Alak suresi · 15–19. ayetler

Uyarı ve secde emri

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Alak suresi, 15. ayet — bütün mealleriyle aç

    Alak suresi, 15. ayet. كَلَّا لَئِن لَّمْ يَنتَهِ لَنَسْفَعًۢا بِٱلنَّاصِيَةِ

    Diyanet İşleri

    (15-16) Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkar perçeminden yakalarız.

    Mehmet Okuyan

    Hayır! Bundan vazgeçmezse (onu) perçeminden yakalayacağız! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki [le nesfe‘an] fiilinin sonundaki [tenvîn], şeddesiz [nun] (te'kîd [nun]'u) yerindedir. Benzer bir kullanım da Yûsuf 12:32'de [le yekûnen] fiilinde söz konusudur. Bu iki [tenvin], bu kelimelerin isim değil, anlamı pekiştiren konumda fiil olduklarını göstermektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Yoo! Eğer o buna bir son vermediyse, elbet perçeminden yakalayacağız;

    Muhammed Esed

    Hayır, eğer vazgeçmezse, onu alnından tutup sürükleyeceğiz,

    Ahmed Hulusi

    Hayır (iş sandığı gibi değil)! Andolsun ki eğer vazgeçmezse, elbette onu alnından (beyninden) şiddetle tutup sürükleriz!

    Ali Bulaç

    Hayır; eğer o, (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursa, andolsun, onu perçeminden tutup sürükleyeceğiz;

    Ali Özek ve heyeti

    Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden),

    Ali Rıza Safa

    Hayır, asla! Eğer gerçekten buna son vermezse, kesinlikle alnından tutup sürükleyeceğiz.

    Bayraktar Bayraklı

    - Hayır hayır! Eğer bu yaptığından vazgeçmezse, derhal onu o yalancı, günahkar alnından yakalarız. O, hemen gidip meclisini çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız.

    Edip Yüksel

    Doğrusu, buna son vermezse, yakalarız ön lobundan,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Doğrusu, buna son vermezse, yakalarız perçeminden,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sakın, şanım hakkı için, eğer (akıllanıp) vazgeçmezse, muhakkak Biz sürükleyeceğiz o alnı!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sakın, Celalim hakkı için eğer (akıllanıp) vazgeçmezse muhakkak sürükleyeceğiz elbet biz o alnı

    Erhan Aktaş

    Hayır, kesinlikle öyle değil! Eğer gerçekten vazgeçmezse perçeminden dipnot 1 yakalarız.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yelesinden. Yele; at, aslan gibi hayvanların boyun bölgelerinde bulunan ve onları gösterişli yapan uzun kıllara denmektedir. Perçem/yele bir benzetmedir. Yeleden tutmak, kıskıvrak yakalamak, hakimiyet altına almak anlamındadır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır, kesinlikle öyle değil! Eğer gerçekten vazgeçmezse perçeminden dipnot 1 yakalarız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Saçından.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır, kesinlikle öyle değil! Eğer gerçekten vazgeçmezse perçeminden dipnot 1 yakalarız.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Saçından.

    Gültekin Onan

    Hayır; eğer o, (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursa, andolsun, onu perçeminden tutup sürükleyeceğiz;

    Hasan Basri Çantay

    (Böyle şeylerden) sakınsın o. Eğer (küfründen) vaz geçmezse, andolsun, onu aln (ının saç) ından tutub (cehenneme) sürükleriz,

    İbni Kesir

    Ama bundan vazgeçmezse; andolsun ki; onu alnından tutup sürükleriz.

