Naziât suresi · 15–26. ayetler

Mûsâ ve Firavun

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Naziât suresi, 15. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 15. ayet. هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ

    Diyanet İşleri

    (Ey Muhammed!) Musa'nın haberi sana geldi mi?

    Mehmet Okuyan

    Musa'nın haberi sana geldi, (değil) mi?

    Mustafa İslamoğlu

    Musa'nın olayından haberin var mı?

    Muhammed Esed

    Musa'nın kıssasından hiç haberin oldu mu?

    Ahmed Hulusi

    Musa'nın olayı sana ulaştı mı?

    Ali Bulaç

    Musa'nın haberi sana geldi mi?

    Ali Özek ve heyeti

    (Habibim!) Sana Musa'nın haberi geldi mi?

    Ali Rıza Safa

    Musa'nın haberi, sana geldi mi?

    Bayraktar Bayraklı

    Musa'nın haberi sana geldi mi?

    Edip Yüksel

    Sana Musa'nın tarihi ulaştı mı?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sana Musa'nın tarihi ulaştı mı?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sana o Musa'nın haberi geldi ya?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Geldi ya sana Musanın kıssası?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Musa'nın haberi sana geldi mi?

    Gültekin Onan

    Musa'nın haberi sana geldi mi?

    Hasan Basri Çantay

    Sana (Habibim) Musanın haberi geldi (değil) mi?

    İbni Kesir

    Musa'nın haberi geldi mi sana?

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Mûsâ’nın haberi sana geldi mi?

    Süleyman Ateş

    Musa'nın haberi sana geldi mi?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sana Musa'nın haberi ulaştı değil mi?

    Şaban Britch

    Musa’nın haberi sana geldi mi?

    Şaban Piriş

    Musa'nın haberi sana geldi mi?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ulaştı mı sana Musa'nın haberi?

  2. Naziât suresi, 16. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 16. ayet. إِذْ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى

    Diyanet İşleri

    Hani, Rabbi ona mukaddes Tuva vadisinde şöyle seslenmişti:

    Mehmet Okuyan

    Hani Rabbi kutsal Tuvâ Vadisi'nde dipnot 1 ona şöyle seslenmişti:

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tâhâ 20:12'de de geçen bu ayetteki [tuvâ] kelimesi, "temizlenmiş, bereketli" anlamına geldiği gibi, Hz. Musa'nın bulunduğu o vadinin ismi de olabilir. Ayrıca bu kelimenin "iki kere kutsal ve bereketli kılınmış olma" anlamına geldiği ve Yüce Allah'ın ona iki kere seslendiği de ifade edilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Hani Rabbi, iki kat kutsal kılınmış bir vadide ona şöyle seslenmişti:

    Muhammed Esed

    Hani kutsal bir vadide Rabbi o'na şöyle seslenmişti:

    Ahmed Hulusi

    Hani Onun Rabbi Ona, (Bi-)mukaddes vadi Tuva'da hitap etti:

    Ali Bulaç

    Hani Rabbi ona, kutsal vadi Tuva'da seslenmişti:

    Ali Özek ve heyeti

    Kutsal vadi Tuva'da Rabbi ona şöyle seslenmişti :

    Ali Rıza Safa

    Efendisi, Kutsal Vadi Tuva'da, Ona seslenmişti.

    Bayraktar Bayraklı

    - Hani, Rabbi ona Kutsal Vadide, Tuva'da şöyle seslenmişti: "Firavun'a git, çünkü o gerçekten azmıştır. Ona de ki: "Arınmak istemez misin? Sana, Rabbine giden yolu göstereceğim, böylece saygı duyarsın."

    Edip Yüksel

    Efendisi, Kutsal Tuva vadisinde ona seslenmişti:

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rabbi, kutsal Tuva vadisinde ona seslenmişti:

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hani Rabbi ona o mukaddes vadi Tuva'da seslenmişti:

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O vakıt ki ona rabbı nida etmişti o mukaddes vadide: Tuva'da

    Erhan Aktaş

    Hani, Rabb'i ona kutsal vadi Tuva'da seslenmişti!

