Diyanet İşleri
(92-93) Rabbine andolsun, onların hepsine yapmakta olduklarını mutlaka soracağız.
Hicr suresi · 92–99. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hicr suresi, 92. ayet. فَوَرَبِّكَ لَنَسْـَٔلَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ
(92-93) Rabbine andolsun, onların hepsine yapmakta olduklarını mutlaka soracağız.
(91, 92, 93) Rabbine yemin olsun: Yaptıklarından dolayı mutlaka Kur'an'ı bölüp ayıranların hepsini sorguya çekeceğiz. dipnot 1
Evet, Rabbine andolsun ki onların tümünü sorgulayacağız;
Rabbine andolsun ki, onların hepsini (Hesap Günü'nde) sorgulayacağız,
Rabbine yemin olsun ki, onların hepsi sorgulanacak. . .
Rabbine andolsun, onların tümüne (bunu) soracağız.
Rabbin hakkı için, mutlaka onların hepsini sorguya çekeceğiz.
Artık, Efendine yemin olsun ki, onların tümünü sorgulayacağız.
- "Rabbin hakkı için, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı sorguya çekeceğiz."
Efendine and olsun ki, hepsinden soracağız,
Rabbine and olsun ki, hepsinden soracağız
(92-93) Rabbin hakkı için, Biz onların hepsine mutlaka ve muhakkak bütün yaptıklarını soracağız.
(92-93) Ki rabbın hakkı için, biz onların hepsine mutlak ve muhakkak soracağız
Rabb'ine ant olsun ki kesinlikle onların hepsine soracağız.
Rabb'ine ant olsun ki kesinlikle onların hepsine soracağız.
Rabb'ine ant olsun ki kesinlikle onların hepsine soracağız.
Rabbine andolsun, onların tümüne (bunu) soracağız.
(92-93) İşte Rabbine andolsun ki onlara, topuna yapmakda oldukları şeyleri elbette soracağız.
Rabbına andolsun ki; onların hepsine birden mutlaka soracağız;
(85-99) Biz yeri, gökleri ve bu ikisi arasındakileri sadece ve sadece gerçek olarak yarattık, Saat kesinlikle gelecek, artık güzel bir şekilde uzanan elleri tur, s enin Rabbin kesinlikle defalarca yaratan dır, bilendir. Sana ikililerden yediyi ve çok büyük okunanı / çok büyük kuranı verdik, gözlerini, arzuyla onların geçindikleri / metalandıkları şeylere ve onlar gibi olan zevcelere sakın dikme. / gözünü onlara uzatma, onlar hakkında da üzülme, sen müminleri kanadınla koru, ben apaçık bir uyarıcıyım de. Tıpkı taksimatçılara da indirdik, (bir kısmına inanırız, inanmadığımız kısımlar olabilir diyenler) ki onlar okunanı / kuranı bölük pörçük yaptılar ve Rabbin onların da hepsine yap tıklarını sual edecek, emredildiğin şeyi açığa çıkar ve ortak koşanlardan yüz çevir , senle dalga geçenlere karşı biz sana yeteriz , ki onlar Allah ’la beraber başkaca ilahlar edindiler ilerde bilecekler, kesin olan şu ki onların dediklerinden senin göğsünün sıkıştığını biliyoruz, sen Rabbini övgü ile / hamd ile üstün tut / tesbih et, secde edenlerden ol, yakın olan gelinceye kadar da Rabbine ibadet et.
Rabbine andolsun ki, onların hepsini yaptıklarından dolayı sorguya çekeceğiz.
Senin Rabbin hakkı için biz onların hepsine mutlaka soracağız:
Rabbine ant olsun ki onların hepsini kesinlikle sorguya çekeceğiz; dipnot 1
Rabbine yemin olsun ki hepsini sorguya çekeceğiz,
92-93: Rabbine andolsun ki, onların hepsini yaptıklarından dolayı sorguya çekeceğiz.
