Hûd suresi · 61–68. ayetler

Sâlih ve Semûd kavmi

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Hûd suresi, 61. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hûd suresi, 61. ayet. وَإِلَىٰ ثَمُودَ أَخَاهُمْ صَٰلِحًا قَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥ هُوَ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَٱسْتَعْمَرَكُمْ فِيهَا فَٱسْتَغْفِرُوهُ ثُمَّ تُوبُوٓا۟ إِلَيْهِ إِنَّ رَبِّى قَرِيبٌ مُّجِيبٌ

    Diyanet İşleri

    Semud kavmine de kardeşleri Salih'i peygamber gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yok. O, sizi yeryüzünden (topraktan) yarattı ve sizi oranın imarında görevli (ve buna donanımlı) kıldı. Öyle ise O'ndan bağışlanma dileyin; sonra da O'na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir.

    Mehmet Okuyan

    Semûd (kavmine) de kardeşleri Salih'i (göndermiştik). "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin! Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. O sizi yerden (topraktan) yaratmış dipnot 1 ve sizi orada yaşatmıştı. O'ndan bağışlanma dileyin; sonra da O'na tevbe edin! Şüphesiz ki Rabbim (kullarına) yakındır; dipnot 2 (dualarına) karşılık verendir." demişti.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Necm 53:32; Nûh 71:17.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüce Allah'ın kullarına yakınlığıyla ilgili benzer mesajlar: Bakara 2:186; Enfâl 8:24; Kâf 50:16; Vâkı‘a 56:85; Mücâdele 58:7.

    Mustafa İslamoğlu

    Semud'a ise soydaşları Salih'i (gönderdik). "Ey kavmim!" dedi, "Yalnızca Allah'a kulluk edin; (zira) sizin ondan başka kulluk edeceğiniz bir ilah yoktur. Sizi topraktan inşa eden ve size orayı imar etme yeteneği bahşeden O'dur. O halde O'ndan günahlarınız için af dileyin ve artık bilincinizi yenileyerek O'na yönelin; çünkü benim Rabbim (kendisine dönene) çok yakındır, duaları kabul eden tek mercidir.

    Muhammed Esed

    Semud (toplumuna da) soydaşları Salih'i gönderdik.(Salih onlara:) "Ey kavmim! (Yalnızca) Allah'a kulluk edin!" dedi, "(Çünkü) sizin O'ndan başka tanrınız yok. Sizi topraktan yaratıp geliştiren, orayı bayındır kılmanızı sağlayan O'dur. Bunun içindir ki, artık günahlarınızdan ötürü Rabbinizden bağışlanma dileyin ve sonra da tevbe ve pişmanlık içinde O'na yönelin, çünkü, benim Rabbim, (Kendisine yönelen herkese) her zaman yakınlık gösterir, (dualara) cevap verir!"

    Ahmed Hulusi

    Semud'a kardeşleri Salih'i (irsal ettik). . . Dedi ki: "Ey halkım. . . Allah'a kulluk etmekte olduğunuzun farkındalığına erin! Tanrınız olamaz, sadece "HU"! Sizi arzdan meydana getirdi "HU"; ve sizinle mamur etti orayı. . . O halde O'ndan mağfiret dileyin ve O'na tövbe edin. . . Muhakkak ki benim Rabbim, Kariyb'dir (yakın), Muciyb'dir (icabet eden). "

    Ali Bulaç

    Semud (halkına da) kardeşleri Salih'i (elçi gönderdik). Dedi ki: 'Ey kavmim, Allah'a ibadet edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. O sizi yerden (topraktan) yarattı ve onda ömür sürenler kıldı. Öyleyse O'ndan bağışlanma dileyin, sonra O'na tevbe edin. Şüphesiz benim Rabbim, yakın olandır, (duaları) kabul edendir.'

    Ali Özek ve heyeti

    Semûd kavmine de kardeşleri Salih gönderilmişti. Salih, kavmine demişti ki: "Ey kavmim! Sizin için kendisinden başka ilâh bulunmayan Allah'a ibadet edin. Sizi yerden meydana getiren ve orada imar ile görevlendiren O'dur. Bu itibarla O'ndan mağfiret dileyin; sonrada O'na tevbe edin. Rabbim, şüphesiz (kullarına) çok yakındır ve duaları kabul edendir."

    Ali Rıza Safa

    Semud'a, kardeşleri Salih, şöyle dedi: "Ey toplumum! Allah'a hizmet edin. Sizin için, O'ndan başka Tanrı yoktur. O, sizi yeryüzünden yaratan ve sizi orada yaşatandır. Artık, O'ndan bağışlanma dileyin. Sonra, pişmanlığınızı O'na gösterin. Kuşkusuz, benim Efendim, Yakındır; Kabul Edendir!"

    Bayraktar Bayraklı

    Semud toplumuna da kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk ediniz. Sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Sizi topraktan yaratan ve sizi orada yaşatan O'dur. O halde ondan af dileyiniz; sonra da O'na tövbe ediniz. Çünkü Rabbim, kullarına yakındır; duaları kabul edendir."

    Edip Yüksel

    Semud'a da kardeşleri Salih'i... Dedi ki: "Ey halkım, ALLAH'a hizmet edin, O'ndan başka tanrı yoktur. Sizi yerden çıkarıp yaratan, sizi oraya yerleştiren O'dur. Öyleyse O'ndan bağışlanma dileyin ve sonra O'na yönelin. Kuşkusuz Efendim Yakındır, Yanıtlayandır."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Semud'a da kardeşleri Salih'i... Dedi ki: 'Ey halkım, ALLAH'a kulluk edin, O'ndan başka tanrı yoktur. Sizi yerden çıkarıp yaratan, sizi oraya yerleştiren O'dur. Öyleyse O'ndan bağışlanma dileyin ve sonra O'na yönelin. Kuşkusuz Rabbim Yakındır, Yanıtlayandır.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik. O: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, O'ndan başka bir ilahınız da yoktur. Sizi, yerden O meydana getirdi, yeryüzünde yerleşme ve imar etme gücünü size O verdi; O'nun bağışlamasını isteyin, sonra O'na tevbe edin! Şüphe yok ki, Rabbim yakındır, duaları kabul edendir." dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Semuda da kardeşleri Salihi gönderdik, dedi: ey kavmim! Allaha kulluk edin sizin ondan başka bir ilahınız daha yok, sizi Arzdan o neş'et ettirdi ve onda ı'mar ve omrana sizi o ıkdar ve me'mur etti, onun için onun mağrifetini isteyin, sonra ona tevbe ile müracaat edin her halde rabbınız, yakındır, mücibdir

    Erhan Aktaş

    Semud halkına da kardeşleri Salih'i gönderdik. Ey halkım: "Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur." dedi. "Sizi yer yüzünde meydana getiren ve sizi orayı imar etmekle görevli kılan O'dur. Öyleyse O'ndan bağışlanma dileyin. Sonra O'na tevbe ile yönelin. Rabb'im, Çok Yakın'dır, İsteklere Cevap Veren'dir."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Semud halkına da kardeşleri Salih'i gönderdik. Ey halkım: "Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur." dedi. "Sizi yer yüzünde meydana getiren ve sizi orayı imar etmekle görevli kılan O'dur. Öyleyse O'ndan bağışlanma dileyin. Sonra O'na tevbe ile yönelin. Rabb'im, Çok Yakın'dır, İsteklere Cevap Veren'dir."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Semud halkına da kardeşleri Salih'i gönderdik. Ey halkım: "Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur." dedi. Sizi yer yüzünde meydana getiren ve sizi orayı imar etmekle görevli kılan O'dur. Öyleyse O'ndan bağışlanma dileyin. Sonra O'na tövbe ile yönelin. Rabb'im, Çok Yakın'dır, İsteklere Cevap Veren'dir.

    Gültekin Onan

    Semud (halkına da) kardeşleri Salih'i (gönderdik). Dedi ki: "Ey kavmim, Tanrı'ya ibadet edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. O sizi yerden (topraktan) yarattı ve onda ömür geçirenler kıldı. Öyleyse O'ndan bağışlanma dileyin, sonra O'na tevbe edin. Şüphesiz benim rabbim, yakın olandır, (duaları) kabul edendir."

    Hasan Basri Çantay

    Semuud'a biraderleri Saalih'i (gönderdik). Dedi ki: "Ey kavmim, Allaha kulluk edin. Sizin Ondan başka hiç bir Tanrınız yokdur. O, sizi toprakdan meydana getirdi, sizi orada ömür geçirmiye (yahud: i'maara) me'mur etdi. O halde Ondan mağfiret isteyin, sonra Ona tevbe edin (hep Ona dönün). Şübhesiz ki Rabbim (in rahmeti) çok yakındır; O, (duaları da) kabul edendir".

    İbni Kesir

    Semud'a da kardeşleri Salih'i, Ey kavmim; Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. O'dur sizi yeryüzünden yaratıp orayı i'mar etmenizi isteyen. Mağfiret dileyin O'ndan, sonra da tevbe edin. Şüphesiz Rabbım, size yakındır, kabul edendir, dedi.