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hani, Rabb'i ona kutsal vadi Tuva'da seslenmişti!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hani, Rabb'i ona kutsal vadi Tuva'da seslenmişti!

    Gültekin Onan

    Hani rabbi ona, kutsal vadi Tuva'da seslenmişti:

    Hasan Basri Çantay

    Hani Rabbi ona mukaddes "Tuvaa" vadisinde (şöyle) nida etmişdi

    İbni Kesir

    Hani Rabbı ona; mukaddes vadide, Tuva'da şöyle seslenmişti:

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hani Rabbi ona, mukaddes Tuvâ Vadisi'nde seslenmişti.

    Süleyman Ateş

    Hani Rabbi ona Kutsal Vadi'de, "Tuva"'da ünlemişti:

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hani Rabbi ona (Tur'daki dipnot 1 ) kutsal Tuva vadisinde şöyle seslenmişti:

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ona, Tur'un (Sina Dağı'nın) sağ yamacından seslenmiş, özel bir konuşma için yaklaştırmıştık. (Meryem 19/52)

    Şaban Britch

    Hani, Rabbi ona, mukaddes Tuva’da seslenmişti.

    Şaban Piriş

    Hani, Rabbi ona, mukaddes Tuva'da seslenmişti:

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hani, Rabbi ona, kutsal vadide, Tuva'da seslenmişti:

  3. Naziât suresi, 17. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 17. ayet. ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ

    Diyanet İşleri

    "Haydi Firavun'a git! Çünkü o azmıştır."

    Mehmet Okuyan

    "Firavun'a git! O iyice azdı."

    Mustafa İslamoğlu

    "Firavuna git, çünkü o haddini aştı;

    Muhammed Esed

    "Sen, Firavun'a git -çünkü o hak ve adalet sınırlarını ihlal ediyor-

    Ahmed Hulusi

    "Git Firavun'a! Muhakkak ki o azgınlaştı!"

    Ali Bulaç

    "Firavun'a git; çünkü o, azdı."

    Ali Özek ve heyeti

    Firavun'a git! Çünkü o çok azdı.

    Ali Rıza Safa

    "Firavun'a git; aslında, o, iyice azıttı!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Hani, Rabbi ona Kutsal Vadide, Tuva'da şöyle seslenmişti: "Firavun'a git, çünkü o gerçekten azmıştır. Ona de ki: "Arınmak istemez misin? Sana, Rabbine giden yolu göstereceğim, böylece saygı duyarsın."

    Edip Yüksel

    "Firavuna git; o azdı."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Firavun'a git; o azdı.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Haydi git Firavun'a, çünkü o pek azıttı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Haydi demişti git Firavne de, çünkü o pek azdı

    Erhan Aktaş

    "Firavun'a git. Kuşkusuz o azgınlaştı."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Firavun'a git. Kuşkusuz o azgınlaştı."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Firavun'a git. Kuşkusuz o azgınlaştı.

    Gültekin Onan

    "Firavun'a git; çünkü o azdı."

    Hasan Basri Çantay

    "Fir'avna git. Çünkü o, pek azmışdır".

    İbni Kesir

    Firavun'a git; çünkü o, çok azmıştır.

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Firavun’a git! Çünkü o gerçekten azdı.''

    Süleyman Ateş

    "Fir'avn'a git, çünkü o azdı."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Firavun'a git; o, azgınlaştı.

    Şaban Britch

    Firavun’a git, çünkü o azdı.

    Şaban Piriş

    -Firavun'a git, çünkü o azdı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Firavun'a git! İyice azdı o."

  4. Naziât suresi, 18. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 18. ayet. فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ

    Diyanet İşleri

    "Ona de ki: İster misin (küfür ve isyanından) temizlenesin?

    Mehmet Okuyan

    "(Ona) de ki: "Arınmak ister misin?

    Mustafa İslamoğlu

    ve ona de ki: "Arınmaya var mısın?

