47. sure

Muhammed Suresi محمد

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 7 konu
  1. İki grup: inkâr edenler ve inananlar 1–3 karşılaştır — İki grup: inkâr edenler ve inananlar
  2. Savaş hükmü ve Allah'a yardım 4–11 karşılaştır — Savaş hükmü ve Allah'a yardım
  3. Cennetin durumu ve inkârcıların hâli 12–15 karşılaştır — Cennetin durumu ve inkârcıların hâli
  4. Seni dinleyip anlamayanlar; hidayetin artması 16–19 karşılaştır — Seni dinleyip anlamayanlar; hidayetin artması
  5. Sure indiğinde münafıkların hâli 20–28 karşılaştır — Sure indiğinde münafıkların hâli
  6. Kalplerdeki hastalığın ortaya çıkması; barışa çağırmayın 29–35 karşılaştır — Kalplerdeki hastalığın ortaya çıkması; barışa çağırmayın
  7. Dünya hayatı, infaka çağrı ve cimrilik 36–38 karşılaştır — Dünya hayatı, infaka çağrı ve cimrilik

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

İki grup: inkâr edenler ve inananlar 1–3

  1. Muhammed suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 1. ayet. ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ أَضَلَّ أَعْمَٰلَهُمْ

    elleẕîne keferû veṣaddû `an sebîli-llâhi eḍalle a`mâlehüm.

    Gültekin Onan

    Onlar ki küfrettiler ve Tanrı'nın yolundan alıkoydular, (işte Tanrı da) onların amellerini giderip boşa çıkarmıştır.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 1. ayet

  2. Muhammed suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 2. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَءَامَنُوا۟ بِمَا نُزِّلَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَهُوَ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَأَصْلَحَ بَالَهُمْ

    velleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti veâmenû bimâ nüzzile `alâ müḥammediv vehüve-lḥaḳḳu mir rabbihim keffera `anhüm seyyiâtihim veaṣleḥa bâlehüm.

    Gültekin Onan

    İnanıp salih amellerde bulunan ve Muhammed'e indirilen (Kuran)a -ki o rablerinden bir haktır- inananların (Tanrı), kötülüklerini örtmüş (keffere), durumlarını düzeltip ıslah etmiştir.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 2. ayet

  3. Muhammed suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 3. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱتَّبَعُوا۟ ٱلْبَٰطِلَ وَأَنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّبَعُوا۟ ٱلْحَقَّ مِن رَّبِّهِمْ كَذَٰلِكَ يَضْرِبُ ٱللَّهُ لِلنَّاسِ أَمْثَٰلَهُمْ

    ẕâlike bienne-lleẕîne keferü-ttebe`ü-lbâṭile veenne-lleẕîne âmenü-ttebe`ü-lḥaḳḳa mir rabbihim. keẕâlike yaḍribü-llâhü linnâsi emŝâlehüm.

    Gültekin Onan

    İşte böyle; hiç şüphesiz, küfredenler batıl olana uymuşlar; ve hiç şüphesiz, inananlar rablerinden olan hakka uymuşlardır. İşte Tanrı, insanlara kendi örneklerini böyle vererek gösteriyor.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 3. ayet

Savaş hükmü ve Allah'a yardım 4–11

  1. Muhammed suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 4. ayet. فَإِذَا لَقِيتُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَضَرْبَ ٱلرِّقَابِ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَثْخَنتُمُوهُمْ فَشُدُّوا۟ ٱلْوَثَاقَ فَإِمَّا مَنًّۢا بَعْدُ وَإِمَّا فِدَآءً حَتَّىٰ تَضَعَ ٱلْحَرْبُ أَوْزَارَهَا ذَٰلِكَ وَلَوْ يَشَآءُ ٱللَّهُ لَٱنتَصَرَ مِنْهُمْ وَلَٰكِن لِّيَبْلُوَا۟ بَعْضَكُم بِبَعْضٍ وَٱلَّذِينَ قُتِلُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَلَن يُضِلَّ أَعْمَٰلَهُمْ

    feiẕâ leḳîtümü-lleẕîne keferû feḍarbe-rriḳâb. ḥattâ iẕâ eŝḫantümûhüm feşüddü-lveŝâḳa feimmâ mennem ba`dü veimmâ fidâen ḥattâ teḍa`a-lḥarbü evzârahâ. ẕâlik. velev yeşâü-llâhü lenteṣara minhüm velâkil liyeblüve ba`ḍaküm biba`ḍ. velleẕîne ḳutilû fî sebîli-llâhi feley yüḍille a`mâlehüm.

