Nûr suresi

Nûr suresi, 54. ayet

Nûr suresi, 54. ayet. قُلْ أَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُوا۟ ٱلرَّسُولَ فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنَّمَا عَلَيْهِ مَا حُمِّلَ وَعَلَيْكُم مَّا حُمِّلْتُمْ وَإِن تُطِيعُوهُ تَهْتَدُوا۟ وَمَا عَلَى ٱلرَّسُولِ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

ḳul eṭî`ü-llâhe veeṭî`ü-rrasûl. fein tevellev feinnemâ `aleyhi mâ ḥummile ve`aleyküm mâ ḥummiltüm. vein tüṭî`ûhü tehtedû. vemâ `ale-rrasûli ille-lbelâgu-lmübîn.

Diyanet İşleri

"Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin" de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nûr 51–57 · surenin 54. ayeti / 64

Konu Münafıkların hükme razı olmaması ve hilâfet vaadi Nûr 47–57 3

  1. Nûr 51

    Aralarında hüküm vermek için Allah'a (Kur'an'a) ve Resulüne davet edildiklerinde, mü'minlerin söyleyeceği söz ancak, "işittik ve iman ettik" demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

  2. Nûr 52

    Kim Allah'a ve Resulüne itaat eder, Allah'tan korkar ve O'na karşı gelmekten sakınırsa, işte onlar başarıyı elde edenlerin ta kendileridir.

  3. Nûr 53

    Münafıklar, sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka savaşa çıkacaklarına dair en ağır bir şekilde Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. Sizden istenen güzelce itaat etmektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır."

  4. 54

    "Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin" de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir.

  5. Nûr 55

    Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkar ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.

  6. Nûr 56

    Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Resule itaat edin ki size merhamet edilsin.

  7. Nûr 57

    İnkar edenlerin (Allah'ı) yeryüzünde aciz bırakacaklarını sanma! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir o!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

54. Onların hali işte budur. Allah Rasûlünün durumuna gelince onun görevi, size emir ve yasakları bildirmektir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “De ki: Allah’a itaat edin, Rasûle de itaat edin. Eğer” bu, emre uyarlarsa bu onlar için mutluluk ve bahtiyarlık sebebidir. Şâyet “yüz çevirirseniz (bilin ki) ona düşen ancak ona yüklenen” risaleti “(tebliğ)dir” ve o da bu görevi eksiksiz yerine getirmiştir. “Size düşen de size yüklenen (itaat)tir” emre uymaktır. Bu hususlarda haliniz açıkça ortaya çıkmış bulunuyor. Böylelikle sapıklığınız, azgınlığınız ve azabı hak ettiğiniz de açıkça görülmüş olmaktadır. “Eğer ona itaat ederseniz” hem söz hem amel itibariyle dosdoğru yola “hidâyet bulursunuz.” Ona itaat etmeksizin hidâyete yol bulamazsınız. Bu olmadan hidâyete yol bulmanıza imkân yoktur. “Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir.” Sizden herhangi bir kimsenin ileri sürebileceği bir şüphe ve tereddüt bırakmayacak şekilde size tebliğde bulunmaktır. Allah Rasûlü de bunu fiilen yapmış, apaçık tebliğde bulunmuştur. Sizi hesaba çekecek, amellerinizin karşılığını verecek olan ise Allahtır. Rasûlün bu konuda yapacak bir şeyi yoktur. O, kendi görevini yerine getirmiş bulunmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! O münafıklara de ki; "Açıkta ve gizlide Allah'a ve resulüne itaat edin. Eğer emrolunduğunuz hususlarda o ikisinden yüz çevirecek olursanız; Peygamber'in sorumluluğu (size) tebliğ etmekten başka bir şey değildir. Sizin sorumluluğunuz ise (ona) itaat etmek ve onun getirdikleri ile amel etmektir. Eğer emrettiklerini yapıp yasakladıklarından uzak durarak ona itaat ederseniz hakka hidayet olunursunuz. Resule düşen apaçık tebliğden başka bir şey değildir. Onun sizleri hidayete erdirmek ve sizi buna zorlamak gibi yüklendiği bir sorumluluk yoktur."

