Nahl suresi

Nahl suresi, 44. ayet

Nahl suresi, 44. ayet. بِٱلْبَيِّنَٰتِ وَٱلزُّبُرِ وَأَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ

bilbeyyinâti vezzübür. veenzelnâ ileyke-ẕẕikra litübeyyine linnâsi mâ nüzzile ileyhim vele`allehüm yetefekkerûn.

Diyanet İşleri

(O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur'an'ı indirdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 41–47 · surenin 44. ayeti / 128

Konu Zikir ehline sorun; tuzak kuranlar; gölgelerin secdesi Nahl 43–50 3

  1. Nahl 41

    Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, elbette onları dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. Ahiret mükafatı ise daha büyüktür. Keşke bilselerdi..

  2. Nahl 42

    Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.

  3. Nahl 43

    Senden önce de ancak, kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.

  4. 44

    (O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur'an'ı indirdik.

  5. Nahl 45

    Kötü işler yapmak için tuzak kuranlar, Allah'ın kendilerini yere geçirmesinden veya (ansızın) bilemeyecekleri bir yerden kendilerine azap gelmesinden emin mi oldular?

  6. Nahl 46

    Yahut onlar dönüp dolaşırken Allah'ın kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Onlar, Allah'ı aciz bırakacak değillerdir.

  7. Nahl 47

    Yahut da, onları korku üzere iken yakalamayacağından güven içinde midirler? Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

44. “Sana da bu Zikir’i” yani kulların gerek duyacakları dini ve dünyevi, zahiri ve batıni bütün hususların anıldığı bu Kur’an-ı Kerim’i “indirdik ki insanlara kendilerine ne indirildiğini açıklayasın” bu da bu Kitab’ın lafızlarını ve anlamlarını açıklamayı kapsamaktadır “ve onlar da iyice” o Kitab üzerinde “düşünsünler” ve böylelikle kendi istidatlarına ve ona yönelişlerine göre onun hazine ve ilimlerinden yararlanacakları şeyleri çıkarsınlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Apaçık deliller ve indirilen kitaplarla birlikte o peygamberleri insanlardan gönderdik. -Ey Peygamber!- Sana da insanlara açıklanmasına ihtiyaç duyulan şeyleri açıklayasın diye Kur'an'ı indirdik. Umulur ki zihinlerini çalıştırırlar ve içeriğinden ders alırlar.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. بِٱلْبَيِّنَـٰتِ bil-beyyinati açık kanıtları kök: بين
  2. وَٱلزُّبُرِ ۗ ve zzuburi ve Kitapları kök: زبر
  3. وَأَنزَلْنَآ ve enzelna ve indirdik kök: نزل
  4. إِلَيْكَ ileyke sana
  5. ٱلذِّكْرَ z-zikra Zikr'i kök: ذكر
  6. لِتُبَيِّنَ litubeyyine açıklayasın diye kök: بين
  7. لِلنَّاسِ linnasi insanlara kök: نوس
  8. مَا ma şeyi
  9. نُزِّلَ nuzzile indirilen kök: نزل
  10. إِلَيْهِمْ ileyhim kendilerine
  11. وَلَعَلَّهُمْ veleallehum ta ki
  12. يَتَفَكَّرُونَ yetefekkerune düşünüp öğüt alsınlar kök: فكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زبر (11 geçiş)

    Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık delilleri, hikmetli sayfaları ve aydınlatıcı kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.

  • Aynı kök: زبر (11 geçiş)

    Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya,…

  • Aynı kök: زبر (11 geçiş)

    Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik.

  • Aynı kök: فكر (18 geçiş)

    Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından…

  • Aynı kök: فكر (18 geçiş)

    Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…

  • Aynı kök: فكر (18 geçiş)

    Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. "Rabbimiz! Bunu boş yere…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(43, 44) Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. dipnot 1 Apaçık delilleri ve (ilahî) kitapları bilmiyorsanız, zikr (Vahiy) ehline sorun! dipnot 2 Kendilerine indirileni insanlara açıklaman (ilan etmen) için dipnot 3 ve düşünsünler diye sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik. dipnot 4