    Gültekin Onan

    Öyleyse, küfredenlerle (savaş sırasında) karşı karşıya geldiğiniz zaman, hemen boyunlarını vurun; sonunda onları 'iyice bozguna uğratıp zafer kazanınca da' artık (esirler için) bağı sımsıkı tutun. Bundan sonra ya bir lütuf olarak (onları bırakın) veya bir fidye (karşılığı salıverin). Öyle ki savaş ağırlıklarını bıraksın (sona ersin). İşte böyle; eğer Tanrı dilemiş olsaydı, elbette onlardan intikam alırdı. Ancak (savaş,) sizleri birbirinizle denemesi içindir. Tanrı yolunda öldürülenlerin ise; kesin olarak (Tanrı) amellerini giderip boşa çıkarmaz.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 4. ayet

  2. Muhammed suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 5. ayet. سَيَهْدِيهِمْ وَيُصْلِحُ بَالَهُمْ

    seyehdîhim veyuṣliḥu bâlehüm.

    Gültekin Onan

    Onları hidayete erdirecek ve durumlarını düzeltip ıslah edecektir.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 5. ayet

  3. Muhammed suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 6. ayet. وَيُدْخِلُهُمُ ٱلْجَنَّةَ عَرَّفَهَا لَهُمْ

    veyüdḫilühümü-lcennete `arrafehâ lehüm.

    Gültekin Onan

    Ve onları, kendilerine tarif edip tanıttığı cennete sokacaktır.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 6. ayet

  4. Muhammed suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 7. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِن تَنصُرُوا۟ ٱللَّهَ يَنصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ أَقْدَامَكُمْ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû in tenṣurü-llâhe yenṣurküm veyüŝebbit aḳdâmeküm.

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, eğer siz Tanrı'ya (Tanrı adına İslama ve müslümanlara) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve sizin ayaklarınızı sağlamlaştırır.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 7. ayet

  5. Muhammed suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 8. ayet. وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَتَعْسًا لَّهُمْ وَأَضَلَّ أَعْمَٰلَهُمْ

    velleẕîne keferû feta`sel lehüm veeḍalle a`mâlehüm.

    Gültekin Onan

    Küfredenler ise, yüzükoyun düşüş onlara olsun! (Tanrı,) amellerini giderip boşa çıkarmıştır.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 8. ayet

  6. Muhammed suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 9. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَرِهُوا۟ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ فَأَحْبَطَ أَعْمَٰلَهُمْ

    ẕâlike biennehüm kerihû mâ enzele-llâhü feaḥbeṭa a`mâlehüm.

    Gültekin Onan

    İşte böyle; çünkü onlar, Tanrı'nın indirdiğini çirkin (kerih) gördüler, bundan dolayı, O da, onların amellerini boşa çıkardı.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 9. ayet

  7. Muhammed suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 10. ayet. أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ دَمَّرَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ وَلِلْكَٰفِرِينَ أَمْثَٰلُهَا

    efelem yesîrû fi-l'arḍi feyenżurû keyfe kâne `âḳibetü-lleẕîne min ḳablihim. demmera-llâhü `aleyhim. velilkâfirîne emŝâlühâ.

    Gültekin Onan

    Onlar, yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler. Tanrı, onları yerle bir etti. O kafirler için de bunun bir benzeri vardır.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 10. ayet

  8. Muhammed suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 11. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ مَوْلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَأَنَّ ٱلْكَٰفِرِينَ لَا مَوْلَىٰ لَهُمْ

    ẕâlike bienne-llâhe mevle-lleẕîne âmenû veenne-lkâfirîne lâ mevlâ lehüm.