    Mehmet Alagaş

    (9-19) Gördün mü namazı /salahı kılan kulu, engelleyeni /nehyedeni ? Gördün mü, ya O, yola iletilmişse yahut sakınmayı /takvayı iş olarak veriyorsa/emrediyorsa? Gördün mü, eğer O, yalanlasa yüz çevirse , bilmez mi ki mutlaka Allah onu görüyor? Hayır, hayır, eğer ki vazgeçmesin , a lın perçeminden tutup sürükleyeceğiz. Yalancı ve günahlı alın perçeminden. Ö rgütünü çağırsın / davet etsin , biz de kolluk kuvvetlerini /zebanileri çağırırız. Hayır, hayır, ona uyma/itaat etme, secde et ve yakınlaş.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hayır! Eğer son vermezse, elbette perçeminden yakalayıp sürükleriz.

    Süleyman Ateş

    Hayır, (olmaz böyle şey), eğer bundan vazgeçmezse (onu) perçem(in)den yakalar (ateşe sürükler)iz,

    Süleymaniye Vakfı

    Yok, yok… Vazgeçmezse kesinlikle tutup çekeriz perçeminden,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yok, yok… Vazgeçmezse tutup çekeriz perçeminden.

    Şaban Britch

    Hayır! Eğer son vermezse, elbette perçeminden yakalayıp, sürükleriz.

    Şaban Piriş

    -Hayır! Eğer son vermezse, elbette perçeminden yakalayıp, sürükleriz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İş, sandığı gibi değil! Eğer vazgeçmezse yemin olsun, o alnı mutlaka tutup sürteceğiz!

  2. Alak suresi, 16. ayet — bütün mealleriyle aç

    Alak suresi, 16. ayet. نَاصِيَةٍ كَٰذِبَةٍ خَاطِئَةٍ

    Diyanet İşleri

    (15-16) Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkar perçeminden yakalarız.

    Mehmet Okuyan

    O yalancı, günahkâr perçem(in)den! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet inkârcı/nankör insanın gerçeği yalanlayan beyninin ön (frontal) bölgesinden yakalanmasını içermekte, konuyla ilgili bilimsel bir gerçeğe mucizevî bir şekilde işaret etmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    o pek sahtekar, bir o kadar da günahkar perçeminden;

    Muhammed Esed

    o yalancı, isyankar alnından!

    Ahmed Hulusi

    O yalancı, o hata yapan (bedene, dışa dönük) alnı (beyni)!

    Ali Bulaç

    O yalancı, günahkar olan alnından.

    Ali Özek ve heyeti

    o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız).

    Ali Rıza Safa

    Yalancı, suçlu alnından.

    Bayraktar Bayraklı

    - Hayır hayır! Eğer bu yaptığından vazgeçmezse, derhal onu o yalancı, günahkar alnından yakalarız. O, hemen gidip meclisini çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız.

    Edip Yüksel

    O yalancı ve günahkar ön lobu.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O yalancı ve günahkar perçeminden.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yalancı, cani bir alnı!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yalancı, cani bir alnı

    Erhan Aktaş

    Yalancı ve yanlış yapan perçeminden.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yalancı ve yanlış yapan perçeminden.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yalancı, günahkar ve suçlu perçeminden.

    Gültekin Onan

    O yalancı, günahkar olan alnından.

    Hasan Basri Çantay

    (Ya'ni) yalancı, günahkar aln (ının saç) ından.

    İbni Kesir

    Yalancı, günahkar alnından.

    Mehmet Alagaş

    (9-19) Gördün mü namazı /salahı kılan kulu, engelleyeni /nehyedeni ? Gördün mü, ya O, yola iletilmişse yahut sakınmayı /takvayı iş olarak veriyorsa/emrediyorsa? Gördün mü, eğer O, yalanlasa yüz çevirse , bilmez mi ki mutlaka Allah onu görüyor? Hayır, hayır, eğer ki vazgeçmesin , a lın perçeminden tutup sürükleyeceğiz. Yalancı ve günahlı alın perçeminden. Ö rgütünü çağırsın / davet etsin , biz de kolluk kuvvetlerini /zebanileri çağırırız. Hayır, hayır, ona uyma/itaat etme, secde et ve yakınlaş.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yalancı, günahkâr perçeminden.

