Diyanet İşleri
Boş sözü işittikleri vakit ondan yüz çevirirler ve, "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz de size. Selam olsun size (bizden size zarar gelmez). Biz cahilleri istemeyiz" derler.
Kasas suresi
Kasas suresi, 55. ayet. وَإِذَا سَمِعُوا۟ ٱللَّغْوَ أَعْرَضُوا۟ عَنْهُ وَقَالُوا۟ لَنَآ أَعْمَٰلُنَا وَلَكُمْ أَعْمَٰلُكُمْ سَلَٰمٌ عَلَيْكُمْ لَا نَبْتَغِى ٱلْجَٰهِلِينَ
veiẕâ semi`ü-llagve a`raḍû `anhü veḳâlû lenâ a`mâlünâ veleküm a`mâlüküm. selâmün `aleyküm. lâ nebtegi-lcâhilîn.
Boş sözü işittikleri vakit ondan yüz çevirirler ve, "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz de size. Selam olsun size (bizden size zarar gelmez). Biz cahilleri istemeyiz" derler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitap ehlinden iman edenler; hidayet Allah'tandır Kasas 51–56 3
Bu Kur'an'dan önce kendilerine kitap verdiklerimiz var ya, işte onlar ona da inanırlar.
Kur'an kendilerine okunduğu zaman, "Ona inandık, şüphesiz o Rabbimizden gelen gerçektir. Şüphesiz biz ondan önce de müslümandık" derler.
İşte onların, sabredip kötülüğü iyilikle savmaları ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcamaları karşılığında, mükafatları kendilerine iki kez verilecektir.
Boş sözü işittikleri vakit ondan yüz çevirirler ve, "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz de size. Selam olsun size (bizden size zarar gelmez). Biz cahilleri istemeyiz" derler.
Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah, dilediği kimseyi doğru yola eriştirir. O, doğru yola gelecekleri daha iyi bilir.
Onlar, "Sizinle beraber doğru yolu tutarsak, kendi yurdumuzdan koparılıp çıkarılırız" dediler. Biz onları tarafımızdan bir rızık olarak, her türlü meyve ve mahsullerin kendisinde toplandığı, saygın ve güvenlikli bir yere yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.
Biz nimetler içinde şımaran nice memleket halkını helak etmişizdir. İşte kendilerinden sonra içlerinde pek az oturulmuş yurtları! (O yurtlara) biz varis olduk, biz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
55. “Boş söz işittiklerinde” cahil bir kimse onlara hitap edip kendilerine boş bir söz söylediği takdirde “ondan yüz çevirirler ve” Rahmân’ın özlü akıl sahibi olan salih kullarının söylediği sözlerle hitap ederek “derler ki: Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size.” Yani herkes yaptığı amelin karşılığını görecektir. Kimse bir başkasının günah yükünü yüklenmeyecektir. Buna bağlı olarak onlar, cahillerin söyledikleri boş ve faydasız sözlerden ve yaptıkları batıl işlerden öncelikle uzak dururlar.
“(Bizden yana) selâm olsun size” yani bizden hayırdan başka bir söz işitmezsiniz. Bizler sizin cahilliğinizin gereği olan sözlerle sizi muhatap almayız. Sizler kendiniz için böyle aşağılık davranışları kabul etseniz dahi biz kendimize böyle şeyleri yakıştırmayız. Bu gibi şeylere dalmaktan kendimizi koruruz. “Bizim” hiçbir şekilde “cahillerle işimiz olmaz.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O Müminler, kitap ehlinden batıl sözler işitirlerse, ona hiç bakmadan yüz çevirirler ve bu sözün sahiplerine seslenerek şöyle derler: “Bize, amellerimizin karşılığı verilecektir, size de amellerinizin karşılığı verilecektir. Bizden yana kötü söz ve eziyetlerden esenliktesiniz. Biz, din ve dünya hayatına zarar ve eza barındırdığı için cahillerle arkadaşlık yapmayı arzu etmiyoruz."
