Diyanet İşleri
Yemin ederim şafağa,
İnşikâk suresi · 16–25. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
İnşikâk suresi, 16. ayet. فَلَآ أُقْسِمُ بِٱلشَّفَقِ
Yemin ederim şafağa,
Hayır! Yemin ederim: Akşamın alaca karanlığına,
Ötesi yok! İşte şafak vaktini Ben şahit tutuyorum!
Yok yok! Hayır! Akşamın (geçip giden) alacakaranlığını tanıklığa çağırırım.
Şafağa kasem ederim,
Yoo, şafak vaktine yemin ederim,
Hayır! Şafağa, yemin ederim ki,
Yoo! Yemin olsun; akşamın alaca karanlığına!
- Hayır! Şafağa, geceye ve onun topladığı şeylere, dolunay şeklini alan Ay'a yemin ederim ki siz halden hale geçersiniz.
Ant olsun akşamın kızıllığına,
Andolsun akşamın kızıllığına,
Şimdi yemin ederim, o şafağa,
İmdi kasem ederim o şefaka
Şafak vaktine yemin ederim;
Şafak vaktine yemin ederim;
Şafak vaktine yemin ederim;
Yoo, şafak vaktine yemin ederim,
Demek (hakıykat onun zannetdiği gibi değildir). Andederim o şafaka.
And ederim o şafağa;
(7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.
Yemin olsun şafak vaktine.
Yoo, and içerim; akşamın alaca karanlığına,
Hayır (onun zannettiği gibi değil)! Akşamın alaca karanlığına yemin ederim, dipnot 1
Hayır, siz de hesaba katmalısınız. Yemin ederim akşamın alaca karanlığına,
Andolsun şafağa.
Andolsun şafağa.
İş, sandıkları gibi değil! Yemin ederim akşamın kızıllığına,
İnşikâk suresi, 17. ayet. وَٱلَّيْلِ وَمَا وَسَقَ
Geceye ve içinde topladıklarına,
Geceye ve topladığı (örttüğü) şeylere,
ve geceyi ve toplayıp kaydettiklerini,
Ve geceyi, onun (safha safha) gözler önüne serdiklerini,
Geceye ve toplayıp taşıdığı şeye,
Geceye ve toplayıp taşıdığı şeylere,
geceye ve onda basan karanlığa, yemin ederim ki,
Geceye ve topladıklarına!
- Hayır! Şafağa, geceye ve onun topladığı şeylere, dolunay şeklini alan Ay'a yemin ederim ki siz halden hale geçersiniz.
Gecenin topladığına,
Gecenin topladığına,
geceye ve derlediğine,
Ve geceye ve derlediğine
Geceye ve barındırdıklarına,
Geceye ve barındırdıklarına,
Geceye ve barındırdıklarına,
Geceye ve toplayıp taşıdığı şeylere,
O geceye ve onun (sinesinde) derleyip topladığı şey (ler) e,
Geceye ve derleyip topladığı şeye;
(7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.
Geceye ve içinde topladıklarına.
Geceye ve (gecenin bağrında) topladığı şeylere,
geceye ve kapsadığı şeylere, dipnot 1
Geceye ve yoğunlaşan karanlığa,
Geceye ve topladıklarına.
Geceye ve kapladıklarına..
Geceye ve derlediğine,
İnşikâk suresi, 18. ayet. وَٱلْقَمَرِ إِذَا ٱتَّسَقَ
Dolunay halindeki aya ki,
Dolunay halindeki aya ki
ve safha safha dolunay halini alan ayı (şahit tutuyorum ki
ve dolunay haline gelen ayı:
Dolunay'a ki,
Ondördüne girdiği zaman aya;
dolunay olmuş aya yemin ederim ki,
Ve dolunay olduğunda aya!
- Hayır! Şafağa, geceye ve onun topladığı şeylere, dolunay şeklini alan Ay'a yemin ederim ki siz halden hale geçersiniz.
Dolunay halindeki aya,
Dolunay halindeki aya,
ve derlendiğinde (dolunay haline geldiğinde) o aya ki,
Ve derlendiği zaman o Aya
Dolunay halindeki Ay'a,
Dolunay halindeki aya,
Dolunay halindeki aya,
Ondördüne girdiği zaman aya;
toplu bir haale geldiği (nuuru tamamlandığı) zaman aya ki,
Ve toplu halde geldiğinde aya;
(7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.
Dolunay haline geldiği zaman aya.
Değirmileşen aya,
dolunay haline geldiğinde aya da yemin ederim ki dipnot 1
Dolunay olduğunda aya da bakın;
Dolunay halindeki Ay’a.