    Süleyman Ateş

    O yalancı, günahkar perçem(den)!

    Süleymaniye Vakfı

    yalancı ve suçlu perçeminden! dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tur 52/13, Rahman 55/41. Perçem, alın kısmını gösterir. Alın kısmı beynin frontal korteks denen ön bölgesini içerir. Bu bölge muhakeme, doğruyu yanlıştan ayırt etme ve davranışların kontrolü gibi özelliklerden sorumludur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O yalancı ve suçlu perçeminden.

    Şaban Britch

    Yalancı, günahkâr perçeminden.

    Şaban Piriş

    Yalancı, günahkar perçeminden.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O yalancı, o günahkar alnı.

  3. Alak suresi, 17. ayet — bütün mealleriyle aç

    Alak suresi, 17. ayet. فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۥ

    Diyanet İşleri

    Haydi, taraftarlarını çağırsın.

    Mehmet Okuyan

    (O), meclisini (destekçilerini) çağırsın!

    Mustafa İslamoğlu

    haydi o kendi örgütünü çağırsın,

    Muhammed Esed

    Bırak, kendi aklının (asılsız, düzmece) tavsiyelerini (yardımına) çağırsın,

    Ahmed Hulusi

    Haydi, çağırsın meclisini!

    Ali Bulaç

    O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın.

    Ali Özek ve heyeti

    O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın.

    Ali Rıza Safa

    Haydi, çağırsın yandaşlarını.

    Bayraktar Bayraklı

    - Hayır hayır! Eğer bu yaptığından vazgeçmezse, derhal onu o yalancı, günahkar alnından yakalarız. O, hemen gidip meclisini çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız.

    Edip Yüksel

    O zaman haydi çağırsın kurultayını.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O zaman haydi çağırsın kurultayını.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O zaman çağırsın kurultayını, meclisini!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O vakıt çağırsın o kurultayını, meclisini

    Erhan Aktaş

    Haydi, yardımcılarını çağırsın.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Haydi, yardımcılarını çağırsın.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Haydi, yardımcılarını çağırsın.

    Gültekin Onan

    O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın.

    Hasan Basri Çantay

    O vakit (durmasın) meclisini da'vet etsin!

    İbni Kesir

    Öyleyse topluluğunu çağırsın dursun.

    Mehmet Alagaş

    (9-19) Gördün mü namazı /salahı kılan kulu, engelleyeni /nehyedeni ? Gördün mü, ya O, yola iletilmişse yahut sakınmayı /takvayı iş olarak veriyorsa/emrediyorsa? Gördün mü, eğer O, yalanlasa yüz çevirse , bilmez mi ki mutlaka Allah onu görüyor? Hayır, hayır, eğer ki vazgeçmesin , a lın perçeminden tutup sürükleyeceğiz. Yalancı ve günahlı alın perçeminden. Ö rgütünü çağırsın / davet etsin , biz de kolluk kuvvetlerini /zebanileri çağırırız. Hayır, hayır, ona uyma/itaat etme, secde et ve yakınlaş.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Haydi! O meclisini /Taraftarlarını çağırsın.

    Süleyman Ateş

    O zaman (o gitsin) de meclisini (adamlarını) çağırsın.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Çağırsın bakalım yandaşlarını.

    Şaban Britch

    Haydi çağırsın meclisini.

    Şaban Piriş

    -Haydi çağırsın çetesini/meclisini.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hadi çağırsın derneğini/kurultayını!

  4. Alak suresi, 18. ayet — bütün mealleriyle aç

    Alak suresi, 18. ayet. سَنَدْعُ ٱلزَّبَانِيَةَ

    Diyanet İşleri

    Biz de zebanileri çağıracağız.

    Mehmet Okuyan

    İleride biz de zebanileri çağıracağız!

    Mustafa İslamoğlu

    biz de zebanileri çağıracağız.