    Mehmet Alagaş

    (61-68) Semud’a da kardeşleri Salih’i (Gönderdik) ey kavmim Allah'a ibadet edin dedi , sizin ondan başka ilahınız yok , O sizi yerden / arzdan inşa etti, o rada sizi ömürlendirdi , O’ndan bağışlanma dileyin, O’na t övbe edin, kesinlikle Rabbim yakındır ve cevap verendir / icabet edendir. Ey Salih dediler bundan önce aramızda kendisinden ümit beslenen biriydin, babalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmemizi mi sonlandırıyorsun? Biz bu konuda şüphe içindeyiz, bizi davet ettiğin şeyden tereddüdümüz var. Ey kavmim eğer ben, Rabbimden deliller üzere isem ve bana bir rahmet verildiyse de mi ? görmeyecek misiniz? Eğer Allah'a baş kaldırır isem kim bana yardım eder , sadece hüsran olmam dışında , bir şeyi mi artırmıyorsunuz? Ey kavmim bu Allah’ın dişi devesi size bir işarettir / ayettir, bırakın onu Allah ’ın arzından yesin, ona kötülük ile dokunmayın, sizi yakın bir azap tutar / yakalar. Onu / deveyi boğazladılar, yurdunuzda üç gün daha geçinin, size verilen bu söz / bu vaad asla yalanlanamayacaktır dedi . E mrimiz geldiği zam an, Salih ’i ve beraberindeki iman edenleri bizden bir esirgeme olarak / bir rahmet olarak kurtardık ve o günün utancından da kurtardık, Rabbin, kesinlikle O, sağlamdır, saygıdeğerdir. Zalimleri bir ses tuttu yakaladı, yurtlarında diz üstü çökmüş vaziyette sabahladılar, sanki orada hiç faydalanmamışlar gibiydiler. Dikkat edin! muhakkak ki Semud Rablerini yok saydılar, Dikkat edin Semud da uzaklaştırıldı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i peygamber gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Yalnızca Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yok. O, sizi yerden yaratıp sizi orada bir ömür boyu yaşattı. O halde O’ndan mağfiret dileyin. Sonra O’na tevbe edin. Şüphesiz ki Rabbim çok yakındır, duaları kabul edendir.”

    Süleyman Ateş

    Semud(kavmin)e de kardeşleri Salih'i (gönderdik). Dedi ki: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, O'ndan başka tanrınız yoktur! Sizi yerden inşa eden ve orada yaşatan O'dur; O'ndan mağfiret dileyin, sonra O'na tevbe edin! Çünkü Rabbim yakındır, (du'aları) kabul edendir."

    Süleymaniye Vakfı

    Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik dipnot 1 . "Ey halkım!" dedi; "Allah'a kulluk edin! Sizin ondan başka ilahınız yoktur. Sizi yerden /yerdeki maddelerden oluşturup geliştiren ve orayı imar etme gücü veren odur. Öyleyse ondan bağışlanma dileyin, aynı zamanda ona yönelin. Çünkü benim Rabbim herkese yakındır; isteklere cevap verir."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Salih Aleyhisselamın kıssası hakkında ayrıntılı bilgi için bkz: A'raf 7/73-79, Hicr 15/80-84, Şuara 26/141-159, Neml 27/45-53, Fussilet 41/17-18, Zariyat 51/43-45, Kamer 54/23-31, Hakka 69/4-5, Şems 91/11-15.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Semud'a da soydaşları Salih'i elçi gönderdik. "Ey halkım!" dedi; "Allah'a kul olun; sizin başka ilahınız yoktur. Sizi bu toprakta yapılandıran ve burada barındıran O'dur. Öyleyse O'ndan bağışlanma dileyin sonra da O'na yönelin. Çünkü benim Rabbim herkese yakındır; isteklere cevap verir."

    Şaban Britch

    Semûd’a kardeşleri Salih’i gönderdik. Ey halkım! Yalnız Allah’a ibadet ediniz. Sizin, O’ndan başka (hak) ilahınız yoktur. Sizi yeryüzünden (topraktan) yaratan ve sizi orada yaşattı. O halde O’ndan mağfiret dileyin. Sonra da O’na (tevbe ile) yönelin. Kuşkusuz Rabbim, çok yakındır, (dualara) çokça icabet edendir dedi.

    Şaban Piriş

    Semud'a kardeşleri Salih'i gönderdik. -Ey halkım, Allah'a kulluk ediniz. Sizin, O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Sizi yeryüzünde meydana getiren ve sizin orayı imar etmenizi dileyen O'dur. O halde O'ndan af dileyin. Sonra da O'na yönelin. Kuşkusuz Rabbim, yakındır, dedi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: "Ey toplumum! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yok. Sizi topraktan oluşturan ve size orada ömür geçirten O'dur. Artık O'ndan af dileyin, O'na dönün. Rabbim Karib'dir, bize çok yakındır; Mucib'dir, bize cevap verir."

  2. Hûd suresi, 62. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hûd suresi, 62. ayet. قَالُوا۟ يَٰصَٰلِحُ قَدْ كُنتَ فِينَا مَرْجُوًّا قَبْلَ هَٰذَآ أَتَنْهَىٰنَآ أَن نَّعْبُدَ مَا يَعْبُدُ ءَابَآؤُنَا وَإِنَّنَا لَفِى شَكٍّ مِّمَّا تَدْعُونَآ إِلَيْهِ مُرِيبٍ

    Diyanet İşleri

    Onlar şöyle dediler: "Ey Salih! Bundan önce sen, aramızda ümit beslenen bir kimseydin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmamızı bize yasaklıyor musun? Şüphesiz, biz senin bizi çağırdığın şeyden derin bir şüphe içindeyiz."

    Mehmet Okuyan

    (Kavmi ise) şöyle demişti: "Ey Salih! Elbette sen bundan önce içimizde ümit beslenen birisiydin. (Şimdi) babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi engelliyor musun? dipnot 1 Şüphesiz ki bizi kendisine (kulluğa) çağırdığın şeyden kuşkulandıran bir şüphe içindeyiz." dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:170; Mâide 5:104; A‘râf 7:28; Yûnus 10:78; Hûd 11:53-54, 87; Enbiyâ 21:52-53; Şu‘arâ 26:70-74; Lokmân 31:21; Sebe' 34:43; Sâffât 37:69-74; Zuhruf 43:22, 23.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: İbrâhîm 14:9.

    Mustafa İslamoğlu

    Onlar şöyle dediler: "Ey Salih! Doğrusu sen, bundan önce içimizde (hep) gelecek vaat eden biriydin. Şimdi kalkıp sen bizi atalarımızın kulluk ettiği şeylere tapmaktan mı alıkoyacaksın? Ama şunu iyi bil ki, biz senin davet ettiğin şeye dair şüphe içindeyiz" demişlerdi; mütereddid bir halde...

    Muhammed Esed

    "Ey Salih!" diye karşılık verdiler, "Sen bundan önce aramızda büyük umutlar beslenen biriydin! (Şimdi) bizi atalarımızın kulluk edegeldiği şeylere kulluk etmekten mi alıkoyacaksın? Doğrusu şu ki, bizi çağırdığın (dava) hakkında son derece ciddi bir şüphe ve kaygı içindeyiz!"

    Ahmed Hulusi

    Dediler ki: "Ey Salih! Bundan önce içimizde gerçekten ümit beslenen biri idin! Atalarımızın tapındıklarına tapınmaktan mı bizi yasaklıyorsun? Doğrusu biz, bizi davet ettiğin konuda endişeli bir şüphe içindeyiz. "

    Ali Bulaç

    Dediler ki: "Ey Salih, bundan önce sen içimizde kendisinden (iyilikler ve yararlılıklar) umulan biriydin. Atalarımızın taptığı şeylere tapmaktan sen bizi engelleyecek misin? Doğrusu biz, senin bizi davet ettiğin şeyden kuşku verici bir tereddüt içindeyiz."

    Ali Özek ve heyeti

    Dediler ki: Ey Sâlih! Sen bundan önce içimizde ümit beslenen birisiydin. (Şimdi) babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi engelliyor musun? Doğrusu biz, bizi kendisine (kulluğa) çağırdığın şeyden ciddi bir şüphe içindeyiz.

    Ali Rıza Safa

    Dediler ki: "Ey Salih! Şimdiye değin, aramızda umut veren bir kimseydin. Atalarımızın hizmet ettiklerine hizmet etmemizi yasaklıyorsun; öyle mi? Aslında, bizi çağırdığın şeyden derin bir kuşku duyuyoruz!"

    Bayraktar Bayraklı

    Dediler ki: "Ey Salih! Sen bundan önce içimizde ümit beslenen biri idin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi alıkoyuyor musun? Doğrusu biz, bizi kendisine çağırdığın şeyden ciddi bir şüphe içindeyiz."

