Meryem suresi

Meryem suresi, 68. ayet

Meryem suresi, 68. ayet. فَوَرَبِّكَ لَنَحْشُرَنَّهُمْ وَٱلشَّيَٰطِينَ ثُمَّ لَنُحْضِرَنَّهُمْ حَوْلَ جَهَنَّمَ جِثِيًّا

feverabbike lenaḥşürannehüm veşşeyâṭîne ŝümme lenuḥḍirannehüm ḥavle cehenneme ciŝiyyâ.

Diyanet İşleri

Rabbine andolsun, onları şeytanlarla beraber mutlaka haşredeceğiz. Sonra onları kesinlikle cehennemin çevresinde diz üstü hazır edeceğiz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meryem 65–71 · surenin 68. ayeti / 98
  1. Meryem 65

    (Allah) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şu halde, O'na ibadet et ve O'na ibadet etmede sabırlı ol. Hiç, O'nun adını taşıyan bir başkasını biliyor musun?

  2. Meryem 66

    İnsan, "Öldüğümde gerçekten diri olarak (topraktan) çıkarılacak mıyım?" der.

  3. Meryem 67

    İnsan, daha önce hiçbir şey değil iken kendisini yarattığımızı düşünmez mi?

  4. 68

    Rabbine andolsun, onları şeytanlarla beraber mutlaka haşredeceğiz. Sonra onları kesinlikle cehennemin çevresinde diz üstü hazır edeceğiz.

  5. Meryem 69

    Sonra her bir topluluktan, Rahman'a karşı en isyankar olanları mutlaka çekip çıkaracağız.

  6. Meryem 70

    Sonra, oraya girmeye en layık olanları muhakkak ki en iyi biz biliriz.

  7. Meryem 71

    (Ey insanlar!) Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

68. Söz söyleyenlerin en doğrusu olan Yüce Allah rubûbiyetine yemin ederek öldükten sonra dirilişi inkâr eden bu kimseleri şeytanlarla birlikte mutlaka haşredeceğine ve süresi tayin edilmiş belli bir günde onları mutlaka bir araya toplayacağına yemin etmektedir. “Sonra elbette onları getirip cehennemin etrafında diz üstü hazır edeceğiz.” Dehşetli hallerin şiddetinden, sarsıntıların çokluğundan ve karşı karşıya kalacakları durumların fecaatinden dolayı dizleri üzerine çökmüş olarak, o yüce ve büyük zatın haklarında vereceği hükmü bekleyeceklerdir. Bundan dolayı Yüce Allah, onlar hakkındaki hükmünü söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Rabbine ant olsun olsun ki onları sapıklığa sürükleyen şeytanlarıyla birlikte kabirlerinden mahşere çıkaracağız. Sonra onları zelil, dizleri üzerine çökmüş olarak cehennemin kapısına doğru sürükleyeceğiz.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَوَرَبِّكَ feverabbike Rabbine andolsun ki kök: ربب
  2. لَنَحْشُرَنَّهُمْ lenehşurannehum onları mutlaka toplayacağız kök: حشر
  3. وَٱلشَّيَـٰطِينَ ve şşeyatine ve şeytanları kök: شطن
  4. ثُمَّ summe sonra
  5. لَنُحْضِرَنَّهُمْ lenuhdirannehum onları bulunduracağız kök: حضر
  6. حَوْلَ havle çevresinde kök: حول
  7. جَهَنَّمَ cehenneme cehennemin
  8. جِثِيًّۭا cisiyyen diz çökmüş vaziyette kök: جثو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حول (25 geçiş) · Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'ın ve Resulü'nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına…

  • Aynı kök: جثو (3 geçiş)

    Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş halde bırakırız.

  • Aynı kök: جثو (3 geçiş)

    O gün her ümmeti diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle denilir:) "Bugün (yalnızca) yaptıklarınızın karşılığı…

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri…

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de, Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.

  • Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle…

  • Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rabbine yemin olsun: Şüphesiz ki onları (inkârcıları) ve şeytanları toplayacağız. Sonra elbette hepsini cehennemin çevresinde diz üstü hazır bulunduracağız.

Mustafa İslamoğlu

Madem öyle, Rabbine andolsun ki onları Şeytanlarla bir araya toplayacağız; ardından cehennemin etrafında perişan bir halde getirteceğiz;

Muhammed Esed

Öyleyse, Rabbine andolsun ki, Biz onları (Hesap Günü'nde, kendilerini hayattayken yönlendiren) şeytani güçlerle bir araya toplayacak ve sonra cehennemin çevresinde diz üstü bekleteceğiz;

Ahmed Hulusi

Rabbine yemin olsun ki, onları şeytanlarla beraber haşredeceğiz. . . Sonra onları elbette Cehennem'in etrafında dizüstü çökmüş halde bulundururuz.