    Muhammed Esed

    (o zaman) Biz de semavi azap güçlerini çağırırız!

    Ahmed Hulusi

    Biz de çağıracağız Zebanileri (ateşin zebun edici kuvvelerini)!

    Ali Bulaç

    Biz de zebanileri çağıracağız.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz de zebanileri çağıracağız

    Ali Rıza Safa

    Biz de cehennem bekçilerini çağıracağız.

    Bayraktar Bayraklı

    - Hayır hayır! Eğer bu yaptığından vazgeçmezse, derhal onu o yalancı, günahkar alnından yakalarız. O, hemen gidip meclisini çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız.

    Edip Yüksel

    Biz de zebanileri çağıracağız..

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Biz de zebanileri çağıracağız..

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Biz çağıracağız zebanileri!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Biz, çağıracağız zebanileri

    Erhan Aktaş

    Biz de zebanileri çağıracağız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Biz de zebanileri çağıracağız.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Biz de zebanileri çağıracağız.

    Gültekin Onan

    Biz de zebanileri çağıracağız.

    Hasan Basri Çantay

    Biz (de) zebanileri çağırırız.

    İbni Kesir

    Biz de zebanileri çağırırız.

    Mehmet Alagaş

    (9-19) Gördün mü namazı /salahı kılan kulu, engelleyeni /nehyedeni ? Gördün mü, ya O, yola iletilmişse yahut sakınmayı /takvayı iş olarak veriyorsa/emrediyorsa? Gördün mü, eğer O, yalanlasa yüz çevirse , bilmez mi ki mutlaka Allah onu görüyor? Hayır, hayır, eğer ki vazgeçmesin , a lın perçeminden tutup sürükleyeceğiz. Yalancı ve günahlı alın perçeminden. Ö rgütünü çağırsın / davet etsin , biz de kolluk kuvvetlerini /zebanileri çağırırız. Hayır, hayır, ona uyma/itaat etme, secde et ve yakınlaş.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz de Zebanileri çağıracağız.

    Süleyman Ateş

    Biz de zebanileri çağıracağız.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz de çağıracağız zebanileri.

    Şaban Britch

    Çağıracağız zebanileri.

    Şaban Piriş

    Çağıracağız zebanileri..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz de çağıracağız zebanileri!

  5. Alak suresi, 19. ayet — bütün mealleriyle aç

    Alak suresi, 19. ayet. كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَٱسْجُدْ وَٱقْتَرِب secde ayeti

    Diyanet İşleri

    Hayır! Sakın sen ona uyma; secde et ve Rabbine yaklaş.

    Mehmet Okuyan

    Hayır! Ona itaat etme! (Rabbine) secde et dipnot 1 ve (O'na) yaklaş! dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Kur'an'daki 14 [tilavet] secdesinden birisidir. Secde ayetleri: A‘râf 7:206; Ra‘d 13:15; Nahl 16:49; İsrâ 17:107; Meryem 19:58; Hacc 22:18; Furkân 25:60; Neml 27:25; Secde 32:15; Sâd 38:24; Fussilet 41:37; Necm 53:62; İnşikâk 84:21; ‘Alak 96:19.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kulun Rabbine en yakın olduğu an secde anıdır" hadisinin kaynağı bu kelime olabilir (Müslim, [salât], 215).

    Mustafa İslamoğlu

    Hayır! O (azgın) insana uyma; imdi (Rabbine) secde et ve yaklaşmaya gayret et.

    Muhammed Esed

    Hayır, ona kulak verme, ama (Allah'ın huzurunda) yere kapan ve (O'na) yakınlaş!

    Ahmed Hulusi

    Hayır, sakın (yapma)! Ona uyma; secde et ve yaklaş! (19. ayet secde ayetidir. )

    Ali Bulaç

    Hayır; ona boyun eğme (Rabbine) Secde et ve yakınlaş.