    Muhammed Esed

    ve (ona) söyle: 'Arınmaya istekli misin?

    Ahmed Hulusi

    "De ki: Arınıp saflaşmaya ne dersin?"

    Ali Bulaç

    Ona de ki: "Temizlenmek ister misin?"

    Ali Özek ve heyeti

    De ki: Arınmayı ister misin?

    Ali Rıza Safa

    "Ona, şunu söyle: ‘Artık, arınmaya niyetin var mı?' "

    Bayraktar Bayraklı

    - Hani, Rabbi ona Kutsal Vadide, Tuva'da şöyle seslenmişti: "Firavun'a git, çünkü o gerçekten azmıştır. Ona de ki: "Arınmak istemez misin? Sana, Rabbine giden yolu göstereceğim, böylece saygı duyarsın."

    Edip Yüksel

    "Ona de ki: Arınmayacak mısın?"

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Ona de ki: Arınmayacak mısın?'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    De ki: "İster misin temizlenesin?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    De ki: ister misin temizlenesin?

    Erhan Aktaş

    "Git ona de ki: Arınmak ister misin?"

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Git ona de ki: Arınmak ister misin?"

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Git ona de ki: "Arınmak ister misin?"

    Gültekin Onan

    Ona de ki: "Temizlenmek ister misin?"

    Hasan Basri Çantay

    Onun için de ki "(Küfürden, azgınlıkdan) temizlenmende meylin var mı senin"?

    İbni Kesir

    De ki: temizlenmeye meylin var mı senin.

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Deki: “Sen temizlenmek istiyor musun?”

    Süleyman Ateş

    "De ki: Arınmağa gönlün var mı?"

    Süleymaniye Vakfı

    Ona de ki: "Kendini arındırıp geliştirmek hakkındır, değil mi?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki: Kendini geliştirmek hakkındır, değil mi?

    Şaban Britch

    Ve de ki: Arınmaya istekli misin?

    Şaban Piriş

    Ve de ki: -Arınmaya istekli misin?

    Yaşar Nuri Öztürk

    "De ki ona: 'Arınıp temizlenmeye ne dersin?"

  5. Naziât suresi, 19. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 19. ayet. وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ

    Diyanet İşleri

    Seni Rabbine ileteyim de O'na karşı derinden saygı duyup korkasın!"

    Mehmet Okuyan

    (İstiyorsan) seni Rabbine yönlendireyim. dipnot 1 (Böylece O'na) saygı duyarsın."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki [ehdiye] fiili "rehberlik etmek, göstermek, yönlendirmek" şeklinde anlamlandırılmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    İmdi (cevabın evetse), ben seni Rabbine doğru yönelteceğim ve sen de kendine çekidüzen vereceksin!"

    Muhammed Esed

    (Eğer istekliysen) o zaman seni Rabbin(i tanıma mertebesin)e ulaştıracağım ki (bundan sonra) O'nun korkusunu duyasın.'"

    Ahmed Hulusi

    "Seni Rabbine erdirmeme? (Azameti karşısında) haşyet duyarsın!"

    Ali Bulaç

    "Seni Rabbine yönelteyim, böylece (O'ndan) korkmuş olursun."

    Ali Özek ve heyeti

    Seni Rabbimin yoluna iletmemi, böylece ondan korkarsın.

    Ali Rıza Safa

    "Seni, Efendine yönlendireyim; derin saygı duyman için!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Hani, Rabbi ona Kutsal Vadide, Tuva'da şöyle seslenmişti: "Firavun'a git, çünkü o gerçekten azmıştır. Ona de ki: "Arınmak istemez misin? Sana, Rabbine giden yolu göstereceğim, böylece saygı duyarsın."

    Edip Yüksel

    "Seni Efendine ileteyim de saygılı olasın."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Seni Rabbine ileteyim de saygılı olasın.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sana Rabbini tanıtayım da ona saygı duyasın?"

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve rabbına irşad edeyim de seni saygılanasın?

