Diyanet İşleri
İnkar edenler, kesinlikle, öldükten sonra diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Hiç de öyle değil, Rabbime and olsun, mutlaka diriltileceksiniz, sonra da yaptıklarınız size elbette haber verilecektir. Bu, Allah'a kolaydır."
Tegâbün suresi · 7–10. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Tegâbün suresi, 7. ayet. زَعَمَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَن لَّن يُبْعَثُوا۟ قُلْ بَلَىٰ وَرَبِّى لَتُبْعَثُنَّ ثُمَّ لَتُنَبَّؤُنَّ بِمَا عَمِلْتُمْ وَذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٌ
İnkar edenler, kesinlikle, öldükten sonra diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Hiç de öyle değil, Rabbime and olsun, mutlaka diriltileceksiniz, sonra da yaptıklarınız size elbette haber verilecektir. Bu, Allah'a kolaydır."
Kâfir olanlar, elbette diriltilmeyeceklerini sanmışlardı. dipnot 1 De ki: "Hayır! Rabbime yemin olsun: Şüphesiz ki diriltileceksiniz; sonra (da) yaptıklarınız size mutlaka bildirilecektir. Bu, Allah'a kolaydır."
Hakikati inkara şartlanmış olanlar yeniden diriltilmeyeceklerini sandılar. De ki: "Hayır! Rabbime andolsun ki kesinlikle diriltileceksiniz; sonra yaptıklarınız bir bir gösterilecek: zira bu Allah'a çok kolaydır.
Hakikati inkara şartlanmış olanlar, tekrar diriltilmeyeceklerini iddia ediyorlar! De ki: "Evet, Rabbime andolsun! Siz kesinlikle diriltileceksiniz ve o zaman, (hayatta iken) yaptıklarınız size mutlaka gösterilecektir! Bu, Allah için kolay bir şeydir!"
O hakikat bilgisini inkar edenler, asla ba's olunmayacaklarını zannettiler! De ki: "Hayır (yanılıyorsunuz)! Rabbime kasem ederim ki, elbette ba's olunacaksınız; sonra yaptıklarınızın anlamının bilgisi sizde açığa çıkacaktır! İşte bu Allah üzerine çok kolaydır!"
İnkar edenler kesin olarak diriltilmeyeceklerini öne sürdüler. De ki: "Hayır, Rabbim adına andolsun, siz, muhakkak diriltileceksiniz; sonra mutlaka yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu da Allah'a göre oldukça kolaydır."
İnkâr edenler, kesinlikle diriltilmeyeceklerini ileri sürdüler. De ki: Hayır! Rabbime andolsun ki mutlaka diriltileceksiniz, sonra yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu, Allah’a göre kolaydır.
Nankörlük edenler, asla yeniden yaşama döndürülmeyeceklerini öne sürüyorlar. De ki: "Hayır, öyle değil! Efendime yemin ederim ki, kesinlikle yeniden yaşama döndürüleceksiniz. Sonra, yaptıklarınız kesinlikle size bildirilecektir. İşte bu, Allah için zaten çok kolaydır!"
İnkar edenler, öldükten sonra diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Hayır! Rabbime yemin olsun ki, öldükten sonra, diriltileceksiniz. Sonra yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu, Allah'a göre kolaydır."
İnkarcılar, diriltilmeyeceklerini ileri sürerler. De ki: "Evet, Efendime ant olsun diriltileceksiniz ve sonra yaptıklarınız size bildirilecektir. Bu, ALLAH'a kolaydır.
İnkarcılar, diriltilmeyeceklerini ileri sürerler. De ki, 'Evet, Rabbime andolsun diriltileceksiniz ve sonra yaptıklarınız size bildirilecektir. Bu, ALLAH'a kolaydır.
Küfredenler asla diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Hayır, Rabbim hakkı için mutlaka diriltileceksiniz, sonra da kesinlikle yaptıklarınız size anlatılacak ve o Allah'a göre kolaydır.
