Nisâ suresi

Nisâ suresi, 97. ayet

Nisâ suresi, 97. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ تَوَفَّىٰهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ ظَالِمِىٓ أَنفُسِهِمْ قَالُوا۟ فِيمَ كُنتُمْ قَالُوا۟ كُنَّا مُسْتَضْعَفِينَ فِى ٱلْأَرْضِ قَالُوٓا۟ أَلَمْ تَكُنْ أَرْضُ ٱللَّهِ وَٰسِعَةً فَتُهَاجِرُوا۟ فِيهَا فَأُو۟لَٰٓئِكَ مَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ وَسَآءَتْ مَصِيرًا

inne-lleẕîne teveffâhümü-lmelâiketü żâlimî enfüsihim ḳâlû fîme küntüm. ḳâlû künnâ müstaḍ`afîne fi-l'arḍ. ḳâlû elem tekün arḍu-llâhi vâsi`aten fetühâcirû fîhâ. feülâike me'vâhüm cehennem. vesâet meṣîrâ.

Diyanet İşleri

Kendilerine zulmetmekteler iken meleklerin canlarını aldığı kimseler var ya; melekler onlara şöyle derler: "Ne durumdaydınız? (Niçin hicret etmediniz?)" Onlar da, "Biz yeryüzünde zayıf ve güçsüz kimselerdik" derler. Melekler, "Allah'ın arzı geniş değil miydi, orada hicret etseydiniz ya!" derler. İşte bunların gidecekleri yer cehennemdir. O ne kötü varış yeridir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 94–100 · surenin 97. ayeti / 176

Konu Oturanlar ve cihad edenler; hicret Nisâ 95–100 3

  1. Nisâ 94

    Ey iman edenler! Allah yolunda sefere çıktığınız zaman, gerekli araştırmayı yapın. Size selam veren kimseye, dünya hayatının geçici menfaatine (ganimete) göz dikerek, "Sen mü'min değilsin" demeyin. Allah katında pek çok ganimetler vardır. Daha önce siz de öyle idiniz de Allah size lütufta bulundu (müslüman oldunuz). Onun için iyice araştırın. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  2. Nisâ 95–96

    (95-96) Mü'minlerden özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, cihattan geri kalanlardan üstün kılmıştır. Gerçi Allah (mü'minlerin) hepsine de en güzel olanı (cenneti) va'detmiştir. Ama mücahitleri büyük bir mükafat ile kendi katından dereceler, bağışlanma ve rahmet ile cihattan geri kalanlara üstün kılmıştır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  3. 97

    Kendilerine zulmetmekteler iken meleklerin canlarını aldığı kimseler var ya; melekler onlara şöyle derler: "Ne durumdaydınız? (Niçin hicret etmediniz?)" Onlar da, "Biz yeryüzünde zayıf ve güçsüz kimselerdik" derler. Melekler, "Allah'ın arzı geniş değil miydi, orada hicret etseydiniz ya!" derler. İşte bunların gidecekleri yer cehennemdir. O ne kötü varış yeridir.

  4. Nisâ 98

    Ancak gerçekten zayıf ve güçsüz olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar başkadır.

  5. Nisâ 99

    Umulur ki, Allah bu kimseleri affeder. Çünkü Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

  6. Nisâ 100

    Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de. Kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek amacıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, şüphesiz onun mükafatı Allah'a düşer. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

97. Bu ağır tehdit, güç yetirmekle birlikte hicreti terk eden ve o halde ölenler içindir. Böylelerinin ruhlarını alan melekler bu ağır ifadelerle böylelerini azarlayarak onlara: “Ne işte idiniz?” derler. Yani Durmunuz neydi? Müşriklerden ne farkınız vardı? Aksine siz onlarla birlikte kalarak onların sayılarını artırdınız, hatta mü’minlere karşı onlara yardımcı bile oldunuz. Pek çok hayırdan mahrum kaldığınız gibi Allah Rasûlü ile birlikte cihad etmekten, müslümanlarla birlikte bulunup düşmanlarına karşı onlarla yardımlaşmaktan da mahrum kaldınız.

