Diyanet İşleri
Ta Ha.
Tâhâ suresi · 1–8. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Tâhâ suresi, 1. ayet. طه
Ta Ha.
Tâ. Hâ. dipnot 1
Ey insan!
Ey İnsan!
Ey İNSAN (Adem'e talim edilen Esma'nın tamamı ve ruh olarak üflenen diye benzetme yollu anlatılan Muhammedi salt şuur - orijin BEN)!
Ta, Ha.
Tâ. Hâ.
T. H.
Ta, ha.
T9 H5 dipnot 1
TT. H.
Ta Ha
Ta Ha
Ta. Ha.
Ta. Ha.
Ta.Ha.
Ta, Ha.
Taa, haa.
Ta-Ha.
(1-8) Tâ Hâ, Biz sana Kur'an'ı sıkıntı olsun / meşakkat olsun diye indirmedik. Ancak Allah'tan çekinen kimse için bir hatırlatmadır. Arzı ve Yüksek semaları yaratandan indirilmedir. Acıyan / Rahman, arşı düzenlemiştir / istiva etmiştir. Semalarda ve Arzın içinde, bu ikisi arasında ve toprağın altında ne varsa onundur. Eğer sözünü alenen söylersen şunu bil ki o sırlı olanı da daha da gizli olanı da biliyordur. Allah, ondan başka ilah yoktur güzel isimler O’nundur
Tâ-hâ dipnot 1
Ta, Ha.
Ta-Ha dipnot 1 !
TA! HA!
Tâ Hâ,
Ta Ha,
Ta, Ha.
Tâhâ suresi, 2. ayet. مَآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ لِتَشْقَىٰٓ
(2-3) (Ey Muhammed!) Biz, Kur'an'ı sana sıkıntı çekesin diye değil, ancak (Allah'ın azabından) korkacaklara bir öğüt (bir uyarı) olsun diye indirdik.
Biz Kur'an'ı sana sıkıntı çekesin diye indirmedik.
Biz bu ilahi hitabı sana zorluk çekip mutsuz olasın diye indirmedik;
Bu Kuran'ı sana, seni bedbaht etmek için indirmedik,
Biz Kuran'ı sana, mutsuz olman için inzal etmedik.
Biz sana bu Kur'an'ı güçlük çekmen için indirmedik,
Biz, Kur'an'ı sana, güçlük çekesin diye değil,
Bu Kur'an'ı, zorluk çekmen için sana indirmedik.
- Biz, Kur'an'ı sana sıkıntıya düşesin diye değil, Allah'a saygılı olana bir öğüt olsun diye indirdik.
Biz bu Kuran'ı sıkıntı çekesin diye göndermedik.
Biz bu Kuran'ı sıkıntı çekesin diye göndermedik.
Kur'an'ı sana mutsuz olasın diye indirmedik.
Kur'anı sana bedbaht olasın diye indirmedik
Biz, bu Kur'an'ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.
Biz, bu Kur'an'ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.
Biz, bu Kur'an'ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.
Biz sana bu Kuran'ı güçlük çekmen için indirmedik.
(2-3-4) Biz Kur'anı sana zahmet çekesin diye değil, ancak (Allahdan) korkacak kimselere bir öğüd ve yerle o yüce yüce gökleri yaradanın tedricen indirdiği bir (kitab) olmak üzere indirdik.
Biz; Kur'an'ı, sana güçlük çekesin diye indirmedik.
(1-8) Tâ Hâ, Biz sana Kur'an'ı sıkıntı olsun / meşakkat olsun diye indirmedik. Ancak Allah'tan çekinen kimse için bir hatırlatmadır. Arzı ve Yüksek semaları yaratandan indirilmedir. Acıyan / Rahman, arşı düzenlemiştir / istiva etmiştir. Semalarda ve Arzın içinde, bu ikisi arasında ve toprağın altında ne varsa onundur. Eğer sözünü alenen söylersen şunu bil ki o sırlı olanı da daha da gizli olanı da biliyordur. Allah, ondan başka ilah yoktur güzel isimler O’nundur
Biz sana Kur’ân’ı güçlük çekmen için indirmedik.
Biz bu Kur'an'ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.
Bu Kur'an'ı sana, sıkıntıya girmen için indirmedik dipnot 1 .
