A'râf suresi

A'râf suresi, 27. ayet

A'râf suresi, 27. ayet. يَٰبَنِىٓ ءَادَمَ لَا يَفْتِنَنَّكُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ كَمَآ أَخْرَجَ أَبَوَيْكُم مِّنَ ٱلْجَنَّةِ يَنزِعُ عَنْهُمَا لِبَاسَهُمَا لِيُرِيَهُمَا سَوْءَٰتِهِمَآ إِنَّهُۥ يَرَىٰكُمْ هُوَ وَقَبِيلُهُۥ مِنْ حَيْثُ لَا تَرَوْنَهُمْ إِنَّا جَعَلْنَا ٱلشَّيَٰطِينَ أَوْلِيَآءَ لِلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ

yâ benî âdeme lâ yeftinennekümü-şşeyṭânü kemâ aḫrace ebeveyküm mine-lcenneti yenzi`u `anhümâ libâsehümâ liyüriyehümâ sev'âtihimâ. innehû yerâküm hüve veḳabîlühû min ḥayŝü lâ teravnehüm. innâ ce`alne-şşeyâṭîne evliyâe lilleẕîne lâ yü'minûn.

Diyanet İşleri

Ey Ademoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 24–30 · surenin 27. ayeti / 206

Konu Ey Âdemoğulları: giysi, ziynet ve ölçü; her milletin eceli A'râf 26–36 3

  1. A'râf 24

    Allah, dedi ki: "Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır."

  2. A'râf 25

    Allah, dedi ki: "Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan (mahşere) çıkarılacaksınız."

  3. A'râf 26

    Ey Ademoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. Takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır. Bu (giysiler), Allah'ın rahmetinin alametlerindendir. Belki öğüt alırlar (diye onları insanlara verdik).

  4. 27

    Ey Ademoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır.

  5. A'râf 28

    Çirkin bir iş işledikleri vakit, "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Şüphesiz, Allah çirkin işleri emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah'ın üzerine mi atıyorsunuz?"

  6. A'râf 29

    De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O'na) doğrultun. Dini Allah'a has kılarak O'na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı gibi (yine O'na) döneceksiniz."

  7. A'râf 30

    Allah, bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık layık oldu. Çünkü onlar Allah'ı bırakıp şeytanları dost edinmişlerdi. Kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlardı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

27. Yüce Allah Ademoğullarını şeytanın babalarına yaptıklarının bir benzerini yapmasına karşılık uyarıp sakındırarak şöyle buyurmaktadır: “Ey Ademoğulları! Şeytan… ana babanızı (aldatıp) cennetten çıkardığı” ve onların o yüksek yerden daha aşağılara inmelerine sebep olduğu “gibi sakın sizi de” günahları size süslü göstermek, sizi isyana çağırmak, isyan arzunuzu harekete geçirmek sureti ile “(aldatıp) fitneye düşürmesin” ve siz de sakın ona itaat etmeyesiniz. Zira o, size de aynı şeyleri yapmak istemektedir. Gücü yettiği takdirde sizi fitneye düşürüp azdırmaktan yana elinden gelen hiçbir şeyi esirgemez. Ondan sakınmayı hiç hatırınızdan çıkarmayın. Aranızdaki savaş dolayısı ile daima savaş elbiseleriniz üzerinizde olsun. Onun, içinize sızmasına imkan verecek yerlerden hiçbir zaman gafil olmayın. “Çünkü o” sürekli olarak sizleri gözetlemekte ve hem o hem de “kabilesi” olan cin şeytanları “sizi sizin kendilerini göremeyeceğiniz yerden görürler.”

