Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.
Bakara suresi · 183–187. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Bakara suresi, 183. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ كُتِبَ عَلَيْكُمُ ٱلصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ
Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.
Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi takvâya (duyarlılığa) ulaşasınız diye size de farz kılındı. dipnot 1
Siz ey iman edenler! Oruç tıpkı sizden öncekilere olduğu gibi size de yazıldı; belki bu sayede takvaya erersiniz:
Siz ey imana ermiş olanlar! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı, ki Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine varasınız.
Ey iman edenler, SIYAM (oruç - bedenselliği en alt sınıra indirip hakikatine yönelmek) sizden öncekilere olduğu gibi size de hükmoldu. Ta ki korunasınız!
Ey iman edenler, sizden öncekilere yazıldığı gibi, oruç, size de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki sakınırsınız.
Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.
Ey inanca çağırılanlar! Oruç, sizden öncekilere zorunlu yapıldığı gibi, size de zorunlu yapılmıştır; belki sorumluluk bilincine erişirsiniz diye. dipnot 32
Eski Ahit · Yeşaya 58:3
Diyorlar ki, ‹Oruç tuttuğumuzu neden görmüyor, 2 İsteklerimizi denetlediğimizi neden farketmiyorsun?› “Bakın, oruç tuttuğunuz gün keyfinize bakıyor, 2 İşçilerinizi eziyorsunuz. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Yeni Ahit · Matta 6:16
“Oruç tuttuğunuz zaman, ikiyüzlüler gibi surat asmayın. Onlar oruç tuttuklarını insanlara belli etmek için kendilerine perişan bir görünüm verirler. Size doğrusunu söyleyeyim, onlar ödüllerini… Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin
- Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günlerde farz kılındı ki, takvaya ulaşasınız. Ancak, sizden kim hasta ve yolcu olursa, diğer zamanlarda aynı gün sayısı kadar oruç tutmalıdır. Bunun dışında çeşitli nedenlerle orucu çok zorlukla tutabilecek olanlar, bir fakiri doyuracak kadar fidye vermelidirler. Her kim, yapmakla sorumlu olduğundan daha fazla iyilik yaparsa, kendisine iyilik yapmış olur; eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
Gerçeği onaylayanlar, sizden öncekilere oruç farz kılındığı gibi, sakınmanız için size de farz kılındı. dipnot 1
İnananlar, sizden öncekilere oruç farz kılındığı gibi, sakınmanız için size de farz kılındı.
Ey iman edenler, oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de korunasınız diye farz kılındı.
Ey o bütün iman edenler! Üzerlerinize oruc yazıldı, netekim sizden evvelkilere yazılmıştı gerek ki korunursunuz
Ey İman Edenler! Sizden öncekilere yazıldığı dipnot 1 gibi, siyam dipnot 2 size de yazıldı. Umulur ki takva sahibi olursunuz.
Ey iman edenler! Sizden öncekilere yazıldığı dipnot 1 gibi, siyam dipnot 2 size de yazıldı. Umulur ki takva sahibi olursunuz.
Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, siyam dipnot 1 size de farz kılındı. Umulur ki takva sahibi olursunuz.
Ey inananlar, sizden öncekilere yazıldığı gibi oruç size de yazıldı. Umulur ki sakınırsınız.
Ey iman edenler sizden evvelki (ümmet) lere yazıldığı gibi sizin üzerinize de oruç yazıldı (farz edildi). Taki korunasınız.
Ey iman edenler; sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de oruç farz kılındı. Ta ki korunasınız.
(183-189) Ey iman edenler size de tıpkı sizden öncekiler gibi sayılı günlerde oruç yazıldı, böylelikle belki korunursunuz, sizden her kim hasta ise veya yolculukta / seferde ise orucu, sayısınca diğer günlerde tutar , orucu tutmaya takati olmayanlar miskini yedirerek fidyesini (sorumluluktan kurtaran bedel ini) verirler, kim de gönlünden ilave hayır yaparsa o yaptığı kendi hayrınadır , tabi ki Oruç tutmanız eğer biliyorsanız sizin için hayırlıdır. (Oruç ile fidye arası tercih te kalırsanız ) Ramazan ayında Kur’an insanlara bir kılavuz, kılavuza dair açıklamalar ve ayırt edici olması için indirildi. Kim bu aya şahit olursa onda oruç tutsun kim hasta ise yahut yolculukta ise sayısınca diğer günlerde oruç tutsun, Allah sizin için kolaylık diler / murad eder zorluk istemez , s ayıyı / adet i tamamlayınız, size kılavuzluk etmesinden dolayı Allah’ı büyükleyiniz. (En büyük sensin deyiniz) Böylelikle belki teşekkür etmiş olursunuz. Kullarım sana benden sorduklarında kesinlikle ben yakınım, çağrıda bulunanın çağrısına çağırdığında cevap veririm o halde siz de bana cevap veriniz ve bana iman ediniz böylelikle belki yetişkin / reşit olursunuz. Oruç gecesi kadınlarınıza şehvetle yaklaşmanız helaldir , onlar sizin elbiselerinizdir, siz de onların elbiselerisiniz. Allah nefislerinize yazık ettiğinizi bildi ve sizin tövbenizi kabul etti ve sizi affetti, şimdi onlarla ilişkide / mübaşeret de bulunabilirsiniz. Allah’ın sizin için yazdığı şeyi arayın. Gün doğumunda beyaz ip ile siyah ip iyice belirinceye kadar yiyin ve için ( Fecir; doğru/sadık ve yalan/kazıb dikey aydınlık, gecenin gündüzden ayrıldığı an) sonrada geceye kadar orucu tamamlayın. Onlarla (kadınlarla) itikafta iken mescitler de ilişki de bulunmayın. (İtikaftakilere İftardan sonra da yasak) İşte bu Allah’ın sınırlarıdır / hudududur , onlara yakınlaşmayın . İnsanlar için ayetlerini Allah böyle açıklıyor, böylelikle belki sakınırsınız. Aranızda malları geçersiz / batıl bir şekilde yemeyin onların mallarının bir bölümünü yemek için rüşvet olarak hâkimlere aktarmayın. (Kovayla su aktarmak gibi) bunu günah olarak siz de biliyorsunuz. Sana hilalleri (ayın hilal şeklini) soruyorlar, de ki onlar hac ve insanlar için vakit bildirimleridir. Evlerin arkalarından girmek iyi bir şey değildir ve fakat sakınmak iyiliktir. Evlere kapılarından giriniz ve Allah’tan sakınınız böylelikle belki kurtuluşa erersiniz.
Ey İman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah’a karşı takva sahibi olursunuz diye size de farz kılındı.
Ey inananlar, sizden öncekilere yazıldığı gibi (günahlardan) korunmanız için sizin üzerinize de oruç yazıldı;
Ey inanıp güvenenler! Oruç, dipnot 1 sizden öncekilere farz kılındığı şekliyle dipnot 2 size de farz kılındı ki yanlışlardan sakınabilesiniz.
Ey inanıp güvenenler! Oruç, sizden öncekilere yazıldığı şekliyle size de yazıldı ki kendinizi koruyasınız.
Ey İman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah’a karşı takva sahibi olursunuz diye size de farz kılındı.
-Ey İman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız diye size de farz kılındı.
Ey iman sahipleri! Oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır. Bu sayede korunmanız umulmaktadır.
Bakara suresi, 184. ayet. أَيَّامًا مَّعْدُودَٰتٍ فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضًا أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ وَعَلَى ٱلَّذِينَ يُطِيقُونَهُۥ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْكِينٍ فَمَن تَطَوَّعَ خَيْرًا فَهُوَ خَيْرٌ لَّهُۥ وَأَن تَصُومُوا۟ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ
Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
(Oruç size) sayılı günlerde olmak üzere (farz kılındı). İçinizden kim hasta veya yolcu olursa, (tutamadığı gün sayısı kadar) diğer günlerden o sayı(yı tamamlasın). Oruç tutmaya zar zor güçleri yetenlerin ise dipnot 1 bir fakiri doyuracak kadar fidye (vermesi) gerekir. Kim gönüllü olarak iyilik yaparsa, bu kendisi için daha hayırlıdır. Bilirseniz (zorluğa rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
Sayılı günlerde... Sizden kim hasta ya da yolcu olursa, tutmadığın sayısı kadar diğer günlerde (oruç tutar) ve (bunlar arasından) ona gücü yetenler üzerine, bir yoksulu doyuracak fidye gerekir; Kim daha fazla hayır işlerse kendisi için daha yararlı olur, ama -eğer bilirseniz-oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
Sayılı günlerde (oruç). Ancak sizden kim, hasta veya seyahatte olursa diğer zamanlarda (aynı gün sayısı kadar oruç tutmalıdır); ve (bu gibi hallerde) gücü yetenlere bir muhtacı doyurarak fidye vermek, bir yükümlülüktür. Her kim, yapmaya yükümlü olduğundan daha fazla iyilik yaparsa kendisine iyilik yapmış olur; zira oruç tutmak kendinize iyilik yapmaktır -keşke bunu bilseydiniz.