    Gültekin Onan

    İşte böyle; çünkü Tanrı, inananların velisidir; kafirlerin ise velisi yoktur.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 11. ayet

Cennetin durumu ve inkârcıların hâli 12–15

  1. Muhammed suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 12. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ يُدْخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يَتَمَتَّعُونَ وَيَأْكُلُونَ كَمَا تَأْكُلُ ٱلْأَنْعَٰمُ وَٱلنَّارُ مَثْوًى لَّهُمْ

    inne-llâhe yüdḫilü-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâr. velleẕîne keferû yetemette`ûne veye'külûne kemâ te'külü-l'en`âmü vennâru meŝvel lehüm.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz Tanrı, inanıp salih amellerde bulunanları, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Küfredenler ise metalanırlar ve hayvanların yemesi gibi yerler; ateş, onlar için bir konaklama yeridir.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 12. ayet

  2. Muhammed suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 13. ayet. وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ هِىَ أَشَدُّ قُوَّةً مِّن قَرْيَتِكَ ٱلَّتِىٓ أَخْرَجَتْكَ أَهْلَكْنَٰهُمْ فَلَا نَاصِرَ لَهُمْ

    vekeeyyim min ḳaryetin hiye eşeddü ḳuvvetem min ḳaryetike-lletî aḫracetk. ehleknâhüm felâ nâṣira lehüm.

    Gültekin Onan

    Seni sürüp çıkaran memleketinden kuvvet bakımından daha üstün nice memleketler vardı ki, biz onları yıkıma uğrattık da kendileri için hiçbir yardımcı yoktu.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 13. ayet

  3. Muhammed suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 14. ayet. أَفَمَن كَانَ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّهِۦ كَمَن زُيِّنَ لَهُۥ سُوٓءُ عَمَلِهِۦ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَهْوَآءَهُم

    efemen kâne `alâ beyyinetim mir rabbihî kemen züyyine lehû sûü `amelihî vettebe`û ehvâehüm.

    Gültekin Onan

    Şimdi rabbinden apaçık bir belge üzerinde bulunan kimse, kötü ameli kendisine 'süslü ve çekici gösterilmiş' ve kendi hevalarına uyan kimseler gibi midir?

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 14. ayet

  4. Muhammed suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 15. ayet. مَّثَلُ ٱلْجَنَّةِ ٱلَّتِى وُعِدَ ٱلْمُتَّقُونَ فِيهَآ أَنْهَٰرٌ مِّن مَّآءٍ غَيْرِ ءَاسِنٍ وَأَنْهَٰرٌ مِّن لَّبَنٍ لَّمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۥ وَأَنْهَٰرٌ مِّنْ خَمْرٍ لَّذَّةٍ لِّلشَّٰرِبِينَ وَأَنْهَٰرٌ مِّنْ عَسَلٍ مُّصَفًّى وَلَهُمْ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَمَغْفِرَةٌ مِّن رَّبِّهِمْ كَمَنْ هُوَ خَٰلِدٌ فِى ٱلنَّارِ وَسُقُوا۟ مَآءً حَمِيمًا فَقَطَّعَ أَمْعَآءَهُمْ

    meŝelü-lcenneti-lletî vu`ide-lmütteḳûn. fîhâ enhârum mim mâin gayri âsin. veenhârum mil lebenil lem yetegayyer ṭa`müh. veenhârum min ḫamril leẕẕetil lişşâribîn. veenhârum min `aselim müṣaffâ. velehüm fîhâ min külli-ŝŝemerâti vemagfiratüm mir rabbihim. kemen hüve ḫâlidün fi-nnâri vesüḳû mâen ḥamîmen feḳaṭṭa`a em`âehüm.

    Gültekin Onan

    Takva sahiplerine vaadedilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır ve orda onlar için meyvelerin her türlüsünden ve rablerinden bir mağfiret vardır. Hiç (böyle mükafaatlanan bir kişi), ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını 'parça parça koparan' kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu?

