Saf suresi

Saf suresi, 12. ayet

Saf suresi, 12. ayet. يَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَيُدْخِلْكُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ وَمَسَٰكِنَ طَيِّبَةً فِى جَنَّٰتِ عَدْنٍ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

yagfir leküm ẕünûbeküm veyüdḫilküm cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâru vemesâkine ṭayyibeten fî cennâti `adn. ẕâlike-lfevzü-l`ażîm.

Diyanet İşleri

(Bunu yapınız ki) Allah, günahlarınızı bağışlasın, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koysun. İşte bu büyük başarıdır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Saf 9–14 · surenin 12. ayeti / 14

Konu Kurtaracak ticaret; "Allah'ın yardımcıları olun" Saf 10–14 3

  1. Saf 9

    O, kendisine ortak koşanlar hoşlanmasa da, dinini bütün dinlere üstün kılmak için peygamberini hidayet ve hak din ile gönderendir.

  2. Saf 10

    Ey iman edenler! Sizi elem dolu bir azaptan kurtaracak bir ticaret göstereyim mi size?

  3. Saf 11

    Allah'a ve peygamberine inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır.

  4. 12

    (Bunu yapınız ki) Allah, günahlarınızı bağışlasın, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koysun. İşte bu büyük başarıdır.

  5. Saf 13

    Seveceğiniz başka bir kazanç daha var: Allah'tan bir yardım ve yakın bir fetih (Mekke'nin fethi). (Ey Muhammed!) Mü'minleri müjdele!

  6. Saf 14

    Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olun. Nasıl ki Meryem oğlu İsa da havarilere, "Allah'a giden yolda benim yardımcılarım kimdir?" demişti. Havariler de, "Biz Allah'ın yardımcılarıyız" demişlerdi. Bunun üzerine İsrailoğullarından bir kesim inanmış, bir kesim de inkar etmişti. Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

12. “(Böyle yaparsanız) Allah günahlarınızı bağışlar.” Bu buyruk, büyük ve küçük günahları kapsar. Zira Allah’a iman ve Allah yolunda cihad etmek, [kul hakkı hariç] bütün günahlara -büyük bile olsalar- kefârettir.

"Ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere” yani meskenlerinin, köşklerinin, odalarının ve ağaçlarının altından, kokuşmayan sudan, tadı değişmeyen sütten, içenlere lezzet veren şaraptan ve süzme baldan nehirler akar. Onlara her türlü meyvelerden de ihsan edilir.

"ve Adn cennetlerindeki çok hoş meskenlere koyar.” Yükseklik, yücelik, güzel yapı ve süs gibi her türlü güzelliği kendisinde toplamış meskenlere yerleştirir. Öyle ki “İlliyyîn”de bulunan köşklerdekileri, cennetlikler tıpkı doğu veya batı ufkunda görülen inci misali parlak bir yıldız gibi görürler.

Dahası cennetin yapılarının kimisi altın kerpiçlerden, kimisi de gümüş kerpiçlerdendir. Çadırları da inci ile mercandandır. Oralarda kimi evler zümrütten, kimileri de başka güzel renkli mücevherlerdendir. Hatta bunlar, o kadar şeffaftırlar ki dışarıdan içleri, içlerinden dışları görülür.

Orada öyle iyi ve güzel şeyler vardır ki kimsenin bunları tam manasıyla anlatması söz konusu olamaz. Çünkü onlar, hiç kimsenin hatırından dahi geçmemiştir. Görmedikçe, güzelliğinden yararlanmadıkça ve onlarla gözleri aydınlanmadıkça hiç kimsenin böylesini idrâk etmesine imkân da yoktur. Öyle ki eğer Yüce Allah, cennetlikleri tam ve eksiksiz bir surette, ölüp yok olmayacak şekilde yaratmamış olsaydı, sevinçten nerede ise ölürlerdi.

Varlıklardan hiç kimsenin kendisini gereği gibi övme imkânına sahip olamadığı Zatın şanı ne yücedir! O, kendi zatını övdüğü gibidir. Mahlukatından herkesin kendisini övdüğünden çok daha ileridir. Nimetler yurdu cenneti yaratan, orada insanların akıllarını hayrete düşürecek, gönüllerini kendisine bağlayacak pek çok güzellikler ve muazzam şeyler yaratan O celal ve cemal sahibi Allah’ın şanı ne yücedir! O Yüce Allah’ın hikmeti o kadar mükemmeldir ki bunun bir tecellisi şudur: Kullar cenneti görüp de içindeki nimetlere bakacak olsalardı, hiçbir kimse amelde bulunmaktan geri kalmaz ve nimetleri acısı ile karışık, sevinci kederine bulanmış, hevesi kursakta bırakan bu dünya yurdundaki hayatlarından lezzet almazlardı.

