Muhammed suresi · 16–19. ayetler

Seni dinleyip anlamayanlar; hidayetin artması

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Muhammed suresi, 16. ayet — bütün mealleriyle aç

    Muhammed suresi, 16. ayet. وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُ إِلَيْكَ حَتَّىٰٓ إِذَا خَرَجُوا۟ مِنْ عِندِكَ قَالُوا۟ لِلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ مَاذَا قَالَ ءَانِفًا أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَهْوَآءَهُمْ

    Diyanet İşleri

    Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine bilgi verilmiş olanlara, "Az önce ne söyledi?" derler. İşte bunlar, Allah'ın, kalplerini mühürlediği ve nefislerinin arzularına uyan kimselerdir.

    Mehmet Okuyan

    Onlardan seni dinleyenler de vardır. dipnot 1 Fakat senin yanından çıkınca kendilerine bilgi verilmiş olanlara "Az önce ne demişti?" diye (alaycılıkla) sorarlar. İşte onlar, kalplerini Allah'ın mühürledikleridir dipnot 2 ve arzularına uyanlardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:25; İsrâ 17:46; Kehf 18:57; Fussilet 41:5.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kalplerin mühürlenmesiyle ilgili bilgi için bkz. Bakara 2:7, dipnot 2.

    Mustafa İslamoğlu

    Onların arasından sana kulak verir (gibi) yapanlar var: nihayet senin yanından çıktıklarında, mesajı kavramış olanlara "Sahi, o demin ne dedi(!)" diye sorarlar. İşte, Allah'ın kalplerini mühürlediği ve keyiflerine göre davranan kimseler onlardır.

    Muhammed Esed

    Şimdi bu çaresiz günahkarlar arasında seni (ey Muhammed) dinliy(or görün)enler var, ama yanından ayrıldıktan sonra (senin mesajını) anlamış olanlara (küçümseyici bir edayla) "O şimdi ne anlattı bakalım?" diye sorarlar. Böyleleri, kalpleri Allah tarafından mühürlenmiş olanlardır, çünkü onlar (her zaman) sadece kendi tutku ve ihtiraslarına uymuşlardır.

    Ahmed Hulusi

    Onlardan kimi de (gelip) seni dinler. . . Nihayet senin yanından çıktıklarında kendilerine ilim verilmiş olanlara dediler ki: "Az önce ne dedi?" (Anlatılan, taşa yağmış yağmur misali akıp gitti. A. H. ). . . İşte bunlar Allah'ın kalplerini tab'ettiği (şuurlarını örttüğü - bilinçlerini kilitlediği); sonu boş arzu ve heveslerine tabi olmuş kimselerdir.

    Ali Bulaç

    Onlardan kimi gelip seni dinler. Nitekim yanından çıkıp gittikleri zaman, ilim verilenlere derler ki: "O biraz önce ne söyledi?" İşte onlar; Allah, onların kalplerini mühürlemiştir ve onlar kendi heva (istek ve tutku)larına uymuşlardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Onların arasında, seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıkınca kendilerine bilgi verilmiş olanlara «Az önce ne demişti?» diye sorarlar. Bunlar, Allah'ın kalplerini mühürlediği, hevâ ve heveslerine uyan kimselerdir.

    Ali Rıza Safa

    Ve seni dinleyenlerden bir bölümü, senin yanından çıktıklarında, kendilerine bilgi verilmiş olanlara; "Az önce, ne söyledi?" derler. İşte onlar, Allah'ın, yüreklerine damga vurduğu ve kendi isteklerine tutsak olan kimselerdir.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar arasında seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıkınca, kendilerine bilgi verilmiş olanlara, "Az önce ne demişti?" diye sorarlar. Bunlar, Allah'ın, kalplerini mühürlediği, heva ve heveslerine uyan kimselerdir.

