Bayraktar Bayraklı
- Göğe ve Tarık'a yemin olsun. Tarık'ın ne olduğunu sen nereden bileceksin? Parlayan yıldızdır. Hiçbir kimse yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın.
86. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Târık suresi, 1. ayet. وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ
vessemâi veṭṭâriḳ.
- Göğe ve Tarık'a yemin olsun. Tarık'ın ne olduğunu sen nereden bileceksin? Parlayan yıldızdır. Hiçbir kimse yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın.
Târık suresi, 2. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ
vemâ edrâke me-ṭṭâriḳ.
- Göğe ve Tarık'a yemin olsun. Tarık'ın ne olduğunu sen nereden bileceksin? Parlayan yıldızdır. Hiçbir kimse yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın.
Târık suresi, 3. ayet. ٱلنَّجْمُ ٱلثَّاقِبُ
ennecmü-ŝŝâḳib.
- Göğe ve Tarık'a yemin olsun. Tarık'ın ne olduğunu sen nereden bileceksin? Parlayan yıldızdır. Hiçbir kimse yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın.
Târık suresi, 4. ayet. إِن كُلُّ نَفْسٍ لَّمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ
in küllü nefsil lemmâ `aleyhâ ḥâfiż.
- Göğe ve Tarık'a yemin olsun. Tarık'ın ne olduğunu sen nereden bileceksin? Parlayan yıldızdır. Hiçbir kimse yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın.
Târık suresi, 5. ayet. فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ مِمَّ خُلِقَ
felyenżuri-l'insânü mimme ḫuliḳ.
İnsan nereden yaratıldığına bir baksın.
Târık suresi, 6. ayet. خُلِقَ مِن مَّآءٍ دَافِقٍ
ḫuliḳa mim mâin dâfiḳ.
Atılan bir sudan yaratılmıştır.
Târık suresi, 7. ayet. يَخْرُجُ مِنۢ بَيْنِ ٱلصُّلْبِ وَٱلتَّرَآئِبِ
yaḫrucü mim beyni-ṣṣulbi vetterâib.
O su, erkeğin belinden, kadının leğen kemiğinden çıkmaktadır.
Târık suresi, 8. ayet. إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجْعِهِۦ لَقَادِرٌ
innehû `alâ rac`ihî leḳâdir.
Şüphesiz Allah'ın, insanı öldükten sonra diriltmeye de gücü yeter.
Târık suresi, 9. ayet. يَوْمَ تُبْلَى ٱلسَّرَآئِرُ
yevme tüble-sserâir.
- Bütün sırların ortaya serileceği o gün, insanın ne bir gücü, ne de bir yardımcısı olacaktır.
Târık suresi, 10. ayet. فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍ
femâ lehû min ḳuvvetiv velâ nâṣir.
- Bütün sırların ortaya serileceği o gün, insanın ne bir gücü, ne de bir yardımcısı olacaktır.
Târık suresi, 11. ayet. وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجْعِ
vessemâi ẕâti-rrac`.
- Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'an, hak ile batılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kafirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı!
Târık suresi, 12. ayet. وَٱلْأَرْضِ ذَاتِ ٱلصَّدْعِ
vel'arḍi ẕâti-ṣṣad`.
- Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'an, hak ile batılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kafirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı!
Târık suresi, 13. ayet. إِنَّهُۥ لَقَوْلٌ فَصْلٌ
innehû leḳavlün faṣl.
- Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'an, hak ile batılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kafirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı!
Târık suresi, 14. ayet. وَمَا هُوَ بِٱلْهَزْلِ
vemâ hüve bilhezl.
- Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'an, hak ile batılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kafirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı!
Târık suresi, 15. ayet. إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًا
innehüm yekîdûne keydâ.
- Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'an, hak ile batılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kafirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı!
Târık suresi, 16. ayet. وَأَكِيدُ كَيْدًا
veekîdü keydâ.
- Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'an, hak ile batılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kafirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı!
Târık suresi, 17. ayet. فَمَهِّلِ ٱلْكَٰفِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًۢا
femehhili-lkâfirîne emhilhüm ruveydâ.
- Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'an, hak ile batılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kafirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı!