Diyanet İşleri
İbrahim, şöyle dedi: "Esen kal! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Şüphesiz O, beni nimetleriyle kuşatmıştır."
Meryem suresi
Meryem suresi, 47. ayet. قَالَ سَلَٰمٌ عَلَيْكَ سَأَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبِّىٓ إِنَّهُۥ كَانَ بِى حَفِيًّا
ḳâle selâmün `aleyk. seestagfiru leke rabbî. innehû kâne bî ḥafiyyâ.
İbrahim, şöyle dedi: "Esen kal! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Şüphesiz O, beni nimetleriyle kuşatmıştır."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim ve babası Meryem 41–50 3
"Babacığım! Şeytana tapma! Çünkü şeytan Rahman'a isyankar olmuştur."
"Babacığım! Doğrusu ben, sana, çok esirgeyici Rahman tarafından bir azabın dokunmasından, böylece şeytana bir dost olmandan korkuyorum."
Babası, "Ey İbrahim! Sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!" dedi.
İbrahim, şöyle dedi: "Esen kal! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Şüphesiz O, beni nimetleriyle kuşatmıştır."
"Sizi ve Allah'tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb'ime ibadet ediyorum. Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum."
İbrahim, onları da onların taptıklarını da terk edince, ona İshak ile Yakub'u bağışladık ve her birini peygamber yaptık.
Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik).
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
47. İbrahim aleyhisselam ise cahillerle hitap esnasında Rahmân’ın iyi kullarının üslûbuyla ona cevap verdi. Ona hakaret etmedi, aksine sabretti. Ona hoşuna gitmeyecek şekilde karşılık vermeyerek şöyle dedi: “Selâm olsun sana.” Yani sen, benim sana hakaret etmemden, sövüp saymamdan ve hoşuna gitmeyecek şekilde sözler söylememden yana esenliktesin. “Ben Rabbimden senin için mağfiret isteyeceğim.” Yani Allah’ın kendisi sebebiyle mağfiretin gerçekleşeceği İslâm dinine hidâyet bulman için, hidâyet ve mağfirete nail olman için Allah’a dua edip duracağım. “Çünkü Rabbim gerçekten bana karşı lütufkârdır.” Bana çok merhametli ve şefkatlidir, halimle yakından ilgilenir. İbrahim aleyhisselam Allah ona hidâyet verir umuduyla babası için mağfiret dilemeye devam etti. Ancak babasının Allah’ın düşmanı olduğunu anlayıp da bu mağfiret dileyişin ona hiçbir fayda vermediğini görünce ona mağfiret dilemeyi bıraktı ve ondan uzaklaştı. Yüce Allah, bizlere İbrahim dinine uymayı emretmiştir. Allah’a daveti; ilim, hikmet, yumuşaklık, kolaylık ve aşama aşama giderek yapmak, bu yol üzere sabretmek, bu yolda usanmamak, insanların söz ve davranışlarıyla verecekleri eziyetlere katlanmak, onları affedip bağışlamak, hatta sözlü ve fiili iyilikte bulunmak da İbrahim’in dinine tâbi olmanın bir parçasıdır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İbrahim -aleyhisselam- babasına şöyle dedi: "Benden selam olsun sana, benden hoşnut olmadığın şey sana ulaşmaz. Rabbimden senin için hidayet ve bağışlanma dileyeceğim. Şüphesiz ki, O -Subhanehu ve Teâlâ- bana karşı çok lütufkârdır."
Aynı kök: حفو (3 geçiş)
Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O…
Aynı kök: حفو (3 geçiş)
Eğer onları sizden isteyip de sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz, O da kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: İslâm
"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: İslâm
Rabbi ona "Teslim ol" dediğinde, "Alemlerin Rabbine teslim oldum" demişti.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: İslâm
İbrahim, bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: "Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslam'ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak…
Ortak kavram: İslâm
Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…
Ortak kavram: İslâm
Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…
Ortak kavram: İslâm
Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(İbrahim) şöyle demişti: "Selam sana! Rabbimden senin için bağışlanma dileyeceğim. dipnot 1 Şüphesiz ki O, bana lütufkârdır.