    Edip Yüksel

    Dediler ki: "Ey Salih, sen bundan önce, aramızda popüler bir umut kaynağıydın. Atalarımızın hizmet etmiş olduklarından sen şimdi bizi men mi ediyorsun? Biz, senin bizi çağırdığın şeylerden kuşku içindeyiz."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dediler ki: 'Ey Salih, sen bundan önce, aramızda popüler bir umut kaynağıydın. Atalarımızın tapmış olduklarından sen şimdi bizi men mi ediyorsun? Biz, senin bizi çağırdığın şeylerden kuşku içindeyiz.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlar: "Ey Salih, bundan önce sen, içimizde ümit beslenen bir kişiydin, şimdi bizi babalarımızın tapındığına tapmaktan vazgeçirmek mi istiyorsun? Biz kesinlikle senin bizi davet ettiğin şeyden çok kuşkulandıran bir şüphe içindeyiz." dediler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey Salih! dediler: bundan evvel sen bizim içimizde ümid beslenir bir zat idin, şimdi bizi babalarımızın tapındığına tapmaktan nehiy mi ediyorsun? Her halde biz, senin bizi da'vet ettiğin şeyden çok kuşkulandıran bir şekk içindeyiz

    Erhan Aktaş

    "Ey Salih! Sen, bundan önce aramızda ümit beslenen biriydin. Şimdi atalarımızın kulluk ettiklerine kulluk etmekten bizi vazgeçirmek mi istiyorsun? Ve biz, gerçekten de senin bizi çağırdığın şey hakkında ikilem içindeyiz, kaygılanıyoruz." dediler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey Salih! Sen, bundan önce aramızda ümit beslenen biriydin. Şimdi atalarımızın kulluk ettiklerine kulluk etmekten bizi vazgeçirmek mi istiyorsun? Ve biz, gerçekten de senin bizi çağırdığın şey hakkında ikilem içindeyiz, kaygılanıyoruz." dediler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Ey Salih! Sen, bundan önce aramızda ümit beslenen biriydin. Şimdi atalarımızın kulluk ettiklerine kulluk etmekten bizi vazgeçirmek mi istiyorsun? Ve biz, gerçekten de senin bizi çağırdığın şey hakkında şüphe içindeyiz, kaygılanıyoruz." dediler.

    Gültekin Onan

    Dediler ki: "Ey Salih, bundan önce sen içimizde kendisinden (iyilikler ve yararlılıklar) umulan biriydin. Atalarımızın taptığı şeylere tapmaktan sen bizi engelleyecek misin? Doğrusu biz, senin bizi davet ettiğin şeyden kuşku verici bir tereddüt içindeyiz."

    Hasan Basri Çantay

    "Ey Saalih, dediler, sen bundan evvel içimizde ümid beslenen bir (zat) din. (Şimdi) atalarımızın tapdığı şeylere tapmamızdan bizi vaz geçirmek mi istiyorsun? Senin bizi (kulluğuna) da'vet etdiğin (Rab) den hakıykaten şek içindeyiz, şübheleniciyiz".

    İbni Kesir

    Dediler ki: Ey Salih, aramızda bundan önce kendisinden iyilik beklenmiş kimseydin sen. Şimdi kalkıp da babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi vazgeçirmek mi istiyorsun? Doğrusu, bizi çağırdığın şeyden şüphe ve endişe içindeyiz.

    Mehmet Alagaş

    (61-68) Semud’a da kardeşleri Salih’i (Gönderdik) ey kavmim Allah'a ibadet edin dedi , sizin ondan başka ilahınız yok , O sizi yerden / arzdan inşa etti, o rada sizi ömürlendirdi , O’ndan bağışlanma dileyin, O’na t övbe edin, kesinlikle Rabbim yakındır ve cevap verendir / icabet edendir. Ey Salih dediler bundan önce aramızda kendisinden ümit beslenen biriydin, babalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmemizi mi sonlandırıyorsun? Biz bu konuda şüphe içindeyiz, bizi davet ettiğin şeyden tereddüdümüz var. Ey kavmim eğer ben, Rabbimden deliller üzere isem ve bana bir rahmet verildiyse de mi ? görmeyecek misiniz? Eğer Allah'a baş kaldırır isem kim bana yardım eder , sadece hüsran olmam dışında , bir şeyi mi artırmıyorsunuz? Ey kavmim bu Allah’ın dişi devesi size bir işarettir / ayettir, bırakın onu Allah ’ın arzından yesin, ona kötülük ile dokunmayın, sizi yakın bir azap tutar / yakalar. Onu / deveyi boğazladılar, yurdunuzda üç gün daha geçinin, size verilen bu söz / bu vaad asla yalanlanamayacaktır dedi . E mrimiz geldiği zam an, Salih ’i ve beraberindeki iman edenleri bizden bir esirgeme olarak / bir rahmet olarak kurtardık ve o günün utancından da kurtardık, Rabbin, kesinlikle O, sağlamdır, saygıdeğerdir. Zalimleri bir ses tuttu yakaladı, yurtlarında diz üstü çökmüş vaziyette sabahladılar, sanki orada hiç faydalanmamışlar gibiydiler. Dikkat edin! muhakkak ki Semud Rablerini yok saydılar, Dikkat edin Semud da uzaklaştırıldı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Ey Salih! Sen bundan önce, içimizde ümit beslenilen bir kimseydin; şimdi babalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmekten bizi men mi ediyorsun? Doğrusu bizi çağırdığın şeyden çok kuşkulandıran bir şüphe içindeyiz" dediler.

    Süleyman Ateş

    Dediler ki: "Ey Salih, sen bundan önce bizim aramızda ümit beslenen kişi idin. Şimdi atalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi men mi ediyorsun? Biz senin bizi çağırdığın şeyden şüphe içindeyiz, kuşkulanıyoruz!"

    Süleymaniye Vakfı

    Dediler ki: "Ey Salih! Sen daha önce aramızda ümit beslenen biriydin. Şimdi kalkmış, atalarımızın kulluk ettiğine kulluk etmemizi mi yasaklıyorsun? Biz senin bizi davet ettiğin şey konusunda tam bir ikilemde bırakan şüphe içindeyiz dipnot 1 ."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Semud kavminin Salih Aleyhisselam ve ona inananlara karşı söyledikleri sözler için bkz: A'raf 7/75-76, Şuara 26/153-154, Neml 27/47, Kamer 54/24-25.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dediler ki "Bak Salih! Daha önce aramızda, kendisine ümit bağlanan biriydin. Şimdi kalkmış, atalarımızın kulluk ettiğine kul olmamızı yasaklıyorsun? Biz senin bizi çağırdığın şeyden dolayı şüpheye düşüyor, endişeye kapılıyoruz."

    Şaban Britch

    Ey Salih, bundan önce aramızda kendisinden (lider olması) ümit beslenen bir kimse idin. Şimdi, atalarımızın ibadet ettiklerine bizim de ibadet etmemizi mi yasaklıyorsun? Doğrusu biz, davet ettiğin şeyden iyiden iyiye şüphe ediyoruz, dediler.

    Şaban Piriş

    -Ey Salih, bundan önce aramızda kendisinden iyilik beklenen bir kimse idin. Şimdi, atalarımızın kulluk ettiklerine bizim kulluk etmemizi mi yasaklıyorsun? Doğrusu biz, davet ettiğin şeyden iyiden iyiye şüphe ediyoruz, dediler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dediler ki: "Ey Salih! Sen bundan önce, aramızda aranan/ümit beslenen bir kişi idin. Şimdi kalkmış, atalarımızın kulluk ettiklerine kulluk etmemizi mi yasaklıyorsun? Gerçek şu ki biz, bizi çağırdığın şey hakkında kafaları karıştıran bir kuşku içindeyiz."

  3. Hûd suresi, 63. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hûd suresi, 63. ayet. قَالَ يَٰقَوْمِ أَرَءَيْتُمْ إِن كُنتُ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّى وَءَاتَىٰنِى مِنْهُ رَحْمَةً فَمَن يَنصُرُنِى مِنَ ٱللَّهِ إِنْ عَصَيْتُهُۥ فَمَا تَزِيدُونَنِى غَيْرَ تَخْسِيرٍ

    Diyanet İşleri

    Salih, dedi ki: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, eğer ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerinde isem ve bana tarafından bir rahmet (peygamberlik) vermişse, O'na karşı geldiğim takdirde beni Allah'tan kim koruyabilir? Demek ki, zarara uğratmaktan başka bana katkınız olmaz."

    Mehmet Okuyan

    (Salih onlara) şöyle demişti: "Ey kavmim! Bir düşünsenize! Ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerinde isem ve O bana kendinden bir rahmet vermiş ise (hâliniz nasıl olacak?) dipnot 1 O'na asi olursam, beni Allah'tan (O'nun azabından) kim koruyabilir ki! (O zaman) siz de kaybımı artırmaktan başka bir şey yapmamış olurdunuz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Hûd 11:28, 88.

    Mustafa İslamoğlu

    "Ey kavmim!" dedi, "Düşünsenize bir: ya ben Rabbimin katından gelen açık bir delile dayanıyorsam ve O bana katından bir rahmet bahşetmişse? Eğer O'na isyan edersem, Allah'tan gelebilecek bir cezaya karşı bana kim yardım eder? O takdirde siz, yıkımımı arttırmaktan başka bir şey yapmamış olursunuz."

    Muhammed Esed

    "Ey kavmim!" diye karşılık verdi (Salih), "Ne dersiniz, ya ben, katından bana bir rahmet bahşeden Rabbimden apaçık bir kanıt üzerindeysem, (söyleyin), O'na tutup baş kaldırırsam o zaman kim Allah'a karşı kol kanat gerer bana? Bu durumda, sizin önerdiğiniz şey yıkımımı artırmaktan öteye gitmez!"

    Ahmed Hulusi

    Dedi ki: "Ey halkım, bir bakın. . . Ya Rabbimden apaçık bir delilim varsa ve O kendinden bana bir rahmet vermiş ise? (Bu durumda) eğer O'na isyan edersem Allah'a (karşı) kim yardım eder? Sizin de bana hasar vermekten başka katkınız olmaz. "

    Ali Bulaç

    Dedi ki: "Ey kavmim, görüşünüz nedir söyler misiniz? Eğer ben Rabbimden apaçık bir belge üzerindeysem ve bana tarafından bir rahmet vermişse, bu durumda O'na isyan edecek olursam Allah'a karşı bana kim yardım edecektir? Şu halde kaybımı arttırmaktan başka bana (hiç bir yarar) sağlamayacaksınız."

