Câsiye suresi

Câsiye suresi, 23. ayet

Câsiye suresi, 23. ayet. أَفَرَءَيْتَ مَنِ ٱتَّخَذَ إِلَٰهَهُۥ هَوَىٰهُ وَأَضَلَّهُ ٱللَّهُ عَلَىٰ عِلْمٍ وَخَتَمَ عَلَىٰ سَمْعِهِۦ وَقَلْبِهِۦ وَجَعَلَ عَلَىٰ بَصَرِهِۦ غِشَٰوَةً فَمَن يَهْدِيهِ مِنۢ بَعْدِ ٱللَّهِ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

eferaeyte meni-tteḫaẕe ilâhehû hevâhü veeḍallehü-llâhü `alâ `ilmiv veḫateme `alâ sem`ihî veḳalbihî vece`ale `alâ beṣarihî gişâveh. femey yehdîhi mim ba`di-llâh. efelâ teẕekkerûn.

Diyanet İşleri

Nefsinin arzusunu ilah edinen, Allah'ın; (halini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hala düşünüp ibret almayacak mısınız?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Câsiye 20–26 · surenin 23. ayeti / 37

Konu Nefsini ilah edinen ve dirilişi inkâr edenler Câsiye 21–26 3

  1. Câsiye 20

    Bu Kur'an, insanlar için kalp gözleri (konumundaki bir nur), kesin olarak inanan bir toplum için de bir hidayet ve bir rahmettir.

  2. Câsiye 21

    Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

  3. Câsiye 22

    Allah, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak, herkese kazandığının karşılığı verilsin diye yaratmıştır. Onlara zulm edilmez.

  4. 23

    Nefsinin arzusunu ilah edinen, Allah'ın; (halini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hala düşünüp ibret almayacak mısınız?

  5. Câsiye 24

    Dediler ki: "Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur. Ölürüz ve yaşarız. Bizi ancak zaman yok eder." Bu hususta onların bir bilgisi yoktur. Onlar sadece zanda bulunuyorlar.

  6. Câsiye 25

    Onlara ayetlerimiz açıkça okunduğu zaman onların delilleri ancak, "Doğru söyleyenler iseniz babalarımızı getirin" demek oldu.

  7. Câsiye 26

    De ki: "Allah sizi yaşatıyor. Sonra sizi öldürecek, sonra da kendisinde şüphe olmayan Kıyamet gününde sizi bir araya getirecek, ama insanların çoğu bilmezler."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

23. “Hevâsını kendine ilâh edinen” arzu ettiğini Allah ister razı olsun, ister gazaplansın yapan, “Allah’ın (katındaki) bir bilgiye göre” hidâyete layık olmadığını, bundan dolayı da arınıp temizlenmeyeceğini bildiği için “saptırdığı, kulağına” kendisine faydalı olacak şeyleri işitmeyecek şekilde “ve kalbine” hayrı anlayamayacak şekilde “mühür vurduğu ve gözü üzerine de” hakkı görmesini engelleyecek “bir perde çektiği” sapık “kimse hakkında ne dersin?”

“Ona Allah’tan başka kim hidâyet verebilir?” Allah hidâyetin kapılarını onun yüzüne kapatmış ve azgınlığın kapılarını da onun önünde açmış iken kimse ona hidâyet veremez. Ancak bununla Allah ona zulmetmiş olmaz. Aksine kendisine zulmeden, Allah’ın kendisine gelecek olan rahmetinin engellenmesine sebep olan yine kendisidir.

“Hala” size fayda verecek olan şeyleri düşünüp izlemek, size zarar verecek şeyleri bilip onlardan sakınmak suretiyle “düşünüp öğüt almayacak mısınız?”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Hevâsına uyan ve onu kendisine muhalefet etmeyeceği mabudu yerine koyana bir bak. Yüce Allah onu kendi ilmi uyarınca saptırmıştır. Çünkü saptırılmayı hak etmiştir. Onun kalbini mühürlemiştir. Artık faydalanacağı şeyleri duymaz hale gelmiştir. Allah onun gözüne hakkı görmeyi engelleyen bir perde çekmiştir. Yüce Allah'ın onu saptırmasından sonra artık kim onu hakka yönelmeye muvaffak kılabilir. Hevâlarına tabi olanların uğrayacakları zararları ve Allah'ın şeriatına tabi olanların elde edecekleri menfaatleri hiç düşünüp, akıl etmiyor musunuz?