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Yûsuf 12:109; Enbiyâ 21:7.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Yûnus 10:94; Enbiyâ 21:7.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu ayet Nisâ 4:65, 105, En‘âm 6:114 ve Nahl 16:64. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Bu ayette bir kapalılığın açıklanmasından değil, bir hakikatin gizlenmemesinden ve bütün insanlara duyurulmasından söz edilmektedir. Mekkeli müşrikler ayetleri anlayamamaktan şikâyet etmiyorlardı ki ayetlerin bu anlamda açıklanmasına ihtiyaç duyulsun. Onların problemi vahyin insanlara ilan edilmesi, duyurulması, gizlenmeyip açıklanmasıydı.
  4. metne dön, dipnot 4
    Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:187; Yûsuf 12:2; İbrâhîm 14:4; Zuhruf 43:3.

Mustafa İslamoğlu

(Biz onları) hakikatin açık belgeleri ve hikmet yüklü sayfalarla (göndermiştik). İşte sana da bu uyarıcı vahyi indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın ve belki onlar da bu sayede düşünürler.

Muhammed Esed

(Onlar size, kendilerini) apaçık delillerle ve hikmet dolu ilahi kitaplarla (desteklediğimiz peygamberlerin ölümlü adamlardan başka kimseler olmadığını söyleyeceklerdir). Ve biz sana da bu uyarıcı kitabı indirdik ki, insanlara, başından beri indirilegelen mesajın aslını olanca açıklığıyla ulaştırasın ve onlar da böylece belki düşünürler.

Ahmed Hulusi

Apaçık deliller, mucizeler ve Zeburlar (hikmet bilgileri) ile (irsal ettik). . . Sana da Zikri (hatırlatıcıyı) inzal ettik ki, insanlara kendilerine indirileni açıklayasın ve onlar da tefekkür etsinler.

Ali Bulaç

(Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler, diye.

Ali Özek ve heyeti

Apaçık mucizeler ve kitaplarla (gönderildiler). İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman için ve düşünüp anlasınlar diye sana da bu Kur'an'ı indirdik.

Ali Rıza Safa

Açık kanıtlarla ve kitaplarla. İnsanlara indirileni onlara açıklaman için, sana da bu öğretiyi indirdik; belki düşünürler diye.

Bayraktar Bayraklı

Apaçık mucizelerle ve kitaplarla gönderildiler. Kendilerine indirileni insanlara açıklaman için ve düşünsünler diye, sana da bu Kur'an'ı indirdik.

Edip Yüksel

Belgeler ve kitaplarla... Sana bu mesajı indirdik ki, kendilerine indirileni halka açıklayasın (bildiresin) ve onlar da düşünsünler. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Allah tarafından açıklanmış (75:19), anlaşılması kolaylaştırılmış (54:17, 22) apaçık bir kitabın (5:15; 12:1; 26:195; 44:6) elçi tarafından açıklanması demek, gizlenmeyip insanlara bildirilmesi demektir. * Bak: 2:159, 160; 3:187 ve 16:64.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Belgeler ve kitaplarla... Sana bu mesajı indirdik ki, kendilerine indirileni halka açıklayasın (bildiresin) ve onlar da düşünsünler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onları açık mucizelerle ve kitaplarla göndermiştik. Sana da bu Kur'an'ı indirdik, insanlara kendilerine indirileni anlatasın diye. Belki düşünürler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Beyyinelerle ve kitablarla; sana da bu zikri indirdik ki kendilerine indirileni nasa anlatasın ve gerek ki tefekkür edeler