Sana bu Kur'an'ı, mutsuz olasın diye indirmedik.
Kur'an'ı sana sıkıntıya düşesin diye indirmedik.
Kur'an'ı sana sıkıntıya düşesin diye indirmedik.
Biz bu Kur'an'ı sana, zahmet çekesin, bedbaht olasın diye indirmedik;
Tâhâ suresi, 3. ayet. إِلَّا تَذْكِرَةً لِّمَن يَخْشَىٰ
(2-3) (Ey Muhammed!) Biz, Kur'an'ı sana sıkıntı çekesin diye değil, ancak (Allah'ın azabından) korkacaklara bir öğüt (bir uyarı) olsun diye indirdik.
(3, 4) Yeri ve en yüksek gökleri yaratan (Allah)'ın indirmesi olarak saygı duyanlara sadece (gerçeği) hatırlatmak için (gönderdik).
yalnızca Allah'ın sevgisini yitirmekten korkan kimselere bir uyarı olsun için (indirdik):
Yalnızca, (Allah'tan) korkan herkese bir öğüt, bir uyarı olsun diye (indirdik):
Sadece, haşyete (Allah azametini hissetmeye) açık şuura (hakikatini) hatırlatmadır (inzal olan bilgi)!
'İçi titreyerek korku duyanlara' ancak öğütle hatırlatma (olsun diye indirdik).
ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt olsun diye indirdik.
Derin saygı duyanlar için yalnızca bir öğüttür.
- Biz, Kur'an'ı sana sıkıntıya düşesin diye değil, Allah'a saygılı olana bir öğüt olsun diye indirdik.
Ancak saygı duyanlar için bir öğüttür.
Ancak saygı duyanlar için bir öğüttür.
Ancak saygısı olana bir öğüt olmak üzere.
Ancak saygısı olana tezkir için
Ancak huşu dipnot 1 duyan kimselere öğüt olsun diye indirdik.
Ancak huşu dipnot 1 duyan kimselere öğüt olsun diye indirdik.
Ancak huşu dipnot 1 duyan kimselere öğüt olsun diye indirdik.
'İçi titreyerek korku duyanlara' ancak öğütle hatırlatma (olsun diye indirdik).
(2-3-4) Biz Kur'anı sana zahmet çekesin diye değil, ancak (Allahdan) korkacak kimselere bir öğüd ve yerle o yüce yüce gökleri yaradanın tedricen indirdiği bir (kitab) olmak üzere indirdik.
Ancak Allah'tan korkanlara bir bir öğüt olarak.
(1-8) Tâ Hâ, Biz sana Kur'an'ı sıkıntı olsun / meşakkat olsun diye indirmedik. Ancak Allah'tan çekinen kimse için bir hatırlatmadır. Arzı ve Yüksek semaları yaratandan indirilmedir. Acıyan / Rahman, arşı düzenlemiştir / istiva etmiştir. Semalarda ve Arzın içinde, bu ikisi arasında ve toprağın altında ne varsa onundur. Eğer sözünü alenen söylersen şunu bil ki o sırlı olanı da daha da gizli olanı da biliyordur. Allah, ondan başka ilah yoktur güzel isimler O’nundur
Ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt olsun diye indirdik.
Ancak (Allah'tan) korkanlara bir öğüt (olarak indirdik).
Sadece, (bizden) çekinene doğru bilgi vermek için (indirdik) dipnot 1 .
Allah'tan korkanlar için akıllarından çıkarmayacakları bir bilgi olsun diye indirdik.
Ancak, korkacak kimselere öğüt olsun diye.
Ancak, korkacak kimselere öğüt olsun diye.
Saygıyla ürperene bir hatırlatma/düşündürme/öğüt verme olsun diye indirdik.
Tâhâ suresi, 4. ayet. تَنزِيلًا مِّمَّنْ خَلَقَ ٱلْأَرْضَ وَٱلسَّمَٰوَٰتِ ٱلْعُلَى
(O) yüksek gökleri yaratanın katından peyderpey indirilmiştir.
(3, 4) Yeri ve en yüksek gökleri yaratan (Allah)'ın indirmesi olarak saygı duyanlara sadece (gerçeği) hatırlatmak için (gönderdik).
yeri ve yüce gökleri yaratan Zat tarafından indirilmedir bu!