(İbrahim): "Sen sağlıcakla kal!" dedi, "Seni bağışlaması için Rabbime yalvaracağım; çünkü O, bana karşı oldukça lütufkardır!
(İbrahim:) "Sana selam olsun!" diye cevap verdi, "Rabbimden seni bağışlamasını isteyeceğim: Çünkü O bana karşı hep lütufkar olmuştur.
(İbrahim) dedi ki: "Selam üzerinde olsun. Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Muhakkak ki O, bana çok ikramda bulunandır" dedi.
(İbrahim:) "Selam üzerine olsun, senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim, çünkü, O, bana pek lütufkardır" dedi.
İbrahim: Selâm sana (esen kal) dedi, Rabbimden senin için mağfiret dileyeceğim. Çünkü O bana karşı çok lütufkârdır.
"Sana selam olsun!" dedi; "Senin için, Efendimden bağışlanma dileyeceğim. Kuşkusuz, O, bana İyilik Yapandır!"
İbrahim, "Selam sana" dedi. "Rabbimden senin için af dileyeceğim. Çünkü O, bana karşı çok lütufkardır."
"Sana selam (barış) olsun" dedi, "Senin bağışlanman için Efendim'e yalvaracağım; O, bana karşı çok merhametlidir."
'Sana selam (barış) olsun,' dedi, 'Senin bağışlanman için Rabbim'e yalvaracağım; O, bana karşı çok merhametlidir.'
İbrahim: "Selam sana, senin için Rabbimden af dileyeceğim; çünkü O, bana karşı çok lütufkardır.
Dedi: selam sana, senin için rabbıma istiğfar edeceğim, çünkü o bana çok lütufkardır
"Sana selam olsun. Seni affetmesi için Rabb'imden bağışlanma dileyeceğim. Kuşkusuz O, bana çok lütufkardır. dipnot 1 "
"Sana selam olsun. Seni affetmesi için Rabb'imden bağışlanma dileyeceğim. Kuşkusuz O, bana çok lütufkardır." dipnot 1
"Sana selam olsun. Seni af etmesi için Rabb'imden bağışlanma dileyeceğim. Kuşkusuz O, bana çok lütufkardır." dipnot 1
(İbrahim:) "Selam üzerine olsun, senin için rabbimden bağışlanma dileyeceğim, çünkü, O, bana pek lütufkardır" dedi.
(İbrahim şöyle) dedi: "Üstüne selamet. Senin için Rabbime istiğfar edeceğim. Çünkü O, bana çok lutufkardır".
İbrahim dedi ki: Selam olsun sana, senin için Rabbımdan mağfiret dileyeceğim. Zira O, bana karşı çok lütufkardır.
(41-50) Kitapta İbrahimi hatırla sözüne bağlı / Sıddık bir bildirici idi / nebi idi. Babasına dedi ki ey babacığım işitmeyene , görmeyene, sana bir faydası olmayana niçin kulluk edersin / taparsın. Ey babacığım sana verilmeyen ilim bana verildi, bana uy / tâbi ol ki seni düzgün yola yönlendireyim. Ey babacığın şeytana ibadet etme, muhakkak ki şeytan Rabbine asi oldu. Ey babacığım sana Rahmanın azabının dokunmasından ve de şeytanla dost olmandan korkuyorum. Babası dedi ki; ey İbrahim, s en ilahlarımla mı ilgileniyorsun ? Eğer vazgeçmezsen seni taşlarım , benden uzunca bir süre uzaklaş. İbrahim dedi ki; selam senin üzerine olsun, Rabbime senin için sığınacağım kesinlikle O beni bana karşılık verendir. Sizden de Allah’ın dışında dua ettiklerinizden de çekiliyorum ve Rabbime dua ediyorum, umarım Rabbim duama karşı çıkmaz. Onlardan ve Allah’tan başka taptıklarından çekilince, biz de ona İshak ve Yakub’u hibe ettik. Hepsini de Bildirici / Nebi yaptık. Onlara da rahmetinizden hibe ettik ve de onlar için yüce bir bağlılık dili / sadakat dili / lisanı yaptık.
