Kamer suresi · 41–46. ayetler

Firavun ailesi ve Mekkelilere hitap

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Kamer suresi, 41. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kamer suresi, 41. ayet. وَلَقَدْ جَآءَ ءَالَ فِرْعَوْنَ ٱلنُّذُرُ

    Diyanet İşleri

    Andolsun, Firavun'un ailesine de uyarıcılar gelmişti.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki Firavun'un ailesine (destekçilerine) de uyarı(cı)lar gelmişti.

    Mustafa İslamoğlu

    Doğrusu, Firavun yandaşlarına da bu uyarılar gelmişti.

    Muhammed Esed

    Firavun halkına (da) kesinlikle bu tür uyarılar gelmişti;

    Ahmed Hulusi

    Andolsun ki Firavun ailesine de uyarıcılar geldi.

    Ali Bulaç

    Andolsun Firavun ailesi (ve çevresi ile kavmi)ne de uyarılar geldi.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz Firavun'un kavmine de uyarıcılar gelmişti.

    Ali Rıza Safa

    Oysa gerçek şu ki, Firavun ailesine de uyarıcılar gelmişti.

    Bayraktar Bayraklı

    Firavun ailesine de uyarıcılar gelmişti.

    Edip Yüksel

    Firavunun erkanına da uyarıcılar gitmişti.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Firavun'un erkanına da uyarıcılar gitmişti.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Andolsun ki, Firavun'un ailesine de uyarıcı peygamberler geldi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şanım hakkı için al-i Fir'avn'e de geldi inzar edici Peygamberler.

    Gültekin Onan

    Andolsun Firavun ailesi (ve çevresi ile kavmi)ne de uyarılar geldi.

    Hasan Basri Çantay

    Andolsun ki Fir'avn haanedanına da tehdidler gelmişdir.

    İbni Kesir

    Andolsun ki; Firavun erkanına da uyarıcılar geldi.

    Mehmet Alagaş

    (41-42) Kesin olan şu ki Firav un ailesine de uyar ılar geldi. Ayetlerimizin her birini yalanladılar ve biz de onları saygın bir ayarlamayla yakalayıp aldık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz Firavun’un kavmine de uyarıcılar gelmişti.

    Süleyman Ateş

    Fir'avn'ın kavmine de uyarılar gelmiştir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Firavun hanedanına da uyarılar yapılmıştı.

    Şaban Britch

    Firavun Hânedanı'na da uyarıcılar gelmişti.

    Şaban Piriş

    Firavun Hanedanına da uyarıcılar gelmişti.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun, Firavun hanedanına da uyarılar gelmişti.

  2. Kamer suresi, 42. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kamer suresi, 42. ayet. كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا كُلِّهَا فَأَخَذْنَٰهُمْ أَخْذَ عَزِيزٍ مُّقْتَدِرٍ

    Diyanet İşleri

    Bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları mutlak güç ve iktidar sahibinin yakalaması gibi yakaladık.

    Mehmet Okuyan

    (Fakat) onlar da bütün ayetlerimizi yalanlamışlardı. (Bunun üzerine) biz de onları, güç ve kudretimize uygun bir şekilde yakalamıştık.

    Mustafa İslamoğlu

    Bütün ayetlerimizi yalanladılar: bunun üzerine Biz de, her şeye gücü yeten yüce bir güç sahibi nasıl çekip alırsa, işte öyle çekip aldık.

    Muhammed Esed

    Onlar Bizim bütün mesajlarımızı yalanlamışlardı. Bunun üzerine, yalnızca, her şeyin belirleyicisi olan Kudret Sahibinin hesap soracağı şekilde onlara hesap sorduk.

    Ahmed Hulusi

    İşaretlerimizin hepsini yalanladılar! Biz de onları karşı konulmaz kudretle yakaladık!