Kelimeler

23 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. أَطِيعُوا۟ etiu ita'at edin kök: طوع
  3. ٱللَّهَ llahe Allah'a kök: اله
  4. وَأَطِيعُوا۟ ve etiu ve ita'at edin kök: طوع
  5. ٱلرَّسُولَ ۖ r-rasule Rasule kök: رسل
  6. فَإِن fein eğer
  7. تَوَلَّوْا۟ tevellev dönerseniz kök: ولي
  8. فَإِنَّمَا feinnema artık ancak
  9. عَلَيْهِ aleyhi onun sorumluluğu
  10. مَا ma şeydir
  11. حُمِّلَ hummile kendisine yükletilen kök: حمل
  12. وَعَلَيْكُم ve aleykum ve sizin sorumluluğunuz
  13. مَّا ma şeydir
  14. حُمِّلْتُمْ ۖ hummiltum size yükletilen kök: حمل
  15. وَإِن ve in ve eğer
  16. تُطِيعُوهُ tutiuhu ona ita'at ederseniz kök: طوع
  17. تَهْتَدُوا۟ ۚ tehtedu doğru yolu bulursunuz kök: هدي
  18. وَمَا ve ma ve değildir
  19. عَلَى ala düşen
  20. ٱلرَّسُولِ r-rasuli Rasule kök: رسل
  21. إِلَّا illa başka bir şey
  22. ٱلْبَلَـٰغُ l-belagu duyurmaktan kök: بلغ
  23. ٱلْمُبِينُ l-mubinu açık bir şekilde kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Öyleyse Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin ve Allah'a karşı gelmekten sakının. Şayet yüz çevirirseniz bilmiş olun ki, elçimize düşen sadece…

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    "Duvar ise şehirdeki iki yetim çocuğa ait idi. Altında onlara ait bir define vardı. Babaları da iyi bir insandı. Rabbin, onların olgunluk çağına…

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki elçimize düşen sadece apaçık bir tebliğdir.

  • Aynı kök: حمل (64 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    Onlar ağırlıklarınızı, sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

  • Aynı kök: حمل (64 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır. Gönüllerinizdeki ihtiyaçlara kendileri üzerinden ulaşasınız diye onları yaratmıştır. Onlarla ve…

  • Aynı kök: حمل (64 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

87 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Allah'a itaat edin; Elçi'ye de itaat edin! dipnot 1 Yüz çevirirseniz (onun sorumluluğu) kendisine yüklenen (tebliğ görevini yapmak)tır; sizin (sorumluluğunuz da) size yüklenen (görevleri yerine getirmeniz)dir. dipnot 2 Ona itaat ederseniz, doğru yola ulaşmış olursunuz! dipnot 3 Elçi'ye düşen, sadece apaçık tebliğdir." dipnot 4

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah'a ve Elçisine itaatle ilgili bkz. Al-i İmrân 3:32, 132; Nisâ 4:59; Mâide 5:92; Enfâl 8:1, 20, 46; Nûr 24:52, 54; Ahzâb 33:71; Muhammed 47:33; Fetih 48:17; Mücâdele 58:13; Teğâbun 64:12. Nisâ 4:80'de ifade edildiği gibi Hz. Muhammed'e itaat Yüce Allah'a itaat demektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu cümlede sorumlulukların şahsiliğine dair bir mesaj verilmektedir. Benzer mesajlar: Nisâ 4:84; Mâide 5:105.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu ayet mahşerde kurtuluşa erebilmek için dünyada Hz. Muhammed'e tabi olmak gerektiğinin delilidir. Bu ayet Al-i İmrân 3:31 ve A‘râf 7:158. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
  4. metne dön, dipnot 4
    Tebliğle ilgili olarak bkz. Mâide 5:67, 99; Ra‘d 13:40; Nahl 16:35, 82; ‘Ankebût 29:18; Yâsîn 36:17; Şûrâ 42:48; Teğâbun 64:12; Ğâşiye 88:21.

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Allah'a itaat edin, dolayısıyla Rasul'e itaat edin!" Bundan böyle de, eğer (Rasul'den) yüz çevirecek olursanız, o ancak kendi yükümlülüklerinden sorumlu tutulacaktır, siz de sadece kendi yükümlülüklerinzden sorumlu tutulacaksınız. Ama eğer onu izlerseniz, doğru yolu bulursunuz: Rasul'e düşense, yalnızca (kendisine indirileni) bütün açıklığıyla tebliğ etmektir.