İbrahim: "Selam olsun sana!" dedi. "Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Zira o bana çok merhamet edip lütfeder."
(İbrahim): "Selam sana, (esenlik içinde kal), dedi, senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü O, bana çok lutufkardır."
İbrahim dedi ki: "Esenlik ve güvenlik içinde kal! Rabbimden senin için bağışlanma dileyeceğim. dipnot 1 O, bana daima iyi davranır.
İbrahim dedi ki "Esenlik ve güvenlik içinde ol; Rabbimden seni bağışlamasını dileyeceğim. O, bana iyi davranır.
İbrahim: Selam olsun sana! dedi. Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Zira o bana çok merhamet edip, lutfeder.
İbrahim: - Selam olsun sana dedi. Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Zira o buna çok lütufkardır.
Dedi: "Selam sana! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Çünkü O, bana karşı çok lütufkardır."
"Peace be upon you O father", Said Ibrahim, "I will invoke Allah on your behalf for mercy and forgiveness; Allah has always been Merciful and gracious to me".
Abraham said, ‘Peace be with you: I will beg my Lord to forgive you- He is always gracious to me-
Abraham said: "Peace be on thee: I will pray to my Lord for thy forgiveness: for He is to me Most Gracious.
Abraham answered: "Peace be upon you. I shall seek pardon for you from my Lord. My Lord has always been kind to Me.
He said, ‘Peace be upon you. I will ask my Lord to forgive you. He has always honoured me.
Ibrâhîm (Abraham) said: "Peace be on you! I will ask Forgiveness of my Lord for you. Verily He is unto me Ever Most Gracious.
He said, ‘Peace be to you! I shall plead with my Lord to forgive you. Indeed He is gracious to me.
(Abraham) said (leaving him), `Peace be upon you. I will ask protection for you from my Lord. He is indeed gracious to me.
He said, 'Peace be upon thee! I will ask my Lord to forgive thee; surely He is ever gracious to me.
Abraham replied: "Peace be on you! The only thing that has remained for me to do for you is to beg my Lord to forgive you. He has always been the Most Gracious to me."
Said he, 'Peace be upon thee! I will ask forgiveness for thee from my Lord; verily, He is very gracious to me:
He said, "Peace be upon you, I will ask forgiveness for you from my Lord. He has been most kind to me."
Abraham replied, peace be on thee: I will ask pardon for thee of my Lord; for He is gracious unto me.
Said he, "What! Do you reject (or hate) my gods, O Abraham? Verily, if you do not desist I will certainly stone you; but get you gone from me for a long time!"
He said, "Peace be upon you! I will soon ask my Lord to forgive you; surely He has been Ever-Hospitable to me.
He said: Peace be unto thee! I shall ask forgiveness of my Lord for thee. Lo! He was ever gracious unto me.
He answered: "Peace be on you. I will seek forgiveness of my Lord for you. He has been gracious to me.
[Abraham] replied: "Peace be upon thee! I shall ask my Sustainer to forgive thee: for, behold, He has always been kind unto me.
Abraham responded, "Peace be upon you! I will pray to my Lord for your forgiveness. He has truly been Most Gracious to me.
He said: "Peace be upon you, I will ask forgiveness for you from my Lord. He has been most kind to me."
He said, "Peace be upon you. I will implore my Lord to forgive you; He has been Most Kind to me.
[Abraham] said, "Peace will be upon you. I will ask forgiveness for you of my Lord. Indeed, He is ever gracious to me.
He said: “Peace be upon thee! I will ask forgiveness for thee of my Lord; He is gracious towards me.
Abraham said, "Peace be upon you! I will pray to my Lord for your forgiveness. For, He is ever Kind to me." (9:114).
Ibrahim (Abraham) said: "Peace be on you: I will pray to my Lord for your forgiveness: Verily, He is affectionate towards me.
He said, "Peace on you. I shall seek forgiveness for you from my Lord. He has always been gracious to me.
He said: "Peace be upon you, I will ask forgiveness for you from my Lord. He has been most kind to me."