Hicr suresi

Hicr suresi, 4. ayet

Hicr suresi, 4. ayet. وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَّعْلُومٌ

vemâ ehleknâ min ḳaryetin illâ velehâ kitâbüm ma`lûm.

Diyanet İşleri

Helak ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 1–7 · surenin 4. ayeti / 99

Konu "Zikri biz indirdik, onu biz koruruz"; alaya alanlar Hicr 1–15 3

  1. Hicr 1

    Elif Lam Ra. Bunlar, kitabın ve apaçık olan Kur'an'ın ayetleridir.

  2. Hicr 2

    İnkar edenler, "Keşke müslüman olsaydık" diye çok arzu edeceklerdir.

  3. Hicr 3

    Bırak onları yesinler (içsinler), yararlansınlar; emelleri onları oyalayadursun. İleride (gerçeği) bilecekler.

  4. 4

    Helak ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.

  5. Hicr 5

    Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz.

  6. Hicr 6

    Dediler ki: "Ey kendisine Zikir (Kur'an) indirilen kimse! Sen mutlaka delisin!"

  7. Hicr 7

    "Eğer doğru söyleyenlerden isen bize melekleri getirsene!"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

4. “Biz” azabı hak etmiş “hiçbir kasabayı” helâk edilmesi için takdir olunmuş “belli bir yazısı/vadesi olmaksızın helâk etmedik.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz, zalim ülkelerden hiçbir ülkeyi Allah’ın ilminde öne alınmayan ve ertelenmeyecek belli bir eceli olmadan helak etmedik.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَآ ve ma
  2. أَهْلَكْنَا ehlekna biz yok etmedik kök: هلك
  3. مِن min hiçbir
  4. قَرْيَةٍ karyetin kenti kök: قري
  5. إِلَّا illa dışında
  6. وَلَهَا veleha olanların
  7. كِتَابٌۭ kitabun bir yazısı kök: كتب
  8. مَّعْلُومٌۭ mea'lumun bilinen kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helak etmez.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    (Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Helak ettiğimiz hiçbir şehir yoktur ki hakkında (bizce) bilinen (belirlenmiş) bir yasa olmasın.

Mustafa İslamoğlu

Zira Biz hiçbir memleketi, (önceden) bilinip anlaşılan ilahi bir vahye muhatap kılmadıkça helake sürüklememişizdir.

Muhammed Esed

Biz, çünkü, hiçbir toplumu, (önceden) ilahi bir kelamdan bütünüyle haberli kılmadan helak etmedik;

Ahmed Hulusi

Biz hiçbir bölgeyi belli bir yazgısı olmaksızın helak etmedik.

Ali Bulaç

Biz, kendisi için bilinen (takdir edilmiş) bir kitap olmaksızın hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmadık.

Ali Özek ve heyeti

Helâk ettiğimiz hiçbir ülke yoktur ki hakkında (bizce) bilinen bir yazgı olmasın.

Ali Rıza Safa

Bilinen bir kitabı olmadan, hiçbir kenti yıkıma uğratmadık.

Bayraktar Bayraklı

Biz, hiçbir toplumu ilahi kitaptan haberdar kılmadan helak etmedik.

Edip Yüksel

Biz hiçbir topluluğu belirlenmiş bir yazgı olmaksızın yok etmeyiz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz hiç bir topluluğu belirlenmiş bir yazgı olmaksızın yok etmeyiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz, hiçbir memleketi herhalde bilinen bir yazısı olmaksızın helak etmedik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz hiç bir memleketi her halde ma'lum bir yazısı olmaksızın helak etmedik

Erhan Aktaş

Biz, hiçbir kenti, bilinen bir kitabı dipnot 1 olmaksızın helak etmedik.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yasası, hükmü; Allah'ın koyduğu yasalara dayanmaksızın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, hiçbir kenti, bilinen bir kitabı dipnot 1 olmaksızın helak etmedik.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yasası, hükmü; Allah'ın koyduğu yasalara dayanmaksızın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, hiçbir kenti, bilinen bir kitabı dipnot 1 olmaksızın helak etmedik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yasası, hükmü; Allah'ın koyduğu yasalara dayanmaksızın.

Gültekin Onan

Biz, kendisi için bilinen (takdir edilmiş) bir kitap olmaksızın hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmadık.

Hasan Basri Çantay

Biz hiçbir memleketi, onun (levh-i mahfuzda) ma'lum (ve mukadder) bir yazısı olmaksızın, helak etmedik.

İbni Kesir

Biz, hiç bir kasabayı bilinen bir yazısı olmaksızın helak etmedik.