Küfredenler asla ba's olunmıyacaklarını zu'mettiler, de ki, hayır rabbım hakkı için muhakkak ba's olunacaksınız, sonra da muhakkak yaptıklarınız size anlatılacaktır ve o Allaha göre kolaydır
Kafirler kesinlikle tekrar diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Rabb'ime ant olsun ki kesinlikle diriltileceksiniz. Sonra yaptıklarınızın tamamı size haber verilecektir. Ve bu, Allah için çok kolaydır.
Kafirler kesinlikle tekrar diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Rabb'ime ant olsun ki kesinlikle diriltileceksiniz. Sonra yaptıklarınızın tamamı size haber verilecektir. Ve bu, Allah için çok kolaydır.
Gerçeği yalanlayan nankörler, kesinlikle tekrar diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Rabb'ime ant olsun ki kesinlikle diriltileceksiniz. Sonra yaptıklarınızın tamamı size haber verilecektir. Ve bu, Allah için çok kolaydır.
Küfredenler kesin olarak diriltilmeyeceklerini öne sürdüler. De ki: "Hayır, rabbim adına andolsun, siz, muhakkak diriltileceksiniz; sonra mutlaka yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu da Tanrı'ya göre oldukça kolaydır."
O küfredenler de öldükden sonra kat'iyyen diriltilmeyeceklerini (bir hakıykat gibi cahilane) iddia etdi (ler). De ki: "Hayır (öyle değil), Rabbime andolsun ki siz mutlakaa diriltileceksiniz. Sonra da yapdığınız şeyler behemehal size haber verilecekdir. Bu da Allaha göre kolaydır".
Küfredenler; öldükten sonra katiyyen diriltilemeyeceklerini ileri sürdüler. De ki: Evet, Rabbıma andolsun ki; muhakkak diriltileceksiniz ve sonra yaptıklarınız size bildirilecektir. Ve bu, Allah'a göre pek kolaydır.
(5-9) Önceki kafirlerin haberi sana gelmedi mi? İşerinin / emirlerinin dünyadaki karşılığını / vebalini tattılar, onlar için acıtıcı bir azap ta vardır. Şöyle ki Resullerimiz onlara açıklamalarla geldiklerinde onlar dediler ki bir beşer mi bize rehberlik edecek? Yok saydılar / görmezden geldiler ve yüz çevirdiler, Allah ta onlara ihtiyacı olmadığını gösterdi, Allah zengindir, övülendir. Kafirler, asla tekrar diriltilmeyeceklerini sandılar, deki bilakis Rabbim tarafından diriltileceksiniz ve size yaptıklarınız da haber verilecektir , bu Allah’a kolaydır. Allah’a, Resulüne ve size indirilen Nur’a iman ediniz. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. O gün sizi toplanma günü için toplayacaktır , işte bugün aldatmaların / aldanışların / teğâbün gündür. Her kim Allah’a iman ederse ve düzeltici faaliyet yaparsa, onun kötülüklerini örter / örtbas eder, onu, altlarından nehirler akan cennetlerine sokar, orada ebedi kalıcıdır , işte bu, kocaman / çok büyük bir başarıdır. Kafirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş halkıdırlar, orada kalıcıdırlar, ne kötü bir varış yeridir.
Kâfirler, tekrar dirilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Evet! Rabbime andolsun ki, tekrar diriltileceksiniz. Sonra da yaptıklarınız size haber verilecek. Bu, Allah’a çok kolaydır."
İnkar edenler, kesinlikle diriltilmeyeceklerini sandılar. De ki: "Hayır, Rabbim hakkı için mutlaka diriltileceksiniz, sonra yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu, Allah'a göre kolaydır."
Kafirlik edenler, (öldükten sonra) asla diriltilmeyeceklerini iddia ettiler dipnot 1 . De ki: "Hayır, Rabbime yemin ederim ki kesinlikle diriltileceksiniz! Sonra yaptığınız her şey size mutlaka bildirilecektir dipnot 2 . Bu, Allah'a göre kolaydır."
Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler) öldükten sonra bir daha diriltilmeyeceklerini sanıyorlar. De ki "Hayır! Rabbime yemin ederim ki tekrar diriltileceksiniz ve size yaptığınız her şey bildirilecektir. Bunu yapmak Allah'a göre kolaydır."
Kâfirler, tekrar dirilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: Evet, Rabbime andolsun ki, tekrar diriltileceksiniz. Sonra da yaptıklarınız size haber verilecek. Bu, Allah’a çok kolaydır.
Kafirler, tekrar dirilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: -Evet, Rabbime andolsun ki, tekrar diriltileceksiniz. Sonra da yaptıklarınız size haber verilecek. Bu, Allah'a çok kolaydır.
Küfre sapanlar asla diriltilmeyeceklerini sandılar. De ki: "Rabbime yemin ederim ki, sandığınız gibi değil! Yemin olsun ki, mutlaka diriltileceksiniz; yine Yemin olsun ki, yaptıklarınız size mutlaka haber verilecektir. Ve bu, Allah için çok kolaydır."
Tegâbün suresi, 8. ayet. فَـَٔامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱلنُّورِ ٱلَّذِىٓ أَنزَلْنَا وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ
Artık siz Allah'a, peygamberine ve indirdiğimiz nura (Kur'an'a) iman edin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
O yüzden Allah'a, Elçisine ve indirdiğimiz o nûra (Kur'an'a) inanıp güvenin! dipnot 1 Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.
Şu halde (ey insanlar!) Allah'a, Elçi'sine ve indirdiğimiz nura inanın: Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Öyleyse, (ey insanlar!) Allah'a ve Elçisine ve (size) bahşettiğimiz (vahiy) aydınlığına inanın! Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Esma'sıyla hakikatiniz olan Allah'a, Rasulüne ve inzal ettiğimiz Nur'a (ilme) iman edin! Allah yaptıklarınızı (B sırrınca) Habiyr'dir.
"Şu halde Allah'a, O'nun Resulü'ne ve indirdiğimiz nur (Kur'an)a iman edin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır."
Onun için Allah'a, Peygamberine ve indirdiğimiz o nura (Kur'an'a) iman edin. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Allah'a, O'nun elçisine ve indirdiğimiz aydınlığa artık inanın. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.
Onun için, Allah'a, Peygamberine ve indirdiğimiz o nura inanınız! Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
ALLAH'ı, elçisini ve indirdiğimiz bu ışığı onaylayınız. ALLAH yaptıklarınızdan Haberdardır.
ALLAH'a, elçisine ve indirdiğimiz bu ışığa inanınız. ALLAH yaptıklarınızdan Haberdardır.
Onun için siz, Allah'a, Resulüne ve indirdiğimiz nura (Kur'an'a) iman edin! Allah, ne yaparsanız haberdardır.
Onun için siz Allaha ve Resulüne indirdiğimiz nura iyman ediniz ve Allah her ne yaparsanız haberdardır
O halde, Allah'a, Resul'üne ve indirdiğimiz nura dipnot 1 inanın. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
O halde, Allah'a, Resul'üne ve indirdiğimiz nura dipnot 1 inanın. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
O halde, Allah'a, Rasul'üne ve indirdiğimiz nura dipnot 1 inanın. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
"Şu halde Tanrı'ya, O'nun Resulü'ne ve indirdiğimiz nur (Kuran)a inanın. Tanrı yaptıklarınızdan haberdardır."
O halde Allaha, Onun peygamberlerine ve indirdiğimiz O nuura iman edin. Allah, ne yaparsanız, hakkıyle haberdardır.