Yeri ve yüce gökleri yaratan Allah katından indirilen bir vahiydir bu.
Arzı (bedeni) ve yüce semaları (Esma mertebenden açığa çıkan şuur boyutlarını ve bilinç kademelerini) yaratandan, bölüm bölüm indirilmiştir.
Yeri ve yüksek gökleri yaratan tarafından bir indirmedir.
(Kur'ân) yeri ve yüce gökleri yaratan Allah tarafından (peyderpey) indirilmiştir.
Yeryüzünü ve yüksek gökleri yaratan tarafından bölümler biçiminde indirilmiştir.
Kur'an, yeri ve yüksek gökleri yaratan tarafından indirilmiştir.
Yeri ve yüksek gökleri Yaratan tarafından indirilmiştir.
Yeri ve yüksek gökleri Yaratan tarafından indirilmiştir.
Hem yeri, hem o yüksek yüksek gökleri yaratan tarafından peyderpey indirilen bir kitap olarak indirdik.
Bir tenzil olarak indirdik o yaradandan ki hem Arzı yarattı hem o yüksek yüksek Gökleri
Yeri ve yüce gökleri yaratan tarafından indirilmiştir.
Yeri ve yüce gökleri yaratan tarafından indirilmiştir.
Yeryüzü ve yüce gökleri yaratan tarafından indirilmiştir.
Yeri ve yüksek gökleri yaratan tarafından bir indirmedir.
(2-3-4) Biz Kur'anı sana zahmet çekesin diye değil, ancak (Allahdan) korkacak kimselere bir öğüd ve yerle o yüce yüce gökleri yaradanın tedricen indirdiği bir (kitab) olmak üzere indirdik.
Yeri ve yüce gökleri yaratanın katından indirmedir.
(1-8) Tâ Hâ, Biz sana Kur'an'ı sıkıntı olsun / meşakkat olsun diye indirmedik. Ancak Allah'tan çekinen kimse için bir hatırlatmadır. Arzı ve Yüksek semaları yaratandan indirilmedir. Acıyan / Rahman, arşı düzenlemiştir / istiva etmiştir. Semalarda ve Arzın içinde, bu ikisi arasında ve toprağın altında ne varsa onundur. Eğer sözünü alenen söylersen şunu bil ki o sırlı olanı da daha da gizli olanı da biliyordur. Allah, ondan başka ilah yoktur güzel isimler O’nundur
O, yeri ve yüksek gökleri yaratan Allah tarafından indirilmiştir.
(O) yeri ve yüce gökleri yaratan tarafından azar azar indirilmiştir.
(Kur'an,) Yeri ve yüce gökleri yaratan tarafından indirilmiştir.
Bu, yeri ve yüce gökleri yaratan tarafından indirilmiştir.
Yeryüzünü ve yüksek gökleri yaratan tarafından indirmedir.
Yeryüzünü ve yüce gökleri yaratan tarafından indirmedir.
Yeri ve o yüce mi yüce gökleri yaratandan bir vahiy olarak indirdik.
Tâhâ suresi, 5. ayet. ٱلرَّحْمَٰنُ عَلَى ٱلْعَرْشِ ٱسْتَوَىٰ
Rahman, Arş'a kurulmuştur.
Rahmân arşa istiva dipnot 1 etmiştir.
O rahmet kaynağı ki, mutlak hükümranlık makamına sadece O kurulmuştur.
O sınırsız rahmet Sahibi ki, mutlak kudret ve hükümranlık tahtına kurulmuştur.
Rahman, Arş'a istiva etti (El Esma'sıyla alemleri yaratıp hükümran oldu. Kuantum Potansiyelde ilmini seyretti ilmiyle).
Rahman (olan Allah) arşa istiva etmiştir.
Rahmân, Arş'a istivâ etmiştir.
Bağışlayan, egemen bir erk oluşturmuştur.
Rahman, hükümranlık tahtına kurulmuştur.
Rahman, yönetim ve egemenliği elinde bulundurur.
Rahman, yönetim ve egemenliği elinde bulundurur.
O Rahman, Arş'a hakim oldu.
O rahman Arş üzerine istiva buyurdu
Rahman, dipnot 1 arş üzerine isteva dipnot 2 etmiştir.