(92-93) Rabbine andolsun ki, onların hepsini yaptıklarından dolayı hesaba çekeceğiz.
Rabbine yemin olsun ki, biz onları toplu halde sorgu suale çekeceğiz/hepsinden mutlaka hesap soracağız;
Hicr suresi, 93. ayet. عَمَّا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ
(92-93) Rabbine andolsun, onların hepsine yapmakta olduklarını mutlaka soracağız.
(91, 92, 93) Rabbine yemin olsun: Yaptıklarından dolayı mutlaka Kur'an'ı bölüp ayıranların hepsini sorguya çekeceğiz. dipnot 1
yapıp ettikleri her şeyden!
(hem de) bütün yapıp ettiklerini hesaba katarak!
Yapmakta olduklarından!
Yapmakta oldukları şeyleri.
Yaptıklarından dolayı.
Yaptıkları şeylerden.
- "Rabbin hakkı için, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı sorguya çekeceğiz."
Yaptıkları şeylerden.
Yaptıkları şeylerden.
(92-93) Rabbin hakkı için, Biz onların hepsine mutlaka ve muhakkak bütün yaptıklarını soracağız.
(92-93) Ki rabbın hakkı için, biz onların hepsine mutlak ve muhakkak soracağız
Yaptıkları şeylerden.
Yaptıkları şeylerden.
Yaptıkları şeylerden.
Yapmakta oldukları şeyleri.
(92-93) İşte Rabbine andolsun ki onlara, topuna yapmakda oldukları şeyleri elbette soracağız.
Yapmakta oldukları şeyleri.
(85-99) Biz yeri, gökleri ve bu ikisi arasındakileri sadece ve sadece gerçek olarak yarattık, Saat kesinlikle gelecek, artık güzel bir şekilde uzanan elleri tur, s enin Rabbin kesinlikle defalarca yaratan dır, bilendir. Sana ikililerden yediyi ve çok büyük okunanı / çok büyük kuranı verdik, gözlerini, arzuyla onların geçindikleri / metalandıkları şeylere ve onlar gibi olan zevcelere sakın dikme. / gözünü onlara uzatma, onlar hakkında da üzülme, sen müminleri kanadınla koru, ben apaçık bir uyarıcıyım de. Tıpkı taksimatçılara da indirdik, (bir kısmına inanırız, inanmadığımız kısımlar olabilir diyenler) ki onlar okunanı / kuranı bölük pörçük yaptılar ve Rabbin onların da hepsine yap tıklarını sual edecek, emredildiğin şeyi açığa çıkar ve ortak koşanlardan yüz çevir , senle dalga geçenlere karşı biz sana yeteriz , ki onlar Allah ’la beraber başkaca ilahlar edindiler ilerde bilecekler, kesin olan şu ki onların dediklerinden senin göğsünün sıkıştığını biliyoruz, sen Rabbini övgü ile / hamd ile üstün tut / tesbih et, secde edenlerden ol, yakın olan gelinceye kadar da Rabbine ibadet et.
Bu yaptıklarından ötürü...
Yaptıkları şeylerden.
yaptıklarından dolayı dipnot 1 .
Yaptıkları bu işlerden dolayı.
92-93: Rabbine andolsun ki, onların hepsini yaptıklarından dolayı sorguya çekeceğiz.
(92-93) Rabbine andolsun ki, onların hepsini yaptıklarından dolayı hesaba çekeceğiz.
Yapıp ettiklerinden...
Hicr suresi, 94. ayet. فَٱصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَأَعْرِضْ عَنِ ٱلْمُشْرِكِينَ
Ey Muhammed! Şimdi sen, sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve Allah'a ortak koşanlara aldırış etme.
Sana emrolunanı açıkça söyle ve ortak koşanlardan yüz çevir!
O halde, artık sana emredileni açıkça ortaya koy ve şirk koşmayı tabiat haline getirenlere aldırma!