    Erhan Aktaş

    "Sana Rabb'inin yolunu göstereyim de içtenlikle O'na yönelmiş ol.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Sana Rabb'inin yolunu göstereyim de içtenlikle O'na yönelmiş ol.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Sana Rabb'inin yolunu göstereyim de içtenlikle O'na yönelmiş ol.

    Gültekin Onan

    "Seni rabbine yönelteyim, böylece (O'ndan) korkmuş olursun."

    Hasan Basri Çantay

    "Ve seni Rabbin (i tanıtmıya) irşad edeyim ki (Ondan) korkasın".

    İbni Kesir

    Rabbına giden yolu göstereyim de O'ndan korkasın.

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Seni, Rabbine ileteyim de O’na karşı derinden saygı duyup korkasın!”

    Süleyman Ateş

    "Seni Rabbin(in yolun)a ileteyim de O'ndan korkasın."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sana, Rabbine giden yolu göstermem de hakkındır. Sonra kendine çeki düzen verirsin."

    Şaban Britch

    Seni Rabbine ileteyim de O’na karşı derinden korkasın!

    Şaban Piriş

    Sana, Rabbine giden yolu göstereyim de O'ndan saygı ile korkasın.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Seni Rabbine kılavuzlayayım da gönülden ürperesin!"

  6. Naziât suresi, 20. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 20. ayet. فَأَرَىٰهُ ٱلْـَٔايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ

    Diyanet İşleri

    Derken Musa ona en büyük mucizeyi gösterdi.

    Mehmet Okuyan

    Sonunda ona en büyük ayeti (mucizeyi) göstermişti.

    Mustafa İslamoğlu

    Nihayet ona o büyük mucizevi belgeyi gösterdi;

    Muhammed Esed

    Bunun üzerine (Musa), (Firavun'a gitti ve) ona (Rabbinin rahmetinin eseri olan) büyük mucizeyi anlattı.

    Ahmed Hulusi

    Derken ona büyük mucizeyi gösterdi!

    Ali Bulaç

    (Musa) Ona büyük mucizeyi gösterdi.

    Ali Özek ve heyeti

    Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.

    Ali Rıza Safa

    Ardından, büyük mucizeyi ona gösterdi.

    Bayraktar Bayraklı

    Ona büyük mucizeyi gösterdi.

    Edip Yüksel

    Ona büyük mucizeyi gösterdi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ona büyük mucizeyi gösterdi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Vardı ona, o büyük mucizeyi gösterdi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Vardı ona o büyük mu'cizeyi de gösterdi.

    Gültekin Onan

    (Musa) Ona büyük ayeti gösterdi.

    Hasan Basri Çantay

    (Musa gitdi, tebliğ etdi) Ona o en büyük mu'cizeyi gösterdi.

    İbni Kesir

    Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Derken Mûsâ, ona en büyük mucizeyi gösterdi.

    Süleyman Ateş

    Ona büyük mu'cizeyi gösterdi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ardından ona en büyük mucizeyi gösterdi.

    Şaban Britch

    Ona en büyük ayeti gösterdi.

    Şaban Piriş

    Ona en büyük mucizeyi/ayeti gösterdi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Derken, ona o en büyük mucizeyi gösterdi.

  7. Naziât suresi, 21. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 21. ayet. فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ

    Diyanet İşleri

    Fakat o, Musa'yı yalanladı ve isyan etti.

    Mehmet Okuyan

    (Ancak Firavun, gerçeği) yalanlamış ve isyan etmişti.

    Mustafa İslamoğlu

    fakat o yalanladı ve sert çıktı;

    Muhammed Esed

    Ama (Firavun) o'nu yalanladı ve (hidayeti) şiddetle reddetti,

    Ahmed Hulusi

    (Firavun) yalanladı ve isyan etti.

    Ali Bulaç

    Fakat o, yalanladı ve isyan etti.

    Ali Özek ve heyeti

    (O ise) hemen yalanladı ve isyan etti.

    Ali Rıza Safa

    Fakat yalanladı ve karşı geldi.

    Bayraktar Bayraklı

    O ise hemen yalanladı ve isyan etti.

