Nebe suresi

Nebe suresi, 26. ayet

Nebe suresi, 26. ayet. جَزَآءً وِفَاقًا

cezâev vifâḳâ.

Diyanet İşleri

(25-26) Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nebe 23–29 · surenin 26. ayeti / 40

Konu Azgınlar için cehennem Nebe 21–30 3

  1. Nebe 23

    (21-23) Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.

  2. Nebe 24

    Orada ne bir serinlik ve ne de içecek bir şey tadacaklar!

  3. 25–26

    (25-26) Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.

  4. Nebe 27

    Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.

  5. Nebe 28

    Ayetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.

  6. Nebe 29

    Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) tamamiyle sayıp tespit ettik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 26–30. ayetler için yazılmıştır.

26. Bu korkunç cezaları hak etmelerine gelince bu, ancak amellerine “uygun bir karşılık olmak üzere” onlara verilecektir. Kendilerini buralara kadar getiren ameller işledikleri için bu cezaya çarptırılacaklar. Allah onlara zulmetmeyecektir, aksine kendi nefislerine kendileri zalimlik etmişlerdir.

Bundan dolayı Yüce Allah, böyle bir cezayı hak etmelerine sebep teşkil eden amellerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

27. “Çünkü onlar hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.” Öldükten sonra dirilişe de Allah’ın insanların yaptıkları iyiliklere ve kötülüklere karşılık vereceğine de inanmıyorlardı. Ondan dolayı âhiret için amelde bulunmayı da terk ettiler.

28. “Âyetlerimizi de yalanladıkça yalanlıyorlardı.” Ayetlerimizi açık açık yalanladılar. Onlara apaçık âyetlerimiz geldiği halde onlara karşı inatla direndiler.

29. “Biz ise” az ya da çok hayır ya da şer “her şeyi tek tek yazıp kaydetmiştik.” Levh-i Mahfuz’da tespit etmişizdir. O bakımdan günahkârlar, bizim kendilerini işlemedikleri günahlar dolayısı ile cezalandıracağımızı sanmasınlar. Yaptıkları amellerden herhangi bir şeyin kaybolacağını yahut zerre ağırlığı kadarının dahi unutulacağını da zannetmesinler.

Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Kitap (amel defterleri) ortaya konmuş olacak. Günahkârları onun içindekilerden korkuya kapılmış göreceksin. “Vay halimize! Ne olmuş bu Kitaba? Küçük büyük hiçbir şey bırakmamış, hepsini sayıp dökmüş!” diyecekler. Onlar işlediklerini önlerinde hazır bulacaklardır. Rabbin kimseye zulmetmez.” (el-Kehf, 18/49)

30. “O halde” ey yalanlayıcılar! “tadın” bu can yakıcı azabı ve bu ebedi rüsvaylığı! “Artık yalnızca azabınızı artıracağız.” Her an, her zaman azapları artıp duracaktır.

Cehennem ehlinin azabının ne kadar çetin olacağına dair en ağır ayetlerden biri budur. Allah bizi ondan muhafaza buyursun.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İçinde bulundukları küfür ve sapıklığa çok uygun bir ceza.

Kelimeler

2 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. جَزَآءًۭ ceza'en bir ceza olarak kök: جزي
  2. وِفَاقًا vifakan uygun kök: وفق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وفق (4 geçiş)

    Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf (arayı)…

  • Aynı kök: وفق (4 geçiş)

    Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da "Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik" diye Allah'a yemin…

  • Aynı kök: وفق (4 geçiş)

    Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

51 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(24, 25, 26) (Dünyadaki inkârlarına) uygun bir karşılık olarak dipnot 1 kaynar su ve irinden başka orada hiçbir serinlik veya (susuzluk gideren) hiçbir içecek tadamayacaklardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet mahşerde verilecek cezaların hak edildiğinin yani orada hiç kimseye haksızlık edilmeyeceğinin delilidir.

Mustafa İslamoğlu

(İnkarlarına) uygun bir karşılık...

Muhammed Esed

(günahlarına) uygun bir karşılık!