Bu sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta veya seyahatte olursa (orucu) yaşayamadığı günler kadar telafi eder. Oruç tutmaya takatı sınırda olanların (sağlığı elvermeyenlerin) üzerine miskin'in (yoksulun) yemeği bir fidye düşer (oruçsuz her günlerine karşılık). Kim hayır olarak daha fazlasını verirse, bu onun için daha hayırlıdır. Sıyam sizin için daha hayırlıdır (yerine fidye vermekten), eğer bilirseniz.
(Oruç) Sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutsun). Zor dayanabilenlerin üzerinde bir yoksulu doyuracak kadar fidye (vardır). Kim gönülden bir hayır yaparsa bu da kendisi için hayırlıdır. Oruç tutmanız, -eğer bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır.
Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder. (İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için (fidye vermekten) daha hayırlıdır.
Sayılı günlerdir. Yine de sağlığı bozuksa veya yolcuysa, tutamadığı günlerin sayısına denk, diğer günlerde tutmalıdır. Gücü olmayanlar, bir yoksulu doyurarak kurtulmalık vermelidir. İsteyerek, kim bir iyilik yaparsa, kendisi için iyilik yapmış olur. Oruç tutmak da kendiniz için iyilik yapmaktır; keşke bilseydiniz!
- Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günlerde farz kılındı ki, takvaya ulaşasınız. Ancak, sizden kim hasta ve yolcu olursa, diğer zamanlarda aynı gün sayısı kadar oruç tutmalıdır. Bunun dışında çeşitli nedenlerle orucu çok zorlukla tutabilecek olanlar, bir fakiri doyuracak kadar fidye vermelidirler. Her kim, yapmakla sorumlu olduğundan daha fazla iyilik yaparsa, kendisine iyilik yapmış olur; eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
Sayılı günlerde... Hasta olanlarınız veya yolculukta bulunanlarınız tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Güç yetirenler bir yoksulu doyurarak adakta bulunsunlar. Kim gönül isteğiyle iyilik yaparsa kendisi için daha iyidir; ancak oruç tutmanız sizin için en iyisidir, bir bilseniz!
Sayılı günlerde... Hasta olanlarınız veya yolculukta bulunanlarınız tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Güç yetirenler bir yoksulu doyurarak adakta bulunsunlar. Kim gönül isteğiyle (daha fazla yoksulu doyurmak için) iyilik yaparsa kendisi için daha iyidir; ancak oruç tutmanız sizin için en iyisidir, bir bilseniz!
Sayılı günler... İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan ise, diğer günlerden sayısınca tutar. Ona dayanıp kalanlar (dayanamayanlar) üzerine de bir yoksulu doyuracak fidye vermek gerekir. Her kim de hayrına fidyeyi artırırsa hakkında daha hayırlıdır. Yine de oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.
Sayılı günler, içinizden hasta olan veya seferde bulunan ise diğer günlerden sayısınca, ona dayanıb kalacaklar üzerine de fidye: bir miskin doyumu, her kim de hayrına fidyeyi artırırsa hakkında daha hayırlıdır, bununla beraber oruc tutmanız sizin için daha hayırlıdır eğer bilirseniz
Sayılı günlerdir. dipnot 1 Artık sizden kim hastalanır veya seferde olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Onu tutmaya gücü yetenlerin, dipnot 2 bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermesi gerekir. Böyle olmakla birlikte, kim gönlünden gelerek daha fazlasını yaparsa, bu, onun için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz, siyam yapmanız dipnot 3 sizin için hayırlı olandır.
Sayılı günlerdir. dipnot 1 Artık sizden kim hastalanır veya seferde olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Onu tutmaya gücü yetenlerin dipnot 2 , bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermesi gerekir. Böyle olmakla birlikte, kim gönlünden gelerek daha fazlasını yaparsa, bu, onun için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz, siyam yapmanız dipnot 3 sizin için hayırlı olandır.
Sayılı günlerdir. dipnot 1 Artık sizden kim hastalanır veya sefere çıkarsa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Onu tutmaya gücü yetenlerin dipnot 2 , bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermesi gerekir. Böyle olmakla birlikte, kim gönlünden gelerek daha fazlasını yaparsa, bu, onun için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz, siyam yapmanız dipnot 3 sizin için daha hayırlıdır.
(Oruç) Sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta veya yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutsun). Zor dayanabilenlerin (veya: güç yetiremeyenlerin) üzerinde bir yoksulu doyuracak kadar fidye (vardır). Kim gönlünden bir hayır yaparsa (fidye oranını arttırmak, daha çok yoksul doyurmak vb.) bu da kendisi için hayırlıdır. Oruç tutmanız - eğer bilirseniz - sizin için daha hayırlıdır.
(O) sayılı günler (dir). Artık sizden kim (o günlerde) hasta, yahud sefer üzerinde olur (ve orucunu yemiş bulunur) sa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutar. İhtiyarlığından, yahud şifa bulması ümid edilmeyen bir hastalıkdan dolayı oruç tutmıya) gücü yetmeyenler üzerine de bir yoksul doyumu fidye (lazımdır). Bununla beraber kim gönül isteğiyle bir hayır yaparsa işte bu, onun için daha hayırlıdır. Oruç tutmanız sizin hakkınızda (yemenizden ve fidye vermenizden) hayırlıdır, bilirseniz.
Sayılı günler olarak. Sizden kim hasta veya seferde olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde; gücü yetmeyenlere de bir yoksul doyumu fidye. Bununla beraber kim gönüllü olarak iyilik yaparsa bu; kendisi için
(183-189) Ey iman edenler size de tıpkı sizden öncekiler gibi sayılı günlerde oruç yazıldı, böylelikle belki korunursunuz, sizden her kim hasta ise veya yolculukta / seferde ise orucu, sayısınca diğer günlerde tutar , orucu tutmaya takati olmayanlar miskini yedirerek fidyesini (sorumluluktan kurtaran bedel ini) verirler, kim de gönlünden ilave hayır yaparsa o yaptığı kendi hayrınadır , tabi ki Oruç tutmanız eğer biliyorsanız sizin için hayırlıdır. (Oruç ile fidye arası tercih te kalırsanız ) Ramazan ayında Kur’an insanlara bir kılavuz, kılavuza dair açıklamalar ve ayırt edici olması için indirildi. Kim bu aya şahit olursa onda oruç tutsun kim hasta ise yahut yolculukta ise sayısınca diğer günlerde oruç tutsun, Allah sizin için kolaylık diler / murad eder zorluk istemez , s ayıyı / adet i tamamlayınız, size kılavuzluk etmesinden dolayı Allah’ı büyükleyiniz. (En büyük sensin deyiniz) Böylelikle belki teşekkür etmiş olursunuz. Kullarım sana benden sorduklarında kesinlikle ben yakınım, çağrıda bulunanın çağrısına çağırdığında cevap veririm o halde siz de bana cevap veriniz ve bana iman ediniz böylelikle belki yetişkin / reşit olursunuz. Oruç gecesi kadınlarınıza şehvetle yaklaşmanız helaldir , onlar sizin elbiselerinizdir, siz de onların elbiselerisiniz. Allah nefislerinize yazık ettiğinizi bildi ve sizin tövbenizi kabul etti ve sizi affetti, şimdi onlarla ilişkide / mübaşeret de bulunabilirsiniz. Allah’ın sizin için yazdığı şeyi arayın. Gün doğumunda beyaz ip ile siyah ip iyice belirinceye kadar yiyin ve için ( Fecir; doğru/sadık ve yalan/kazıb dikey aydınlık, gecenin gündüzden ayrıldığı an) sonrada geceye kadar orucu tamamlayın. Onlarla (kadınlarla) itikafta iken mescitler de ilişki de bulunmayın. (İtikaftakilere İftardan sonra da yasak) İşte bu Allah’ın sınırlarıdır / hudududur , onlara yakınlaşmayın . İnsanlar için ayetlerini Allah böyle açıklıyor, böylelikle belki sakınırsınız. Aranızda malları geçersiz / batıl bir şekilde yemeyin onların mallarının bir bölümünü yemek için rüşvet olarak hâkimlere aktarmayın. (Kovayla su aktarmak gibi) bunu günah olarak siz de biliyorsunuz. Sana hilalleri (ayın hilal şeklini) soruyorlar, de ki onlar hac ve insanlar için vakit bildirimleridir. Evlerin arkalarından girmek iyi bir şey değildir ve fakat sakınmak iyiliktir. Evlere kapılarından giriniz ve Allah’tan sakınınız böylelikle belki kurtuluşa erersiniz.