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 15. ayet

Seni dinleyip anlamayanlar; hidayetin artması 16–19

  1. Muhammed suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 16. ayet. وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُ إِلَيْكَ حَتَّىٰٓ إِذَا خَرَجُوا۟ مِنْ عِندِكَ قَالُوا۟ لِلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ مَاذَا قَالَ ءَانِفًا أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَهْوَآءَهُمْ

    veminhüm mey yestemi`u ileyk. ḥattâ iẕâ ḫaracû min `indike ḳâlû lilleẕîne ûtü-l`ilme mâẕâ ḳâle ânifâ. ülâike-lleẕîne ṭabe`a-llâhü `alâ ḳulûbihim vettebe`û ehvâehüm.

    Gültekin Onan

    Onlardan kimi gelip seni dinler. Nitekim yanından çıkıp gittikleri zaman ilim verilenlere derler ki: "O biraz önce ne söyledi?" İşte onlar; Tanrı, onların kalplerini mühürlemiştir ve onlar kendi hevalarına uymuşlardır.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 16. ayet

  2. Muhammed suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 17. ayet. وَٱلَّذِينَ ٱهْتَدَوْا۟ زَادَهُمْ هُدًى وَءَاتَىٰهُمْ تَقْوَىٰهُمْ

    velleẕîne-htedev zâdehüm hüdev veâtâhüm taḳvâhüm.

    Gültekin Onan

    Hidayeti bulmuş olanlara gelince; (Tanrı,) hidayetlerini arttırmış ve takvalarını vermiştir.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 17. ayet

  3. Muhammed suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 18. ayet. فَهَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا ٱلسَّاعَةَ أَن تَأْتِيَهُم بَغْتَةً فَقَدْ جَآءَ أَشْرَاطُهَا فَأَنَّىٰ لَهُمْ إِذَا جَآءَتْهُمْ ذِكْرَىٰهُمْ

    fehel yenżurûne ille-ssâ`ate en te'tiyehüm bagteten. feḳad câe eşrâṭuhâ. feennâ lehüm iẕâ câethüm ẕikrâhüm.

    Gültekin Onan

    Artık onlar, kıyamet saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İşte onun işaretleri gelmiştir. Fakat kendilerine geldikten sonra öğüt alıp düşünmeleri onlara neyi sağlar?

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 18. ayet

  4. Muhammed suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 19. ayet. فَٱعْلَمْ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ وَٱسْتَغْفِرْ لِذَنۢبِكَ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مُتَقَلَّبَكُمْ وَمَثْوَىٰكُمْ

    fa`lem ennehû lâ ilâhe ille-llâhü vestagfir liẕembike velilmü'minîne velmü'minât. vellâhü ya`lemü müteḳallebeküm vemeŝvâküm.

    Gültekin Onan

    Şu halde bil; gerçekten, Tanrı'dan başka tanrı yoktur. Hem kendi günahın, hem inançlı (erkek)ler hem de inançlı (kadın)lar için mağfiret dile! Tanrı, sizin dönüp dolaşacağınız (mütekallebeküm) yeri bilir, konaklama yerinizi de.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 19. ayet

Sure indiğinde münafıkların hâli 20–28

  1. Muhammed suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 20. ayet. وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَتْ سُورَةٌ فَإِذَآ أُنزِلَتْ سُورَةٌ مُّحْكَمَةٌ وَذُكِرَ فِيهَا ٱلْقِتَالُ رَأَيْتَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ يَنظُرُونَ إِلَيْكَ نَظَرَ ٱلْمَغْشِىِّ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْمَوْتِ فَأَوْلَىٰ لَهُمْ

    veyeḳûlü-lleẕîne âmenû levlâ nüzzilet sûratün. feiẕâ ünzilet sûratüm muḥkemetüv veẕükira fîhe-lḳitâlü raeyte-lleẕîne fî ḳulûbihim meraḍuy yenżurûne ileyke neżara-lmagşiyyi `aleyhi mine-lmevt. feevlâ lehüm.

    Gültekin Onan

    İnananlar derler ki: "(Savaş izni için) Bir süre indirilmeli değil miydi?" Fakat, içinde savaş (kıtal) zikri geçen muhkem bir sure indirildiği zaman, kalplerinde hastalık olanların, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş olanların bakışı gibi sana baktıklarını gördün. Oysa onlara evla (olan):

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 20. ayet

  2. Muhammed suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 21. ayet. طَاعَةٌ وَقَوْلٌ مَّعْرُوفٌ فَإِذَا عَزَمَ ٱلْأَمْرُ فَلَوْ صَدَقُوا۟ ٱللَّهَ لَكَانَ خَيْرًا لَّهُمْ

    ṭâ`atüv veḳavlüm ma`rûfün. feiẕâ `azeme-l'emr. felev ṣadeḳu-llâhe lekâne ḫayral lehüm.

