Diyanet İşleri
Allah'ın izni olmaksızın hiçbir musibet başa gelmez. Kim Allah'a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya iletir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
Tegâbün suresi · 11–13. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Tegâbün suresi, 11. ayet. مَآ أَصَابَ مِن مُّصِيبَةٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَمَن يُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ يَهْدِ قَلْبَهُۥ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ
Allah'ın izni olmaksızın hiçbir musibet başa gelmez. Kim Allah'a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya iletir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
Allah'ın izni olmaksızın hiçbir musibet isabet etmez. dipnot 1 Kim Allah'a inanırsa (Allah) onun kalbini doğru yola ulaştırır. dipnot 2 Allah her şeyi bilendir.
Allah'ın izni olmadıkça, (insanın) başına hiçbir musibet gelmez; ve her kim Allah'a inanıp güvenirse, O onun (akleden) kalbine rehberlik eder: zira Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
Allah'ın izni olmadıkça (insanın) başına hiçbir musibet gelmez. O halde, kim Allah'a inanırsa kendi kalbini (bu hakikate) açmış olur ve Allah her şeyi bilendir.
Bi-iznillah (Allah'ın, hakikatin olan Esma'sı elvermedikçe) hiçbir musibet isabet etmez! Kim hakikatinin Allah Esma'sı olduğuna iman ederse, ona şuurunda hakikati yaşatır! Allah Bi-külli şey'in (Esma'sıyla her şeyde olarak) Aliym'dir.
Allah'ın izni olmaksızın hiçbir musibet (hiç kimseye) isabet etmez. Kim Allah'a iman ederse, onun kalbini hidayete yöneltir. Allah, her şeyi bilendir.
Allah’ın izni olmaksızın hiçbir musibet isabet etmez. Kim Allah'a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya götürür. Allah her şeyi bilendir.
Allah'ın izni olmadıkça, hiçbir yıkım başa gelmez. Allah'a, kim inanırsa, onun yüreğini doğru yola eriştirir. Çünkü Allah, her şeyi Bilendir.
Allah'ın izni olmadıkça hiçbir musibet isabet etmez. Kim Allah'a iman ederse, Allah onun kalbini doğruya götürür. Allah her şeyi bilendir.
Başa ne gelirse ALLAH'ın izniyledir. Kim ALLAH'ı onaylarsa, gönlüne yön gösterir. ALLAH her şeyi bilendir.
Başa ne gelirse ALLAH'ın izniyledir. Kim ALLAH'a inanırsa, gönlüne yön gösterir. ALLAH her şeyi bilendir.
Allah'ın izni olmadan hiçbir musibet başa gelmez, her kim de Allah'a iman ederse, O, onun kalbine hidayet verir. Allah herşeyi bilir.
Allahın izni olmayınca hiçbir musibet isabet etmez, her kim de Allaha iyman ederse o onun kalbine hidayet verir ve Allah her şey'i bilir.
Allah'ın izni dipnot 1 dışında hiçbir musibet isabet etmez. Kim Allah'a iman ederse, Allah, onun kalbini doğruya yöneltir. Allah, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.
Allah'ın izni dipnot 1 dışında hiçbir musibet isabet etmez. Kim Allah'a iman ederse, Allah, onun kalbini doğruya yöneltir. Allah, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.
Allah'ın bilgisi dışında hiçbir musibet isabet etmez. Kim Allah'a iman ederse, Allah, onun kalbini doğruya yöneltir. Allah, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.
Tanrı'nın izni olmaksızın hiçbir musibet (hiç kimseye) isabet etmez. Kim Tanrı'ya inanırsa, onun kalbini hidayete yöneltir. Tanrı her şeyi bilendir.
Allahın izni olmayınca hiçbir musiybet (gelib) çatmaz. Kim Allaha iman ederse (Allah) onun kalbini doğruya götürür. Allah herşey'i hakkıyle bilendir.
Allah'ın izni olmadıkça hiç bir musibet isabet etmez. Kim de Allah'a inanırsa; onun kalbini doğruya götürür. Ve Allah; her şeyi bilendir.
(11) İsabet eden her şey / her musibet Allah’ın izni ile isabet eder / hedefini bulur, Kim Allah’a güvenirse / iman ederse O da onun kalbine rehberlik eder / kılavuzluk eder. Allah her şeyi bilendir. (Musibet; yararlı zararlı isabet eden her şeydir, hasenenin karşıtı seyyiedir, musibet değildir) (İzin; özneye yapacağı eylem için serbestlik verilmesidir, emrin aksine izinde tercih vardır, kul izin ister Allah izin verir iş başlar, Allah’tan alınan izinle başımıza gelenler iradi olabilir, iddiamızı ispat etmemiz olabilir, duamız olabilir)
Hiçbir musibet, Allah’ın izni olmadıkça isabet etmez. Kim, Allah’a iman ederse Allah onun kalbine hidayet verir. Allah, her şeyi bilir.