“Biz yeryüzünde mustaz’af kimselerdik, derler.” Yani zayıf, zulme uğramış, baskı altında tutulan kimselerdik. Hicret edecek gücümüz yoktu. Ancak onlar doğru söylemiyorlardı. Çünkü Yüce Allah onları azarlamakta ve tehdit etmektedir ki Yüce Allah hiç kimseye kaldıramayacağını yüklemez. Diğer taraftan O, gerçekten mustaz’af olan kimseleri de istisna etmiştir. Bundan dolayı bu şekilde mazeret beyan edenlere melekler: “Allah’ın arzı geniş değil miydi ki hicret edeydiniz?” derler. Bu takrirî bir istifhamdır. Yani herkes şu gerçeği bilir ki Allah’ın arzı geniştir. Kul eğer dinini açığa vurmakimkânını bulamayacağı bir yerde bulunursa hiç şüphesiz yeryüzü geniştir, orada Allah’a ibadet edecek bir yer mutlaka bulur. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Ey iman eden kullarım! Şüphesiz ki arzım geniştir. O halde yalnız Bana ibadet edin!” (el-Ankebut, 29/56)

Yüce Allah mazereti bulunmayan bu gibi kimseler hakkında devamla şöyle buyurmaktadır: “İşte onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir dönüş yeridir!” Bu buyrukta da -daha önceden geçtiği gibi- cehennemi gerektirici sebep açıklanmaktadır ki bu, şartlarının bulunması ve manilerinin de ortadan kalkması ile birlikte gerçekleşir. Kimi zaman bunun tahakkukunu engelleyen bir husus da bulunabilir.

Bu ayet-i kerimede hicretin en büyük farzlardan olduğuna, hicreti terk etmenin de haram işlerden, hatta en büyük günahlardan biri olduğuna delil vardır. Yine âyet-i kerimede vefat eden her bir kimsenin kendisi için takdir edilmiş bulunan rızık, ecel ve ameli tamamladığına da delil vardır. Bu da (eksiksiz almak anlamında olan ve vefat kelimesinin de aynı kökten geldiği) “توفي” lafzından anlaşılmaktadır. Bu lafız buna delildir. Çünkü eğer bir kimse bu sayılanlardan herhangi bir şeyi henüz tamamlamış olursa ona “müteveffa” denmez.

Yine bu buyrukta, meleklere iman ve onların övülmesi de söz konusudur. Çünkü Yüce Allah bu hitabı onların varlıklarını anlatmak, bunların yaptıklarını güzel ve yerinde görme sadedinde zikretmiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Melekler, küfür diyarından İslam beldesine hicret etmeyi terk ederek kendilerine zulmeden kimselerin canlarını alıp ruhlarını kabzederken onları kınayarak şöyle derler: "Sizler ne işte idiniz? Hangi özelliğinizle müşriklerden ayırt ediliyordunuz?" Onlar da mazeret sunarak şöyle cevap verirler: "Bizler kendimizi savunabilecek bir güç ve kuvveti olmayan zayıf kimselerdik." Bunun üzerine melekler onları azarlayarak şöyle derler: "Allah’ın beldeleri çok geniş değil miydi? Oralara gitseydiniz de, dininizle ve canınızla küçük düşürülmekten ve kahredilmekten güvende olsaydınız ya!" İşte o hicret etmeyenlerin yerleşip karar kılacakları varış yeri cehennemdir. Onlar için ne kötü bir dönüş yeri ve sığınaktır.

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱلَّذِينَ ellezine
  3. تَوَفَّىٰهُمُ teveffahumu canlarını alırken kök: وفي
  4. ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ l-melaiketu melekler kök: ملك
  5. ظَالِمِىٓ zalimi yazık eden kimselere kök: ظلم
  6. أَنفُسِهِمْ enfusihim nefislerine kök: نفس
  7. قَالُوا۟ kalu dediler kök: قول
  8. فِيمَ fime ne işte
  9. كُنتُمْ ۖ kuntum idiniz kök: كون
  10. قَالُوا۟ kalu dediler kök: قول
  11. كُنَّا kunna kök: كون
  12. مُسْتَضْعَفِينَ musted'afine biz aciz düşürülmüştük kök: ضعف
  13. فِى fi
  14. ٱلْأَرْضِ ۚ l-erdi yer yüzünde kök: ارض
  15. قَالُوٓا۟ kalu (Melekler) dediler ki kök: قول
  16. أَلَمْ elem
  17. تَكُنْ tekun değil miydi? kök: كون
  18. أَرْضُ erdu yeri kök: ارض
  19. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  20. وَٰسِعَةًۭ vasiaten geniş kök: وسع
  21. فَتُهَاجِرُوا۟ fetuhaciru göç edeydiniz kök: هجر
  22. فِيهَا ۚ fiha onda
  23. فَأُو۟لَـٰٓئِكَ feulaike işte onların
  24. مَأْوَىٰهُمْ me'vahum durağı kök: اوي
  25. جَهَنَّمُ ۖ cehennemu cehennemdir
  26. وَسَآءَتْ ve sa'et ve ne kötü kök: سوا
  27. مَصِيرًا mesiran bir gidiş yeridir kök: صير

