Diyanet İşleri
Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.
Hicr suresi
Hicr suresi, 21. ayet. وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا عِندَنَا خَزَآئِنُهُۥ وَمَا نُنَزِّلُهُۥٓ إِلَّا بِقَدَرٍ مَّعْلُومٍ
veim min şey'in illâ `indenâ ḫazâinüh. vemâ nünezzilühû illâ biḳaderim ma`lûm.
Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gökteki burçlar, yerin yayılması ve rüzgârlar Hicr 16–25 3
Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.
Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.
Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.
Rüzgarları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.
Hiç şüphesiz biz diriltir, biz öldürürüz ve biz (her şeye gerçek) varisleriz
Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, sonraya kalanları da.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
21. Yani bütün rızıklara ve her türlü takdire Allah’tan başka sahip ve malik olan yoktur. Bütün bunların hazineleri O’nun elindedir, dilediğine verir, dilediğinden alıkoyar. Bunu da hikmetine ve engin rahmetine göre yapar. “Biz onu” yani yağmur ve ona benzer miktarı tespit edilmiş olan her bir şeyi “ancak belli bir miktar ile indiririz.” Allah’ın tespit ettiğinden fazla da olmaz, eksik de olmaz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İnsan ve hayvanların faydalandığı her şeyi var etmeye ve insanları faydalandırmaya yalnız biz kadiriz. Bunlardan var ettiğimiz her şeyi hikmetimiz ve irademizin gereğine göre sınırlı miktarda var ederiz.
Aynı kök: خزن (13 geçiş)
De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece, bana…
Aynı kök: خزن (13 geçiş)
Size ben, "Allah'ın hazineleri yanımdadır", demiyorum; gaybı da bilmem. "Ben bir meleğim" de demiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için, "Allah,…
Aynı kök: خزن (13 geçiş)
Yusuf, "Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir. Çünkü ben iyi koruyucu ve bilgili bir kişiyim" dedi.
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın…
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hiçbir şey yoktur ki onun hazineleri bizim katımızda olmasın. dipnot 1 Biz onu ancak belirli bir ölçüyle indiririz.
Hiçbir şey yoktur ki, onun kaynağı Bizim katımızda olmamış olsun; fakat Biz her bir şeyi tesbit ve tayin edilmiş bir ölçüye göre indiririz.
Çünkü hiçbir şey yoktur ki, kaynağı Bizim katımızda olmasın; ve Biz hiçbir şey indirmeyiz ki, kusursuzca belirlenmiş bir ölçüye, bir uyuma dayanmasın.
Hiçbir şey yoktur ki onun hazineleri (oluşturan kuvveleri) bizim indimizde olmasın! Biz onu (o kuvveleri - özellikleri) gereken ölçüsüyle inzal ederiz (açığa çıkartırız).
Hiç bir şey yoktur ki, hazineleri bizim katımızda olmasın; ancak onu belirlenmiş bir miktar olarak indiririz.
Her şeyin hâzineleri yalnız bizim yanımızdadır. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.
Kaynakları katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ancak, belirlenmiş bir ölçüyle onu indiririz.
Katımızda hazineleri olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak bilinen bir ölçüye göre indiririz.
Hiçbir şey yoktur ki onun hazineleri bizim yanımızda olmasın, ancak biz onu belirlenmiş bir ölçüyle indiririz.
Hiç bir şey yoktur ki onun hazineleri bizim yanımızda olmasın, ancak biz onu belirlenmiş bir ölçüyle indiririz.
Hazineleri, Bizim yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Fakat Biz onu, ancak belirli bir ölçü ile indiririz.
Hiç bir şey yoktur ki bizim yanımızda hazineleri olmasın, fakat biz, onu ancak ma'lüm bir mıkdar ile indiririz
Hazineleri Bizim yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ve Biz, bilinen bir kaderi olmaksızın dipnot 1 onu indirmeyiz.
Hazineleri Bizim yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ve Biz, bilinen bir kaderi olmaksızın dipnot 1 onu indirmeyiz.
Hazineleri Bizim yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ve Biz, bilinen bir kaderi olmaksızın dipnot 1 onu indirmeyiz.
Hiç bir şey yoktur ki, hazineleri bizim katımızda olmasın; ancak onu belirlenmiş bir miktar olarak indiririz.
Hiçbir şey (haaric) olmamak üzere (hepsinin) hazineleri bizim nezdimizdedir.. Biz on (lar) ı ma'lum bir mıkdar dışında indirmeyiz.
Hiç bir şey yoktur ki; hazinesi Bizim katımızda olmasın. Ve Biz, onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz.