    Ali Bulaç

    Onlar Bizim ayetlerimizin tümünü yalanladılar. Biz de onları üstün ve güçlü, kudretli olanın yakalayışıyla yakalayıverdik.

    Ali Özek ve heyeti

    Lâkin onlar bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları güç ve kudretimize lâyık bir şekilde yakaladık.

    Ali Rıza Safa

    Tüm kanıtlarımızı yalanladılar. Sonunda, Üstün Olanın; Dilediğini Yapanın yakalayışıyla onları yakaladık.

    Bayraktar Bayraklı

    Bütün mucizelerimizi yalanladılar. Bunun üzerine biz de, her şeye gücü yeten ve her şeyin üstesinden gelene yaraşır bir biçimde yakaladık.

    Edip Yüksel

    Tüm mucizelerimizi yalanladılar ve biz de onları En Üstün ve Her şeye Gücü Yetenin yakalayışı gibi yakaladık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Tüm mucizelerimizi yalanladılar ve biz de onları En üstün ve her şeye gücü yetenin yakalayışı gibi yakaladık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ayetlerimizin hepsini yalanladılar. Biz de onları üstün ve güçlü birine yaraşır bir tutuşla alıverdik.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ayetlerimizin hepsini tekzib ettiler biz de onları öyle bir tutuşla alıverdik ki muktedir bir azize öyle yaraşır

    Erhan Aktaş

    Ayetlerimizin tamamını yalanladılar. Biz de onları gücümüze, üstünlüğümüze yaraşır bir yakalayışla yakalayıverdik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ayetlerimizin tamamını yalanladılar. Biz de onları gücümüze, üstünlüğümüze yaraşır bir yakalayışla yakalayıverdik.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ayetlerimizin tamamını yalanladılar. Biz de onları gücümüze, üstünlüğümüze yaraşır bir yakalayışla yakalayıverdik.

    Gültekin Onan

    Onlar bizim ayetlerimizin tümünü yalanladılar. Biz de onları üstün ve güçlü, kudretli olanın yakalayışıyla yakalayıverdik.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar bizim ayetlerimizin hepsini tekzib etdiler. Biz de kendilerini çok kuvvetli, kudretli bir yakalayışla yakaladık.

    İbni Kesir

    Onlar, bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de kendilerini, çok kuvvetli ve kudretli bir yakalayışla yakaladık.

    Mehmet Alagaş

    (41-42) Kesin olan şu ki Firav un ailesine de uyar ılar geldi. Ayetlerimizin her birini yalanladılar ve biz de onları saygın bir ayarlamayla yakalayıp aldık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları üstün ve güçlü olanın yakalamasıyla yakalayıverdik.

    Süleyman Ateş

    Bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları, galib ve güçlü (padişah)ın yakalaması gibi yakaladık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Belgelerimizin tamamına karşı yalan yanlış şeylere sarıldılar. Biz de onları, güçlü ve ölçülü bir biçimde yakaladık.

    Şaban Britch

    Bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları üstün ve güçlü olanın yakalamasıyla yakalayıverdik.

    Şaban Piriş

    Bütün ayetlerimizi yalanladılar. Onları da mutlak güç ve iktidar sahibine yakışır bir şekilde yakalayıverdik.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ayetlerimizin tümünü yalanladılar da biz de onları onurlu ve güçlü birine yaraşır bir yakalayışla yakaladık.

  3. Kamer suresi, 43. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kamer suresi, 43. ayet. أَكُفَّارُكُمْ خَيْرٌ مِّنْ أُو۟لَٰٓئِكُمْ أَمْ لَكُم بَرَآءَةٌ فِى ٱلزُّبُرِ

    Diyanet İşleri

    (Ey Mekkeliler!) Sizin kafirleriniz onlardan daha mı hayırlı? Yoksa sizin için kitaplarda bir berat mı var?

    Mehmet Okuyan

    Sizin kâfirleriniz onlardan daha mı iyidir? Yoksa sizin için kitaplarda (azaptan) uzak olma (bilgisi) mi var!