Başa gelen her musibet Allah'ın izniyledir. Kim Allah'a inanırsa (Allah) onun kalbini doğru (düşünce)ye iletir. Allah, herşeyi bilendir.
Hiçbir olay, Allah'ın onayı olmadan meydana gelmez dipnot 1 . Kim Allah'a inanıp güvenirse O, onun kalbini doğruya yöneltir dipnot 2 . Allah, her şeyi bilendir.
Allah'ın onayı olmadan hiç bir olay meydana gelmez. Kim Allah'a inanıp güvenirse O, onun kalbini doğruya yöneltir. Her şeyi bilen Allah'tır.
Hiçbir musibet, Allah’ın izni olmadıkça isabet etmez. Kim, Allah’a iman ederse Allah onun kalbine hidayet verir. Allah, her şeyi bilir.
Hiçbir musibet, Allah'ın izni olmadıkça isabet etmez. Kim, Allah'a iman ederse Allah onun kalbine hidayet verir. Allah, her şeyi bilir.
Allah'ın izni olmadıkça hiçbir musibet gelip çatmaz. Kim Allah'a inanırsa Allah O'nun kalbini doğruya ve güzele kılavuzlar. Ve Allah her şeyi en iyi biçimde bilmektedir.
Tegâbün suresi, 12. ayet. وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُوا۟ ٱلرَّسُولَ فَإِن تَوَلَّيْتُمْ فَإِنَّمَا عَلَىٰ رَسُولِنَا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ
Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki elçimize düşen sadece apaçık bir tebliğdir.
Allah'a itaat edin; Elçi'ye de itaat edin! dipnot 1 Yüz çevirirseniz (bilin ki) Elçimize düşen görev, sadece apaçık tebliğdir. dipnot 2
Allah'a itaat edin ve Elçi'ye de itaat edin! Ama eğer yüz çevirirseniz, o takdirde Elçi'mize düşen (vahyi) açık ve net olarak tebliğ etmektir.
Öyleyse Allah'a ve Elçi'ye itaat edin! Eğer yüz çevirip uzaklaşırsanız (bilin ki) Elçimiz'in görevi, yalnızca bu mesajı açık bir şekilde iletmektir.
Allah'a itaat edin, Rasul'e itaat edin! Eğer yüz çevirirseniz, Rasulümüzün üstüne düşen yalnızca apaçık bir tebliğdir.
Allah'a itaat edin ve Resule de itaat edin. Şayet yüz çevirecek olursanız, artık elçimiz üzerine düşen (yalnızca) apaçık bir tebliğ (gerçeği en yalın biçimde size iletme)dir.
Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin. Yüz çevirirseniz bilin ki, elçimize düşen apaçık bir duyurmadır.
Allah'a boyun eğin ve elçiye boyun eğin! Yüz çevirirseniz, artık elçimizin görevi, yalnızca apaçık bildirmektir.
Allah'a itaat ediniz, Peygambere de itaat ediniz. Yüz çevirirseniz biliniz ki Peygambermize düşen, apaçık bir duyurmadır.
ALLAH'a uyunuz, elçisine uyunuz. Yüz çevirirseniz, elçimizin görevi açıkça bildirmekten ibarettir.
ALLAH'a uyunuz, elçisine uyunuz. Yüz çevirirseniz, elçimizin görevi açıkça bildirmekten ibarettir.
İman edin de Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer aksine giderseniz bilin ki Resulümüzün görevi açık bir tebliğden ibarettir.
İyman edin de Allaha itaat eyleyin ve Resulüne itaat eyleyin eğer aksine giderseniz Resulümüze aid olan sade açık bir tebliğden ibarettir.
Allah'a itaat edin, Resul'e itaat edin. dipnot 1 Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Resul'ümüze düşen yalnızca açıkça tebliğ etmektir. dipnot 2
Allah'a itaat edin, Resul'e itaat edin. dipnot 1 Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Resul'ümüze düşen yalnızca açıkça tebliğ etmektir. dipnot 2
Allah'a itaat edin, Rasul'e itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Rasul'ümüze düşen yalnızca açıkça tebliğ etmektir. dipnot 1
Tanrı'ya itaat edin ve Resüle de itaat edin. Şayet yüz çevirecek olursanız artık elçimiz üzerine düşen (yalnızca) apaçık bir tebliğ (gerçeği en yalın biçimde size iletme)dir.
Allaha itaat edin. Peygambere itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz peygamberimizin üstüne düşen (vazife) ancak apaçık bir tebliğdir.
Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin. Şayet yüz çevirecek olursanız; bilin ki peygamberimize düşen, apaçık tebliğdir.