(1-25) Elif Lâm Râ, bunlar kitabın ve apaçık okunanın / kuranın ayetleridir , nice zaman sonra kafirler keşke teslim olsaydık / Müslüman olsaydık diye arzu edecekler. Sal onları , yesinler tüketsinler emelleri / kişisel hedefleri onları oyalasın dursun, ilerde bilecekler. Biz memleketleri bilenen bir kitapları ol madan yok etmedik / helak etmedik, hiçbir topluluk süresinin önüne ne geçemez ne de erteleyemez. Dediler ki Ey kendis ine hatırlatma indirilen kişi , sen kesin ola rak cinlenmişsin / mecnunsun, eğer sen sözüne bağlı isen bize melek getirsen ya, melekler sadece gerçek olarak inerler ve o zamanda onlar bekletilenlerden olmazlar (Melekler b oş gelmezler azaplı gelirler) biz mu hakkak ki hatırlatıcıyı indiriyoruz ve kesinlikle onu da biz koruyacağız. Kesin olan şu ki, biz, senden önce, evvelki takipçilere de / şiaya da gönderdik, onlar ise elçilerden gelenlerle sadece alay ettiler , böylelikle Onu (Alay etmeyi) suçluların kalbine sokarız, Ona / Resule inanmazlar, kesinlikle evvelkilerin de iş yapış şekli / sünneti buydu. Gökten üzerlerine kapı açsak da ve de onlar gölgelenerek oraya yükselseler bile yine de bakışlarımız sarhoşladı, doğrusu bizler büyülenmiş / sihirlenmiş kavimiz derler. Kesin olan şu ki, gökte burçlar / kuleler / kaleler / takım yıldızları yaptık onları bakanlar için süsledik / ziynetlendirdik, Taş atılmış / recm edilmiş şeytandan da onu koruduk, ancak kim, işitme hırsızlığı yaparsa, apaçık yanan bir yıldız onu da kovalar. Arzı da yayıp uzatarak döşedik, oraya sabiteler attık, orada ölçülü bir şekilde her şeyden bitki yetiştirdik, sizin için ve de henüz kendilerini rızıklandıramadığı nız kimseler için orada geçimlik malzemeler / iaşeler yaptık, hiçbir şey yok ki onun üretilip depolandığı yeri / hazinesi yanımızda olmasın ve biz onu da ancak bilinen bir ayar üzere / takdir üzere indiririz. Aşılama amaçlı rüzgâr göndeririz, gökten su indiririz, onunla sizi sularız, depolandıkları yeri / hazinelerini tutan sizler değilsiniz. (Bulut hazinesi) Kesinlikle biz, diriltiyor ve öldürüyoruz, mirasçılar / varisler de bizleriz. Kesin olan şu ki, sizden kimler öne geçmek / öne alınmak istiyor, biliyoruz kim de ertelenmek / sonraya bırakılmak istiyor onu da biliyoruz. Muhakkak ki Rabbin onları bir araya toparlayacaktır ve kesinlikle O, yargıçtır / hâkimdir, bilendir / alimdir.
Hazineleri bizim katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ancak biz onu belirlenmiş bir miktar olarak indiririz.
Hiçbir şey yoktur ki onun hazineleri, bizim yanımızda olmasın, ama biz onu, bilinen bir miktar ile indiririz.
Hazinesi /deposu katımızda olmayan hiçbir şey yoktur dipnot 1 . Biz onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz dipnot 2 .
Hiç bir şey yoktur ki kaynakları bizim katımızda olmasın. Onu ancak belli bir ölçüye göre göndeririz.
Hazineleri bizim katımızda olmayan hiçbir şey yoktur; ancak biz onu belirlenmiş bir miktar olarak indiririz.
Kaynağı yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ancak biz onu belli bir ölçüye göre indiririz.
Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri bizim yanımızda olmasın. Ama biz onu ancak belirli bir ölçüde/bir kaderle indiririz.
No material or immaterial object, an article or a substance of any kind or anything with which anyone is concerned in action or in thought but We have infinite stores thereof, and what We release from all and each and send down to meet the needs is ascertained by due measure.
There is not a thing whose storehouses are not with Us. We send it down only according to a well-defined measure:
And there is not a thing but its (sources and) treasures (inexhaustible) are with Us; but We only send down thereof in due and ascertainable measures.
There is nothing except that its treasuries are with Us and We do not send it down except in a known measure. dipnot 1
There is nothing that does not have its stores with Us and We only send it down in a known measure.
And there is not a thing, but with Us are the stores thereof. And We send it not down except in a known measure.
There is not a thing but that its sources are with Us, and We do not send it down except in a known measure.
And there is not a thing but We have the vast treasures of it; and We do not send it down but according to a proper and prescribed measure.
Naught is there, but its treasuries are with Us, and We send it not down but in a known measure.
I own everything (that you know of) in infinite amounts (in the universe. ) Yet, you will find them proportionately spread on earth (forming a well- balanced eco-system.)
Nor is there aught but the treasuries of it are with us, and we do not send it down save in a noted quantity.
There is not a thing, except that We have vaults of it, yet We only send it down in a measured amount.
There is no one thing but the store-houses thereof are in our hands; and We distribute not the same otherwise than in a determinate measure.
Nor is there aught but the treasuries (storehouses) of it are with Us, and We do not send it down save in a noted quantity (ascertainable measure).
And decidedly there is not a thing excepting that its treasuries are in Our Providence, and in no way do We send it down except in a known estimate.
And there is not a thing but with Us are the stores thereof. And we send it not down save in appointed measure.
Of all things there are We have the stores, and send them down in determined measure.
For, no single thing exists that does not have its source with Us; and nought do We bestow from on high unless it be in accordance with a measure well-defined.
There is not any means ˹of sustenance˺ whose reserves We do not hold, only bringing it forth in precise measure.
And there is not a thing, except that We have vaults of it, yet We only send it down in a measured amount.
There is nothing that we do not own infinite amounts thereof. But we send it down in precise measure.
And there is not a thing but that with Us are its depositories, and We do not send it down except according to a known measure.
And of any thing, with Us only are the treasuries thereof; and We send it down only in known measure.
And there is not a thing but with Us are the treasures thereof. And We send it down but in precise measure.
And there is not a thing whose (unending) treasures are not with Us; And We only send down from there in correct and known measures.
We have treasures of every thing, but We send it down only in a determined quantity.
Andthere is not a thing, except that We have vaults of it, and We do not send it down except in a precise measure.