“Şüphesiz biz şeytanları iman etmeyenlerin dostları kıldık.” İşte iman etmemek, insan ile şeytan arasında dostluk ve dayanışma akdini gerekli kılan bir husustur. Bununla birlkte “iman edip yalnız Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun hiçbir hakimiyeti yoktur. Onun hakimiyeti ancak kendisini dost edinip de onu Allah’a ortak koşanlar üzerindedir.” (en-Nahl, 16/99-100)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Âdemoğlu! Şeytan size, günahları güzel göstererek mahrem yerleri örten bedensel elbiselerden veya takva elbisesinden sıyırarak sakın aldatmasın. Muhakkak o, daha önce sizin ebeveynlerinizi de ağaçtan yemeyi güzel göstererek kandırmıştı. Bunun neticesinde o ikisi de cennetten çıkarılmış ve mahrem yerleri açılarak görünmüştü. Muhakkak şeytan ve zürriyeti sizleri görüyor ve izliyorlar. Oysa sizler onları göremiyor ve izleyemiyorsunuz. Öyleyse sizin, ona ve zürriyetine karşı çok dikkatli olmanız gerekir. Muhakkak biz, Şeytanları Allah’a iman etmeyenlerin dostları kıldık. Nitekim onların, salih amel işleyen Müminler üzerinde hiçbir gücü yoktur.

Kelimeler

30 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰبَنِىٓ ya beni oğulları kök: بني
  2. ءَادَمَ ademe Adem
  3. لَا la
  4. يَفْتِنَنَّكُمُ yeftinennekumu sizi bir belaya düşürmesin kök: فتن
  5. ٱلشَّيْطَـٰنُ ş-şeytanu şeytan kök: شطن
  6. كَمَآ kema gibi
  7. أَخْرَجَ ehrace çıkardığı kök: خرج
  8. أَبَوَيْكُم ebeveykum ana babanızı kök: ابو
  9. مِّنَ mine -ten
  10. ٱلْجَنَّةِ l-cenneti cennet- kök: جنن
  11. يَنزِعُ yenziu soyarak kök: نزع
  12. عَنْهُمَا anhuma onların
  13. لِبَاسَهُمَا libasehuma elbiselerini kök: لبس
  14. لِيُرِيَهُمَا liyuriyehuma onlara göstermek için kök: راي
  15. سَوْءَٰتِهِمَآ ۗ sev'atihima çirkin yerlerini kök: سوا
  16. إِنَّهُۥ innehu muhakkak
  17. يَرَىٰكُمْ yerakum sizi görürler kök: راي
  18. هُوَ huve o
  19. وَقَبِيلُهُۥ ve kabiluhu ve kabilesi kök: قبل
  20. مِنْ min
  21. حَيْثُ haysu yerden kök: حيث
  22. لَا la
  23. تَرَوْنَهُمْ ۗ teravnehum sizin onları göremeyeceğiniz kök: راي
  24. إِنَّا inna muhakkak
  25. جَعَلْنَا cealna biz yaptık kök: جعل
  26. ٱلشَّيَـٰطِينَ ş-şeyatine şeytanları kök: شطن
  27. أَوْلِيَآءَ evliya'e dostları kök: ولي
  28. لِلَّذِينَ lillezine kimselerin
  29. لَا la inanmayan(ların)
  30. يُؤْمِنُونَ yu'minune zaman kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    Allah, şeytanın verdiği bu vesveseyi, kalplerinde hastalık bulunanlar ile kalpleri katı olanlara bir imtihan vesilesi kılmak için böyle yapar. Hiç…

  • Aynı kök: حيث (31 geçiş) · Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır.…

  • Aynı kök: حيث (31 geçiş) · Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona…

  • Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yusuf'a) saygı ile eğildiler. Yusuf dedi ki: "Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın…

  • Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    "Babacığım! Şeytana tapma! Çünkü şeytan Rahman'a isyankar olmuştur."

  • Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    "Babacığım! Doğrusu ben, sana, çok esirgeyici Rahman tarafından bir azabın dokunmasından, böylece şeytana bir dost olmandan korkuyorum."

  • Aynı kök: حيث (31 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Babalarının emrettiği şekilde (ayrı kapılardan) girdiklerinde (bile) bu, Allah'tan gelecek hiçbir şeyi onlardan uzaklaştıracak değildi. Sadece Yakub,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey âdemoğulları! Şeytan, ana babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak o bahçeden çıkardığı gibi sizi de aldatmasın! Çünkü o ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. dipnot 1 Şüphesiz ki biz, şeytanları inanmayanların dostları yaptık. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle cinlerin insanlar tarafından görülemeyeceğinin delilidir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet şeytanın kimlere dost kılınacağının delilidir. İman etmemek, Kur'an'dan yüz çevirmek "sebep", şeytanın dost edinilmesi "sonuç"tur. Benzer mesajlar: Meryem 19:83; Şu‘arâ 26:221-222; Fussilet 41:25; Zuhruf 43:36.