Muhammed Esed

De ki: "Allah'a itaat edin ve Rasul'e itaat edin". Ve eğer (Rasul'den) yüz çevirirseniz (bilin ki) o yalnız kendi yükümlülüklerinden sorumlu tutulacak, siz de yalnız kendi yükümlülüklerinizden sorumlu tutulacaksınız; ama eğer o'na itaat ederseniz doğru yola erişirsiniz. Ayrıca, Rasul'e düşen yalnızca (kendisine indirilen mesajı) açıkça duyurmaktır.

Ahmed Hulusi

De ki: "Allah'a itaat edin ve Rasulüne itaat edin!". . . Eğer yüz çevirirseniz, Onun üzerine düşen sadece kendisine yükletilendir (tebliğ görevi); size de düşen size yükletilendir (itaat görevi)! Eğer O'na (Rasule) itaat ederseniz, hidayet bulursunuz! Rasule ait olan yalnızca apaçık tebliğdir!

Ali Bulaç

De ki: "Allah'a itaat edin, Resul'e itaat edin. Eğer yine yüz çevirirseniz, artık onun (peygamberin) sorumluluğu kendisine yüklenen, sizin sorumluluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir."

Ali Özek ve heyeti

Yine de ki: "Allah'a itaat edin; Peygambere de itaat edin," Eğer yüz çevirirseniz (siz zararlı çıkarsınız); çünkü Peygamber, yüklendiği (tebliğ görevinden) sorumludur; siz ise, yüklendiğiniz (itaat) den sorumlusunuz. Eğer ona itaat ederseniz, hidâyete erersiniz. Peygambere düşen, apaçık beyan etmekten başka bir şey değildir.

Ali Rıza Safa

De ki: "Allah'a boyun eğin ve elçiye boyun eğin!" Yüz çevirirseniz, Ona düşen yalnızca Ona yüklenen; size düşen de size yüklenendir. Ona boyun eğerseniz doğru yola erişirsiniz. Elçinin görevi, yalnızca apaçık bildirmektir.

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Allah'a itaat ediniz, Peygambere itaat ediniz! Eğer yüz çevirirseniz biliniz ki, onun görevi tebliğ vazifesini yapmak, sizin vazifeniz de sorumluluklarınızı yapmanızdır. Eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere düşen, sadece apaçık bildirimde bulunmaktır."

Edip Yüksel

De ki: "ALLAH'a ve elçiye uyunuz. Reddederseniz, o kendi görevinden sorumludur, siz de kendi görevinizden sorumlusunuz. Ona uyarsanız, doğruyu bulursunuz. Elçinin tek görevi, mesajı açıkça bildirmekten ibarettir."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki, 'ALLAH'a ve elçiye uyunuz. Reddederseniz, o kendi görevinden sorumludur, siz de kendi görevinizden sorumlusunuz. Ona uyarsanız, doğruyu bulursunuz. Elçinin tek görevi, mesajı açıkça bildirmekten ibarettir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin!" Eğer yine dinlemezseniz artık onun yükümlülüğü, kendisine yükletilen görevi yapmak, sizin üstünüze düşen de size yükletilen görevleri yerine getirmektir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygamberin görevi ise yalnızca açık bir tebliğdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki Allaha itaat edin ve Resule itaat edin, yine dinlemezseniz artık onun üzerindeki ancak ona yükletilen, sizin üzerinize de size yükletilendir ve eğer ona itaat ederseniz hidayete irersiniz, Resulün üzerindeki ise ancak açık bir tebliğdir

Erhan Aktaş

De ki: "Allah'a itaat edin. Resul'e itaat edin. dipnot 1 " Eğer itaat etmezseniz, ona düşen yalnızca görevini yapmaktır. Size düşen ise sorumlu tutulduğunuz şeye uymaktır. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Resul'ün üzerinde, mesajı açıkça iletmekten başka bir sorumluluk yoktur.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 24:52. ayetin 1. dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Allah'a itaat edin. Resul'e itaat edin. dipnot 1 " Eğer itaat etmezseniz, ona düşen yalnızca görevini yapmaktır. Size düşen ise sorumlu tutulduğunuz şeye uymaktır. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Resul'ün üzerinde, mesajı açıkça iletmekten başka bir sorumluluk yoktur.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 24:52. Ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Allah'a itaat edin. Rasul'e de itaat edin." Eğer itaat etmezseniz, ona düşen yalnızca görevini yapmaktır. Size düşen ise sorumlu tutulduğunuz şeye uymaktır. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Rasul'ün üzerinde, mesajı açıkça iletmekten başka bir sorumluluk yoktur.