    Edip Yüksel

    Onlardan bazıları var ki seni dinlerler. Fakat senin yanından çıkınca, kendilerine bilgi verilmiş olanlara, "Bu, demin ne söyledi?" diye sorarlar. İşte bunlar, ALLAH'ın kalplerini damgaladığı kimselerdir ve onlar heveslerinin ardına düşmüşlerdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlardan bazıları var ki seni dinlerler. Fakat senin yanından çıkınca, kendilerine bilgi verilmiş olanlara, 'Bu, demin ne söyledi?' diye sorarlar. İşte bunlar, ALLAH'ın kalplerini damgaladığı kimselerdir ve onlar heveslerinin ardına düşmüşlerdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlardan seni dinlemeye gelen de var. Yanından çıktıkları zaman ise, kendilerine ilim verilmiş olanlara: "O, demin ne söyledi?" derler. Bunlar öyle kimselerdir ki, Allah kalplerini mühürlemiştir de hep heveslerinin ardına düşmektedirler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onlardan seni dinlemeğe gelen de var, hatta yanından çıktıklarında kendilerine ılim verilmiş olanlara derler ki: "o, demin ne söyledi?" Bunlar öyle kimselerdir ki Allah kalblerini tab'etmiştir de hep hevaları ardına düşmektedirler

    Erhan Aktaş

    Münafıklardan dipnot 1 kimisi de seni dinliyormuş gibi gözükür. Senin yanından ayrıldıktan sonra, kendilerine ilim verilenlere: dipnot 2 "O, biraz önce ne dedi dipnot 3 ?" dediler. İşte onlar, Allah'ın kalplerini mühürledikleri ve hevalarına dipnot 4 tabi olan kimselerdir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Münafık, içten "bitmiş, tükenmiş ve imanı kalmamış, omurgasız, onursuz ve iki yüzlü kimse demektir. Münafık, iman konusunda dürüst ve samimi olmayan, tıpkı tarla faresinin yuva değiştirdiği gibi, yer değiştiren: işlerine gelince Mü'min, işlerine gelince Kafir olan kimse.
    2. metne dön, dipnot 2
      Vahiyden haberi olan kimselere.
    3. metne dön, dipnot 3
      Hiçbir şey anlamadık diyerek alay ederler.
    4. metne dön, dipnot 4
      Tutku ve kuruntularına.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Münafıklardan dipnot 1 kimisi de seni dinliyormuş gibi gözükür. Senin yanından ayrıldıktan sonra, kendilerine ilim verilenlere: dipnot 2 "O, biraz önce ne dedi? dipnot 3 " dediler. İşte onlar, Allah'ın kalplerini mühürledikleri ve hevalarına dipnot 4 tabi olan kimselerdir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Münafık, içten "bitmiş, " " tükenmiş" ve imanı "kalmamış, " omurgasız, onursuz ve iki yüzlü kimse demektir. Münafık, İman konusunda dürüst ve samimi olmayan, tıpkı tarla faresinin yuva değiştirdiği gibi, yer değiştiren: işlerine gelince mümin, işlerine gelince Kafir olan kimsedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Vahiyden haberi olan kimselere.
    3. metne dön, dipnot 3
      Hiçbir şey anlamadık diyerek alay ederler.
    4. metne dön, dipnot 4
      Tutku ve kuruntularına.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Münafıklardan kimisi de seni dinliyormuş gibi gözükür. Senin yanından ayrıldıktan sonra, kendilerine ilim verilenlere: dipnot 1 "O, biraz önce ne dedi? dipnot 2 " dediler. İşte onlar, Allah'ın kalplerini mühürledikleri ve hevalarına dipnot 3 tabi olan kimselerdir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Vahiyden haberi olan kimselere.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hiçbir şey anlamadık diyerek alay ederler.
    3. metne dön, dipnot 3
      Tutku ve kuruntularına.

    Gültekin Onan

    Onlardan kimi gelip seni dinler. Nitekim yanından çıkıp gittikleri zaman ilim verilenlere derler ki: "O biraz önce ne söyledi?" İşte onlar; Tanrı, onların kalplerini mühürlemiştir ve onlar kendi hevalarına uymuşlardır.

    Hasan Basri Çantay

    Onlardan öyle kimseler vardır ki seni dinler (ler). Nihayet yanından çıkdıkları zaman kendilerine ilim verilmiş olanlara "O, demin ne söylediydi ha?" derler. Onlar öyle kişilerdir ki Allah kalblerinin üzerine mühür basmışdır. Onlar hevaa (ve heves) lerine uymuşlardır.

    İbni Kesir

    Onların arasında seni dinleyenler vardır. Nihayet senin yanından çıkınca, kendilerine ilim verilmiş olanlara: Az önce ne demişti? diye sorarlar. İşte bunlar, Allah'ın kalblerini mühürlemiş olduğu ve kendi heveslerine uyan kimselerdir.