Kelimeler

24 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَفَرَءَيْتَ eferaeyte gördün mü? kök: راي
  2. مَنِ meni kimseyi
  3. ٱتَّخَذَ ttehaze edinen kök: اخذ
  4. إِلَـٰهَهُۥ ilahehu tanrı kök: اله
  5. هَوَىٰهُ hevahu keyfini kök: هوي
  6. وَأَضَلَّهُ ve edellehu ve saptırdığı kök: ضلل
  7. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  8. عَلَىٰ ala -ye göre
  9. عِلْمٍۢ ilmin bir bilgi- kök: علم
  10. وَخَتَمَ ve hateme ve mühürlediği kök: ختم
  11. عَلَىٰ ala üzerini
  12. سَمْعِهِۦ sem'ihi kulağının kök: سمع
  13. وَقَلْبِهِۦ ve kalbihi ve kalbini kök: قلب
  14. وَجَعَلَ ve ceale ve çektiği kök: جعل
  15. عَلَىٰ ala üstüne
  16. بَصَرِهِۦ besarihi gözünün kök: بصر
  17. غِشَـٰوَةًۭ gişaveten perde kök: غشو
  18. فَمَن femen şimdi kim?
  19. يَهْدِيهِ yehdihi ona doğru yolu gösterecek kök: هدي
  20. مِنۢ min
  21. بَعْدِ bea'di sonra kök: بعد
  22. ٱللَّهِ ۚ llahi Allah'tan kök: اله
  23. أَفَلَا efela
  24. تَذَكَّرُونَ tezekkerune düşünmüyor musunuz? kök: ذكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ختم (8 geçiş) · Aynı kök: غشو (29 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.

  • Aynı kök: ختم (8 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    De ki: "Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi de mühürlerse, Allah'tan başka onu size (geri) getirecek ilah…

  • Aynı kök: ختم (8 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Yoksa "Yalan uydurup Allah'a iftira etti" mi diyorlar. Eğer Allah dilerse senin kalbini mühürler. Allah batılı yok eder, hakkı sözleriyle…

  • Aynı kök: غشو (29 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının…

  • Aynı kök: غشو (29 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek,…

  • Aynı kök: غشو (29 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    İnananlar, "Keşke bir sure indirilse!" derler. Fakat hükmü apaçık bir sure indirilip de onda savaştan söz edilince; kalplerinde hastalık olanların,…

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zinetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini…

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine bilgi verilmiş olanlara, "Az önce ne söyledi?"…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Arzusunu ilahı edineni dipnot 1 ve Allah'ın (kendi katındaki) bir bilgiye göre saptırdığı, işitme (duyu)sunu ve kalbini mühürlediği ve gözünün üstüne de perde çektiği kişiyi gördün mü? dipnot 2 Şimdi onu, Allah'a rağmen kim doğru yola ulaştırabilir ki! dipnot 3 (Gerçeği) hatırlamayacak mısınız?

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Furkân 25:43. Bu cümle "İlahını arzusu edineni gördün mü?" şeklinde de tercüme edilebilir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kalplerin mühürlenmesiyle ilgili bkz. Bakara 2:7.
  3. metne dön, dipnot 3
    Yüce Allah'ın saptırdığının yani sapma kararı verenin bu kararını onayladığı hiç kimsenin artık doğru yola ulaşamayacağıyla ilgili benzer mesajlar: A‘râf 7:186; Ra‘d 13:33; Rûm 30:29; Zümer 39:23, 36; Mü'min 40:33.

Mustafa İslamoğlu

Keyfi kanaatini tanrısı yerine koyan ve Allah'ın kişiyi (kendi tercihine ilişkin) bir bilgiye dayalı olarak saptırdığı, kulaklarını ve kalbini mühürlediği, gözlerinin üzerine de tarifsiz bir perde çektiği malum tipleri gözünde canlandırabilir misin? Artık onu Allah'tan başka kim doğru yolu ulaştırabilir? Hala düşünüp ders almayacak mısınız?