    Gültekin Onan

    İtaat ve maruf (güzel) sözdü. Fakat buyruk kesinlik ve kararlılık gerektirdiği zaman, şayet Tanrı'ya sadakat gösterselerdi, şüphesiz onlar için daha hayırlı olurdu.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 21. ayet

  3. Muhammed suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 22. ayet. فَهَلْ عَسَيْتُمْ إِن تَوَلَّيْتُمْ أَن تُفْسِدُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ وَتُقَطِّعُوٓا۟ أَرْحَامَكُمْ

    fehel `aseytüm in tevelleytüm en tüfsidû fi-l'arḍi vetüḳaṭṭi`û erḥâmeküm.

    Gültekin Onan

    Demek, 'iş başına gelip yönetimi ele alırsanız' hemen yeryüzünde fesad (bozgunculuk) çıkaracak ve akrabalık bağlarınızı koparıp parçalayacaksınız, öyle mi?

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 22. ayet

  4. Muhammed suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 23. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَعَنَهُمُ ٱللَّهُ فَأَصَمَّهُمْ وَأَعْمَىٰٓ أَبْصَٰرَهُمْ

    ülâike-lleẕîne le`anehümü-llâhü feeṣammehüm vea`mâ ebṣârahüm.

    Gültekin Onan

    İşte bunlar; Tanrı onları lanetlemiş, böylece (kulaklarını) sağırlaştırmış ve basiret (göz)lerini de kör etmiştir.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 23. ayet

  5. Muhammed suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 24. ayet. أَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ ٱلْقُرْءَانَ أَمْ عَلَىٰ قُلُوبٍ أَقْفَالُهَآ

    efelâ yetedebberûne-lḳur'âne em `alâ ḳulûbin aḳfâlühâ.

    Gültekin Onan

    Öyle olmasa, Kuran'ı iyiden iyiye düşünmezler miydi? Yoksa birtakım kalpler üzerinde kilitler mi vurulmuş?

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 24. ayet

  6. Muhammed suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 25. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ٱرْتَدُّوا۟ عَلَىٰٓ أَدْبَٰرِهِم مِّنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلْهُدَى ٱلشَّيْطَٰنُ سَوَّلَ لَهُمْ وَأَمْلَىٰ لَهُمْ

    inne-lleẕîne-rteddû `alâ edbârihim mim ba`di mâ tebeyyene lehümü-lhüde-şşeyṭânü sevvele lehüm. veemlâ lehüm.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz, kendilerine hidayet açıkça belli olduktan sonra, gerisin geri (küfre) dönenleri şeytan kışkırtmış ve uzun emellere kaptırmıştır.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 25. ayet

  7. Muhammed suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 26. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَالُوا۟ لِلَّذِينَ كَرِهُوا۟ مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ سَنُطِيعُكُمْ فِى بَعْضِ ٱلْأَمْرِ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ إِسْرَارَهُمْ

    ẕâlike biennehüm ḳâlû lilleẕîne kerihû mâ nezzele-llâhü senüṭî`uküm fî ba`ḍi-l'emr. vellâhü ya`lemü isrârahüm.

    Gültekin Onan

    İşte böyle; çünkü gerçekten onlar, Tanrı'nın indirdiğini çirkin karşılayanlara dediler ki: "Size bazı buyruklarda itaat edeceğiz." Oysa Tanrı, sakladıkları şeyleri (sır olarak konuştuklarını) biliyor.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 26. ayet

  8. Muhammed suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 27. ayet. فَكَيْفَ إِذَا تَوَفَّتْهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَأَدْبَٰرَهُمْ

    fekeyfe iẕâ teveffethümü-lmelâiketü yaḍribûne vucûhehüm veedbârahüm.

    Gültekin Onan

    Öyleyse melekler, yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını aldıkları zaman nasıl olacak?