    Mehmet Alagaş

    (16-19) Onlardan seni dinleyenler, senin yanından çıktıklarında kendilerine ilim verilenlere derler ki “az önce ne dedi ki?” işte onların Allah , kalplerine mühür vurmuştur onlar da havai keyiflerine tabi olurlar . (Mühürlü kalp keyfine uyar) Yolu bulanlar / Hidayete erenler ise onların yoldaki durumları / hidayetleri, ziyadeleştirilmiştir ve onlara sakınma verilmiştir. Onlar sadece saatin ansızın onları almasını mı gözlüyorlar , onun işaretleri kesinlikle gelmiştir , onlara gelip çattığında hatırlamaları onlara ne sağ layacak ki? (Saat gelmeden önce hatırla) Şunu bil ki; Muhakkak ki O Allah’tan başka ilah yoktur. Günahların için ve mümin erkekler ve mümin kadınlar için bağışlanma iste. Allah neye dönüşeceğinizi ve nerede duracağınızı bilir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine ilim verilmiş olanlara; “Az önce ne söyledi?” derler. İşte bunlar; Allah’ın, kalplerini mühürlediği ve nefislerinin arzularına uyan kimselerdir.

    Süleyman Ateş

    Onlardan kimi de gelip seni dinler. Fakat senin yanından çıktıkları zaman kendilerine bilgi verilmiş olanlara: "Demin ne söyledi?" derler. Onlar Allah'ın kalblerini mühürlediği, keyiflerinin ardına düşmüş kimselerdir.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlardan seni dinleyenler var dipnot 1 . Yanından çıkınca bilgi sahibi olanlara: "Ne dedi şimdi bu!" derler. Onlar, Allah'ın kalpleri üstünde yeni bir yapı oluşturduğu dipnot 2 ve kendi arzularına uyup duran kimselerdir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu durum, kişi tövbe edip kendini düzeltinceye kadar devam eder (Nisa 4/17-18, Furkan 25/68-71). Tövbe etmeyip kendini düzeltmezse cehenneme gider (Al-i İmran 3/86-90).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İçlerinde seni dinleyenler var. Onlar senin yanından çıkınca, bilgili olanlarına: "Az önce ne dedi?" diye sorarlar. Sanki Allah onların kalplerini mühürlemiş de duygularına esir olmuşlardır.

    Şaban Britch

    İçlerinde seni dinleyenler vardır. Senin yanından çıktıkları zaman, kendilerine ilim verilenlere sorarlar: Demin ne söylemişti? Bunlar, Allah'ın kalplerini mühürlediği, heva ve heveslerine uyan kimselerdir.

    Şaban Piriş

    İçlerinde seni dinleyenler vardır. Senin yanından çıktıkları zaman, kendilerine ilim verilenlere sorarlar: -Demin ne söylemişti? Onlar, heveslerine uyduğu için Allah, onların kalblerini mühürlemiştir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İçlerinden bir kısmı seni dinler, sonra senin yanından çıktıklarında, kendilerine ilim verilmiş olanlara şöyle sorarlar: "Az önce ne söyledi?" İşte bunlar, Allah'ın, kalplerine mühür bastığı kimselerdir, boş arzularının ardına düşmüşlerdir.

  2. Muhammed suresi, 17. ayet — bütün mealleriyle aç

    Muhammed suresi, 17. ayet. وَٱلَّذِينَ ٱهْتَدَوْا۟ زَادَهُمْ هُدًى وَءَاتَىٰهُمْ تَقْوَىٰهُمْ

    Diyanet İşleri

    Hidayete erenlere gelince, Allah onların hidayetini artırır. Onların Allah'a karşı gelmekten sakınmalarını sağlar.

    Mustafa İslamoğlu

    O doğru yola yönelenlerin hidayetini artırır ve onlara korunma gücü bahşeder.

    Muhammed Esed

    Doğru yola ulaş(mak istey)enlere gelince, Allah, onların (kendi) rehberliği(ne uyma arzu ve yetenekleri)ni çoğaltır ve Allah'a karşı sorumluluk bilinçlerinin derinleşmesini sağlar.

    Ahmed Hulusi

    Hakikate erenleri ise, hakikati yaşamanın getirisinde genişletmiş ve kendilerine (hakikat yaşamına uymayan hallerden) korunma özelliğini vermiştir.

    Ali Bulaç

    Hidayeti bulmuş olanlara gelince; (Allah,) hidayetlerini arttırmış ve takvalarını vermiştir.

    Ali Özek ve heyeti

    Doğru yolu bulanlara gelince, Allah onların hidayetlerini arttırır ve sakınmalarını sağlar.

