Fecr suresi · 15–20. ayetler

İnsanın bolluk ve darlık karşısındaki tutumu

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Fecr suresi, 15. ayet — bütün mealleriyle aç

    Fecr suresi, 15. ayet. فَأَمَّا ٱلْإِنسَٰنُ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكْرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَكْرَمَنِ

    Diyanet İşleri

    İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.

    Mehmet Okuyan

    İnsana gelince, Rabbi kendisini imtihan edip ona ikramda bulunduğunda ve bol nimet verdiğinde "Rabbim bana ikram etti." der.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve insana gelince... Ne zaman Rabbi onu (varlıkla) sınayıp ona ikram edecek ve nimetlere gark edecek olsa, hemen (Allah'ın kendisini desteklediğini düşünerek) "Rabbim bana ikram etti" der;

    Muhammed Esed

    İnsana gelince, ne zaman Rabbin onu, cömertliğiyle ve hoşnut olacağı bir hayat bağışlamakla denese, "Rabbim, bana karşı (ne kadar) cömertmiş!" der;

    Ahmed Hulusi

    Ama insana gelince, Rabbi onu denemek için ikram edip, onu nimetlendirirse: "Rabbim bana ikram etti, üstün kıldı" der (şımarır)!

    Ali Bulaç

    Fakat insan; ne zaman Rabbi kendisini bir denemeden geçirse, ona bir keremde bulunsa, nimetler verse: "Rabbim bana ikram etti" der.

    Ali Özek ve heyeti

    Fakat insan, Rabbi kendisini imtihan edip de ikramda bulunduğunda ve bol nimet verdiğinde «Rabbim bana ikram etti» der.

    Ali Rıza Safa

    İnsan öyledir; Efendisi eliaçık davranır ve nimetlerle onu sınarsa; "Efendim, bana eliaçık davrandı!" der.

    Bayraktar Bayraklı

    İnsana gelince, Rabbi kendisini imtihan edip ikramda bulunduğunda ve bol nimet verdiğinde, "Rabbim bana cömert davrandı" der.

    Edip Yüksel

    Efendisi, sınamak için insana bolca verip sevindirdiği zaman, "Efendim bana cömert davrandı" der.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rabbi, sınamak için insana bolca verip sevindirdiği zaman, 'Rabbim bana cömert davrandı,' der.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ama insan, Rabbi onu her ne zaman imtihan edip de kendisine ikramda bulunur, nimetler verirse: "Rabbim bana ikram etti." der.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Amma insan, her ne zaman rabbı onu imtihan edip de ona ikram eyler, ona ni'metler verirse, o vakıt rabbım bana ikram etti der

    Erhan Aktaş

    Fakat o insan dipnot 1 ; Rabb'i ne zaman onu sınamak için ikramda bulunsa ve ona nimet verse, "Rabb'im bana ikram etti. dipnot 2 " der.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen insan kelimesi, insanların tamamını değil, belli başlı insanları, yani Müşrikleri kastetmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Doğru yolda olduğum için, Rabb'imin bu nimetini hak etmekteyim.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Fakat o insan dipnot 1 ; Rabb'i ne zaman onu sınamak için ikramda bulunsa ve ona nimet verse, "Rabb'im bana ikram etti. dipnot 2 " der.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen insan sözcüğü, insanların tamamını değil, belli başlı insanları, yani müşrikleri kastetmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Doğru yolda olduğum için, Rabb'imin bu nimetini hak etmekteyim.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Fakat insan dipnot 1 ; Rabb'i ne zaman onu sınamak için ikramda bulunsa ve ona nimet verse, "Rabb'im bana ikram etti. dipnot 2 " der.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen insan sözcüğü, insanların tamamını değil, belli başlı insanları, yani müşrikleri kastetmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Doğru yolda olduğum için, Rabb'imin bu nimetini hak etmekteyim.

    Gültekin Onan

    Fakat insan; ne zaman rabbi kendisini bir denemeden geçirse, ona bir keremde bulunsa, nimetler verse: "Rabbim bana ikram etti" der.

    Hasan Basri Çantay

    Amma insan, ne zaman Rabbi onu imtihaan edib de kendisine (lütf-ü) kerem (iyle muaamele) eder, ona ni'metler verirse "Rabbim beni şerefli kıldı" der!