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 27. ayet

  9. Muhammed suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 28. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمُ ٱتَّبَعُوا۟ مَآ أَسْخَطَ ٱللَّهَ وَكَرِهُوا۟ رِضْوَٰنَهُۥ فَأَحْبَطَ أَعْمَٰلَهُمْ

    ẕâlike biennehümü-ttebe`û mâ esḫaṭa-llâhe vekerihû riḍvânehû feaḥbeṭa a`mâlehüm.

    Gültekin Onan

    İşte böyle; çünkü gerçekten onlar, Tanrı'yı gazablandıran şeye uydular ve O'nu razı edecek şeyleri çirkin karşıladılar; bundan dolayı (Tanrı,) amellerini boşa çıkardı.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 28. ayet

Kalplerdeki hastalığın ortaya çıkması; barışa çağırmayın 29–35

  1. Muhammed suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 29. ayet. أَمْ حَسِبَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ أَن لَّن يُخْرِجَ ٱللَّهُ أَضْغَٰنَهُمْ

    em ḥasibe-lleẕîne fî ḳulûbihim meraḍun el ley yuḫrice-llâhü aḍgânehüm.

    Gültekin Onan

    Yoksa kalplerinde hastalık bulunanlar, Tanrı'nın kinlerini hiç (ortaya) çıkarmayacağını mı sandılar?

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 29. ayet

  2. Muhammed suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 30. ayet. وَلَوْ نَشَآءُ لَأَرَيْنَٰكَهُمْ فَلَعَرَفْتَهُم بِسِيمَٰهُمْ وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ فِى لَحْنِ ٱلْقَوْلِ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ أَعْمَٰلَكُمْ

    velev neşâü leeraynâkehüm fele`araftehüm bisîmâhüm. veleta`rifennehüm fî laḥni-lḳavl. vellâhü ya`lemü a`mâleküm.

    Gültekin Onan

    Eğer biz dilersek, sana onları elbette gösteririz, böylelikle onları simalarından tanırsın. Andolsun, sen onları, sözlerin söyleniş tarzından da tanırsın. Tanrı, amellerinizi bilir.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 30. ayet

  3. Muhammed suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 31. ayet. وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ حَتَّىٰ نَعْلَمَ ٱلْمُجَٰهِدِينَ مِنكُمْ وَٱلصَّٰبِرِينَ وَنَبْلُوَا۟ أَخْبَارَكُمْ

    veleneblüvenneküm ḥattâ na`leme-lmücâhidîne minküm veṣṣâbirîne veneblüve aḫbâraküm.

    Gültekin Onan

    Andolsun, biz sizden mücahid olanlarla sabredenleri bilinceye (belli edip ortaya çıkarıncaya) kadar, deneyeceğiz ve haberlerinizi sınayacağız (açıklayacağız).

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 31. ayet

  4. Muhammed suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 32. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَشَآقُّوا۟ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلْهُدَىٰ لَن يَضُرُّوا۟ ٱللَّهَ شَيْـًٔا وَسَيُحْبِطُ أَعْمَٰلَهُمْ

    inne-lleẕîne keferû veṣaddû `an sebîli-llâhi veşâḳḳu-rrasûle mim ba`di mâ tebeyyene lehümü-lhüdâ ley yeḍurrü-llâhe şey'â. veseyuḥbiṭu a`mâlehüm.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz küfredenler, Tanrı'nın yolundan alıkoyanlar ve kendilerine hidayet açıkça belli olduktan sonra 'elçiye karşı gelip zorluk çıkaranlar', kesin olarak Tanrı'ya hiçbir şeyle zarar veremezler. (Tanrı,) Onların amellerini boşa çıkaracaktır.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 32. ayet

  5. Muhammed suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 33. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُوا۟ ٱلرَّسُولَ وَلَا تُبْطِلُوٓا۟ أَعْمَٰلَكُمْ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû eṭî`ü-llâhe veeṭî`ü-rrasûle velâ tübṭilû a`mâleküm.