Gültekin Onan

De ki: "Tanrı'ya itaat edin. Resül'e itaat edin. Eğer yine yüz çevirirseniz, artık onun (peygamberin) sorumluluğu kendisine yüklenen, sizin sorumluluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Allaha itaat edin, peygambere itaat edin". Eğer yine yüz çevirib dönerseniz onun (peygamberin) uhdesine düşen ancak ona yüklenilen (vazıyfe-i tebliğ) dir. Sizin üstünüze düşen (vazife) de size yükletilen (itaat) dir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere aid olan (vazife) apaçık tebliğden başkası değildir.

İbni Kesir

De ki: Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin. Şayet yüz çevirirseniz bilin ki; o, kendisine yükletilenden, siz de kendinize yükletilenden sorumlusunuz. Eğer ona itaat ederseniz; doğru yolu bulursunuz. Peygambere düşen, apaçık tebliğden başkası değildir.

Mehmet Alagaş

(46-57) Kesin olan şu ki, biz apaçık ay etler indirdik, Allah , istediğini istikameti doğru olan yola sokar . Diyorlar ki, Allah’a ve Resulüne iman ettik ve itaat ettik, sonra onlardan bir bölümü, bunun ardından yüz çevirdi, işte bunlar mümin değildir. Ne vakit aralarında ki bir kararın verilmesi için, Allah’a ve Resulüne çağrıldıklarında onlardan bir bölüm sırtını döner, eğer onlar için bir hak varsa boynu bükük halde (Ellerini ovuşturan boynu büküklerden bunlar) onları / haklarını almaya gelirler. Kalplerinde hastalık mı var? yahut kuşkuları mı var? Yoksa Allah’ın ve Resulünün kendilerine adaletsizlik edeceğinden mi korkuyorlar? Bilakis işte bunlar zalimlerdir. Aralarında karar verilmek üzere Allah’a ve Resulüne çağrıldıkları vakit müminlerin sözleri, işittik ve uyduk şeklinde olmalıdır, işte bunlar kurtuluşa erenlerdir. Her kim Allah’a Resulüne uyarsa ve Allah’tan tedirgin olursa ve O’ndan sakınırsa, işte bunlar başarıya erenlerdir. Emredersen eğer çıkacaklarına dair yeminlerinin var güçleri ile Allah’a yemin ettiler deki yemin etmeyin, bilinen tanınan / normal / maruf bir şekilde itaat edin yeter , muhakkak ki Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. Deki Allah’a ve O’nun Resulüne uyun, eğer yüz çevirirseniz, yüklendiği O’nun aleyhinedir, sizin yüklendikleriniz de sizin aleyhinizedir , eğer ki O’na itaat ederseniz sizi yola sokar , Resule düşen görev sadece apaçık bilgilendirmektir / tebliğdir. (Tebliğ: mesajlar la ilgili bilgilendirme yapmaktır.) Allah sizden iman eden ve ıslah edici faaliyetler yapanları işte onları tıpkı onlardan öncekiler gibi yerde / arzda, sonraya kalan / devralanlar yapacağını / halife yapacağını vaat etti , onlara hoşnut olduğu / razı olduğu dinilerini yaşamaları amacıyla imkân vereceğini de vaat etti, onların, korkularının ardından güvenle / emniyetle yer değiştireceklerini vaat etti, bana ibadet edin ve bana hiçbir şeyi ortak koşmayı , bundan sonra her kim yok sayarsa / görmezden gelirse işte bunlar yoldan çıkmış olanlardır. Namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Resule uyun ki böylelikle belki esirgenirsiniz. Kafirlerin, yerde / arzda aciz bırakabileceklerini değerlendirme / öyle hesap etme , onların barınakları ateştir ve ne kötü varılacak bir yerdir / varış yeridir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yine de ki: "Allah'a itaat edin ve Peygamber'e itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayete erersiniz. Rasûle düşen apaçık beyan etmekten başka bir şey değildir.

Süleyman Ateş

De ki: "Allah'a ita'at edin, Elçiye ita'at edin." Eğer dönerseniz, ona gereken, kendisine yükletilen (duyurma görevini yapmak), size gereken de size yükletilen (ita'at görevini yapmak)dır. Eğer ona ita'at ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Elçiye düşen, sadece açık bir şekilde duyurmaktır.