    Edip Yüksel

    Fakat o yalanladı ve karşı geldi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Fakat o yalanladı ve karşı geldi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Fakat o, yalan dedi ve isyan etti.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Fakat o tekzib etti, ısyan etti

    Erhan Aktaş

    Fakat yalanladı ve karşı çıktı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Fakat yalanladı ve karşı çıktı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Fakat yalanladı ve karşı çıktı.

    Gültekin Onan

    Fakat o, yalanladı ve isyan etti.

    Hasan Basri Çantay

    Fakat (Fir'avn Musayı) yalanladı, (Allaha) ısyanetdi.

    İbni Kesir

    Ama o, yalanlayıp isyan etti.

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Fakat o, Mûsâ’yı yalanladı ve isyan etti.

    Süleyman Ateş

    Fakat o yalanladı, karşı geldi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ama Firavun yalana sarıldı ve isyan etti.

    Şaban Britch

    Fakat o yalanladı ve isyan etti.

    Şaban Piriş

    Fakat o yalanladı ve isyan etti.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ama o yalanladı, isyan etti.

  8. Naziât suresi, 22. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 22. ayet. ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَىٰ

    Diyanet İşleri

    Sonra sırt dönüp koşarak gitti.

    Mehmet Okuyan

    Sonra hızlıca arkasını dönüp gitmişti.

    Mustafa İslamoğlu

    sonra hışımla orayı terk etti;

    Muhammed Esed

    sonra da kaba bir şekilde (Musa'ya) sırtını döndü;

    Ahmed Hulusi

    Sonra koşarak ardına döndü.

    Ali Bulaç

    Sonra (karşı yönde) çaba harcayıp sırtını döndü.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra (inkâr için) olanca çabasını göstererek sırtını döndü.

    Ali Rıza Safa

    Sonra, arkasını dönüp koştu.

    Bayraktar Bayraklı

    Sonra yüz çevirip mücadele etmeye çalıştı.

    Edip Yüksel

    Sonra, sırtını döndü, (aleyhte) çaba gösterdi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sonra, sırtını döndü, (aleyhte) çaba gösterdi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra koşarak ters yöne gitti.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra koşarak idbara gitti

    Erhan Aktaş

    Sonra aleyhte çalışmaya koyuldu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra aleyhte çalışmaya koyuldu.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonra aleyhte çalışmaya koyuldu.

    Gültekin Onan

    Sonra (karşı yönde) çaba harcayıp sırtını döndü.

    Hasan Basri Çantay

    Sonra da koşarak arkasını döndü.

    İbni Kesir

    Sonra arkasını döndü, koşmaya başladı.

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sonra sırt dönüp koşarak gitti.

    Süleyman Ateş

    Sonra sırtını döndü; (Musa'nın getirdiklerini iptal etmek için) çalışmağa koyuldu.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sırt çevirdi ve işe girişti.

    Şaban Britch

    Sonra arkasını dönüp, koşmaya başladı.

    Şaban Piriş

    Sonra arkasını dönüp, koşmaya başladı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonra, sırtını döndü; koşuyordu.

  9. Naziât suresi, 23. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 23. ayet. فَحَشَرَ فَنَادَىٰ

    Diyanet İşleri

    Hemen (adamlarını) topladı ve onlara seslendi:

    Mehmet Okuyan

    (23, 24) (Yandaşlarını) toplamış, onlara seslenmiş ve demişti ki: "Ben sizin yüce rabbinizim."

    Mustafa İslamoğlu

    derken (adamlarını) topladı ve bağırıp çağırdı;

    Muhammed Esed

    daha sonra (ileri gelen adamlarını) topladı ve (halkını) çağırdı,

    Ahmed Hulusi

    Akabinde topladı, seslendi:

    Ali Bulaç

    Sonunda (yardımcı güçlerini) topladı, seslendi;

    Ali Özek ve heyeti

    Derhal (adamlarını) topladı ve (onlara) bağırdı:

    Ali Rıza Safa

    Sonunda, toplayıp seslendi.