Muhammed Esed

Kendi arzu ve özlemlerini tanrı edinen ve (bunun üzerine) Allah'ın, (zihninin hidayete kapalı olduğunu) bilerek saptırdığı, kulaklarını ve kalbini mühürlediği ve gözlerinin üzerine bir perde çektiği (insan)ı, hiç düşündün mü? Allah(ın onu terk etmesin)den sonra kim ona doğru yolu gösterebilir? O halde, hiç düşünüp ders çıkarmaz mısınız?

Ahmed Hulusi

Hevasını tanrı edinen; (bu yüzden) Allah'ın onu bilgisi (kabulü) doğrultusunda saptırdığı, algılaması ve hakikati hissedişini kilitlediği, görüşüne perde koyduğu kimseyi gördün mü? Allah'ın bu uygulamasından sonra onu kim hakikate erdirebilir ki! Hala düşünüp değerlendirmez misiniz?

Ali Bulaç

Şimdi sen, kendi hevasını ilah edinen ve Allah'ın bir ilim üzere kendisini saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği ve gözü üstüne bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık Allah'tan sonra ona kim hidayet verecektir? Siz yine de öğüt alıp düşünmüyor musunuz?

Ali Özek ve heyeti

Hevâ ve hevesini tanrı edinen ve Allah'ın (kendi katındaki) bir bilgiye göre saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâla ibret almayacak mısınız?

Ali Rıza Safa

Yine de kendi isteklerini tanrı edinen kişiyi görüyor musun? Allah, onu bilerek saptırmış; kulaklarına ve yüreklerine damga vurmuş, gözlerine de perde çekmiştir. Artık, onu, Allah'tan başka, kim doğru yola eriştirebilir? Yine de düşünmüyor musunuz?

Bayraktar Bayraklı

Arzusunu tanrısı edineni; Allah'ın bir bilgiye dayanarak saptırdığı, kulaklarını ve kalbini mühürlediği ve gözlerinin üzerine bir perde çektiği insanı, hiç düşündün mü? Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola iletebilir? O halde, hiç düşünüp ders almaz mısınız?

Edip Yüksel

Fantazilerini tanrı edinen kimseye dikkat ettin mi? Nitekim ALLAH onu bilerek saptırmış, işitme duyusunu ve beynini mühürlemiş ve görüşüne perde koymuştur. ALLAH'tan başka kim onu doğruya iletebilir? Öğüt almaz mısınız?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Egosunu tanrı edinen kimseye dikkat ettin mi? Nitekim ALLAH onu bilerek saptırmış, işitme duyusunu ve beynini mühürlemiş ve görüşüne perde koymuştur. ALLAH'tan başka kim onu doğruya iletebilir? Öğüt almaz mısınız?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Tanrısını hevesi edinen ve Allah'ın durumunu bilerek kendisini şaşırttığı, kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne de perde çektiği kimseye şimdi bir baksana! Artık onu Allah'tan sonra kim yola getirebilir. Hala düşünmez misiniz?

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya şimdi baksan a o kimseye ki ilahını hevası ittihaz etmiş, Allah da onu bir ılm üzerine şaşırtmış, kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne de bir perde çekmiştir, artık onu Allahdan sonra kim yola getirir? Hala da düşünmezmisiniz?

Erhan Aktaş

Hevasını, dipnot 1 ilahlaştıran dipnot 2 kimseyi gördün mü? Allah, bir bilgiye dayalı olarak, dipnot 3 onu sapkınlıkta bıraktı. Ve onun kulağını ve kalbini mühürledi. Gözlerine perde çekti. Artık Allah'tan başka kim onu doğru yola iletebilir? Öğüt almıyor musunuz?

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı isteklere uymak. Sahip olduğu zenginlik, makam, ün, güç, bilgi vb. imkanları imtiyaza dönüştürerek üstünlük taslamak. Vahiy yerine din adamları sınıfının uydurduğu dine uymak.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bkz. 44:8. ayetin dipnotu.
  3. metne dön, dipnot 3
    Onun tercihlerini bildiğinden.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hevasını dipnot 1 , ilahlaştıran dipnot 2 kimseyi gördün mü? Allah, bir bilgiye dayalı olarak, dipnot 3 onu sapkınlıkta bıraktı. Ve onun kulağını ve kalbini mühürledi. Gözlerine perde çekti. Artık Allah'tan başka kim onu doğru yola iletebilir? Öğüt almıyor musunuz?