Öyleyse artık, sana (açıklaman) emredilen şeyi açıkça ortaya koy ve Allah'tan başkasına tanrısal nitelikler yakıştıran o kimseleri kendi hallerine bırak:
Emrolunduğunu (hakikat ve Sünnetullah bilgisini) açıkla ve müşriklerden yüz çevir!
Öyleyse sen emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve müşriklere aldırış etme.
Sana emrolunanı açıkça söyle ve ortak koşanlardan yüz çevir!
Sana verilen buyruğu açıkça bildir. Ortaklar koşanlara da aldırış etme.
"Sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve Allah'a ortak koşanlardan yüz çevir!"
Öyleyse sana emredileni açıkça ortaya koy ve müşriklere de aldırma.
Öyleyse sana emredileni açıkça ortaya koy ve müşriklere de aldırma.
Şimdi sen ne ile emrolunduysan, kafalarına çatlat ve Allah 'a ortak koşanlara aldırma!
Şimdi sen her ne ile emrolunuyorsan kafalarına çatlat ve müşriklere aldırma
Emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve Müşriklere aldırma.
Emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve müşriklere aldırma.
Emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve müşriklere aldırma.
Öyleyse sana buyrulanı açıkça söyle ve müşriklere aldırış etme.
Şimdi sen ne ile emrolunuyorsan (kafalarını çatlatırcasına) apaçık bildir. Müşriklere aldırış etme.
Sen; emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve müşriklere aldırış etme.
(85-99) Biz yeri, gökleri ve bu ikisi arasındakileri sadece ve sadece gerçek olarak yarattık, Saat kesinlikle gelecek, artık güzel bir şekilde uzanan elleri tur, s enin Rabbin kesinlikle defalarca yaratan dır, bilendir. Sana ikililerden yediyi ve çok büyük okunanı / çok büyük kuranı verdik, gözlerini, arzuyla onların geçindikleri / metalandıkları şeylere ve onlar gibi olan zevcelere sakın dikme. / gözünü onlara uzatma, onlar hakkında da üzülme, sen müminleri kanadınla koru, ben apaçık bir uyarıcıyım de. Tıpkı taksimatçılara da indirdik, (bir kısmına inanırız, inanmadığımız kısımlar olabilir diyenler) ki onlar okunanı / kuranı bölük pörçük yaptılar ve Rabbin onların da hepsine yap tıklarını sual edecek, emredildiğin şeyi açığa çıkar ve ortak koşanlardan yüz çevir , senle dalga geçenlere karşı biz sana yeteriz , ki onlar Allah ’la beraber başkaca ilahlar edindiler ilerde bilecekler, kesin olan şu ki onların dediklerinden senin göğsünün sıkıştığını biliyoruz, sen Rabbini övgü ile / hamd ile üstün tut / tesbih et, secde edenlerden ol, yakın olan gelinceye kadar da Rabbine ibadet et.
Ey Muhammed! Şimdi sen, sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve Allah’a ortak koşanlara aldırış etme.
Sen emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve ortak koşanlara aldırma.
Sana ne emredildiyse onu açık açık anlat. dipnot 1 Müşriklere mesafeli ol! dipnot 2
"Sana ne emredildiyse başlarını çatlatırcasına onlara bildir. Müşriklere de aldırma.
Emrolunduğun (hakkı) açığa vur ve müşriklerden yüz çevir!
Emrolunduğun şeyi açıkla ve müşriklerden yüz çevir!
Emrolunduğun şeyi, kafalarını çatlatırcasına tebliğ et; şirke bulaşmışlara aldırma.
Hicr suresi, 95. ayet. إِنَّا كَفَيْنَٰكَ ٱلْمُسْتَهْزِءِينَ
(95-96) Şüphesiz biz, Allah ile beraber başka ilah edinen alaycılara karşı sana yeteriz. İlerde bilecekler.