    Ali Rıza Safa

    Doğru yolu bulanlara gelince; onların doğruluklarını artırır ve sorumluluk bilinci verir.

    Bayraktar Bayraklı

    Doğru yola yönelenlerin Allah doğruluklarını arttırır ve sakınmalarını sağlar.

    Edip Yüksel

    Doğru yolu bulanların ise hidayetini arttırır ve onların erdemli olmalarını sağlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Doğru yolu bulanların ise hidayetini arttırır ve onların erdemli olmalarını sağlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hidayeti kabul edenlere gelince, Allah onların hidayetlerini artırmakta ve kendilerine (takvalarını) korunma yollarını vermektedir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hidayeti kabul edenlere gelince Allah onların muvaffakıyyetlerini artırmakta ve kendilerine (takvalarını) korunmalıklarını vermektedir

    Erhan Aktaş

    Yöneltildikleri doğru yolda olanlara gelince, onlara doğru yolları pekiştirildi ve onlara takvalarını verdi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yöneltildikleri doğru yolda olanlara gelince, onlara doğru yolları pekiştirildi ve onlara takvalarını dipnot 1 verdi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Takva, Vahiy ile kötülükten korunmak, Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak demektir. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yöneltildikleri doğru yolda olanlara gelince, onlara doğru yolları pekiştirildi ve onlara takvalarını dipnot 1 verdi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın buyruklarına içtenlikle uymak suretiyle; o buyrukları kendisine koruyucu yapıp, onlarla, kendisini kötü ve zararlı şeylere karşı korumaya alma bilinci.

    Gültekin Onan

    Hidayeti bulmuş olanlara gelince; (Tanrı,) hidayetlerini arttırmış ve takvalarını vermiştir.

    Hasan Basri Çantay

    Hidayeti kabul edenler (e gelince: Allah) onların muvaffakıyyetini artırmış, onlara (ateşden nasıl) kaçınacaklarını ilham etmişdir.

    İbni Kesir

    Hidayete erenlere gelince; onların hidayetlerini arttırır ve onlara takvalarını verir.

    Mehmet Alagaş

    (16-19) Onlardan seni dinleyenler, senin yanından çıktıklarında kendilerine ilim verilenlere derler ki “az önce ne dedi ki?” işte onların Allah , kalplerine mühür vurmuştur onlar da havai keyiflerine tabi olurlar . (Mühürlü kalp keyfine uyar) Yolu bulanlar / Hidayete erenler ise onların yoldaki durumları / hidayetleri, ziyadeleştirilmiştir ve onlara sakınma verilmiştir. Onlar sadece saatin ansızın onları almasını mı gözlüyorlar , onun işaretleri kesinlikle gelmiştir , onlara gelip çattığında hatırlamaları onlara ne sağ layacak ki? (Saat gelmeden önce hatırla) Şunu bil ki; Muhakkak ki O Allah’tan başka ilah yoktur. Günahların için ve mümin erkekler ve mümin kadınlar için bağışlanma iste. Allah neye dönüşeceğinizi ve nerede duracağınızı bilir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hidayete (doğru yola) erenler ise, (Allah) onların hidayetlerini artırmış ve onlara takvalarını vermiştir.

    Süleyman Ateş

    Hidayet bulanlara gelince, Allah onların hidayetlerini artırmış ve onlara korunmalarını (kendilerini kötü sonuçtan koruma çareleri) vermiştir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah, doğru yola girenlerin doğruluklarını artırır, onlara korunma imkanları sağlar.

    Şaban Britch

    Doğru yola erişenler ise, (Allah) onların hidayetlerini artırmış ve onlara takvalarını vermiştir.

    Şaban Piriş

    Doğru yolu görenler ise, onların hidayetlerini artırmış ve onlara takvalarını vermiştir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kılavuzlarını bulmuş olanlara gelince, Allah onların hidayetini artırmış ve korunma imkanlarını kendilerine vermiştir.

  3. Muhammed suresi, 18. ayet — bütün mealleriyle aç

    Muhammed suresi, 18. ayet. فَهَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا ٱلسَّاعَةَ أَن تَأْتِيَهُم بَغْتَةً فَقَدْ جَآءَ أَشْرَاطُهَا فَأَنَّىٰ لَهُمْ إِذَا جَآءَتْهُمْ ذِكْرَىٰهُمْ

    Diyanet İşleri

    Onlar kıyametin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar. Muhakkak onun alametleri gelmiştir (ama öğüt almıyorlar). Kıyamet kendilerine gelip çatınca öğüt almaları kendilerine ne fayda verecek?

