Nisâ suresi

Nisâ suresi, 96. ayet

Nisâ suresi, 96. ayet. دَرَجَٰتٍ مِّنْهُ وَمَغْفِرَةً وَرَحْمَةً وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

deracâtim minhü vemagfiratev veraḥmeh. vekâne-llâhü gafûrar raḥîmâ.

Diyanet İşleri

(95-96) Mü'minlerden özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, cihattan geri kalanlardan üstün kılmıştır. Gerçi Allah (mü'minlerin) hepsine de en güzel olanı (cenneti) va'detmiştir. Ama mücahitleri büyük bir mükafat ile kendi katından dereceler, bağışlanma ve rahmet ile cihattan geri kalanlara üstün kılmıştır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 93–99 · surenin 96. ayeti / 176

Konu Oturanlar ve cihad edenler; hicret Nisâ 95–100 3

  1. Nisâ 93

    Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.

  2. Nisâ 94

    Ey iman edenler! Allah yolunda sefere çıktığınız zaman, gerekli araştırmayı yapın. Size selam veren kimseye, dünya hayatının geçici menfaatine (ganimete) göz dikerek, "Sen mü'min değilsin" demeyin. Allah katında pek çok ganimetler vardır. Daha önce siz de öyle idiniz de Allah size lütufta bulundu (müslüman oldunuz). Onun için iyice araştırın. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  3. 95–96

    (95-96) Mü'minlerden özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, cihattan geri kalanlardan üstün kılmıştır. Gerçi Allah (mü'minlerin) hepsine de en güzel olanı (cenneti) va'detmiştir. Ama mücahitleri büyük bir mükafat ile kendi katından dereceler, bağışlanma ve rahmet ile cihattan geri kalanlara üstün kılmıştır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  4. Nisâ 97

    Kendilerine zulmetmekteler iken meleklerin canlarını aldığı kimseler var ya; melekler onlara şöyle derler: "Ne durumdaydınız? (Niçin hicret etmediniz?)" Onlar da, "Biz yeryüzünde zayıf ve güçsüz kimselerdik" derler. Melekler, "Allah'ın arzı geniş değil miydi, orada hicret etseydiniz ya!" derler. İşte bunların gidecekleri yer cehennemdir. O ne kötü varış yeridir.

  5. Nisâ 98

    Ancak gerçekten zayıf ve güçsüz olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar başkadır.

  6. Nisâ 99

    Umulur ki, Allah bu kimseleri affeder. Çünkü Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 95–96. ayetler için yazılmıştır.

95-96. Yani mü’minlerden canı ve malı ile cihad edenler ile cihada çıkmayıp Allah’ın düşmanları ile savaşmayanlar bir olmaz. Bu, cihada çıkmaya bir teşvik olmakla birlikte tembellik etmekten, mazeretsiz olarak cihada çıkmamaktan da bir sakındırmadır. Hasta, kör, topal, cihad için gerekli araç gereç ve hazırlama imkânlarına sahip olmayan özür sahibi kimseler ise hiçbir şekilde mazeretsiz oturanlar konumunda olmazlar. Özür sahibi olan kimseler arasında da oturmaya razı olup eğer bu engel olmasaydı da Allah yolunda cihada çıkmama niyeti taşıyan ve bu hususta kendisine telkinlerde bulunmayan bir kimse de hiç şüphesiz mazeretsiz olarak cihada çıkmayıp oturan gibidir. Eğer engel olmasaydı Allah yolunda cihada çıkmaya niyetlenen, bunu temenni eden ve bu konuda kendisine telkinlerde bulunan bir kimse ise Allah yolunda cihada çıkan kimseler seviyesindedir. Çünkü kararlı bir niyet ile güç yettiği kadarıyla söz ve davranış bulunursa o niyetin sahibi o niyeti fiilen işleyen kimse gibi olur.