Şu halde Allah'a, peygamberine ve indirdiğimiz nura iman edin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
(5-9) Önceki kafirlerin haberi sana gelmedi mi? İşerinin / emirlerinin dünyadaki karşılığını / vebalini tattılar, onlar için acıtıcı bir azap ta vardır. Şöyle ki Resullerimiz onlara açıklamalarla geldiklerinde onlar dediler ki bir beşer mi bize rehberlik edecek? Yok saydılar / görmezden geldiler ve yüz çevirdiler, Allah ta onlara ihtiyacı olmadığını gösterdi, Allah zengindir, övülendir. Kafirler, asla tekrar diriltilmeyeceklerini sandılar, deki bilakis Rabbim tarafından diriltileceksiniz ve size yaptıklarınız da haber verilecektir , bu Allah’a kolaydır. Allah’a, Resulüne ve size indirilen Nur’a iman ediniz. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. O gün sizi toplanma günü için toplayacaktır , işte bugün aldatmaların / aldanışların / teğâbün gündür. Her kim Allah’a iman ederse ve düzeltici faaliyet yaparsa, onun kötülüklerini örter / örtbas eder, onu, altlarından nehirler akan cennetlerine sokar, orada ebedi kalıcıdır , işte bu, kocaman / çok büyük bir başarıdır. Kafirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş halkıdırlar, orada kalıcıdırlar, ne kötü bir varış yeridir.
Allah’a, Rasûlüne ve indirdiğimiz nura iman edin. Allah, tüm yaptıklarınızdan haberdardır.
Artık Allah'a, Elçisine ve indirdiğimiz ışığa inanın. Allah, yaptıklarınızı haber almaktadır.
Öyleyse Allah'a, Elçisine ve indirdiğimiz nura /kitaba inanıp güvenin[1]. Allah, yaptıklarınızın iç yüzünden haberdardır.
Öyleyse Allah'a ve Elçisine yani onunla birlikte indirilen dipnot 1 Nur'a dipnot 2 inanıp güvenin. Yaptığınız her şeyin iç yüzünü bilen Allah'tır.
Allah’a, Rasûlüne ve indirdiğimiz nura iman edin. Allah, tüm yaptıklarınızdan haberdardır.
Allah'a, Resulüne ve indirdiğimiz aydınlatıcıya iman edin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Artık Allah'a, onun resulüne ve size indirdiğimiz nura inanın. Allah, yapmakta olduklarınızı iyiden iyiye haber almaktadır.
Tegâbün suresi, 9. ayet. يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ ٱلْجَمْعِ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلتَّغَابُنِ وَمَن يُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ وَيَعْمَلْ صَٰلِحًا يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِهِۦ وَيُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ
Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinden ırmaklar akan, ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.
Toplanma gününde sizi toplayacağı gün, işte o teğâbun (karşılıklı aldanma) günüdür. dipnot 1 Kim Allah'a inanır ve iyi iş(ler) yaparsa, (Allah) onun kötülüklerini örtecektir; onu içinde ebedî kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecektir. İşte büyük kurtuluş budur.
Toplanma günü geldiğinde O sizi bir araya toplayacaktır. O gün karşılıklı aldanış günüdür. Ama kim Allah'a iman eder ve Allah rızası için iyi davranışta bulunursa, onun kötülüklerini örteriz; onu zemininden ırmaklar çağlayan cennetlere -orada ebedi kalmak üzere- sokarız: işte büyük başarı budur.
O'nun sizi (Nihai) Toplanma Günü bir araya toplayacağı zaman(ı düşünün), o Kayıp ve Kazanç Gününü! Kim, Allah'a inanıp iyi ve doğru işler yaparsa, (o Gün) Allah onun kötü fiillerini silecek ve onu içinden ırmaklar akan, sonsuza kadar kalacağı bahçelere koyacaktır. Bu, büyük bir kurtuluş olacak.
Toplanma süreci için sizi bir araya getirdiği süreç!, işte o Teğabun (aldanışların apaçık fark edilip yaşanacağı) sürecidir! Kim, Esma'sıyla hakikati olan Allah'a iman eder ve imanının gereğini uygularsa; onun kötülüklerini ondan siler; onu altından nehirler akan cennetlere, içinde sonsuza dek kalmak üzere dahil eder. . . İşte bu aziym kurtuluştur!
