Diyanet İşleri
Yeryüzünde O'nu aciz bırakamazsınız. Sizin için Allah'tan başka hiçbir dost ve yardımcı yoktur.
Şûrâ suresi
Şûrâ suresi, 31. ayet. وَمَآ أَنتُم بِمُعْجِزِينَ فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِن وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ
vemâ entüm bimü`cizîne fi-l'arḍ. vemâ leküm min dûni-llâhi miv veliyyiv velâ neṣîr.
Yeryüzünde O'nu aciz bırakamazsınız. Sizin için Allah'tan başka hiçbir dost ve yardımcı yoktur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Tövbenin kabulü, rızkın ölçüsü ve musibet Şûrâ 25–31 3
O, insanlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indiren, rahmetini her tarafa yayandır. O, dost olandır, övülmeye layık olandır.
Gökleri, yeri ve bu ikisi içinde yaydığı canlıları yaratması, O'nun varlığının delillerindendir. O, dilediği zaman, onları bir araya getirmeye de gücü yetendir.
Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.
Yeryüzünde O'nu aciz bırakamazsınız. Sizin için Allah'tan başka hiçbir dost ve yardımcı yoktur.
Denizde dağlar gibi yüzen gemiler, O'nun varlığının delillerindendir.
O, dilerse rüzgarı durdurur da onlar denizin üstünde durakalırlar. Elbette bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
Yahut (içlerindekilerin) yaptıklarından dolayı onları helak eder, birçoğunu da affeder.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
31. Yüce Allah’ın cezaları ertelemesi bir ihmal manasına gelmediği gibi ceza vermekten yana bir acizlikten dolayı da değildir. “Siz yeryüzünde” Allah’ın üstünüzde hakim olan kudretini “âciz bırakacak değilsiniz.” Aksine sizler, yeryüzünde âciz kimselersiniz. Allah’ın hakkınızda uygulamak istediği hükümlerine karşı koyamazsınız.
“Sizin Allah’tan başka” işlerinizi üstlenecek ve böylelikle faydanıza olan şeyleri sizin için gerçekleştirecek “ne bir dostunuz ne de” size gelecek zararları önleyebilecek “bir yardımcınız vardır.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Rabbiniz sizi cezalandırmak istediğinde O'nun cezasından kaçarak kurtulamazsınız. O'ndan başka sizin işlerinizi üstlenecek ne bir dostunuz, ne de sizi azaplandırmak istediğinde üzerinizden azabı kaldıracak bir yardımcınız vardır.
Aynı kök: عجز (26 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)
Siz, yerde de gökte de (Allah'ı) aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah'tan başka ne bir dostunuz, ne de bir yardımcınız vardır.
Aynı kök: عجز (26 geçiş)
Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu…
Aynı kök: عجز (26 geçiş)
Şüphesiz size va'dedilen şeyler mutlaka gelecektir. Siz bunun önüne geçemezsiniz.
Ortak kavram: Yardım (nusret)
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…
Ortak kavram: Yardım (nusret)
Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…
Ortak kavram: Yardım (nusret)
Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yeryüzünde (O'nu) asla aciz bırakamazsınız. dipnot 1 Sizin için Allah'a rağmen dost da yardımcı da yoktur.
Siz O'nu daha yeryüzünde atlatmaktan acizsiniz; (ahirette) ise Allah dışında ne candan bir dost, ne de işe yarar bir yardımcı bulacaksınız.
ve siz O'nu yeryüzünde bertaraf edemezsiniz, (öteki dünyada da) sizi Allah(ın cezasın)dan koruyacak ve size yardım edecek kimse bulamazsınız.
Siz, arzda (Allah'ı) aciz bırakamazsınız! Sizin Allah'tan başka ne bir veliniz ve ne de bir yardımcınız yoktur.
Siz yeryüzünde (O'nu) aciz bırakacak değilsiniz. Ve sizin Allah'ın dışında ne bir veliniz vardır, ne bir yardımcınız.
Yeryüzünde (O'nu) âciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dostunuz ve bir yardımcınız da yoktur.