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı istekler, geçici tatminler. Sahip olunan olanakları imtiyaza dönüştürmek. Vahiy yerine din adamları sınıfınca uydurulan şeylere uymak.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bkz. 44:8. Ayetin dipnotu.
  3. metne dön, dipnot 3
    Onun tercihlerini bildiğinden.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hevasını dipnot 1 , ilahlaştıran kimseyi gördün mü? Allah, bir bilgiye dayalı olarak, dipnot 2 onu sapkınlıkta bıraktı. Ve onun kulağını ve kalbini mühürledi. Gözlerine perde çekti. Artık Allah'tan başka kim onu doğru yola iletebilir?

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arzu ve tutkularını; çıkarlarını ve kuruntularını.
  2. metne dön, dipnot 2
    Onun tercihlerini bildiğinden.

Gültekin Onan

Şimdi sen, kendi hevasını tanrı edinen ve Tanrı'nın bir ilim üzere kendisini saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği ve gözü üstüne bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık Tanrı'dan sonra ona kim hidayet verecektir? Siz yine de öğüt alıp düşünmüyor musunuz?

Hasan Basri Çantay

Şimdi bana haber ver: Hevaa (ve heves) ini Tanrısı edinmiş, kendini, bir ilim üzerine, Allah şaşırtmış, kulağını, kalbini mühürlemiş, gözüne de bir perde germiş bir adama Allahdan başka kim hidayet edebilir? Haala iyi düşünmeyecek misiniz?

İbni Kesir

Gördün mü, o kimseyi ki; heva ve hevesini kendisine tanrı edinmiş, bilgisi olduğu halde Allah onu şaşırtmış, kulağını, kalbini mühürlemiş ve gözüne perde koymuştur? Allah'tan sonra onu kim hidayete eriştirebilir? Hala düşünmeyecek misiniz?

Mehmet Alagaş

(23-29) Gördünüz mü? her kim havai keyfine yönelip onu ilah edinmişse, Allah onu bir bilgiye dayalı olarak saptırmışsa, kalbini ve işitmesini mühürlemişse, gözlerine de bir perde çekmiş ise ona Allah dışında kim hidayet verebilir ki? Hiç hatırınıza gelmiyor mu? Dediler ki dünya hayatı yaşayacağımız yerdir ölürüz ve yaşarız bizi ancak zamanın geçmesi / dehr helak eder, onların bu konuda bir bilgileri yoktur, onlar sadece sanıyorlar / zannediyorlar, onlara açıkça ayetlerimiz okunduğu zaman onların istedikleri delil , sözünüze bağlı iseniz / sadıksanız “babalarımızı getirin” demeleri olmuştur, de ki Allah sizi dirilt iyor sonra öldürüyor sonra da sizi kıyamet günü için bir araya toparlayacak bunda bir şüphe yok , velakin insanların çoğu bilmiyor , semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti (elinin altında olanlara istediğini yapabilme özgürlüğü) Allah'ındır, saatin kopacağı o gün , geçersiz olanlar / iptal olanlar / batıllar hasara uğrayacaklardır, bütün ümmetleri diz çökük göreceksin , her toplum / her ümmet kitabına çağrılacak , O gün yaptıklarınızdan dolayı cezalandırılacaksınız. Bu kitap gerçekten / hakikatten konuşuyor / nutuk ediyor, y apıyor olduklarınızı nüsha nüsha yazıyorduk.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sen, kendi hevasını ilah edinen ve Allah'ın bir ilim üzere kendisini saptırdığı, kulağı ve kalbi üzerine mühür vurduğu ve gözü üstüne de bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık Allah'tan sonra ona kim hidayet verecektir? Hâlâ ibret almayacak mısınız?

Süleyman Ateş

Keyfini tanrı edinen ve Allah'ın bir bilgiye göre saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi ona Allah'tan sonra kim doğru yolu gösterecek? Düşünmüyor musunuz?

Süleymaniye Vakfı

Kendi arzusunu kendine ilah edineni gördün mü dipnot 1 ? Bilerek yaptığı için Allah onu sapık saymıştır. (Sanki dipnot 2 ) onun kulağına ve kalbine mühür basmış, gözüne de perde çekmiştir dipnot 3 . Allah kabul etmedikten sonra artık onu kim doğru yolda sayabilir dipnot 4 . Bilginizi kullanmaz mısınız?