    Ali Özek ve heyeti

    (Sâlih) dedi ki: Ey kavmim! Eğer ben Rabbimden (verilen) apaçık bir delil üzerinde isem ve O bana kendinden bir rahmet (peygamberlik) vermişse, buna ne dersiniz? Bu durum karşısında O'na âsi olursam beni Allah'tan (O'nun azabından) kim korur? O zaman siz de bana ziyan vermekten fazla bir şey yapamazsınız.

    Ali Rıza Safa

    Dedi ki: "Ey toplumum! Görüşünüz bu mu?" "Ya ben, Efendimden açık bir kanıta dayanıyorsam ve Kendisinden bana bir rahmet vermişse? O'na karşı gelirsem, Allah'ın karşısında, kim bana yardım edebilir? Yitiklerimi çoğaltmaktan başka bir şey olmaz!"

    Bayraktar Bayraklı

    Salih dedi ki,"Ey kavmim! Eğer ben Rabbimden gelen apaçık bir delil üzerinde isem ve O, bana kendinden bir rahmet vermişse, buna ne dersiniz? Bu durumda O'na asi olursam, beni Allah'tan kim korur? O zaman siz bana zarar vermekten başka bir şey yapmış olmazsınız."

    Edip Yüksel

    Dedi ki: "Ey halkım, ya ben Efendimden kesin bir delile sahipsem ve kendisinden bana rahmet vermişse? O'na isyan edecek olursam beni ALLAH'tan kim kurtarabilir? Siz ancak benim kayıplarımı arttırabilirsiniz."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dedi ki: 'Ey halkım, ya ben Rabbimden kesin bir delile sahipsem ve kendisinden bana rahmet vermişse? O'na isyan edecek olursam beni ALLAH'tan kim kurtarabilir? Siz ancak benim kayıplarımı arttırabilirsiniz?'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Salih: "Ey kavmim, ne dersiniz, eğer Rabbimden açık bir delil ile gelmişsem ve bana katından bir rahmet vermişse, O'na isyan ettiğim takdirde beni O'ndan kim kurtarabilir? Demek ki, siz bana zarar vermekten başka birşey yapmayacaksınız.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey kavmim, dedi: söyleyin bakayım re'yiniz nedir? Eğer ben rabbımdan bir beyyine üzerinde isem ve bana tarafından bir rahmet bahşetmiş ise ben Allaha ısyan ettiğim taktirde beni ondan kim kurtarabilir? Demek ki siz bana hasar etmekten başka bir şey yapmıyacaksınız

    Erhan Aktaş

    "Ey halkım, söyleyin bakalım, ya Rabb'imin Kendinden verdiği bir rahmetle, kanıt içeren açık bir bilgi üzerindeysem! Ona asi olduğum takdirde, Allah'ın vereceği cezaya karşı bana kim yardım edebilir? Bana zarar vermiş olmaktan başka bir şey yapmış olmazsınız." dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey halkım, söyleyin bakalım, ya Rabb'imin Kendinden verdiği bir rahmetle, kanıt içeren açık bir bilgi üzerindeysem! Ona asi olduğum takdirde, Allah'ın vereceği cezaya karşı bana kim yardım edebilir? Bana zarar vermiş olmaktan başka bir şey yapmış olmazsınız." dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Ey halkım, söyleyin bakalım, ya Rabb'imin Kendinden verdiği bir rahmetle, kanıt içeren açık bir bilgi üzerindeysem! Ona asi olduğum takdirde, Allah'ın vereceği cezaya karşı bana kim yardım edebilir? Bana zarar vermiş olmaktan başka bir şey yapmış olmazsınız." dedi.

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "Ey kavmim, görüşünüz nedir söyler misiniz? Eğer ben rabbimden apaçık bir belge üzerindeysem ve bana tarafından bir rahmet vermişse, bu durumda O'na isyan edecek olursam Tanrı'ya karşı bana kim yardım edecektir? Şu halde kaybımı arttırmaktan başka bana (hiç bir yarar) sağlamayacaksınız."

    Hasan Basri Çantay

    (Saalih) dedi ki: "Ey kavmim, ya ben Rabbimden (gelen) apaçık bir mu'cizenin üzerinde isem ve O, kendinden bana bir rahmet (bir peygamberlik) vermişse? (Buna) ne dersiniz? O halde Allah (ın intikaamın) dan, eğer Ona isyan edersem, (kurtarmak hususunda) bana kim yardım eder? Demek, siz beni ziyana uğratmakdan, (bunu) bana karşı artırmakdan başka, bir şey yapmayacaksınız".

    İbni Kesir

    Dedi ki: Ey kavmim; Rabbımdan açık bir delilim olur, bana rahmet eder ve ben de O'na baş kaldırırsam; söyleyin bakalım, beni Allah'a karşı kim savunur? Bana hüsrandan başka bir şey kazandırmazsınız.

    Mehmet Alagaş

    (61-68) Semud’a da kardeşleri Salih’i (Gönderdik) ey kavmim Allah'a ibadet edin dedi , sizin ondan başka ilahınız yok , O sizi yerden / arzdan inşa etti, o rada sizi ömürlendirdi , O’ndan bağışlanma dileyin, O’na t övbe edin, kesinlikle Rabbim yakındır ve cevap verendir / icabet edendir. Ey Salih dediler bundan önce aramızda kendisinden ümit beslenen biriydin, babalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmemizi mi sonlandırıyorsun? Biz bu konuda şüphe içindeyiz, bizi davet ettiğin şeyden tereddüdümüz var. Ey kavmim eğer ben, Rabbimden deliller üzere isem ve bana bir rahmet verildiyse de mi ? görmeyecek misiniz? Eğer Allah'a baş kaldırır isem kim bana yardım eder , sadece hüsran olmam dışında , bir şeyi mi artırmıyorsunuz? Ey kavmim bu Allah’ın dişi devesi size bir işarettir / ayettir, bırakın onu Allah ’ın arzından yesin, ona kötülük ile dokunmayın, sizi yakın bir azap tutar / yakalar. Onu / deveyi boğazladılar, yurdunuzda üç gün daha geçinin, size verilen bu söz / bu vaad asla yalanlanamayacaktır dedi . E mrimiz geldiği zam an, Salih ’i ve beraberindeki iman edenleri bizden bir esirgeme olarak / bir rahmet olarak kurtardık ve o günün utancından da kurtardık, Rabbin, kesinlikle O, sağlamdır, saygıdeğerdir. Zalimleri bir ses tuttu yakaladı, yurtlarında diz üstü çökmüş vaziyette sabahladılar, sanki orada hiç faydalanmamışlar gibiydiler. Dikkat edin! muhakkak ki Semud Rablerini yok saydılar, Dikkat edin Semud da uzaklaştırıldı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Salih, dedi ki: “Ey kavmim! Söyleyin bakayım, eğer ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerinde isem ve bana tarafından bir rahmet (peygamberlik) vermişse, O’na karşı geldiğim takdirde beni Allah’tan kim koruyabilir? Demek ki, zarara uğratmaktan başka bana katkınız olmaz.”

    Süleyman Ateş

    "Ey kavmim, dedi, bakın ya ben Rabbimden bir kanıt üzerinde isem ve O, bana kendinden bir rahmet vermişse? Peki bu durumda O'na karşı gelirsem beni Allah'tan kim kurtarır? Sizin bana, ziyanımı artırmaktan başka bir katkınız olamaz!"

    Süleymaniye Vakfı

    Salih dedi ki: "Ey halkım! Hiç düşündünüz mü, eğer ben Rabbimden gelen açık bir belgeye dayanıyorsam ve o bana katından bir ikram (nebilik) vermişse ona karşı geldiğim takdirde beni Allah'tan kim kurtarabilir? Öyle bir durumda siz benim ancak zararımı artırırsınız dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Nuh Aleyhisselam ile Şuayb Aleyhisselam da kavimlerine benzer sözleri söylemişlerdir (Hud 11/28, 88). Çünkü dinde zorlamanın hiçbir çeşidi yoktur (Bakara 2/256), bu yüzden hiç kimseye inanması için baskı yapılması söz konusu olamaz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dedi ki "Ey halkım! Baksanıza, eğer ben Rabbimin açık bir belgesine dayanıyorsam, bir de O'ndan ikram görmüşsem, O'na karşı çıktığım takdirde hanginiz beni Allah'ın azabından kurtarabilir? Sizin katkınız, sırf zararımı artırmak olur.

    Şaban Britch

    Salih: Ey halkım, Rabbimden bir delil üzerindeysem ve bana ondan bir rahmet verilmiş olduğu halde O’na isyan edersem, bana Allah’a karşı kim yardım edebilir? Bana zararımı artırmaktan başka bir şey yapamazsınız, dedi.

    Şaban Piriş

    Salih: -Ey halkım, Rabbimden bir belge üzerindeysem ve bana ondan bir rahmet verilmiş olduğu halde O'na isyan edersem, bana Allah'a karşı kim yardım edebilir?! Bana zararımı artırmaktan başka bir şey yapamazsınız, dedi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dedi ki: "Ey kavmim! Hiç düşündünüz mü? Ya ben Rabbimden bir beyyine üzerindeysem, bana kendisinden bir rahmet sunmuşsa! Bu durumda ben O'na isyan edersem, bana Allah'a karşı kim yardım eder? Sizin bana, yıkım ve hüsranı artırmak dışında bir katkınız olamaz."