    Bayraktar Bayraklı

    - Derhal adamlarını topladı ve onlara şöyle seslendi: "Ben sizin en yüce rabbinizim!"

    Edip Yüksel

    Toplayıp, ilan etti.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Toplayıp, ilan etti.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Derken toplayıp bağırdı!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Derken mahşerini topladı da bağırdı:

    Erhan Aktaş

    Adamlarını toplayarak seslendi:

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Adamlarını toplayarak seslendi:

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Adamlarını toplayarak seslendi:

    Gültekin Onan

    Sonunda (yardımcı güçlerini) topladı, seslendi;

    Hasan Basri Çantay

    Nihayet (sihirbazlarını, yahud ordusunu) topladı da bağırdı:

    İbni Kesir

    Toplayıp seslendi:

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hemen (adamlarını) topladı ve onlara seslendi:

    Süleyman Ateş

    (Adamlarını) Topladı, (onlara) bağırdı:

    Süleymaniye Vakfı

    Herkesi topladı ve haykırdı:

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Herkesi topladı ve haykırdı:

    Şaban Britch

    Toplayıp şöyle seslendi:

    Şaban Piriş

    Toplantı yapıp, şöyle seslendi:

    Yaşar Nuri Öztürk

    Derken, bir araya toplayıp bağırdı.

  10. Naziât suresi, 24. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 24. ayet. فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلْأَعْلَىٰ

    Diyanet İşleri

    "Ben, sizin en yüce Rabbinizim!" dedi.

    Mehmet Okuyan

    (23, 24) (Yandaşlarını) toplamış, onlara seslenmiş ve demişti ki: "Ben sizin yüce rabbinizim."

    Mustafa İslamoğlu

    üstelik (bir de) "Ben sizin en büyük rabbinizim!" dedi.

    Muhammed Esed

    ve onlara "Ben sizin en yüce rabbinizim!" dedi.

    Ahmed Hulusi

    "Ben, sizin en ala Rabbinizim!" dedi. (Kadim Hakikat bilgisini elde eden Firavun, bunu şuurun sınırsız kuşatıcılığıyla tüm varlıkta müşahedesi yerine; bilincine yükleyerek bedenselliğine vermiş; bilinç varlığına tanrısallık vermiş ve bedenselliğinde dilediğini yapma noktasına yani nefs-i emmare yaşamına düşmüştü. Bu yüzdendir ki Musa a. s. ona hakikat bilgisini aktarmak yerine, yani Allah'a iman yerine, Rabb-ül alemin'e iman noktasına çekerek uyarı yapmıştı. Yani tüm varlıkta tedbir eden Esma mertebesine dikkatini çekerek hayalindeki vahdeti, bilinç - beden boyutunda yaşayarak birimselliğiyle sınırlamak yerine; şuur boyutunda tüm varlığa yaygın Esma manaları çıkışına iman etmesini teklif etmişti. A. H. )

    Ali Bulaç

    Dedi ki: "Sizin en yüce Rabbiniz benim."

    Ali Özek ve heyeti

    Ben, sizin en yüce Rabbinizim! dedi.

    Ali Rıza Safa

    Dedi ki: "Yüceliği eşsiz efendiniz benim!" dipnot 570

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 570
      Kur'an'da yaklaşık dokuz yüz altmış kez Allah'a yönelik olarak bildirilen Rab -Efendi- sıfatı, bu ayetle birlikte, 3:64,80; 6:164; 9:31 ve 12:39,41,42,50 ayetlerinde insanlar için de kullanılmıştır. Ayrıca, Kur'an'da yalnızca bir kez 87:A'la suresinde bildirilen, Allah'ın "A'laYüceliği Eşsiz" ismi, bu ayette, Firavun için de kullanılmıştır. Rab sıfatının, Efendi anlamıyla çevrilmesi konusunda, önyazıların yedinci bölümünde ayrıntılı bilgi verilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Derhal adamlarını topladı ve onlara şöyle seslendi: "Ben sizin en yüce rabbinizim!"