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, Tanrı'ya itaat edin, Resüle itaat edin ve kendi amellerinizi geçersiz kılmayın.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 33. ayet

  6. Muhammed suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 34. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ثُمَّ مَاتُوا۟ وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَن يَغْفِرَ ٱللَّهُ لَهُمْ

    inne-lleẕîne keferû veṣaddû `an sebîli-llâhi ŝümme mâtû vehüm küffârun feley yagfira-llâhü lehüm.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz, küfredenler Tanrı'nın yolundan alıkoyanlar, sonra da kafir (olarak) ölenler; işte Tanrı, onlara kesinlikle mağrifet etmeyecektir.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 34. ayet

  7. Muhammed suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 35. ayet. فَلَا تَهِنُوا۟ وَتَدْعُوٓا۟ إِلَى ٱلسَّلْمِ وَأَنتُمُ ٱلْأَعْلَوْنَ وَٱللَّهُ مَعَكُمْ وَلَن يَتِرَكُمْ أَعْمَٰلَكُمْ

    felâ tehinû veted`û ile-sselm. veentümü-l'a`levn. vellâhü me`aküm veley yetiraküm a`mâleküm.

    Gültekin Onan

    Öyleyse, siz üstün (bir durumda) iken, barışa çağırmak suretiyle gevşekliğe düşmeyin. Tanrı, sizinle beraberdir; O, sizin amellerinizi asla eksiltmez.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 35. ayet

Dünya hayatı, infaka çağrı ve cimrilik 36–38

  1. Muhammed suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 36. ayet. إِنَّمَا ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَإِن تُؤْمِنُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ يُؤْتِكُمْ أُجُورَكُمْ وَلَا يَسْـَٔلْكُمْ أَمْوَٰلَكُمْ

    inneme-lḥayâtü-ddünyâ le`ibüv velehv. vein tü'minû vetetteḳû yü'tiküm ücûraküm velâ yes'elküm emvâleküm.

    Gültekin Onan

    Gerçekten dünya hayatı ancak bir oyun ve tutkulu bir oyalanmadır. Eğer inanırsanız ve sakınırsanız, O, size ecirlerinizi verir ve mallarınızı da istemez.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 36. ayet

  2. Muhammed suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 37. ayet. إِن يَسْـَٔلْكُمُوهَا فَيُحْفِكُمْ تَبْخَلُوا۟ وَيُخْرِجْ أَضْغَٰنَكُمْ

    iy yes'elkümûhâ feyuḥfiküm tebḫalû veyuḫric aḍgâneküm.

    Gültekin Onan

    Eğer sizden onları(n tümünü) isteyip sizi çıplak bırakacak olursa, cimrilik edersiniz ve sizin kinlerinizi de ortaya çıkarmış olur.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 37. ayet

  3. Muhammed suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 38. ayet. هَٰٓأَنتُمْ هَٰٓؤُلَآءِ تُدْعَوْنَ لِتُنفِقُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَمِنكُم مَّن يَبْخَلُ وَمَن يَبْخَلْ فَإِنَّمَا يَبْخَلُ عَن نَّفْسِهِۦ وَٱللَّهُ ٱلْغَنِىُّ وَأَنتُمُ ٱلْفُقَرَآءُ وَإِن تَتَوَلَّوْا۟ يَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْ ثُمَّ لَا يَكُونُوٓا۟ أَمْثَٰلَكُم

    hâentüm hâülâi tüd`avne litünfiḳû fî sebîli-llâh. feminküm mey yebḫal. vemey yebḫal feinnemâ yebḫalü `an nefsih. vellâhü-lganiyyü veentümü-lfüḳarâ'. vein tetevellev yestebdil ḳavmen gayraküm ŝümme lâ yekûnû emŝâleküm.

    Gültekin Onan

    İşte sizler böylesiniz; Tanrı yolunda infak etmeye çağrılıyorsunuz; buna rağmen bazılarınız cimrilik ediyor. Kim cimrilik ederse, artık o, ancak kendi nefsine cimrilik eder. Tanrı ise, ganiy (hiçbir şeye ihtiyacı olmayan)dır; fakir olan sizlersiniz. Eğer siz yüz çevirecek olursanız, sizden başka bir kavmi getirip değiştirir. Sonra onlar, sizin benzeriniz de olmazlar.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 38. ayet