Ankebût suresi · 45–49. ayetler

Kitabı oku, namazı kıl; Kitap ehliyle en güzel tartışma

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Ankebût suresi, 45. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 45. ayet. ٱتْلُ مَآ أُوحِىَ إِلَيْكَ مِنَ ٱلْكِتَٰبِ وَأَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ إِنَّ ٱلصَّلَوٰةَ تَنْهَىٰ عَنِ ٱلْفَحْشَآءِ وَٱلْمُنكَرِ وَلَذِكْرُ ٱللَّهِ أَكْبَرُ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ

    Diyanet İşleri

    (Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah'ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor.

    Mehmet Okuyan

    Sana vahyedilen Kitabı tilavet dipnot 1 et (okuyup aktar) ve namazı kıl! Şüphesiz ki namaz, çirkinlikten ve kötülükten alıkoyar. dipnot 2 Allah'ı anmak dipnot 3 elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki tilâvet etmek "okuyup aktarmak" anlamının yanında "uygulamak" anlamını da içermektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayette bütün ibadetler gibi namazın da hayata dair sonuçlarına değinilmekte, ibadet-hayat ilişkisine dikkat çekilmektedir. Benzer mesaj: Hûd 11:87.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu cümle "Allah'ın (seni) hatırlaması en büyük (ödül)dür" şeklinde de tercüme edilebilir. Bkz. Bakara 2:152; Tâhâ 20:14.

    Mustafa İslamoğlu

    (Ey bu hitabın muhatabı!) Sana vahyedilmiş olan bu mesajı izle ve (başkalarına) ilet; ve namazı hakkını vererek kıl: çünkü (hakkı verilerek kılınmış) namaz, (insanı) belli başlı her tür çirkinlik ve kötülükten alıkoyar; ve hele Allah'ı anmak ve Allah'ın sizi anması elbette en büyük (boyutudur)! Zira Allah, işlediğiniz her şeyi bilir.

    Muhammed Esed

    Sana vahyedilen bu ilahi kelamı (başka insanlara) ilet ve namazında dikkatli ve devamlı ol; çünkü namaz (insanı) çirkin fiillerden ve akla ve sağduyuya aykırı olan her türlü şeyden alıkoyar; Allah'ı anmak gerçekten en büyük (erdem ve iyilik)tir. Allah bütün yaptıklarınızı bilir.

    Ahmed Hulusi

    Sana vahyolunan BİLGİ'yi (Kitap) oku, bildir; salatı ikame et. . . Kesinlikle salat fahşadan (kendini beden kabulünün getirisi olan aşırı davranışlardan) ve münkerden (Sünnetullah'a ters düşüren şeylerden) uzaklaştırır. . . Elbette ki Allah zikri (hatırlanışı) Ekber'dir (Ekberiyeti hissettirir)! Allah ne halde olduğunuzu bilir.

    Ali Bulaç

    Sana Kitap'tan vahyedileni oku ve namazı dosdoğru kıl. Gerçekten namaz, çirkin utanmazlıklar (fahşa)dan ve kötülüklerden alıkoyar. Allah'ı zikretmek ise muhakkak en büyük (ibadet)tir. Allah, yaptıklarınızı bilir.

    Ali Özek ve heyeti

    (Rasûlüm!) Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı dosdoğru kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı zikretmek (anmak) elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.

    Ali Rıza Safa

    Kitap'tan sana bildirileni oku ve namazı dosdoğru kıl. Çünkü namaz, çirkinliklerden ve kötülüklerden alıkoyar. Allah'ın Öğretisi ise kesinlikle en büyüktür. Allah, yaptıklarınızı zaten bilir. dipnot 329

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 329
      "Allah'ın Öğretisi" olarak yazdığımız "Zikrullahi" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Kur'an okumak" veya "Allah'ı anmak" veya "Allah'ı namazla anmak" biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Sana kitaptan vahyedileni oku, namazı dosdoğru kıl! Çünkü namaz, yüz kızartıcı şeylerden ve kötülüklerden alıkoyar. Allah'ı anmak en büyük ibadettir. Allah ne yaptığınızı bilir.

