Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun o incire, o zeytine,
95. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Tîn suresi, 1. ayet. وَٱلتِّينِ وَٱلزَّيْتُونِ
vettîni vezzeytûn.
Andolsun o incire, o zeytine,
Tîn suresi, 2. ayet. وَطُورِ سِينِينَ
veṭûri sînîn.
Sinin (Sina) dağına
Tîn suresi, 3. ayet. وَهَٰذَا ٱلْبَلَدِ ٱلْأَمِينِ
vehâẕe-lbeledi-l'emîn.
ve bu güvenli beldeye ki,
Tîn suresi, 4. ayet. لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِىٓ أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ
leḳad ḫalaḳne-l'insâne fî aḥseni taḳvîm.
Biz insanı en güzel biçimde yarattık.
Tîn suresi, 5. ayet. ثُمَّ رَدَدْنَٰهُ أَسْفَلَ سَٰفِلِينَ
ŝümme radednâhü esfele sâfilîn.
Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına kaktık.
Tîn suresi, 6. ayet. إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَلَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ
ille-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti felehüm ecrun gayru memnûn.
Ancak iman edip yararlı işler yapan kimseler başka; onlar için kesilmez bir mükafat vardır.
Tîn suresi, 7. ayet. فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِٱلدِّينِ
femâ yükeẕẕibüke ba`dü biddîn.
O halde artık sana dini ne yalanlatabilir?
Tîn suresi, 8. ayet. أَلَيْسَ ٱللَّهُ بِأَحْكَمِ ٱلْحَٰكِمِينَ
eleyse-llâhü biaḥkemi-lḥâkimîn.
Allah hakimlerin hakimi değil mi?