Daha sonra Yüce Allah mücahitleri oturanlara derece itibari ile daha üstün tuttuğunu açıkça ifade buyurmaktadır. Bu ise kapalı ve genel anlamda bir üstünlüktür. Arkasından Yüce Allah bu üstünlüğü ayrıntılı bir şekilde söz konusu ederek onlara Rablerinden bir mağfiret ve bir rahmet vaadinde bulunmaktadır. Bu ise pek çok hayrın gerçekleşmesini ve bir çok şerrin bertaraf edilmesini kapsar. Bu derecelere gelince Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bunu, Buhari ve Müslim’de sabit olan bir hadis-i şerifinde genişce açıklamıştır. Buna göre cennette yüz derece vardır. Her iki derece arasındaki mesafe ise gök ile yer arası gibidir. Allah bunları yolunda cihad edenler için hazırlamıştır. Yüce Allah’ın cihada vereceğini belirttiği bu mükâfatın bir benzeri de Saf sûresinde yer alan şu ayetlerde dile getirilmektedir:

“Ey iman edenler! Sizi çok acıklı bir azaptan kurtaracak bir ticareti size göstereyim mi? Allah’a ve Rasûlüne iman edersiniz. Mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edersiniz. Eğer bilirseniz bunlar sizin için daha hayırlıdır. Günahlarınızı da mağfiret eder ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki çok hoş meskenlere koyar. İşte bu, çok büyük bir kurtuluştur.” (es-Saf, 61/10-12) Sûrenin sonuna kadar bu derecelerin üstünlükleri dile getirilmektedir.

Şimdi bu âyet-i kerimedeki güzel geçiş üzerinde dikkatle düşünelim. Önce Yüce Allah mücahid ile mücahid olmayanın eşit olmayacağını belirtmiştir. Daha sonra ise mücahidin oturana bir derece üstün olduğunu açıkça ifade etmiştir, arkasından ise mücahidin ondan mağfiret ve rahmete nail olmak ile derecelerle üstün olacağını dile getirmektedir.

Fazilet ve övgü halinde bir durumdan daha üstün bir duruma geçiş yahut da yerme ve tenkit esnasında bir durumdan daha alttaki bir duruma geçiş lafız itibari ile daha güzeldir ve ruhu daha bir etkileyicidir. Aynı şekilde Yüce Allah bir şeyin diğerinden üstün olduğunu bildirir de her ikisinin kendisine göre bir üstünlüğü olursa her ikisinin ortak bir üstünlüğünü belirtmek sureti ile herhangi bir kimsenin, üstünlüğü daha az olanın yerilmiş olduğu vehmine kapılmasını önler. Nitekim burada da “bununla beraber Allah hepsine de cenneti vaad etmiştir” buyurmuştur. Yine Saf sûresinde sözü edilen ayeti kerimelerde de Yüce Allah “mü’minleri müjdele” diye buyurmaktadır. Bir başka yerde de: “Aranızdan fetihten önce infak edip savaşanlar (diğerleri ile) bir olmaz.” (el-Hadid, 57/10) yani bu şekilde savaşıp infak edenler ile böyle olmayanlar bir olmaz diye buyurduktan sonra da: “Bununla beraber Allah hepsine de el-Husna’yı (cenneti) vaad etmiştir.” (el-Hadid, 57/10) buyurmuştur. Bir başka yerde geçen: “Biz onu hemen Süleyman’a kavratmıştık, bununla beraber her birine de hikmet ve ilim verdik.” (el-Enbiya, 21/79) buyruğu da buna örnektir.

O bakımdan şahıslar, kesimler ve ameller arasında fazilet hususunda araştırma yapmak isteyen kimsenin bu inceliğe dikkat etmesi gerekir. Aynı şekilde bir kimse kişileri ve görüşleri eleştirmeye yönelik söz söyleyecek olursa birinin diğerinden üstünlüğünü de ifade etmekle beraber bunların ortak yönlerini de söz konusu etmelidir ki daha üstün olduğu ifade edilenin, kemâl derecesine erişmiş olduğu düşünülmesin. Mesela, “Hıristiyanlar mecusilerden daha hayırlıdır”, denildiği vakit arkasından; Bununla birlikte her birisi de kâfirdir, denilmelidir. Yine “Adam öldürmek zinadan daha çirkindir”; denilirse “Her birisi de büyük bir günahtır, Allah ve Rasûlü ikisini de haram kılmış ve bunlardan uzak durulmasını emretmiştir”, ifadesini eklemelidir.