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وسع (32 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…

  • Aynı kök: وسع (32 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    (Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: "Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik…

  • Aynı kök: هجر (31 geçiş) · Aynı kök: وسع (32 geçiş)

    Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de. Kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek amacıyla evinden çıkar da…

  • Aynı kök: هجر (31 geçiş) · Aynı kök: وسع (32 geçiş)

    İçinizden varlık ve servet sahibi kimseler yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere (kendi mallarından bir şey) vermeyeceklerine…

  • Aynı kök: هجر (31 geçiş) · Aynı kök: اوي (36 geçiş)

    İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya, işte onlar…

  • Aynı kök: صير (29 geçiş) · Aynı kök: اوي (36 geçiş)

    Allah'ın rızasına uyan kimse, Allah'ın gazabına uğrayan ve varacağı yer cehennem olan kimse gibi midir? O, ne kötü varılacak yerdir!

  • Aynı kök: صير (29 geçiş) · Aynı kök: اوي (36 geçiş)

    -Savaş taktiği olarak düşmanı vurmak için çekilme, ya da diğer bir birliğe katılmak durumu hariç- böyle bir günde her kim onlara arkasını dönerse…

  • Aynı kök: صير (29 geçiş) · Aynı kök: اوي (36 geçiş)

    Ey peygamber! Kafirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı çetin ol. Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir varış yeridir orası!

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Melekler, canlarını alırken kendilerine yazık eden kişilere "Neredeydiniz?" derler. dipnot 1 Onlar "Biz yeryüzünde güçsüzdük." derler. Onlar (melekler) "Allah'ın arzı (yeryüzü) geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!" derler. İşte onların barınağı cehennemdir. Ne kötü varış yeridir (orası)! dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ve benzer ifadeler, insanların canını alan "melekler"den söz etmektedir. Ölüm melekleri içinde herkes için özel bir ölüm meleğinin varlığı da Secde 32:11'de ifade edilmektedir. Ölüm melekleriyle ilgili benzer kullanımlar için bkz. En‘âm 6:61, 93; A‘râf 7:37; Enfâl 8:50; Nahl 16:28, 32; Muhammed 47:27.
  2. metne dön, dipnot 2
    Küfür diyarında kalmayı tercih eden bu kişiler kendilerinin yaşadıkları yerde baskı altında, çaresiz, itilip kakılan, zayıf düşürülmüş bir güçsüzlük içerisinde, aciz bir halde bulunduklarını söyleyecekleri veya söyledikleri ifade edilmektedir. İlk etapta makul gibi görülen bu cevabın aslında geçerli olmadığı bir sonraki cümlede açıkça dile getirilmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu mesaj Nahl 16:28. ayetle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Melekler, kendi kendilerine zulmedenlere canlarını alırken "Sizin neyiniz vardı?" diye soracak. Onlar, "Bir yeryüzünde güçsüzdük!" diye cevap verecekler. (Melekler) "Allah'ın arzı yeterince geniş değil miydi, hicret etseydiniz ya?" diyecekler. İşte bu tiplerin varacağı yer cehennemdir; orası ne kötü varış yeridir.

Muhammed Esed

Melekler, kendilerine zulmeden kimselere canlarını alırken soracaklar: "Neyiniz vardı sizin?" Onlar: "Biz, yeryüzünde çok güçsüzdük" diye cevap verecekler.(Melekler), "Allahın arzı sizin kötülük diyarını terk etmenize yetecek kadar geniş değil miydi?" diyecekler. Böylelerinin varış yeri cehennemdir, ne kötü bir varış yeri!

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki melekler, nefslerine zulmeder halde vefat ettirilen kimselere, "Ne işte idiniz (niye nefsinize zulüm olan şu şartlar içindesiniz)?" dediler. . . (Onlar da) dediler ki: "Biz Arz'da zayıf, çaresizdik". . . (Melaike de) dedi ki: "Allah Arz'ı geniş olmadı mı, orada hicret etseydiniz?". . . İşte bunların ulaşacağı yer cehennemdir. . . O ne kötü sondur!