  4. Hûd suresi, 64. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hûd suresi, 64. ayet. وَيَٰقَوْمِ هَٰذِهِۦ نَاقَةُ ٱللَّهِ لَكُمْ ءَايَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ فِىٓ أَرْضِ ٱللَّهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ قَرِيبٌ

    Diyanet İşleri

    "Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah'ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar."

    Mehmet Okuyan

    Ey kavmim! İşte Allah'ın şu devesi sizin için bir delildir. Onu bırakın da Allah'ın (yarattığı bu) toprakta yesin (otlasın). Ona hiçbir kötülük etmeyin! Yoksa sizi yakın bir azap yakalar." dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: A‘râf 7:73.

    Mustafa İslamoğlu

    "İmdi ey kavmim! Allah'a ait olan bu dişi deve sizin için bir sembol kılınmıştır. O halde bırakın da Allah'ın arzında otlasın! Sakın ona kötülük yapayım demeyin! Sonra ani bir azaba çarptırılırsınız."

    Muhammed Esed

    Ve "Ey kavmim!" diye, devam etti, "Bu, Allah'a ait olan dişi deve sizin için bir işaret olacaktır; bunun için, onu bırakın Allah'ın arzında otlasın; ona bir kötülük yapmayın, yoksa beklenmedik bir azaba duçar olursunuz!"

    Ahmed Hulusi

    "Ey kavmim! İşte size bir işaret, Allah'ın (kendi halinde) dişi devesi. . . Onu bırakın Allah arzında yesin. . . Ona kötü amaçla dokunmayın. . . Yoksa yakın bir azap sizi yakalar. "

    Ali Bulaç

    "Ey kavmim, size işte bir ayet olarak Allah'ın devesi; onu serbest bırakın, Allah'ın arzında yesin. Ona kötülük (vermek niyeti)yle dokunmayın. Yoksa sizi yakın bir azab sarıverir."

    Ali Özek ve heyeti

    Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın devesi. Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin (içsin). Ona kötülük dokundurmayın; sonra sizi yakın bir azap yakalar.

    Ali Rıza Safa

    "Ey toplumum! Allah'ın şu dişi devesi, sizin için bir göstergedir. Artık, onu bırakın; Allah'ın toprağında otlasın. Ona, bir kötülük yapmayın; yoksa yakın bir ceza sizi yakalar!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın devesi. Onu bırakın, Allah'ın mülkünde yesin. Ona kötülük etmeyiniz; sonra sizi yakın bir azap yakalar."

    Edip Yüksel

    "Ey halkım, ALLAH'ın bu devesi sizin için bir ayettir. ALLAH'ın toprağında bırakın otlansın. Ona kötülük dokundurmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Ey halkım, ALLAH'ın bu devesi sizin için bir ayettir. ALLAH'ın toprağında bırakın otlansın. Ona kötülük dokundurmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey kavmim, işte şu Allah'ın dişi devesi size bir mucizedir; bırakın onu, Allah'ın toprağında yayılsın ve ona kötü bir maksatla el sürmeyin. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar!" dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem ey kavmim, işte şu: "Allahın nakasi" size ayet, bırakın onu Allahın Arzında yayılsın, ve ona kötü bir maksatla el sürmeyin, sonra sizi yakın bir azab yakalar

    Erhan Aktaş

    "Ey halkım! İşte şu Allah'ın dişi devesi dipnot 1 , sizin için bir ayettir. dipnot 2 Bırakın onu, Allah'ın arzında otlasın. Kötü bir amaçla ona yaklaşmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın dişi devesi. Dişi devenin Allah'a nispet edilmesi kamu malı sayılmasındandır. "Halka ait, toplumun ortak malı olan beş yaşında, yavrulu dişi deve."
    2. metne dön, dipnot 2
      Gösterge, kanıt.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey halkım! İşte şu Allah'ın dişi devesi dipnot 1 , sizin için bir ayettir. dipnot 2 Bırakın onu, Allah'ın arzında otlasın. Kötü bir amaçla ona yaklaşmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın dişi devesi. Dişi devenin Allah'a nispet edilmesi kamu malı sayılmasındandır. "Halka ait, toplumun ortak malı olan beş yaşında, yavrulu dişi deve."
    2. metne dön, dipnot 2
      Gösterge, kanıt.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Ey halkım! İşte şu Allah'ın dişi devesi dipnot 1 , sizin için bir ayettir. dipnot 2 Bırakın onu, Allah'ın arzında otlasın. Kötü bir amaçla ona yaklaşmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Halka ait, toplumun ortak malı olan beş yaşında, yavrulu dişi deve.
    2. metne dön, dipnot 2
      Gösterge, kanıt.

    Gültekin Onan

    "Ey kavmim, size işte bir ayet olarak Tanrı'nın devesi; onu serbest bırakın, Tanrı'nın arzında yesin. Ona kötülük (etmek niyetiy)le dokunmayın. Yoksa sizi yakın bir azab sarıverir."

    Hasan Basri Çantay

    "Ey kavmim, işte size bir ayet (bir mu'cize) olmak üzere Allahın şu dişi devesi! Artık onu (serbest) bırakın. Allahın arzında yesin. Ona fenalık edib dokunmayın. Binnetice sizi yakın bir azab yakalar".

    İbni Kesir

    Ey kavmim; bu, size bir ayet olarak Allah'ın yarattığı dişi devedir, bırakın onu da Allah'ın toprağında otlasın. Ona kötü maksadla dokunmayın. Yoksa siz, pek yakın bir azaba uğrarsınız.

    Mehmet Alagaş

    (61-68) Semud’a da kardeşleri Salih’i (Gönderdik) ey kavmim Allah'a ibadet edin dedi , sizin ondan başka ilahınız yok , O sizi yerden / arzdan inşa etti, o rada sizi ömürlendirdi , O’ndan bağışlanma dileyin, O’na t övbe edin, kesinlikle Rabbim yakındır ve cevap verendir / icabet edendir. Ey Salih dediler bundan önce aramızda kendisinden ümit beslenen biriydin, babalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmemizi mi sonlandırıyorsun? Biz bu konuda şüphe içindeyiz, bizi davet ettiğin şeyden tereddüdümüz var. Ey kavmim eğer ben, Rabbimden deliller üzere isem ve bana bir rahmet verildiyse de mi ? görmeyecek misiniz? Eğer Allah'a baş kaldırır isem kim bana yardım eder , sadece hüsran olmam dışında , bir şeyi mi artırmıyorsunuz? Ey kavmim bu Allah’ın dişi devesi size bir işarettir / ayettir, bırakın onu Allah ’ın arzından yesin, ona kötülük ile dokunmayın, sizi yakın bir azap tutar / yakalar. Onu / deveyi boğazladılar, yurdunuzda üç gün daha geçinin, size verilen bu söz / bu vaad asla yalanlanamayacaktır dedi . E mrimiz geldiği zam an, Salih ’i ve beraberindeki iman edenleri bizden bir esirgeme olarak / bir rahmet olarak kurtardık ve o günün utancından da kurtardık, Rabbin, kesinlikle O, sağlamdır, saygıdeğerdir. Zalimleri bir ses tuttu yakaladı, yurtlarında diz üstü çökmüş vaziyette sabahladılar, sanki orada hiç faydalanmamışlar gibiydiler. Dikkat edin! muhakkak ki Semud Rablerini yok saydılar, Dikkat edin Semud da uzaklaştırıldı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah’ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah’ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakında bir azap yakalar.”

    Süleyman Ateş

    "Ey kavmim, işte şu, Allah'ın devesi, size bir mu'cizedir. Bırakın onu, Allah'ın arzında yesin, ona bir kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azab yakalar!"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey halkım! Bu, Allah'ın dişi devesidir; sizin için bir belge… Bırakın Allah'ın toprağında otlasın. Ona kötü niyetle dokunmayın yoksa fazla sürmez, azaba çarpılırsınız."

    Şaban Britch

    Ey halkım, Bu, size açık bir ayet olarak Allah’ın devesidir. Onu bırakın, Allah’ın arzında yayılsın. Ona kötülük etmeyin; yoksa sizi çok yakında bir azap çarpar.

    Şaban Piriş

    -Ey halkım, Bu, size açık bir belge olarak Allah'ın devesidir. Onu bırakın, Allah'ın arzında yayılsın. Ona kötülük etmeyin; yoksa sizi çok yakında bir azap çarpar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Ey toplumum! İşte şu size, Allah'ın bir mucize olan devesi. Rahat bırakın onu. Allah'ın toprağında karnını doyursun. Bir kötülük dokundurmayın ona. Yoksa sizi çok yakın bir azap yakalayıverir."

  5. Hûd suresi, 65. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hûd suresi, 65. ayet. فَعَقَرُوهَا فَقَالَ تَمَتَّعُوا۟ فِى دَارِكُمْ ثَلَٰثَةَ أَيَّامٍ ذَٰلِكَ وَعْدٌ غَيْرُ مَكْذُوبٍ

    Diyanet İşleri

    Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helak olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."

    Mehmet Okuyan

    (Fakat Semûd kavmi) onu (deveyi) hunharca katledince dipnot 1 (Salih onlara) şöyle demişti: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın (sonra helak olacaksınız)!" Bu, yalanlanamayacak bir vaattir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: A‘râf 7:77; Hûd 11:65; Şu‘arâ 26:157; Kamer 54:29; Şems 91:14.

    Mustafa İslamoğlu

    Buna rağmen, onu vahşice katlettiler. Bunun üzerine (Salih) dedi ki: "Konaklarınızda keyif sürme süreniz sadece üç gündür; işte bu yalanlaması imkansız bir tehdittir!"