Yeryüzünde güçsüz bırakamazsınız. Sizin için, Allah'tan başka ayrıca, ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur.
Siz O'nu yeryüzünde aciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dostunuz ve yardımcınız da yoktur.
Siz yeryüzünde kaçamazsınız. Sizin ALLAH ‘tan başka bir sahibiniz ve yardımcınız yoktur.
Siz yeryüzünde kaçamazsınız. Sizin ALLAH 'tan başka bir sahibiniz ve yardımcınız yoktur.
Hem siz yeryüzünde (O'nu) aciz bırakacak değilsiniz. Ve sizi Allah'tan başka kurtaracak ne bir koruyucu, ne de bir yardımcı yoktur.
Hem siz Arzda aciz bırakacak değilsiniz ve size Allahdan başka kurtaracak ne bir hami, ne de bir yardımcı yoktur.
Siz, yeryüzünde aciz bırakabilecek olanlar değilsiniz. Sizin, Allah'tan başka bir veliniz dipnot 1 ve yardımcınız yoktur.
Siz, yeryüzünde aciz bırakabilecek olanlar değilsiniz. Sizin, Allah'tan başka bir veliniz dipnot 1 ve yardımcınız yoktur.
Siz, yeryüzünde aciz bırakabilecek olanlar değilsiniz. Sizin, Allah'tan başka bir veliniz dipnot 1 ve yardımcınız yoktur.
Siz yeryüzünde (O'nu) aciz bırakacak değilsiniz. Ve sizin Tanrı'nın dışında ne bir veliniz vardır, ne bir yardımcınız.
Siz yer (yüzün) de (Allahı) aaciz bırakabilecekler değilsiniz Sizin Allahdan başka ne bir haaminiz, ne bir yardımcınız yokdur.
Yeryüzünde O'nu aciz bırakamazsınız. Ve sizin Allah'tan başka ne bir veliniz vardır, ne de bir yardımcınız.
(25-39) O, kullarının vazgeçmelerini / tövbelerini de kabul edendir, onların kötülüklerini de affeder, yaptıklarınızı da bilir, iman edenlere ve salih amel işleyenlere cevap verir / icabet eder , onları fazlından hazinesinden vererek artırır, kafirlere ise şiddetli bir azap vardır. Eğer ki Allah rızkı kullarına basitleştirseydi / elde etmesi kolay olsaydı arzda azgınlaşırlardı ve fakat bir ayar üzere istediğine indiriyor, muhakkak ki O, kullarından haberi olandır ve görendir. Ümit kesildikten sonra yağmuru yağdıran ve rahmetini yayandır / neşredendir, O dosttur, övülendir. O’nun ayetlerinden biri semaları ve arzı yaratmasıdır. Onun içinde de yaratıklardan üretmesidir. İstediği vakit te sizi bir araya getirmeye gücü yeter / muktedirdir. M usibet, elinizle kazandıklarınızdan dolayı isabet eder , çoğunu da Allah affeder (isabet et tirmez) siz yeryüzünde aciz bırakacak / çaresiz bırakacak değilsiniz, sizin Allah’tan gayrı / Allah’tan başka dostunuz ve yardımcınız yoktur. O’nun ayetlerinden biri de denizde gemileri bayrak gibi / alem gibi / alamet gibi akıtmasıdır, eğer isterse rüzgârı sakinleştirir o, görünürde hareketsiz kalır, işte bunda her bir sabreden, şükreden için ayetler vardır yahut kazandıkları nedeniyle onları telef eder , çoğunu da /ekserisini de bağışlar , ayetlerimizle tartışanlar / mücadele edenler / cedelleşenler onlara kaçacak yer yok. Size bir şey olarak verilenler dünya hayatının geçimlik malzemeleridir / tüketim malzemeleridir. (Metanın zıddı naîm kalıcı tükenmez gayri memnun nimet) Allah’ın yanında / indinde iman edenler ve rablerini vekil tayin edenler için olan (vekalet vermek içsel iman göstergesidir , salih amel dışsal iman göstergesidir.) hayırlıdır ve daha kalıcıdır / bakidir. Onlar ki kötülük ve iğrenç davranışlardan kaçınırlar, öfkelendikleri zaman / gazaplandıklarında bağışlarlar. Rablerine cevap verirler / icabet ederler , namazı kılarlar, aralarında ki işler şura iledir. (Şura: Akılların saf tutması bir araya gelmesidir.) Rızıklarından harcarlar / infak ederler , onlara saldırı olduğunda yardımlaşırlar
Yeryüzünde (O'nu) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah’tan başka bir veliniz de, yardımcınız da yoktur.