Aynı kök: جهل (24 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)
Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse; bir delik açıp yerin dibine inerek, yahut bir merdiven kurup göğe çıkarak onlara bir mucize…
Aynı kök: لغو (11 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş)
Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.
Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Ortak kavram: İslâm
Ey iman edenler! Allah yolunda sefere çıktığınız zaman, gerekli araştırmayı yapın. Size selam veren kimseye, dünya hayatının geçici menfaatine…
Aynı kök: لغو (11 geçiş) · Ortak kavram: İslâm
Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.
Aynı kök: جهل (24 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş)
Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir.
Aynı kök: جهل (24 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş)
Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi. Çünkü o çok…
Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)
Eğer Rabbinden umduğun bir rahmeti istemek için onlardan yüz çevirecek olursan, o zaman onlara yumuşak bir söz söyle.
Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)
Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden "mükatebe"…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar, boş söz duydukları zaman ondan yüz çevirip "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun! Biz, cahillere itibar etmeyiz!" der (geçer)ler. dipnot 1
İşte onlar, düşüncesizce söylenmiş bir söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler ve "Bizim yaptıklarımızın sorumluluğu da size aittir; yolunuz açık olsun; biz kendini bilmezlerle bir arada bulunmak istemeyiz" derler.
onlar ki, boş ve anlamsız sözler işittikleri zaman ondan hemen yüz çevirip, "Bizim yapıp ettiklerimizin hesabını biz vereceğiz, sizin yapıp ettiklerinizin hesabını da siz vereceksiniz. Size selam olsun; bizim, (doğru ile yanlışın anlamından) habersiz kimselerle işimiz yok" derler.
Boş laf, dedi-kodu işittiklerinde ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: "Bizim yaptıklarımız bizim, sizin fiillerinizin sonucu da sizindir! Selamu aleyküm! Cahilleri istemeyiz! (Hakikati kavramayanlarla konuşacak bir şeyimiz yoktur!)
'Boş ve yararsız olan sözü' işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: "Bizim yapıp ettiklerimiz bizim, sizin yapıp ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz" derler.
Onlar, boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun. Biz kendini bilmezleri (arkadaş edinmek) istemeyiz, derler.
Boş sözleri duyduklarında, ondan yüz çevirirler ve şöyle derler: "Bizim yaptıklarımız bizim, sizin yaptıklarınız sizindir. Size selam olsun; bilisizleri istemiyoruz!"
Onlar boş söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler. "Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size. Size selam olsun. Biz cahillerle arkadaş olmayız" derler.
Boş sözleri işittiklerinde ondan yüz çevirirler ve "Bizim işimiz bize, sizin işiniz size. Size selam (barış) olsun. Biz cahillerle uğraşmak istemeyiz" derler.
Boş sözleri işittiklerinde ondan yüz çevirirler ve, 'Bizim işimiz bize, sizin işiniz size. Size selam (barış) olsun. Biz cahillerle uğraşmak istemeyiz,' derler.
Onlar, boş söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler ve: "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size; selam size! Allah'a ısmarladık! Biz, cahillik edenleri aramayız." derler.
Ve lağiv işittikleri zaman ondan yüzlerini çevirirler de "bize kendi amellerimiz size de kendi amelleriniz, selamün aleyküm Allaha ısmarladık biz cahillik edenleri aramayız" derler
Onlar, kötü ve çirkin bir söz duydukları zaman, ondan yüz çevirirler. Ve: "Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Selam üzerinize olsun. Bizim cahillerle işimiz olmaz." derler.
Onlar, kötü ve çirkin bir söz duydukları zaman, ondan yüz çevirirler. Ve: "Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Selam üzerinize olsun. Bizim cahillerle işimiz olmaz." derler.
Onlar, kötü ve çirkin bir söz duydukları zaman, ondan yüz çevirirler. Ve: "Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Selam üzerinize olsun. Bizim cahillerle işimiz olmaz." derler.
'Boş ve yararsız olan sözü' işittikteri zaman ondan yüz çevirirler ve: "Bizim yapıp ettiklerimiz bizim, sizin yapıp ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz" derler.