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kendi arzu ve isteklerini öne alıp Allah'ın emirlerini ikinci sıraya atanlar (Bakara 2/171, Furkan 25/43, Naziat 79/37-39).
  2. metne dön, dipnot 2
    İnanmayanların Kur'an karşısındaki tavırları, temsili istiare (alegori) denen sembollerle canlandırılmıştır. Mecaz çeşitlerinden olan istiarede gerçek anlamı kastetme ihtimali olmadığı için benzetme edatı kullanılmaz. Türk okuyucular, bu gibi ayetlerde geçen ifadeleri (bizim dilimizde alışılmamış anlam kalıpları olduğundan) mecaz değil, gerçek sanabileceği için benzetme edatı olarak "sanki" kelimesini kullanma zorunluluğu doğmuştur.
  3. metne dön, dipnot 3
  4. metne dön, dipnot 4

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendi arzusunu kendine ilah edineni gördün mü? Allah onu, bilgili olmasına rağmen sapık saymıştır. Sanki Allah onun kulağına ve kalbine mühür basmış, gözünün üstüne de perde çekmiştir. Allah kabul etmedikten sonra, kim onu doğru yolda sayabilir. Bilginizi kullanmayacak mısınız?"

Şaban Britch

Sen, kendi hevasını ilah edinen ve Allah'ın bir ilim üzere kendisini saptırdığı, kulağı ve kalbi üzerine mühür vurduğu ve gözü üstüne de bir perde çektiği kimseyi gördün mü?Artık Allah'tan sonra ona kim hidayet verecektir? Hâlâ ibret almayacak mısınız?

Şaban Piriş

Şu heva ve hevesini ilah edineni gördün mü? Allah onu bir bilgi üzerinde sapıklıkta bırakmıştır. Kulağını ve kalbini mühürlemiş, gözüne de perde çekmiştir. Allah'tan sonra kim onu doğru yola çıkarabilir? Hiç düşünmüyor musunuz?

Yaşar Nuri Öztürk

Kendisinin ilahı olarak kendi duygu ve arzusunu almış kişiyi gördün mü? Allah onu bir ilim üzerine saptırmış, kulağı ve kalbi üzerine mühür basmış, gözünün üstüne de bir perde çekmiştir. Allah'tan sonra ona kim kılavuzluk edecektir. Hala düşünüp ibret almıyor musunuz?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Have you seen O Muhammad the one who is possessed by the idea directing him emotionally to take his personal vanity as his deity and look up to it in adoration, knowing that he is wrongful of action! and on that ground did Allah lead him into error and deny him intellectual hearing and close his heart's ears and veil his mind's eyes and dispose him to denseness of intellect! So conditioned, who then, besides Allah, can guide him to the path of righteousness? Will you people not ponder!

Abdul Haleem

[Prophet], consider the one who has taken his own desire as a god, whom God allows to stray in the face of knowledge, sealing his ears and heart and covering his eyes- who can guide such a person after God [has done this]? Will you [people] not take heed?

Abdullah Yusuf Ali

Then seest thou such a one as takes as his god his own vain desire? Allah has, knowing (him as such), left him astray, and sealed his hearing and his heart (and understanding), and put a cover on his sight. Who, then, will guide him after Allah (has withdrawn Guidance)? Will ye not then receive admonition?

Abul A'la Maududi

Did you ever consider the case of him who took his desire as his god, dipnot 1 and then Allah caused him to go astray despite knowledge, dipnot 2 and sealed his hearing and his heart, and cast a veil over his sight? dipnot 3 Who, after Allah, can direct him to the Right Way? Will you not take heed? dipnot 4

