Diyanet İşleri
Bunlar, Rabbinden bir lütuf olarak verilmiştir. İşte bu büyük başarıdır.
Duhân suresi
Duhân suresi, 57. ayet. فَضْلًا مِّن رَّبِّكَ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ
faḍlem mir rabbik. ẕâlike hüve-lfevzü-l`ażîm.
Bunlar, Rabbinden bir lütuf olarak verilmiştir. İşte bu büyük başarıdır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sakınanların güvenli yeri; Kur'an'ın kolaylaştırılması Duhân 51–59 3
İşte böyle. Ayrıca onları iri siyah gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
Orada güven içinde her türlü meyveyi isterler.
Orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Allah, onları cehennem azabından korumuştur.
Bunlar, Rabbinden bir lütuf olarak verilmiştir. İşte bu büyük başarıdır.
(Ey Muhammed!) Biz Onu (Kur'an'ı) senin dilinle kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alsınlar.
Artık sen (onların başına gelecekleri) bekle; onlar da beklemektedirler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
57. “Bu, Rabbinden bir lütuftur.” Bunca nimetlerin elde edilmesi ve azabın onlardan uzaklaştırılması, Allah’ın onlar üzerindeki lütuf ve keremindendir. Onların âhiret hayırlarına ulaşmalarını sağlayan, onları salih amellere muvaffak kılan ve amellerinin kendilerini ulaştırması söz konusu olmayan bunca nimetleri onlara veren Yüce Allah’tır.
“İşte en büyük kurtuluş budur.” Allah’ın rızasına nail olmak, O’nun cennetine yerleşmek, O’nun azap ve gazabından yana da esenlikte bulunmaktan daha büyük bir kurtuluş olabilir mi?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Zikredilen bu nimetler Rabbinin onlara lütuf ve ihsanıdır. Zira onları cennete sokup, cehennem ateşinin azabından korumuştur. Bu öyle büyük bir kurtuluştur ki, hiçbir kurtuluş ona benzemez.
Aynı kök: فوز (29 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Eğer Allah'tan size bir lütuf (zafer) erişse, bu sefer de; sizinle kendisi arasında hiç tanışıklık yokmuş gibi şöyle der: "Keşke ben de onlarla…
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün kıldığımı hatırlayın.
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne…
Aynı kök: فوز (29 geçiş)
Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete…
Aynı kök: فوز (29 geçiş)
Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(56, 57) İlk (tattıkları) ölüm dışında, orada artık ölüm tatmayacaklar. dipnot 1 (Allah) onları, Rabbinden bir lütuf olarak cehennem azabından korumuş (olacak)tır. Asıl büyük kurtuluş işte budur.
Rabbinin bir lutfudur bu: Bu, işte budur muhteşem başarı!
Rabbinizin bir lütfu bu ve en büyük zafer bu olacak!
Rabbinden bir lütuf olarak! İşte bu, aziym kurtuluşun ta kendisidir!
Senin Rabbinden, bir fazl ve (lütuf) olarak. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' budur.
(Bunlar) Rabbinden bir lütuf olarak (verilmiştir). İşte büyük kurtuluş budur.
Efendinden bir lütuf olarak. En büyük başarı, işte budur.
Rabbinden bir lütuf olarak işte, asıl büyük başarı budur.
Efendinin bir lütfu olarak. İşte büyük zafer budur.
Rabbinin bir lütfu olarak. İşte büyük zafer budur.
(Bunların) hepsi Rabbinden bir lütuf olarak (verilmiştir), işte budur ancak büyük kurtuluş.
Hepsi rabbından bir fadl olarak, işte budur ancak fevzi azim
Bunlar senin Rabb'inden bir armağandır. İşte bu, en büyük kurtuluştur.
Bunlar senin Rabb'inden bir armağandır. İşte bu, en büyük kurtuluştur.
Bunlar senin Rabb'inden bir armağandır. İşte bu, en büyük kurtuluştur.
Senin rabbinden, bir fazl ve (lütuf) olarak. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' budur.
(Bütün bunlar) Rabbinden bir fazl (-u kerem) olarak (verilmişdir). İşte bu, en büyük seadetin ta kendisidir.
Rabbından bir lutuf olarak. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.
(40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.
Rabbinden bir lütuf olarak. İşte büyük kurtuluş budur.
Rabbinden bir lutuf olarak (bu ni'metler kendilerine verilmiştir). İşte, o büyük başarı budur.
Bütün bunlar, Rabbinin lütfu olarak (verilecektir). İşte bu, büyük bir başarıdır dipnot 1 !
Bu, Sahibinin ikramiyesi olacaktır. İşte büyük kurtuluş budur.
Rabbinden bir lütuf olarak. İşte büyük kurtuluş budur.
Rabbinden bir lütuf olarak. İşte büyük kurtuluş budur.
Rabbinden bir lütuf olarak böyledir. İşte budur o büyük başarı.
An efficacious grace of Allah your Creator, effecting the supreme triumph for which it is given.
a bounty from your Lord. That is the supreme triumph.
As a Bounty from thy Lord! that will be the supreme achievement!
as a favour from your Lord. That is the great triumph.
A favour from your Lord. That is the Great Victory.
As a Bounty from your Lord! That will be the supreme success!
—a grace from your Lord. That is the great success.
(All this will take place by way of) grace from your Lord. That is the very great achievement indeed.
a bounty from thy Lord; that is the mighty triumph.
This is the real success.
Grace from thy Lord, that is the grand bliss!
As a blessing from your Lord. Such is the great triumph.
Through the gracious bounty of thy Lord. This will be great felicity.
A grace from your Lord; this is the supreme achievement (or triumph).
A Grace from your Lord; that is it which is the magnificent triumph.
A bounty from thy Lord. That is the supreme triumph.
By the beneficence of your Lord. This will be the great success.
an act of thy Sustainer’s favour: and that, that will be the triumph supreme!
as ˹an act of˺ grace from your Lord. That is ˹truly˺ the ultimate triumph.
As a blessing from your Lord. Such is the great triumph.
Such is the blessing from your Lord. Such is the great triumph.
As bounty from your Lord. That is what is the great attainment.
As favour from thy Lord. That is the Great Achievement.
A Bounty from your Lord! That is the Supreme Triumph.
As a Gift from your Lord! That will be the supreme achievement!
as a favour from your Lord. That is the great achievement.
As a blessing from your Lord. Such is the great triumph.