Sizi toplanma günü için bir arada toplayacağı gün; işte bu aldanma (teğabün) günüdür. Kim Allah'a iman edip salih bir amelde bulunursa (Allah) onun kötülüklerini örter ve içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş (fevz)' budur.
Mahşer vaktinde sizi toplayacağı gün, işte o zarar günüdür. (Ancak) kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter, onu (ve benzerlerini), içinde ebedî kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş budur.
Toplanma Günü için sizi bir araya toplayacağı gün: "Yitim ve Getiri Günü, işte budur!" dipnot 517 Ve Allah'a inanmış olarak, kim erdemli edimler yaparsa, onun kötülüklerini örtecek ve altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecektir. Sonsuza dek orada kalacaklardır. En büyük başarı, işte budur.
Sizi bir araya toplayacağı günü düşününüz. İşte o gün, kayıp ve kazanç günüdür. Kim Allah'a inanır ve iyi ameller işlerse, Allah onun kötülüklerini örter. Onu, içinde ırmaklar akan, süreli olarak kalacağı cennetlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.
Gün gelir, sizi toplanma günü için toplarız. Bu, aldanma günüdür. Kim ALLAH'ı onaylar ve erdemli davranırsa, kötülüklerini örter ve onu altından ırmaklar akan bahçelere sokar. Orada ebedi kalırlar. Büyük başarı işte budur.
Gün gelir, sizi toplanma günü için toplarız. Bu, aldanma günüdür. Kim ALLAH'a inanır ve erdemli davranırsa, kötülüklerini örter ve onu altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Orada ebedi kalırlar. Büyük başarı işte budur.
Sizi o dernek gününe dereceği (toplanma günü için toplayacağı gün var ya), işte o gün teğabün (kar ve zarar) günüdür, her kim Allah'a iman eder de yaraşıklı iş yaparsa, Allah onun kabahatlarını örter ve onu içinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte büyük kurtuluş odur.
Sizi o dernek gününe dereceği gün ki o gün tegabün günü (kar ve zarar günü)dür, her kim Allaha iyman eder de yaraşıklı iş yaparsa Allah onun kabahatlerini örter de onu altından ırmaklar akar cennetlere kor, öyle ki ebediyyen onlarda kalmak üzere, işte büyük kurtuluş odur.
Toplanma günü için sizi bir araya toplayacağı gün, işte O Gün aldanma dipnot 1 günüdür. Kim Allah'a iman eder ve salihatı yaparsa, dipnot 2 Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinde kesintisiz olarak, sürekli kalacağı, içinden nehirler akan Cennetlere koyar. İşte bu, büyük kurtuluştur.
Toplanma günü için sizi bir araya toplayacağı gün, işte o gün aldanma dipnot 1 günüdür. Kim Allah'a iman eder ve salihatı dipnot 2 yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinde kesintisiz olarak, sürekli kalacağı, içinden nehirler akan Cennetlere koyar. İşte bu, büyük kurtuluştur.
Toplanma günü için sizi bir araya toplayacağı gün, işte o gün aldanma dipnot 1 günüdür. Kim Allah'a inanır ve iyilik yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinde kesintisiz olarak, sürekli kalacağı, içinden nehirler akan Cennetlere koyar. İşte bu, büyük kurtuluştur.
Sizi toplanma günü için bir arada toplayacağı gün; işte bu aldanma (teğabün) günüdür. Kim Tanrı'ya inanıp salih bir amelde bulunursa (Tanrı) onun kötülüklerini örter (yükeffir) ve içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' (fevz) budur.
(Evet, "yapdığınız şeyler mutlakaa size haber verilecekdir") O günde ki (Allah) o toplama günü için hepinizi bir araya getirecek. İşte bu, aldanma günüdür. Kim Allaha iman eder, iyi amel (ve hareket) de de bulunursa, O, bunun kötülüklerini örter, onu altlarından ırmaklar akan cennetlere — kendileri içlerinde ebedi, sermedi kalıcı olmak üzere — sokar. İşte büyük kurtuluş (ve seadet) budur.