Şüphesiz ki biz alay edenlere karşı sana yeteriz. dipnot 1
Unutma ki küçümseyip alaya alanlara karşı Biz sana yeteriz.
çünkü, ilahi mesajı küçümseyen, onunla alay edenlere karşı Biz sana yeteriz;
O alay edenlere karşı, kesinlikle biz sana yeterliyiz!
Şüphesiz o alay edenlere (karşı) biz sana yeteriz.
(Seninle) alay edenlere karşı biz sana yeteriz.
Kuşkusuz, Biz, alay edenlere karşı sana yeterliyiz.
"Seninle alay edip, ilahi mesajı küçümseyenlere karşı biz sana yeteriz."
Alay edenlere karşı biz sana yeteriz.
Alay edenlere karşı biz sana yeteriz.
Herhalde Biz, o alay edenlerin hakkından gelmek için sana yeteriz.
Her halde biz sana o müstehzilerin haklarından geliriz
Alay edenlere karşı, Biz, dipnot 1 sana yeteriz.
Alay edenlere karşı, Biz, sana yeteriz.
Alay edenlere karşı, Biz, sana yeteriz.
Şüphesiz o alay edenlere (karşı) biz sana yeteriz.
(95-96) Allahla beraber diğer bir Tanrı daha tanıyan o istihzacılara muhakkak ki biz yeteriz. Onlar yakında (uğrayacakları akıbetleri) bileceklerdir.
O alaycılara karşı muhakkak ki Biz, sana yeteriz.
(85-99) Biz yeri, gökleri ve bu ikisi arasındakileri sadece ve sadece gerçek olarak yarattık, Saat kesinlikle gelecek, artık güzel bir şekilde uzanan elleri tur, s enin Rabbin kesinlikle defalarca yaratan dır, bilendir. Sana ikililerden yediyi ve çok büyük okunanı / çok büyük kuranı verdik, gözlerini, arzuyla onların geçindikleri / metalandıkları şeylere ve onlar gibi olan zevcelere sakın dikme. / gözünü onlara uzatma, onlar hakkında da üzülme, sen müminleri kanadınla koru, ben apaçık bir uyarıcıyım de. Tıpkı taksimatçılara da indirdik, (bir kısmına inanırız, inanmadığımız kısımlar olabilir diyenler) ki onlar okunanı / kuranı bölük pörçük yaptılar ve Rabbin onların da hepsine yap tıklarını sual edecek, emredildiğin şeyi açığa çıkar ve ortak koşanlardan yüz çevir , senle dalga geçenlere karşı biz sana yeteriz , ki onlar Allah ’la beraber başkaca ilahlar edindiler ilerde bilecekler, kesin olan şu ki onların dediklerinden senin göğsünün sıkıştığını biliyoruz, sen Rabbini övgü ile / hamd ile üstün tut / tesbih et, secde edenlerden ol, yakın olan gelinceye kadar da Rabbine ibadet et.
Elbette o alay edenlere karşı biz sana yeteriz.
O alay edenlere karşı biz sana yeteriz.
Hafife alanlara karşı biz sana yeteriz! dipnot 1
Seni inceden inceye alaya alanlara karşı bizim desteğimiz yeterli olur.
Alaycılara karşı biz sana yeteriz.
Alaycılara karşı biz sana yeteriz.
Alay edip eğlenenlere karşı biz sana yeteriz.
Hicr suresi, 96. ayet. ٱلَّذِينَ يَجْعَلُونَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ
(95-96) Şüphesiz biz, Allah ile beraber başka ilah edinen alaycılara karşı sana yeteriz. İlerde bilecekler.
Onlar Allah ile birlikte başka bir ilah edinenlerdir. İleride (gerçeği) bilecekler!
Onlar ki, Allah'la beraber başka bir ilah (atama yetkisini) kendilerinde buluyorlar. Nasıl olsa günü gelince (yaptıklarının ne demeye geldiğini) öğrenecekler!
o kimseler ki, Allah'la beraber başka tanrısal güçlerin de var olduğunu vehmediyorlar; ama nasıl olsa, (gerçeğin ne olduğunu) yakında öğrenecekler.