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Desire his god" implies that one should become a slave of his lusts and desires. He should do whatever he likes whether God has forbidden it, and should not do what he dislikes, whether God has made it obligatory. When a man starts obeying somebody like this, it means that his deity is not God but the one whom he is obeying without question, no matter whether he calls him his lord (with the tongue) or not, and carves out an image of him and worship him or not. For when he has worshiped him directly without question, it is enough to make him a deity and after this practical shirk one cannot be absolved from the guilt of shirk only because he did not call the object of his worship as his deity with the tongue, nor prostrated himself before it. The major commentators also have given the same commentary of this verse. Ibn Jarir says: The forbidden things by Allah are forbidden. He does not regard the things made lawful by Him as lawful. Abu Bakr al-Jassas gives this meaning: He obeys his desires as one should obey his God. Zamakhshari explains it, thus: He is obedient to the desires of his self. He follows his self wherever it beckons him, as if he serves him as one should serve his God. (For further explanation, see (E.N. 56 of Surah Al- Furqan);(E.N. 63 of Surah Saba);(E.N. 53 of Surah YaSeen), and (E.N. 38 of Surah Ash-Shura).
  2. metne dön, dipnot 2
    The words adalla hulla-huala ilm-in may either mean: The person in spite of being knowledgeable was driven astray by Allah, for he had become a slave of his desires; or Allah, by virtue of His knowledge that he had made his desires as his god, drove him astray.
  3. metne dön, dipnot 3
    For the commentary of letting a person go astray and setting a seal upon his heart and ears and a covering on his eyes, see(Surah Al-Baqarah, Ayats 7, 18); (Surah Al-Anaam, Ayat 25 and E.N. 28); (Surah Al-Aaraf, Ayat 100);(Surah At- Taubah, Ayats 87, 93);(Surah Younus, Ayat 74 and E.N. 73); (Surah Ar-Raad, Ayat 27); (Surah Ibrahim, Ayats 4, 27); (Surah An-Nahl, Ayat 108);(Surah Bani-Israil, Ayat 46); (Surah Ar-Room, Ayat 59);(Surah Fatir, Ayat 8 and E.Ns 16, 17), and (E.N. 54 of Surah Al-Muminun).
  4. metne dön, dipnot 4
    From the context in which this verse occurs, it becomes obvious that only those people deny the Hereafter, who want to serve their desires and who regard belief in the Hereafter as an obstacle to their freedom. Then, once they have denied the Hereafter, their servitude of the self goes on increasing and they go on wandering further into deviation. They commit every kind of evil without feeling any qualms. They do not hesitate to usurp the rights of others. They cannot be expected to restrain themselves when there is an opportunity for them to commit an excess or injustice only because of a regard for justice and truth in their hearts. The events and incidents that can serve as a warning for a man are witnessed by them too, but they draw the wrong conclusion that whatever they are doing is right and they should do the same. No word of advice moves them. No argument, which can stop a man from evil, appeals to them; but they go on devising and furnishing more and more arguments to justify their unbridled freedom, and their minds remain day and night engaged only in devising ways and means of fulfilling their own interests and desires in every possible way instead of engaging in a good thought. This is an express proof of the fact that the denial of the Hereafter is destructive for human morals. The only thing that can restrain man within the bounds of humanity is the feeling that man is not irresponsible but has to render an account of his deeds before God. Being devoid of this feeling, even if a person is highly learned, he cannot help adopting an attitude and behavior worse than that of the animals.

Aisha Bewley

Have you seen him who takes his whims and desires to be his god – whom Allah has misguided knowingly, sealing up his hearing and his heart and placing a blindfold over his eyes? Who then will guide him after Allah? So will you not pay heed?

Al-Hilali & Khan

Have you seen him who takes his own lust (vain desires) as his ilâh (god)? And Allâh knowing (him as such), left him astray, and sealed his hearing and his heart, and put a cover on his sight. Who then will guide him after Allâh? Will you not then remember?

Ali Quli Qarai

Have you seen him who has taken his desire to be his god and whom Allah has led astray knowingly, and set a seal upon his hearing and his heart, and put a blindfold on his sight? So who will guide him after Allah? Will you not then take admonition?

Amatul Rahman Omar

Have you considered the case of him who has taken his own low desires for his god and whom Allâh has forsaken and adjudged as lost on the basis of (His infinite) knowledge, and whose ears and heart He has sealed and whose eyes He has covered with a veil? Who then will guide him after Allâh (has condemned him for his being given to evil ways)? Will you then pay no heed?

Arthur John Arberry

Hast thou seen him who has taken his caprice to be his god, and God has led him astray out of a knowledge, and set a seal upon his hearing and his heart, and laid a covering on his eyes? Who shall guide him after God? What, will you not remember?

Bijan Moeinian

Have you ever noticed a person who has made his whims his God [and has become a slave to his lust] in spite of his knowledge? God [in response] makes his hearing, sight and mind insensitive to the truth. Who can help such a person? Would you not then be mindful?