    Mustafa İslamoğlu

    İmdi, sizin kafirleriniz şu bahsi geçenlerden daha mı değerlidir; yoksa silinmez sayfalarda dokunulmaz olduğunuz mu kayıtlı?

    Muhammed Esed

    Öyleyse, (şimdi) sizden hakikati inkar edenler diğerlerinden daha mı iyidirler; yoksa (kadim ilahi) hikmet belgelerinde sizin için dokunulmazlık (sözü) mü verildi?

    Ahmed Hulusi

    Sizin hakikat bilgisini inkar edenleriniz bunlardan daha mı hayırlıdır? Yoksa zeburlarda (hikmetli bilgilerde) sizin için bir kurtuluş müjdesi mi var?

    Ali Bulaç

    Sizin kafirleriniz onlardan daha hayırlı mıdır? Yoksa sizin için Kitaplarda bir beraat mi var?

    Ali Özek ve heyeti

    Şimdi sizin kâfirleriniz, onlardan daha mı iyidirler? Yoksa kitaplarda sizin için bir berât mı var?

    Ali Rıza Safa

    Sizin nankörlük edenleriniz, onlardan daha mı iyi? Yoksa sizin için, kitaplarda dokunulmazlık mı var?

    Bayraktar Bayraklı

    Sizin kafirleriniz onlardan daha mı iyidir? Yoksa sizin için, eski kitaplarda azaptan kurtuluş belgesi mi var?

    Edip Yüksel

    Sizin inkarcılarınız onlarınkinden daha mı iyi? Yoksa kitaplarda kendiniz için bir af ilanına mı rastladınız?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sizin inkarcılarınız onlarınkinden daha mı iyi? Yoksa kitaplarda kendiniz için bir af ilanına mı rastladınız?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sizin kafirleriniz onlardan hayırlı mı? Yoksa (önceki) kitaplarda sizin için bir beraat (kararı) mı var?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sizin kafirleriniz onlardan hayırlı mı? Yoksa sizin için kitablarda bir beraet mi var?

    Erhan Aktaş

    Sizin dipnot 1 kafirleriniz onlardan daha mı hayırlı; yoksa kitaplarda size dokunulmayacağına dair söz mü verildi?

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ey Mekke'li Müşrikler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sizin dipnot 1 Kafirleriniz onlardan daha mı hayırlı; yoksa kitaplarda size dokunulmayacağına dair söz mü verildi?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ey Mekkeli müşrikler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sizin dipnot 1 gerçeği yalanlayan nankörleriniz, onlardan daha mı hayırlı; yoksa kitaplarda size dokunulmayacağına dair söz mü verildi?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ey Mekkeli müşrikler.

    Gültekin Onan

    Sizin kafirleriniz onlardan daha mı hayırlı? Yoksa sizin için Kitaplarda bir beraat mi var?

    Hasan Basri Çantay

    (Ey Kureyş), sizin kafirleriniz (bütün) bunlardan daha mı hayırlıdır? Yoksa (semavi) kitablarda sizin için bir beraet mi var?

    İbni Kesir

    Sizin kafirleriniz bunlardan daha mı iyidir? Yoksa kitablarda sizin için bir beraat mi vardır?

    Mehmet Alagaş

    (43-48) Sizin kafirleriniz onlarınkinden daha mı hayırlı ? veya yazıt levhalarında / Zeburlarında, bir beraatleri mi var? / dokunulmazlık senetleri mi var? Yahut bizler kendi aralarında yardımlaşan bir topluluğuz / cemaatiz mi diyorlar. (Yardımlaşarak her şeyin üstesinden geliriz mi diyorlar) Toplulukları bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar. Bilakis onlara saat vaadedildi. S aat, müthiş dehşetli ve acıtıcıdır. Suçlular hakiki bir sapma ve kavurucu bir ateş içindedirler. O gün ateşe yüz üstü sürüklenecekler, kavurucu ateşin /sekarın dokunuşunu tadın.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sizin kâfirleriniz onlardan daha hayırlı mıdırlar yoksa kitaplarda sizin için bir berat mı var?