Onlar ki, Allah (alemleri ve hakikatlerini Esma'sıyla yaratan) yanı sıra bir tanrı edinirler. . . Yakında bilecekler!
Ki onlar, Allah ile beraber başka ilahları (ortak) kılmaktadırlar; onlar yakında bilip öğreneceklerdir.
Onlar Allah ile beraber başka bir tanrı edinenlerdir. (Kimin doğru olduğunu) yakında bilecekler!
Allah ile birlikte başka tanrılar da edindiler. Madem öyle, yakında öğrenecekler.
"Onlar Allah ile beraber başka bir tanrı edinenlerdir. Yakında gerçeği bileceklerdir."
Onlar ki ALLAH ile beraber başka tanrılar oluşturdular. Yakında bilecekler.
Onlar ki ALLAH ile beraber başka tanrılar oluşturdular. Yakında bilecekler.
Allah ile birlikte başka bir ilah edinen o herifler bilirler geleceği.
Allah ile beraber diğer ilah tutan o heriflerin yarın bilirler
Allah'ın yanı sıra başka ilah edinenler, yakında gerçeği anlayacaklar!
Allah'ın yanı sıra başka ilah edinenler, yakında gerçeği anlayacaklar!
Allah'ın yanı sıra başka ilah edinenler, yakında gerçeği anlayacaklar!
Ki onlar, Tanrı ile beraber başka tanrıları (ortak) kılmaktadırlar; onlar yakında bilip öğreneceklerdir.
(95-96) Allahla beraber diğer bir Tanrı daha tanıyan o istihzacılara muhakkak ki biz yeteriz. Onlar yakında (uğrayacakları akıbetleri) bileceklerdir.
Onlar ki; Allah'la beraber başka bir tanrı edinirler. Onlar yakında bileceklerdir.
(85-99) Biz yeri, gökleri ve bu ikisi arasındakileri sadece ve sadece gerçek olarak yarattık, Saat kesinlikle gelecek, artık güzel bir şekilde uzanan elleri tur, s enin Rabbin kesinlikle defalarca yaratan dır, bilendir. Sana ikililerden yediyi ve çok büyük okunanı / çok büyük kuranı verdik, gözlerini, arzuyla onların geçindikleri / metalandıkları şeylere ve onlar gibi olan zevcelere sakın dikme. / gözünü onlara uzatma, onlar hakkında da üzülme, sen müminleri kanadınla koru, ben apaçık bir uyarıcıyım de. Tıpkı taksimatçılara da indirdik, (bir kısmına inanırız, inanmadığımız kısımlar olabilir diyenler) ki onlar okunanı / kuranı bölük pörçük yaptılar ve Rabbin onların da hepsine yap tıklarını sual edecek, emredildiğin şeyi açığa çıkar ve ortak koşanlardan yüz çevir , senle dalga geçenlere karşı biz sana yeteriz , ki onlar Allah ’la beraber başkaca ilahlar edindiler ilerde bilecekler, kesin olan şu ki onların dediklerinden senin göğsünün sıkıştığını biliyoruz, sen Rabbini övgü ile / hamd ile üstün tut / tesbih et, secde edenlerden ol, yakın olan gelinceye kadar da Rabbine ibadet et.
Onlar Allah ile beraber başka bir ilah edinenlerdir. İleride öğrenecekler!
O, Allah ile beraber başka tanrı tutanlar, yakında (yaptıklarının sonucunu) bileceklerdir!
Onlar, Allah ile beraber başka bir ilah oluşturanlardır; ileride öğrenecekler dipnot 1 .
Onlar, Allah ile birlikte başka bir ilah oluşturmuşlardır; nasıl olsa yakında öğrenecekler.
Onlar Allah ile beraber başka bir ilah edinenlerdir. İleride öğrenecekler!