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Allah'a gönülden boyun eğin, elçisine gönülden boyun eğin dipnot 1 ! Yüz çevirirlerse (bilinmeli ki) elçi sadece kendine yüklenenden sorumludur, siz de kendinize yüklenenden sorumlusunuz dipnot 2 . Elçiye gönüllü olarak boyun eğerseniz doğru yola girmiş olursunuz. Elçiye düşen sadece açık bir tebliğden /ayetleri bildirmekten ibarettir dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki: "Allah'a boyun eğin, elçisine de boyun eğin." Eğer yüz çevirirseniz elçiye düşen, kendine yüklenen görev, size düşen de size yüklenen görevdir. Ona boyun eğerseniz yola gelmiş olursunuz. Elçinin görevi, açık bir bildirimde bulunmaktan başkası değildir.

Şaban Britch

De ki:Allah’a itaat edin, Rasûl’e de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, onun (yüklendiği) sorumluluk kendisine, sizin sorumluluğunuz da size aittir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Peygamberin görevi açıkça tebliğ etmekten başka bir şey değildir.

Şaban Piriş

De ki: -Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, onun (yüklendiği) sorumluluk kendisine, sizin sorumluluğunuz da size aittir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Peygamberin görevi açıkça tebliğ etmekten başka bir şey değildir.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Allah'a da itaat edin, resule de. Eğer yüz çevirirseniz/yüz çevirirlerse, onun görevi ona yükletilen, sizin göreviniz de size yükletilendir. Eğer ona itaat ederseniz yolu bulursunuz. Resule düşen, açık bir tebliğden başkası değildir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them O Muhammad: "Obey Allah and obey His Messenger and comply with their commands. " And should you people turn your backs and close your heart's ears then you must realize that the Messenger's responsibility is simply the fulfillment of his duties and you –people- are responsible for the burden of wrongs you bear. Therefore, if you obey him, he is the spirit of truth that shall guide you into all truth, and he is only responsible for relating the divine message and the elucidation of its text

Abdul Haleem

Say, ‘Obey God; obey the Messenger. If you turn away, [know that] he is responsible for the duty placed upon him, and you are responsible for the duty placed upon you. If you obey him, you will be rightly guided, but the Messenger’s duty is only to deliver the message clearly.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Obey Allah, and obey the Messenger: but if ye turn away, he is only responsible for the duty placed on him and ye for that placed on you. If ye obey him, ye shall be on right guidance. The Messenger's duty is only to preach the clear (Message).

Abul A'la Maududi

Say: "Obey Allah and obey the Messenger. But if you turn away, then (know well) that the Messenger is responsible for what he has been charged with and you are responsible for what you have been charged with. But if you obey him, you will be guided to the Right Way. The Messenger has no other responsibility but to clearly convey (the command)."

Aisha Bewley

Say: ‘Obey Allah and obey the Messenger. Then if they turn away he is only responsible for what he is charged with and you are responsible for what you are charged with. If you obey him, you will be guided.’ The Messenger is only responsible for clear transmission.

Al-Hilali & Khan

Say: "Obey Allâh and obey the Messenger, but if you turn away, he (Messenger Muhammad صلى الله عليه وسلم) is only responsible for the duty placed on him (i.e. to convey Allâh’s Message) and you for that placed on you. If you obey him, you shall be on the right guidance. The Messenger’s duty is only to convey (the message) in a clear way (i.e. to preach in a plain way)."

Ali Quli Qarai

Say, ‘Obey Allah, and obey the Apostle. ’ But if you turn your backs, [you should know that] he is only responsible for his burden and you are responsible for your burden, and if you obey him, you shall be guided, and the Apostle’s duty is only to communicate in clear terms.

Amatul Rahman Omar

Say, `Obey Allâh and obey the Messenger. ' But if you turn your back (remember that) he (- the Messenger) is responsible for what he is charged with (- the responsibility of conveying the Message) and you are responsible for what you are charged with (- the responsibility of following him). Indeed if you obey him you will be following the right path. (But if you do not, bear in mind,) the Messenger is not responsible but for the delivery (of the message to all) in clear terms.

Arthur John Arberry

Say: 'Obey God, and obey the Messenger; then, if you turn away, only upon him rests what is laid on him, and upon you rests what is laid on you. If you obey him, you will be guided. It is only for the Messenger to deliver the manifest Message.'

Bijan Moeinian

Say: "Obey God and His Messenger. " If they turn their back, they will be held responsible for their choice and you will be held responsible for the accomplishment of your mission. Those who obey, they are guided. The responsibility of the Messenger is only to properly convey the Message.”

