Diyanet İşleri
"Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir."
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 154. ayet. مَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا فَأْتِ بِـَٔايَةٍ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ
mâ ente illâ beşerum miŝlünâ. fe'ti biâyetin in künte mine-ṣṣâdiḳîn.
"Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sâlih ve Semûd kavmi Şuarâ 141–159 3
(151-152) "Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin."
Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."
"Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir."
Salih, şöyle dedi: "İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır."
"Sakın ona bir kötülük dokundurmayın. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar."
Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 153–154. ayetler için yazılmıştır.
153. İşte böylelerine sakındırma ve öğütlerin hiçbir faydası olmamıştı. O nedenle Salih’e şöyle dediler: Sen iyice büyülenmiş bir kimsesin. O bakımdan anlamsız birtakım hezeyanlarda bulunuyorsun.
154. Bize üstün olmanı gerektiren faziletin ne ki bizi kendine uymaya davet ediyorsun? “Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bir mucize getir.” Salih’in durumu üzerinde düşünmek, onun neye çağırdığını dikkatle tetkik etmek, onun getirdiklerinin de sözlerinin de doğruluğuna apaçık delillerden olmasına rağmen onlar, ondan bir mucize istediler. Kalplerinin aşırı katılığından dolayı gösterilmesini istedikleri ve çoğunlukla böyle bir talepte bulunanların iflah olmadığı bir mucize talebinde bulundular. Çünkü bu gibi taleplerde bulunanlar, genelde doğru yolu bulmak maksadıyla değil işi yokuşa sürmek maksadıyla bu taleplerde bulunmuşlardır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Sen de bizim gibi bir insansın Bizden üstün olacak bir meziyetin de yoktur ki, resul olasın. Eğer resul olduğun iddiasında doğruyu söyleyenlerden isen, haydi resul olduğunu gösteren bir mucize getir."
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)
(23-24) Semud kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız? (Asıl) o takdirde biz apaçık bir sapıklık ve…
Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
De ki: "Her kim Cebrail'e düşman ise, bilsin ki o, Allah'ın izni ile Kur'an'ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü'minler için de bir hidayet rehberi ve…
Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden…
Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
İçlerinden bir adama insanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında kendileri için bir doğruluk makamı bulunduğunu müjdele diye vahyetmemiz,…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve…
Tamamı: yazma kataloğu
Arkeoloji
Hegra'daki tek blok kayaya oyulmuş anıtsal mezar.
Hegra'daki mezarlar Nabatî dönemine (MÖ 1 – MS 1. yy) aittir; Semûd kavmine ait oldukları arkeolojik olarak gösterilmiş değildir. Ayetlerdeki 'dağları yontarak ev yapanlar' tasviriyle coğrafi bir yakınlık kurulur, kimlik özdeşliği değil.
Ayet: A'râf 73-79 · Hicr 80-84 · Şuarâ 141-159
Ahmad AlHasanat · Own work · CC BY-SA 4.0
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sen de ancak bizim gibi bir insansın. dipnot 1 Doğru söyleyenlerdensen (bize) bir delil getir!"
Sen de sadece bizim gibi beşer türüne mensupsun; eğer sözünün arkasında duruyorsan, haydi bir delil getir de (görelim)!"
"Bizim gibi ölümlü bir insandan başka bir şey değilsin! Eğer doğru sözlü biriysen, bize bir alamet getir (de görelim)!"
"Sen yalnızca bizim benzerimiz bir beşersin (ama kendini farklı sanıyorsun)! Eğer sözünde sadıksan hadi bir mucize göster!"
"Sen yalnızca bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsin; eğer doğru sözlü isen, bu durumda bir ayet (mucize) getir görelim."
Sen de ancak bizim gibi bir insansın. Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bize bir mucize getir.
"Bizler gibi bir insanoğlundan başkası değilsin. Madem öyle, bize bir mucize getir; eğer doğruyu söylüyorsan?"
"Sen de bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir!" dediler.
"Sen bizim gibi bir insansın. Doğru sözlü isen bize bir mucize getir bakalım."
'Sen bizim gibi bir insansın. Doğru sözlü isen bize bir mucize getir bakalım.'
Sen de bizim gibi bir beşerden başka bir şey değilsin; haydi bir ayet (mucize) getir, eğer doğru konuşanlardan isen!"
Sen bizim gibi bir beşerden başka nesin? Haydi bir ayet getir eğer sadıklardan isen
"Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. dipnot 1 Eğer doğru söyleyenlerden isen bize bir ayet dipnot 2 getir."
"Sen de ancak bizim gibi bir beşersin dipnot 1 . Eğer doğru söyleyenlerden isen bize bir ayet dipnot 2 getir."
"Sen de ancak bizim gibi bir insansın. Eğer doğru söyleyenlerden isen bize bir ayet dipnot 1 getir."