Onlar, Allah ile beraber bir başka ilah tanıyorlar. İleride öğrenecekler!
Allah ile beraber başka tanrılar benimseyenler yakında bilecekler.
Hicr suresi, 97. ayet. وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَ
Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.
Yemin olsun ki onların söyledikleri şeyler yüzünden senin içinin daraldığını biliyoruz.
Doğrusu, onların söyledikleri şeylerden dolayı içinin daraldığını Biz de biliyoruz.
Söyledikleri (karalayıcı) şeylerden ötürü içinin daraldığını kuşkusuz, biliyoruz:
Yemin olsun ki, onların söyledikleri yüzünden içinin daraldığını elbette biliyoruz.
Andolsun, onların söylemekte olduklarına karşı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
Onların söyledikleri şeyler yüzünden senin canının sıkıldığını andolsun biliyoruz.
Gerçek şu ki, söylediklerinden dolayı, göğsünün daraldığını da biliyoruz.
"Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı senin canının sıkıldığını biliyoruz."
Söylediklerinden ötürü göğsünün daraldığını biliyoruz.
Söylediklerinden ötürü göğsünün daraldığını biliyoruz
Andolsun ki, onların sözlerine gerçekten içinin sıkıldığını biliyoruz.
Celalim hakkı için biliyoruz ki onların tefevvühatına senin cidden göğsün daralıyor
Ant olsun; Biz, onların söylediklerinden dolayı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
Ant olsun; Biz, onların söylediklerinden dolayı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
Ant olsun; Biz, onların söylediklerinden dolayı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
Andolsun, onların söylemekte olduklarına karşı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
Andolsun, biliyoruz ki onların söyleyip durduklarından göğsün cidden daralıyor (habibim).
Andolsun; onların söylediğinden dolayı kalbinin sıkıldığını biliyoruz.
(85-99) Biz yeri, gökleri ve bu ikisi arasındakileri sadece ve sadece gerçek olarak yarattık, Saat kesinlikle gelecek, artık güzel bir şekilde uzanan elleri tur, s enin Rabbin kesinlikle defalarca yaratan dır, bilendir. Sana ikililerden yediyi ve çok büyük okunanı / çok büyük kuranı verdik, gözlerini, arzuyla onların geçindikleri / metalandıkları şeylere ve onlar gibi olan zevcelere sakın dikme. / gözünü onlara uzatma, onlar hakkında da üzülme, sen müminleri kanadınla koru, ben apaçık bir uyarıcıyım de. Tıpkı taksimatçılara da indirdik, (bir kısmına inanırız, inanmadığımız kısımlar olabilir diyenler) ki onlar okunanı / kuranı bölük pörçük yaptılar ve Rabbin onların da hepsine yap tıklarını sual edecek, emredildiğin şeyi açığa çıkar ve ortak koşanlardan yüz çevir , senle dalga geçenlere karşı biz sana yeteriz , ki onlar Allah ’la beraber başkaca ilahlar edindiler ilerde bilecekler, kesin olan şu ki onların dediklerinden senin göğsünün sıkıştığını biliyoruz, sen Rabbini övgü ile / hamd ile üstün tut / tesbih et, secde edenlerden ol, yakın olan gelinceye kadar da Rabbine ibadet et.
Onların söyledikleri şeyler sebebiyle göğsünün daraldığını bilmekteyiz.
Andolsun onların söylediklerine senin göğsünün daraldığını (canının sıkıldığını) biliyoruz.
Onların söylediklerinden dolayı göğsünün daraldığını elbette biliyoruz dipnot 1 .
İyi biliyoruz ki onların sözlerinden dolayı için daralıyor.
Onların söyledikleri şeyler sebebiyle göğsünün daraldığını bilmekteyiz.
Onların söyledikleri şeyler sebebiyle göğsünün daraldığını bilmekteyiz.