Ali Bulaç

Melekler kendi nefislerine zulmedenlerin hayatına son verecekleri zaman derler ki: "Nerde idiniz?" Onlar: "Biz, yeryüzünde zayıf bırakılmışlar (müstaz'aflar) idik." derler. (Melekler de:) "Hicret etmeniz için Allah'ın arzı geniş değil miydi?" derler. İşte onların barınma yeri cehennemdir. Ne kötü yataktır o?

Ali Özek ve heyeti

(Hicreti terketmek sebebiyle) Kendilerine yazık eden kimselere melekler, (Dîninizden ne ile meşgul oldunuz?)" derler. Onlar: "Biz, yeryüzünde (sayıları ve güçleri bizden çok olan müşrikler sebebiyle, dînin gereklerini yapmaktan) âciz kalan kimselerdik" diye cevap verirler, (Melekler de:) "Allah'ın arzı geniş değil miydi ki; oraya hicret etseydiniz?" derler. İşte bunların barınacakları yer Cehennem'dir. O ne kötü bir yerdir.

Ali Rıza Safa

Melekler, kendilerine yazık edenlerin canlarını alırken, soracaklar: "Ne durumdaydınız?" Derler ki: "Yeryüzünde çok güçsüzdük!" Şöyle diyecekler: "Allah'ın yeryüzü, göç edebileceğiniz denli geniş değil miydi?" İşte, kalacakları yer cehennemdir; ne kötü bir varış yeridir.

Bayraktar Bayraklı

Melekler, kendilerine zulmedenlere, canlarını alırken, "Sizin neyiniz vardı?" diye soracaklar. Onlar, "Biz yeryüzünde çok güçsüzdük" şeklinde cevap verecekler. Melekler, "Allah'ın yeri sizin kötülük diyarını terketmenize yetecek kadar geniş değil miydi?" diyecekler. İşte onların barınağı cehennemdir, orası ne kötü bir gidiş yeridir!

Edip Yüksel

Kendilerine zulmedenlerin canlarını alırken melekler: "Ne halde idiniz" derler. "Bizler yeryüzünde ezilmiş kimselerdik" diye cevap verirler. "ALLAH'ın yeri geniş değil miydi ki oralara göç edeydiniz" derler. Onların yeri cehennem. O ne kötü bir dönüş noktası.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerine zulmedenlerin canlarını alırken melekler: 'Ne halde idiniz,' derler. 'Bizler yeryüzünde ezilmiş kimselerdik,' diye cevap verirler. 'ALLAH'ın yeri geniş değil miydi ki oralara göç edeydiniz,' derler. Onların yeri cehennem. O ne kötü bir dönüş noktası.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Melekler, kendilerine zulmettikleri bir durumda bulunurken canlarını aldıkları kimselere: "Siz ne iş yapmaktaydınız?" diyecekler. Onlar: "Biz yer yüzünde zayıf ve güçsüzdük" diye cevap verecekler. Melekler: "Allah'ın arzı geniş değil miydi, oraya hicret etseydiniz ya!" diyecekler. İşte bunların barınakları cehennemdir. Ona gidiş de ne kötü şeydir!

Elmalılı Hamdi Yazır

O kimseler ki nefislerine zulmetmekdelerken melekler canlarını aldılar, "ne işde idiniz" dediler, "biz dediler: Bu arzda zebun idik", "ya, dediler: Allahın arzı geniş değil mi idi oraya hicret etsenizdi ya?" İşte bunların me'vaları Cehennemdir, ona gidiş de ne fena şeydir