Rahman dipnot 1 , Arş üzerine isteva etmiştir. dipnot 2
Rahman dipnot 1 , Arş üzerine istiva etmiştir. dipnot 2
Rahman (olan Tanrı) arşa istiva etmiştir.
O çok esirgeyici (Allahın emr-ü hükmü) arşı istila etmişdir.
Rahman, Arş'a hükmetmiştir.
(1-8) Tâ Hâ, Biz sana Kur'an'ı sıkıntı olsun / meşakkat olsun diye indirmedik. Ancak Allah'tan çekinen kimse için bir hatırlatmadır. Arzı ve Yüksek semaları yaratandan indirilmedir. Acıyan / Rahman, arşı düzenlemiştir / istiva etmiştir. Semalarda ve Arzın içinde, bu ikisi arasında ve toprağın altında ne varsa onundur. Eğer sözünü alenen söylersen şunu bil ki o sırlı olanı da daha da gizli olanı da biliyordur. Allah, ondan başka ilah yoktur güzel isimler O’nundur
Rahman Arş'a istivâ etmiştir.
Rahman Arş'a istiva etmiş(kurulmuş)tur.
Rahman /İyiliği sonsuz olan Allah, Arş'ın dipnot 1 /yönetimin başındadır.
Rahman dipnot 1 , yönetimin (arşın) başına geçmiştir .
Rahman Arş'a istivâ etmiştir.
Rahman Arşa hükmetmiştir.
O Rahman, arş üzerine egemenlik kurmuştur.
Tâhâ suresi, 6. ayet. لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَمَا تَحْتَ ٱلثَّرَىٰ
Göklerdeki, yerdeki bu ikisi arasındaki ve toprağın altındaki her şey, yalnızca O'nundur.
Göklerde, yerde, ikisi arasında ve toprağın altındaki her şey sadece O'na aittir.
Göklerde, yerde, bu ikisi arasında ve toprağın bağrında ne varsa O'na aittir.
Göklerde ve yerde ve bunların arasında ve toprağın altında ne varsa hepsi O'na aittir.
Semalarda (şuur ve bilinçlerde), arzda (fiile döktüklerinde), ikisinin arasında (hayalinde ve vehminde) ve toprağın altında (bedenin derinliklerinde) ne var ise, O'nun (El Esma özelliklerinin açığa çıkması) içindir.
Göklerde, yerde, bu ikisinin arasında ve nemli toprağın altında olanların tümü O'nundur.
Göklerde, yerde ve ikisi arasında bulunan şeyler ile toprağın altında olanlar hep O’nundur.
Göklerde, yeryüzünde, ikisi arasında ve toprağın altında bulunan her şey, O'nun malıdır.
Göklerde, yerde ve ikisi arasında bulunan şeyler ile toprağın altında olanlar, hep O'nundur.
Göklerde, yerde, her ikisinin arasında ve hatta toprağın altında ne varsa onundur.
Göklerde, yerde, her ikisinin arasında ve hatta toprağın altında ne varsa onundur.
Bütün göklerdekiler, bütün yerdekiler, bütün bunların arasındakiler ve bütün yerin dibindekiler hep O'nundur.
Bütün Semavattakiler ve bütün Arzdakiler ve bütün bunların aralarındakiler ve bütün yerin dibindekiler hep onun
Göklerde ve yerde ne varsa ve bu ikisinin arasında ve nemli toprağın altında ne varsa O'nundur.
Göklerde ve yerde ne varsa ve bu ikisinin arasında ve nemli toprağın altında ne varsa O'nundur.
Göklerde ve yerde ne varsa ve bu ikisinin arasında ve nemli toprağın altında ne varsa O'nundur.
Göklerde, yerde, bu ikisinin arasında ve nemli toprağın altında olanların tümü O'nundur.
Göklerde, yerde ve bu ikisinin arasında ve nemli toprağın altında ne varsa Onundur.
Göklerde, yerde, ikisinin arasında ve toprağın altında bulunanlar O'nun.