Yemin olsun ki, onların söyledikleri yüzünden senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
Hicr suresi, 98. ayet. فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُن مِّنَ ٱلسَّٰجِدِينَ
O halde, Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt) ve secde edenlerden ol.
Rabbini hamd (övgü) ile tesbih et (yücelt) ve secde edenlerden ol!
Öyleyse Rabbinin adını anarak O'nun yüceliğini hamd ile dile getir ve (hep) O'nun huzurunda secde edenlerden biri ol!
Fakat sen yine de Rabbinin yüceliğini, sınırsız kudret ve kemalini övgüyle an; (O'nun huzurunda) teslimiyet içinde yere kapanan kimselerden ol,
(O halde) Rabbinin Hamdi olarak tespih et ve secde (benliğini yok) edenlerden ol!
Sen Rabbini hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol.
Sen şimdi Rabbini hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol!
Artık, övgülerle yücelterek Efendini an ve secde edenler arasında ol!
"Sen şimdi Rabbini hamd ile tesbîh et ve secde edenlerden ol!"
Efendini yüceltip coşkuyla an ve yerlere kapan.
Rabbini yüceltip coşkuyla an ve yerlere kapan.
O halde Rabbine hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol!
O halde Rabbına hamdile tesbih et ve secdekarlardan ol
Rabb'ini hamd ile tesbih et dipnot 1 ve secde dipnot 2 edenlerden ol.
Rabb'ini hamd ile tesbih et dipnot 1 ve secde dipnot 2 edenlerden ol.
Rabb'ini hamd ile tesbih et dipnot 1 ve secde dipnot 2 edenlerden ol.
Sen rabbini hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol.
Sen hemen Rabbini, hamd ile, tesbih et ve secde edenlerden ol.
Sen, hemen Rabbını hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol.
(85-99) Biz yeri, gökleri ve bu ikisi arasındakileri sadece ve sadece gerçek olarak yarattık, Saat kesinlikle gelecek, artık güzel bir şekilde uzanan elleri tur, s enin Rabbin kesinlikle defalarca yaratan dır, bilendir. Sana ikililerden yediyi ve çok büyük okunanı / çok büyük kuranı verdik, gözlerini, arzuyla onların geçindikleri / metalandıkları şeylere ve onlar gibi olan zevcelere sakın dikme. / gözünü onlara uzatma, onlar hakkında da üzülme, sen müminleri kanadınla koru, ben apaçık bir uyarıcıyım de. Tıpkı taksimatçılara da indirdik, (bir kısmına inanırız, inanmadığımız kısımlar olabilir diyenler) ki onlar okunanı / kuranı bölük pörçük yaptılar ve Rabbin onların da hepsine yap tıklarını sual edecek, emredildiğin şeyi açığa çıkar ve ortak koşanlardan yüz çevir , senle dalga geçenlere karşı biz sana yeteriz , ki onlar Allah ’la beraber başkaca ilahlar edindiler ilerde bilecekler, kesin olan şu ki onların dediklerinden senin göğsünün sıkıştığını biliyoruz, sen Rabbini övgü ile / hamd ile üstün tut / tesbih et, secde edenlerden ol, yakın olan gelinceye kadar da Rabbine ibadet et.
Öyleyse hamt ile Rabbini tesbih et ve secde edenlerden ol!
Sen Rabbini hamd ile tesbih et (O'nu övecek sözlerle an, subhanallahi velhamdulillah de) ve secde edenlerden ol.
Sen, her şeyi mükemmel yapması sebebiyle Rabbine boyun eğ dipnot 1 ve secde edenlerden ol.
Her şeyi güzel yaptığından dolayı Rabbine ibadet et ve secde edenlerden ol.
Hamd ile Rabbini tesbih et ve secde edenlerden ol!
Övgü ile Rabbinin yüceliğini ifade et, ve secde edenlerden ol!
Şimdi sen, Rabbine hamd ile tespih et ve secde edenlerden ol!