Sizi toplanma günü için topladığı gün; işte o gün, kimin aldandığının açığa çıkacağı gündür. Kim, Allah'a inanır ve salih amel işlerse; Allah onun kötülüklerini örter ve onu, altından ırmaklar akan, içinde ebediyyen kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş budur.
(5-9) Önceki kafirlerin haberi sana gelmedi mi? İşerinin / emirlerinin dünyadaki karşılığını / vebalini tattılar, onlar için acıtıcı bir azap ta vardır. Şöyle ki Resullerimiz onlara açıklamalarla geldiklerinde onlar dediler ki bir beşer mi bize rehberlik edecek? Yok saydılar / görmezden geldiler ve yüz çevirdiler, Allah ta onlara ihtiyacı olmadığını gösterdi, Allah zengindir, övülendir. Kafirler, asla tekrar diriltilmeyeceklerini sandılar, deki bilakis Rabbim tarafından diriltileceksiniz ve size yaptıklarınız da haber verilecektir , bu Allah’a kolaydır. Allah’a, Resulüne ve size indirilen Nur’a iman ediniz. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. O gün sizi toplanma günü için toplayacaktır , işte bugün aldatmaların / aldanışların / teğâbün gündür. Her kim Allah’a iman ederse ve düzeltici faaliyet yaparsa, onun kötülüklerini örter / örtbas eder, onu, altlarından nehirler akan cennetlerine sokar, orada ebedi kalıcıdır , işte bu, kocaman / çok büyük bir başarıdır. Kafirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş halkıdırlar, orada kalıcıdırlar, ne kötü bir varış yeridir.
Sizi toplanma günü bir araya getirecektir. İşte o, aldanma günüdür. Kim Allah’a iman edip salih amel yaparsa; onun günahlarını örter ve alt tarafından ırmaklar aktığı Cennetler'e sokar. Orada ebedî kalacaklardır. İşte o, en büyük kurtuluştur.
Toplantı günü için sizi topladığı gün, işte o aldanma günüdür. Kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa (Allah) onun kötülüklerini örter ve onu, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar, orada ebedi kalırlar. İşte büyük başarı budur.
Bir gün Allah, toplanma günü dipnot 1 için sizi bir araya getirecektir. İşte o, aldatanlarla aldananların yüzleşme günüdür dipnot 2 . Kim Allah'a inanıp güvenir ve iyi iş yaparsa Allah onun kötü işlerini örter ve ölümsüz olarak sonsuza dek kalacağı dipnot 3 , içinden ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte bu, büyük kurtuluştur dipnot 4 .
Sizi bir araya getirdiği gün, o toplanma günü, beklentilerinizdeki yanlışların ortaya çıktığı gündür. Kim Allah'a inanıp güvenmiş ve iyi işler yapmışsa dipnot 1 , Allah kabahatlerini örter ve onu ölümsüz olarak sürekli kalacağı, içinden ırmaklar akan bahçelere yerleştirir. Büyük kurtuluş işte budur.
Sizi toplanma günü bir araya getirecektir. İşte o, aldanma günüdür. Kim Allah’a iman edip, salih amel yaparsa onun günahlarını örter ve alt tarafından ırmaklar aktığı cennetlere sokar. Orada ebedi kalacaklardır. İşte o, en büyük kurtuluştur.
Sizi toplanma günü bir araya getirecektir. İşte o, aldanma günüdür. Kim Allah'a iman edip, doğru olanı yaparsa onun günahlarını örter ve alt tarafından ırmaklar aktığı cennetlere girdirir. Orada ebedi kalacaklardır. İşte o, en büyük kurtuluştur.
"Toplanma günü" için sizi bir araya getirdiği gün, karşılıklı aldatış ve aldanışların ortaya çıktığı gündür. Kim Allah'a iman eder, barışa ve hayra yönelik iş yaparsa Allah onun çirkinliklerini örter ve kendisini altından nehirler akan bahçelere, içlerinde sürekli kalmak üzere yerleştirir. İşte büyük başarı budur.
