Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 53. ayet

Mü'minûn suresi, 53. ayet. فَتَقَطَّعُوٓا۟ أَمْرَهُم بَيْنَهُمْ زُبُرًا كُلُّ حِزْبٍۭ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ

feteḳaṭṭa`û emrahüm beynehüm zübürâ. küllü ḥizbim bimâ ledeyhim feriḥûn.

Diyanet İşleri

(İnsanlar ise, din) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Her grup kendinde bulunan ile sevinmektedir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 50–56 · surenin 53. ayeti / 118

Konu Mûsâ, Hârûn ve Îsâ; tek din Mü'minûn 45–56 3

  1. Mü'minûn 50

    Meryem oğlu İsa'yı ve annesini büyük bir mucize kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.

  2. Mü'minûn 51

    Ey peygamberler! Temiz şeylerden yiyiniz ve iyi ameller işleyiniz. Doğrusu ben, sizin yaptığınız şeyleri tamamen bilirim.

  3. Mü'minûn 52

    Şüphesiz bu (İslam), tek bir din olarak sizin dininizdir. Ben de Rabbinizim. Öyle ise bana karşı gelmekten sakının.

  4. 53

    (İnsanlar ise, din) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Her grup kendinde bulunan ile sevinmektedir.

  5. Mü'minûn 54

    Ey Muhammed! Sen onları bir zamana kadar, gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!

  6. Mü'minûn 55–56

    (55-56) Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkına varmıyorlar!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

53. “Buna rağmen onlar, din işlerini parça parça edip gruplara bölündüler.” Yani peygamberlere uyanların peşinden gelenler, kendi aralarında dinlerini parça parça edip dağıttılar. “Her grup sahip oldukları” ilim ve din namına sahip olduğu şeyler “ile böbürlenmektedir.” Kendilerinin haklı olduklarını başkalarının ise hak üzere olmadıklarını iddia ederler. Halbuki aralarında haklı olanlar, yalnızca peygamberlerin izinden gidenlerdir. Yani temiz şeyleri yemek, salih amel işlemek sûreti ile onların yollarını takip edenlerdir. Onların dışında kalanlar ise hiç şüphesiz batıl üzeredirler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Peygambelere tabi olanlar, onlardan sonra dinde ayrılığa düşüp fırkalar ve gruplar haline geldiler. Her grup, Allah katında kendisinden razı olunan din olduğuna inanarak kendi dini ile böbürlenmekte ve kendisi dışındakileri dikkate almamaktadır.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَتَقَطَّعُوٓا۟ fetekattau fakat parçalayıp ayırdılar kök: قطع
  2. أَمْرَهُم emrahum işlerini kök: امر
  3. بَيْنَهُمْ beynehum aralarında kök: بين
  4. زُبُرًۭا ۖ zuburan Kitaplara kök: زبر
  5. كُلُّ kullu her kök: كلل
  6. حِزْبٍۭ hizbin gurup kök: حزب
  7. بِمَا bima bulunanla
  8. لَدَيْهِمْ ledeyhim kendi yanında
  9. فَرِحُونَ ferihune sevinmektedir kök: فرح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حزب (20 geçiş) · Aynı kök: فرح (22 geçiş)

    Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilen Kur'an ile sevinirler. Fakat (senin aleyhinde olan) gruplardan onun bir kısmını inkar edenler…

  • Aynı kök: حزب (20 geçiş) · Aynı kök: فرح (22 geçiş)

    (31-32) Allah'a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O'na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini…

  • Aynı kök: زبر (11 geçiş)

    Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık delilleri, hikmetli sayfaları ve aydınlatıcı kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.

  • Aynı kök: زبر (11 geçiş)

    Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya,…

  • Aynı kök: زبر (11 geçiş)

    (O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana…

  • Aynı kök: حزب (20 geçiş)

    Kim Allah'ı, O'nun peygamberini ve inananları dost edinirse, bilsin ki şüphesiz Allah taraftarları galiplerin ta kendileridir.

  • Aynı kök: فرح (22 geçiş)

    Size bir iyilik dokunursa, bu onları üzer. Başınıza bir kötülük gelse, ona sevinirler. Eğer siz sabırlı olur, Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız,…

  • Aynı kök: فرح (22 geçiş)

    (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Ne var ki) insanlar, kendi aralarında işlerini parça parça edip kitaplara ayrıldılar. Her grup kendi yanında bulunanla sevinmektedir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:93; Rûm 30:32.