Hicr suresi, 99. ayet. وَٱعْبُدْ رَبَّكَ حَتَّىٰ يَأْتِيَكَ ٱلْيَقِينُ
Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.
Sana kesin bir gerçek dipnot 1 (olan ölüm) gelinceye kadar Rabbine ibadet et!
Nihayet, ölüm gelip seni buluncaya dek Rabbine kulluğu (sürdür)!
ve ölüm sana erişinceye kadar Rabbine kulluk et.
Sana yakin gelene (benliğinin yokluğunu fark edene kadar -ölüm hakikatin fark edilmesi halidir- Vahid-ül Kahhar'ın yaşanmasına) kadar, Rabbine ibadet et (yakin sonrasında ise bunun doğal sonucu Rabbinin kulluğu devam eder zaten)!
Ve yakin sana gelinceye kadar Rabbine ibadet et.
Ve sana yakîn (ölüm) gelinceye kadar Rabbine ibadet et!
Ve ulaşması kaçınılmaz olan sana gelinceye dek, Efendine hizmet et! dipnot 197
"Sana yakin/kesin bilgi ya da ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et!"
Efendine hizmet et ki kesin bir onaya sahip olasın.
Rabbine kulluk et ki kesin bir inanca sahip olasın.
Ve sana ölüm gelinceye kadar Rabbine kulluk et!
Ve Rabbına kulluk yap ta sana o yakin gelene kadar
Sana yakin dipnot 1 gelinceye kadar, Rabb'ine kulluk et!
Sana yakin dipnot 1 gelinceye kadar, Rabb'ine kulluk et!
Ölüm gelinceye kadar, Rabb'ine kulluk et!
Ve yakin sana gelinceye kadar rabbine ibadet et.
Sana ölüm gelinceye kadar da Rabbine ibadet et.
Ve sana yakin gelinceye kadar Rabbına ibadet et.
(85-99) Biz yeri, gökleri ve bu ikisi arasındakileri sadece ve sadece gerçek olarak yarattık, Saat kesinlikle gelecek, artık güzel bir şekilde uzanan elleri tur, s enin Rabbin kesinlikle defalarca yaratan dır, bilendir. Sana ikililerden yediyi ve çok büyük okunanı / çok büyük kuranı verdik, gözlerini, arzuyla onların geçindikleri / metalandıkları şeylere ve onlar gibi olan zevcelere sakın dikme. / gözünü onlara uzatma, onlar hakkında da üzülme, sen müminleri kanadınla koru, ben apaçık bir uyarıcıyım de. Tıpkı taksimatçılara da indirdik, (bir kısmına inanırız, inanmadığımız kısımlar olabilir diyenler) ki onlar okunanı / kuranı bölük pörçük yaptılar ve Rabbin onların da hepsine yap tıklarını sual edecek, emredildiğin şeyi açığa çıkar ve ortak koşanlardan yüz çevir , senle dalga geçenlere karşı biz sana yeteriz , ki onlar Allah ’la beraber başkaca ilahlar edindiler ilerde bilecekler, kesin olan şu ki onların dediklerinden senin göğsünün sıkıştığını biliyoruz, sen Rabbini övgü ile / hamd ile üstün tut / tesbih et, secde edenlerden ol, yakın olan gelinceye kadar da Rabbine ibadet et.
Sana yakin/ölüm gelene kadar Rabbine ibadet et!
Ve Rabbine kulluk et ki sana yakin gelsin (kesin bilgiye eresin)!
Sana o kesin gerçek /ölüm gelip çatıncaya dek Rabbine kulluk et dipnot 1 .
O açık gerçek (ölüm) gelinceye kadar Rabbine kul olmaya devam et.
Sana yakin/ölüm gelene kadar Rabbine ibadet et!
Sana ölüm gelene kadar Rabbine kulluk et!
Sana şaşmaz ve kesin bilgi gelinceye kadar Rabbine ibadet et!
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.