Dolunay halindeki Ay'a..
Toparlandığı zaman Ay'a,
İnşikâk suresi, 19. ayet. لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍ
Şüphesiz siz halden hale geçeceksiniz.
Siz elbette bir hâlden (başka) bir hâle geçeceksiniz.
ey insanlar; mukadder sona doğru) safha safha, adım adım ilerleyeceksiniz.
(işte böylece, ey insanlar,) siz adım adım ilerleyeceksiniz.
Mutlaka siz, boyutlar değiştirerek o boyutların uygun bedenlerine dönüşeceksiniz!
Siz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz.
halden hale geçersiniz.
Kesinlikle, katmandan katmana geçeceksiniz. dipnot 583
- Hayır! Şafağa, geceye ve onun topladığı şeylere, dolunay şeklini alan Ay'a yemin ederim ki siz halden hale geçersiniz.
Siz evreden evreye binip geçeceksiniz.
Siz evreden evreye binip geçeceksiniz.
sizler binip binip tabakadan tabakaya (halden hale) geçeceksiniz!
Ki sizler binip binip gececeksiniz elbette tabakadan tabakaya
Kesinlikle tabakadan tabakaya bineceksiniz. dipnot 1
Kesinlikle tabakadan tabakaya bineceksiniz. dipnot 1
Kesinlikle tabakadan tabakaya bineceksiniz. dipnot 1
Siz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz.
siz (ey insanlar), hiç şübhesiz, o halden bu haale bineceksiniz.
Muhakkak siz; bir durumdan diğerine uğratılacaksınız.
(7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.
Muhakkak ki siz bir halden başka bir hale geçeceksiniz.
Ki, siz, mutlaka tabakadan tabakaya bineceksiniz!
(hayat yolculuğunda) kesinlikle bir durumdan bir başka duruma geçeceksiniz! dipnot 1
Kesinlikle basamak basamak ilerleyeceksiniz.
Şüphesiz siz hâlden hâle geçeceksiniz.
Elbette sen, bir aşamadan bir aşamaya geçeceksin.
Ki siz boyuttan boyuta/halden hale mutlaka geçeceksiniz.
İnşikâk suresi, 20. ayet. فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
Böyleyken onlara ne oluyor da iman etmiyorlar?
Onlara ne oluyor da inanmıyorlar!
Peki, onlara ne oluyor ki hala (Hesap Günü'ne) iman etmiyorlar?
Peki, onlara ne oluyor da (öteki dünyaya) inanmıyorlar?
Böyleyken onlara ne oluyor da iman etmiyorlar (bunlar gerçek)!
Şu halde onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar?
Böyleyken onlar acaba neden iman etmezler?
Onlara ne oluyor ki, yine de inanmıyorlar?
- Böyleyken, onlar acaba niçin iman etmezler? Kendilerine Kur'an okununca secde de etmezler?
Peki onlar neden onaylamıyorlar?
Peki onlar neden inanmıyorlar?
O halde onlara ne oluyor ki, iman etmezler.
O halde onlara ne var ki iyman eylemezler?
Onların nesi var ki iman etmiyorlar?
Onların nesi var ki inanmıyorlar?
Onların nesi var ki inanmıyorlar?
Şu halde onlara ne oluyor ki inanmıyorlar?
Öyleyse onlara ne (oluyor) ki iman etmiyorlar?
Öyleyse, ne oluyor onlara da inanmıyorlar?
(7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.
O halde onlara ne oluyor da iman etmiyorlar?
Onların nesi var ki inanmıyorlar?
Öyleyse onlara ne oluyor da inanmıyorlar! dipnot 1
Böyle iken bunlar nelerine güveniyorlar da inanmıyorlar?
Onlara ne oluyor da iman etmiyorlar.
Onlara ne oluyor da iman etmiyorlar.
Peki onlara ne oluyor da iman etmiyorlar?!
İnşikâk suresi, 21. ayet. وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ ٱلْقُرْءَانُ لَا يَسْجُدُونَ secde ayeti
Onlara Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar.
Kendilerine Kur'an okunduğu zaman secde de etmiyorlar! dipnot 1
Dahası, kendilerine Kur'an okunduğu zaman onu tasdik edip teslim de olmuyorlar.
Ve Kur'an kendilerine okunduğunda saygıyla yere kapanmıyorlar?
Onlara Kur'an okunduğunda secde etmiyorlar (benliklerini yok edip Hakk'a boyun eğmiyorlar)? (21. ayet secde ayetidir. )
Kendilerine Kur'an okunduğunda secde etmiyorlar.
Onlar kendilerine Kur'an okununca secde de etmezler?