(1-8) Tâ Hâ, Biz sana Kur'an'ı sıkıntı olsun / meşakkat olsun diye indirmedik. Ancak Allah'tan çekinen kimse için bir hatırlatmadır. Arzı ve Yüksek semaları yaratandan indirilmedir. Acıyan / Rahman, arşı düzenlemiştir / istiva etmiştir. Semalarda ve Arzın içinde, bu ikisi arasında ve toprağın altında ne varsa onundur. Eğer sözünü alenen söylersen şunu bil ki o sırlı olanı da daha da gizli olanı da biliyordur. Allah, ondan başka ilah yoktur güzel isimler O’nundur
Göklerde, yerde ve ikisinin arasında ve toprağın altında olan her şey O’nundur.
Göklerde, yerde, ikisinin arasında ve toprağın altında bulunanlar hep O'nundur (ne kadar kapalı olursa olsun, O'ndan hiçbir şey gizli kalmaz).
Göklerde, yerde, ikisinin arasında ve toprağın altında ne varsa hepsi onundur.
Göklerde, yerde, ikisinin arasında ve nemli toprağın altında ne varsa hepsi O'nundur.
Göklerde, yerde ve ikisinin arasında ve toprağın altında olan her şey O’nundur.
Göklerde, yerde ve ikisinin arasında ve toprağın altında olan her şey O'nundur.
Göklerde, yerde, onların arasında, toprağın bağrında ne varsa O'nundur.
Tâhâ suresi, 7. ayet. وَإِن تَجْهَرْ بِٱلْقَوْلِ فَإِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلسِّرَّ وَأَخْفَى
Sen sözü açığa vursan da, gizlesen de Allah için birdir. Çünkü O, gizliyi de bilir, ondan daha gizli olanı da.
Sözü açıktan söylesen de (O) gizliyi ve gizlinin gizlisini bilir.
Düşünceni ister yüksek sesle dile getir (ister getirme); unutma ki O, gizli (düşünceleri) bildiği gibi, ondan daha gizli (duyguları) da bilir.
Sözü (ister gizle ister) açığa vur, O (insanın) gizli (düşüncelerini de) bilir, gizlinin gizlisi (duygularını) da.
Sen düşündüğünü açığa vursan (veya gizlesen); (bil ki) kesinlikle O, Sırr'ı da (şuurundakini de) Ahfa'yı da (onu meydana getiren Esma mertebeni de) bilir!
Sözü açığa vursan da, (gizlesen de birdir). Çünkü şüphesiz O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilmektedir.
Eğer sen, sözü açıktan söylersen, bilesin ki O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir.
Sözü açıklasan da O, gizliyi ve daha gizliyi zaten bilir.
Eğer sen sözü açıktan söylersen, şüphesiz Allah gizli olanı, gizlinin gizlisini de bilir.
(Niyetini) Sözle açıklasan da (açıklamasan da) O, gizliyi ve gizlinin gizlisini bilir.
(Niyetini) Sözle açıklasan da (açıklamasan da) O, gizliyi ve gizlinin gizlisini bilir.
Sen bu sözü ilan edeceksen de O, hem gizliyi, hem daha gizlisini bilir.
Sen bu sözü ı'lan edeceksen de o hem sirri bilir hem daha gizlisini
Sözü açıkça söylesen de söylemesen de bil ki O, gizliyi de saklıyı da bilir. dipnot 1
Sözü açıkça söylesen de söylemesen de bil ki O, gizliyi de saklıyı da bilir. dipnot 1
Sözü açıkça söylesen de söylemesen de bil ki O, gizliyi de, daha gizlisini de bilir.
Sözü açığa vursan da, (gizlesen de birdir). Çünkü şüphesiz O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilmektedir.
Sen sesini yükseksen (de, yükseltmesen de birdir). Çünkü O, gizliyi de, gizlinin daha gizlisini de bilir.
İstersen sen sözü açığa vur, şüphesiz ki O; gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir.
(1-8) Tâ Hâ, Biz sana Kur'an'ı sıkıntı olsun / meşakkat olsun diye indirmedik. Ancak Allah'tan çekinen kimse için bir hatırlatmadır. Arzı ve Yüksek semaları yaratandan indirilmedir. Acıyan / Rahman, arşı düzenlemiştir / istiva etmiştir. Semalarda ve Arzın içinde, bu ikisi arasında ve toprağın altında ne varsa onundur. Eğer sözünü alenen söylersen şunu bil ki o sırlı olanı da daha da gizli olanı da biliyordur. Allah, ondan başka ilah yoktur güzel isimler O’nundur
Sen sözünü açığa vursan bile muhakkak O saklı olanı da gizli olanı da bilir.