E. Henry Palmer

Hast thou considered him who takes his lusts for his god, and God leads him astray wittingly, and has set a seal upon his hearing and his heart, and has placed upon his eyesight dimness? who then shall guide him after God? Will they not then mind?

Edip-Layth

Have you seen the one who took his fancy as his god, and God led him astray, despite his knowledge, and He sealed his hearing and his heart, and He made a veil on his eyes? Who then can guide him after God? Will you not remember?

George Sale

What thinkest thou? He who taketh his own lust for his God, and whom God causeth knowingly to err, and whose ears, and whose heart He hath sealed up, and over whose eyes He hath cast a veil; who shall direct him, after God shall have forsaken him? Will ye not therefore be admonished?

Hamid S. Aziz

Have you then considered him who takes his vain desire for his God, and Allah has made him err purposely (or knowingly) and has set a seal upon his ear and his heart (understanding) and put a covering upon his eye. Who can then guide him after Allah? Will you not then be mindful?

Mahmoud Ghali

So have you seen him who has taken to him his prejudice to be his god, and Allah has led him into error in spite of a knowledge, (i. e., although he had (some) knowledge) and has sealed his hearing and his heart, and made an envelopment on his beholding? (i.e., eyesight) Who will then guide him ever after Allah? Will you then not be mindful?

Marmaduke Pickthall

Hast thou seen him who maketh his desire his god, and Allah sendeth him astray purposely, and sealeth up his hearing and his heart, and setteth on his sight a covering? Then who will lead him after Allah (hath condemned him)? Will ye not then heed?

Mohamed Ahmed - Samira

Just think: Who apart from God can show the way to him who deifies his ego into his god, whom God allows to go astray knowingly, and seals his ears and heart, and covers over his eyes with a veil? Why then do you not contemplate?

Muhammad Asad

HAST THOU ever considered [the kind of man] who makes his own desires his deity, and whom God has [thereupon] let go astray, knowing [that his mind is closed to all guidance], and whose hearing and heart He has sealed, and upon whose sight He has placed a veil? Who, then, could guide him after God [has abandoned him]? Will you not, then, bethink yourselves?

Mustafa Khattab

Have you seen ˹O Prophet˺ those who have taken their own desires as their god? ˹And so˺ Allah left them to stray knowingly, sealed their hearing and hearts, and placed a cover on their sight. Who then can guide them after Allah? Will you ˹all˺ not then be mindful?

Progressive Muslims

Have you seen the one who took his ego as his god, and God led him astray, despite his knowledge, and He sealed his hearing and his heart, and He made a veil on his eyes Who then can guide him after God Will you not remember

Rashad Khalifa

Have you noted the one whose god is his ego? Consequently, GOD sends him astray, despite his knowledge, seals his hearing and his mind, and places a veil on his eyes. Who then can guide him, after such a decision by GOD? Would you not take heed?

Sahih International

Have you seen he who has taken as his god his [own] desire, and Allah has sent him astray due to knowledge and has set a seal upon his hearing and his heart and put over his vision a veil? So who will guide him after Allah ? Then will you not be reminded?

Sam Gerrans

Hast thou then considered him who takes as his god his vain desire, and God sent him astray according to knowledge and sealed his hearing and his heart and set over his sight a covering? Then who will guide him after God? Will you then not take heed!

Shabbir Ahmed

Have you ever noted him who makes his desire his god? Consequently Allah lets him go astray despite his knowledge. The Divine Law seals his hearing and heart, and places a veil on his sight. Then who will lead him after he has left Allah? Will you not then take this admonition to heart? (46:26).

Syed Vickar Ahamed

Then do you see such (a person), the one who takes as his god his own foolish desire? Allah has, knowing (him as such), left him astray, and closed off his hearing and his heart (and understanding), and put a cover on his sight. Then, who will guide him after Allah (has taken away the Guidance)? Will you not then receive the warning?

Taqi Usmani

So, have you seen him who has taken his desires as his god, and Allah has let him go astray, despite having knowledge, and has sealed his ear and his heart, and put a cover on his eye? Now who will guide him after Allah? Still, do you not take lesson?

The Monotheist Group

Have you seen the one who took his desire as his god, and God led him astray, despite his knowledge, and He sealed his hearing and his heart, and He made a veil on his eyes? Who then can guide him after God? Will you not remember?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 23. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 23. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 23. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