Oruç, sayılı günlerdir. İçinizden hasta veya yolcu olanlar, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutsun. Oruca dayanamayanlar ise, bir yoksul doyuracak kadar fidye versin. Kim gönülden bir iyilik yaparsa, o iyiliği kendine yapmıştır. Şunu bilin ki; oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
Sayılı günler olarak. Sizden kim hasta veya seferde olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutar). Oruca (güç) dayananların fidye vermesi, bir yoksulu doyurması lazımdır. Bununla beraber gönül isteğiyle kim bir iyilik yapar(oruç tutar)sa o, kendisi için iyidir. Bilirseniz oruç tutmanız, sizin için daha hayırlıdır.
(Orucu) Sayılı günlerde (tutun). dipnot 1 Sizden kim hasta veya yolculuk halinde olursa tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde tutsun. Oruca takatı olanların /gücü yetenlerin dipnot 2 bir miskini doyuracak kadar fidye dipnot 3 (fitre) verme görevi vardır. Kim (fitre dahil) bir iyiliği fazlasıyla yaparsa onun için daha iyi olur. Bilseniz (hasta veya yolcu iken de) oruç tutmanız sizin için daha iyidir.
(Size yazılan oruç) sayılı günlerde tutulur. Sizden kim, hasta veya yolculuk halinde olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde tutsun. Orucu tutabilecek olanların dipnot 1 bir çaresizi doyuracak kadar fidye (fitre) vermesi de gerekir. Kim bir iyiliğin fazlasını yaparsa onun için iyi olur. Oruç tutmanızın ne kadar iyi olduğunu bilseniz, (hasta ve yolcu olmanıza rağmen) tutarsınız.
O, sayılı günlerdir. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamayanlar bir yoksul doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa, o iyilik kendinedir. Oruç tutmanız, eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.
O, sayılı günlerdir. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamayanlar bir yoksul doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa o iyilik kendinedir. Oruç tutmanız, eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.
Sayılı günlerdir. Sizden kim hasta olur veya yolculuk halinde bulunursa tutamadığı gün sayısınca başka günlerde tutar. Oruca zorlukla dayananlar üzerine düşen, fidye olarak bir yoksulu doyurmaktır. Kim bir mecburiyeti olmaksızın içinden gelerek iyilik yaparsa bu onun için daha hayırlı olur. Ve oruç tutmanız, eğer bilirseniz, sizin için daha hayırlıdır.
Bakara suresi, 185. ayet. شَهْرُ رَمَضَانَ ٱلَّذِىٓ أُنزِلَ فِيهِ ٱلْقُرْءَانُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَٰتٍ مِّنَ ٱلْهُدَىٰ وَٱلْفُرْقَانِ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ ٱلشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ وَمَن كَانَ مَرِيضًا أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ يُرِيدُ ٱللَّهُ بِكُمُ ٱلْيُسْرَ وَلَا يُرِيدُ بِكُمُ ٱلْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُوا۟ ٱلْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا۟ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah'ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.
Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, bir rehber ve doğruyu yanlıştan ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Sizden o bir aylık süreye ulaşanlar onu (o ayı) oruç tutsun! (İçinizden) kim hasta veya yolcu olursa, (tutamadığı gün sayısı kadar) diğer günlerden o sayı(yı tamamlasın). Allah sizin için kolaylık ister; zorluk istemez. dipnot 1 (Bütün bunlar), sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık Allah'ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.
(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, insanlığa rehber olan, bu rehberliğin apaçık belgelerini taşıyan ve hakkı batıldan ayıran Kur'an işte bu ayda indirilmiştir. Sizden biri bu aya ulaştığında oruç tutsun; hasta ya da yolcu olan kimse de başka günlerde kaza etsin! Allah sizin için kolaylık ister, sizi zora koşmak istemez; oruç günlerinin sayısını tamamlamanızı, sizi doğru yola ulaştırdığı için O'nu yüceltmenizi ve şükretmenizi ister.
Kur'an, insanoğluna bir rehber, bu rehberliğin apaçık bir delili ve doğruyu yanlıştan ayırt edici bir ölçü olarak (ilk defa) bu Ramazan Ayında indirilmiştir. Bundan dolayı, sizden kim bu aya erişirse onu baştan başa tutsun. Ancak hasta veya seyahatte olan, başka günlerde (aynı sayıda oruç tutsun). Allah sizin için kolaylık diler, zorluk çekmenizi istemez; ama (belirlenen günlerin) sayısını tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı yüceltmenizi ve (O'na) şükretmenizi (ister).
İnsanlara hakikati idrak ettiren ve gerçekle yanlış arasındaki farkları açıklayan Kur'an, Ramazan ayı içinde inzal olmuştur. Sizden kim bu aya ererse, sıyamı (orucu her boyutuyla) yaşasın. Kim de hasta veya seyahatte olursa, o günler sayısınca tamamlasın. Varlığınızdaki hakikati yaşamayı sıyam ile kolaylaştırmak ister, güçleştirmek istemez. O sayılı günleri tamamlayarak, size hakikati yaşattığı ölçüde, Allah'ın ekberiyetini hissetmenizi ve bunu değerlendirmenizi ister.
Ramazan ayı... İnsanlar için hidayet olan ve doğru yolu ve (hak ile batılı birbirinden) ayıran apaçık belgeleri (kapsayan) Kur'an onda indirilmiştir. Öyleyse sizden kim bu aya şahid olursa artık onu tutsun. Kim hasta ya da yolculukta olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde (tutsun). Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. (Bu kolaylık) sayıyı tamamlamanız ve sizi doğru yola (hidayete) ulaştırmasına karşılık Allah'ı büyük tanımanız içindir. Umulur ki şükredersiniz.
Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an' ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir.
Ramazan ayı, insanlar için yol gösteren ve açık bir kanıt olan ve Gerçeği Ayrıştıran Kur'an'ın indirildiği aydır. O aya erişen, onu oruçla geçirmelidir. Sağlığı bozuksa veya yolcuysa, tutamadığı günlerin sayısına denk, diğer günlerde tutmalıdır. Allah, sizin için kolaylık ister; zorluk istemez. Sayıyı tamamlamanız ve sizi doğru yola eriştirmesine karşılık, Allah'ı yüceltmeniz için böyledir; belki şükredersiniz diye.
Kur'an, insanlara bir rehber, bu rehberliğin apaçık delili ve doğruyu yanlıştan ayırt edici bir ölçü olarak Ramazan ayında indirilmiştir. Bundan dolayı, sizden kim bu aya ulaşırsa, bu ayda oruç tutsun. Ancak hasta veya seyahatte olan, başka günlerde aynı günler miktarınca oruç tutsun. Allah sizin için kolaylık diler, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz ve O'na şükretmeniz içindir.
Ramazan, insanlara yol gösterici, apaçık bir öğreti ve yasa kitabı olan Kuran'ın indirildiği aydır. Kim o aya ulaşırsa oruç tutsun. Hasta veya yolcu olanlarınız, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde oruç tutar. ALLAH sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Böylece sayıyı tamamlar, sizi doğruya ulaştıran ALLAH'ı yüceltip şükredersiniz.
Ramazan, insanlara yol gösterici, apaçık bir öğreti ve yasa kitabı olan Kuran'ın indirildiği aydır. Kim o aya ulaşırsa oruç tutsun. Hasta veya yolcu olanlarınız, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde oruç tutar. ALLAH sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Böylece (oruç günlerinin) sayısını tamamlar, sizi doğruya ulaştıran ALLAH'ı yüceltip şükredersiniz.
O Ramazan ayı ki, insanları irşad için, hak ile batılı ayırt eden, hidayet ve deliller halinde bulunan Kur'an onda indirildi. Onun için sizden her kim bu aya erişirse oruç tutsun. Kim de hasta veya yolculukta ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin. Allah size kolaylık diliyor, zorluk dilemiyor. Bir de o sayıyı tamamlamanızı ve size gösterdiği doğru yol üzere kendisini yüceltmenizi istiyor. Umulur ki, şükredesiniz!