Adn cennetine bu adın veriliş sebebi, oraya girenlerin ebediyen çıkmamak üzere orada yerleşmiş olmaları ve oradan ayrılmayı da istemeksizin sürekli kalacak olmalarından dolayıdır. İşte bu pek büyük mükâfat ve pek güzel ecir, eşi benzersi olmayan büyük bir kurtuluştur. Bu, (bu ticaretin) âhiretteki mükâfatıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İşte bu ticaretin kazancı şudur: Yüce Allah'ın sizin günahlarınızı bağışlaması, sizi sarayları ve ağaçları altından ırmaklar akan cennetlere, kendisinden başka bir yere taşınmanın olmadığı cennetlerdeki güzel meskenlere koymasıdır. Zikredilen bu kazanç, hiçbir kazancın kendisine yaklaşamayacağı büyük bir kazançtır.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَغْفِرْ yegfir bağışlasın kök: غفر
  2. لَكُمْ lekum sizin
  3. ذُنُوبَكُمْ zunubekum günahlarınızı kök: ذنب
  4. وَيُدْخِلْكُمْ ve yudhilkum ve sizi koysun kök: دخل
  5. جَنَّـٰتٍۢ cennatin cennetlere kök: جنن
  6. تَجْرِى tecri akan kök: جري
  7. مِن min
  8. تَحْتِهَا tehtiha altlarından kök: تحت
  9. ٱلْأَنْهَـٰرُ l-enharu ırmaklar kök: نهر
  10. وَمَسَـٰكِنَ ve mesakine ve konutlara kök: سكن
  11. طَيِّبَةًۭ tayyibeten güzel kök: طيب
  12. فِى fi içinde
  13. جَنَّـٰتِ cennati bahçeler kök: جنن
  14. عَدْنٍۢ ۚ adnin durulmağa değer
  15. ذَٰلِكَ zalike işte budur
  16. ٱلْفَوْزُ l-fevzu başarı kök: فوز
  17. ٱلْعَظِيمُ l-azimu büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فوز (29 geçiş) · Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş)

    Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler…

  • Aynı kök: فوز (29 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    İşte bu (hükümler) Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi…

  • Aynı kök: فوز (29 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    Bütün bunlar Allah'ın; inanan erkek ve kadınları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    Rableri, onlara şu karşılığı verdi: "Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz.…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır.…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    İman edip salih ameller işleyenleri de ebedi olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur.…

  • Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur…

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O, günahlarınızı bağışlar; sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere, durmaya değer cennetlerdeki dipnot 1 güzel meskenlere yerleştirir. İşte bu, büyük kurtuluştur.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Durulmaya değer cennetler" anlamı verdiğimiz "‘Adn cennetleri" ifadesi Kur'an'da 11 kez yer almaktadır. Bkz. Tevbe 9:72; Ra‘d 13:23; Nahl 16:31; Kehf 18:31; Meryem 19:61; Tâhâ 20:76; Fâtır 35:33; Sâd 38:50; Mü'min 40:8; Saff 61:12; Beyyine 98:8.

Mustafa İslamoğlu

(Böyle yaparsanız) O sizin günahlarınızı bağışlayacak ve sizi zemininden ırmakların çağladığı cennetlere koyacaktır; kalıcı güzelliğin merkezi olan cennetlerdeki tarifsiz huzur köşklerine: işte muhteşem final budur!

Muhammed Esed

(Eğer böyle yaparsanız,) Allah günahlarınızı bağışlayacak ve sizi (öteki dünyada) içinden ırmaklar akan bahçelere ve bu sonsuz mutluluk bahçelerindeki güzel köşklere koyacaktır. Bu büyük bir mazhariyettir!

Ahmed Hulusi

(Bu takdirde) benlikten kaynaklanan suçlarınızı örter ve sizi altından nehirler akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki temiz meskenlere dahil eder. . . İşte bu aziym bir kurtuluştur!

Ali Bulaç

O da sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel konaklara yerleştirir. İşte 'büyük mutluluk ve kurtuluş' budur.

Ali Özek ve heyeti

İşte bu takdirde O, sizin günahlarınızı bağışlar, sizi zemininden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.

Ali Rıza Safa

Suçlarınızı bağışlayacak ve altlarından ırmaklar akan cennetlere ve nimet cennetlerindeki güzel konutlara sizi yerleştirecektir. En büyük başarı, işte budur.

