Diyanet İşleri
Sonra onu öldürdü ve kabre koydu.
Abese suresi
Abese suresi, 21. ayet. ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥ
ŝümme emâtehû feaḳberah.
Sonra onu öldürdü ve kabre koydu.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın nankörlüğü ve yaratılışı Abese 17–23 3
Allah, onu hangi şeyden yarattı?
Az bir sudan (meniden). Onu yarattı ve ona ölçülü bir şekil verdi.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra onu öldürdü ve kabre koydu.
Sonra, dilediği vakit onu diriltir.
Hayır, hayır o, Allah'ın kendisine emrettiğini yerine getirmedi. (İman etmedi.)
Her şeyden önce insan, yediği yemeğine bir baksın!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 17–23. ayetler için yazılmıştır.
17-19. “Kahrolası o insan!” Allah’ın nimetlerine karşı “ne kadar da nankör!” Hakkı apaçık gördükten sonra hakka karşı ne kadar da inatla direnmektedir! Halbuki onun aslı nedir? O, en zayıf şeyden yaratılmıştır. Allah onu değersiz, hakir bir sudan yarattı. Sonra onu belli bir ölçü ile şekillendirdi. Sonra onu eli ayağı düzgün bir insan haline getirdi. Sonra da iç ve dış güçlerini sapasağlam yaptı.
20. “Sonra da yolu ona kolaylaştırdı.” Dinî ve dünyevî yolları izlemeyi ona kolaylaştırdı. Ona doğru yolu gösterip açıkladı ve o yola iletti. Emir ve yasaklarla da onu sınadı.
21. “Sonra onu öldürüp kabre koydu.” Toprağa defnedilmek ile ona ihsanda, lütufta bulundu. Onu leşleri yerin üzerinde kalan hayvanlar gibi kılmadı.
22-23. “Sonra da dilediği zaman onu diriltecek.” Ölümünden sonra amellerinin karşılığını görmek üzere kabrinden diriltip kaldıracak.
İnsanın bütün işlerini tek başına çekip çeviren ve bu şekilde onu aşamadan aşamaya getiren, yalnız Allah’tır. Bunlarda O’na ortak olan hiç kimse yoktur. Bununla birlikte insan, Allah’ın kendisine verdiği emirleri yerine getirmemekte, kendisine farz kıldıklarını edâ etmemektedir. Aksine sürekli kusurlu hareket etmekte ve kendisinden istenenleri yerine getirmek noktasında borçlu bulunmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sonra ona, hayatta belli bir ömrü takdir etmesinin ardından onu öldürdü. Ve ona yeniden diriltileceği zamana kadar içinde kalacağı bir kabir kıldı.
Aynı kök: قبر (8 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm
Onlardan ölen hiçbirine asla namaz kılma ve kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Resulünü inkar ettiler ve fasık olarak öldüler.
Aynı kök: قبر (8 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm
Diriler ile ölüler de bir olmaz. Allah, dilediğine işittirir. Sen, kabirde bulunanlara işittirecek değilsin.
Aynı kök: قبر (8 geçiş)
Çünkü kıyamet muhakkak gelecektir. Onda hiçbir şüphe yoktur ve şüphesiz Allah, kabirlerdeki kimseleri diriltecektir.
Ortak kavram: Ölüm
Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…
Ortak kavram: Ölüm
Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…
Ortak kavram: Ölüm
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Daha sonra onu öldürüp kabre koydurur.
en sonunda onun için ölümü takdir etti ve kabre koydurdu;
ve sonunda onu öldürür ve kabre koyar;
Sonra öldürdü de kabre (bedene) yerleştirdi onu.
Sonra onu öldürdü, böylece kabre gömdürdü.
Sonra onun canını aldı ve kabre soktu.
Sonra, onu öldürdü. Sonunda, mezara koydurdu.
- Sonra onu öldürür, kabre koydurur. Sonra dilediği zaman onu tekrar diriltecektir.
Sonra onu öldürdü, mezara koydu.
Sonra onu öldürdü, mezara koydu.
Sonra onu öldürdü de kabre gömdürdü.
Sonra onu öldürdü de kabre gömdürdü
Sonra onu öldürdü ve kabre koydurdu.
Sonra onu öldürdü ve kabre koydurdu.
Sonra onu öldürdü ve kabre koydurdu.
Sonra onu öldürdü, böylece kabre gömdürdü.
Sonra onu öldürüb kabre sokdu.
Sonra da onu öldürdü, kabre koydu.
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Sonra da onu öldürüp kabre koydu.
Sonra onu öldürdü, kabre koydurdu.
Sonra onu öldürecek dipnot 1 ve mezara koyduracak. dipnot 2
Sonra öldürecek ve onu kabre koyacak.
Sonra onu öldürüp kabre koydu.
Sonra, onu öldürüp, kabre koydu.
Sonra öldürdü onu, kabre koydurdu onu.
Then He occasioned his death and in the grave did He deposit and inanimate.
then He causes him to die and be buried.
Then He causeth him to die, and putteth him in his grave;
then He caused him to die and brought him to the grave, dipnot 1
Then He causes him to die and buries him.
Then He causes him to die and puts him in his grave.
then He made him die and buried him;
Then He calls him to death and He assigns to him (an interim state of) a grave.
then makes him to die, and buries him,
Then God takes his soul and put him in the grave.
then He killed him, and laid him in the tomb;
Then He made him die and buried him.
Afterwards He causeth him to die, and layeth him in the grave;
Then He causes him to die and buries him in his grave,
Thereafter He makes him to die, so He entombs him,
Then causeth him to die, and burieth him;
He will then send him to death and have him laid in the grave.
and in the end He causes him to die and brings him to the grave;
then causes them to die and be buried.[1]
Then He made him die and buried him.
Then He puts him to death, and into the grave.
Then He causes his death and provides a grave for him.
Then He gives him death and buries him;
Then causes him to die and brings him to disintegrated states. ('Qabr' = Grave = Disintegrated state = The state of sleep between physical death and Resurrection (36:52)).
Then He (Allah) causes him to die and puts him in his grave;
Later, he made him die, and put him into grave,
Then He made him die and buried him.