    İbni Kesir

    Ama insan; Rabbı kendisini deneyip kerem eder ve nimet verirse: Rabbım beni şerefli kıldı, der.

    Mehmet Alagaş

    (15-20) İnsan böyledir, Rabbi onu imtihan etse / ibtila etse ve ona nimetler verse, Rabbim bana verdi / ikram etti der. Ne zaman da onu imtihan etse / ibtila etse onun rızkını kısıtlasa / takdir etse Rabbim b eni alçalttı/ beni önemsemedi der. Hayır hayır bilakis sizler çalışanı ölmüş olana / yetime vermiyorsunuz / ikram etmiyorsunuz. Çalışma gücü olmayanı / miskini doyurmaya teşvikte etmiyorsunuz. Helal haram demeyen bir yiyişle miras yiyorsunuz , Yığma / toplama sevgisiyle / aşkıyla malı da seviyorsunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ancak insana; Rabbi ne zaman onu imtihan edip kendisine ikramda bulunsa ve nimet verse: "Rabbim bana ikramda bulundu" der.

    Süleyman Ateş

    Fakat insan öyledir; Rabbi ne zaman kendisini sınayıp ona ikramda bulunur, ona ni'met verirse: "Rabbim bana ikram etti" der.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnsan bu… Rabbi onu yıpratıcı bir imtihana sokar, ikram eder ve nimet verirse der ki: ‘Rabbim bana verdi; bana!..'

    Şaban Britch

    İşte insan, onu Rabbi imtihan ettiği zaman, ona ikramda bulunup, nimetlendirince: "Rabbim bana ikramda bulundu" der.

    Şaban Piriş

    İşte insan, onu Rabbi imtihan ettiği zaman, ona ikramda bulunup, nimetlendirince: -Rabbim bana ikramda bulundu der.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İnsan böyledir; Rabbi kendisini deneyip de ona cömert davranır, nimet yağdırırsa: "Rabbim bana ikramda bulundu!" der.

  2. Fecr suresi, 16. ayet — bütün mealleriyle aç

    Fecr suresi, 16. ayet. وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَهَٰنَنِ

    Diyanet İşleri

    Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der.

    Mehmet Okuyan

    (Fakat) ne zaman onu imtihan edip rızkını daralttığında ise "Rabbim beni küçük düşürdü (önemsemedi)" der.

    Mustafa İslamoğlu

    Ne zaman da Rabbi onu (darlıkla) sınayıp onun geçim alanını sınırlandıracak olsa, bu kez de "Rabbim beni zelil etti" der.

    Muhammed Esed

    ama geçim vasıtalarını daraltarak onu denediği zaman ise, "Rabbim beni küçük düşürdü!" di(ye sızlanı)r.

    Ahmed Hulusi

    Fakat onu bela ile deneyip geçimini daraltır ise: "Rabbim beni alçaltıp zelil kıldı" der (isyan eder, sabretmez)!

    Ali Bulaç

    Ama ne zaman onu deneyerek, rızkını kıssa, hemen: "Rabbim bana ihanet etti" der.

    Ali Özek ve heyeti

    Onu imtihan edip rızkını daralttığında ise «Rabbim beni önemsemedi» der.

    Ali Rıza Safa

    Fakat geçimini daraltarak onu sınarsa; "Efendim, beni aşağıladı!" der. dipnot 598

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 598
      "Beni aşağıladı." söylemi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Bana ihanet etti." veya "Beni perişan etti." veya "Beni hor gördü." veya "Bana haksızlık etti." veya "Beni önemsemedi." biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Fakat imtihan edip rızkını daralttığında ise, "Rabbim beni önemsemedi" der.

    Edip Yüksel

    Ancak ne zaman ki rızkını kısarak onu sınarsa, "Efendim beni küçük düşürdü" der.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ancak ne zaman ki rızkını kısarak onu sınarsa, 'Rabbim beni küçük düşürdü,' der.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Fakat her ne zaman da sınayıp rızkını daraltırsa: "Rabbim bana ihanet etti." der.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Amma her ne zaman da imtihan edip rızkını daraltırsa o vakıt da rabbım bana ihanet etti der.