    Muhammed Esed

    Bu (uyarıya) rağmen, hunharca boğazladılar onu. Bunun üzerine (Salih): "Artık (sadece) üç gün(ünüz) kaldı, barınaklarınızda eyleşecek" dedi, "bu (söylediğim) yalanlanamayacak bir yargıdır!"

    Ahmed Hulusi

    Onu, ayaklarını keserek öldürdüler! Dedi ki: "Üç günlük ömrünüz kaldı evlerinizde! İşte bu yalanlanmayacak bir bildirimdir. "

    Ali Bulaç

    onu öldürdüler. (Salih) Dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yararlanın. Bu, yalanlanmayacak bir vaaddir."

    Ali Özek ve heyeti

    Fakat Semûd kavmi o deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler. Sâlih dedi ki: «Yurdunuzda üç gün daha yaşayın (sonra helâk olacaksınız)!» Bu söz, yalanlanamayan bir tehdit idi.

    Ali Rıza Safa

    Yine de onu kestiler. Bunun üzerine, şöyle dedi: "Ülkenizde üç gün daha yararlanın bakalım. İşte bu, yalanlanamayacak bir sözdür!"

    Bayraktar Bayraklı

    Fakat Semud kavmi o deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler. Salih dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın." Bu söz, yalanlanamayan bir tehdit idi.

    Edip Yüksel

    Fakat, onu işkenceyle kestiler. "Yurdunuzda yaşamanız için üç gününüz var. Bu, yalan olmayan bir sözdür!" dedi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Fakat, onu işkenceyle kestiler. 'Yurdunuzda yaşamanız için üç gününüz var. Bu, yalan olmayan bir sözdür,' dedi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Derken onu tepeleyip öldürdüler. Bunun üzerine Salih onlara: "Evinizde üç gün yaşayın; işte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir!" dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Derken onu tepelediler, bunun üzerine dedi ki: Evinizde üç gün yaşayın ve işte bu bir va'd ki yalan çıkarılmamıştır

    Erhan Aktaş

    Yine de onu kestiler. dipnot 1 "Yurdunuzda üç gün yaşayın. dipnot 2 Bu yalan olmayan bir uyarıdır." dedi.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kesme anlamına gelen (A-K-R) kelimesi, kökünden kesmek, yok etmek, köksüz bırakmak, kısır anlamlarına gelmektedir. Dişi devenin kesilmesinin bu kelimeyle ifade edilmesi halka ait bir imkanın yok edilmesini de çağrıştırmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kısacık bir zamanınız kaldı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yine de onu kestiler. dipnot 1 "Yurdunuzda üç gün yaşayın. dipnot 2 Bu yalan olmayan bir uyarıdır." dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kesme anlamına gelen (A-K-R) sözcüğü, kökünden kesmek, yok etmek, köksüz bırakmak, kısır anlamlarına gelmektedir. Dişi devenin kesilmesinin bu sözcükle ifade edilmesi halka ait bir imkanın yok edilmesini de çağrıştırmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kısacık bir zamanınız kaldı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yine de onu kestiler. "Yurdunuzda üç gün yaşayın. dipnot 1 Bu yalan olmayan bir uyarıdır." dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kısacık bir zamanınız kaldı.

    Gültekin Onan

    Fakat onu öldürdüler. (Salih) Dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yararlanın. Bu, yalanlanmayacak bir vaaddir."

    Hasan Basri Çantay

    Derken, onu, ayaklarını keserek öldürdüler. Bunun üzerine (Saalih) dedi ki: "Memleketinizde üç gün daha yaşayın. İşte bu, yalanı çıkarılamayacak bir tehdiddir".

    İbni Kesir

    Buna rağmen onu kesip devirdiler. O zaman: Yurdunuzda üç gün daha kalın. Bu; yalanlanmayacak bir sözdür, dedi.

    Mehmet Alagaş

    (61-68) Semud’a da kardeşleri Salih’i (Gönderdik) ey kavmim Allah'a ibadet edin dedi , sizin ondan başka ilahınız yok , O sizi yerden / arzdan inşa etti, o rada sizi ömürlendirdi , O’ndan bağışlanma dileyin, O’na t övbe edin, kesinlikle Rabbim yakındır ve cevap verendir / icabet edendir. Ey Salih dediler bundan önce aramızda kendisinden ümit beslenen biriydin, babalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmemizi mi sonlandırıyorsun? Biz bu konuda şüphe içindeyiz, bizi davet ettiğin şeyden tereddüdümüz var. Ey kavmim eğer ben, Rabbimden deliller üzere isem ve bana bir rahmet verildiyse de mi ? görmeyecek misiniz? Eğer Allah'a baş kaldırır isem kim bana yardım eder , sadece hüsran olmam dışında , bir şeyi mi artırmıyorsunuz? Ey kavmim bu Allah’ın dişi devesi size bir işarettir / ayettir, bırakın onu Allah ’ın arzından yesin, ona kötülük ile dokunmayın, sizi yakın bir azap tutar / yakalar. Onu / deveyi boğazladılar, yurdunuzda üç gün daha geçinin, size verilen bu söz / bu vaad asla yalanlanamayacaktır dedi . E mrimiz geldiği zam an, Salih ’i ve beraberindeki iman edenleri bizden bir esirgeme olarak / bir rahmet olarak kurtardık ve o günün utancından da kurtardık, Rabbin, kesinlikle O, sağlamdır, saygıdeğerdir. Zalimleri bir ses tuttu yakaladı, yurtlarında diz üstü çökmüş vaziyette sabahladılar, sanki orada hiç faydalanmamışlar gibiydiler. Dikkat edin! muhakkak ki Semud Rablerini yok saydılar, Dikkat edin Semud da uzaklaştırıldı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Derken deveyi kestiler. Salih, dedi ki: “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helâk olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir.”

    Süleyman Ateş

    Fakat onu kesip devirdiler. (Salih) dedi ki: "Yurdunuzda üç gün yaşayın, (sonra mahvolacaksınız); bu, yalan olmayan bir uyarıdır!"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra ayaklarını keserek deveyi öldürdüler dipnot 1 . Salih dedi ki "Üç gün daha yurdunuzdan yararlanın. Bu, yalan çıkmayacak bir tehdittir."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. Kamer 54/29.

    Şaban Britch

    Deveyi kestiler. Ancak üç gün daha yurdunuzda yaşarsınız, bu yalanlanmayacak bir vaattir dedi.

    Şaban Piriş

    Deveyi kestiler. "Ancak üç gün daha yurdunuzda yaşarsınız, bu yalanlanmayacak bir sözdür." dedi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ama deveyi yere yıkıp kestiler. Salih dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha nimetlenin. Bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."

  6. Hûd suresi, 66. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hûd suresi, 66. ayet. فَلَمَّا جَآءَ أَمْرُنَا نَجَّيْنَا صَٰلِحًا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ بِرَحْمَةٍ مِّنَّا وَمِنْ خِزْىِ يَوْمِئِذٍ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ ٱلْقَوِىُّ ٱلْعَزِيزُ

    Diyanet İşleri

    (Helak) emrimiz geldiğinde Salih'i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helaktan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Mehmet Okuyan

    (Kendilerine azap) emrimiz gelince, Salih'i ve onunla birlikte iman edenleri tarafımızdan bir merhametle (helakten) ve o günün rezilliğinden kurtarmıştık. Şüphesiz ki Rabbin kuvvetlidir, güçlüdür.

    Mustafa İslamoğlu

    Kararlaştırdığımız vakit gelince, Salih'i ve onun inancını paylaşan kimseleri Rahmetimiz sayesinde kurtardık; dahası (onları), o bir Gün (yaşayacakları) utançdan da (kurtarmış olduk). Şüphesiz senin Rabbin var ya: işte O, eşsiz güç sahibidir, mutlak üstün ve yüce olandır.

    Muhammed Esed

    Ve derken, hükmümüz vaki olunca, katımızdan bir esirgemeyle Salih'i ve o'nunla aynı inancı paylaşanları kurtardık; ve (onları) o (kıyamet) Gün(ü Bizim lanetimize uğramanın vereceği) alçalmadan (da kurtardık). Doğrusu, senin Rabbin, gerçekten sınırsız kuvvet ve kudret sahibi O yüceler yücesidir.

    Ahmed Hulusi

    Hükmümüz açığa çıktığında Salih'i ve beraberindeki iman etmişleri, rahmetimizle kurtardık. . . O sürecin aşağılamasından da (kurtardık). . . Muhakkak ki senin Rabbin Kaviyy'dir, Aziyz'dir.

    Ali Bulaç

    Emrimiz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle Salih'i ve O'nunla birlikte iman edenleri o günün aşağılatıcı azabından kurtardık. Doğrusu senin Rabbin, güçlü olandır, aziz olandır.

    Ali Özek ve heyeti

    Emrimiz gelince, Sâlih'i ve onunla beraber iman edenleri, bizden bir rahmet olarak (azaptan) ve o günün zilletinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin kuvvetlidir, (her şeye) galip gelendir.

    Ali Rıza Safa

    Buyruğumuz geldiği zaman, Salih'i ve Onunla birlikte inananları, Kendi katımızdan bir rahmetle, o günün aşağılamasından kurtardık. Kuşkusuz, Efendin, Kudretlidir; Üstündür.