    Edip Yüksel

    Sana vahiy etmiş olduğumuz kitaptan oku ve salatı gözet. Çünkü salat, iğrenç ve kötü şeylerden vazgeçirir. ALLAH'ı anmak en önemlidir. ALLAH ne yaptığınızı bilir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Salat, sadece Allah ile bağlantının kurulduğu bir meditasyondur. Salatlarda yalnızca Allah anılmalıdır (20:14). * Salatlarda Muhammed peygamberi, İbrahim'i, Ali'yi, Veli'yi anmak, salatın niteliği ve amacına aykırıdır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sana vahyetmiş olduğumuz kitaptan oku ve namazı gözet. Çünkü namaz, iğrenç ve kötü şeylerden vazgeçirir. ALLAH'ı (namaz yoluyla) anmak en önemlidir. ALLAH ne yaptığınızı bilir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sana vahyedilen Kitabı güzel güzel oku ve namazı kıl! Muhakkak sahih namaz edepsizlikten ve uygunsuzluktan alıkoyar. Muhakkak Allah'ı anmak en büyük iştir ve Allah, her ne işlerseniz bilir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sana vahyolunan kitabı güzel güzel oku ve namazı kıl, sahih namaz edepsizlikten ve uygunsuzluktan nehyeder ve her halde Allahın zikri en büyük iştir ve Allah her ne işlerseniz bilir

    Erhan Aktaş

    Kitap'tan sana vahyolunan şeyi oku. Salatı ikame et. dipnot 1 Salat, fahşadan dipnot 2 ve münkerden dipnot 3 alıkoyar. Kesinlikle Allah'ın zikri dipnot 4 daha büyüktür. Allah, yaptığınız dipnot 5 şeyleri bilir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Salat, ibadete layık yegane ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmayı, dayanışmayı, ilgi duymayı, duyarlı olmayı, izleyici kalmamayı ve Allah'a çağıranların yanında yer almayı canlı ve diri tutmaktır. Bu yönelmede ritüel salat (namaz) ve dua çok önemli bir yer tutmaktadır. Salatın birçok anlamı bulunmaktadır. Salatın hangi anlamı ifade ettiği, içinde yer aldığı ayet ve konu bağlamından rahatlıkla anlaşılabilir. Namaz, Farsça bir kelime olup Kur'an'da geçmez. Salatın zıddı tevelladır. Tevella süreklilik ifade etmektedir: Sürekli karşı çıkmak, ilgisiz ve duyarsız kalmak, köstek olmak, engellemeye çalışmak demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Her türlü aşırılıktan,
    3. metne dön, dipnot 3
      Her türlü kötülükten.
    4. metne dön, dipnot 4
      Allah'ın öğütleri her şeyden daha önemlidir; O, yaptığınız her şeyin karşılığını verecektir.
    5. metne dön, dipnot 5
      Uğraştığınız şeyleri, çalışmalarınızı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kitap'tan sana vahyolunan şeyi oku. Salatı ikame et. dipnot 1 Salat dipnot 2 , fahşadan dipnot 3 ve münkerden dipnot 4 alıkoyar. Kesinlikle Allah'ın zikri dipnot 5 daha büyüktür. Allah, yaptığınız dipnot 6 şeyleri bilir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'a yönelmede, Allah'ın yasalarına bağlılıkta kararlı ol. Salat, ibadete layık yegane ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmayı, dayanışmayı, ilgi duymayı, duyarlı olmayı, izleyici kalmamayı, Allah'a çağıranların yanında yer almayı canlı ve diri tutmaktır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın yasaları, dini.
    3. metne dön, dipnot 3
      Her türlü aşırılıktan,
    4. metne dön, dipnot 4
      Her türlü kötülükten.
    5. metne dön, dipnot 5
      Allah'ın öğütleri her şeyden daha önemlidir; O, yaptığınız her şeyin karşılığını verecektir.
    6. metne dön, dipnot 6
      Uğraştığınız şeyleri, çalışmalarınızı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kitap'tan sana vahyolunan şeyi oku. Salatı ikame et. dipnot 1 Salat dipnot 2 , fahşadan dipnot 3 ve münkerden dipnot 4 alıkoyar. Kesinlikle Allah'ın zikri dipnot 5 daha büyüktür. Allah, yaptığınız dipnot 6 şeyleri bilir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın yasalarına bağlılıkta kararlı ol. Allah'a yönelmede destek, yardımlaşma ve dayanışma içinde ol.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın yasaları - dini.
    3. metne dön, dipnot 3
      Her türlü aşırılıktan,
    4. metne dön, dipnot 4
      Her türlü kötülükten.
    5. metne dön, dipnot 5
      Allah'ın öğütleri daha önemlidir; O, yaptığınız her şeyin karşılığını verecektir.
    6. metne dön, dipnot 6
      Uğraştığınız şeyleri, çalışmalarınızı.