    Erhan Aktaş

    Fakat ne zaman ona sınamak için rızkını ölçülü verirse, dipnot 1 "Rabb'im beni alçaltı. dipnot 2 " der.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Daraltsa.
    2. metne dön, dipnot 2
      Doğru yolda olmadığım için beni ikramından mahrum bıraktı. Müşriklere göre, yoksul ve güçsüz kimseler ki bunlar çoğunlukla Muhammed Nebi'mizin yanında yer almışlardı, bunlar yanlış yolda olduklarından Rabb'in ikramından mahrum bırakılmaktaydılar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Fakat ne zaman ona sınamak için rızkını ölçülü verirse dipnot 1 , "Rabb'im beni alçaltı. dipnot 2 " der.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Daraltsa.
    2. metne dön, dipnot 2
      Doğru yolda olmadığım için beni ikramından mahrum bıraktı. Müşriklere göre, yoksul ve güçsüz kimseler ki bunlar çoğunlukla Nebimizin yanında yer almışlardı, bunlar yanlış yolda olduklarından Rabb'in ikramından mahrum bırakılmaktaydılar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Fakat ne zaman ona sınamak için rızkını ölçülü verirse dipnot 1 , "Rabb'im beni aşağıladı. dipnot 2 " der.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Daraltsa.
    2. metne dön, dipnot 2
      Doğru yolda olmadığım için beni ikramından mahrum bıraktı. Müşriklere göre, yoksul ve güçsüz kimseler ki bunlar çoğunlukla Nebimizin yanında yer almışlardı, bunlar yanlış yolda olduklarından Rabb'in ikramından mahrum bırakılmaktaydılar.

    Gültekin Onan

    Ama ne zaman onu deneyerek üzerindeki rızkını kıssa / kısıtlasa / daraltsa, hemen: "Rabbim bana ihanet etti" der.

    Hasan Basri Çantay

    Fakat ne vakit da onu deneyerek üzerine rızkını daraltırsa şimdi de" Rabbim bana ihanet etdi" der!

    İbni Kesir

    Ama onu denemek üzere rızkını daraltırsa: Rabbım beni fakir düşürdü, der.

    Mehmet Alagaş

    (15-20) İnsan böyledir, Rabbi onu imtihan etse / ibtila etse ve ona nimetler verse, Rabbim bana verdi / ikram etti der. Ne zaman da onu imtihan etse / ibtila etse onun rızkını kısıtlasa / takdir etse Rabbim b eni alçalttı/ beni önemsemedi der. Hayır hayır bilakis sizler çalışanı ölmüş olana / yetime vermiyorsunuz / ikram etmiyorsunuz. Çalışma gücü olmayanı / miskini doyurmaya teşvikte etmiyorsunuz. Helal haram demeyen bir yiyişle miras yiyorsunuz , Yığma / toplama sevgisiyle / aşkıyla malı da seviyorsunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ama ne zaman onu imtihan ederek rızkını daraltsa: "Rabbim beni hor kıldı" der.

    Süleyman Ateş

    Ama Rabbi onu sınayıp rızkını daraltırsa: "Rabbim beni alçalttı (perişan etti)" der.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ama eğer onu yıpratıcı bir imtihana sokar, rızkını daraltırsa bu defa der ki: "Rabbim beni rezil etti".

    Şaban Britch

    Ama onu, imtihan edip rızkını daralttığında: "Rabbim beni zelil etti" der.

    Şaban Piriş

    Ama onu, imtihan edip, rızkını daralttığında: -Rabbim bana ihanet etti, der.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ama Rabbi onu sıkıntıya uğratıp rızkını ölçüye bağlarsa: "Rabbim bana ihanet etti!" der.

  3. Fecr suresi, 17. ayet — bütün mealleriyle aç

    Fecr suresi, 17. ayet. كَلَّا بَل لَّا تُكْرِمُونَ ٱلْيَتِيمَ

    Diyanet İşleri

    Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.