    Mehmet Okuyan

    Onlar, o (Son) Saat'in ansızın kendilerine gelmesinden başka ne bekliyorlar ki! dipnot 1 Elbette onun alâmetleri gelmiştir. dipnot 2 Kendilerine gelip çatınca (gerçeği) hatırlamaları neye yarar! dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Son Saat'in ansızın geleceğiyle ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:31, 47; A‘râf 7:187; Yûsuf 12:107; Enbiyâ 21:40; Hacc 22:55; Şu‘arâ 26:202; ‘Ankebût 29:53; Zümer 39:55; Zuhruf 43:66.
    2. metne dön, dipnot 2
      Geldiği bildirilen alametler "Hz. Muhammed", "Kur'an" veya "Hz. Muhammed'den önceki son peygamber Hz. İsa" olabilir. Bu cümle Son Saat'in yani kıyametin bütün alametlerinin gelip bittiğini belirtmektedir ki ansızın gelecek olan bir olayın artık alameti olamaz.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesajlar: Nisâ 4:18; En‘âm 6:158; Yûnus 10:90-91; Secde 32:29; Sebe' 34:52; Mü'min 40:85; Duhân 44:13.

    Mustafa İslamoğlu

    Şimdi onlar, Son Saat'in ansızın gelip kendilerini bulmasından başka bir şey mi bekliyorlar? Doğrusu, işte onun tüm alametleri gelmiş bulunuyor: Hal böyleyken, o geldikten sonra (gerçeği) hatırlamak onlara nasıl bir yarar sağlar?

    Muhammed Esed

    Öyleyse onlar, (kalpleri mühürlenmiş olanlar,) Son Saati mi bekliyorlar, onun ansızın gelmesini mi? Şüphesiz o(nun geleceği) şimdiden haber verilmiştir! O bir kez başlarına geldikten sonra, (geçmiş günahlarını) hatırlamalarının onlara ne faydası olacak?

    Ahmed Hulusi

    İlle de O Saat'in (ölümün) ansızın kendilerine gelmesini mi bekliyorlar? Onun şartları gerçekten geldi! (O Saat) onlara geldiğinde, ne yapabilecekler ki!

    Ali Bulaç

    Artık onlar, kıyamet saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İşte onun işaretleri gelmiştir. Fakat kendilerine geldikten sonra öğüt alıp düşünmeleri onlara neyi sağlar?

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar, kıyamet gününün ansızın gelip çatmasını mı bekliyorlar? Şüphesiz onun alâmetleri belirmiştir. Kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar!

    Ali Rıza Safa

    Artık, evrenlerin sonunun ansızın gelmesinden başka ne bekliyorlar? İşte, onun belirtileri gelmiştir. Sonunda geldiğinde, anlamanın, artık onlara ne yararı var?

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar kıyamet saatinin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar. Şüphesiz onun geleceği şimdiden haber verilmiştir. Kıyamet koptuğunda, geçmiş günahlarını hatırlamalarının onlara ne faydası olacaktır?

    Edip Yüksel

    O anın kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Kuşkusuz onun alametleri gelmiş bulunuyor. Onlara gelip çatınca kendilerine gelen mesajın ne yararı olur? dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Kuran, son kitap olduğundan dünyanın 2280 tarihinde son bulacağını ön işaretleriyle birlikte bildirmektedir. * Bak 20:15; 15:87.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Saatin kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Kuşkusuz onun alametleri gelmiş bulunuyor. Onlara gelip çatınca kendilerine gelen mesajın ne yararı olur?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Artık onlar, yalnızca o Kıyametin kendilerine ansızın gelivermesine bakıyorlar. Çünkü işte onun alametleri geldi. Fakat o başlarına geldiğinde anlamaları kendilerine ne fayda verir?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Artık onlar yalnız o saate, onun birdenbire kendilerine gelivermesine bakıyorlar, çünkü işte alametleri geldi, fakat o başlarına geldiği vakıt anlamaları kendilerine ne faide verir?

    Erhan Aktaş

    İlle de o Sa'at'in dipnot 1 ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Oysa onun belirtileri gelmiştir. O gelecek olduktan sonra, öğüdü dinlemek onlara ne yarar sağlar ki?

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kıyamet'in kopması.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İlle de o Sa'at'in dipnot 1 ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Oysa onun belirtileri gelmiştir. dipnot 2 O gelecek olduktan sonra, öğüdü dinlemek onlara ne yarar sağlar ki?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kıyamet'in kopması.
    2. metne dön, dipnot 2
      Onun geleceği şimdiden açıklanmıştır. Sa'at'in gelmekte olduğuna dair birçok belirti ortaya çıkmıştır. Örneğin, Kur'an'ın son Kitap olması, nebinin son nebi olması. Özellikle Mekki surelerde söz konusu edilen Kıyamet sahneleri. Diğer bir tespite göre de "Sa'at'ten ve onun belirtilerinden" maksat, müşriklerin sonlarının yakın olması, yenileceklerinin belirtileri olarak giderek güç kaybetmeleri; inananların ise giderek güçlenmeleridir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İlle de o Sa'at'in dipnot 1 ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Oysa onun belirtileri gelmiştir. dipnot 2 O gelecek olduktan sonra, öğüdü dinlemek onlara ne yarar sağlar ki?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kıyamet'in kopması.
    2. metne dön, dipnot 2
      Onun geleceği şimdiden açıklanmıştır. Sa'at'in gelmekte olduğuna dair birçok belirti ortaya çıkmıştır. Örneğin, Kur'an'ın son Kitap olması, nebinin son nebi olması. Özellikle Mekki surelerde söz konusu edilen Kıyamet sahneleri. Diğer bir tespite göre de "sa'at'ten ve onun belirtilerinden" maksat, müşriklerin sonlarının yakın olması, yenileceklerinin belirtileri olarak giderek güç kaybetmeleri; inanların ise giderek güçlenmeleridir.

    Gültekin Onan

    Artık onlar, kıyamet saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İşte onun işaretleri gelmiştir. Fakat kendilerine geldikten sonra öğüt alıp düşünmeleri onlara neyi sağlar?

    Hasan Basri Çantay

    Haala onlar o saatden ve onun kendilerine ansızın geleceğinden başkasını mı bekliyorlar? işte onun alametleri gelmişdir, öyleyse bu, onlara geldiği vakit düşünüb ibret almaları kendilerine ne faide verecek?

    İbni Kesir

    Onlar, kıyamet saatının ansızın kendilerine gelip çatmasından başka bir şey mi bekliyorlar? Şüphesiz onun alametleri gelmiştir. Kendilerine gelip çatınca öğüt almaları neye yarar?

    Mehmet Alagaş

    (16-19) Onlardan seni dinleyenler, senin yanından çıktıklarında kendilerine ilim verilenlere derler ki “az önce ne dedi ki?” işte onların Allah , kalplerine mühür vurmuştur onlar da havai keyiflerine tabi olurlar . (Mühürlü kalp keyfine uyar) Yolu bulanlar / Hidayete erenler ise onların yoldaki durumları / hidayetleri, ziyadeleştirilmiştir ve onlara sakınma verilmiştir. Onlar sadece saatin ansızın onları almasını mı gözlüyorlar , onun işaretleri kesinlikle gelmiştir , onlara gelip çattığında hatırlamaları onlara ne sağ layacak ki? (Saat gelmeden önce hatırla) Şunu bil ki; Muhakkak ki O Allah’tan başka ilah yoktur. Günahların için ve mümin erkekler ve mümin kadınlar için bağışlanma iste. Allah neye dönüşeceğinizi ve nerede duracağınızı bilir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar, kendilerine ansızın gelecek kıyametten başka bir şey mi bekliyorlar? Oysa onun alametleri gelmiştir. Kendilerine geldiği zaman nasıl öğüt alacaklar?

    Süleyman Ateş

    (İnanmayanlar) İlle (helak edilecekleri) sa'atin ansızın kendilerine gelmesini mi bekliyorlar? İşte onun belirtileri geldi. O uyarıldıkları sa'at kendilerine geldikten sonra artık öğüt almaları nereden mümkün olsun?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlar kıyamet saatinin ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Onun bütün şartları ortadadır. O gelince, akıllarını başlarına alsalar neye yarar?

    Şaban Britch

    Onlar, kendilerine ansızın gelecek kıyametten başka bir şey mi bekliyorlar? Oysa onun alametleri gelmiştir. Kendilerine geldiği zaman nasıl öğüt alacaklar?

    Şaban Piriş

    Onlar, kendilerine ansızın gelecek kıyametten başka bir şey mi bekliyorlar? Oysa onun alametleri gelmiştir. Kendilerine geldiği zaman nasıl öğüt alacaklar?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kıyametin ansızın tepelerine inmesinden başka neyi bekliyorlar? Onun belirtileri zaten gelmiştir. O onlara gelip çatınca, ibret almaları neye yarar?!