    Edip Yüksel

    "Ben sizin en yüce Efendinizim" dedi. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Köle sahipleri Arapçada efendi anlamına gelen "rab" kelimesiyle ifade edilir (12:41). Firavunlar köleleştirdikleri insanlar üzerinde efendilik "rablik" iddiasındaydı. İnsanları köleleştirmek yoluyla efendilik (rablik) iddia etmek, kendini Tanrı'ya ortak koşmaktır. * Bak 12:39-42; 90:13; 4:25.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Ben sizin en yüce rabbinizim,' dedi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Benim en büyük Rabbiniz! dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Benim en yüksek rabbınız, dedi

    Erhan Aktaş

    "Ben sizin yüce rabbinizim." dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ben sizin yüce rabbinizim." dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Ben sizin yüce Rabb'inizim." dedi.

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "Sizin en yüce rabbiniz benim."

    Hasan Basri Çantay

    "İşte ben sizin en yüce Rabbinizim"!

    İbni Kesir

    Ve sizin en yüce Rabbınız benim, dedi.

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Ben, sizin en yüce rabbinizim!” dedi.

    Süleyman Ateş

    "Ben sizin en yüce Rabbinizim!" dedi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Sizin en yüce efendiniz dipnot 1 benim" dedi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Efendi diye tercüme edilen kelime "Rab"dir. Biz kölenin sahibine efendi deriz, Araplar rab derler. Firavun halkını kendine köle yaptığı için "Bizim gibi iki insana mı inanacağız? Kavimleri zaten bizim kölelerimizdir." (Müminun 23/47) diyerek Musa ve Harun Peygamberlere karşı çıkıyorlardı. Onların, insanları Allah'tan başkasına köle olmamaya çağırması, Firavun'un düzenini temelden sarstığı için böyle bir girişimde bulunmuştu.

    Şaban Britch

    Sizin en yüce rabbiniz benim, dedi.

    Şaban Piriş

    -Sizin en yüce Rabbi'niz/kralınız benim, dedi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dedi ki: "Ben sizin en yüce rabbinizim."

  11. Naziât suresi, 25. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 25. ayet. فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْـَٔاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ

    Diyanet İşleri

    Allah onu, ibret verici şekilde dünya ve ahiret cezasıyla cezalandırdı.

    Mehmet Okuyan

    (Bunun üzerine) Allah onu ahiret ve dünya azabıyla yakalamıştı.

    Mustafa İslamoğlu

    Sonunda Allah, onu ahiret ve dünya azabıyla (aleme) ibret olsun diye yakaladı.

    Muhammed Esed

    Bunun üzerine Allah onu yakalayıp hesaba çekti (ve bunu) hem bu dünyada hem de öteki dünyada uyarıcı bir örnek yaptı.

    Ahmed Hulusi

    Bunun üzerine Allah, onu sonsuz yaşam boyutunun ve öndekinin (dünyanın) ibret verici azabı ile yakaladı.

    Ali Bulaç

    Böylelikle Allah onu, ahiret ve dünya azabıyla yakaladı.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah onu, (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.

    Ali Rıza Safa

    Bunun üzerine, Allah, sonrası ve öncesinde onu cezalandırdı.

    Bayraktar Bayraklı

    Böylece Allah, onu ahiret ve dünya azabıyla cezalandırdı.

    Edip Yüksel

    Sonunda, ALLAH onu ahiret ve dünya cezasına çarptı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sonunda, ALLAH onu ahiret ve dünya cezasına çarptı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah da onu tuttu, sonuna ve önüne (ahirette ve dünyada) ibret olmak üzere bir cezaya çarptırdı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allah da onu tuttu sonuna önüne nekal olmak üzere tenkil ediverdi

    Erhan Aktaş

    Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.

    Gültekin Onan

    Böylelikle Tanrı onu, ahiret ve dünya azabıyla yakaladı.

    Hasan Basri Çantay

    Bunun üzerine Allah onu hem ahiret, hem dünya azabiyle yakaladı.

