Necm suresi

Necm suresi, 6. ayet

Necm suresi, 6. ayet. ذُو مِرَّةٍ فَٱسْتَوَىٰ

ẕû mirrah. festevâ.

Diyanet İşleri

(5-7) (Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (asli suretine girip) doğruldu.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Necm 3–9 · surenin 6. ayeti / 62

Konu Vahyin geliş biçimi ve Sidretü'l-Müntehâ Necm 1–18 3

  1. Necm 3

    O, nefis arzusu ile konuşmaz.

  2. Necm 4

    (Size okuduğu) Kur'an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.

  3. 5–7

    (5-7) (Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (asli suretine girip) doğruldu.

  4. Necm 8

    Sonra (ona) yaklaştı derken sarkıp daha da yakın oldu.

  5. Necm 9

    (Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

6-7. “O, üstün bir yaratılışa sahiptir.” Güç, güzel bir yaratılış, gizli ve açık güzellik sahibidir. “O” Cibrîl aleyhisselam “en yüksek ufukta” semânın yerden en yüksekte olan ufkunda “iken (asli suretinde) doğruldu.” Çünkü o, şeytanların kendisine asla ulaşamayacağı, ulaşma imkânı bulamayacağı, ulvî (pek yüce) ruhlardandır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Cebrail -aleyhisselam- güzel görünüşlüdür. Cebrail -aleyhisselam- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in karşısında Allah'ın yarattığı hal üzere açık bir şekilde görünüp (en yüksek ufukta) yükseliverdi.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ذُو zu sahibi
  2. مِرَّةٍۢ mirratin üstün akıl kök: مرر
  3. فَٱسْتَوَىٰ festeva ve doğruldu kök: سوي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac

    Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya…

  • Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac

    (1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.

  • Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac

    (1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.

  • Aynı kök: مرر (35 geçiş)

    (Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği…

  • Aynı kök: مرر (35 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: مرر (35 geçiş)

    Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda…

  • Aynı kök: سوي (83 geçiş)

    Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.

  • Aynı kök: سوي (83 geçiş)

    O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(5, 6, 7) Çünkü o (Kur'an'ı) müthiş kuvvetleri olan, donanımlı (Cebrail) öğretmiştir. (Cebrail) en yüksek ufuktayken belirmişti.

Mustafa İslamoğlu

etkileyici ve tam donanımlı: Derken o kendini olanca haşmetiyle gösterdi;

Muhammed Esed

(o,) fevkalade bir güçle donatılmış (bir melektir) ki o an geldiğinde kendini gerçek şekli ve hüviyeti ile gösterdi,

Ahmed Hulusi

O (kuvve) kendini fark ettirdi, böylece de istiva etti (böylece de vahye açık hale geldi)!

Ali Bulaç

(Ki O,) Görünümüyle çarpıcı bir güzelliğe sahiptir. Hemen doğruldu.

Ali Özek ve heyeti

Asıl şekliyle doğruldu.

Ali Rıza Safa

Üstün Akıl Yetisi Olan; ardından doğruldu. dipnot 459

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 459
    "Üstün Akıl Yetisi Olan" tanımlaması, kimi Kur'an çevirilerinde, "Üstün otoritenin sahibi" veya "Görünümüyle çarpıcı bir güzelliğe sahip olan" veya "Fevkalade bir güçle donatılmış melek" veya "Üstün yaratılışlı melek" veya "Muhteşem görünümlü Cibril" veya "Kuvvet ve azamet sahibi Cibril" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

- Ona, bunu çok güçlü akıl sahibi olan Cebrail öğretmiştir. Doğrulup dikildi. O, en yüksek ufuktaydı. Sonra iyice yaklaştı ve sarktı. İki yayın arası kadar, hatta daha da yakın. Böylece kuluna vahyedeceğinivahyetti.

Edip Yüksel

Üstün otoritenin sahibi göründü,

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Üstün otoritenin sahibi göründü,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir kuvvet sahibi; hemen duruklandı (doğruldu).

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir kuvvet sahibi, hemen duruklandı

Erhan Aktaş

Üstün Akla dipnot 1 Sahip, Egemenlik Kurmuş Olan.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her şeyin hesabını en ayrıntılı ve en iyi şekilde yapan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Üstün Akla dipnot 1 Sahip, Egemenlik Kurmuş Olan.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her şeyin hesabını en ayrıntılı ve en iyi şekilde yapan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Üstün akla dipnot 1 sahip, egemenlik kurmuş olan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her şeyin hesabını en ayrıntılı ve en iyi şekilde yapan.

Gültekin Onan

(Ki O,) Görünümüyle çarpıcı bir güzelliğe sahiptir. Hemen doğruldu.

Hasan Basri Çantay

(Ki o) akıl ve re'yinde kamil (bir melek) dir. Hemen (kendi suretine girib) doğruldu.