O Şehri Ramazan ki insanları irşad için hak fürkanı, hidayet delili beyyineler halinde Kur'an onda indirildi, onun için sizden her kim bu Ay şuhudda -ya'ni hazarda- ise onu oruç tutsun, kim de hasta yahud seferde ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerden kaza etsin, Allah size kolaylık irade buyuruyor zorluk irade buyurmuyor, hem buyuruyor ki sayıyı ikmal eyleyesiniz de size hidayet buyurduğu veçh üzere Allahı tekbir ile büyükleyesiniz ve gerek ki şükredesiniz
Ramazan ayı ki: İnsanlar için hidayet rehberi olan, doğru yola ileten, doğru ile yanlışı birbirinden ayıran; apaçık kanıtları içeren Kur'an o ayda indirildi. Sizden, kim bu aya erişirse savm/siyam yapsın dipnot 1 . Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, sizin için zorluk değil kolaylık diler. Allah, belirlenen günlerin sayısını tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdiğinden, Kendisini yüceltmenizi ister ki böylece şükretmiş olursunuz.
Ramazan ayı ki: İnsanlar için hidayet rehberi olan, doğru yola ileten, doğru ile yanlışı birbirinden ayıran; apaçık kanıtları içeren Kur'an o ayda indirildi. Sizden, kim bu aya erişirse savm/siyam yapsın. dipnot 1 Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, sizin için zorluk değil kolaylık diler. Allah, belirlenen günlerin sayısını tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdiğinden, Kendisini yüceltmenizi ister ki böylece şükretmiş olursunuz.
Ramazan ayı ki: İnsanlar için hidayet rehberi olan, doğru yola ileten, doğru ile yanlışı birbirinden ayıran; apaçık kanıtları içeren Kur'an o ayda indirildi. Sizden, kim bu aya erişirse savm/siyam yapsın. dipnot 1 Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, sizin için zorluk değil kolaylık diler. Allah, belirlenen günlerin sayısını tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdiğinden, Kendisini yüceltmenizi ister. Umulur ki şükredersiniz.
Ramazan ayı... insanlar için hidayet olan ve doğru yolu ve (hak ile batılı birbirinden) ayıran apaçık belgeleri (kapsayan) Kuran onda indirilmiştir. Öyleyse sizden kim bu aya şahit olursa artık onu tutsun. Kim hasta ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde (tutsun). Tanrı size kolaylık diler, zorluk dilemez. (Bu kolaylık) sayıyı tamamlamanız ve sizi doğru yola (hidayete) ulaştırmasına karşılık Tanrı'yı büyük tanımanız içindir. Umulur ki şükredersiniz.
(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki Kur'an onda (ki Kadir gecesinde levh-i mahfuzdan sema-i dünyaye) indirilmişdir. (O Kur'an ki) insanlara (mahz-ı) hidayetdir, doğru yolun ve Hak ile baatılı ayırd eden hükümlerin nice açık delilleridir. Öyleyse içinizden kim o aya erişirse (hazır olur, müsafir olmazsa) onu (orucunu) tutsun, kim de hasta olur, yahud bir sefer üzerinde bulunursa o halde başka günlerde, oruç tutamadığı günler sayısınca (orucunu kazaa etsin). Allah size kolaylık diler, size güdük istemez. (Bu kolaylığı istemesi;) o sayıyı (kazaa borcunuzu) ikmal etmeniz, Allahı sizi muvaffak buyurduğu o şeyden dolayı da büyük tanımanız içindir. Olur ki şükr edersiniz.
Ramazan ayı; öyle bir aydır ki, insanlara doğru yolu gösteren, hak ile batılı ayıran Kur'an, o ayda indirilmiştir. Sizden her kim ayı görürse oruç tutsun. Kim de hasta olur veya seferde bulunursa, diğer günlerde o kadar oruç tutsun. Allah, sizin için kolaylık ister, güçlük istemez. Bu sayıyı tamamlamanız; size hidayet ihsan etmiş olduğundan Allah'ı tekbir ile yüceltmeniz içindir ve umulur ki şükredesiniz.
(183-189) Ey iman edenler size de tıpkı sizden öncekiler gibi sayılı günlerde oruç yazıldı, böylelikle belki korunursunuz, sizden her kim hasta ise veya yolculukta / seferde ise orucu, sayısınca diğer günlerde tutar , orucu tutmaya takati olmayanlar miskini yedirerek fidyesini (sorumluluktan kurtaran bedel ini) verirler, kim de gönlünden ilave hayır yaparsa o yaptığı kendi hayrınadır , tabi ki Oruç tutmanız eğer biliyorsanız sizin için hayırlıdır. (Oruç ile fidye arası tercih te kalırsanız ) Ramazan ayında Kur’an insanlara bir kılavuz, kılavuza dair açıklamalar ve ayırt edici olması için indirildi. Kim bu aya şahit olursa onda oruç tutsun kim hasta ise yahut yolculukta ise sayısınca diğer günlerde oruç tutsun, Allah sizin için kolaylık diler / murad eder zorluk istemez , s ayıyı / adet i tamamlayınız, size kılavuzluk etmesinden dolayı Allah’ı büyükleyiniz. (En büyük sensin deyiniz) Böylelikle belki teşekkür etmiş olursunuz. Kullarım sana benden sorduklarında kesinlikle ben yakınım, çağrıda bulunanın çağrısına çağırdığında cevap veririm o halde siz de bana cevap veriniz ve bana iman ediniz böylelikle belki yetişkin / reşit olursunuz. Oruç gecesi kadınlarınıza şehvetle yaklaşmanız helaldir , onlar sizin elbiselerinizdir, siz de onların elbiselerisiniz. Allah nefislerinize yazık ettiğinizi bildi ve sizin tövbenizi kabul etti ve sizi affetti, şimdi onlarla ilişkide / mübaşeret de bulunabilirsiniz. Allah’ın sizin için yazdığı şeyi arayın. Gün doğumunda beyaz ip ile siyah ip iyice belirinceye kadar yiyin ve için ( Fecir; doğru/sadık ve yalan/kazıb dikey aydınlık, gecenin gündüzden ayrıldığı an) sonrada geceye kadar orucu tamamlayın. Onlarla (kadınlarla) itikafta iken mescitler de ilişki de bulunmayın. (İtikaftakilere İftardan sonra da yasak) İşte bu Allah’ın sınırlarıdır / hudududur , onlara yakınlaşmayın . İnsanlar için ayetlerini Allah böyle açıklıyor, böylelikle belki sakınırsınız. Aranızda malları geçersiz / batıl bir şekilde yemeyin onların mallarının bir bölümünü yemek için rüşvet olarak hâkimlere aktarmayın. (Kovayla su aktarmak gibi) bunu günah olarak siz de biliyorsunuz. Sana hilalleri (ayın hilal şeklini) soruyorlar, de ki onlar hac ve insanlar için vakit bildirimleridir. Evlerin arkalarından girmek iyi bir şey değildir ve fakat sakınmak iyiliktir. Evlere kapılarından giriniz ve Allah’tan sakınınız böylelikle belki kurtuluşa erersiniz.
Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tekbir/tazim etmeniz, şükretmeniz içindir
Ramazan ayı, insanlara yol gösteren, hidayeti, doğruyu ve yanlışı ayırdedip açıklayan Kur'an'ın indirildiği aydır. İçinizden kim o aya yetişir(ayı görür)se oruç tutsun. Kim hasta olur, yahut seferde bulunursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde oruç tutsun. Allah sizin için kolaylık ister, güçlük istemez. Sayıyı tamamlamanızı, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı tekbir etmenizi ister. Şükredesiniz diye (size bu kolaylığı gösterir).
(Sayılı günler) dipnot 1 hem insanlara bir rehber hem de o rehberin ve hakla batılı ayırmanın açık belgeleri olan Kur'an'ın dipnot 2 indirildiği Ramazan ayıdır. Sizden kim o aya ulaşırsa onu oruçlu geçirsin. Kim de hasta yahut yolculuk halinde olursa (tutmadığı) o günlerin sayısı kadar diğer günlerde oruç tutsun. dipnot 3 Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bunlar, sayıyı tamamlamanız, (orucun bittiği gün) sizi doğruya yöneltmesine karşılık Allah'ı tekbirlerle anmanız (bayram namazı kılmanız) dipnot 4 ve ona karşı görevinizi yerine getirmeniz içindir.