Erhan Aktaş

Onları dipnot 1 beyyinatla dipnot 2 zeburlarla dipnot 3 gönderdik. Sana da zikri dipnot 4 indirdik. İnsanlara, kendilerine indirileni beyan edesin dipnot 5 . Ki böylece düşünüp öğüt alırlar.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Senden önce elçi olarak gönderilenleri.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgiyle.
  3. metne dön, dipnot 3
    Kitaplarla.
  4. metne dön, dipnot 4
    Öğüt, hatırlatıcı.
  5. metne dön, dipnot 5
    Bir şeyin kanıtlarıyla ortaya konması, ilan edilmesi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onları dipnot 1 beyyinelerle dipnot 2 zeburlarla dipnot 3 gönderdik. Sana da zikri dipnot 4 indirdik. İnsanlara, kendilerine indirileni beyan edesin. dipnot 5 Ki böylece düşünüp öğüt alırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Senden önce elçi olarak gönderilenleri.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgiyle.
  3. metne dön, dipnot 3
    Kitaplarla.
  4. metne dön, dipnot 4
    Öğüt.
  5. metne dön, dipnot 5
    Bir şeyin kanıtlarıyla ortaya konması, ilan edilmesi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onları dipnot 1 beyyinelerle dipnot 2 kitaplarla gönderdik. Sana da zikri dipnot 3 indirdik. İnsanlara, kendilerine indirileni beyan edesin. dipnot 4 Ki böylece düşünüp öğüt alırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Senden önce elçi olarak gönderilenleri.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgiyle.
  3. metne dön, dipnot 3
    Öğüt.
  4. metne dön, dipnot 4
    Bir şeyin kanıtlarıyla ortaya konması, ilan edilmesi.

Gültekin Onan

(Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kuran'ı) indirdik ki insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da düşünsünler (yetefekkerun).

Hasan Basri Çantay

(O peygamberler) apaçık bürhanlarla (mu'cizelerle) ve kitablarla (gönderildiler. Habibim) biz sana da Kur'anı indirdik. Taki insanlara, kendilerine ne indirildiğini açıkça anlatasın ve taki onlar da iyice fikirlerini kullansınlar.

İbni Kesir

Kitablar ve apaçık delillerle. Sana da insanlara indirileni açıklayasın diye bu zikri indirdik. Belki düşünürler.

Mehmet Alagaş

(43-44) Senden önce onlara vahyettiğmiz Resulleri ancak erkek olarak gönderdik, eğer ki bilmiyorsanız şimdi bunu zikir ehline / hatırlayabilen kimselere sorun, açıklamalar da ve Zebur’da (yazıt levha parçası) var. Sana da hatırlatmayı / zikri onlara (Zebur da ve diğer açıklamalarda) ne indirildiğini açıklaman için indirdik, böylelikle belki fikir üretirler.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Onları) apaçık belgelerle ve kitaplarla (gönderdik). İnsanlara kendilerine ne indirildiğini açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler diye sana da bu Zikri indirdik.

Süleyman Ateş

Açık kanıtları ve Kitapları. Sana da o Zikr'i indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın, ta ki düşünüp öğüt alsınlar.

Süleymaniye Vakfı

O elçileri açık belgelerle /mucizelerle ve zeburlarla dipnot 1 gönderdik. Kendilerine indirilenin ne olduğunu o insanlara açık açık anlatasın diye dipnot 2 o Zikri sana da indirdik. Belki düşünürler.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zeburlar diye meal verdiğimiz ez-Zübür (الزُّبر), 'zebur'un çoğuludur, hikmet dolu kitaplar anlamındadır (ez-Zeccac, Meani'l-Kur'an). Al-i İmran 3/81'de bütün nebilere kitap ve hikmet verildiği açıklandığı için bu ayetteki 'zübür'ün, hikmet dolu kitaplar dışında bir anlamı olamaz. Kelime, Şuara 26/196, Fatır 35/25 ve Kamer 54/43'te aynı anlamı ifade etmektedir. Bu zeburlardan biri de Davut aleyhisselama verilmiştir. (Nisa 4/163, İsra 17/55) Zebur, Davut aleyhisselama verilen kitabın özel ismi olmadığı için ez-Zebur şeklinde geçmemektedir. Kelime, ez-Zebur şeklinde elif lamlı olarak sadece Enbiya 21/105'te geçer ve Davut aleyhisselam dahil bütün nebilere verilen kitapları ifade eder.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet, Nebimize Kur'an'ı açıklama yetkisi verildiğine delil gösterilir. Oysa burada Nebimize verilen görev açıklama değil, kendine gelen zikri açıkça ortaya koymasıdır. Böylece kitaptan hiçbir şey gizli kalmayacaktır. Zaten Maide 5/15. ayet, tebyinin açıklama değil, "gizleneni ortaya çıkarma" anlamında olduğunu göstermektedir. Buna göre bu ayette de kitabın tebyin edilmesi, hiçbir şeyin gizlenmemesi, her şeyin açıkça ortaya konması anlamındadır. (Bakara 2/159-160, Al-i İmran 3/187, Maide 5/19, Nahl 16/64).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onları mucizelerle ve hikmet dolu sayfalarla dipnot 1 gönderdik. O Zikri (Kitabı) sana da indirdik ki kendilerine gönderilenin ne olduğunu o insanlara açık açık anlatasın dipnot 2 , belki düşünürler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ali- imran 3/81 ayete göre nebiler kitap ve hikmet ile geldiği için bu ayetteki zübür ‘hikmet dolu sayfalar' anlamında olmalıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Burada Nebimize Kur'an'ı açıklama yetkisi değil, tebliği görevi verilmiştir. Bunu şu ayetten daha açık olarak anlarız.(وَإِذَ أَخَذَ اللّهُ مِيثَاقَ الَّذِينَ أُوتُواْ الْكِتَابَ لَتُبَيِّنُنَّهُ لِلنَّاسِ وَلاَ تَكْتُمُونَهُ ) Allah, kendilerine kitap verilenlerden kesin söz aldı;  "Bu Kitabı insanlara açık açık anlatacaksınız, asla gizlemeyeceksiniz!"dedi. (Al-i İmran 3/187)