Ali Bulaç

Andolsun Rabbine, biz onları da, şeytanları da mutlaka haşredeceğiz, sonra onları cehennemin çevresinde diz üstü çökmüş olarak hazır bulunduracağız.

Ali Özek ve heyeti

Öyle ise, Rabbine andolsun ki, muhakkak surette onları şeytanlarla birlikte mahşerde toplayacağız; sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde hazır bulunduracağız.

Ali Rıza Safa

Artık, Efendine yemin olsun ki, onları ve şeytanları kesinlikle toplayacağız. Sonra, cehennemin çevresinde, diz üstü çökmüş olarak bulunduracağız.

Bayraktar Bayraklı

Öyle ise, Rabbine andolsun ki, elbette onları şeytanlarla birlikte mahşerde toplayacağız; sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde hazır bulunduracağız.

Edip Yüksel

Efendine ant olsun, onları ve sapkınları toplayacağız. Sonra onları cehennemin çevresine getireceğiz. Diz çökmüş halde...

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rabbine and olsun, onları ve şeytanları toplayacağız. Sonra onları cehennemin çevresine getireceğiz. Diz çökmüş halde...

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Evet Rabbine yemin ederim ki, Biz onları ve o şeytanları mutlaka ve mutlaka mahşerde toplayacağız, sonra da onları kesinlikle cehennemin etrafında diz üstü hazır bulunduracağız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Evet rabbına kasem ederim ki biz onları ve o Şeytanları muhakkak ve muhakkak mahşere toplıyacağız, sonra onları muhakkak ve muhakkak dizleri üstü Cehennemin etrafına ihzar eyliyeceğiz

Erhan Aktaş

Rabb'ine ant olsun ki, onları ve şeytanları dipnot 1 kesinlikle bir araya toplayacağız. Sonra onları Cehennem'in kenarında diz üstü çökmüş olarak hazır tutacağız.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sözüne uydukları, izinden gittikleri şeytan özellikli kimseleri.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'ine ant olsun ki, onları ve şeytanları dipnot 1 kesinlikle bir araya toplayacağız. Sonra onları Cehennem'in kenarında diz üstü çökmüş olarak hazır tutacağız.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sözüne uydukları, izinden gittikleri şeytan özellikli kimseleri. Sözcük anlamı uzaklaşan, uzak olan demektir. Hakikat'ten uzak olan, hakka, adalete ve iyiliğe aykırı hareket eden varlık, kişi, kurum, kötülük dürtüsün, saptırıcı telkin ve yönlendirmelerin ortak karakteristik adıdır. İnsanların içindeki kötülük dürtüsü için de şeytan denmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'ine ant olsun ki, onları ve şeytanları dipnot 1 kesinlikle bir araya toplayacağız. Sonra onları Cehennem'in kenarında diz üstü çökmüş olarak hazır tutacağız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sözüne uydukları, izinden gittikleri şeytan özellikli kimseleri.

Gültekin Onan

Andolsun rabbine, biz onları da, şeytanları da mutlaka haşredeceğiz, sonra onları cehennemin çevresinde diz üstü çökmüş olarak hazır bulunduracağız.

Hasan Basri Çantay

Binaen'aleyh Rabbine andolsun ki biz onları da, şeytanları da elbette ve elbette mahşerde toplayacağız. Sonra onları behemehal cehennemin etrafında diz üstü haazır tutacağız.

İbni Kesir

Rabbına andolsun ki; Biz, onları da, şeytanları da beraber mutlaka haşr edeceğiz. Sonra cehennemin yanında diz çöktürerek hazır bulunduracağız.

Mehmet Alagaş

(64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Rabbine andolsun ki, onları ve Şeytanları bir araya toplayacağız ve sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette Cehennem'in çevresinde hazır bulunduracağız.

Süleyman Ateş

Rabbine andolsun ki, onları ve şeytanları mutlaka toplayacağız, sonra onları diz çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde bulunduracağız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbine yemin olsun ki onları, şeytanlarıyla birlikte toplayacağız. Sonra alevli ateşin çevresinde diz çöktüreceğiz.