    Bayraktar Bayraklı

    Emrimiz gelince, Salih'i ve onunla beraber iman edenleri, bizden bir rahmet olarak azaptan ve o günün zilletinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin kuvvetlidir;galip gelendir.

    Edip Yüksel

    Emrimiz gelince, Salih'i ve beraberinde gerçeği onaylamış olanları bizden bir rahmet ile o günün rezilliğinden kurtardık. Efendin, kuşkusuz Güçlü ve Üstündür.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Emrimiz gelince, Salih'i ve beraberinde gerçeği onaylamış olanları bizden bir rahmet ile o günün rezilliğinden kurtardık. Rabbin, kuşkusuz Güçlü ve Üstündür.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Emrimiz geldiğinde Salih'i ve beraberinde iman etmiş olanları, tarafımızdan bir rahmetle azaptan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Çünkü Rabbindir çok güçlü, çok üstün olan.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Vakta ki emrimiz geldi, Salihi ve maıyyetinde iyman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmet ile kurtardık, hem de o günün zilletinden, çünkü rabbın öyle kavi, öyle aziz

    Erhan Aktaş

    Nihayet haklarındaki yargımız gerçekleşerek, Salih'i ve beraberinde iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle o günün zilletinden kurtardık. Rabb'in, Çok Güçlü'dür, Mutlak Üstün Olan'dır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Nihayet haklarındaki yargımız gerçekleşerek, Salih'i ve beraberinde iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle izin gününün dipnot 1 zilletinden kurtardık. Rabb'in, Çok Güçlü'dür, Mutlak Üstün Olan'dır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Yevme izin", terkibi, "Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün, "

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Nihayet emrimiz gelince, Salih'i ve beraberinde iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle o günün zilletinden kurtardık. Rabb'in, Çok Güçlü'dür, Mutlak Üstün Olan'dır.

    Gültekin Onan

    Buyruğumuz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle Salih'i ve O'nunla birlikte inananları o günün aşağılatıcı azabından kurtardık. Doğrusu senin rabbin güçlü olandır, aziz olandır.

    Hasan Basri Çantay

    Vaktaki (azab) emrimiz geldi, Saalihi de, onun maiyyetinde iman etmiş olanları da tarafımızdan bir esirgeme olarak (azabdan ve) o günün rüsvaylığından kurtardık. Şübhesiz ki senin Rabbin, O, çok kuvvetlidir, mutlak gaalibdir.

    İbni Kesir

    Emrimiz gelince; Salih'i ve beraberindeki mü'minleri, tarafımızdan bir rahmet ile azabdan ve o günün rüsvaylığından kurtardık. Doğrusu Rabbın; Kavi'dir, Aziz'dir.

    Mehmet Alagaş

    (61-68) Semud’a da kardeşleri Salih’i (Gönderdik) ey kavmim Allah'a ibadet edin dedi , sizin ondan başka ilahınız yok , O sizi yerden / arzdan inşa etti, o rada sizi ömürlendirdi , O’ndan bağışlanma dileyin, O’na t övbe edin, kesinlikle Rabbim yakındır ve cevap verendir / icabet edendir. Ey Salih dediler bundan önce aramızda kendisinden ümit beslenen biriydin, babalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmemizi mi sonlandırıyorsun? Biz bu konuda şüphe içindeyiz, bizi davet ettiğin şeyden tereddüdümüz var. Ey kavmim eğer ben, Rabbimden deliller üzere isem ve bana bir rahmet verildiyse de mi ? görmeyecek misiniz? Eğer Allah'a baş kaldırır isem kim bana yardım eder , sadece hüsran olmam dışında , bir şeyi mi artırmıyorsunuz? Ey kavmim bu Allah’ın dişi devesi size bir işarettir / ayettir, bırakın onu Allah ’ın arzından yesin, ona kötülük ile dokunmayın, sizi yakın bir azap tutar / yakalar. Onu / deveyi boğazladılar, yurdunuzda üç gün daha geçinin, size verilen bu söz / bu vaad asla yalanlanamayacaktır dedi . E mrimiz geldiği zam an, Salih ’i ve beraberindeki iman edenleri bizden bir esirgeme olarak / bir rahmet olarak kurtardık ve o günün utancından da kurtardık, Rabbin, kesinlikle O, sağlamdır, saygıdeğerdir. Zalimleri bir ses tuttu yakaladı, yurtlarında diz üstü çökmüş vaziyette sabahladılar, sanki orada hiç faydalanmamışlar gibiydiler. Dikkat edin! muhakkak ki Semud Rablerini yok saydılar, Dikkat edin Semud da uzaklaştırıldı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Emrimiz gelince, Sâlih'i ve onunla beraber iman edenleri, bizden bir rahmet olarak (azaptan) ve o günün zilletinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Süleyman Ateş

    Nihayet emrimiz gelince Salih'i ve onunla beraber inanmış olanları, bizden bir rahmetle kurtardık, (onları) o günün zilletinden (kurtardık). İşte Rabbin öyle güçlü, öyle galiptir.

    Süleymaniye Vakfı

    (Azapla ilgili) Emrimiz gelince Salih'i ve onunla birlikte inanıp güvenenleri, bizden bir ikram olarak kurtardık. Onları, o günün rezilliğinden kurtardık dipnot 1 . Senin Rabbin her şeye gücü yeten, daima üstün olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Emrimiz gelince Salih'i ve onunla birlikte olan inanıp güvenenleri, bizden bir ikram olarak, o günün rezilliğinden kurtardık. Senin Rabbin işini başarır, daima üstündür.

    Şaban Britch

    Emrimiz gelince Salih’i ve beraberindeki müminleri, katımızdan bir rahmet ile o günün aşağılatıcı azabından kurtardık. Kuşkusuz Rabbin, Aziz'dir, çok güçlüdür.

    Şaban Piriş

    Emrimiz gelince Salih'i ve beraberindeki müminleri, katımızdan bir rahmet ile o günün aşağılatıcı azabından kurtardık. Kuşkusuz Rabbin, güçlüdür, onurludur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Emrimiz gelince Salih'i ve onunla birlikte iman edenleri bizden bir rahmetle kurtardık. O günün rezilliğinden kurtardık. Senin Rabbin, evet O, Kavi'dir, Aziz'dir.

  7. Hûd suresi, 67. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hûd suresi, 67. ayet. وَأَخَذَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ٱلصَّيْحَةُ فَأَصْبَحُوا۟ فِى دِيَٰرِهِمْ جَٰثِمِينَ

    Diyanet İşleri

    Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

    Mehmet Okuyan

    (67, 68) Haksızlık edenleri de o korkunç ses yakalamış ve sanki orada hiç oturmamışlar gibi yurtlarında diz üstü (hareketsiz) kalmışlardı. dipnot 1 Dikkat edin! Şüphesiz ki Semûd (kavmi) Rablerini inkâr etmişlerdi. Dikkat edin! Semûd kavmi (Allah'ın merhametinden) uzak kılınmıştı.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: A'râf 7:91-92; Hûd 11:94-95; ‘Ankebût 29:37.

    Mustafa İslamoğlu

    Derken, zalimleri (dehşetli) sayha yakalayıverdi de, kendi yurtlarında cansız donakaldılar;

    Muhammed Esed

    O zulmedenlere gelince, onları (Allah katından cezalandırıcı) bir sayha yakalayıverdi de kendi evlerinde cansız olarak yere yığılıp kaldılar;

    Ahmed Hulusi

    O zulmedenleri, (dördüncü gün) o malum sayha (şiddetli, titreşimli korkunç ses) yakaladı da evlerinde göçüp kaldılar!

    Ali Bulaç

    O zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.

    Ali Özek ve heyeti

    Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.

    Ali Rıza Safa

    Haksızlık yapanları ise bir gürleme yakaladı. Sonunda, kendi ülkelerinde diz üstü çöküp kaldılar.

    Bayraktar Bayraklı

    Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.

    Edip Yüksel

    Zalimleri korkunç bir ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Zalimleri korkunç bir ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O zulmedenleri ise bir müthiş ses yakaladı da yurtlarında çöke kaldılar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O zulmedenleri ise sayha tutuverdi de diyarlarında çöke kaldılar

    Erhan Aktaş

    Zulmedenleri bir çığlık yakaladı. Yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Zulmedenleri bir çığlık yakaladı. Yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Zulmedenleri bir çığlık yakaladı. Yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar.

    Gültekin Onan

    O zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.

    Hasan Basri Çantay

    O zaalimleri ise korkunç bir ses alıb götürdü de yurdlarına diz üstü çöken (canları çıkan) kimseler oluverdiler.

    İbni Kesir

    Zulmedenleri bir çığlık tuttu. Oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.