    Ali Özek ve heyeti

    Hayır! Ona uyma! Allah’a secde et ve (yalnızca O’na) yaklaş!

    Ali Rıza Safa

    Hayır, asla! Ona boyun eğme! Secde et ve yaklaş!

    Bayraktar Bayraklı

    Hayır hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve yaklaş!

    Edip Yüksel

    Asla, ona uyma; secde et ve yaklaş!

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Asla, ona uyma; secde et ve yaklaş!

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hayır, sakın onu dinleme de, secde et ve yaklaş!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sakın onu dinleme de secde et ve yaklaş

    Erhan Aktaş

    Hayır, kesinlikle öyle değil! Ona boyun eğme; secde et ve yaklaş. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'a teslim ol, Allah'a boyun eğerek, saygıyla yönelerek, O'na yakın ol.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır, kesinlikle öyle değil! Ona boyun eğme; secde et ve yaklaş dipnot 1 .

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'a teslim ol, Allah'a boyun eğerek, saygıyla yönelerek, O'na yakın ol.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır, kesinlikle öyle değil! Ona boyun eğme; secde et ve yaklaş dipnot 1 .

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'a teslim ol, Allah'a boyun eğerek, saygıyla yönelerek, O'na yakın ol.

    Gültekin Onan

    Hayır; ona boyun eğme (rabbine) secde et ve yakınlaş.

    Hasan Basri Çantay

    Sakın (Habibim) ona boyun eğme. Secde et. Yaklaş.

    İbni Kesir

    Sakın, sen ona uyma. Secde et ve yaklaş.

    Mehmet Alagaş

    (9-19) Gördün mü namazı /salahı kılan kulu, engelleyeni /nehyedeni ? Gördün mü, ya O, yola iletilmişse yahut sakınmayı /takvayı iş olarak veriyorsa/emrediyorsa? Gördün mü, eğer O, yalanlasa yüz çevirse , bilmez mi ki mutlaka Allah onu görüyor? Hayır, hayır, eğer ki vazgeçmesin , a lın perçeminden tutup sürükleyeceğiz. Yalancı ve günahlı alın perçeminden. Ö rgütünü çağırsın / davet etsin , biz de kolluk kuvvetlerini /zebanileri çağırırız. Hayır, hayır, ona uyma/itaat etme, secde et ve yakınlaş.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hayır ona itaat etme! Allah’a secde et ve (yalnızca) O’na yaklaş.

    Süleyman Ateş

    Hayır, ona boyun eğme; (Rabbine) secde et ve yaklaş!

    Süleymaniye Vakfı

    Yok, yok… Ona boyun eğme dipnot 1 , sen (Allah'a) secde et dipnot 2 ve ona yakınlaş!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Secdenin kök anlamı eğilmedir (Müfredat). Bu sebeple Güneş, Ay, gezegenler, dünya ve yıldızlar arasında oluşan eğimler /deklinasyon ve ona bağlı olarak gölgenin uzayıp kısalması, "secde" kelimesiyle ifade edilmiştir (Nahl 16/48, Ra'd 13/15). Bazı ayetlerde sadece itaat anlamında (Hac 22/18, İnşikak 84/21), bazılarında da itaat ile birlikte fiziki eğilme anlamında kullanılır (Bakara 2/34, 58, Nisa 4/154, A'raf 7/161, Yusuf 12/4 ve 100). Nitekim namazda, vücudumuz ayaklar, eller ve dizler üzerinde yere paralelken alnı yere koymak da Allah'a itaat ederek eğilme anlamındaki secdedir (Nisa 4/102-103).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yok, yok… Sen ona boyun eğme; secde et ve Allah'a yakınlaş.

    Şaban Britch

    Hayır! ona itaat etme! (Allah'a) Secde et ve (Ona) yaklaş!

    Şaban Piriş

    -Hayır! ona itaat etme! Secde et ve yaklaş!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sakın, sakın! Ona boyun eğme; secde et ve yaklaş!

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.