Mustafa İslamoğlu

Ey Ademoğulları! Tıpkı atalarınızın hasbahçeden çıkışına sebep olduğu gibi, Şeytan'ın sizi şaşırtmasına fırsat vermeyin: Cinselliklerini keşfetmeleri için, her ikisinin örtüden yoksun bırak(ılmasını sağla)mıştı. Hiç kuşkunuz olmasın ki, o ve avanesi sizin kendilerini hiç göremeyeceğiniz bir boyuttan sizi görüyorlar! Çünkü Biz şeytanları, (hakkıyla) iman etmeyenlere otorite kılarız.

Muhammed Esed

Ey Ademoğulları! Tıpkı atalarınızın cennetten çıkarılmalarına yol açtığı gibi, Şeytanın sizi de ayartmasına izin vermeyin: (Allaha karşı sorumluluk bilincinin benzediği) örtülerden yoksun bırakmıştı o. Muhakkak ki o ve avenesi, onları hiç fark edemeyeceğiniz yerde ve biçimde sizi (de) pusuda bekliyor! Gerçek şu ki Biz, (içtenlikle ve doğru bir biçimde) inanmayanların yanına-yakınına (her türden) şeytani güçler ve kuvvetler yerleştirdik;

Ahmed Hulusi

Ey Ademoğulları! Şeytan (bedeniniz), sizin ceddinizi, bedenselliği kendilerine göstermek suretiyle libaslarını (meleki kuvvelerini) onlardan soyarak cennet yaşamından çıkardığı gibi, sizi de fitneye düşürmesin! Çünkü o ve onun işlevini paylaşanlar, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. . . Biz, şeytanları (şaşırtıp saptırıcı kuvveleri - beş duyuya dayanan kabulleri), iman etmeyenler için veliler kıldık.

Ali Bulaç

Ey Ademoğulları, şeytan, anne ve babanızın çirkin yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini sıyırtarak, onları cennetten çıkardığı gibi sakın sizi de bir belaya uğratmasın. Çünkü o ve taraftarları, (kendilerini göremeyeceğiniz yerden) sizleri görmektedir. Biz gerçekten şeytanları, inanmayacakların dostları kıldık.

Ali Özek ve heyeti

Ey Âdem oğulları! Şeytan, ana babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın. Çünkü o ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz şeytanları, inanmayanların dostları kıldık.

Ali Rıza Safa

Ey Âdemoğulları! Şeytan, anne-babanızın çıplaklıklarını kendilerine göstermek amacıyla, giysilerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de saptırmasın. Çünkü o ve yandaşları, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Aslında, onları, inanmayanların dostları yaptık.

Bayraktar Bayraklı

Ey Ademoğulları! Şeytan, anne babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın! Çünkü o ve yandaşları, sizin onları görmeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz şeytanları, inanmayanların dostları kıldık.

Edip Yüksel

Ademoğulları, sapkın, ana babanızın vücutlarını kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak bahçeden çıkardığı gibi sizi de şaşırtmasın. O ve kabilesi sizin onları görmediğiniz yerden sizi görürler. Biz, sapkınları, onaylamayanların dostları yaptık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Adem oğulları, şeytan, ana babanızın vücutlarını kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de şaşırtmasın. O ve kabilesi sizin onları görmediğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları, inanmıyanların dostları yaptık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey Adem oğulları, şeytan nasıl ki, anne-babanızı çirkin yerlerini kendilerine göstermek için cennetten çıkardıysa sakın sizi de belaya uğratmasın! Çünkü o ve yandaşları sizleri, sizin kendilerini göremeyeceğiniz yönden görürler. Biz, o şeytanları imana gelmeyenlerin dostları kılmışızdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey Adem oğulları! Babanızla ananızı çirkin yerlerini kendilerine göstermek için Şeytan Cennetten çıkardığı gibi sakının sizi de belaya uğratmasın, çünkü o ve kabılesi sizi sizin kendilerini göremiyeceğiz cihetten görürler, biz o Şeytanları o kimselerin velileri kılmışızdır ki iymana gelmezler