(12-13) Allah’a uyun Resule uyun, eğer ki yüz çevirirseniz, muhakkak ki Resulümüze düşen apaçık şekilde bilgilendirmektir / tebliğdir. Allah ki ondan başka ilah yoktur, müminler Allah’a vekalet versinler / tevekkül etsinler.
O halde Allah’a itaat edin, Rasûlüne itaat edin. Eğer yüz çevirseniz, elçimize düşen ancak açıkça tebliğ etmektir.
Allah'a ita'at edin, Elçiye ita'at edin. Eğer dönerseniz (bilin ki) Elçimize düşen, açıkça duyurmaktır.
Allah'a gönülden boyun eğin, elçisine dipnot 1 de gönülden boyun eğin. Eğer yüz çevirirseniz (bilin ki) elçimizin görevi açık bir tebliğden /ayetleri bildirmekten ibarettir dipnot 2 .
Allah'a boyun eğin, Elçisine boyun eğin. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki elçimize, açık açık bildirme dışında bir görev düşmez.
O halde Allah’a itaat edin, Rasûlüne itaat edin. Eğer yüz çevirseniz, elçimize düşen ancak açıkça tebliğ etmektir.
O halde Allah'a itaat edin, elçisine itaat edin. Eğer yüz çevirseniz, elçimize düşen ancak açıkça tebliğ etmektir.
Allah'a itaat edin, resule de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz resulümüze düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir.
Tegâbün suresi, 13. ayet. ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُؤْمِنُونَ
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.
Allah kendisinden başka ilah olmayandır. Müminler yalnızca Allah'a güvensinler!
Allah, O'ndan başka ilah olmayandır: O halde mü'minler yalnızca Allah'a güvenip dayansınlar!
Allah, O'ndan başka ilah yoktur! Öyleyse, inananlar yalnız Allah'a güvensinler.
Allah, tanrı yok; sadece "HU"! İman edenler Allah'a tevekkül etsinler!
Allah; O'ndan başka ilah yoktur. Öyleyse mü'minler (yalnızca) Allah'a tevekkül etsinler.
Allah; O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Müminler yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.
Allah! O'ndan başka Tanrı yoktur. İnananlar, artık Allah'a güvensinler.
Allah, kendisinden başka tanrı olmayandır. İnananlar yalnız Allah'a güvenip dayansınlar.
ALLAH: O'ndan başka tanrı yoktur. Gerçeği onaylayanlar yalnız ALLAH'a güvenmelidirler.
ALLAH: O'ndan başka tanrı yoktur. İnananlar yalnız ALLAH'a güvenmelidirler.
Allah'tan başka tanrı yoktur. Onun için müminler yalnız Allah'a dayansınlar!
Allahdan başka Tanrı yoktur, onun için mü'minler hep Allaha dayansınlar
Allah! Kendisinden başka ilah olmayandır. İman Edenler, yalnızca Allah'a tevekkül dipnot 1 etsinler.
Allah! Kendisinden başka ilah olmayandır. İman edenler, yalnızca Allah'a tevekkül dipnot 1 etsinler.
Allah! Kendisinden başka ilah olmayandır. İman edenler, yalnızca Allah'a tevekkül dipnot 1 etsinler.
Tanrı; O'ndan başka tanrı yoktur. Öyleyse inançlılar (yalnızca) Tanrı'ya tevekkül etsinler.
Allah odur ki kendisinden başka hiçbir tanrı yokdur. Onun için, iman edenler ancak Allaha güvenib dayansın (lar).
Allah O'durki; O'ndan başka hiç bir ilah yoktur. Ve mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.
(12-13) Allah’a uyun Resule uyun, eğer ki yüz çevirirseniz, muhakkak ki Resulümüze düşen apaçık şekilde bilgilendirmektir / tebliğdir. Allah ki ondan başka ilah yoktur, müminler Allah’a vekalet versinler / tevekkül etsinler.
Allah, O’ndan başka (hak) bir ilah yoktur. O halde Müminler yalnız Allah’a tevekkül etsinler.
Allah ki O'ndan başka tanrı yoktur. Mü'minler Allah'a dayansınlar.
Allah, kendinden başka ilah olmayandır dipnot 1 . Mü'minler yalnız Allah'a güvenip dayansınlar.
O Allah'tır; ondan başka ilah yoktur. İnanıp güvenenler yalnız Allah'a dayansınlar.
Allah, O’ndan başka (hak) bir ilah yoktur. İnananlar, yalnız Allah’a tevekkül etsinler.
Allah, O'ndan başka bir ilah yoktur. İnananlar, yalnız Allah'a bağlansınlar.
Allah! İlah yok O'ndan başka! Yalnız Allah'a güvenip dayanır iman sahipleri.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.