Bayraktar Bayraklı

Eğer böyle yaparsanız, Allah sizin günahlarınızı affeder, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte, en büyük kurtuluş budur.

Edip Yüksel

Günahlarınızı bağışlar ve sizi içinden ırmaklar akan bahçelere ve Adn bahçelerindeki saraylara sokar. Büyük başarı budur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Günahlarınızı bağışlar ve sizi içinden ırmaklar akan bahçelere ve Adn bahçelerindeki saraylara sokar. Büyük başarı budur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Günahlarınızı bağışlar ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş hoş meskenlere koyar. İşte büyük kurtuluş odur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Günahlarınızı mağfiret buyurur ve sizi altından ırmaklar akar Cennetlere ve Adn Cennetlerinde hoş hoş meskenlere koyar, işte büyük kurtuluş "fevzi azim" odur

Erhan Aktaş

Sizin suçlarınızı bağışlar ve sizi içinden nehirler akan Cennetlere koyar. Ve sizi, Adn Cennetler'inde, hoş meskenlere yerleştirir. İşte bu, büyük kurtuluştur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sizin suçlarınızı bağışlar ve sizi içinden nehirler akan Cennetlere koyar. Ve sizi, Adn Cennetlerinde, hoş meskenlere yerleştirir. İşte bu, büyük kurtuluştur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sizin suçlarınızı bağışlar ve sizi içinden nehirler akan Cennetlere koyar. Ve sizi, Adn Cennetlerinde, hoş meskenlere yerleştirir. İşte bu, büyük kurtuluştur.

Gültekin Onan

O da sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel konaklara yerleştirir. İşte 'büyük mutluluk ve kurtuluş' budur.

Hasan Basri Çantay

(Böyle yaparsanız O, sizin günahlarınızı yarlığar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adin cennetlerindeki çok güzel saraylara sokar. İşte bu, en büyük kurtuluş (seadet) dir.

İbni Kesir

O; sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel yerlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.

Mehmet Alagaş

(10-13) Ey İman edenler, sizi acıtıcı bir azaptan kurtaracak ticareti delillendireyim m? / ispat edeyim mi? Allah’a ve Resulüne iman edin, Allah yolunda kendinizle ve mallarınızla çabalayın / ceht edin, eğer bilirseniz ki bu sizin için daha iyidir / daha hayırlıdı r. Sizin günah demetlerinizi / zünup bağışlar (kuyruğun kıl demetinden oluşmasından esinlenerek) sizi altlarından nehirler akan cennetlerine ve adn cennetlerindeki hoş meskenlere sokar, işte bu , çok büyük bir başarıdır. Seveceğiniz bir başka şey de Allah’ın yardımı ve fethinin yakın olmasıdır, iman edenleri müjdele.

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte bu takdirde O, sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan Cennetler'e, Adn Cennetleri'ndeki güzel meskenlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.

Süleyman Ateş

(Böyle yapınız ki Allah) sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve durulmağa değer bahçeler içinde güzel konutlara koysun. İşte büyük başarı budur.

Süleymaniye Vakfı

(Bunları yaparsanız) Allah, günahlarınızı bağışlar ve sizi Adn cennetlerinde dipnot 1 , içlerinden ırmaklar akan bahçelere ve güzel konaklara yerleştirir dipnot 2 . İşte bu, büyük bir başarıdır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ahiretteki Cennet, "Adn cennetleri" olarak nitelenir (Meryem 19/60-63). Bir diğer niteleme biçimi de "Firdevs"tir (Kehf 18/107-108, Müminun 23/11).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlara karşılık Allah, günahlarınızı bağışlayacak ve sizi içinden ırmaklar akan bahçelere, güzel konaklara yerleştirecektir. Büyük başarı işte budur.

Şaban Britch

O, sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi alt tarafından ırmaklar akan Cennetlere, Adn Cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.

Şaban Piriş

O, sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi alt tarafından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.

Yaşar Nuri Öztürk

Günahlarınızı affeder ve sizi, altından nehirler akan bahçelere, sürekli cennetlerdeki temiz, bereketli barınaklara yerleştirir. İşte bu en büyük başarıdır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He forgives you your iniquities and admits you to gardens of surpassing beauty beneath which rivers flow and welcomes you into stately homes in the beatitude of heaven- the Gardens of Eden. This is indeed a glorious triumph.

Abdul Haleem

and He will forgive your sins, admit you into Gardens graced with flowing streams, into pleasant dwellings in the Gardens of Eternity. That is the supreme triumph.

Abdullah Yusuf Ali

He will forgive you your sins, and admit you to Gardens beneath which Rivers flow, and to beautiful mansions in Gardens of Eternity: that is indeed the Supreme Achievement.