Tegâbün suresi, 10. ayet. وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ
İnkar eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, içinde ebedi kalmak üzere cehennemliklerdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar ateş halkıdır. Orada ebedî kalacaklardır. Ne kötü varış yeridir (orası)!
Hakikati inkar eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince: işte onlar içerisinde kalıcı oldukları ateşin yoldaşıdırlar: ve bu, ne berbat bir finaldir.
Hakikati inkara ve mesajlarımızı yalanlamaya şartlanmış olanlara gelince, işte onlar ateşi hak edenlerdir, orada kalıp dururlar. Ne kötü bir son!
İnkar edip varlıklarında mevcut işaretlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar, içinde sonsuza dek kalmak üzere ateş ehlidirler! Ne kötü dönüş yeridir!
İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar da içinde sürekli kalıcılar olmak üzere, ateşin halkıdırlar. Ne kötü bir dönüş yeridir O.
İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedî kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!
Nankörlük edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar; ateşin yoldaşları, işte onlardır. Sürekli orada kalacaklardır; ne kötü bir varış yeridir.
İnkar edip, ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar cehennemliklerdir. Süreli orada kalacaklardır. Orası ne kötü bir sondur!
İnkar edenler, ayetlerimizi ve mucizelerimizi yalanlayanlar ateşin halkıdır; orada ebedi kalıcıdırlar. Ne kötü bir varış noktasıdır!
İnkar edenler, ayetlerimizi ve mucizelerimizi yalanlayanlar ateşin halkıdır; orada ebedi kalıcıdırlar. Ne kötü bir varış noktasıdır!
Küfredip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennemliklerdir, orada ebedi kalacaklardır. Orası ne kötü varılacak yerdir.
Küfredip ayetlerimizi tekzib eyliyenler ise, onlar eshab-ı nar'dırlar, orada muhalled kalacaklardır, o ise ne fena varılacak yerdir
Kafirlik eden ve ayetlerimizi yalanlayanlar; işte onlar, ateş halkıdırlar ve orada sürekli kalacak olanlardır. O, ne kötü bir varış yeridir.
Kafirlik eden ve ayetlerimizi yalanlayanlar; işte onlar, ateş halkıdırlar ve orada sürekli kalacak olanlardır. O, ne kötü bir varış yeridir.
Kafir olan ve ayetlerimizi yalanlayanlar; işte onlar, ateş halkıdırlar ve orada sürekli kalacak olanlardır. O, ne kötü bir varış yeridir.
Küfredip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar da içinde sürekli kalıcılar olmak üzere ateşin halkıdırlar. İşte kötü bir dönüş yeridir o.
O küfredenler (e), ayetlerimizi yalan sayanlar (a gelince:) Onlar da ateşin — içinde ebedi kalıcı olarak — yaranıdırlar. O ne kötü gidiş yeridir!..
Küfredip de ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar, cehennem ashabıdırlar. Orada ebediyyen kalacaklardır. Ne kötü dönüş yeridir.
Mehmet Alagaş — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.
Kâfirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş ehlidir. Orada ebedîdirler. Ne kötü bir dönüş yeri.
Nankörlük eden ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise ateş halkıdır. Orada sürekli kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!
Kafirlik eden ve ayetlerimiz karşısında yalana sarılanlar var ya, işte onlar o ateşin ahalisidir. Onlar orada ölümsüz olarak kalacaklardır dipnot 1 . Ne kötü hale gelmektir o!
Ayetleri görmezlikten gelen ve ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanlar cehennem ahalisidir. Onlar oraya, ölmemek üzere gireceklerdir. Ne kötü hale gelmektir o!
Kâfirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş ehlidir. Orada ebedidirler. Ne kötü bir dönüş yeri.
İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş ehlidir. Orada ebedidirler. Ne kötü bir dönüş.
Küfre sapıp ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar, içinde sürekli kalacakları ateşin dostlarıdır. Ne kötü dönüş yeridir orası!
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.