Rahmân suresi

Rahmân suresi, 39. ayet

Rahmân suresi, 39. ayet. فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُسْـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسٌ وَلَا جَآنٌّ

feyevmeiẕil lâ yüs'elü `an ẕembihî insüv velâ cânn.

Diyanet İşleri

İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Rahmân 36–42 · surenin 39. ayeti / 78

Konu Cin ve insana meydan okuma; suçluların hâli Rahmân 33–45 3

  1. Rahmân 36

    O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

  2. Rahmân 37

    Gök yarılıp da, yanıp kızaran yağ gibi kırmızı gül haline geldiği zaman (haliniz ne olur?)

  3. Rahmân 38

    O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

  4. 39

    İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak.

  5. Rahmân 40

    O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

  6. Rahmân 41

    Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.

  7. Rahmân 42

    O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 39–40. ayetler için yazılmıştır.

39-40. “O gün ne bir insana, ne de bir cine günahı sorulmayacak.” Onları öğrenme kastı ile böyle bir soru sorulmayacak. Çünkü Yüce Allah, gizliyi de açığı da geçmişi de geleceği de bilendir. O, onların durumları hakkındaki bilgisine göre kullara amellerinin karşılığını verecektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İşte o büyük gün Yüce Allah'ın onların neler yaptıklarını çok iyi bilmesinden dolayı hiçbir insana ve cine günahı sorulmaz.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَيَوْمَئِذٍۢ feyevmeizin o gün kök: يوم
  2. لَّا la
  3. يُسْـَٔلُ yuselu sorulmaz kök: سال
  4. عَن an -ndan
  5. ذَنۢبِهِۦٓ zenbihi günahı- kök: ذنب
  6. إِنسٌۭ insun insana kök: انس
  7. وَلَا ve la ne de
  8. جَآنٌّۭ cannun cin’e kök: جنن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Karun, "Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir" dedi. O, Allah'ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok…

  • Aynı kök: انس (97 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.

  • Aynı kök: انس (97 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber'in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman…

  • Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    (Bunu yapınız ki) Allah, günahlarınızı bağışlasın, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koysun. İşte bu…

  • Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin…

  • Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    (40-42) Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: "Sizi Sekar'a (cehenneme) ne soktu?"

  • Aynı kök: ذنب (39 geçiş)

    (Bunların durumu) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir: Ayetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah,…

  • Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

O gün, görünen görünmeyen iradeli varlıklardan hiçbirine günahları hakkında sorulmaya (gerek) kalmayacak:

Muhammed Esed

O Gün ne insana ne de görünmez varlığa günahları hakkında bir şey sorulmayacaktır.

Ahmed Hulusi

İşte o süreçte ne ins ne de cin türü suçundan sorulmaz (doğal olarak yaptıklarının sonuçlarını yaşamaya başlarlar)!

Ali Bulaç

İşte o gün, ne insana, ne cinne günahından sorulmaz.

Ali Özek ve heyeti

İşte o gün insana da cine de günahı sorulmaz.

Ali Rıza Safa

Artık, o gün, ne insana ne de cine kendi suçu sorulmaz.

Bayraktar Bayraklı

- İşte o gün, insana da cinne de günahı sorulmaz. Şimdi, Rabbinizin ahiretteki sorgulamasınınasıl inkar edebilirsiniz?

Edip Yüksel

O gün ne insana ne de cine günahından sorulmaz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O gün ne insana ne de cine günahından sorulmaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O gün, ne insana ne de cinne günahından sorulmaz;

Elmalılı Hamdi Yazır

O gün sorulmaz cürmünden artık ne bir insan ne de bir cann

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte o gün, ins dipnot 1 ve cine dipnot 1 yanlışları sorulmaz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bildik bilmedik, kim varsa, hangi yanlışları/suçları işledikleri bilindiğinden onlara sorma gereği duyulmaz.

Gültekin Onan

İşte o gün, ne insana, ne cinne günahından sorulmaz.

Hasan Basri Çantay

İşte o gün ne insana, ne cinne günahı sorulmayacak.

İbni Kesir

İşte o gün; insana da, cinne de günahından sorulmaz.

Mehmet Alagaş

(37-45) Gök yarıldığında, kızarmış gül gibi olduğunda, O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Hem o gün ins ve cinne günahlarından hemen sorulmayacak. (Göğün yarıldığı gün kıyamet günü, hesap günü değil) O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Suçlular yüz hatlarından / simalarından tanınırlar, alın saçlarından / perçem lerinden ve ayaklarından yakalanırlar. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Bu, mücrimlerin yalanladığı cehennemdir , (Mücrimler) Onunla / cehennemle kaynar su arasında dolaşırlar / tavaf ederler. (Hemen sorgulanmadılar, cehennem etrafında tavaf edip duruyorlar)

Rowwad Tercüme Merkezi

O gün hiçbir insana ve cine günahı sorulmaz.