    Mehmet Okuyan

    Hayır! Doğrusu, siz yetime ikram etmiyorsunuz. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [el-Yetîm] kelimesi, öncelikle ana veya babası ya da hem anası hem de babası olmayan çocuklar için kullanılan özel bir sıfattır. Kelimeyi "muhtaç olunan şeyden yoksunluk" diye anlarsak, anlamı daha geniş bir çerçeveye oturtmuş oluruz. İnsan, sahip olması gereken herhangi bir şeyden yoksun ise, o şeyin yetimidir. Sağlık, bilgi, ilgi, sevgi, şefkat, itibar, çevre, para, mal, destek gibi değerlerden yoksun olanların, bunların yetimi olduğu unutulmamalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Asla! Bilakis siz yetime izzet ikram göstermiyorsunuz,

    Muhammed Esed

    Ama hayır, hayır, (ey insanlar, bütün yaptıklarınızı ve yapmadıklarınızı bir düşünün:) siz yetime karşı cömert değilsiniz,

    Ahmed Hulusi

    Hayır! Hayır, yetime ikram etmiyorsunuz!

    Ali Bulaç

    Hayır; aksine, siz yetime ikram etmiyorsunuz.

    Ali Özek ve heyeti

    Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz,

    Ali Rıza Safa

    Hayır, asla! Yetime ilgi göstermiyorsunuz.

    Bayraktar Bayraklı

    - Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz; yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz; haram helal demeden mirası yiyorsunuz; malı aşırı derecede seviyorsunuz.

    Edip Yüksel

    Hayır! Doğrusu siz öksüze cömert davranmıyorsunuz?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Hayır! Doğrusu siz öksüze cömert davranmıyorsunuz?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hayır, hayır, doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hayır hayır doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz

    Erhan Aktaş

    Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.

    Gültekin Onan

    Hayır; aksine, siz yetime ikram etmiyorsunuz.

    Hasan Basri Çantay

    Hayır. Siz bil'akis yetime iyilik etmezsiniz.

    İbni Kesir

    Hayır; doğrusu siz, yetime ikram etmezsiniz.

    Mehmet Alagaş

    (15-20) İnsan böyledir, Rabbi onu imtihan etse / ibtila etse ve ona nimetler verse, Rabbim bana verdi / ikram etti der. Ne zaman da onu imtihan etse / ibtila etse onun rızkını kısıtlasa / takdir etse Rabbim b eni alçalttı/ beni önemsemedi der. Hayır hayır bilakis sizler çalışanı ölmüş olana / yetime vermiyorsunuz / ikram etmiyorsunuz. Çalışma gücü olmayanı / miskini doyurmaya teşvikte etmiyorsunuz. Helal haram demeyen bir yiyişle miras yiyorsunuz , Yığma / toplama sevgisiyle / aşkıyla malı da seviyorsunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.

    Süleyman Ateş

    Hayır, doğrusu siz (Allah'tan ikram bekliyorsunuz ama kendiniz) yetime ikram etmiyorsunuz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hayır, hayır… Siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz,

    Şaban Britch

    Hayır! Yetime ikramda bulunmuyorsunuz.

    Şaban Piriş

    -Hayır, yetime ikramda bulunmuyorsunuz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Doğrusu şu ki, siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz.

  4. Fecr suresi, 18. ayet — bütün mealleriyle aç

    Fecr suresi, 18. ayet. وَلَا تَحَٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ

    Diyanet İşleri

    Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

    Mustafa İslamoğlu

    yoksulu doyurmaya birbirinizi teşvik etmiyorsunuz,

    Muhammed Esed

    muhtaçları doyurmaya birbirinizi teşvik etmiyorsunuz,

    Ahmed Hulusi

    Yoksulları yedirip doyurmaya birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

    Ali Bulaç

    Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

    Ali Özek ve heyeti

    yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

    Ali Rıza Safa

    Yoksulu doyurmak için birbirinizi özendirmiyorsunuz.

    Bayraktar Bayraklı

    - Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz; yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz; haram helal demeden mirası yiyorsunuz; malı aşırı derecede seviyorsunuz.

    Edip Yüksel

    Yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Birbirinizi yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve birbirinizi miskini ıt'ame teşvık eylemiyorsunuz

    Erhan Aktaş

    Yoksulu yedirmede birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksulu yedirmede birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yoksulu yedirmede birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

    Gültekin Onan

    Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

    Hasan Basri Çantay

    Yoksula yedirmek için birbirinizi kandırmazsınız.

    İbni Kesir

    Yoksulu yedirmek için birbirinizi teşvik etmezsiniz.