    İbni Kesir

    Bunu üzerine Allah, onu dünya ve ahiret azabıyla yakaladı.

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla yakaladı.

    Süleyman Ateş

    Allah da onu, sonun ve ilkin (ahiretin ve dünyanın) azabıyle cezalandırdı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah da onu yakaladı, çağdaşlarına ve sonrakilere ibretlik yaptı.

    Şaban Britch

    Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla yakaladı.

    Şaban Piriş

    Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla yakaladı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bunun üzerine Allah, onu sonraya ve önceye ibret olmak üzere bir ceza ile çarptı.

  12. Naziât suresi, 26. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 26. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةً لِّمَن يَخْشَىٰٓ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz bunda Allah'tan sakınıp korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    Şüphesiz bunda Allah'a karşı içten bir saygı duyanlar için sayısız ibret vardır.

    Muhammed Esed

    Bunda, şüphesiz, (Allah'ın) ürperti ve korkusunu duyanlar için bir ibret vardır.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki bunda haşyete ermiş kimseler için elbette bir ibret vardır!

    Ali Bulaç

    Gerçekten bundan 'içi titreyerek korkacak' kimse için elbette bir ibret (ders) vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Elbette bunda, korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, işte bunda, derin saygı duyanlar için bir ders vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz bunda, Allah'a saygı duyanlara bir ders vardır.

    Edip Yüksel

    Kuşkusuz, saygı duyanlar için bunda bir ibret vardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kuşkusuz, saygı duyanlar için bunda bir ibret vardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şüphesiz ki, bunda saygı duyacaklar için bir ibret vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şübhesiz ki bunda bir ıbret var, saygı duyacaklar için

    Erhan Aktaş

    Kuşkusuz bunda huşu dipnot 1 duyan kimse için ibret vardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'a karşı derin saygı, içten sevgi duymak, cani gönülden Allah'a yönelmek, alçak gönüllü, bilinçli ve duyarlı olmak. Derin saygı ve içten sevgi beslediği; üstün ve yüce görmenin sonucu olarak hayranlık duyduğu yüce varlıktan ayrı düşme, uzak kalma endişesini/korkusunu taşımak.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kuşkusuz bunda huşu dipnot 1 duyan kimse için ibret vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'a karşı derin saygı, içten sevgi duymak, cani gönülden Allah'a yönelmek,  alçak gönüllü, bilinçli ve duyarlı olmak. Derin saygı ve içten sevgi beslediği; üstün ve yüce görmenin sonucu olarak hayranlık duyduğu yüce varlıktan ayrı düşme, uzak kalma endişesini/korkusunu taşımak.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kuşkusuz bunda huşu dipnot 1 duyan kimse için ibret vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Derin saygı ve içten sevgi beslemek, üstün ve yüce görmenin sonucu olarak hayranlık duymak. Bu sözcüğün korku, korkmak anlamına gelen "havf" sözcüğü ile bir ilişkisi yoktur. Ra'd Suresi'nin 21. ayetinde her iki sözcük de bulunmakta ve farklı anlamlarda kullanılmaktadır.

    Gültekin Onan

    Gerçekten bundan 'içi titreyerek korkacak' kimse için elbette bir ibret (ders) vardır.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhe yok ki (Allahdan) korkacak kimse (ler) için bunda kat'i bir ibret vardır.

    İbni Kesir

    Şüphesiz ki bunda, korkan kimseler için ibret vardır.

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz bunda, Allah’tan sakınıp korkan kimseler için bir ibret vardır.

    Süleyman Ateş

    Şüphesiz bunda (Allah'tan) korkacak kimse için ibret vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kendine çeki düzen verecek kimseler için bunda tam bir ibret vardır.

    Şaban Britch

    İşte bunda gerçekten korkan kimse için bir ibret vardır.

    Şaban Piriş

    İşte bunda saygı ile korkan kimse için bir ibret vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kuşkusuz, bunda, içine ürperti düşen için tam bir ibret vardır.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.