E. Henry Palmer

Say, 'Obey God and obey the Apostle; but if ye turn your backs he has only his burden to bear, and ye have only your burden to bear. But if ye obey him, ye are guided; but the Apostle has only his plain message to deliver.'

Edip-Layth

Say: "Obey God, and obey the messenger." But if they turn away, then he is only responsible for his obligation, and you are responsible for your obligations. If you obey him, you will be guided. The messenger is only required to deliver clearly.

George Sale

Say, obey God, and obey the apostle: But if ye turn back, verily it is expected of him that he perform his duty, and of you that ye perform your duty; and if ye obey him, ye shall be directed: But the duty of our apostle is only public preaching.

Hamid S. Aziz

They swear by Allah with their most solemn oath that had you ordered them they would surely go forth. Say, "Swear not; obedience is more reasonable; verily, Allah is Informed of what you do."

Mahmoud Ghali

Say, "Obey Allah and obey the Messenger. Yet if you turn away, then surely upon him (rests) only what he is burdened with. And upon you (rests) only what you are burdened with. And in case you obey him, you will (find) guidance. And in no way is the Messenger (burdened) except with the evident Proclamation."

Marmaduke Pickthall

Say: Obey Allah and obey the messenger. But if ye turn away, then (it is) for him (to do) only that wherewith he hath been charged, and for you (to do) only that wherewith ye have been charged. If ye obey him, ye will go aright. But the messenger hath no other charge than to convey (the message) plainly.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "Obey God and obey the Apostle. If you turn away, then for him is his duty to fulfil, and for you the burden that you carry; yet if you obey him you will be rightly guided. The duty of the Messenger is to convey the message clearly.

Muhammad Asad

Say: "Pay heed unto God, and pay heed unto the Apostle. " And if you turn away [from the Apostle, know that] he will have to answer only for whatever he has been charged with, and you, for what you have been charged with; but if you pay heed unto him, you will be on the right way. Withal, the Apostle is not bound to do more than clearly deliver the message [entrusted to him].

Mustafa Khattab

Say, "Obey Allah and obey the Messenger. But if you turn away, then he is only responsible for his duty[1] and you are responsible for yours.[2] And if you obey him, you will be ˹rightly˺ guided. The Messenger’s duty is only to deliver ˹the message˺ clearly."

Progressive Muslims

Say: "Obey God, and obey the messenger. " But if they turn away, then he is only responsible for his obligation, and you are responsible for your obligations. And if you obey him, you will be guided. The messenger is only required to deliver clearly.

Rashad Khalifa

Say, "Obey GOD, and obey the messenger." If they refuse, then he is responsible for his obligations, and you are responsible for your obligations. If you obey him, you will be guided. The sole duty of the messenger is to deliver (the message).

Sahih International

Say, "Obey Allah and obey the Messenger; but if you turn away - then upon him is only that [duty] with which he has been charged, and upon you is that with which you have been charged. And if you obey him, you will be [rightly] guided. And there is not upon the Messenger except the [responsibility for] clear notification."

Sam Gerrans

Say thou: “Obey God and obey the Messenger.” Then if you turn away, then upon him is what he has been given to bear, and upon you is what you have been given to bear. And if you obey him, you will be guided. And upon the Messenger is only the clear notification,

Shabbir Ahmed

Say, "Obey Allah and obey the Messenger - the Central Authority. But if you turn away, remember that he is only responsible for the duty placed on him, and you for the duty placed on you. If you obey him, you will go aright. The Messenger's duty is only to convey the Message clearly."

Syed Vickar Ahamed

Say: "Obey Allah, and obey the Messenger (Muhammad): But if you turn away, he (Prophet, the Messenger) is only responsible for the duty given to him, and you for that (the duty) given to you. If you obey him, you will be on right guidance. The Messenger’s (Muhammad’s) duty is only to teach the clear (Message)."

Taqi Usmani

Say, "Obey Allah and obey the messenger. But if you turn away, then on him (the messenger) lies (the responsibility of) what he is burdened with, and on you lies (the responsibility of) what you are burdened with. And if you obey him, you will get the right path. The duty of the Messenger is no more than to convey the message clearly."

The Monotheist Group

Say: "Obey God, and obey the messenger." But if they turn away, then he is only responsible for his obligation, and you are responsible for your obligations. And if you obey him, you will be guided. The messenger is only required to deliver clearly.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 54. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 54. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 54. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