    Mehmet Alagaş

    (15-20) İnsan böyledir, Rabbi onu imtihan etse / ibtila etse ve ona nimetler verse, Rabbim bana verdi / ikram etti der. Ne zaman da onu imtihan etse / ibtila etse onun rızkını kısıtlasa / takdir etse Rabbim b eni alçalttı/ beni önemsemedi der. Hayır hayır bilakis sizler çalışanı ölmüş olana / yetime vermiyorsunuz / ikram etmiyorsunuz. Çalışma gücü olmayanı / miskini doyurmaya teşvikte etmiyorsunuz. Helal haram demeyen bir yiyişle miras yiyorsunuz , Yığma / toplama sevgisiyle / aşkıyla malı da seviyorsunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yoksula yemek vermeye teşvik etmiyorsunuz.

    Süleyman Ateş

    Yoksula yedirmeğe teşvik etmiyorsunuz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Çaresiz birini doyurmak için birbirinizi teşvik bile etmiyorsunuz,

    Şaban Britch

    Düşkünü doyurmaya teşvik etmiyorsunuz

    Şaban Piriş

    Düşkünü doyurmaya teşvik etmiyorsunuz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yoksulun doyurulmasını teşvik etmiyorsunuz.

  5. Fecr suresi, 19. ayet — bütün mealleriyle aç

    Fecr suresi, 19. ayet. وَتَأْكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكْلًا لَّمًّا

    Diyanet İşleri

    Haram helal demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.

    Mehmet Okuyan

    Mirası hırslı bir yiyişle (helal-haram demeden) yiyorsunuz.

    Mustafa İslamoğlu

    Emeksiz kazancı haram-helal demeden açgözlülükle boğazınıza geçiriyorsunuz,

    Muhammed Esed

    (başkalarının) mirasını açgözlülükle yiyip bitiriyorsunuz,

    Ahmed Hulusi

    Mirası toptan yiyorsunuz!

    Ali Bulaç

    Mirası, sınır tanımaz (helal, haram aldırmaz) bir tarzda yiyorsunuz.

    Ali Özek ve heyeti

    Haram helâl demeden mirası yiyorsunuz.

    Ali Rıza Safa

    Aç gözlülükle varlığı yiyorsunuz.

    Bayraktar Bayraklı

    - Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz; yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz; haram helal demeden mirası yiyorsunuz; malı aşırı derecede seviyorsunuz.

    Edip Yüksel

    Mirası da hak gözetmeden yiyorsunuz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Mirası da hak gözetmeden yiyorsunuz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Oysa mirası dermecesine (helal haram demeden) öyle bir yiyiş yiyorsunuz ki!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Halbuki mirası öyle bir yiyiş yiyorsunuz ki

    Erhan Aktaş

    Varis olduğunuz mirası ihtirasla yiyorsunuz. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sahip olduğunuz malda-mülkte hakkı olanları hiç gözetmiyorsunuz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Varis olduğunuz mirası ihtirasla yiyorsunuz dipnot 1 .

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sahip olduğunuz malda-mülkte hakkı olanları hiç gözetmiyorsunuz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Varis olduğunuz mirası ihtirasla yiyorsunuz dipnot 1 .

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sahip olduğunuz malda-mülkte hakkı olanları hiç gözetmiyorsunuz.

    Gültekin Onan

    Mirası, sınır tanımaz (helal, haram aldırmaz) bir tarzda yiyorsunuz.

    Hasan Basri Çantay

    Mirası halal, haaram demeyib alabildiğinize yersiniz.

    İbni Kesir

    Mirası hak gözetmeden yersiniz.

    Mehmet Alagaş

    (15-20) İnsan böyledir, Rabbi onu imtihan etse / ibtila etse ve ona nimetler verse, Rabbim bana verdi / ikram etti der. Ne zaman da onu imtihan etse / ibtila etse onun rızkını kısıtlasa / takdir etse Rabbim b eni alçalttı/ beni önemsemedi der. Hayır hayır bilakis sizler çalışanı ölmüş olana / yetime vermiyorsunuz / ikram etmiyorsunuz. Çalışma gücü olmayanı / miskini doyurmaya teşvikte etmiyorsunuz. Helal haram demeyen bir yiyişle miras yiyorsunuz , Yığma / toplama sevgisiyle / aşkıyla malı da seviyorsunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.