    Süleyman Ateş

    Şimdi sizin kafirleriniz, ötekilerinizden hayırlı mı? Yoksa Kitaplarda sizin için bir beraet (inkarınızdan dolayı size sorumsuzluk) mu var?

    Süleymaniye Vakfı

    (Ey Mekkeliler!) Sizin kafirleriniz onlardan iyi mi dipnot 1 ? Yoksa zeburlarda dipnot 2 /kitaplarda sizin lehinize bir beraat /aklanma kararı mı var!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Zeburlar diye meal verdiğimiz ez-Zübür =الزُّبر, zebur'un çoğuludur, hikmet dolu kitaplar anlamındadır (ez-Zeccac, Meani'l-Kur'an ve İ'rabuhu). Al-i İmran 3/81'de bütün nebilere kitap ve hikmet verildiği açıklandığı için bu ayetteki 'zübür'ün, hikmet dolu kitaplar dışında bir anlamı olamaz. Kelime, Şuara 26/196, Fatır 35/25 ve Kamer 54/43'te aynı anlamı ifade etmektedir. Bu zeburlardan biri de Davut aleyhisselama verilmiştir (Nisa 4/163, İsra 17/55). Zebur, Davut aleyhisselama verilen kitabın özel ismi olmadığı için ez-Zebur şeklinde geçmemektedir. Kelime, ez-Zebur şeklinde elif lamlı olarak sadece Enbiya 21/105'te geçer ve Davut aleyhisselam da dahil bütün nebilere verilen kitapları ifade eder.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizin kafirleriniz bunlardan daha mı iyi? Yoksa hikmet dolu sayfalarda sizin aklandığınıza dair bir şey mi var? dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Kim Rahman'ın Zikri'ni (Kur'an'ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız; o, onunla beraber olur. Şeytanlar bu gibileri yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını sanırlar" (Zuhruf 43/36-37)

    Şaban Britch

    Sizin kâfirleriniz, onlardan daha mı iyi? Yoksa kitaplarda sizin için bir berat/kurtuluş mu var?

    Şaban Piriş

    -Sizin kafirleriniz, onlardan daha mı iyi? Yoksa, kitaplarda sizin (azaptan) kurtulacağınız bir ayrıcalığınız mı var?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sizin kafirleriniz, ötekilerden hayırlı mı? Yoksa zübürlerinde/kutsallaştırılmış hizip kitaplarında sizin için bir beraat/dokunulmazlık mı var?

  4. Kamer suresi, 44. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kamer suresi, 44. ayet. أَمْ يَقُولُونَ نَحْنُ جَمِيعٌ مُّنتَصِرٌ

    Diyanet İşleri

    Yoksa onlar, "Biz yardımlaşan (güçlü) bir topluluğuz" mu diyorlar?

    Mehmet Okuyan

    Yoksa "Biz güçlü bir topluluğuz!" mu diyorlar?

    Mustafa İslamoğlu

    Yoksa "Biz örgütlü gücüz, galip geliriz" mi diyorlar?

    Muhammed Esed

    Yoksa onlar, "Biz yek vücut olmuş bir grubuz, (ve bundan dolayı) üstünlük bizim hakkımız!" mı diyorlar?

    Ahmed Hulusi

    Yoksa: "Biz yardımlaşan (yenilmez) topluluğuz" mu diyorlar?

    Ali Bulaç

    "Biz, 'birbiriyle yardımlaşıp öcünü alan' bir toplumuz" mu diyorlar?

    Ali Özek ve heyeti

    Yoksa «Biz, intikam almağa gücü yeten bir topluluğuz» mu diyorlar?

