Süleyman Ateş
Gök yarıldığı,
84. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
İnşikâk suresi, 1. ayet. إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنشَقَّتْ
iẕe-ssemâü-nşeḳḳat.
Gök yarıldığı,
İnşikâk suresi, 2. ayet. وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ
veeẕinet lirabbihâ veḥuḳḳat.
Kendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman!
İnşikâk suresi, 3. ayet. وَإِذَا ٱلْأَرْضُ مُدَّتْ
veiẕe-l'arḍu müddet.
Yer uzatıl(ıp dümdüz yapıl)dığı,
İnşikâk suresi, 4. ayet. وَأَلْقَتْ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتْ
veelḳat mâ fîhâ veteḫallet.
İçindekileri dışarı atıp boşaldığı,
İnşikâk suresi, 5. ayet. وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ
veeẕinet lirabbihâ veḥuḳḳat.
Ve kendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman!
İnşikâk suresi, 6. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلْإِنسَٰنُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَىٰ رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَٰقِيهِ
yâ eyyühe-l'insânü inneke kâdiḥun ilâ rabbike kedḥan femülâḳîh.
Ey insan, sen, Rabbine varan yolda çabalayıp durmaktasın, nihayet O'na varacaksın.
İnşikâk suresi, 7. ayet. فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ
feemmâ men ûtiye kitâbehû biyemînih.
(O zaman) Kimin Kitabı sağından verilirse:
İnşikâk suresi, 8. ayet. فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَسِيرًا
fesevfe yüḥâsebü ḥisâbey yesîrâ.
O, kolay bir hesaba çekilecek,
İnşikâk suresi, 9. ayet. وَيَنقَلِبُ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ مَسْرُورًا
veyenḳalibü ilâ ehlihî mesrûrâ.
Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.
İnşikâk suresi, 10. ayet. وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ وَرَآءَ ظَهْرِهِۦ
veemmâ men ûtiye kitâbehû verâe żahrih.
Kimin Kitabı arka tarafından verilirse.
İnşikâk suresi, 11. ayet. فَسَوْفَ يَدْعُوا۟ ثُبُورًا
fesevfe yed`û ŝübûrâ.
O, ölümü çağıracak,
İnşikâk suresi, 12. ayet. وَيَصْلَىٰ سَعِيرًا
veyaṣlâ se`îrâ.
Ve alevli ateşe girecektir.
İnşikâk suresi, 13. ayet. إِنَّهُۥ كَانَ فِىٓ أَهْلِهِۦ مَسْرُورًا
innehû kâne fî ehlihî mesrûrâ.
Çünkü o, (dünyada) ailesi arasında (şımarık ve) sevinçli idi.
İnşikâk suresi, 14. ayet. إِنَّهُۥ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ
innehû żanne el ley yeḥûr.
O, hiç (Rabbine) dönmeyeceğini sanmıştı.
İnşikâk suresi, 15. ayet. بَلَىٰٓ إِنَّ رَبَّهُۥ كَانَ بِهِۦ بَصِيرًا
belâ. inne rabbehû kâne bihî beṣîrâ.
Hayır, Rabbi O'nu görmekte idi.
İnşikâk suresi, 16. ayet. فَلَآ أُقْسِمُ بِٱلشَّفَقِ
felâ uḳsimü bişşefeḳ.
Yoo, and içerim; akşamın alaca karanlığına,
İnşikâk suresi, 17. ayet. وَٱلَّيْلِ وَمَا وَسَقَ
velleyli vemâ veseḳa.
Geceye ve (gecenin bağrında) topladığı şeylere,
İnşikâk suresi, 18. ayet. وَٱلْقَمَرِ إِذَا ٱتَّسَقَ
velḳameri iẕe-tteseḳa.
Değirmileşen aya,
İnşikâk suresi, 19. ayet. لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍ
leterkebünne ṭabeḳan `an ṭabaḳ.
Ki, siz, mutlaka tabakadan tabakaya bineceksiniz!
İnşikâk suresi, 20. ayet. فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
femâ lehüm lâ yü'minûn.
Onların nesi var ki inanmıyorlar?
İnşikâk suresi, 21. ayet. وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ ٱلْقُرْءَانُ لَا يَسْجُدُونَ secde ayeti
veiẕâ ḳurie `aleyhimü-lḳur'ânü lâ yescüdûn.
Kendilerine Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar?
İnşikâk suresi, 22. ayet. بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يُكَذِّبُونَ
beli-lleẕîne keferû yükeẕẕibûn.
Tersine o nankörler yalanlıyorlar.
İnşikâk suresi, 23. ayet. وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَ
vellâhü a`lemü bimâ yû`ûn.
Allah onların, içlerinde gizledikleri (düşünceleri) biliyor.
İnşikâk suresi, 24. ayet. فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
febeşşirhüm bi`aẕâbin elîm.
Onlara acı bir azabı müjdele.
İnşikâk suresi, 25. ayet. إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۭ
ille-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti lehüm ecrun gayru memnûn.
Ancak inanıp yararlı işler yapan kimseler için kesintisiz bir mükafat vardır.