    Süleyman Ateş

    Mirası hırsla yutuyorsunuz.

    Süleymaniye Vakfı

    Mirası, dipnot 1 (Allah'ın emirlerini gözetmeden) dipnot 2 toplayıp yiyorsunuz.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Miras, soy bağı veya başka sebeplerle elde edilen şeydir (Mekayis). Nitekim Firavun ve hanedanından İsrailoğullarına kalan mala mülke de miras denmiştir (A'raf 7/137, Şuara 26/57-59, Duhan 44/25-28). Bu sebeple burada sözü edilen miras, hem yakınlardan kalan hem de önceki toplumlardan kalan mal mülktür.
    2. metne dön, dipnot 2
      Mirasın mirasçılar arasında Allah'ın emrettiği şekilde bölüştürülmesi farzdır (Bakara 2/180, Nisa 4/11-12, 33, 176).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Helal-haram demeden mirası yiyorsunuz,

    Şaban Britch

    Mirası da şiddetle (hak gözetmeden) yiyorsunuz.

    Şaban Piriş

    Mirası da hak gözetmeden yiyorsunuz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Mirası derleyip toplayıp yiyorsunuz.

  6. Fecr suresi, 20. ayet — bütün mealleriyle aç

    Fecr suresi, 20. ayet. وَتُحِبُّونَ ٱلْمَالَ حُبًّا جَمًّا

    Diyanet İşleri

    Malı da pek çok seviyorsunuz.

    Mehmet Okuyan

    Malı çok (aşırı) bir sevgiyle seviyorsunuz.

    Mustafa İslamoğlu

    dahası ölçüsüz bir sevgiyle malı seviyorsunuz.

    Muhammed Esed

    ve sınırsız bir sevgiyle malı mülkü seviyorsunuz!

    Ahmed Hulusi

    Malı da pek çok seviyorsunuz, toplayıp yığarcasına.

    Ali Bulaç

    Malı 'bir yığma tutkusu ve hırsıyla' seviyorsunuz.

    Ali Özek ve heyeti

    Malı aşırı biçimde seviyorsunuz.

    Ali Rıza Safa

    Çünkü sınırsız bir sevgiyle malı seviyorsunuz.

    Bayraktar Bayraklı

    - Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz; yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz; haram helal demeden mirası yiyorsunuz; malı aşırı derecede seviyorsunuz.

    Edip Yüksel

    Parayı/malı da çok fazla seviyorsunuz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Parayı/malı da çok fazla seviyorsunuz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Malı öyle bir seviş seviyorsunuz ki, yığmacasına!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Malı öyle bir seviş seviyorsunuz ki, yığmacasına

    Erhan Aktaş

    Malı büyük bir sevgiyle, çok seviyorsunuz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Malı büyük bir sevgiyle, çok seviyorsunuz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Malı büyük bir sevgiyle, çok seviyorsunuz.

    Gültekin Onan

    Malı 'bir yığma tutkusu ve hırsıyla' seviyorsunuz.

    Hasan Basri Çantay

    Malı pek çok seversiniz.

    İbni Kesir

    Malı da pek çok seversiniz.

    Mehmet Alagaş

    (15-20) İnsan böyledir, Rabbi onu imtihan etse / ibtila etse ve ona nimetler verse, Rabbim bana verdi / ikram etti der. Ne zaman da onu imtihan etse / ibtila etse onun rızkını kısıtlasa / takdir etse Rabbim b eni alçalttı/ beni önemsemedi der. Hayır hayır bilakis sizler çalışanı ölmüş olana / yetime vermiyorsunuz / ikram etmiyorsunuz. Çalışma gücü olmayanı / miskini doyurmaya teşvikte etmiyorsunuz. Helal haram demeyen bir yiyişle miras yiyorsunuz , Yığma / toplama sevgisiyle / aşkıyla malı da seviyorsunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Malı da pek çok seviyorsunuz.

    Süleyman Ateş

    Malı pek çok seviyorsunuz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Mala karşı sevginiz de pek fazla.

    Şaban Britch

    Malı da pek çok seviyorsunuz.

    Şaban Piriş

    Malı da pek çok seviyorsunuz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Malı, devşirip depolatacak bir sevgiyle seviyorsunuz.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.