    Ali Rıza Safa

    Yoksa şöyle mi diyorlar: "Biz, yardımlaşan bir cemaatiz!"

    Bayraktar Bayraklı

    Yoksa onlar, "Biz üstün olan bir toplumuz" mu diyorlar?

    Edip Yüksel

    Yoksa, "Biz, zafere ulaşacak bir cemaatiz" mi diyorlar?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yoksa, 'Biz, zafere ulaşacak bir cemaatiz' mi diyorlar?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoksa: "Biz yardımlaşan bir topluluğuz." mu diyorlar?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yoksa biz yardımlaşır bir cem'iyyetiz mi diyorlar?

    Erhan Aktaş

    Yoksa: "Biz, güç birliği etmiş yenilmez bir toplumuz." mu diyorlar?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksa: "Biz, güç birliği etmiş yenilmez bir toplumuz." mu diyorlar?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yoksa: "Biz, güç birliği etmiş yenilmez bir toplumuz." mu diyorlar?

    Gültekin Onan

    "Biz, 'birbiriyle yardımlaşıp öcünü alan' bir toplumuz" mu diyorlar?

    Hasan Basri Çantay

    Yoksa onlar "Biz (peygamberlerden) intikaam olmıya muktedir bir cem'iyyet iz" mi diyorlar?.

    İbni Kesir

    Yoksa onlar: Biz, intikam almaya muktedir bir topluluğuz mu diyorlar?

    Mehmet Alagaş

    (43-48) Sizin kafirleriniz onlarınkinden daha mı hayırlı ? veya yazıt levhalarında / Zeburlarında, bir beraatleri mi var? / dokunulmazlık senetleri mi var? Yahut bizler kendi aralarında yardımlaşan bir topluluğuz / cemaatiz mi diyorlar. (Yardımlaşarak her şeyin üstesinden geliriz mi diyorlar) Toplulukları bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar. Bilakis onlara saat vaadedildi. S aat, müthiş dehşetli ve acıtıcıdır. Suçlular hakiki bir sapma ve kavurucu bir ateş içindedirler. O gün ateşe yüz üstü sürüklenecekler, kavurucu ateşin /sekarın dokunuşunu tadın.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yoksa onlar, “Biz yardımlaşan (güçlü) bir topluluğuz” mu diyorlar?

    Süleyman Ateş

    Yoksa "Biz muzaffer (yenilmez) bir topluluğuz" mu diyorlar?

    Süleymaniye Vakfı

    Yoksa bunlar: "Biz birbiriyle yardımlaşan bir topluluğuz." mu diyorlar?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yoksa bunlar: "Biz birbiriyle kenetlenmiş bir topluluğuz" mu diyorlar? dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İbrahim dedi ki Sizin bu putlara tutunmanız sadece aranızda kaynaşmaya vesile olsun diyedir.  Kıyamet günü biriniz diğerini görmek istemeyecek her biriniz diğerini dışlayacaktır. Sığınacağınız yer o ateştir. Size yardım eden de olmayacaktır." (Ankebut 29/25)

    Şaban Britch

    Yoksa onlar: Biz, yenilmez bir toplumuz mu diyorlar?

    Şaban Piriş

    Yoksa onlar: -Biz, yenilmez bir toplumuz mu diyorlar?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yoksa, "Biz, yardımlaşan/yenilmez bir topluluğuz" mu diyorlar?

  5. Kamer suresi, 45. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kamer suresi, 45. ayet. سَيُهْزَمُ ٱلْجَمْعُ وَيُوَلُّونَ ٱلدُّبُرَ

    Diyanet İşleri

    O topluluk yakında (Bedir'de) bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.

    Mehmet Okuyan

    O topluluk, ileride bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.

    Mustafa İslamoğlu

    Gün gelecek, birlikleri yenilip dağılacak ve arkalarını dönüp (kaçacak)lar.

    Muhammed Esed

    (Ama hakikati inkar edenlerin) ordusu bozguna uğrayacak, arkalarını dönecek (ve kaçacak)lar!