Şaban Britch

(Onları) apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik.) Sana da “zikri” indirdik. Kendilerine indirileni insanlara açıklaman için. Umulur ki onlar da düşünürler.

Şaban Piriş

Onları açıklanmış belgeler ve kitaplarla (gönderdik.) Sana da "zikri" indirdik. Kendilerine indirileni insanlara açıklaman için. Umulur ki onlar da düşünürler.

Yaşar Nuri Öztürk

Açık delillerle, kitaplarla gönderdik. Sana da bu zikiri / Kur'an'ı vahyettik ki, kendilerine indirileni insanlara açık seçik bildiresin de derin derin düşünebilsinler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We inspired to them clear and plain revelations and signs as well as AL- Zabur (the Psalm) which guide out of darkness and superstitions elf later times and out of want of spiritual and intellectual light into illumination and enlightenment. And We inspired to you O Muhammad the Quran to explain to the people all that has been revealed to them of decrees, ordinances and the fundamental principles of Allah's system of faith and worship so that they may hopefully ponder.

Abdul Haleem

We sent them with clear signs and scriptures. We have sent down the message to you too [Prophet], so that you can explain to people what was sent for them, so that they may reflect.

Abdullah Yusuf Ali

(We sent them) with Clear Signs and Books of dark prophecies; and We have sent down unto thee (also) the Message; that thou mayest explain clearly to men what is sent for them, and that they may give thought.

Abul A'la Maududi

We raised the Messengers earlier with Clear Signs and Divine Books, and We have now sent down this Reminder upon you that you may elucidate to people the teaching that has been sent down for them, dipnot 1 and that the people may themselves reflect.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In this connection, it is worthwhile to note that this duty of making plain and explaining the teachings of the Book was to be performed by Prophet not only by word of mouth but also practically. It was required that he should organize, under his own guidance, a Muslim community and establish it in accordance with the principles of the Book. This duty of the Prophet (peace be upon him) has been stated here especially to show the wisdom of sending a man as a Messenger, for, otherwise the Book could have been sent through the angels or could have been printed and sent directly to each man. But in this way; that purpose for which Allah in His Wisdom and Bounty and Providence designed to send the Book could not have been served. For, that purpose demanded that the Book should be brought by a perfect man, who should present it piece by piece, explain its meaning, remove the difficulties and doubts, answer objections etc. and above all, he should show towards those who rejected and opposed it that kind of attitude which is worthy of the bearer of this Book. On the other hand, he should guide those who believed in it in every aspect of life and set before them his own excellent pattern of life. Then he should train them individually and collectively on the principles of the Book; so as to make them a model society for the rest of mankind.

Aisha Bewley

And We have sent down the Reminder to you so that you can make clear to mankind what has been sent down to them so that hopefully they will reflect.