Bunlar yaramaz lakırdı (lar) işitdikleri zaman ondan yüz çevirdiler ve: "Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aaiddir. Size selam (olsun). Biz cahilleri aramayız" dediler.
Ve boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirdiler. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Selam olsun size, biz cahilleri aramayız derler.
(51-61) Kesin olan şu ki, onlara sözü ulaştırdık, böylelikle belki düşünürler. Ondan önce kitap verdiklerimizden ona / Kuran’a iman edenler var, onlara Kuran sözlü okununca / tilavet edilince derler ki ona iman ettik, muhakkak ki o rabbimizden bir gerçektir. Kesinlikle biz ondan önce de teslim olmuştuk. İşte bunlara sabırlarından dolayı ecirleri iki kere verilecektir. (Bozulmadan beklemeleri onlar için sabırdır) kötülüğü güzellikle savarlar, verdiğimiz rızıktan harcarlar / infak ederler, boş söz / amaçsız söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler, bizim amelimiz bize, sizin ameliniz size selam olsun cahillerden herhangi bir beklentimiz olmaz derler. Muhakkak ki sen sevdiklerini doğru yola iletemezsin / hidayet edemezsin ve lakin Allah istediğini hidayete erdirir , O hidayet olunacakları en iyi bilendir. Dediler ki eğer seninle beraber hidayete uyarsak / tabi olursak , Yerimizden / arzımızdan koparılıp atılırız. Biz onları emin ve dokunulmaz yere yerleştirmemiş miydik? Onda her türlü ürünü katımızdan bir rızık olarak toplayıp geliyorlar dı velakin onların çoğu bilmiyorlar. Geçimlikleriyle / iaşeleri yle şımarmış nice kuşakları / nice nesilleri helak ettik , işte bunlar onların meskenleri onlardan sonrada az bir kimse hariç iskân eden olmadı, bizler varisler olduk. (Sizler halife bizler varisleriz) Hatta senin rabbin onlara ayetlerimizi okuyan önder bir Resul göndermedikçe memleketleri helak ed ilen biri olmamıştır. Halkı zalim olmadıkça biz memleketleri helak edici olmadık. (Devletler küfür ile değil zulüm ile yıkılır) Sizlere bir şey olarak her ne verilmişse, dünya hayatının geçimlik malzemesidir ve süsüdür. Allah'ın yanındaki daha hayırlı ve kalıcıdır, peki akletmeyecek misiniz? Güzel bir söz ver diğimiz / vaatte bulunduğumuz ve vadedilene kavuşan kimse, dünya hayatının geçimlik malzemeleri ile geçinen ve sonrasında kalkış gününde hazır edilenlerden biri gibi olur mu?
Onlar, boş söz işittiklerinde ondan yüz çevirir: “Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız ise sizedir. Size selam olsun! Biz cahilleri (dost olarak) istemeyiz.” derler.
Boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun (haydi hoşça kalın), biz cahiller(le sohbet etmey)i istemeyiz" derler.
Boş sözler işitince o sözlerle aralarına mesafe koyar, şöyle derler: "Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da sizedir! Size esenlik ve güvenlik dileriz. Kendini bilmezlerle işimiz olmaz." dipnot 1
Bunlar, gerçek dışı sözler işitince de yüz çevirip şöyle derler: "Bizim işimiz bize, sizin işiniz size. Size selam dipnot 1 olsun! biz cahillere takılmayız."
Boş söz işittiklerinde, ondan yüz çevirirler. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız size... Size selam olsun, bizim cahilleri (dost olarak) istemeyiz, derler.
Boş söz işittiklerinde, ondan yüz çevirirler. -Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız size... Size selam olsun, bizim cahillerle işimiz yoktur, derler.
Boş lakırdıyı duyduklarında, ondan yüz çevirir şöyle derler: "Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size. Selam olsun hepinize. Biz cahilleri önemsemeyiz."
These are they who do not pervert their senses. When they hear idle talk gossip or slander they refrain from listening and turn away and say to the profaners: "We are responsible for our deeds and you are response for yours; peace be upon you. We are not interested in the ignorant who have no shame of their sins".
and turn away whenever they hear frivolous talk, saying, ‘We have our deeds and you have yours. Peace be with you! We do not seek the company of ignorant people.’