Yüce Allah iki güzel ismi “Ğafûr ve Rahîm”den sadır olan mağfiret ve rahmeti vaad ettiğinden dolayı bu âyet-i kerimeyi “Allah Ğafûrdur, Rahîmdir” buyruğu ile sona erdirmektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu vaat olunan sevaplar, birbirinden üstün makamlardır. Bununla beraber günahları bağışlanacak ve onlara rahmet edilecektir. Allah kullarını bağışlar ve onlara merhamet eder.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. دَرَجَـٰتٍۢ deracatin yüksek dereceler kök: درج
  2. مِّنْهُ minhu kendi katından
  3. وَمَغْفِرَةًۭ ve megfiraten ve bağış kök: غفر
  4. وَرَحْمَةًۭ ۚ ve rahmeten ve rahmet kök: رحم
  5. وَكَانَ ve kane kök: كون
  6. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  7. غَفُورًۭا gafuran bağışlayandır kök: غفر
  8. رَّحِيمًا rahimen esirgeyendir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: درج (20 geçiş)

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…

  • Aynı kök: درج (20 geçiş)

    İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini…

  • Aynı kök: درج (20 geçiş)

    Onlar (insanlar) Allah'ın katında derece derecedirler. Allah, onların yaptıklarını görmektedir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(95, 96) Müminlerden -mazeret sahibi olanlar dışında- (savaşa katılmayıp evlerinde) oturanlarla, malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler (fedakârlık yapanlar) bir olmaz. Allah, malları ve canları ile cihad edenleri (fedakârlık yapanları), derece bakımından oturanlardan üstün kılmıştır. Allah hepsine en güzel olanı vadetmiştir. (Ancak) kendinden dereceler, bağışlama ve merhamet (şeklinde büyük bir ödül vererek), cihad edenleri (fedakârlık yapanları) oturanlardan çok daha büyük bir ödülle üstün kılmıştır. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mustafa İslamoğlu

Katından yüce mertebelerle, mağfiret ve rahmetle... Zaten Allah tarifsiz bir bağışlayıcıdır, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

Muhammed Esed

(hesapsız) mertebelerle ve günahların bağışlanmasını ve rahmetini (vaat ederek); çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.

Ahmed Hulusi

Tarafından dereceler, mağfiret ve rahmet (bağışlamıştır). Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ali Bulaç

(Onlara) Kendinden dereceler, bağışlanma ve rahmet (vermiştir.) Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Özek ve heyeti

Kendinden dereceler, bağışlama ve rahmet vermiştir. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

Ali Rıza Safa

Kendisinden, değişik konumlarla, bağışlanma ve rahmetle. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

- İnananlardan, özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler bir olmaz. Allah malları ve canlarıyla cihad edenleri derece bakımından oturanlardan üstün kılmıştır. Gerçi Allah hepsine de güzellik vaad etmiştir; ama mücahitlerin ödülünü, kendi katından yüksek dereceler, bağış ve rahmet şeklinde, oturanlarınkinden üstün kılmıştır.Allah bağışlayandır; merhamet edendir.

Edip Yüksel

Kendi katından derecelerle, bağışlama ve rahmet ile... ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendi katından derecelerle, bağışlama ve rahmet ile... ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(95-96) Mü'minlerden özürleri olmaksızın oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşanlar eşit olamazlar. Allah mallarıyla ve canlarıyla savaşanları, oturanlardan mertebece üstün kılmıştır. Gerçi Allah her ikisine de cenneti va'd etmiştir. Bununla beraber Allah savaşanları, oturanlardan büyük bir mükafat, kendi tarafından derece derece verdiği rütbeler, mağfiret ve rahmetle üstün kılmıştır. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Tarafından derece derece rütbeler, ve bir mağfiret ve rahmet... Öyleya; Allah bir gafur, rahim bulunuyor

Erhan Aktaş

Kendinden derecelerle, bağışlama ve rahmetle. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kendinden derecelerle, bağışlama ve rahmetle. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kendinden derecelerle, bağışlama ve rahmetle. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Gültekin Onan

(Onlara) Kendinden dereceler, bağışlanma ve rahmet (vermiştir). Tanrı, bağışlayandır, esirgeyendir.

Hasan Basri Çantay

Kendi (canibi) nden dereceler, mağfiret ve esirgeme (vermişdir). Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

İbni Kesir

Kendisinden dereceler, mağfiret ve rahmet. Ve Allah; Gafur'dur, Rahim'dir.