Erhan Aktaş

Ey ademoğulları! dipnot 1 Şeytan kötülüklerini onlara göstermek için, libaslarını dipnot 2 soyarak dipnot 2 , ana babanızı cennetten dipnot 3 çıkardığı gibi sizi de bir fitneye düşürmesin. O ve taraftarları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları iman etmeyenlere evliya dipnot 4 kıldık.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ey insanlar.
  2. metne dön, dipnot 2
    Takva elbiselerini. İnsanın dünyaya tamamıyla yönelme, mal edinme hırsı, egonun, güçlü olma tutkusu ve bencilliğinin ortaya çıkması için takvadan uzaklaşması, takva elbiselerini çıkarması gerekir. Buradaki elbise ile kast edilen şey bedeni örtmek için giyilen elbise değildir. Örneğin libas, takva elbisesi, 7:26; açlık ve korku elbisesi, 16:112; gecenin elbise olması, 78:10.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bağlık, bahçelik, huzur dolu mükemmel yaşam ortamı.
  4. metne dön, dipnot 4
    Bkz. 7:3. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey ademoğulları! dipnot 1 Şeytan kötülüklerini onlara göstermek için, elbilselerini dipnot 2 soyarak dipnot 2 , ana babanızı cennetten dipnot 3 çıkardığı gibi sizi de bir fitneye düşürmesin. O ve taraftarları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları iman etmeyenlere evliya dipnot 4 kıldık.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ey insanlar.
  2. metne dön, dipnot 2
    Literal olarak libaslarını. Burada söz konusu edinilen libas takva elbisesidir, insanın dünyaya tamaıyla yönelme, mal edinme hırsı, egonun, güçlü olma tutkusu ve bencilliğinin ortaya çıkması için takvadan uzaklaşması, takva elbiselerini çıkarması gerekir. Buradaki elbise ile kast edilen şey bedeni örtmek için giyilen elbise değildir. Örneğin Libas, Takva elbisesi 7:26; Açlık ve korku elbisesi 16:112; Gecenin elbise olması 78:10 gibi anlamlarında kullanılmaktadır.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bağlık, bahçelik, huzur dolu mükemmel yaşam ortamı.
  4. metne dön, dipnot 4
    Yönlendirici, koruyucu, yardımcı, gözetici, destekleyici.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey ademoğulları! dipnot 1 Şeytan çirkinliklerini onlara göstermek için, elbiselerini soyarak dipnot 2 , ana babanızı cennetten dipnot 3 çıkardığı gibi sizi de bir fitneye düşürmesin. O ve taraftarları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları iman etmeyenlere evliya dipnot 4 kıldık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ey insanlar.
  2. metne dön, dipnot 2
    Takva sahibi, erdemli ve samimi olmaktan, Kur'an'ı ahlak edinmekten alı koyarak.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bağlık- bahçelik, huzur dolu mükemmel yaşam ortamı.
  4. metne dön, dipnot 4
    Koruyucular, yardımcılar, gözeticiler, destekleyiciler, yandaşlar.

Gültekin Onan

Ey Ademoğulları, şeytan anne ve babanızın çirkin yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini sıyırtarak onları cennetten çıkardığı gibi sakın sizi de bir belaya uğratmasın. Çünkü o ve taraftarları, kendilerini göremeyeceğiniz yerden sizleri görmektedir. Biz gerçekten şeytanları inanmayacakların dostları kıldık.

Hasan Basri Çantay

Ey Adem oğulları şeytan ana ve babanızı fena, yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini soyarak nasıl cennetden çıkardıysa sakın size de bir fitne (bela) yapmasın. Çünkü o da, kabiylesinden olan (lar) da sizi, sizin kendilerini göremeyeceğiniz yer (ler) den muhakkak görür (ler). Biz şeytanları iman etmeyeceklerin velileri yapdık.

