak yarattı, onlara zulmedilmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, her nefis kazanmakta olduklarıyla karşılık görsün diye gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Onlara zulmedilmez.

Süleyman Ateş

Allah, gökleri ve yeri gerçek olarak yaratmıştır ki her can, kazandığıyle cezalandırılsın, kimseye haksızlık edilmez.

Süleymaniye Vakfı

Allah, gökleri ve yeri o gerçek için (sizleri imtihan için dipnot 1 ) ve herkese çalışmasının karşılığının haksızlığa uğratılmadan verilmesi için yarattı.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah, gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki varlıkları, insanları ve cinleri zorlu bir imtihandan geçirmek için yaratmıştır. Bunu Hud Suresinin 7. ayetinde açıklamış, diğer ayetlerde de "(بِالْحَقِّ) o gerçek için" ifadesiyle buna işarette bulunmuştur (En'am 6/73, Hud 11/7, İbrahim 14/19, Hicr 15/85, Nahl 16/3, Ankebut 29/44, Rum 30/8, Zümer 39/5, Duhan 44/39, Ahkaf 46/3, Teğabun 64/3).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, gökleri ve yeri gerçek dipnot 1 varlıklar olarak ve herkese çalışmasının karşılığının verileceği imtihan sebebi olsun diye dipnot 2 yarattı. Kimseye de haksızlık yapılmaz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hem gerçek varlıklar hem de gerçekleri gösterir içerikte. Göklerin ve yerin, Allah'ın ayetlerinden olması ve emin olmak isteyenler için buralarda pek çok delil bulunması ile ilgili diğer ayetler Nuh 71/15-17, Casiye 45/12-13, Bakara 2/164 ve Bakara 2/255, Al-i İmran 3/190, En'am 6/99, Yunus 10/6, Yunus 10/101, Ra'd 13/2
  2. metne dön, dipnot 2
    وَهُوَ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ وَكَانَ عَرْشُهُ عَلَى الْمَاءِ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا وَلَئِنْ قُلْتَ إِنَّكُمْ مَبْعُوثُونَ مِنْ بَعْدِ الْمَوْتِ لَيَقُولَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ هَذَا إِلَّا سِحْرٌ مُبِينٌ
  3. metne dön, dipnot 3
    [هود : 7]

Şaban Britch

Allah, gökleri ve yeri herkes, hiçbir haksızlığa uğramadan kazandıklarının karşılığını görsün diye hak/adalet ile yarattı.

Şaban Piriş

Allah, gökleri ve yeri, herkes, hiçbir haksızlığa uğramadan kazandıklarının karşılığını görsün diye hak olarak yarattı.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve Allah, gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Ta ki her benlik, kazancının karşılığıyla, hiç kimse zulme uğratılmaksızın, yüz yüze getirilsin.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And in accordance with reason and truth did Allah create the heavens and the earth, and the truth is unfolded to their own view demonstrates omnipotence and authority. He purposed to requite every soul with what is commensurate with its qualities and its actions, and they shall not be wronged.

Abdul Haleem

God created the heavens and earth for a true purpose: to reward each soul according to its deeds. They will not be wronged.

Abdullah Yusuf Ali

Allah created the heavens and the earth for just ends, and in order that each soul may find the recompense of what it has earned, and none of them be wronged.

Abul A'la Maududi

Allah created the heavens and the earth in Truth dipnot 1 that each person may be requited for his deeds. They shall not be wronged. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, Allah has not created the earth and the heavens for mere sport, but it is a wise system with a purpose. In this system it is absolutely unimaginable that the people who may have accomplished good deeds by the right use of the powers and means and resources granted by Allah, and the people who may have spread mischief and wickedness by their wrong use, should end up ultimately in the dust after death, and there should be no life Hereafter in which their good and bad deeds should lead to good or bad results according to justice. If this were so, this universe would be the plaything of a thoughtless being, and not a purposeful system devised by a Wise Being. (For further explanation, see, (Surah Al-Anaam: 73);(Surah Younus, Ayats 5-6),(Surah Ibrahim, Ayat 19), (Surah An-Nahl, Ayat 3), (Surah Al- Ankabut, Ayat 44 and E.Ns 75, 76); (Surah Ar-Room, Ayat 8 and E.N. 6) on it.
  2. metne dön, dipnot 2
    In this context the sentence clearly means: If the good people are not rewarded for their goodness, and the wicked are not punished for their wickedness, and the grievances of the oppressed are not redressed, it would be injustice. There cannot be such an injustice in the kingdom of God. Likewise, there cannot also be the other kind of injustice that a good man be given a lesser reward than what is due to him, or a bad man be given a greater punishment than what he deserves.