    Gültekin Onan

    Sana Kitap'tan vahyedileni oku ve namazı dosdoğru kıl. Gerçekten namaz, çirkin utanmazlıklar (fahşa)dan ve münkerden alıkoyar. Tanrı'yı zikretmek ise muhakkak en büyük (ibadet)tir. Tanrı yaptıklarınızı bilir.

    Hasan Basri Çantay

    Sana vahyedilen kitabı oku. Namazı da dosdoğru kıl (ve kıldır). Çünkü namaz edebsizlikden ve akıl ve şeriata uymayan her şeyden alıkoyar. Allahı zikretmek elbette en büyük (ibaret) dir. Ne yaparsanız Allah bilir.

    İbni Kesir

    Sana kitabtan vahyolunanı oku, namaz kıl. Muhakkak ki namaz, hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı zikretmek ise muhakkak ki en büyüktür. Ve Allah; yaptıklarınızı bilir.

    Mehmet Alagaş

    (41-45) Allah’ın dışındakileri dost edinenlerin misali örümceğe / ankebût’a benzer, O bir ev edinir, en çürük / en dayanıksız ev de örümceğin evidir , keşke bilselerdi. Allah , O’nun dışında hangi şeye dua ettiklerini bilir , O saygıdeğerdir, hâkimdir. İşte bu misalleri insanlar için veririz , onu ancak alimler akıl ederler. (Dişi Ankebût çiftleştikten sonra erkeğini öldürür) Allah semaları ve arzı gerçek olarak yarattı , işte bunda kesinlikle iman edenlere göstergeler / ayetler vardır , sana kitaptan vahyedileni sözlü oku, namazı kıl, muhakkak ki namaz iğrençlikten ve tanımamaktan alıkoyar, Allah’ı hatırlayıp anmak en büyük şeydir, Allah ne ürettiğinizi bilir. (Namaz inen vahyin çıkan karşılığıdır miraçtır)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı zikretmek elbette herşeyden büyüktür. Allah, yaptıklarınızı bilir.

    Süleyman Ateş

    Kitaptan sana vahyedileni oku ve namazı da kıl. Çünkü namaz kötü ve iğrenç şeylerden meneder. Elbette Allah'ı anmak, en büyük (ibadet)tir. Allah, ne yaptığınızı bilir.

    Süleymaniye Vakfı

    Sana vahyedilen bu Kitabı bağlantılarıyla birlikte oku dipnot 1 , namazı da düzgün ve sürekli kıl dipnot 2 . Namaz, cinsel günahlardan dipnot 3 ve kötü şeylerden sakındırır. Allah'ın zikri /Allah'a ait doğru bilgi elbette her şeyden büyüktür /önemlidir. Allah, yaptığınız her işi bilir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kehf 18/27, Neml 27/92. Tilavet, birden çok şeyin, aralarına kendi cinslerinden olmayan bir şey karışmayacak şekilde peş peşe sıralanmasıdır (Müfredat). Gerektiği gibi tilavet ise kitabı doğru anlamak için birbiri ile bağlantılı ayetleri birlikte okumaktır. Hem Kur'an hem de önceki kitaplar için "tilavet" kelimesinin kullanılması, yalnızca Kur'an'ın değil, önceki kitapların da bu metoda göre okunması gerektiğini gösterir. Bu metoda göre okuma yapan Ehlikitap, gelecek son kitaba inanma yükümlülüğünü kendi elindeki kitapta bulur ve bu nedenle Kur'an'a iman eder.
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3
      'Cinsel günahlar' diye tercüme ettiğimiz kelime fahşa'dır. Fahşa ile fahişe kelimelerinin ikisi de mastardır ve aynı anlamdadır (Araf 7/28). Mastar olduğu için çoğul anlamı da verilebilir. Bu ayette kelimeye çoğul anlamı vermemiz, Necm 53/32'den dolayıdır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu Kitap'tan sana vahyedilen her şeyi anlayarak oku ve namazı tam kıl. Namaz her çeşit fuhuşu ve kötülüğü engeller. Allah'ın zikri (Kitabı) en önemlisidir. Allah, yaptığınız her işi bilir.