İbni Kesir

Ey ademoğulları, şeytan, ana ve babanızı ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak nasıl cennetten çıkardıysa; sakın size de bir fitne yapmasın. O da, taraftarları da sizin onları görmediğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanı; iman etmeyenlerin velileri yaptık.

Mehmet Alagaş

(11-27) Kesinlikle sizi biz yarattık / halk ettik. Sonra size biçim verdik / suret verdik. Sonra meleklere dedik ki Ademe secde edin. İblis hariç secde ettiler. O secde edenlerden olmadı. Sana emrettiğim vakit secde etmedin sana ne / engel oldu / ne mâni oldu dedi. Dedi ki ben ondan hayırlıyım beni ateşten yarattın onu ise kurutulmuş çamurdan / Tın’dan yarattın. Oradan in, orada senin büyüklenmen / kibirlenmen olamaz, hemen çık, sen küçük düşmüşlerdensin dedi Beni tekrar diriliş gününe kadar beklet ebilir misin? dedi. Muhakkak sen bekletilenlerdensin dedi. Beni azdırmandan dolayı onlar için senin düzgün yoluna oturacağım. Sonra onlar a, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından varacağım. Çoğunu da şükreden bulmayacaksın. Kovulmuş olarak ve de kınanmış olarak oradan çık, sana onlardan kim tâbi olursa da sizin hepinizi cehenneme dolduracağım. Ey Âdem sen ve zevcen cennette yerleşin / iskân olun. Her ikiniz de istediğiniz taraftan yiyin , bu ağaca yaklaşmayın ikinizde zalimlerden olursunuz. Şeytan her ikisine avret olanı / açılması ayıp yeri çıkarmak için ikisine de fısıldadı / vesvese verdi. Rabbiniz bu ağaçtan sizi, iki melek olamayın veya ebedileşemeyin diye men etti dedi ve de ben size nasihat ediyorum diye yemin de etti. Aldanarak her ikisini de (ağaca) sarkıttırdı. Ağaçtan tattıklarında, avretleri her ikisinin de açığa çıktı. Her ikisi de cennet yapraklarından üzerlerine yamalamaya koyuldular. Rableri her ikisine de bu ağacı men etmedim mi diye seslendi / nida etti. Her ikinize de şeytan size açıkça düşmandır dedim. Her ikisi de Rabbimiz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan merhamet etmezsen hüsran oluruz dedi. Dedi ki bazılarınız bazılarınıza düşman olarak inin, sizlere arzda belirli bir zaman durma ve geçinme var. Dedi ki orada yaşayacaksınız ve orada öleceksiniz ve yine oradan çıkarılacaksınız. Ey Âdem oğulları sizlere edep yerlerinizi gizlemeniz için elbise ve tüy indirdik. Takva elbisesi bu hayırlıdır ve bu Allah ’ın ayetlerindendir, böylelikle belki düşünürler. Ey Âdem oğulları tıpkı ebeveynlerinizi, her ikisinin elbisesini edep yerleri gözükmesi için soydu ktan sonra cennetten çıkardığı gibi şeytan sizi sınayıp ayrıştırmasın / fitnelemesin. O ve kabilesi sizleri, sizin göremediğin iz taraftan görürler, Muhakkak şeytanları iman etmeyenlere dostlar yaptık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey Âdemoğlu! Şeytan; ana ve babanızı, mahrem yerlerini birbirine göstermek için elbiselerini sıyırarak Cennet'ten çıkardığı gibi, sakın sizi de fitneye düşürmesin. O ve ordusu, sizin onları göremediğiniz yerden sizi görürler. Doğrusu biz şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kıldık.

Süleyman Ateş

Ey Adem oğulları, şeytan, ana babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de (şaşırtıp) bir belaya düşürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz şeytanları, inanmayanların dostları yaptık.