(Sayılı günler) dipnot 1 Ramazan ayıdır. İnsanlara rehber olan dipnot 2 ve rehberin açıklayıcı ayetlerinden oluşan Kur'an'ın dipnot 3 , o Furkan'ın dipnot 4 indirildiği aydır. Sizden kim o ayı yaşarsa, oruçlu geçirsin. Kim de hasta yahut yolculuk halinde olursa, o günlerin sayısı kadar diğer günlerde oruç tutsun. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bunlar, sayıyı tamamlamanız, (orucun bittiği gün) sizi buna yöneltmesine karşılık (Bayram namazında) Allah'ın yüceliğini seslendirmeniz dipnot 5 ve ona karşı görevinizi yerine getirmeniz içindir.
Ramazan ayı, içinde insanlara doğru yolu gösteren, doğru ile yanlışı birbirinden ayırıp açıklayan, bir rehber olmak üzere Kur’an’ın indirildiği aydır. Sizden kim o aya erişirse oruç tutsun. Hasta olan veya seferde bulunan, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Sayıyı tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı tekbir etmenizi ister. Umulur ki şükredersiniz.
Ramazan ayı, içinde insanlara doğru yolu gösteren, doğru ile yanlışı birbirinden ayırıp açıklayan, bir rehber olmak üzere Kur'an'ın indirildiği aydır. Sizden kim o aya erişirse oruç tutsun. Hasta olan veya seferde bulunan, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Sayıyı tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı tekbir etmenizi ister. Umulur ki şükredersiniz.
Ramazan o aydır ki; insanlara kılavuz olan, iyi-kötü ayrımıyla hidayetten kanıtlar getiren Kur'an, onda indirilmiştir. O halde bu aya ulaşanınız onu oruçlu geçirsin. Hasta olan veya yolculuk halinde bulunan, tutamadığı gün sayısınca başka günlerde tutsun. Allah sizin için kolaylık ister; O sizin için zorluk istemez. Tutulmamış olan günleri tamamlamanızı, sizi doğru yola kılavuzladığı için Allah'ı yüceltmenizi ister. Ve sizin şükretmeniz umulmaktadır.
Bakara suresi, 186. ayet. وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِى عَنِّى فَإِنِّى قَرِيبٌ أُجِيبُ دَعْوَةَ ٱلدَّاعِ إِذَا دَعَانِ فَلْيَسْتَجِيبُوا۟ لِى وَلْيُؤْمِنُوا۟ بِى لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ
Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.
Kullarım sana, beni sorduğunda (de ki): "Ben (kendilerine) çok yakınım. dipnot 1 Bana dua ettiği zaman, dua edenin çağrısına cevap veririm. dipnot 2 (Kullarım) benim davetime uysunlar dipnot 3 ve bana inansınlar ki doğru yolu bulabilsinler!"
Eğer kullarım sana Benden soracak olurlarsa, iyi bilsinler ki Ben çok yakınım: Bana dua edenin çağrısına hemen karşılık veririm. Öyleyse onlar da Bana karşılık versinler ve Bana tam güvensinler ki, hak yoluna yöneltilsinler.
Eğer kullarım sana Benim hakkımda sorular sorarsa -(bilsinler ki) Ben çok yakınım; dua edenin yakarışlarına her zaman karşılık veririm; öyleyse onlar da Bana karşılık versinler ve Bana inansınlar ki doğru yolu bulabilsinler.
Kullarım sana BEN'den sorarlarsa, şüphesiz ki ben Kariyb'im (anlayış sınırı kadar yakın!) ("Şahdamarından yakınım" ayetini hatırlayalım). . . Yönelip isteyene (dua) icabet ederim. O halde onlar da bana icabet etsinler ve bana iman etsinler ki olgunluklarını yaşasınlar.
Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar.
Kullarım sana, beni sorduğunda (onlara deki): Ben (şüphesiz onlara) çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar. Ola ki doğru yolu bulurlar.
Kullarım, Beni sana sorduğunda, kuşkusuz, Yakınım. Bana yakarışlarda bulunduğunda, yakarış yapanın yakarışlarına yanıt veririm. Artık, onlar da Bana yanıt versinler ve Bana inansınlar; böylece, belki dosdoğru olana erişirler.
Kullarım sana beni sorduklarında de ki ben çok yakınım; bana dua ettiğinde, dua edenin isteğine karşılık veririm. O halde, benim davetime uysunlar ve bana güvensinler ki doğru yolu bulabilsinler.
Kullarım beni sana soracak olurlarsa bilsinler ki ben yakınım. Beni çağırdığı vakit çağıranın çağrısına karşılık veririm. Doğru yolu bulmaları için onlar da bana karşılık vermeli ve beni onaylamalı.
Kullarım beni sana soracak olurlarsa bilsinler ki ben yakınım. Beni çağırdığı vakit çağıranın çağrısına karşılık veririm. Doğru yolu bulmaları için onlar da bana karşılık vermeli ve bana inanmalı.
Şayet kullarım Beni senden sorarlarsa gerçekten Ben çok yakınım. Bana dua edince duacının duasını kabul ederim; O halde onlar da Benim davetime koşsunlar ve Bana layıkiyle iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler.
Ve şayed kullarım sana benden sual ettilerse muhakkak ki ben çok yakınımdır, bana dua edince duacının duasına icabet ederim o halde onlar da benim da'vetime koşsunlar ve bana hakkile iman etsinler ki rüşd ile gidebilsinler
Kullarım sana, Ben'i sorarlarsa bilsinler ki Ben, yakınım. Bana dua edenin, duasına karşılık veririm. O halde onlar da Benim çağrıma uysunlar ve Bana gerçek anlamda iman etsinler. Böylece irşad dipnot 1 olurlar. dipnot 2
Kullarım, sana, Ben'i sorarlarsa bilsinler ki Ben, yakınım. Bana dua edenin, duasına karşılık veririm. O halde onlar da Benim çağrıma uysunlar ve Bana gerçek anlamda iman etsinler. Böylece irşad dipnot 1 olurlar. dipnot 2
Kullarım, sana, Ben'i sorarlarsa bilsinler ki Ben, onlara yakınım dipnot 1 . Bana dua edenin, duasına karşılık veririm. O halde onlar da Benim çağrıma uysunlar ve Bana gerçek anlamda iman etsinler ki doğru yola kavuşmuş olsunlar.
Kullarım beni sana soracak olurlarsa, muhakkak ki ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da benim çağrıma cevap versinler ve bana inansınlar. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar.
Kullarım (Habibim) sana beni sorunca (haber ver ki) işte ben muhakkak yakınımdır. Bana düa edince ben o düa edenin da'vetine icabet ederim. O halde onlar da benim da'vetime (itaatle) icabet ve bana İman (da devam) etsinler. Taki (o sayede) doğru yola ulaşmış olalar.
Kullarım, sana Beni sorarsa; şüphesiz ki Ben, çok yakınım. Bana dua edince Ben, o dua edenin duasına icabet ederim. Öyleyse onlar da Benim da'vetime icabet etsinler. Bana iman etsinler ki, doğru yola varmış olalar.
(183-189) Ey iman edenler size de tıpkı sizden öncekiler gibi sayılı günlerde oruç yazıldı, böylelikle belki korunursunuz, sizden her kim hasta ise veya yolculukta / seferde ise orucu, sayısınca diğer günlerde tutar , orucu tutmaya takati olmayanlar miskini yedirerek fidyesini (sorumluluktan kurtaran bedel ini) verirler, kim de gönlünden ilave hayır yaparsa o yaptığı kendi hayrınadır , tabi ki Oruç tutmanız eğer biliyorsanız sizin için hayırlıdır. (Oruç ile fidye arası tercih te kalırsanız ) Ramazan ayında Kur’an insanlara bir kılavuz, kılavuza dair açıklamalar ve ayırt edici olması için indirildi. Kim bu aya şahit olursa onda oruç tutsun kim hasta ise yahut yolculukta ise sayısınca diğer günlerde oruç tutsun, Allah sizin için kolaylık diler / murad eder zorluk istemez , s ayıyı / adet i tamamlayınız, size kılavuzluk etmesinden dolayı Allah’ı büyükleyiniz. (En büyük sensin deyiniz) Böylelikle belki teşekkür etmiş olursunuz. Kullarım sana benden sorduklarında kesinlikle ben yakınım, çağrıda bulunanın çağrısına çağırdığında cevap veririm o halde siz de bana cevap veriniz ve bana iman ediniz böylelikle belki yetişkin / reşit olursunuz. Oruç gecesi kadınlarınıza şehvetle yaklaşmanız helaldir , onlar sizin elbiselerinizdir, siz de onların elbiselerisiniz. Allah nefislerinize yazık ettiğinizi bildi ve sizin tövbenizi kabul etti ve sizi affetti, şimdi onlarla ilişkide / mübaşeret de bulunabilirsiniz. Allah’ın sizin için yazdığı şeyi arayın. Gün doğumunda beyaz ip ile siyah ip iyice belirinceye kadar yiyin ve için ( Fecir; doğru/sadık ve yalan/kazıb dikey aydınlık, gecenin gündüzden ayrıldığı an) sonrada geceye kadar orucu tamamlayın. Onlarla (kadınlarla) itikafta iken mescitler de ilişki de bulunmayın. (İtikaftakilere İftardan sonra da yasak) İşte bu Allah’ın sınırlarıdır / hudududur , onlara yakınlaşmayın . İnsanlar için ayetlerini Allah böyle açıklıyor, böylelikle belki sakınırsınız. Aranızda malları geçersiz / batıl bir şekilde yemeyin onların mallarının bir bölümünü yemek için rüşvet olarak hâkimlere aktarmayın. (Kovayla su aktarmak gibi) bunu günah olarak siz de biliyorsunuz. Sana hilalleri (ayın hilal şeklini) soruyorlar, de ki onlar hac ve insanlar için vakit bildirimleridir. Evlerin arkalarından girmek iyi bir şey değildir ve fakat sakınmak iyiliktir. Evlere kapılarından giriniz ve Allah’tan sakınınız böylelikle belki kurtuluşa erersiniz.