"Sen yalnızca bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsin; eğer doğru sözlü isen bu durumda bir ayet getir görelim."
"Sen bizim gibi bir beşerden başkası değilsin. Bununla beraber eğer (peygamberlik da'vaasında) doğruculardan isen haydi bir ayet (mu'cize) getir".
Hem sen, bizim gibi insandan başka bir şey değilsin. Şayet sadıklardan isen o zaman bir ayet getir.
(141-159) Semud gönderilenleri / Resul leri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Salih onlara sakınmaz mısınız , ben kesinlikle sizin için güvenilir bir elçiyim , Allah'tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, sizler burada, bahçeler, gözeler, ekinler içerisinde hoş kokulu hazmı kolay hurmalar içerisinde güven içinde bırakılır mısınız / terk edilir misiniz? Dağlarda yonttuğunuz evlerde şımarıklık içerisindesiniz / ferah içerisindesiniz , Allah'tan sakının ve bana itaat edin , haddi aşanların / müsriflerin emirlerine uymayın / tabi olmayın, ki onlar yerde / arzda bozgunculuk / fesat çıkarırlar düzeltmezler / onarmazlar / ıslah etmezler dedi. Dediler ki, sen muhakkak büyülenmişsin / sihirlenmişsin, sen de bizim benzerimiz gibi bir derilisin / beşersin, eğer söylediklerine bağlı biri isen bize bir gösterge / bir ayet getir. Dedi ki işte bu deve, bilinen bazı günlerde siz suyu içeceksiniz, bilinen bazı günler de o, suyu içecek, ona kötülükle dokunmayın / temas etmeyin , çok büyük bir günün azabı sizi yakalar. Onu boğdular ve pişman oldular / nedamet getirdiler , onları azap yakaladı, Muhakkak ki bunda bir gösterge / bir ayet vardır ve de onların çoğunluğu /ekserisi iman eden olmadılar / mümin olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
“Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir.”
"Sen de bizim gibi bir insansın. Eğer doğrulardansan bize bir mu'cize getir."
Sen sadece bizim gibi bir beşersin. Doğru söyleyenlerdensen haydi bize bir mucize getir!"
Oysa bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Haklıysan bize bir belge getir," dediler
Sen de sadece bizim gibi bir insansın. Eğer, sözlerin doğruysa bize bir ayet/ mucize getir bakalım.
Sen de sadece bizim gibi bir insansın. Eğer, sözlerin doğruysa bize bir mucize getir bakalım.
"Sen de bizim gibi bir insansın. Eğer doğru sözlülerden isen, hadi bir mucize getir."
"You are only a mortal like us, " they said, "wherefore you could not be singled out for the prerogative of prophethood, and if you are indeed declaring the truth then present us with a divine sign convincing our minds and proving the conclusion".
You are nothing but a man like us. Show us a sign, if you are telling the truth.’
"Thou art no more than a mortal like us: then bring us a Sign, if thou tellest the truth!"
you are no different from a mortal like us. So produce a sign if you are truthful." dipnot 1
You are nothing but a human being like ourselves, so produce a Sign if you are telling the truth. ’
"You are but a human being like us. Then bring us a sign if you are of the truthful."
You are just a human being like us. So bring us a sign, should you be truthful.’
`You are nothing but a human being like ourselves. So bring (us) a sign if you are of the truthful.'
thou art naught but a mortal, like us; then produce a sign, if thou art one of the truthful. '
"You are only a human being like us. come up with a miracle, if you are for real."
thou art but mortal like ourselves; so bring us a sign, if thou be of those who speak the truth!'
"You are but a human being like us. So bring a sign if you are of the truthful ones."
Thou art no other than a man like unto us: Produce now some sign, if thou speakest truth.
They said, "You art only of the bewitched;
In no way are you (anything) except a mortal, like us. Then come up with a sign, in case you are one of the sincere."
Thou art but a mortal like us. So bring some token if thou art of the truthful.
You are nothing but a man like us. Bring us a token if you speak the truth."
Thou art nothing but a mortal like ourselves! Come, then, forward with a token [of thy mission] if thou art a man of truth!"
You are only a human being like us, so bring forth a sign if what you say is true."
"You are but a human being like us. So bring a sign if you are of the truthful ones."
"You are no more than a human like us. Produce a miracle, if you are truthful."
You are but a man like ourselves, so bring a sign, if you should be of the truthful. "
“Thou art only a mortal like us; then bring thou a proof, if thou be of the truthful.”
You are just a mortal like us. So bring us a miracle if you are a man of truth."
"You are no more than a human like us: "Then bring us a Sign, if you tell the truth!"
You are nothing but a human like us. So, bring a sign if you are one of the truthful."
"Youare but a human being like us. So bring a sign if you are of the truthful ones."