Süleyman Ateş

O gün ne insana, ne de cin'e günahından sorulur.

Süleymaniye Vakfı

İşte o gün, insanlara ve cinlere, günahları sorulmaz dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yapıp ettikleri her şey, amel defterlerinde yazılı olacağı için (Kehf 18/49, Kamer 54/52-53) neler yaptıkları onlara sorulmayacak (Kasas 28/78) ama niçin yaptıkları sorulacaktır. Yani suçlular yapıp ettiklerinin hesabını vereceklerdir (A'raf 7/6, Hicr 15/92-93, Nahl 16/56, 93, Enbiya 21/23, Ankebut 29/13, Zuhruf 43/19, Tekasür 102/8).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün, insanlara ve cinlere, günahlarından sorulmaz dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Çünkü zaten her şey kayıt altına alınmıştır.

Şaban Britch

O gün hiç bir insana ve cine günahı sorulmaz.

Şaban Piriş

O gün hiçbir insana ve cine günahı sorulmaz.

Yaşar Nuri Öztürk

O gün günahlarından ne cin sorguya çekilir ne de insan.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There and then no man or Jinn will be asked to account for his misdeeds in life, but their senses and their limbs shall provide the answer.

Abdul Haleem

On that Day neither mankind nor jinn will be asked about their sins.

Abdullah Yusuf Ali

On that Day no question will be asked of man or Jinn as to his sin.

Abul A'la Maududi

On that Day there will be no need to ask either men or jinn about their sins. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is being explained by the subsequent sentence: The culprits there shall be recognized by their faces. It means that in that great assembly where all the former and the latter generations will have gathered together, there will be no need to ask as to who are the culprits, nor will any man or jinn need be asked whether he is a culprit or not. The dejected faces of the culprits, their terror-stricken eyes, their disturbed and alarmed countenances will themselves be enough to expose the secret that they are the culprits. When a crowd comprising both the guilty and the innocent people, is encircled by the police, the calm and tranquil of the innocent people and the bewildered and disturbed state of the guilty ones tell at one glance as to who in the crowd is the culprit and who is innocent. This general rule is in most cases belied in the world, because the worldly police do not enjoy the reputation of being fair and just, rather on many an occasion they have turned out to be more bothersome for the gentle and innocent people than for the culprits. Therefore, here it is possible that when encircled by the police the gentle and innocent people might become even more terror-stricken than the criminals, but in the Hereafter, when every noble person will have complete faith in the justice of Allah, bewilderment will afflict only those whose conscience will be conscious of their being the culprits themselves, and who on their very arrival in the Court of God will become certain of their doom, which they had regarded as impossible or doubtful in the world and so had been committing every heinous sin and crime.

Aisha Bewley

That Day no man or jinn will be asked about his sin.

Al-Hilali & Khan

So on that Day no question will be asked of man or jinns as to his sin, [because they have already been known from their faces either white (dwellers of Paradise - true believers of Islamic Monotheism) or black (dwellers of Hell - polytheists; disbelievers, criminals)].

Ali Quli Qarai

On that day neither humans will be questioned about their sins nor jinn.

Amatul Rahman Omar

On that day none of people nor of jinn will be questioned about his sin.

Arthur John Arberry

on that day none shall be questioned about his sin, neither man nor jinn.

Bijan Moeinian

On that Day, there is no need to ask men and extra-terrestrials about their disobediences.

E. Henry Palmer

On that day neither man nor ginn shall be asked about his crime!

Edip-Layth

On that day, no more questioning is asked of human or Jinn as to his sins.

George Sale

On that day neither man nor genius shall be asked concerning his sin.

Hamid S. Aziz

So on that day neither man nor jinn shall be asked about his sin.

Mahmoud Ghali

Then upon that Day neither any of humankind nor any of the jinn (race) will be questioned about his guilty deed.

Marmaduke Pickthall

On that day neither man nor jinni will be questioned of his sin.

Mohamed Ahmed - Samira

Neither man nor jinn will be questioned on that day about his sin.

Muhammad Asad

For on that Day neither man nor invisible being will be asked about his sins.

Mustafa Khattab

On that Day there will be no need for any human or jinn to be asked about their sins.[1]

Progressive Muslims

On that Day, no more questioning is asked of human or Jinn as to his sins.

Rashad Khalifa

On that day, no human, nor a jinn, will be asked about his sins.

Sahih International

Then on that Day none will be asked about his sin among men or jinn.

Sam Gerrans

Then, that day, neither servus nor dominus will be questioned about his transgression.

Shabbir Ahmed

In that Era neither the urban nor the rural will be asked why they trailed behind.

Syed Vickar Ahamed

On that Day no question will be asked of man or jinn as to his sin,

Taqi Usmani

On that day, neither a man will be questioned about his sin, nor a Jinn.

The Monotheist Group

On that Day, no man or Jinn will be asked of his sins.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Rahmân suresi, 39. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Rahmân suresi, 39. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Rahmân suresi, 39. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