Erhan Aktaş

Doğrusu, kendilerine haksızlık eden kimselere, dipnot 1 melekler canlarını alırken: "Neden bu durumdaydınız?" dipnot 2 derler. Onlar: "Biz yeryüzünde mus'tezaf dipnot 3 kimselerdik" derler. Melekler: "Allah'ın arzı geniş değil miydi, hicret etseydiniz ya!" derler. İşte bunların yeri Cehennem'dir. Orası ne kötü bir yerdir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yapmaları gereken şeyleri yapmayanlar ve yapmamaları gereken şeyleri yapanlar.
  2. metne dön, dipnot 2
    Mevcut durumu neden kabullendiniz, Küfre neden rıza gösterdiniz?
  3. metne dön, dipnot 3
    Güçsüz bırakılmışlar, ezilmişler, kimsesizler, çaresizler, küçümsenenler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Doğrusu, kendilerine haksızlık eden kimselere dipnot 1 , melekler canlarını alırken: "Neden bu durumdaydınız?" dipnot 2 derler. Onlar: "Biz yeryüzünde mus'tezaf dipnot 3 kimselerdik" derler. Melekler: "Allah'ın arzı geniş değil miydi, hicret etseydiniz ya!" derler. İşte bunların yeri Cehennem'dir. Orası ne kötü bir yerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yapmaları gereken şeyleri yapmayanlar ve yapmamaları gereken şeyleri yapanlar.
  2. metne dön, dipnot 2
    Mevcut durumu neden kabullendiniz, küfre neden rıza gösterdiniz?
  3. metne dön, dipnot 3
    Güçsüz bırakılmışlar, ezilmişler, kimsesizler, çaresizler, küçümsenenler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Doğrusu, kendilerine haksızlık eden kimselere dipnot 1 , melekler canlarını alırken: "Neden bu durumdaydınız?" dipnot 2 derler. Onlar: "Biz yeryüzünde mustaz'af dipnot 3 kimselerdik" derler. Melekler: "Allah'ın arzı geniş değil miydi, hicret etseydiniz ya!" derler. İşte bunların yeri Cehennem'dir. Orası ne kötü bir yerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yapmaları gereken şeyleri yapmayanlar ve yapmamaları gereken şeyleri yapanlar.
  2. metne dön, dipnot 2
    Mevcut durumu neden kabullendiniz, küfre neden rıza gösterdiniz?
  3. metne dön, dipnot 3
    Güçsüz bırakılmışlar, ezilmişler.

Gültekin Onan

Melekler kendi nefislerine zulmedenlerin hayatına son vercekleri zaman derler ki: "Nerde idiniz?" Onlar "Biz, yeryüzünde zayıf bırakılmışlar (müstaz'aflar) idik". derler. (Melekler de:) "Hicret etmeniz içini Tanrı'nın arzı geniş değil miydi?"derler. İşte onların barınma yeri cehennemdir. Ne kötü yataktır o?

Hasan Basri Çantay

Öz nefislerinin zaalimleri olarak canlarını alacağı kimselere melekler derler ki "Ne işde idiniz?". Onlar: "Biz yer (yüzün) de (dinin emirlerini tatbikden) aciz (kimse) lerdik" derler. Melekler de: "Allahın arzı (yeryüzü) geniş değil miydi? Siz de orada hicret edeydiniz ya" derler. İşte onlar (böyle). Onların barınakları cehennemdir. O ne kötü bir yerdir.

İbni Kesir

Melekler; nefislerine zulmedenlerin canlarını aldıkları zaman: Ne yapıyordunuz? deyince; biz yeryüzünde zayıf düşürülmek istenmiş kimselerdik, diyecekler. Melekler de: Allah'ın yeri geniş değil miydi? Hicret etseydiniz? diyecekler. Onların varacakları yer, cehennemdir. Dönülecek yer olarak ne kötüdür orası.

Mehmet Alagaş

(97-100) Melekler kendilerine zalimlik edenleri vefat ettirirken dediler ki “ne haldeydiniz”. Biz, yeryüzünde zayıf bırakılanlar idik derler. (Tam canları alınacakken bizler mustazaftık demezler mi?) derler ki; Allah’ın yeri / arzı geniş değil miydi? Orada hicret etseydiniz, işte onların varacağı yer cehennemdir , ne kötü yerdir orası. A ncak, mustazaflar içinden kadın erkek ve çocuklardan çare üretemeyenler ve çıkış yolu bulamayanlar hariçtir. Allah’ın işte bunları affetmesi umulur , Allah affedendir, bağışlayandır. H er kim Allah yolunda hicret ederse, arzda çokça sığınılacak yer ve genişlik bulur , her kim muhacir olarak Allah’a ve Resulüne doğru evinden çıkarsa, sonra o ölüme erişirse / ölümü idrak ederse o durumda onun ecrini gerçekleştirmek Allah’a aittir, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Melekler kendi nefislerine zulüm edenlerin canlarını aldıkları zaman onlara, “Ne işte idiniz?” deyince, “Biz yeryüzünde zayıf bırakılmış kimselerdik” derler. Melekler de “Allah'ın arzı geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!” cevabını verirler. İşte onların varacakları yer cehennemdir. Orası pek de kötü dönülecek yerdir!

Süleyman Ateş

Nefislerine yazık eden kimselere, canlarını alırken melekler: "Ne işte idiniz (dininiz için ne yapıyordunuz)?" dediler. (Bunlar): "Biz yeryüzünde aciz düşürülmüştük." diye cevap verdiler. Melekler dediler ki: "Allah'ın yeri geniş değil miydi ki onda göç ed(ip gönlünüzce yaşayabileceğiniz bir yere gid)eydiniz?" İşte onların durağı cehennemdir, ne kötü bir gidiş yeridir orası!