    Ahmed Hulusi

    Yakında o topluluk (Bedir'de) yenilecek ve arkalarını dönüp kaçacaklar!

    Ali Bulaç

    Yakında o toplum bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.

    Ali Özek ve heyeti

    O topluluk yakında bozulacak ve onlar arkalarını dönüp kaçacaklardır.

    Ali Rıza Safa

    O cemaat bozguna uğratılacak ve arkalarına dönüp kaçacaklar.

    Bayraktar Bayraklı

    Yakında o topluluk mağlup olacak ve sırtlarını dönüp kaçacaklardır.

    Edip Yüksel

    O cemaat bozguna uğratılacak; dönüp kaçacaklar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O cemaat bozguna uğratılacak; dönüp kaçacaklar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Her halde o topluluk bozulacak ve arkalarını dönüp gidecekler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Her halde o cem'iyyet bozulacak ve arkalarını dönüp gidecekler

    Erhan Aktaş

    Yakında o topluluk bozguna uğrayacak ve darmadağın olacaklar. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hicretten beş yıl önce inzal olan bu ayet, Mekke'li Müşrikler'in, Bedir'de uğrayacakları bozgunu haber veriyor olabilir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yakında o topluluk bozguna uğrayacak ve darmadağın olacaklar dipnot 1 .

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hicretten beş yıl önce inzal olan bu ayet, Mekkeli müşriklerin, Bedir'de uğrayacakları bozgunu haber vermektedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yakında o topluluk bozguna uğrayacak ve darmadağın olacaklar dipnot 1 .

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hicretten beş yıl önce inzal olan bu ayet, Mekkeli müşriklerin, Bedir'de uğrayacakları bozgunu haber vermektedir.

    Gültekin Onan

    Yakında o toplum bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.

    Hasan Basri Çantay

    Yakında o cem'iyyet bozulacak, onlar arkalarını dönüb kaçacaklardır.

    İbni Kesir

    Topluluk yakında dağıtılacak ve onlar arkalarını dönüp kaçacaklar.

    Mehmet Alagaş

    (43-48) Sizin kafirleriniz onlarınkinden daha mı hayırlı ? veya yazıt levhalarında / Zeburlarında, bir beraatleri mi var? / dokunulmazlık senetleri mi var? Yahut bizler kendi aralarında yardımlaşan bir topluluğuz / cemaatiz mi diyorlar. (Yardımlaşarak her şeyin üstesinden geliriz mi diyorlar) Toplulukları bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar. Bilakis onlara saat vaadedildi. S aat, müthiş dehşetli ve acıtıcıdır. Suçlular hakiki bir sapma ve kavurucu bir ateş içindedirler. O gün ateşe yüz üstü sürüklenecekler, kavurucu ateşin /sekarın dokunuşunu tadın.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yakında o topluluk yenilecek ve arkalarını dönerek kaçacaklardır.

    Süleyman Ateş

    O topluluk bozulacak ve geriye dönüp kaçacaklardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O topluluk, yakında bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp gidecektir.

    Şaban Britch

    Bu topluluk hezimete uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.

    Şaban Piriş

    Bu topluluk hezimete uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O topluluk, bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar.

  6. Kamer suresi, 46. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kamer suresi, 46. ayet. بَلِ ٱلسَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَٱلسَّاعَةُ أَدْهَىٰ وَأَمَرُّ

    Diyanet İşleri

    Hayır, kıyamet, onların (görecekleri asıl azabın) vaktidir. Kıyamet (azabı) ise daha müthiş ve daha acıdır.

    Mehmet Okuyan

    Aslında o (Son) Saat, onların buluşma zamanıdır ve o (Son) Saat daha dehşetlidir; daha acıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Ne var ki onların asıl randevuları Son Saat'tir; işte o Son Saat en dehşetli, en acı olanıdır.