Süleymaniye Vakfı

Ey Ademoğulları! Şeytan sakın sizi sıkıntıya sokmasın dipnot 1 ! Nitekim o, ana-babanızın bedenlerini birbirlerine göstermek için elbiselerini sıyırarak onları o bahçeden çıkartmıştı. İblis ve tayfası, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz şeytanları, inanmayanların velileri /en yakınları dipnot 2 yaptık."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Fitne", altını içindeki yabancı maddelerden ayırmak için ateşe sokmaktır (Müfredat). Kur'an'da bu kelime imtihan (A'raf 7/155), aldatma (A'raf 7/27), cehennem azabı (Zariyat 51/10-14) ve savaş (Bakara 2/216) anlamlarında kullanılmıştır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Cinlerden olduğu gibi insanlardan da şeytanlar vardır (Nas 114/1-6). İnsan ve cin şeytanlarından her biri diğerini etkiler (En'am 6/128-131).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey Âdemoğulları! Sakın Şeytan ana-babanızı yaktığı gibi sizi de yakmasın. Açılması hoş olmayacak yerlerini kendilerine göstermek için onların elbiselerini sıyırmış ve o bahçeden çıkarmıştı. O ve onun gibiler, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz Şeytanları inanmayanların dostları yaptık."

Şaban Britch

Ey Ademoğulları, şeytan ana ve babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sakın sizi de fitneye düşürmesin. O ve ordusu, sizin onları göremediğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları iman etmeyenlerin velileri kıldık.

Şaban Piriş

-Ey Ademoğulları, şeytan ana ve babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sakın sizi de fitneye düşürmesin. O ve taraftarları, sizin onları göremediğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları iman etmeyenlerin velileri kıldık.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey ademoğulları! Şeytan, ana-babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, size de bir fitne musallat etmesin. Çünkü o ve kabilesi sizi, onları göremeyeceğiniz yerden görürler. Biz o şeytanları, inanmayanlara dostlar yaptık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you Children of Adam: Let not AL-Shaytan lead you astray nor tempt you to do what is wrong as he had allured your aboriginal parents by the use of cunning and deceitful attractions inducing them to lose their modesty and decency and expose their private parts and there, he attained the desired end and the goal to his will, besides prompting their expulsion from Paradise. He sees you, and so do his associates, whereas you do not perceive them by sight. We made the satanic take interest in those who deny Allah.

Abdul Haleem

Children of Adam, do not let Satan seduce you, as he did your parents, causing them to leave the Garden, stripping them of their garments to expose their nakedness to them: he and his forces can see you from where you cannot see them: We have made evil ones allies to those who do not believe.

Abdullah Yusuf Ali

O ye Children of Adam! Let not Satan seduce you, in the same manner as He got your parents out of the Garden, stripping them of their raiment, to expose their shame: for he and his tribe watch you from a position where ye cannot see them: We made the evil ones friends (only) to those without faith.