Kullarım sana beni sorarlarsa; şüphe yok ki ben çok yakınım. Bana dua ettiği zaman, dua edenin duasına karşılık veririm. O halde onlar da benim davetime icabet etsinler ve bana iman etsinler ki, doğru yolda olsunlar.
Kullarım, sana benden sorar(lar)sa (söyle): Ben (onlara) yakınım. du'a eden, bana du'a ettiği zaman onun du'asına karşılık veririm. O halde onlar da bana karşılık versin(benim çağrıma uysun)lar, bana inansınlar ki, doğru yolu bulmuş olalar.
Kullarım sana beni sorduklarında (de ki) ben onlara yakınım. dipnot 1 Bana dua ettiğinde dua edenin duasına karşılık veririm. dipnot 2 Onlar da bana (benim çağrıma) karşılık versinler ve bana inanıp güvensinler ki olgunlaşabilsinler. dipnot 3
Kullarım sana beni sorarlarsa, ben onlara yakınım. Beni yardıma çağıranın çağrısına cevap veririm. Onlar da benim çağrıma cevap versinler ve bana güvensinler ki olgunlaşabilsinler.
Kullarım benden sana sorarlarsa; şüphesiz ben yakınım. Bana dua edenin, dua ettiği zaman, duasına karşılık veririm. O halde onlar da benim davetime icabet etsinler ve bana iman etsinler ki doğru yolda olsunlar.
-Kullarım benden sana sorarlarsa; şüphesiz ben yakınım. Bana dua edenin, dua ettiği zaman, duasına karşılık veririm. O halde onlar da benim davetime icabet etsinler ve bana inansınlar ki doğru yolda olsunlar.
Kullarım sana benden sorarlarsa ben Karib'im, gerçekten çok yakınım. Dua edenin çağrısına, bana çağırıp yakardığı anda cevap veririm. Hadi onlar da bana karşılık versinler, bana inansınlar ki doğruyu ve iyiyi bulabilsinler.
Bakara suresi, 187. ayet. أُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ ٱلصِّيَامِ ٱلرَّفَثُ إِلَىٰ نِسَآئِكُمْ هُنَّ لِبَاسٌ لَّكُمْ وَأَنتُمْ لِبَاسٌ لَّهُنَّ عَلِمَ ٱللَّهُ أَنَّكُمْ كُنتُمْ تَخْتَانُونَ أَنفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنكُمْ فَٱلْـَٰٔنَ بَٰشِرُوهُنَّ وَٱبْتَغُوا۟ مَا كَتَبَ ٱللَّهُ لَكُمْ وَكُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ حَتَّىٰ يَتَبَيَّنَ لَكُمُ ٱلْخَيْطُ ٱلْأَبْيَضُ مِنَ ٱلْخَيْطِ ٱلْأَسْوَدِ مِنَ ٱلْفَجْرِ ثُمَّ أَتِمُّوا۟ ٱلصِّيَامَ إِلَى ٱلَّيْلِ وَلَا تُبَٰشِرُوهُنَّ وَأَنتُمْ عَٰكِفُونَ فِى ٱلْمَسَٰجِدِ تِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ فَلَا تَقْرَبُوهَا كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ ءَايَٰتِهِۦ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikafta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, ayetlerini insanlara böylece açıklar.
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar sizin için elbise (örtü), siz de onlar için elbisesiniz (örtüsünüz). dipnot 1 Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bilmektedir; (bu nedenledir ki) tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık onlara (hanımlarınıza) yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdıklarını (neslinizi) isteyin! Tan yerinin beyaz ipliği (aydınlığı), (gecenin) siyah ipliğinden dipnot 2 (karanlığından) size göre (tamamen) ayırt edilinceye kadar yiyin, için; sonra da geceye kadar orucu tamamlayın! dipnot 3 Mescitlerde itikâftayken dipnot 4 onlara (hanımlara cinsel olarak) yaklaşmayın! İşte şu(nlar), Allah'ın (koyduğu) sınırlarıdır; sakın bunlara yaklaşmayın! Allah takvâya (duyarlılığa) ulaşsınlar diye ayetlerini insanlara işte böyle açıklıyor.
Oruç günlerinizin gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helaldir: Onlar sizin elbiseleriniz, siz de onların elbiselerisiniz. Sizin kendinizi zor duruma düşüreceğinizi Allah gördü; işte bu yüzden size affıyla muamele etti ve zorluğu üzerinizden kaldırdı: Şimdi artık onlara yaklaşın ve Allah'ın size meşru kıldığından yararlanın! Fecir vakti, gecenin karanlığından tan yerinin aydınlığı sizin için belirgin hale gelinceye kadar yiyin için! Sonra orucu geceye kadar tamamlayın! Mescidlerde itikafa girdiğinizde de hanımlarınıza yaklaşmayın! İşte bunlar Allah'ın cizdiği sınırlardır, sakın bunlara yaklaşmayın! Allah ayetlerini insanlığa böylece açıklıyor ki, sorumluluk bilincini kuşanabilsinler.
(Gündüz) tutulan oruçtan sonraki gece boyunca kadınlarınıza yaklaşmanız helaldir: onlar sizin için bir elbise gibidirler ve siz de onlar için bir elbise gibisiniz. Allah bu konuda kendinizi sıkıntıya sokacağınızı bilir; bu yüzden O size mağfiret ile yönelmiş ve bu zorluğu üzerinizden kaldırmıştır. Şimdi öyleyse onlara yaklaşabilir ve Allah'ın sizin için uygun gördüğünden yararlanabilirsiniz ve gecenin karanlığından tan yerinin aydınlığı fark edilinceye kadar yiyip içebilirsiniz. Sonra gece çökünceye kadar oruca devam edersiniz. Ama mescitlerde itikafta iken kadınlara yaklaşmayın. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır: O halde bu sınırları ihlal etmeyin: (işte) böylece Allah mesajlarını insanlara açıklıyor ki, O'na karşı sorumluluklarının bilincinde olabilsinler.
Sıyam günlerinin gecelerinde kadınlarınıza yaklaşmak (cinsellik) helal kılındı. Onlar sizin, siz de onların elbisesisiniz (kişinin dış dünyasındaki en yakını). Allah bu konuda nefsinize haksızlık ettiğinizi (gece de oruç devam eder cinsellik yapılmaz zannınızı) bildi de yanlıştan dönmenizi (tövbenizi) kabul etti ve sizi affetti. Artık onlara Allah'ın hükmü kadarıyla yaklaşabilirsiniz. Gün başlangıcına (gecenin karanlığının günün aydınlığına dönüşme sürecine) kadar, yeyip için. Sonra sıyamı geceye kadar yaşayın. Mescidlerde itikafta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır ki onlara yanaşmayın. İşte Allah, işaretleri böylece açıklar ki bilfiil korunasınız.