Mustafa İslamoğlu

Bu (emre) karşın, onlar aralarındaki birliği darmadağın edip (hakikati) parçaladılar: her hizip başladı elindeki (parçayla) övünmeye.

Muhammed Esed

Ama (sizi izlediklerini söyleyen toplumlar) aralarındaki bu birliği bozup parça parça oldular; her hizip (ancak) kendi benimsediği (öğretinin dar ve katı kalıpları) içinde rahat soluk alır oldu.

Ahmed Hulusi

(Din - sistem tek iken) onlar muhtelif yorumlar halinde aralarında işlerini parçaladılar. . . Her grup kendi kabul ettikleriyle hoşnuttur.

Ali Bulaç

Ancak onlar, işlerini kendi aralarında (farklı) kitaplar halinde böldüler; her bir grup, kendi ellerinde olanla yetinip sevinmektedir.

Ali Özek ve heyeti

Ne var ki peygamberlerin tabileri, dinlerini aralarında bölük pörçük etmişlerdir. Bu sebeple her grup kendi yanındakiyle sevinip böbürlenmektedir.

Ali Rıza Safa

Ardından, işlerini aralarında parçalayıp kitaplara ayırdılar. Her mezhep, kendisinde olanlarla seviniyor.

Bayraktar Bayraklı

Ama insanlar,aralarındaki inanç bağını keserek kendi aralarında parça parça oldular. Her grup kendilerinde bulunan ile sevinip böbürlenmektedirler.

Edip Yüksel

Fakat, onlar işlerini çeşitli kitaplara ayırdılar. Her grup kendi yanında bulunandan hoşnut...

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Fakat, onlar işlerini çeşitli kitaplara ayırdılar. Her grup kendi yanında bulunandan hoşnut...

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken kumandalarını aralarında kitap kitap parçalaştılar, her grup kendilerininkine güveniyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken kumandalarını aralarında kitab kitab parçalaştılar, her hızib kendilerininkine güveniyor

Erhan Aktaş

Sonra işlerini aralarında parça parça ettiler. Her bir grup kendine olanla yetinmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra işlerini aralarında parça parça ettiler. Her bir grup kendine olanla yetinmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra emirlerini dipnot 1 aralarında parça parça ettiler. Her bir grup kendine olanla yetinmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu sözcük, işlerinde ve konumlarında Kur'an'a bağlı kalmayıp, ayrılığa düşmeyi ifade etmektedir.

Gültekin Onan

Ancak onlar, buyruklarını kendi aralarında (farklı) kitaplar halinde böldüler; her bir grup, kendi ellerinde olanla yetinip sevinmektedir.

Hasan Basri Çantay

Fakat (o kavmler) dinlerde (muhtelif) fırkalara ayrılmak, her fırka kendi ellerindeki (nezdlerindeki din) ile böbürlenmek suretiyle parça parça oldular.

İbni Kesir

Ama onlar işlerini kendi aralarında bölük bölük ayırdılar. Her bölük kendi tuttuğu yoldan memnundur.

Mehmet Alagaş

(51-56) Ey Resuller! Hoş şeylerden yiyin ıslah edici amel işleyin, muhakkak ki ben yaptıklarınızı bilirim. İşte bu tek olan toplum, sizin toplumunuzdur, ben de Rabbinizim, benden sakının. Emirleri aralarında hiziplere parçalayarak kitaplara ayırdılar, her bir hizip elindeki ile sevindi şımardı , onları belirli bir süreliğine derin gafletleri içinde / şaşmış halde bırak. (Gamr/Ğumur Zâriyât 11 de de bu anlamdadır) Mal ve oğullar ile onları desteklemiş olmamızı ne hesap ediyorlar ? Onların hayırlarına koşuşturduğumuzu mu hesap ediyorlar? Onlar bilincinde değiller / şuurunda değiller.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ne var ki (insanlar) işlerini (dinlerini) aralarında bölük pörçük etmişlerdir. Bu sebeple her grup kendi yanındakiyle sevinip böbürlenmektedir.

Süleyman Ateş

Fakat işlerini aralarında parçalayıp, çeşitli kitaplara ayırdılar. Her parti, kendi yanında bulunanla sevinmektedir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra kitaplar yazarak din işlerini aralarında parçaladılar. Her bir cemaatin taraftarı kendinde olanla övünmektedir.