  4. Muhammed suresi, 19. ayet — bütün mealleriyle aç

    Muhammed suresi, 19. ayet. فَٱعْلَمْ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ وَٱسْتَغْفِرْ لِذَنۢبِكَ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مُتَقَلَّبَكُمْ وَمَثْوَىٰكُمْ

    Diyanet İşleri

    Bil ki Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. Hem kendinin, hem de inanmış erkek ve kadınların günahlarının bağışlanmasını dile! Allah, gezip dolaştığınız yeri de, içinde kalacağınız yeri de bilir.

    Mehmet Okuyan

    Bil ki Allah'tan başka ilah yoktur. Hem kendi hatanın hem de mümin erkeklerin ve mümin kadınların (hatalarının) bağışlanmasını dile! dipnot 1 Allah dönüp dolaştığınız yeri de duracağınız yeri de bilir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu konuda bkz. Mü'min 40:55, dipnot 4.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve (sen ey Nebi): unutma ki Allah'tan başka ilah yoktur! İmdi sen, hem kendi hatan için, hem de mü'min erkekler ve mü'min kadınların (hataları) için af dile! Zira Allah gezip dolaştığınız yeri de, gelip durduğunuz yeri de bilir.

    Muhammed Esed

    O halde, (ey insanoğlu,) bil ki Allah'tan başka ilah yoktur ve (hala vakit varken) kendi günahlarının ve öteki bütün mümin erkek ve kadınların (günahlarının) bağışlanmasını dile! Çünkü Allah bütün geliş gidişlerinizi ve (dinlenmek için) bütün kalışlarınızı bilir.

    Ahmed Hulusi

    Gerçek buysa bil ki, La ilahe illAllah (Tanrı yoktur; sadece Allah); kendi zenbin (beşer yanının getirdiği perdelilikten kaynaklanan kusurlar), iman eden erkekler ve iman eden kadınlar için mağfiret dile (bağışlanmaları için Hakikati kavramalarına çalış)! Allah dönüp dolaştığınız yeri (hallerinizi) de, varıp sonsuz yaşayacağınız yeri de bilir!

    Ali Bulaç

    Şu halde bil; gerçekten, Allah'tan başka ilah yoktur. Hem kendi günahın, hem mü'min erkekler ve mü'min kadınlar için mağfiret dile. Allah, sizin dönüp dolaşacağınız yeri bilir, konaklama yerinizi de.

    Ali Özek ve heyeti

    Bil ki, Allah'tan başka ilâh yoktur. (Habibim!) Hem kendinin hem de mümin erkeklerin ve mümin kadınların günahlarının bağışlanmasını dile! Allah, gezip dolaştığınız yeri de duracağınız yeri de bilir.

    Ali Rıza Safa

    Artık, bilmelisin ki, Allah'tan başka Tanrı yoktur. Kendi suçlarının ve inanan erkeklerin ve inanan kadınların bağışlanmasını dile. Allah, dönüp dolaşacağınız ve kalacağınız yeri zaten bilir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah'tan başka tanrı olmadığını bil; hem kendi günahın, hem de inanan erkek ve kadınların günahları için af dile! Allah dönüp dolaşacağınız yeri bilir.

    Edip Yüksel

    Bil ki, ALLAH'tan başka tanrı yoktur. Kendinin, gerçeği onaylayan erkeklerin ve gerçeği onaylayan kadınların günahları için bağışlanma dile. ALLAH sizin tüm hareketlerinizi ve duracağınız yeri bilir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bil ki, ALLAH'tan başka tanrı yoktur. Kendinin, inanan erkeklerin ve inanan kadınların günahları için bağışlanma dile. ALLAH sizin tüm hareketlerinizi ve duracağınız yeri bilir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şimdi şunu bil ki, Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. Bil de günahına, inanan erkeklere ve inanan kadınlara bağışlanma dile. Allah, dolaştığınız yeri de bilir, durduğunuz yeri de.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şimdi bunu bil ki "başka tanrı yok ancak bir Allah", bil de günahına ve mü'minin-ü mü'minata istiğfar eyle, Allah dolaştığınız yeri de bilir durduğunuz yeri de