    Muhammed Esed

    Evet! Son Saat, onların kaderleriyle gerçekten buluşacakları andır; ve o Son Saat en korkunç ve en acı (an) olacaktır;

    Ahmed Hulusi

    Hayır, onların azapla buluşma zamanı O Saat'tir (ölüm)! O saat, (savaş yenilgisinden) daha şiddetli ve daha acıdır.

    Ali Bulaç

    Daha doğrusu onlara va'dedilen (asıl azab) (kıyamet) saatidir. O saat, 'kurtuluş olmayan daha korkunç bir bela' ve daha acıdır.

    Ali Özek ve heyeti

    Bilakis kıyamet onlara vâdedilen asıl saattir ve o saat daha belâlı ve daha acıdır.

    Ali Rıza Safa

    Hayır! Onlara, evrenlerin sonunun sözü verilmiştir. Evrenlerin sonu, çok korkunç ve çok acı olacaktır.

    Bayraktar Bayraklı

    Doğrusu kıyamet saati onların azap vaktidir. O saat daha dehşetli ve daha acıdır.

    Edip Yüksel

    O an onları beklemektedir, daha korkunç ve acıdır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Saat onları beklemektedir, daha korkunç ve acıdır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Daha doğrusu onların asıl buluşma zamanları kıyamettir. Kıyamet ise daha acı ve daha bela ve beterdir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Daha doğrusu onların asıl mev'ıdi saattir ve o saat daha acı ve daha bela ve beterdir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır! Asıl onlara vaat edilen o Sa'at'tir. dipnot 1 Ve o Sa'at, daha korkunç daha dehşetlidir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kıyamettir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır! Asıl onlara vaat edilen o Sa'at'tir. dipnot 1 Ve o Sa'at, daha korkunç daha dehşetlidir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kıyamettir.

    Gültekin Onan

    Daha doğrusu onlara vaadedilen (asıl azab) (kıyamet) saatidir. O saat, 'kurtuluş olmayan daha korkunç bir bela' ve daha acıdır.

    Hasan Basri Çantay

    Daha doğrusu onlara va'd olunan asıl (azabın) vakti, o saatdir. O saat (in azabı) daha belalı, daha acıdır.

    İbni Kesir

    Daha doğrusu onlara vaadolunan asıl saattir. O saat ne belalı, ne acıdır.

    Mehmet Alagaş

    (43-48) Sizin kafirleriniz onlarınkinden daha mı hayırlı ? veya yazıt levhalarında / Zeburlarında, bir beraatleri mi var? / dokunulmazlık senetleri mi var? Yahut bizler kendi aralarında yardımlaşan bir topluluğuz / cemaatiz mi diyorlar. (Yardımlaşarak her şeyin üstesinden geliriz mi diyorlar) Toplulukları bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar. Bilakis onlara saat vaadedildi. S aat, müthiş dehşetli ve acıtıcıdır. Suçlular hakiki bir sapma ve kavurucu bir ateş içindedirler. O gün ateşe yüz üstü sürüklenecekler, kavurucu ateşin /sekarın dokunuşunu tadın.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Asıl onlara vaat olunan vakit kıyamettir ve o kıyamet daha büyük bela ve daha acıdır.

    Süleyman Ateş

    Hayır, buluşma zamanları o (uyarıldıkları) sa'attir. O sa'at cidden çok feci ve acıdır;

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Asıl tehdidi vakti geldiğinde yaşayacaklar. O vakit her şey, ne kadar korkunç ve ne kadar acı olacaktır.

    Şaban Britch

    Onlara asıl vadedilen kıyamettir. Kıyamet daha korkunç ve daha acıdır.

    Şaban Piriş

    Onlara asıl vaat edilen kıyamettir. Kıyamet daha korkunç ve daha acıdır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hayır, buluşma zamanları kıyamet saatidir. Ne korkunç, ne acıdır o saat!

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.