Şaban Britch

Rabbine andolsun ki, onları ve şeytanları bir araya toplayacağız ve sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette Cehennem'in çevresinde hazır bulunduracağız.

Şaban Piriş

Rabbine andolsun ki, onları ve şeytanları bir araya toplayacağız ve hepsini cehennemin etrafında diz çöktürüp bekleteceğiz.

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbine yemin olsun ki; onları da, şeytanları da mutlaka haşredeceğiz, sonra hepsini diz çökmüş halde cehennemin çevresinde hazır bulunduracağız.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

By Allah, your Creator, We will throng them together with those who played the devil and with those with characteristics befitting AL-Shaytan and throng them all on their knees girdling round Hell.

Abdul Haleem

By your Lord [Prophet] We shall gather them and the devils together and set them on their knees around Hell;

Abdullah Yusuf Ali

So, by thy Lord, without doubt, We shall gather them together, and (also) the Evil Ones (with them); then shall We bring them forth on their knees round about Hell;

Abul A'la Maududi

By your Lord, We will surely muster them and the devils together. dipnot 1 Then We will surely bring them all, on their knees, around Hell,

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The Satans are the leaders who persuade the wicked people to enjoy themselves in this worldly life, for there is no life in the Hereafter, where they shall have to present themselves before Allah and give an account of their deeds.

Aisha Bewley

By your Lord, We will collect them and the shaytans together. Then We will assemble them around Hell on their knees.

Al-Hilali & Khan

So by your Lord, surely, We shall gather them together, and (also) the Shayâtîn (devils) (with them), then We shall bring them round Hell on their knees.

Ali Quli Qarai

By your Lord, We will surely gather them and the devils; then We will surely bring them up around hell [scrambling] on their knees.

Amatul Rahman Omar

By your Lord! We will most certainly gather them together and (their) satans as well, then We shall bring them, in every case, crouching on their knees to the environs of Gehenna.

Arthur John Arberry

Now, by thy Lord, We shall surely muster them, and the Satans, then We shall parade them about Gehenna hobbling on their knees.

Bijan Moeinian

I swear that I will gather all men and satans around Hell while they are absolutely submitted.

E. Henry Palmer

And by thy Lord! we will surely gather them together, and the devils too; then we will surely bring them forward around hell, on their knees!

Edip-Layth

By your Lord, We will gather them and the devils, then We will place them around hell on their knees.

George Sale

But by thy Lord We will surely assemble them and the devils to judgment; then will We set them round about hell on their knees:

Hamid S. Aziz

But then does not man remember that We created him before when he was naught?

Mahmoud Ghali

So, by your Lord, indeed We will definitely muster them and Ash-Shayatin (The ever-vicious ones, i. e., the devils) thereafter indeed We will definitely present them forward around Hell, (i.e., the disbelievers and the devils will be gathered around hell) (abjectly) kneeling.

Marmaduke Pickthall

And, by thy Lord, verily We shall assemble them and the devils, then We shall bring them, crouching, around hell.

Mohamed Ahmed - Samira

By your Lord, We shall gather them and the devils together, then bring them crawling on their knees around Hell.

Muhammad Asad

And so, by thy Sustainer, [on Judgment Day] We shall most certainly bring them forth together with the satanic forces [which impelled them in life] and then We shall most certainly gather them, on their knees, around hell;

Mustafa Khattab

By your Lord ˹O Prophet˺! We will surely gather them along with the devils, and then set them around Hell on their knees.

Progressive Muslims

By your Lord, We will gather them and the devils, then We will place them around Hell on their knees.

Rashad Khalifa

By your Lord, we will certainly summon them, together with the devils, and will gather them around Hell, humiliated.

Sahih International

So by your Lord, We will surely gather them and the devils; then We will bring them to be present around Hell upon their knees.

Sam Gerrans

Then, by thy Lord, will We gather them and the satans! Then will We bring them to be present round about Gehenna on bended knee;

Shabbir Ahmed

So, by your Lord, without doubt, We shall certainly get them together including the rebellious ones; then We shall bring them crouching, around Hell.

Syed Vickar Ahamed

So, by your Lord, without doubt, We shall bring them together, and (also) the Evil ones (Satans with them), then shall We bring them forward on their knees around Hell;

Taqi Usmani

So, by your Lord, We will definitely gather them together, and the devils as well; then We will definitely make them present around the Jahannam , fallen on their knees.

The Monotheist Group

By your Lord, We will gather them and the devils, then We will place them around Hell on their knees.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 68. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 68. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 68. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