Mehmet Alagaş

(95-96) Müminler içinden özrü olmadığı halde oturanlarla, Allah yolunda cihat edenler aynı sevide olamazlar. (Özrü olduğu için oturanlar aynı seviyededir) Allah, kendileri ve malları ile çabalayanların derecelerini oturanlara göre daha üstün kılmıştır, Allah, hepsine / mücahitlere ve oturanlara güzellik vaat etmiştir , Allah, mücahitleri büyük bir ecir ile oturanlardan üstün kılmıştır, Ondan dereceler, mağfiret ve rahmet vardır, Allah bağışlayandır ve merhametlidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Mücahitler için Allah katından dereceler, mağfiret ve rahmet vardır. Allah, çokça bağışlayandır, merhamet edendir.

Süleyman Ateş

Kendi katından yüksek dereceler, bağış ve rahmet. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onları, kendi katından vereceği dereceler, bağışlama ve ikramla üstün kılacaktır. Çünkü Allah bağışlar, ikramı boldur.

Şaban Britch

Mücahitler için Allah katından dereceler, mağfiret ve rahmet vardır. Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.

Şaban Piriş

Mücahitler için Allah katından dereceler, mağfiret ve rahmet vardır. Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah katından dereceler, bir bağışlanma, bir rahmet... Allah çok affedici çok merhametlidir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

These are grades of quality, disposition and attributes as determined and conferred by Him besides forgiveness and mercy, and Allah has always been ever Ghafurun and Rahimun.

Abdul Haleem

high ranks conferred by Him, as well as forgiveness, and mercy: God is most forgiving and merciful.

Abdullah Yusuf Ali

Ranks specially bestowed by Him, and Forgiveness and Mercy. For Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

For them are ranks, forgiveness, and favours from Him. Allah is All-Forgiving, All-Compassionate.

Aisha Bewley

high ranks conferred by Him as well as forgiveness and mercy. Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

Degrees of (higher) grades from Him, and Forgiveness and Mercy. And Allâh is Ever Oft-Forgiving, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

ranks from Him, forgiveness, and mercy, and Allah is all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

(It will consist of) exalted ranks bestowed by Him and (His) protection and mercy, for Allâh is Great Protector, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

in ranks standing before Him, forgiveness and mercy; surely God is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

Those who fight for the cause of God are ranked higher, and will earn God’s forgiveness and mercy. God is indeed the Most Forgiving, the Most Merciful.

E. Henry Palmer

degrees from him, and pardon and mercy, for God is forgiving and merciful.

Edip-Layth

Grades from Him, forgiveness, and a mercy. God is Forgiving, Compassionate.

George Sale

by adding unto them a great reward, by degrees of honour conferred on them from him, and by granting them forgiveness, and mercy; for God is indulgent and merciful.

Hamid S. Aziz

Degrees of rank from Him, and pardon and mercy, for Allah is Forgiving and Merciful.

Mahmoud Ghali

Degrees (of Grace) from Him, and forgiveness and mercy; and Allah has been Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

Degrees of rank from Him, and forgiveness and mercy. Allah is ever Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

For them are higher ranks with God, and forgiveness and grace; and God is forgiving and kind.

Muhammad Asad

[many] degrees thereof - and forgiveness of sins, and His grace; for God is indeed much-forgiving, a dispenser of grace.

Mustafa Khattab

far superior ranks, forgiveness, and mercy from Him. And Allah is All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

Grades from Him and forgiveness and a mercy. God is Forgiving, Merciful.

Rashad Khalifa

The higher ranks come from Him, as well as forgiveness and mercy. GOD is Forgiver, Most Merciful.

Sahih International

Degrees [of high position] from Him and forgiveness and mercy. And Allah is ever Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

Degrees from Him, and forgiveness and mercy; and God is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

The higher ranks come from Him, as well as forgiveness and Grace. Allah is ever Forgiving, Merciful.

Syed Vickar Ahamed

Positions specially given by Him— (And also) Forgiveness and Mercy. And Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

- high ranks from Him and forgiveness and mercy. Allah is Most-Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

Grades from Him and forgiveness and a mercy. God is Forgiving, Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 96. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 96. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 96. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