Şaban Britch

İşlerini aralarında bölük bölük/grup grup ayırdılar. Her grup kendi yanında olanla sevinip, ferahlıyor.

Şaban Piriş

İşlerini aralarında bölük bölük ayırdılar. Her grup kendi yanında olanla ferahlıyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Fakat onlar işlerini aralarında parçalayıp çeşitli zübürlere/kutsallaştırmış hizip kitaplarına ayırdılar. Her hizip, yalnız kendi yanındakiyle sevinip övünmektedir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Yet they -the people- were divided among themselves and set at variance and the ties among them were severed. Instead of unity in feeling, action and purpose, they set their actual sectarian practice, each rejoicing with his own views.

Abdul Haleem

but they have split their community into sects, each rejoicing in their own.

Abdullah Yusuf Ali

But people have cut off their affair (of unity), between them, into sects: each party rejoices in that which is with itself.

Abul A'la Maududi

But people later cut up their religion into bits, each group rejoicing in what they have. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is not a mere statement of a fact, but it is a link of the same argument which is being put forward from the very beginning of the Surah. The argument is this: Islam has been the real and original religion of all the Prophets from Noah to Jesus (peace be upon them all), because all of them brought and taught the same doctrines of Tauhid and the Hereafter. On the contrary, all the other religions are the perversions of the real and original religion, which has been tampered with in many ways. Therefore, those who are following the perverted religions are in the wrong and not the Prophet (peace be upon him) who is inviting them to the real and original religion.

Aisha Bewley

But they disagreed and split up, dividing into sects, each party exulting in what it had.

Al-Hilali & Khan

But they (men) have broken their religion among them into sects,[1] each group rejoicing in what is with it (as its beliefs).

Ali Quli Qarai

But they fragmented their religion among themselves, each party exulting in what it had.

Amatul Rahman Omar

But the people, (rather than preserve their unity) split up their affair among themselves (forming themselves into factions) considering (each portion thus split up) as (the real) Scripture, every faction rejoicing in that which was with them.

Arthur John Arberry

But they split in their affair between them into sects, each party rejoicing in what is with them.

Bijan Moeinian

What a shame that people have divided themselves into different nations each happy with what they have (proud of their "cultural roots!")

E. Henry Palmer

And they have become divided as to their affair amongst themselves into sects, each party rejoicing in what they have themselves.

Edip-Layth

But the affair was disputed between them into segments. Every group happy with what it had.

George Sale

But men have rent the affair of their religion into various sects: Every party rejoiceth in that which they follow.

Hamid S. Aziz

And, verily, this your religion (or brotherhood) is one religion (or brotherhood), and I am your Lord; so keep your duty unto Me.

Mahmoud Ghali

Then they cut up their Command among themselves into denominations, (i. e., differed about the command of Allah) each party exulting with whatever they had close to them. (i.e., their tenets)

Marmaduke Pickthall

But they (mankind) have broken their religion among them into sects, each group rejoicing in its tenets.

Mohamed Ahmed - Samira

But then they divided up their order into different creeds, each section rejoicing in what it had come to have.

Muhammad Asad

But they (who claim to follow you) have torn their unity wide asunder, piece by piece, each group delighting in [but] what they themselves possess [by way of tenets].

Mustafa Khattab

Yet the people have divided it into different sects, each rejoicing in what they have.

Progressive Muslims

But the affair was disputed between them into segments. Every group happy with what it had.

Rashad Khalifa

But they tore themselves into disputing factions; each party happy with what they have.

Sahih International

But the people divided their religion among them into sects - each faction, in what it has, rejoicing.

Sam Gerrans

But they divided their command among them into writings, each party exulting at what it has,

Shabbir Ahmed

But they (who claim to follow you O Messengers) have torn their unity wide asunder, piece by piece into disputing factions, each faction rejoicing in its beliefs. (30:32).

Syed Vickar Ahamed

But people have broken their feelings (for Unity), between them, into (different) groups: Each group rejoices in what is with itself.

Taqi Usmani

But they split up ways from one another (dividing themselves) into factions, each faction happy with what lies before it.

The Monotheist Group

Butthe affair was disputed between them into segments. Every group happy with what it had.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 53. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 53. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 53. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