Süleymaniye Vakfı

Melekler, kendilerini yanlışlar içine sokanları vefat ettirirken dipnot 1 onlara "Ne haldeydiniz?" diye soracaklar, dipnot 2 onlar da: "Biz kendi toprağımızda ezilmiş kimselerdik." diye cevap vereceklerdir. Bunun üzerine melekler "Allah'ın toprağı geniş değil miydi, hicret etseydiniz ya!" dipnot 3 diyeceklerdir. Onların sığınacakları yer cehennemdir. Ne kötü hale gelmektir o!

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Azrail adında bir ölüm meleği olduğuna inanılır. Halbuki bu ayette ölenin ruhunu alanları ifade etmek için melek kelimesinin çoğulu olan melaike kullanılmıştır. Arapçada çoğul, en az üç olduğu için insanların canını almakla görevli melekler üç veya daha fazladır (En'am 6/61, Nahl 16/28-32, Secde 32/11). Hadislerde de durum aynıdır (Buhari, Cenaiz 69, Enbiya 31; Müslim, Fezail 157, 158; Tirmizi, Tefsir, 7; İbn Mace, Cihad, 10; Müsned, 2/269, 351; 4/287; 5/395). Azrail kelimesinin, muhtemelen İbranice asıllı olduğu, önceleri Yahudi iken daha sonra Müslüman olduğu söylenen Ka'b el-Ahbar ve Vehb b. Münebbih gibi şahısların etkisiyle İslami eserlere geçtiği düşünülmektedir. Çünkü Rabbilere (Yahudi din bilginlerine) ait eserlerde ondan fazla ölüm meleği adı zikredilir, bunlardan bir tanesi de Azrael'dir (DİA, "Azrail" mad.).
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Melekler, yanlışlar içindeyken canlarını aldıkları kimselere "Ne haldeydiniz? dipnot 1 " diye soracaklar, onlar: "Biz dünyada güçsüz hale getirildik" diyecekler, Melekler de "Allah'ın toprağı yeterince geniş değil miydi, hicret etseydiniz ya!" diyeceklerdir. Onların varıp kalacakları yer cehennemdir. Ne kötü yere düşmedir o dipnot 2 !

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Müminun 23/100 kabir suali ile ilgili olabilir mi?
  2. metne dön, dipnot 2
    Müslümanın da cehenneme gideceğinin delilidir. Allah'ın yasakladığı bir durumda olmayı sürdürenlerle ilgili olabilir.

Şaban Britch

Melekler nefislerine zulmedenlerin canlarını alırken: Ne haldeydiniz (dininiz için ne yapıyordunuz)? derler. Onlar da derler ki: Biz yeryüzünde aciz bırakılmış, zayıf kimseler idik. Melekler: Allah’ın arzı geniş değil miydi? Siz de orada hicret etseydiniz ya! derler. Onların yeri Cehennem'dir. O, ne kötü bir dönüş yeridir.

Şaban Piriş

Melekler nefislerine zulmedenlerin canlarını alırken: -Ne haldeydiniz? derler. Onlar da derler ki: -Biz yeryüzünde sömürülmüş kimseler idik. Melekler: -Allah'ın arzı geniş değil miydi? Siz de oraya hicret etseydiniz ya! derler. Onların yeri cehennemdir. O, ne kötü bir dönüş yeridir.

Yaşar Nuri Öztürk

Melekler, öz benliklerine zulmetmiş olanların canlarını alırken, onlara şöyle dediler: "Neredeydiniz siz?" Cevap verdiler: "Yeryüzünde ezilip horlananlardandık biz." Melekler dediler ki: "Allah'ın yeryüzü geniş değil miydi ki orada bir yerden bir yere göçesiniz?" İşte böylelerinin varacağı yer cehennemdir. Ne kötü dönüş yeridir o!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Those who are caught in the Jaws of death discrediting themselves with wrongful actions shall be questioned by the angels of death who disembody their souls, thus: "What has become of you, and what was your reaction to oppression and humiliation?" "The powerful citizens, oppressed the weak by tyrannical exercise of power" answer the wrongful "Was Allah's earth not extensive enough, to migrate into another country and come to settle therein!" ask the angels. Such persons are destined to Hell, and evil indeed is the intended end.

