Gültekin Onan
Gök, yarıldığı (fetaret) zaman,
82. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
İnfitâr suresi, 1. ayet. إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنفَطَرَتْ
iẕe-ssemâü-nfeṭarat.
Gök, yarıldığı (fetaret) zaman,
İnfitâr suresi, 2. ayet. وَإِذَا ٱلْكَوَاكِبُ ٱنتَثَرَتْ
veiẕe-lkevâkibü-nteŝerat.
Yıldızlar, dağılıp yayıldığı zaman,
İnfitâr suresi, 3. ayet. وَإِذَا ٱلْبِحَارُ فُجِّرَتْ
veiẕe-lbiḥâru füccirat.
Denizler, fışkırtılıp taşırıldığı zaman,
İnfitâr suresi, 4. ayet. وَإِذَا ٱلْقُبُورُ بُعْثِرَتْ
veiẕe-lḳubûru bü`ŝirat.
Ve kabirlerin içi 'deşilip dışa atıldığı' zaman;
İnfitâr suresi, 5. ayet. عَلِمَتْ نَفْسٌ مَّا قَدَّمَتْ وَأَخَّرَتْ
`alimet nefsüm mâ ḳaddemet veeḫḫarat.
(Artık her) nefs önceden takdim ettiklerini ve ertelediklerini bilip öğrenmiştir.
İnfitâr suresi, 6. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلْإِنسَٰنُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ ٱلْكَرِيمِ
yâ eyyühe-l'insânü mâ garrake birabbike-lkerîm.
Ey insan, 'üstün kerem sahibi' olan rabbine karşı seni aldatıp yanıltan nedir?
İnfitâr suresi, 7. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَكَ فَسَوَّىٰكَ فَعَدَلَكَ
elleẕî ḫaleḳake fesevvâke fe`adelek.
Ki O, seni yarattı, 'sana bir düzen içinde biçim verdi' ve seni bir itidal üzere kıldı.
İnfitâr suresi, 8. ayet. فِىٓ أَىِّ صُورَةٍ مَّا شَآءَ رَكَّبَكَ
fî eyyi ṣûratim mâ şâe rakkebek.
Dilediği bir surette seni tertib etti.
İnfitâr suresi, 9. ayet. كَلَّا بَلْ تُكَذِّبُونَ بِٱلدِّينِ
kellâ bel tükeẕẕibûne biddîn.
Asla, hayır; siz dini yalanlıyorsunuz;
İnfitâr suresi, 10. ayet. وَإِنَّ عَلَيْكُمْ لَحَٰفِظِينَ
veinne `aleyküm leḥâfiżîn.
Oysa gerçekten sizin üzerinizde koruyucular var,
İnfitâr suresi, 11. ayet. كِرَامًا كَٰتِبِينَ
kirâmen kâtibîn.
'Şerefli üstün' yazıcılar.
İnfitâr suresi, 12. ayet. يَعْلَمُونَ مَا تَفْعَلُونَ
ya`lemûne mâ tef`alûn.
Her yapmakta olduğunuzu bilirler.
İnfitâr suresi, 13. ayet. إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ
inne-l'ebrâra lefî ne`îm.
Şüphesiz ebrar olanlar, elbette nimetter(le donanmış cennetler) içindedirler.
İnfitâr suresi, 14. ayet. وَإِنَّ ٱلْفُجَّارَ لَفِى جَحِيمٍ
veinne-lfüccâra lefî ceḥîm.
Ve facirler de elbette 'çılgınca yanan ateşin' içindedirler.
İnfitâr suresi, 15. ayet. يَصْلَوْنَهَا يَوْمَ ٱلدِّينِ
yaṣlevnehâ yevme-ddîn.
Onlar, din günü oraya yollanırlar.
İnfitâr suresi, 16. ayet. وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَآئِبِينَ
vemâ hüm `anhâ bigâibîn.
Ve ondan ayrılıp kaybolacak değildirler.
İnfitâr suresi, 17. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلدِّينِ
vemâ edrâke mâ yevmü-ddîn.
Din gününü sana bildiren şey nedir?
İnfitâr suresi, 18. ayet. ثُمَّ مَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلدِّينِ
ŝümme mâ edrâke mâ yevmü-ddîn.
Ve yine din gününü sana bildiren şey nedir?
İnfitâr suresi, 19. ayet. يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِّنَفْسٍ شَيْـًٔا وَٱلْأَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِّلَّهِ
yevme lâ temlikü nefsül linefsin şey'â. vel'emru yevmeiẕil lillâh.
Hiçbir nefsin bir başka nefse herhangi bir şeye güç yetiremeyeceği gündür; o gün buyruk yalnızca Tanrı'nındır.