Ve Kur'an onlara okunduğunda secde etmiyorlar.
- Böyleyken, onlar acaba niçin iman etmezler? Kendilerine Kur'an okununca secde de etmezler?
Onlara Kuran okunduğunda neden kabul etmiyorlar?
Onlara Kuran okunduğunda neden kabul etmiyorlar?
Karşılarında Kur'an okunduğu zaman secde etmezler?
Ve karşılarında Kur'an okunduğu vakıt secde etmezler?
Kendilerine Kur'an okunduğu dipnot 1 zaman secde dipnot 2 etmiyorlar.
Kendilerine Kur'an okunduğu dipnot 1 zaman secde dipnot 2 etmiyorlar.
Kendilerine Kur'an okunduğu zaman secde dipnot 1 etmiyorlar.
Kendilerine Kuran okunduğunda secde etmiyorlar.
Ve karşılarında Kur'an okunduğu zaman (derin saygı ile) eğilmiyorlar?
Ve Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar.
(7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.
Onlara Kur’an okunduğu zaman secde etmiyorlar.
Kendilerine Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar?
Kendilerine Kur'an okununca (hükümlerine) boyun eğmiyorlar! dipnot 1
Bunlara Kur'an okununca da boyun eğmiyorlar dipnot 1 ?
Onlara Kur’an okunduğu zaman secde etmiyorlar.
Onlara Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar.
Karşılarında Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar.
İnşikâk suresi, 22. ayet. بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يُكَذِّبُونَ
Daha doğrusu, inkar edenler (Kur'an'ı) yalanlıyorlar.
Aksine o kâfir olanlar yalanlıyorlar.
Aksine, inkarda direnenler (ilahi vahyi) yalanlamakta ısrar ediyor;
Evet, hakikati inkara şartlanmış olanlar (bu ilahi kelamı) yalanlıyorlar!
Üstelik yalanlıyorlar o hakikat bilgisini inkar edenler!
Tersine, o nankörler, yalanlıyorlar.
Aksine, kâfirler yalanlıyorlar.
Hayır! Nankörlük edenler yalanlıyorlar.
Aksine, inkar edenler yalanlıyorlar.
Aksine, inkarcılar yalanlıyorlar.
Aksine, inkarcılar yalanlıyorlar.
Hatta o küfredenler yalan derler!
Hatta o küfr edenler tekzib ederler
Aksine, Kafirler yalanlıyorlar.
Aksine, Kafirler yalanlıyorlar.
Aksine, gerçeği yalanlayan nankörler, yalanlıyorlar.
Tersine, o küfredenler yalanlıyorlar.
Bil'akis o küfredenler tekzib ederler.
Bilakis o küfredenler, yalanlıyorlar.
(7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.
Aksine, kâfirler(Kur’an’ı) yalanlıyorlar.
Tersine o nankörler yalanlıyorlar.
Kafirlik edenler aslında yalan söyleyip duruyorlar. dipnot 1
Bu kafirler dipnot 1 aslında yalan söylüyorlar.
Aksine, o kâfirler (hakkı) yalan sayıyorlar.
Aksine, o inkarcılar (gerçeği) yalan sayıyorlar.
Tam aksine, o küfre sapanlar yalanlıyorlar.
İnşikâk suresi, 23. ayet. وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَ
Halbuki Allah, içlerinde ne sakladıklarını çok iyi bilir.
Allah onların gizlediği şeyleri çok iyi bilendir.
ama Allah içlerinde biriktirip gizlediklerini çok iyi biliyor.
Ama Allah, onların (kalplerinde) gizlediklerini bilir.
Oysa Allah (içlerinde) ne toplayıp yığdıklarını (düşünce ve itikatlarını) daha iyi bilir.
Oysa Allah, onların içlerinde sakladıklarını daha iyi bilendir.
Halbuki Allah onların gizlediği şeyleri çok iyi bilir.
Oysa Allah, onların içinde gizlediklerini bilir.
Halbuki Allah, onların gizlediği şeyleri çok iyi bilir.
ALLAH onların sakladıklarını çok iyi bilir.
ALLAH onların sakladıklarını çok iyi bilir.
Oysa Allah, içlerindekini biliyor.
Halbuki Allah içlerindekini biliyor
Allah, onların içlerinde ne sakladıklarını en iyi bilendir.
Allah, onların içlerinde ne sakladıklarını en iyi bilendir.
Allah, onların içlerinde ne sakladıklarını en iyi bilendir.
Oysa Tanrı, onların içlerinde sakladıklarını daha iyi bilendir.