Abul A'la Maududi

Children of Adam! Let not Satan deceive you in the manner he deceived your parents out of Paradise, pulling off from them their clothing to reveal to them their shame. He and his host surely see you from whence you do not see them. We have made satans the guardians of those who do not believe. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    These verses bring into focus several important points. First, that the need to cover oneself is not an artificial urge in man; rather it is an important dictate of human nature. Unlike animals, God did not provide man with the protective covering that He provided to animals. God rather endowed man with the natural instincts of modesty and bashfulness. Moreover, the private parts of the body are not only, related to sex, but also constitute 'sawat' that is, something the exposure of which is felt to be shameful. Also, God did not provide man with a natural covering in response to man's modesty and bashfulness, but has inspired in him see (verse 26)the urge to cover himself. This is in order that man might use his reason to understand the requirements of his nature, use the resources made available by God, and provide himself a dress. Second, man instinctively knows that the moral purpose behind the use of dress takes precedence over the physical purpose. Hence the idea that man should resort to dress in order to cover his private parts precedes the mention of dress as a means of providing protection and adornment to the human body. In this connection man is altogether different from animals, With regard to the latter, the natural covering that has been granted serves to protect them from the inclemencies of weather and also to beautify their bodies. However, that natural covering is altogether unrelated to the purpose of concealing their sexual organs. The exposure of those organs is not a matter of shame for them and hence their nature is altogether devoid of the urge to cover them. However, as men fell prey to Satanic influences, they developed a false and unhealthy notion about the function of dress. They were led to believe that the function of dress for human beings is no different from that for animals, viz., to protect them from the inclemencies of weather and to make them look attractive. As for concealing the private parts of the body, the importance of that function has been belittled. For men have been misled into believing that their private parts are, in fact, like other organs of their body. As in the case of animals, there is little need for human beings to conceal their sex organs. Third, the Qur'an emphasizes that it is not enough for the dress to cover the private parts and to provide protection and adornment to the human body. Man's dress ought to be the dress of piety. This means that a man's dress ought to conceal his private parts. It should also render a man reasonably presentable - the dress being neither too shabby and cheap nor overly expensive and extravagant relative to his financial standing. Nor should dress smack of pride or hauteur, or reflect that pathological mental state in which men prefer characteristically feminine dresses and vice versa: or that the people belonging to one nation mimic people of other nations so as to resemble them, thereby becoming a living emblem of collective humiliation and abasement. The Qur'anic ideal can only be achieved by those who truly believe in the Prophets and sincerely try to follow God's Guidance. For as soon as man decides to reject God's Guidance, Satan assumes his patronage and by one means or another manages to lead him into error after error. Fourth, the question of dress constitutes one of the numerous signs of God which is visible virtually throughout the world. When the facts mentioned above are carefully considered it will be quite clear as to why dress is an important sign of God.

Aisha Bewley

Children of Adam! do not let Shaytan tempt you into trouble as He expelled your parents from the Garden, stripping them of their covering and disclosing to them their private parts. He and his tribe see you from where you do not see them. We have made the shaytans friends of those who have no iman.

Al-Hilali & Khan

O Children of Adam! Let not Shaitân (Satan) deceive you, as he got your parents [Adam and Hawwâ’ (Eve)] out of Paradise, stripping them of their raiments, to show them their private parts. Verily, he and Qabîluhu (his soldiers from the jinn or his tribe) see you from where you cannot see them. Verily, We made the Shayâtin (devils) Auliyâ’ (protectors and helpers) for those who believe not.

Ali Quli Qarai

‘O Children of Adam! Do not let Satan tempt you, like he expelled your parents from paradise, stripping them of their garments to expose to them their nakedness. Indeed he sees you—he and his hosts— whence you do not see them. We have indeed made the devils friends of those who have no faith.’

Amatul Rahman Omar

O Children of Adam! do not let satan put you in trouble (in the same way) as he turned your parents out of the garden, stripping them of their raiment (of innocence) with the result that their shortcomings were made manifest to them both. Verily, he (- satan) sees you, he and his tribe, in such a way as you see them not. Verily, We have made satans friends of those who do not believe.

Arthur John Arberry

Children of Adam! Let not Satan tempt you as he brought your parents out of the Garden, stripping them of their garments to show them their shameful parts. Surely he sees you, he and his tribe, from where you see them not. We have made the Satans the friends of those who do not believe.

Bijan Moeinian

O’ children of Adam, never let Satan to tempt you; the kind of temptation that led to the expulsion of your forefathers from the Paradise. His temptation led to the loss of their natural garments, revealing their shameful parts to each others. Satan and his followers are present with you but you cannot see them. I have let them to dominate those who have chosen the disbelief.

E. Henry Palmer

O sons of Adam! let not Satan infatuate you as he drove your parents out of Paradise, stripping from them their garments, and showing them their shame; verily, he sees you - he and his tribe, from whence ye cannot see them. Verily, we have made the devils patrons of those who do not believe,

Edip-Layth

O Children of Adam, do not let the devil afflict you as he evicted your parents from the paradise; removing from them their garments to show them their bodies. He and his tribe see you from where you do not see them. We have made the devils as allies for those who do not acknowledge.