İbni Kesir

O; akıl ve görüşünde kamildir. Hemen doğruluverdi.

Mehmet Alagaş

(1-18) Battığında / heva olduğunda yıldıza yemin olsun ki , a rkadaşınız şaşırmadı ve azıtmadı . Keyfinden / hevasından konuşmaz / nutuk etmez. O, ancak vahyedilen vahiydir. Ona şiddetli kuvvet sahibi / Cebrail öğretti. Üstün akıl sahibi ve kapsayıcıdır / istiva etmiştir. Ve yüksek ufuktadır. Sonra iyice sokuldu / yaklaştı ve aşağı doğru sarktı . İki yay miktarı yahut daha yakın (ednaa) oldu . Ve O’nun kuluna ne vahyedecekse vahyetti . Ne göründüyse gönlü onu yalanlamadı. Gördükleri üzerine onunla tartışıyor musunuz ? Diğer bir inişinde de Sidretil Müntehada onu gördüydü . (Sidra ağacı nebk denilen iğneli ağaç) Meva cenneti onun yanında ydı (Cennet görüntüsü eşliğinde) Sidreti kaplayan / bürüyen kaplıyordu. Ne gözü kaydı / şaşıladı ne de taşkınlık etti / haddi aştı. Rabbinin en büyük ayetlerinden de gördüydü.

Rowwad Tercüme Merkezi

Güç sahibi ve güzel görünüşlüdür. (Derken en yüksek ufukta) yükseliverdi.

Süleyman Ateş

Üstün akıl sahibi (melek). Doğruldu;

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sağlam yapılı olan (Cebrail) doğruldu.

Şaban Britch

Güç ve güzel görünüşlü. (En yüksek ufukta) yükseliverdi.

Şaban Piriş

Üstün akıl sahibidir. Hemen doğruluverdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Akıl, güzellik ve güç sahibidir. Doğrulup dikildi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Who is endowed with power, wisdom and capacities of action, and in a majestic imposingly dignified appearance did he come forth into view.

Abdul Haleem

and great strength, who stood

Abdullah Yusuf Ali

Endued with Wisdom: for he appeared (in stately form);

Abul A'la Maududi

one endowed with immense wisdom. dipnot 1 He came forth and stood poised,

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ibn Abbas and Qatadah take dhu mirra-tin of the text in the meaning of beautiful and grand. Mujahid, Hasan Basri, Ibn Zaid and Sufyan Thauri say that it means: strong and powerful. Saeed bin Musayyab has expressed the opinion that it means wise. In a Hadith the Prophet (peace be upon him) has used this word in the sense of healthy and sound. In Arabic usage this word is used in the meaning of sound in judgment, wise and learned also. Allah has chosen this word for Gabriel here because he possesses both intellectual and physical powers to the highest degree.

Aisha Bewley

possessing power and splendour. He stood there stationary –

Al-Hilali & Khan

One free from any defect in body and mind then he (Jibrîl - Gabriel in his real shape as created by Allah) rose and became stable.

Ali Quli Qarai

possessed of sound judgement. He settled,

Amatul Rahman Omar

(The Lord) Whose powers become manifest in manifold and frequent ways, with the result that he (- this Messenger of God) attained perfection and fullest vigour (both intellectually and physically).

Arthur John Arberry

very strong; he stood poised,

Bijan Moeinian

: The possessor of absolute authority ….

E. Henry Palmer

endowed with sound understanding, and appeared,

Edip-Layth

Possessor of ultimate wisdom; he became stable.

George Sale

And He appeared

Hamid S. Aziz

Endowed with wisdom; for he appeared in clear vision,

Mahmoud Ghali

Owner of resolute splendor; (Literally: ability to transform; to convey revelation, i. e. Jibrîl "Angle Gabriel) so he leveled himself.

Marmaduke Pickthall

One vigorous; and he grew clear to view

Mohamed Ahmed - Samira

Lord of power and wisdom. So he acquired poise and balance,

Muhammad Asad

[an angel] endowed with surpassing power, who in time manifested himself in his true shape and nature,

Mustafa Khattab

and great perfection, who once rose to ˹his˺ true form[1]

Progressive Muslims

Free from any defect, he became stable.

Rashad Khalifa

Possessor of all authority. From His highest height.

Sahih International

One of soundness. And he rose to [his] true form

Sam Gerrans

Possessed of firmness; and he stood,

Shabbir Ahmed

The Owner of Authority and Wisdom established him (the Prophet).

Syed Vickar Ahamed

Gifted with wisdom, because he came clearly (in a noble way from limit of understanding to High Throne of Allah. )

Taqi Usmani

the one of vigour. So he stood poised,

The Monotheist Group

Free from any defect, he became stable.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 6. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 6. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 6. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