Halbuki Allah onların yüreklerinde neler saklıyorlar, pek iyi bilendir.
Halbuki Allah, onların sakındıklarını en iyi bilendir.
(7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.
Hâlbuki Allah, içlerinde ne sakladıklarını çok iyi bilir.
Allah onların, içlerinde gizledikleri (düşünceleri) biliyor.
Allah onların içlerinde neyi tuttuklarını çok iyi bilir. dipnot 1
Allah onların ezberlerini çok iyi biliyor.
Allah, onların (içlerinde) sakladıklarını en iyi bilendir.
Allah, onların (içlerinde) sakladıklarını en iyi bilendir.
Allah, içlerinde sakladıklarını çok iyi biliyor.
İnşikâk suresi, 24. ayet. فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Öyle ise sen onlara elem dolu bir azabı müjdele!
Onlara elem verici bir azabı müjdele!
Artık onlara şiddetli bir azabı müjdele;
O halde, onlara (öteki dünyada) şiddetli azabı haber ver,
Artık onları feci azapları ile müjdele!
Bu durumda sen, onlara acı bir azab ile müjde ver.
(Rasûlüm!) Onlara acı azabı müjdele!
Artık, acı bir cezayı onlara bildir.
Onlara acıklı azabı müjdele!
Onları acı bir azapla müjdele.
Onları acı bir azapla müjdele.
Onun için onlara acı bir azap müjdele!
Onun için onlara elim bir azab müjdele
O halde onları elem verici azapla haberdar et!
O halde onları elem verici azapla haberdar et!
O halde onları elem verici azapla müjdele!
Bu durumda sen, onlara acı bir azab ile müjde ver.
Bunun için sen (Habibim) onları elem verici bir azab ile müjdele!
Onlara elim bir azabı müjdele.
(7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.
Öyleyse sen onlara elem dolu bir azabı müjdele!
Onlara acı bir azabı müjdele.
Sen onlara acıklı bir azabı müjdele! dipnot 1
Öyleyse onlara acıklı bir azabı müjdele.
Onlara acı bir azabı müjdele.
Onlara acı bir azabı müjdele..
O halde, onlara acıklı bir azap muştula!
İnşikâk suresi, 25. ayet. إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۭ
Ancak iman edip de salih ameller işleyenler başka. Onlar için, bitmez tükenmez bir mükafat vardır.
İman edip iyi işler yapanlar başkadır; onlar için başa kakılmayan (kesintisiz) bir ödül vardır.
ancak iman edenler ve Allah rızasına uygun davrananlar hariç: Onları kesintisiz bir ödül bekliyor.
yalnız (pişmanlık duyarak) iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır!
Sadece iman edip imanın gereğini uygulayanlar müstesnadır! Onlar için kesintisiz bir mükafat vardır.
Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir (mükafaat) vardır.
İman edip sâlih amel işleyenler başkadır; onlar için arkası kesilmeyen bir mükâfat vardır.
İnanmış olarak erdemli edimler yapanlar başkadır. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.
İman edip iyi amel işleyenler müstesnadır. Onlar için arkası kesilmeyen bir ödül vardır.
Gerçeği onaylayıp erdemli davrananlara ise kesilmez bir ödül var.
İnanıp erdemli davrananlara ise kesilmez bir ödül var.
Ancak iman edip iyi işler yapanlar başka; onlara tükenmez bir mükafat vardır!
Ancak iyman edip Salih ameller yapanlar başka onlara tükenmez bir ecir var
Ancak iman eden ve salihatı yapanlar dipnot 1 hariç. Onlar için minnet altında bırakmayan bir ödül vardır.
Ancak iman eden ve salihatı yapanlar dipnot 1 hariç. Onlar için minnet altında bırakmayan bir ödül vardır.
Ancak iman eden ve salihatı dipnot 1 yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.
Ancak inanıp salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir (mükafaat) vardır.
iman edib de güzel güzel amel (ve hareket) edenler müstesnadır. Onlar için bitib tükenmeyen bir mükafat vardır.
Ancak iman edip salih amel işleyenler müstesna. Onlara bitip tükenmeyen bir ecir vardır.
(7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.
Ancak iman edip de salih ameller işleyenler başka. Onlar için bitmez tükenmez bir mükâfat vardır.
Ancak inanıp yararlı işler yapan kimseler için kesintisiz bir mükafat vardır.
İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlar ise bunun dışındadır. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır. dipnot 1
İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlar başka. Onları da tükenmek bilmeyen bir karşılık beklemektedir.
Ancak, iman edip salih amel yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.
Ancak, iman edip doğruları yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar müstesnadır. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.