    Mehmet Alagaş

    (61-68) Semud’a da kardeşleri Salih’i (Gönderdik) ey kavmim Allah'a ibadet edin dedi , sizin ondan başka ilahınız yok , O sizi yerden / arzdan inşa etti, o rada sizi ömürlendirdi , O’ndan bağışlanma dileyin, O’na t övbe edin, kesinlikle Rabbim yakındır ve cevap verendir / icabet edendir. Ey Salih dediler bundan önce aramızda kendisinden ümit beslenen biriydin, babalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmemizi mi sonlandırıyorsun? Biz bu konuda şüphe içindeyiz, bizi davet ettiğin şeyden tereddüdümüz var. Ey kavmim eğer ben, Rabbimden deliller üzere isem ve bana bir rahmet verildiyse de mi ? görmeyecek misiniz? Eğer Allah'a baş kaldırır isem kim bana yardım eder , sadece hüsran olmam dışında , bir şeyi mi artırmıyorsunuz? Ey kavmim bu Allah’ın dişi devesi size bir işarettir / ayettir, bırakın onu Allah ’ın arzından yesin, ona kötülük ile dokunmayın, sizi yakın bir azap tutar / yakalar. Onu / deveyi boğazladılar, yurdunuzda üç gün daha geçinin, size verilen bu söz / bu vaad asla yalanlanamayacaktır dedi . E mrimiz geldiği zam an, Salih ’i ve beraberindeki iman edenleri bizden bir esirgeme olarak / bir rahmet olarak kurtardık ve o günün utancından da kurtardık, Rabbin, kesinlikle O, sağlamdır, saygıdeğerdir. Zalimleri bir ses tuttu yakaladı, yurtlarında diz üstü çökmüş vaziyette sabahladılar, sanki orada hiç faydalanmamışlar gibiydiler. Dikkat edin! muhakkak ki Semud Rablerini yok saydılar, Dikkat edin Semud da uzaklaştırıldı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Zalimleri ise bir çığlık aldı ve yurtlarında cansız olarak çöküp kaldılar.

    Süleyman Ateş

    Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yanlış yapanları o ses (Allah'ın, cezalandırma emri dipnot 1 ) yakaladı da kendi yurtlarında çöküp kalmış olarak sabaha çıktılar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bir şeyi irade ettiğinde O'nun yaptığı, o şey için sadece ‘Ol' demektir;  o şey hemen oluşur. (Yasin 36/82)

    Şaban Britch

    Zalimleri ise bir çığlık aldı ve yurtlarında cansız olarak çöküp kaldılar.

    Şaban Piriş

    Zalimleri ise bir çığlık aldı ve yurtlarında cansız olarak yığılıp kaldılar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Zulme sapmış olanları o korkunç titreşimli ses yakaladı da öz yurtlarında yere çökmüş hale getirdiler.

  8. Hûd suresi, 68. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hûd suresi, 68. ayet. كَأَن لَّمْ يَغْنَوْا۟ فِيهَآ أَلَآ إِنَّ ثَمُودَا۟ كَفَرُوا۟ رَبَّهُمْ أَلَا بُعْدًا لِّثَمُودَ

    Diyanet İşleri

    Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semud kavmi Rablerini inkar etti. (Yine) biliniz ki Semud kavmi Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.

    Mehmet Okuyan

    (67, 68) Haksızlık edenleri de o korkunç ses yakalamış ve sanki orada hiç oturmamışlar gibi yurtlarında diz üstü (hareketsiz) kalmışlardı. dipnot 1 Dikkat edin! Şüphesiz ki Semûd (kavmi) Rablerini inkâr etmişlerdi. Dikkat edin! Semûd kavmi (Allah'ın merhametinden) uzak kılınmıştı.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: A'râf 7:91-92; Hûd 11:94-95; ‘Ankebût 29:37.

    Mustafa İslamoğlu

    sanki orada hiç yaşamamıştılar: unutmayın ki, Rablerini ısrarla inkar edenler işte bu Semud idi; unutmayın, Semud tarih sahnesinden böyle silindi.

    Muhammed Esed

    sanki (daha önce) orada hiç yaşamamışlar gibi. Bakın, işte Rablerini böyle yok saydı Semudlular! Bakın, işte böyle yok olup gitti Semud!

    Ahmed Hulusi

    Sanki orada hiç yaşamamışlardı! Kesinkes bilin ki, şüphesiz Semud (halkı) Rablerini inkar etmişlerdi. . . (Yine) kesinlikle bilin ki, uzaklık (hakikatlerinden ayrı düşmüş halde yaşam) Semud içindir.

    Ali Bulaç

    Sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlar gibi. Haberiniz olsun; Semud (halkı) gerçekten Rablerine (karşı) inkar etmişlerdi. Haberiniz olsun; Semud (halkına Allah'ın rahmetinden) uzaklık (verildi.)

    Ali Özek ve heyeti

    Sanki orada hiç oturmamışlardı. Biliniz ki, Semûd kavmi gerçekten Rablerini inkâr ettiler. Yine bilesiniz ki, Semûd kavmi (Allah'ın rahmetinden) uzak kılındı.

    Ali Rıza Safa

    Orada hiç yaşamamış gibi oldular. İyi bilin ki, Semud, aslında, Efendilerine nankörlük etti. İyi bilin ki, Semud, yok olup gitti.

    Bayraktar Bayraklı

    Sanki orada hiç şenlik kurmamış gibi oldular. İyi biliniz ki Semud kavmi Rabblerini inkar ettiler ve iyi bilin ki Semud kavmi defolup gittiler.

    Edip Yüksel

    Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Doğrusu Semud (halkı) Efendi'lerine karşı geldi; Semud yok olup gitti.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Doğrusu Semud (halkı) Rab'lerine karşı geldi; Semud yok olup gitti.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sanki orada bir şenlik kurmamışlardır. Bak işte Semud topluluğu gerçekten Rablerine küfrettiler ve bak işte defoldu gitti Semud!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sanki orada bir şenlik kurmamışlardı, bak Semud, hakıkaten rablarına küfrettiler bak defoldu gitti Semud.

    Erhan Aktaş

    Sanki orada hiç yaşamamışlardı. İyi bilin ki Semud halkı Rabb'lerine nankörlük ettiler. İyi bilin ki Semud halkı yok olup gitti.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sanki orada hiç yaşamamışlardı. İyi bilin ki Semud halkı Rabb'lerine nankörlük ettiler. İyi bilin ki Semud halkı yok olup gitti.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sanki orada hiç yaşamamışlardı. İyi bilin ki Semud kavmi Rabb'lerine nankörlük ettiler. İyi bilin ki Semud kavmi yok olup gitti.

    Gültekin Onan

    Sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlar gibi. Haberiniz olsun; Semud (halkı) gerçekten rablerine küfrettiler. Haberiniz olsun; Semud (halkına Tanrı'nın rahmetinden) uzaklık (verildi.)

    Hasan Basri Çantay

    Sanki orada (zaten) oturmamışlardı. Haberiniz olsun ki Semud (kavmi) hakıykaten Rablerine küfretdiler, gözünüzü açın ki Semuda (rahmet-i ilahiyyeden) uzaklık (verilmişdir).

    İbni Kesir

    Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Bilin ki; Semud, Rabblarını inkar etmişlerdi. Ve yine bilin ki; Semud, Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.

    Mehmet Alagaş

    (61-68) Semud’a da kardeşleri Salih’i (Gönderdik) ey kavmim Allah'a ibadet edin dedi , sizin ondan başka ilahınız yok , O sizi yerden / arzdan inşa etti, o rada sizi ömürlendirdi , O’ndan bağışlanma dileyin, O’na t övbe edin, kesinlikle Rabbim yakındır ve cevap verendir / icabet edendir. Ey Salih dediler bundan önce aramızda kendisinden ümit beslenen biriydin, babalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmemizi mi sonlandırıyorsun? Biz bu konuda şüphe içindeyiz, bizi davet ettiğin şeyden tereddüdümüz var. Ey kavmim eğer ben, Rabbimden deliller üzere isem ve bana bir rahmet verildiyse de mi ? görmeyecek misiniz? Eğer Allah'a baş kaldırır isem kim bana yardım eder , sadece hüsran olmam dışında , bir şeyi mi artırmıyorsunuz? Ey kavmim bu Allah’ın dişi devesi size bir işarettir / ayettir, bırakın onu Allah ’ın arzından yesin, ona kötülük ile dokunmayın, sizi yakın bir azap tutar / yakalar. Onu / deveyi boğazladılar, yurdunuzda üç gün daha geçinin, size verilen bu söz / bu vaad asla yalanlanamayacaktır dedi . E mrimiz geldiği zam an, Salih ’i ve beraberindeki iman edenleri bizden bir esirgeme olarak / bir rahmet olarak kurtardık ve o günün utancından da kurtardık, Rabbin, kesinlikle O, sağlamdır, saygıdeğerdir. Zalimleri bir ses tuttu yakaladı, yurtlarında diz üstü çökmüş vaziyette sabahladılar, sanki orada hiç faydalanmamışlar gibiydiler. Dikkat edin! muhakkak ki Semud Rablerini yok saydılar, Dikkat edin Semud da uzaklaştırıldı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semûd kavmi Rablerini inkâr etti. (Yine) biliniz ki Semûd kavmi Allah’ın rahmetinden uzaklaştı.

    Süleyman Ateş

    Orada hiç şenlik kurmamış gibi oldular. İyi bilin ki Semud (kavmi), Rablerini inkar ettiler ve iyi bilin ki Semud (kavmi) def olup gittiler!

    Süleymaniye Vakfı

    Sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlardı. Dikkat edin; Semud halkı, Rablerini görmezlikte direndi. Dikkat edin, Semud (halkı dünyadan) büsbütün uzaklaştı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sanki orada bir varlıkları olmamıştı. Bilin ki Semud (halkı), Rablerini görmezlikten geldiler. Bilin ki Semud, def olup gittiler.

    Şaban Britch

    Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Bilin ki, Semudlular, Rablerine kâfir oldular. Bilin ki Semud, helak edildi.

    Şaban Piriş

    Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Bilin ki, Semudlular, Rablerini yok saydılar. Bilin ki Semud, helak edildi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sanki hiç hayat sürmemişlerdi orada. Dikkat edin! Semud kavmi, Rablerine nankörlük etmişti. Dikkat edin, Semud geri dönmez olmuştur.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.