Ahmed Hulusi

Tam karşılığı olarak yaşamlarının!

Ali Bulaç

(İşlediklerine) Uygun olan bir ceza olarak,

Ali Özek ve heyeti

Ancak (dünyada yaptıklarına) uygun karşılık olarak.

Ali Rıza Safa

Yakışan bir karşılık.

Bayraktar Bayraklı

- Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak orada ne bir serinlik, ne de bir soğuk içecek bulacaklar. Ancak kaynar su ve irin içecekler. Çünkü onlar, hesap gününü hiç beklemiyorlardı. Ayetlerimizi şiddetle yalanlamışlardı.

Edip Yüksel

Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yaptıklarına tamamen uygun bir ceza olarak.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir ceza ki bervechi vifak

Erhan Aktaş

Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.

Gültekin Onan

(İşlediklerine) Uygun olan bir ceza olarak,

Hasan Basri Çantay

(Amellerine) uyaun bir ceza olarak.

İbni Kesir

İşlediklerine uygun bir ceza olarak.

Mehmet Alagaş

(17-36) Şüphesiz ayrışım günü (Cevher bir tarafa Cüruf başka bir tarafa) randevusu belli bir gündür, O gün sura üfürülür ve fevç fevç / yığın yığın hızla gelirsiniz, gök kapıları açılır ve dağlar serap olur yürür. Taşkınlık yapanların barınağı cehennem ise gözetler durur. İçinde devirlerce / çağlarca herhangi bir serinlik yahut içecek tadamadan kalacaklardır, kaynar su ve irini ceza olarak içecekler. Onlara göre hesap için geri dönmeyeceklerdi , ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar, biz her şeyi sayarak kitaplaştırdık, şimdi tadın, sizin azaptan başka bir şeyinizi artık artırmayız , sakınanlar için uçsuz bucaksız bir başarı ödülü, sulak bahçeler ve üzüm bağları, yaşıt / akran kızlar, dolu dolu kadehler, gereksiz laf ve yalan işitmezler, Rabbinizden hesaba karşılık olarak bir hediye.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Dünyada yaptıklarına karşılık) Uygun bir ceza olarak.

Süleyman Ateş

Yaptıklarına uygun bir ceza olarak.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Tam suça göre ceza!

Şaban Britch

Uygun bir ceza!

Şaban Piriş

Uygun bir ceza!

Yaşar Nuri Öztürk

Çok uygun bir karşılık olarak.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

A requital commensurate with deeds.

Abdul Haleem

a fitting requital,

Abdullah Yusuf Ali

A fitting recompense (for them).

Abul A'la Maududi

a befitting recompense for their deeds.

Aisha Bewley

a fitting recompense.

Al-Hilali & Khan

An exact recompense (according to their evil crimes).

Ali Quli Qarai

—a fitting requital.

Amatul Rahman Omar

A befitting recompense (for the evils done by them).

Arthur John Arberry

for a suitable recompense.

Bijan Moeinian

This is a proportional reward for what they did on earth.

E. Henry Palmer

a fit reward!

Edip-Layth

An exact recompense.

George Sale

A fit recompense for their deeds!

Hamid S. Aziz

Requital corresponding (or proportional to their state).

Mahmoud Ghali

An agreeable recompense.

Marmaduke Pickthall

Reward proportioned (to their evil deeds).

Mohamed Ahmed - Samira

, A fitting reward.

Muhammad Asad

a meet requital [for their sins]!

Mustafa Khattab

a fitting reward.

Progressive Muslims

An exact recompense.

Rashad Khalifa

A just requital.

Sahih International

An appropriate recompense.

Sam Gerrans

As meet reward.

Shabbir Ahmed

A befitting requital.

Syed Vickar Ahamed

A fitting return (for their actions and for them).

Taqi Usmani

this being a punishment, fully commensurate (with their deeds).

The Monotheist Group

An exact recompense.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nebe suresi, 26. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nebe suresi, 26. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nebe suresi, 26. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