And when they hear vain talk, they turn away therefrom and say: "To us our deeds, and to you yours; peace be to you: we seek not the ignorant."
and when they hear any vain talk, dipnot 1 they turn away from it, saying: "We have our deeds and you have your deeds. Peace be to you. We do not desire to act like the ignorant."
When they hear worthless talk they turn away from it and say, ‘We have our actions and you have your actions. Peace be upon you. We do not desire the company of the ignorant.’
And when they hear Al-Laghw (dirty, false, evil vain talk), they withdraw from it and say: "To us our deeds, and to you your deeds. Peace be to you. We seek not (the way of) the ignorant."
and when they hear vain talk, they avoid it and say, ‘Our deeds belong to us, and your deeds belong to you. Peace be to you. We do not court the ignorant.’
And when they hear something vain they turn away from it and say (to those who indulge in vain talk), `We shall reap the fruit of our deeds and you shall reap the fruit of yours. ' (Bidding them good bye then say,) `Peace be upon you. We have no desire to have any concern with the ignorant.'
When they hear idle talk, they turn away from it and say, 'We have our deeds, and you your deeds. Peace be upon your We desire not the ignorant.'
When they hear any vain talk, they leave that place saying: "We are responsible for our deeds and you are responsible for yours. May peace be with you; we are not interested in talks based upon the ignorance."
And when they hear vain talk, they turn away from it and say, 'We have our works, and ye have your works. Peace be upon you! we do not seek the ignorant!'
If they come across vain talk, they disregard it and say, "To us are our deeds, and to you is your deeds. Peace be upon you. We do not seek the ignorant."
and when they hear vain discourse, avoid the same, saying, we have our works, and ye have your works: Peace be on you; we covet not the acquaintance of the ignorant.
These shall be given their reward twice over, because they were steadfast, and repelled evil with good, and spend of what We have bestowed upon them.
And when they hear idle talk, they veer away from it and say, "We have our deeds, and you have your deeds. Peace be upon you; we do not seek after the ignorant."
And when they hear vanity they withdraw from it and say: Unto us our works and unto you your works. Peace be unto you! We desire not the ignorant.
When they hear idle talk they turn aside and say: "To us our actions, to you yours. Peace on you; we do not look for the ignorant."
and, whenever they heard frivolous talk, having turned away from it and said: "Unto us shall be accounted Our deeds, and unto you, your deeds. Peace be upon you - [but] we do not seek out such as are ignorant [of the meaning of right and wrong]."
When they hear slanderous talk, they turn away from it, saying, "We are accountable for our deeds and you for yours. Peace ˹is our only response˺ to you! We want nothing to do with those who act ignorantly."
And if they come across vain talk, they disregard it and Say: "To us are our deeds, and to you is your deeds. Peace be upon you. We do not seek the ignorant."
When they come across vain talk, they disregard it and say, "We are responsible for our deeds, and you are responsible for your deeds. Peace be upon you. We do not wish to behave like the ignorant ones."
And when they hear ill speech, they turn away from it and say, "For us are our deeds, and for you are your deeds. Peace will be upon you; we seek not the ignorant."
And when they hear vain speech, they turn away from it and say: “We have our works, and you have your works. Peace be upon you! We seek not the ignorant.”
(Additionally) whenever they hear vain talk of ridicule, they withdraw from it decently and say, "To us our deeds and to you yours; Peace be upon you, we do not seek to join the ignorant. (25:72).
And when they hear evil and vain talk, they turn away from it and say: "To us our deeds, and to you yours; Peace be to you: We do not search out the ignorant. "
And when they hear absurd talk, they withdraw from it and say, "Our deeds are for us and your deeds are for you. Peace be on you. We do not desire (to be entangled with) the ignorant people."
And if they come across vain talk, they disregard it and say: "To us are our deeds, and to you are your deeds. Peace be upon you. We do not seek the ignorant."