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, sizin örtüleriniz, siz de onlara örtüsünüz. Allah, gerçekten sizin, nefislerinize ihanet etmekte olduğunuzu bildi, tevbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdıklarını dileyin. Fecir vakti, sizce beyaz iplik siyah iplikten ayırd edilinceye kadar yiyin, için, sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescidlerde itikafta olduğunuz zamanlarda onlara (kadınlarınıza) yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır, (sakın) onlara yanaşmayın. İşte Allah, insanlara ayetlerini böylece açıklar; umulur ki sakınırlar.
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. Allah sizin, nefislerinize ihânet (kötülük) etmekte olduğunuzu bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık (ramazan gecelerinde) onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiklerini isteyin. Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yiyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın. Mescitlerde ibadete çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyin. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayın. İşte böylece Allah âyetlerini insanlara açıklar. Umulur ki korunurlar.
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal yapılmıştır. Onlar sizin giysileriniz, siz de onların giysilerisiniz. Allah, duygularınızın tutsağı olduğunuzu bildiği için pişmanlığınızı kabul etmiş ve sizi bağışlamıştır. Öyleyse şimdi onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdığını isteyin. Tan yerinde, beyaz çizgi siyah çizgiden ayırt edilinceye dek yiyin, için. Sonra, geceye dek orucu tamamlayın. Yakarış yerlerine kapanmış durumdayken, onlarla ilişkide bulunmayın. İşte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır; onlara yaklaşmayın. Allah, ayetlerini, insanlara, işte böyle açıklıyor; belki sorumluluk bilincine erişirler diye. dipnot 33
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bildi ve tövbenizi kabul edip bağışladı. Artık Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiklerini isteyiniz. Sabahın beyaz ipliği siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar yiyiniz, içiniz, sonra akşama kadar orucu tamamlayınız. Mescitlerde itikafa çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyiniz. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayınız. İşte böylece Allah, ayetlerini insanlara açıklar. Umulur ki korunurlar.
Oruç gecelerinde kadınlarınızla cinsel ilişkide bulunmanız size helal kılındı. Onlar sizin örtüleriniz, siz de onların örtülerisiniz. ALLAH, kendinizi kandırıp durduğunuzu bildi de tövbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Artık ALLAH'ın sizin için belirlediğini dileyerek onlarla cinsel ilişkide bulunabilirsiniz. Şafağın beyaz ve siyah ipliğini birbirinden ayırt edinceye kadar yiyin, için. Sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescitlere kapanmış durumdayken onlarla cinsel ilişkide bulunmayın. Bunlar ALLAH'ın koyduğu sınırlardır; onları çiğnemeyin. ALLAH korunmaları için ayetlerini halka böyle açıklar. dipnot 1
Oruç gecelerinde kadınlarınızla cinsel ilişkide bulunmanız size helal kılındı. Onlar sizin (sırlarınızı gizleyen) örtüleriniz, siz de onların örtülerisiniz. ALLAH, kendinizi kandırıp durduğunuzu bildi de tevbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Artık ALLAH'ın sizin için belirlediğini dileyerek onlarla cinsel ilişkide bulunabilirsiniz. Şafağın beyaz ve siyah ipliğini birbirinden ayırdedinceye kadar yeyin, için. Sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescitlere kapanmış durumdayken onlarla cinsel ilişkide bulunmayın. Bunlar ALLAH'ın koyduğu sınırlardır; onları çiğnemeyin. ALLAH korunmaları için ayetlerini halka böyle açıklar.
Oruç günlerinin gecesi kadınlarınızla ilişkide bulunmanız size helal edildi. Onlar sizin için bir giysi, siz de onlar için bir giysi durumundasınız. Allah nefsinize güvenemeyeceğinizi bildiği için tevbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Şimdi onlarla ilişkide bulunun, Allah'ın sizler için yazdığını isteyin ve fecrin beyaz ipliği siyah iplikten sizce seçilinceye kadar yiyin, için, sonra da ertesi geceye kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz, mescitlerde itikaf halinde iken onlarla ilişkide bulunmayın. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır; sakın onlara yaklaşmayın! Allah böylece, sakınıp korunsunlar diye insanlara ayetlerini iyice açıklıyor.
Oruç gecesi kadınlarınıza ilişmeniz size helal buyuruldu, onlar sizin için bir libas siz de onlar için bir libas mesabesindesiniz, Allah nefsinize emniyyet edemiyeceğinizi bildiği için müraceatınızı kabul buyurdu ve sizden afvetti, şimdi onlara mübaşerette bulunun ve Allahın sizler için yazdığını isteyin ve ta fecrin beyaz ipliği siyah iplikten sizce seçilinceye kadar yeyin için, sonra da ertesi geceye kadar orucu tam tutun, bununla beraber siz mescidlerde i'tikaf halinde iken onlara mübaşerette bulunmayın, bunlar Allah hudududur sakın onlara yaklaşmayın, böyle ayırd ediyor Allah ayetlerini insanlara ki sakınıb korunsunlar
Siyam dipnot 1 gecesinde kadınlarınıza yaklaşmanız sizin için helal kılındı. Onlar, sizin için örtüdür; siz de onlar için örtüsünüz. Allah, nefsinize sahip olmadığınızı bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın, Allah'ın sizin için yazdığı dipnot 2 şeyi isteyin. Şafak vaktinin siyah ipliği, beyaz ipliğinden dipnot 3 ayırt edilme anına kadar, yiyin için. Sonra da geceye dek siyamı tamamlayın. Eğer mescitlerde itikaftaysanız dipnot 4 onlara yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. İşte böylece Allah, insanlara ayetlerini açıklar. Umulur ki takva sahibi olursunuz.
Siyam dipnot 1 gecesinde kadınlarınıza yaklaşmanız sizin için helal kılındı. Onlar, sizin için örtüdür; siz de onlar için örtüsünüz. Allah, nefsinize sahip olmadığınızı bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın, Allah'ın sizin için yazdığı dipnot 2 şeyi isteyin. Şafak vaktinin siyah ipliği, beyaz ipliğinden dipnot 3 ayırt edilme anına kadar, yiyin için. Sonra da geceye dek siyamı tamamlayın. Eğer mescitlerde itikaftaysanız dipnot 4 onlara yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. İşte böylece Allah, insanlara ayetlerini açıklar. Umulur ki takva sahibi olursunuz.
Siyam dipnot 1 gecesinde kadınlarınıza yaklaşmanız sizin için helal kılındı. Onlar, sizin için örtüdür; siz de onlar için örtüsünüz. Allah, nefsinize sahip olmadığınızı bildi ve tövbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın, Allah'ın sizin için takdir ettiği şeyi isteyin. Şafak vaktinin siyah ipliği, beyaz ipliğinden dipnot 2 ayırt edilme anına kadar, yiyin için. Sonra da geceye kadar oruç tutun. Eğer mescitlerde itikaftaysanız dipnot 3 onlara yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. İşte böylece Allah, insanlara ayetlerini açıklar. Umulur ki takva sahibi olursunuz.
Oruç gecelerinde kadınlarınıza yaklaşmanız size helal kılındı. Onlar sizin (sırlarınızı gizleyen) örtüleriniz, siz de onlara örtüsünüz. Tanrı, gerçekten sizin nefslerinize ihanet etmekte olduğunuzu (veya: zaaf gösterdiğinizi ya da yazık ettiğinizi) bildi, tevbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın ve Tanrı'nın sizin için yazdıklarını dileyin. Fecir (vakti) sizce beyaz iplik siyah iplikten ayırd edilinceye kadar yiyin, için, sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescidlerde itikafta olduğunuz zamanlarda onlara (kadınlarınıza) yaklaşmayın. Bunlar Tanrı'nın sınırlarıdır, (sakın) onlara yanaşmayın. İşte Tanrı insanlara ayetlerini böylece açıklar. Umulur ki sakınırlar.
Oruç (günlerinizin) gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size halal edildi. Onlar sizin için, siz de onlar için birer libassınız. Allah nefislerinize karşı za'f göstermekde olduğunuzu bildi de tevbenizi kabul etdi, sizi bağışladı. Artık (bundan sonra geceleri) onlara yaklaşın ve Allahın hakkınızda yazdığını isteyin. (Bütün gece) fecr (-İ saadık) olan ak iplik kara iplikden size seçilinceye kadar yeyin, için, sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescidlerde i'tikafda bulunduğunuz zaman kadınlarınıza (geceleri de) yaklaşmayın. Bu (hükümler) Allahın sınırlarıdır. Sakın onlara (o sınırlara) yaklaşmayın, işte Allah ayetlerini böylece insanlara açıklar. Taki korunsunlar.
Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar sizin için, siz de onlar için bir elbisesiniz. Sizin nefislerinize hıyanet eder olduğunuzu Allah bildi de tevbenizi kabul edip, sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın ve Allah'ın hakkınızda yazdığını isteyin. Sizin için şafağın beyaz ipliği, siyah ipliğinden seçilinceye kadar yeyin, için sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescidlerde i'tikafta bulunduğunuz zaman, kadınlarınıza yaklaşmayın. Bu Allah'ın hudududur. Sakın onlara yaklaşmayın. İşte Allah ayetlerini insanlara, korunsunlar diye böyle açıklar.
(183-189) Ey iman edenler size de tıpkı sizden öncekiler gibi sayılı günlerde oruç yazıldı, böylelikle belki korunursunuz, sizden her kim hasta ise veya yolculukta / seferde ise orucu, sayısınca diğer günlerde tutar , orucu tutmaya takati olmayanlar miskini yedirerek fidyesini (sorumluluktan kurtaran bedel ini) verirler, kim de gönlünden ilave hayır yaparsa o yaptığı kendi hayrınadır , tabi ki Oruç tutmanız eğer biliyorsanız sizin için hayırlıdır. (Oruç ile fidye arası tercih te kalırsanız ) Ramazan ayında Kur’an insanlara bir kılavuz, kılavuza dair açıklamalar ve ayırt edici olması için indirildi. Kim bu aya şahit olursa onda oruç tutsun kim hasta ise yahut yolculukta ise sayısınca diğer günlerde oruç tutsun, Allah sizin için kolaylık diler / murad eder zorluk istemez , s ayıyı / adet i tamamlayınız, size kılavuzluk etmesinden dolayı Allah’ı büyükleyiniz. (En büyük sensin deyiniz) Böylelikle belki teşekkür etmiş olursunuz. Kullarım sana benden sorduklarında kesinlikle ben yakınım, çağrıda bulunanın çağrısına çağırdığında cevap veririm o halde siz de bana cevap veriniz ve bana iman ediniz böylelikle belki yetişkin / reşit olursunuz. Oruç gecesi kadınlarınıza şehvetle yaklaşmanız helaldir , onlar sizin elbiselerinizdir, siz de onların elbiselerisiniz. Allah nefislerinize yazık ettiğinizi bildi ve sizin tövbenizi kabul etti ve sizi affetti, şimdi onlarla ilişkide / mübaşeret de bulunabilirsiniz. Allah’ın sizin için yazdığı şeyi arayın. Gün doğumunda beyaz ip ile siyah ip iyice belirinceye kadar yiyin ve için ( Fecir; doğru/sadık ve yalan/kazıb dikey aydınlık, gecenin gündüzden ayrıldığı an) sonrada geceye kadar orucu tamamlayın. Onlarla (kadınlarla) itikafta iken mescitler de ilişki de bulunmayın. (İtikaftakilere İftardan sonra da yasak) İşte bu Allah’ın sınırlarıdır / hudududur , onlara yakınlaşmayın . İnsanlar için ayetlerini Allah böyle açıklıyor, böylelikle belki sakınırsınız. Aranızda malları geçersiz / batıl bir şekilde yemeyin onların mallarının bir bölümünü yemek için rüşvet olarak hâkimlere aktarmayın. (Kovayla su aktarmak gibi) bunu günah olarak siz de biliyorsunuz. Sana hilalleri (ayın hilal şeklini) soruyorlar, de ki onlar hac ve insanlar için vakit bildirimleridir. Evlerin arkalarından girmek iyi bir şey değildir ve fakat sakınmak iyiliktir. Evlere kapılarından giriniz ve Allah’tan sakınınız böylelikle belki kurtuluşa erersiniz.
Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız size helal kılındı. Onlar sizin örtünüzdür, siz de onların örtüsüsünüz. Allah, nefsinize ihanet etmekte olduğunuzu biliyordu. Bu sebeple, tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın ve Allah’ın sizin için takdir ettiğini dileyin. Fecir vakti geldiğinde beyaz iplik, siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin için, sonra geceye kadar orucu tamamlayın! Sizler, mescitlerde itikâfa çekilmiş olduğunuz halde kadınlarınıza yaklaşmayın! Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın! İşte Allah, kötülüklerden korunmaları için insanlara ayetlerini böylece açıklar.
Oruç gecesi, kadınlarınıza yaklaşmak, size helal kılındı. Onlar sizin elbisenizdir, siz de onların elbisesisiniz. Allah, sizin kendinize yazık etmekte olduğunuzu bildi de tevbenizi kabul edip sizi affetti. Artık şimdi onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yaz(ıp takdir etmiş ol)duğunu arayın; şafağın beyaz ipliği siyah iplikten ayırdelinceye kadar yeyin, için; sonra ta gece oluncaya dek orucu tamamlayın; mescidlerde ibadete çekilmiş iken kadınlara yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın (yasak) sınırlarıdır, bunlara yaklaşmayın. Allah, insanlara ayetlerini böyle açıklar ki korunup sakınsınlar.
Oruç gecelerinde kadınlarınızla cinsel ilişkide bulunmanız size helal kılındı. dipnot 1 Onlar sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbisesiniz. Allah kendinize ihanet ettiğinizi bildi de tövbenizi /dönüşünüzü kabul etti dipnot 2 ve sizi affetti. Artık onlarla birleşebilirsiniz. Allah'ın sizin için yazacağını (çocuk sahibi olmayı) isteyin. dipnot 3 Fecirden dipnot 4 /ilk ışıkların kümeleşmesinden oluşan beyaz çizgi, siyah çizgiden size göre net olarak ayrılıncaya kadar yiyin, için; sonra orucu geceye dipnot 5 kadar tamamlayın. Mescitlerde itikaf dipnot 6 halinde iken kadınlarınızla birleşmeyin. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır; bunlara yaklaşmayın. Allah ayetlerini insanlara böyle açıklar ki kendilerini yanlışlardan korusunlar.
Oruç gecelerinde kadınlarınızla cinsel içerikli konuşmalar yapmak size helal kılındı. dipnot 1 Onlar sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbisesiniz. Allah kendinize ihanet ettiğinizi bildi de yüzünüze baktı ve sizi affetti. Artık onlarla birleşebilirsiniz. Allah'ın sizin için yazacağını dipnot 2 (çocuk sahibi olmayı) isteyin. Fecrin olduğu tarafta, dipnot 3 ak çizgi kara çizgiden size göre tam seçilinceye kadar yiyin, için; sonra orucu geceye dipnot 4 kadar tamamlayın. Mescitlerde itikaf dipnot 5 halinde iken kadınlarınızla birleşmeyin. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır, onlara yaklaşmayın. Allah ayetlerini insanlara böyle açıklar ki kendilerini korusunlar.
Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar sizin örtünüz, siz de onların örtüsüsünüz. Allah, nefsinize ihanet etmekte olduğunuzu biliyordu. Bu sebeple, tevbenizi kabul edip sizi bağışladı; artık onlara yaklaşın ve Allah’ın sizin için takdir ettiğini dileyiniz. Fecir esnasında beyaz iplik/beyazlık; siyah iplikten/karanlıktan ayırt edilinceye kadar yiyin için, sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescitlerde itikafa çekilmiş olduğunuzda kadınlara yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. İşte Allah, insanlara kötülüklerden korunmaları için ayetlerini böylece açıklar.
Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar sizin örtünüz, sizde onların örtüsüsünüz. Allah, nefsinize ihanet etmekte olduğunuzu biliyordu. Bu sebeple, tevbenizi kabul edip sizi bağışladı; artık onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiğini dileyiniz. Fecir esnasında ufuktaki beyazlık; karanlıktan ayırt edilinceye kadar yiyin için sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescitlerde itikafa çekilmiş olduğunuzda kadınlara (geceleri de) yaklaşmayın. İşte, Allah, insanlara kötülüklerden korunmaları için ayetlerini böylece açıklar.
Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılınmıştır. Onlar sizin için giysidir, siz de onlar için giysisiniz. Allah sizin öz benliklerinize yazık etmekte olduğunuzu bilmiş, tövbelerinizi kabul edip sizi affetmiştir. Artık şimdi onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdığı şeyi arayın. Tan yerinin beyaz ipliği siyah ipliğinden sizce seçilinceye kadar yiyin için; sonra da orucu gece oluncaya değin tamamlayın. Mescitlerde itikafta bulunduğunuz sırada zevcelerinizle cinsel temas kurmayın. İşte bunlar Allah'ın yasaklarıdır, bunlara yaklaşmayın. Allah, ayetlerini insanlara işte böyle açıklar ki korunabilsinler.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.