Al-Hilali & Khan

With clear signs and Books (We sent the Messengers). And We have also sent down unto you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) the Dhikr [reminder and the advice (i.e. the Qur’ân)], that you may explain clearly to men what is sent down to them, and that they may give thought.

Ali Quli Qarai

[and sent them] with manifest proofs and scriptures. We have sent down the reminder to you so that you may clarify for the people that which has been sent down to them, so that they may reflect.

Amatul Rahman Omar

(We sent these above mentioned men) with clear proofs and Scriptures. And (similarly now) We have revealed to you the Reminder that you may explain to mankind (the commandments) that have been sent down to them so that they may ponder and reflect (over it).

Arthur John Arberry

with the clear signs, and the Psalms; and We have sent down to thee the Remembrance that thou mayest make clear to mankind what was sent down to them; and so haply they will reflect.

Bijan Moeinian

I armed the previous Prophets with undeniable miracles and the Scripture. As for you (Mohammad, ) I am sending this Message (Qur’an) so that you teach the people what was taught in the previous Books; may they stop and think.

E. Henry Palmer

with manifest signs and with scriptures; and we have sent down the Reminder to thee too, that thou mayest explain to men what has been sent down to them, and haply they may reflect.

Edip-Layth

With proof and the scriptures. We sent down to you the Reminder to proclaim to the people what was sent to them, and perhaps they would think.

George Sale

We sent them with evident miracles, and written revelations; and We have sent down unto thee this Koran, that thou mayest declare unto mankind that which hath been sent down unto them, and that they may consider.

Hamid S. Aziz

With Manifest (clear) Signs and with Books of Prophecy; and We have sent down the Reminder to you too, that you may explain to men clearly what has been sent down to them, and that they may reflect.

Mahmoud Ghali

With clear evidences and the Scriptures, (i. e., the Zubur, pl, of Zabûr, usually understood to be the psalms) and We have sent down to you (i.e. the prophet) the Remembrance that you may make evident to mankind what has been sent down (ever since) and that possibly they would meditate.

Marmaduke Pickthall

With clear proofs and writings; and We have revealed unto thee the Remembrance that thou mayst explain to mankind that which hath been revealed for them, and that haply they may reflect.

Mohamed Ahmed - Samira

We had Sent them with miracles and Books; and We have sent to you this Reminder so that you may explain distinctly to men what was sent down to them: They may haply reflect.

Muhammad Asad

[and they will tell you that their prophets, too, were but mortal men whom We had endowed] with all evidence of the truth and with books of divine wisdom. And upon thee [too] have We bestowed from on high this reminder, so that thou might make clear unto mankind all that has ever been thus bestowed upon them, and that they might take thought.

Mustafa Khattab

˹We sent them˺ with clear proofs and divine Books. And We have sent down to you ˹O Prophet˺ the Reminder, so that you may explain to people what has been revealed for them, and perhaps they will reflect.

Progressive Muslims

With clarity and the Psalms. And We sent down to you the Reminder to make clear to the people what was sent to them, and perhaps they will think.

Rashad Khalifa

We provided them with the proofs and the scriptures. And we sent down to you this message, to proclaim for the people everything that is sent down to them, perhaps they will reflect.

Sahih International

[We sent them] with clear proofs and written ordinances. And We revealed to you the message that you may make clear to the people what was sent down to them and that they might give thought.

Sam Gerrans

With the clear signs and the writings. And We sent down to thee the remembrance, that thou make plain to mankind what has been sent down to them, and that they might reflect.

Shabbir Ahmed

With clear evidence of the Truth and Books of Divine Wisdom, We sent them. And now, (O Prophet) We have revealed this Reminder to you so that you convey to mankind what has been revealed for them. So that they may think.

Syed Vickar Ahamed

(We also sent them, the earlier messengers) with Clear Signs and Books of strong prophecies and We have sent down to you the Message (the Quran); That you may explain clearly to men what is sent for them, and that they may reflect.

Taqi Usmani

(We sent them) with clear signs and scriptures. And We sent down the Reminder (The Qur’ān) to you, so that you explain to the people what has been revealed for them, and so that they may ponder.

The Monotheist Group

With proofs and the scriptures. And We sent down to you the Reminder to reveal to the people what was sent to them, and perhaps they will think.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 44. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 44. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 44. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