Sözü açık söylesen de (gizli söylesen de) muhakkak O, gizliyi de ondan daha gizlisini de bilir.
Sözünü açıktan söylesen de (söylemesen de) Allah sırları da en gizlisini de bilir dipnot 1 .
İster söyle ister söyleme; o gizli (sır) ve saklı (ahfa) ne varsa bilir.
Sesini yükseltsen de (bilesin ki) O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir.
Sesini yükseltsen de yükseltmesen de, sırrı ve en gizli şeyleri şüphesiz O bilir.
Sen bu sözü açıkça duyuracaksan da O, gizliyi de bilir, gizliden daha gizliyi de...
Tâhâ suresi, 8. ayet. ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ لَهُ ٱلْأَسْمَآءُ ٱلْحُسْنَىٰ
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. En güzel isimler O'nundur.
Allah, kendisinden başka ilah olmayandır. En güzel isimler de yalnızca O'na aittir. dipnot 1
Allah... O kendisinden başka ilah bulunmayandır; en güzel nitelikler, tüm mükemmellikler O'na mahsustur.
Allah ki, kendisinden başka tanrı olmayan O'dur. En güzel, en yüce nitelikler O'nundur!
Allah'tır! Tanrılık yoktur sadece "HU"! Esma ül Hüsna O'na aittir (dilediğini o özelliklerle yaratır)!
Allah; O'ndan başka ilah yoktur. En güzel isimler O'nundur.
Allah, kendisinden başka ilâh olmayandır. En güzel isimler O'na mahsustur.
Allah! O'ndan başka Tanrı yoktur. En güzel isimler, O'na özgüdür.
Allah'tan başka tanrı yoktur; en güzel isimler O'nundur.
ALLAH, O'ndan başka tanrı yoktur. Tüm güzel isimler O'na aittir. dipnot 1
ALLAH, O'ndan başka tanrı yoktur. Tüm güzel isimler O'na aittir.
Allah, O'ndan başka hiçbir tanrı yoktur. O en güzel isimler hep O'nundur.
Allah, başka tanrı yok ancak o. Hep onundur o en güzel isimler (esmaihusna)
Allah, kendisinden başka ilah olmayandır. En "iyi isimler dipnot 1 " yalnızca O'nundur.
Allah, kendisinden başka ilah olmayandır. En "iyi isimler" dipnot 1 yalnızca O'nundur.
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. En "iyi isimler" dipnot 1 yalnızca O'nundur.
Tanrı; O'ndan başka tanrı yoktur. En güzel isimler O'nundur.
Allah o (Allah) dır ki kendisinden başka hiçbir Tanrı yokdur. En güzel isimler Onundur.
Allah'tan başka hiç bir ilah yoktur. En güzel isimler O'nundur.
(1-8) Tâ Hâ, Biz sana Kur'an'ı sıkıntı olsun / meşakkat olsun diye indirmedik. Ancak Allah'tan çekinen kimse için bir hatırlatmadır. Arzı ve Yüksek semaları yaratandan indirilmedir. Acıyan / Rahman, arşı düzenlemiştir / istiva etmiştir. Semalarda ve Arzın içinde, bu ikisi arasında ve toprağın altında ne varsa onundur. Eğer sözünü alenen söylersen şunu bil ki o sırlı olanı da daha da gizli olanı da biliyordur. Allah, ondan başka ilah yoktur güzel isimler O’nundur
Allah odur ki Ondan başka (hak) ilâh yoktur. En güzel isimler yalnız Onundur.
Allah ki, O'ndan başka tanrı yoktur. En güzel isimler O'nundur.
Allah, kendisinden başka ilah olmayandır. En güzel özellikler dipnot 1 onundur.
Allah; O'ndan başka ilah yoktur. En güzel isimler (sıfatlar) O'nundur.
Allah, O’ndan başka (hak) ilah yoktur. En güzel isimler de onundur.
Allah, O'ndan başka ilah yoktur. En güzel isimler de onundur.
Allah'tır O. İlah yok O'ndan başka. Esmaül Hüsna, en güzel isimler O'nundur.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.