    Erhan Aktaş

    O halde, Allah'tan başka ilah olmadığını bil. Kendi suçların için, inanan erkekler ve kadınlar için bağışlanma dile. Allah, dönüp dolaşacağınız yeri ve varıp duracağınız yeri bilir. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah sizin kararlı olup olmadığınızı, zaaflarınızın ne olduğunu, her halinizi bilir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O halde, Allah'tan başka ilah olmadığını bil. Kendi suçların için, inanan erkekler ve kadınlar için bağışlanma dile. Allah, dönüp dolaşacağınız yeri ve varıp duracağınız yeri bilir. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah sizin kararlı olup olmadığınızı, zaaflarınızın ne olduğunu, her halinizi bilir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde, Allah'tan başka ilah olmadığını bil. Kendi suçların için, inanan erkekler ve kadınlar için bağışlanma dile. Allah, dönüp dolaşacağınız yeri ve varıp duracağınız yeri bilir. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah sizin kararlı olup olmadığınızı, zaaflarınızın ne olduğunu, her halinizi bilir.

    Gültekin Onan

    Şu halde bil; gerçekten, Tanrı'dan başka tanrı yoktur. Hem kendi günahın, hem inançlı (erkek)ler hem de inançlı (kadın)lar için mağfiret dile! Tanrı, sizin dönüp dolaşacağınız (mütekallebeküm) yeri bilir, konaklama yerinizi de.

    Hasan Basri Çantay

    Binaen'aleyh (fırsat elde iken) şu: "Allahdan başka hiçbir Tanrı yokdur" hakıykatını bil, hem kendinin, hem erkek mü'minlerle kadın mü'minlerin günahının yarlığanmasını iste Allah dolaşdığınız yeri de bilir, barındığınız yeri de.

    İbni Kesir

    Bil ki; Allah'tan başk ailah yokturç Hem kendinin, hem de mü'min erkeklerle mü'min kadınların günahlarının bağışlanmasını dile. Allah, dolaştığınız yeri de, barındığınız yeri de bilir.

    Mehmet Alagaş

    (16-19) Onlardan seni dinleyenler, senin yanından çıktıklarında kendilerine ilim verilenlere derler ki “az önce ne dedi ki?” işte onların Allah , kalplerine mühür vurmuştur onlar da havai keyiflerine tabi olurlar . (Mühürlü kalp keyfine uyar) Yolu bulanlar / Hidayete erenler ise onların yoldaki durumları / hidayetleri, ziyadeleştirilmiştir ve onlara sakınma verilmiştir. Onlar sadece saatin ansızın onları almasını mı gözlüyorlar , onun işaretleri kesinlikle gelmiştir , onlara gelip çattığında hatırlamaları onlara ne sağ layacak ki? (Saat gelmeden önce hatırla) Şunu bil ki; Muhakkak ki O Allah’tan başka ilah yoktur. Günahların için ve mümin erkekler ve mümin kadınlar için bağışlanma iste. Allah neye dönüşeceğinizi ve nerede duracağınızı bilir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Öyleyse bil ki, Allah’tan başka (hak) ilah yoktur. Hem kendinin hem de Mümin erkeklerin ve Mümin kadınların günahlarının bağışlanmasını dile! Allah; sizin gezip dolaştığınız yeri de, duracağınız yeri de bilir.

    Süleyman Ateş

    Allah'tan başka tanrı olmadığını bil ve kendi günahın, inanan erkeklerin ve inanan kadınların günahı için (Allah'tan) mağfiret dile. Allah, dönüp dolaşacağınız yeri ve varıp duracağınız yeri bilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Şunu bil ki Allah'tan başka ilah yoktur; hem kendi günahın, hem de inanmış erkek ve kadınların günahları için bağışlanma talebinde bulun. Allah, gezip dolaştığınız yeri de varıp duracağınız yeri de bilir.

    Şaban Britch

    Öyleyse bil ki Allah’tan başka (hak) ilah yoktur. Günahların için, mü’min erkekler ve mü’min kadınlar için bağışlanma dile! Allah, sizin gezip dolaştığınız yeri de, duracağınız yeri de bilir.

    Şaban Piriş

    Öyleyse bil ki Allah'tan başka ilah yoktur. Günahların için, mü'min erkekler ve mü'min kadınlar için bağışlanma dile! Allah, dolaştığınız yeri ve varacağınız yeri bilir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'tan başka tanrı olmadığını kuşkusuzca bil! Hem kendi günahın için hem de mümin erkeklerle mümin kadınlar için af dile. Allah sizin, dönüp dolaşacağınız yeri de varıp ulaşacağınız yeri de bilir.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.