Abdul Haleem

When the angels take the souls of those who have wronged themselves, they ask them, ‘What circumstances were you in?’ They reply, ‘We were oppressed in this land,’ and the angels say, ‘But was God’s earth not spacious enough for you to migrate to some other place?’ These people will have Hell as their refuge, an evil destination,

Abdullah Yusuf Ali

When angels take the souls of those who die in sin against their souls, they say: "In what (plight) Were ye?" They reply: "Weak and oppressed Were we in the earth." They say: "Was not the earth of Allah spacious enough for you to move yourselves away (From evil)?" Such men will find their abode in Hell,- What an evil refuge! -

Abul A'la Maududi

While taking the souls of those who were engaged in wronging themselves, dipnot 1 the angels asked: 'In what circumstances were you?' They replied: 'We were too weak and helpless in the land.' The angels said: 'Was not the earth of Allah wide enough for you to emigrate in it?' dipnot 2 For such men their refuge is Hell - an evil destination indeed;

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The reference here is to those who stay behind along with the unbelievers, despite no genuine disability. They are satisfied with a life made up of a blend of Islamic and un-Islamic elements, even though they have had the chance to migrate to the Dar al-Islam and thus enjoy a full Islamic life. This is the wrong that they committed against themselves. What kept them satisfied with the mixture of Islamic and un-Islamic elements in their life was not any genuine disability but their love of ease and comfort, their excessive attachment to their kith and kin and to their properties and worldly interests. These concerns had exceeded reasonable limits and had even taken precedence over their concern for their religion see also( n. 116 )above).
  2. metne dön, dipnot 2
    Those people who had willingly acquiesced to living under an un-Islamic order would be called to account by God and would be asked: If a certain territory was under the dominance of rebels against God, so that it had become impossible to follow His Law, why did you continue to live there? Why did you not migrate to a land where it was possible to follow the law of God?

Aisha Bewley

The angels ask those they take while they are wronging themselves, ‘What were your circumstances?’ They reply, ‘We were oppressed on earth. ’ They say, ‘Was Allah’s earth not wide enough for you to have made hijra elsewhere in it?’ The shelter of such people will be Hell. What an evil destination!

Al-Hilali & Khan

Verily! As for those whom the angels take (in death) while they are wronging themselves (as they stayed among the disbelievers even though emigration was obligatory for them), they (angels) say (to them): "In what (condition) were you?" They reply: "We were weak and oppressed on the earth." They (angels) say: "Was not the earth of Allâh spacious enough for you to emigrate therein?" Such men will find their abode in Hell - What an evil destination![1]

Ali Quli Qarai

Indeed, those whom the angels take away while they are wronging themselves, they ask, ‘What state were you in?’ They reply, ‘We were abased in the land. ’ They say, ‘Was not Allah’s earth vast enough so that you might migrate in it?’ The refuge of such shall be hell, and it is an evil destination.

Amatul Rahman Omar

Surely, the angels will ask those whom they cause to die while they were acting unjustly towards themselves (by prolonging their stay in the land of the disbelievers and thus transgressing against their own souls), `What circumstances were you in (that you did not avow Islâm openly)?' They will reply, `We were treated as weak in the country (to express our belief). ' They (- the angels) will say, `Was not Allâh's earth spacious enough for you to have emigrated therein?' It is these whose abode shall be Gehenna and an evil destination it is!

Arthur John Arberry

And those the angels take, while still they are wronging themselves -- the angels will say, 'In what circumstances were you?' They will say, 'We were abased in the earth. ' The angels will say, 'But was not God's earth wide, so that you might have emigrated in it?' Such men, their refuge shall be Gehenna -- an evil homecoming! --

Bijan Moeinian

When the angles take the should of those who [had compromised and in consequence] were unjust to their own souls, they will ask why did you do this to your own should. They will reply: "We did not have any other choice as we were under oppression." The angles will reply: “Was the Lord’s earth not big enough to migrate and find another place [to live in accordance with the Lord’s laws?] Hell is where they will end up; what a terrible place to live in.

E. Henry Palmer

Verily, the angels when they took the souls of those who had wronged themselves, said, 'What state were ye in?' they say, 'We were but weak in the earth;' they said, 'Was not God's earth wide enough for you to flee away therein?' These are those whose resort is hell, and a bad journey shall it be!