Mehmet Alagaş

(1-25) Elif Lâm Râ, bunlar kitabın ve apaçık okunanın / kuranın ayetleridir , nice zaman sonra kafirler keşke teslim olsaydık / Müslüman olsaydık diye arzu edecekler. Sal onları , yesinler tüketsinler emelleri / kişisel hedefleri onları oyalasın dursun, ilerde bilecekler. Biz memleketleri bilenen bir kitapları ol madan yok etmedik / helak etmedik, hiçbir topluluk süresinin önüne ne geçemez ne de erteleyemez. Dediler ki Ey kendis ine hatırlatma indirilen kişi , sen kesin ola rak cinlenmişsin / mecnunsun, eğer sen sözüne bağlı isen bize melek getirsen ya, melekler sadece gerçek olarak inerler ve o zamanda onlar bekletilenlerden olmazlar (Melekler b oş gelmezler azaplı gelirler) biz mu hakkak ki hatırlatıcıyı indiriyoruz ve kesinlikle onu da biz koruyacağız. Kesin olan şu ki, biz, senden önce, evvelki takipçilere de / şiaya da gönderdik, onlar ise elçilerden gelenlerle sadece alay ettiler , böylelikle Onu (Alay etmeyi) suçluların kalbine sokarız, Ona / Resule inanmazlar, kesinlikle evvelkilerin de iş yapış şekli / sünneti buydu. Gökten üzerlerine kapı açsak da ve de onlar gölgelenerek oraya yükselseler bile yine de bakışlarımız sarhoşladı, doğrusu bizler büyülenmiş / sihirlenmiş kavimiz derler. Kesin olan şu ki, gökte burçlar / kuleler / kaleler / takım yıldızları yaptık onları bakanlar için süsledik / ziynetlendirdik, Taş atılmış / recm edilmiş şeytandan da onu koruduk, ancak kim, işitme hırsızlığı yaparsa, apaçık yanan bir yıldız onu da kovalar. Arzı da yayıp uzatarak döşedik, oraya sabiteler attık, orada ölçülü bir şekilde her şeyden bitki yetiştirdik, sizin için ve de henüz kendilerini rızıklandıramadığı nız kimseler için orada geçimlik malzemeler / iaşeler yaptık, hiçbir şey yok ki onun üretilip depolandığı yeri / hazinesi yanımızda olmasın ve biz onu da ancak bilinen bir ayar üzere / takdir üzere indiririz. Aşılama amaçlı rüzgâr göndeririz, gökten su indiririz, onunla sizi sularız, depolandıkları yeri / hazinelerini tutan sizler değilsiniz. (Bulut hazinesi) Kesinlikle biz, diriltiyor ve öldürüyoruz, mirasçılar / varisler de bizleriz. Kesin olan şu ki, sizden kimler öne geçmek / öne alınmak istiyor, biliyoruz kim de ertelenmek / sonraya bırakılmak istiyor onu da biliyoruz. Muhakkak ki Rabbin onları bir araya toparlayacaktır ve kesinlikle O, yargıçtır / hâkimdir, bilendir / alimdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz, bilinen bir yazgısı olmadan hiçbir ülkeyi yok etmedik.

Süleyman Ateş

Biz hiçbir kenti yok etmedik ki, onun mutlaka bilinen bir yazısı olmasın (helak ettiğimiz her ülkenin yazılmış, tesbit edilmiş bir süresi vardır. O süre dolunca onları yok etmişizdir).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz hiç bir kenti belli bir kitabı olmadan etkisizleştirmedik.

Şaban Britch

Bilinen bir yazgısı olmayan hiçbir ülkeyi yok etmedik.

Şaban Piriş

Bilinen bir yazgısı olmayan hiçbir ülkeyi yok etmedik.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz hiçbir yurt ve medeniyeti, belirlenmiş bir yazgısı olmaksızın ortadan kaldırmadık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We never destroyed a city, a people or a nation arbitrarily but according to a justified act. There and then their end is being predetermined and unalterably decreed.

Abdul Haleem

Never have We destroyed a community that did not have a set time;

Abdullah Yusuf Ali

Never did We destroy a population that had not a term decreed and assigned beforehand.

Abul A'la Maududi

Whenever We destroyed a town, a definite term had previously been decreed for it. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is to refute the fallacious argument of the disbelievers that Muhammad (peace be upon him) was not a true Prophet because they had received no prompt punishment for their disbelief. It is like this: We have never seized a community at the first committal of kufr.

Aisha Bewley

We did not destroy any city without it having a set time.

Al-Hilali & Khan

And never did We destroy a township but there was a known decree for it.

Ali Quli Qarai

We did not destroy any town but that it had a known term.

Amatul Rahman Omar

And never did We destroy a township but it had a decree made known.

Arthur John Arberry

Never a city have We destroyed, but it had a known decree,

Bijan Moeinian

Every town which God destroyed, was given a prescribed time for re-thinking and repentance (as a sign of God’s mercy. )

E. Henry Palmer

We never destroyed a city without it had its noted doom.

Edip-Layth

We have not destroyed any town except that it had an appointed time.

George Sale

We have not destroyed any city, but a fixed term of repentance was appointed them.

Hamid S. Aziz

We never did destroy a community but there was a fixed term decreed for it.

Mahmoud Ghali

And in no way did We cause any town to perish except that it had a known (prescribed) Book.

Marmaduke Pickthall

And We destroyed no township but there was a known decree for it.

Mohamed Ahmed - Samira

Not one habitation have We destroyed but at the time determined for it.

Muhammad Asad

And never have We destroyed any community [for its wrongdoing] unless a divine writ had (previously] been made known to it;

Mustafa Khattab

We have never destroyed a society without a destined term.

Progressive Muslims

We have not destroyed any town except that it had an appointed time.

Rashad Khalifa

We never annihilated any community, except in accordance with a specific, predetermined time.

Sahih International

And We did not destroy any city but that for it was a known decree.

Sam Gerrans

And We destroyed no city save it had a known writ;

Shabbir Ahmed

And Our Law of Requital annihilated no community or township before the period of respite was over (13:38).

Syed Vickar Ahamed

And We never destroyed a population that did not have a term already decided (written) and allocated.

Taqi Usmani

We did not destroy any town without having a pre-determined time for it.

The Monotheist Group

Wehave not destroyed any town except that it had an appointed time.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 4. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 4. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 4. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