Siz, yeryüzünde O(nun cezası)na engel olamazsınız. Sizin Allah'tan başka ne bir veliniz, ne de bir yardımcınız vardır.
Siz, yeryüzünde onu aciz bırakamazsınız. Allah ile aranıza girecek bir veliniz de yardımcınız da yoktur dipnot 1 .
Yeryüzünde O'nu çaresiz bırakamazsınız. Allah ile aranıza koyabileceğiniz, size yön verecek ve yardım edecek biri de yoktur.
Yeryüzünde (O'nu) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah’tan başka bir veliniz de yardımcınız da yoktur.
Yoksa siz, yeryüzünde bir yere kaçıp kurtulamazsınız. Sizin Allah'tan başka bir sahibiniz de yardımcınız da yoktur.
Siz yeryüzünde aciz bırakıcılar değilsiniz. Sizin, Allah'tan başka dostunuz da yoktur, yardımcınız da.
Nor will you be able to render punishment here ineffectual nor can you frustrate His end or the laws and statutes of His realm; and besides Allah, no one can accord you tutelary care nor can any one afford you help.
you cannot escape Him anywhere on earth: you have no protector or helper other than God.
Nor can ye frustrate (aught), (fleeing) through the earth; nor have ye, besides Allah, any one to protect or to help.
You cannot frustrate Him in the earth; you have no protector nor helper against Allah.
You will not be able to thwart Him on the earth and you have no protector or helper besides Allah.
And you cannot escape from Allâh (i.e. His punishment) in the earth, and besides Allâh you have neither any Walî (guardian or a protector, helper) nor any helper.
You cannot thwart [Allah] on the earth, and you do not have besides Allah any guardian or helper.
And you cannot frustrate (Allâh's) purpose in the earth, nor have you, apart from Allâh, any real protecting friend or helper.
You are not able to frustrate Him in the earth; and, apart from God, you have neither protector nor helper.
You can not overpower and escape God and you do not have any helper nor any protector but God.
yet ye cannot make Him helpless in the earth, nor have ye, besides God, either a patron or a helper.
You can never escape, and you have none besides God as an ally or helper.
Ye shall not frustrate the divine vengeance in the earth; neither shall ye have any protector or helper, against God.
And you cannot escape in the earth, and you shall not have a guardian or a helper besides Allah.
And in no way can you even be defiant in the earth; and, apart from Allah, in no way do you have any constant patron or any ready vindicator.
Ye cannot escape in the earth, for beside Allah ye have no protecting friend nor any helper.
You cannot thwart Him on the earth, and have no friend or helper apart from Him.
and you cannot elude Him on earth, and you will have none to protect you from God [in the life to come], and none to bring you succour.
You can never escape ˹Him˺ on earth, nor do you have any protector or helper besides Allah.
And you can never escape, and you have none besides God as an ally or helper.
You can never escape, and you have none beside GOD as a Lord and Master.
And you will not cause failure [to Allah ] upon the earth. And you have not besides Allah any protector or helper.
And you cannot escape in the earth; and you have, besides God, neither ally nor helper.
And you cannot evade the Law of Requital anywhere in the earth, and you have no patron and no helper besides Allah.
And you cannot hinder (anything even a little bit while you are passing) through the earth; And you have none besides Allah— (Not) anyone to protect or to help.
You are not able to frustrate (Him) in the earth. And, besides Allah, you have neither someone to protect, nor someone to help.
And you can never escape, and you have none besides God as an ally or helper.