Edip-Layth

Those whom the controllers take, while they had wronged themselves; were asked, "What situation were you in?" They responded, "We were oppressed on earth." They asked, "Was God's earth not wide enough that you could emigrate in it?" To these their abode will be hell; what a miserable destiny;

George Sale

Moreover unto those whom the angels put to death, having injured their own souls, the angels said, of what religion were ye? They answered, we were weak in the earth. The angels replied, was not God's earth wide enough, that ye might fly therein to a place of refuge? Therefore their habitation shall be hell; and an evil journey shall it be thither:

Hamid S. Aziz

Verily, the angels when they take the souls of those who had wronged themselves, they say, "What state were you in?" They say, "We were but weak (and oppressed) in the earth;" They say, "Was not Allah's earth wide enough for you to flee (migrate) away?" These are those whose resort is hell, an evil journey's end!

Mahmoud Ghali

Surely the ones whom the Angels take up, (while) they are unjust to themselves- (to them) (the Angels) say, "In what (condition) were you?" (i. e., In what circumstances were you? Of what religion were you?) They say, "We were deemed weak in the earth." They (the Angels) say, "Was not the earth of Allah wide so that you (could) have emigrated in it?" So, the abode for those (men) is Hell, and what an odious Destiny!

Marmaduke Pickthall

Lo! as for those whom the angels take (in death) while they wrong themselves, (the angels) will ask: In what were ye engaged? They will say: We were oppressed in the land. (The angels) will say: Was not Allah's earth spacious that ye could have migrated therein? As for such, their habitation will be hell, an evil journey's end;

Mohamed Ahmed - Samira

As for those whose souls are taken by the angels (at death) while in a state of unbelief, they will be asked by the angels: "What (state) were you in?" They will answer: "We were oppressed in the land. " And the angels will say: "Was not God's earth large enough for you to migrate?" Their abode will be Hell, and what an evil destination!

Muhammad Asad

Behold, those whom the angels gather in death while they are still sinning against themselves, [the angels] will ask, "What was wrong with you?'' They will answer: "We were too weak on earth. " [The angels] will say: "Was, then, God's earth not wide enough for you to forsake the domain of evil?" For such, then, the goal is hell - and how evil a journey's end!

Mustafa Khattab

When the angels seize the souls of those who have wronged themselves[1]—scolding them, "What was wrong with you?" they will reply, “We were oppressed in the land.” The angels will respond, “Was Allah’s earth not spacious enough for you to emigrate?” It is they who will have Hell as their home—what an evil destination!

Progressive Muslims

Those whom the Angels take, while they had wronged their souls; they said: "What situation were you in", they said: "We were oppressed on Earth. " They said: "Was God's Earth not wide enough that you could emigrate in it" To these their abode will be Hell; what a miserable destiny!

Rashad Khalifa

Those whose lives are terminated by the angels, while in a state of wronging their souls, the angels will ask them, "What was the matter with you?" They will say, "We were oppressed on earth." They will say, "Was GOD's earth not spacious enough for you to emigrate therein?" For these, the final abode is Hell, and a miserable destiny.

Sahih International

Indeed, those whom the angels take [in death] while wronging themselves - [the angels] will say, "In what [condition] were you?" They will say, "We were oppressed in the land. " The angels will say, "Was not the earth of Allah spacious [enough] for you to emigrate therein?" For those, their refuge is Hell - and evil it is as a destination.

Sam Gerrans

Those whom the angels take wronging their souls — they say: “In what condition were you?” Say they: “We were oppressed in the land.” They say: “Was not God’s earth spacious for you to emigrate therein?” — those: their shelter is Gehenna; and evil is it as a journey’s end;

Shabbir Ahmed

As for those who wrong their own "Self" by not striving until the angels (the Universal Laws of death) approach them, they are asked, "What kept you occupied?" They say, "We were weak and oppressed in the land. " The angels say, " Was not the earth of Allah spacious enough for you to migrate?" As for such, their habitation will be Hell, a miserable destination.

Syed Vickar Ahamed

Verily, as for those, when angels take the souls of those who die in sin against their souls, they (angels) say: "What (condition) were you in?" They reply: "We were weak and oppressed in the earth. " They say: "Was the earth of Allah not spacious enough for you to move yourselves away (from evil)?" Such men will find their home in Hell— What an evil refuge!

Taqi Usmani

Those whose souls the angels take while they had wronged themselves, the angels say (to them), "In what business were you (involved)?" They say, “We were oppressed in the earth.” They say, “Was not the earth of Allah wide enough for you to emigrate to it?” Those people are such that their refuge is Jahannam . It is an evil place to return;

The Monotheist Group

Those whose lives are terminated by the angels, while they had wronged themselves; they said: "What situation were you in?" They said: "We were oppressed on the earth." They said: "Was the earth of God not wide enough that you could emigrate in it?" To these their abode will be Hell; what a miserable destiny!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 97. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 97. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 97. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