George Sale

O children of Adam, let not Satan seduce you, as he expelled your parents out of paradise, by stripping them of their cloathing, that he might shew them their nakedness: Verily he seeth you, both he and his companions, whereas ye see not them. We have appointed the devils to be the patrons of those who believe not:

Hamid S. Aziz

O children of Adam! Let not Satan infatuate you as he drove your parents out of Paradise, stripping from them their garments, and exposing for them their shame; verily, he watches you, he and his tribe, from whence you cannot see them. Verily, We have made the devils patrons of those without Faith.

Mahmoud Ghali

O Seeds (Or: sons) of Adam! Definitely do not let Ash-Shaytan (The All-vicious, i. e., the Devil) tempt you just as he brought your parents (Literally: your two feathers) out of the Garden, plucking out from them (both) their garments to show them their shameful parts. Surely he sees you, he and his (dependent) tribe, from where you do not see them. Surely We have made Ash-Shayatîn (The all-vicious ones, i.e., the devils) patrons of the ones who do not believe.

Marmaduke Pickthall

O Children of Adam! Let not Satan seduce you as he caused your (first) parents to go forth from the Garden and tore off from them their robe (of innocence) that he might manifest their shame to them. Lo! he seeth you, he and his tribe, from whence ye see him not. Lo! We have made the devils protecting friends for those who believe not.

Mohamed Ahmed - Samira

O sons of Adam, let not Satan beguile you as he did your parents out of Eden, and made them disrobe to expose their disgrace to them. For he and his host can see you from where you cannot see them. We have made the devils the friends of those who do not believe,

Muhammad Asad

O children of Adam! Do not allow Satan to seduce you in the same way as he caused your ancestors to be driven out of the garden: he deprived them of their garment [of God-consciousness] in order to make them aware of their nakedness. Verily, he and his tribe are lying in wait for you where you cannot perceive them! Verily, We have placed [all manner of] satanic forces near unto those who do not [truly] believe;

Mustafa Khattab

O children of Adam! Do not let Satan deceive you as he tempted your parents out of Paradise and caused their cover to be removed in order to expose their nakedness. Surely he and his soldiers watch you from where you cannot see them. We have made the devils allies of those who disbelieve.

Progressive Muslims

O Children of Adam, do not let the devil divert you as he evicted your parents from the paradise; he removed from them their protective layer to show them their wickedness. He and his tribe see you from where you do not see them. We have made the devils as allies for those who do not believe.

Rashad Khalifa

O children of Adam, do not let the devil dupe you as he did when he caused the eviction of your parents from Paradise, and the removal of their garments to expose their bodies. He and his tribe see you, while you do not see them. We appoint the devils as companions of those who do not believe.

Sahih International

O children of Adam, let not Satan tempt you as he removed your parents from Paradise, stripping them of their clothing to show them their private parts. Indeed, he sees you, he and his tribe, from where you do not see them. Indeed, We have made the devils allies to those who do not believe.

Sam Gerrans

O children of Adam: let not the satan subject you to means of denial as he turned your parents out of the garden, removing from them their raiment, that he might make manifest their shame to them. He and his kind see you from where you see them not. We have made the satans allies of those who do not believe.

Shabbir Ahmed

O Children of Adam! Let not your selfish desire deceive you as it deceived your ancestors, caused them to lose their paradise, and exposed their imperfections. A host of selfish and rebellious desires lurk within you. You can't even see them but these Satans see you and befriend those who do not believe.

Syed Vickar Ahamed

O you Children of Adam! Let not the Satan misguide you, in the same way that he got your parents out of the Garden, taking away from them their clothing, to expose their shameful (private) parts: Surely, he and his tribe (other jinns') watch you from a position that you cannot see them; Truly, we have made the Satans' as friends (only) of those without Faith.

Taqi Usmani

O children of ’Ādam, "Do not let Satan put you in trouble the way he had your parents expelled from Paradise, having their dress removed from them, so that he could show them their shame. Indeed, he sees you - he and his company - from where you do not see them. Surely, We have made the devils friends to those who do not believe.

The Monotheist Group

O Children of Adam, do not let the devil afflict you as he evicted your parents from the paradise; he removes from them their garments to show them their bodies. He and his tribe see you from where you do not see them. We have made the devils as allies for those who do not believe.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 27. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 27. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 27. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