Abul A'la Maududi

He will forgive you your sins and will admit you to Gardens beneath which rivers flow. He will lodge you in excellent mansions in the Gardens of eternity. That is the supreme triumph. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The real profits of the bargain that they will attain in the eternal lift of the Hereafter are:

Aisha Bewley

He will forgive you your wrong actions and admit you into Gardens with rivers flowing under them, and fine dwellings in the Gardens of Eden. That is the Great Victory.

Al-Hilali & Khan

(If you do so) He will forgive you your sins, and admit you into Gardens under which rivers flow, and pleasant dwellings in ‘Adn (Eden) Paradise; that is indeed the great success.

Ali Quli Qarai

He shall forgive you your sins and admit you into gardens with streams running in them, and into good dwellings in the Gardens of Eden. That is the great success.

Amatul Rahman Omar

He will protect you against the evil consequences of your sins and admit you into Gardens served with running streams and (into) delightful and pure dwelling places (lying) in the Gardens of Eternity. This is the (way to) supreme achievement.

Arthur John Arberry

He will forgive you your sins and admit you into gardens underneath which rivers flow, and to dwelling-places goodly in Gardens of Eden; that is the mighty triumph;

Bijan Moeinian

If you do so, God will forgive your sins and will enter you into the gardens of paradise where the rivers flow and dwell you in the most peaceful houses there. This is indeed the biggest achievement of mankind.

E. Henry Palmer

He will pardon you your sins, and bring you into gardens beneath which rivers flow, and goodly dwellings in gardens of Eden;- that is the mighty bliss!

Edip-Layth

He will then forgive your sins, and admit you into paradises with rivers flowing beneath, and beautiful mansions in the gardens of Eden. This is the greatest triumph.

George Sale

He will forgive you your sins, and will introduce you into gardens through which rivers flow, and agreeable habitations in gardens of perpetual abode. This will be great felicity.

Hamid S. Aziz

He will forgive you your faults and cause you to enter into Gardens, beneath which rivers flow, and goodly Mansions in Gardens of Eternity; that is the supreme achievement (or triumph);

Mahmoud Ghali

He will forgive you your guilty (deeds) and cause you to enter Gardens from beneath which rivers run and goodly dwellings in the Gardens of Adn; (Eden) that is the magnificent triumph.

Marmaduke Pickthall

He will forgive you your sins and bring you into Gardens underneath which rivers flow, and pleasant dwellings in Gardens of Eden. That is the supreme triumph.

Mohamed Ahmed - Samira

He will forgive you your sins and admit you to gardens with rivers flowing by, and excellent mansions in the garden of Eden. This will be a great fulfilment.

Muhammad Asad

[If you do so, ] He will forgive you your sins, and [in the life to come] will admit you into gardens through which running waters flow, and into goodly mansions in [those] gardens of perpetual bliss: that [will be] the triumph supreme!

Mustafa Khattab

He will forgive your sins, and admit you into Gardens under which rivers flow, and ˹house you in˺ splendid homes in the Gardens of Eternity. That is the ultimate triumph.

Progressive Muslims

He will then forgive your sins, and admit you into paradises with rivers flowing beneath, and beautiful mansions in the gardens of Eden. This is the greatest triumph.

Rashad Khalifa

In return, He forgives your sins, and admits you into gardens with flowing streams, with beautiful mansions in the gardens of Eden. This is the greatest triumph.

Sahih International

He will forgive for you your sins and admit you to gardens beneath which rivers flow and pleasant dwellings in gardens of perpetual residence. That is the great attainment.

Sam Gerrans

(He will forgive you your transgressions, and make you enter gardens beneath which rivers flow, and goodly dwellings in gardens of perpetual abode. That is the Great Achievement.)

Shabbir Ahmed

He will guard you from trailing behind in humanity, and admit you into Gardens beneath which rivers flow, and into beautiful mansions in the Gardens of Eden, (Gardens of Eternal Bliss). That is the Supreme Triumph.

Syed Vickar Ahamed

(If you do that), He will forgive you (for) your sins, and admit you to Gardens beneath which rivers flow, and to beautiful palaces in Eden (the Paradise) of eternity: That is indeed the highest Achievement.

Taqi Usmani

(If you do this,) He will forgive your sins, and will admit you to gardens beneath which rivers flow, and to pleasant dwellings in gardens of eternity. That is the great achievement.

The Monotheist Group

He will then forgive your sins, and admit you into estates with rivers flowing beneath them, and beautiful mansions in gardens of delight. This is the great triumph.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Saf suresi, 12. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Saf suresi, 12. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Saf suresi, 12. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