Aisha Bewley

Allah created the heavens and earth with truth so that every self might be repaid for what it earned and they will not be wronged.

Al-Hilali & Khan

And Allâh has created the heavens and the earth with truth, in order that each person may be recompensed what he has earned, and they will not be wronged.[1]

Ali Quli Qarai

Allah created the heavens and the earth with reason, so that every soul may be requited for what it has earned, and they will not be wronged.

Amatul Rahman Omar

Allâh has created the heavens and the earth with an eternal purpose to ensure that every soul be recompensed according to his deeds and no one be done injustice to.

Arthur John Arberry

God created the heavens and the earth in truth, and that every soul may be recompensed for what it has earned; they shall not be wronged.

Bijan Moeinian

God has created the heavens and the earth based upon the Law so that each soul be justly rewarded for what it has earned. There will be no injustice in the Court of God.

E. Henry Palmer

And God created the heavens and the earth in truth; and every soul shall be recompensed for that which it has earned, and they shall not be wronged.

Edip-Layth

God created the heavens and the earth with truth, and so that every person may be recompensed for whatever he/she earned, and they will not be wronged.

George Sale

God hath created the heavens and the earth in truth; that He may recompense every soul according to that which it shall have wrought: And they shall not be treated unjustly.

Hamid S. Aziz

And Allah created the heavens and the earth with Truth and that every soul may be rewarded for what it has earned and they shall not be wronged.

Mahmoud Ghali

And Allah created the heavens and the earth with the Truth, and that every self may be recompensed for whatever it has earned; and they will not be done any injustice.

Marmaduke Pickthall

And Allah hath created the heavens and the earth with truth, and that every soul may be repaid what it hath earned. And they will not be wronged.

Mohamed Ahmed - Samira

God has created the heavens and the earth with reason, so that He may reward each soul in accordance with what it has done; and no wrong will be done to them.

Muhammad Asad

for, God has created the heavens and the earth in accordance with [an inner] truth, and [has therefore willed] that every human being shall be recompensed for what he has earned and none shall be wronged.

Mustafa Khattab

For Allah created the heavens and the earth for a purpose, so that every soul may be paid back for what it has committed. And none will be wronged.

Progressive Muslims

And God created the heavens and the Earth with truth, and so that every soul may be recompensed for whatever it earned, and they will not be wronged.

Rashad Khalifa

GOD created the heavens and the earth for a specific purpose, in order to pay each soul for whatever it earned, without the least injustice.,

Sahih International

And Allah created the heavens and earth in truth and so that every soul may be recompensed for what it has earned, and they will not be wronged.

Sam Gerrans

And God created the heavens and the earth in truth, and that every soul might be rewarded for what it earned; and they will not be wronged.

Shabbir Ahmed

For, Allah has created the heavens and the earth with Purpose, and that every person shall be repaid what he or she has earned. And none shall be wronged.

Syed Vickar Ahamed

And Allah has created the heavens and the earth with truth and for noble ends, and for each soul to find the reward of what it has earned, and none of them be wronged.

Taqi Usmani

Allah has created the heavens and the earth with just purpose, and so that everybody is recompensed for what he (or she) earned, and they will not be wronged.

The Monotheist Group

And God created the heavens and the earth with the truth, and so that every soul may be recompensed for whatever it earned, and they will not be wronged.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 22. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 22. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 22. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