    Şaban Britch

    Sana vahyolunan kitabı oku! Namazı ikame et. Çünkü namaz, fuhşiyattan ve kötülükten alıkor. Allah’ı (namazda ve dışında) zikretmek (ibadetlerin) en büyüğüdür. Elbette Allah, yaptıklarınızı bilir.

    Şaban Piriş

    Sana vahyolunan kitabı oku! Namazı kıl! Çünkü namaz, ahlaksızlıktan ve kötülükten alıkor. Elbette Allah'ın zikri/kitabı en büyüktür. Allah, yaptıklarınızı bilir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kitap'tan sana vahyedileni oku! Namazı da kıl! Çünkü namaz, çirkinliklerden ve kötülüklerden alıkoyar. Elbette ki Allah'ın zikri/Kur'an'ı daha büyüktür! Allah, neler yaptığınızı biliyor.

  2. Ankebût suresi, 46. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 46. ayet. وَلَا تُجَٰدِلُوٓا۟ أَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ إِلَّا بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ إِلَّا ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْهُمْ وَقُولُوٓا۟ ءَامَنَّا بِٱلَّذِىٓ أُنزِلَ إِلَيْنَا وَأُنزِلَ إِلَيْكُمْ وَإِلَٰهُنَا وَإِلَٰهُكُمْ وَٰحِدٌ وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ

    Diyanet İşleri

    İçlerinden zulmedenler hariç, Kitap ehli ile ancak en güzel bir yolla mücadele edin ve (onlara) şöyle deyin: "Biz, bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim ilahımız ve sizin ilahınız birdir (aynı ilahtır). Biz sadece O'na teslim olmuş kimseleriz."

    Mehmet Okuyan

    İçlerinden haksızlık edenler hariç, kitap ehliyle ancak en güzel şekilde mücadele edin dipnot 1 ve deyin ki: "Bize indirilene de size indirilene de iman ettik. Bizim ilahımız da sizin ilahınız da tektir ve biz O'na teslim olmuşuzdur."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetteki "zalimlik yapanlar", müslümanlara karşı tutumları gereği yahudi ve hristiyanlardır. Bunlar içinde hakikatleri reddeden, haksızlığı esas alan, aşırılığa sapan, "Allah'ın oğlu vardır", "Allah'ın eli kilitlidir", "Allah fakirdir" gibi yalanlar söyleyen, Hz. Muhammed'e eziyet eden ve kibirli olan insan tipi bu anlamda zalimler kategorisinde kabul edilmelidir.

    Mustafa İslamoğlu

    Önceki vahiylerin mensuplarıyla tartışırken, haksızlık etmedikleri sürece en güzel yol ve yöntemden başkasına itibar etmeyin ve deyin ki: "Biz bize indirilene de, size indirilene de inanmışız; bizim de, sizin de ilahınız bir ve tektir; ne ki biz kayıtsız şartsız sadece O'na teslim olmuşuz."

    Muhammed Esed

    Geçmiş vahyin mensupları ile zulüm ve haksızlıktan uzak durdukları sürece en güzel şekilde tartışın ve deyin ki: "Bize indirilene inandığımız gibi size indirilmiş olana da inanıyoruz: çünkü bizim ilahımız ile sizin ilahınız tek ve aynıdır ve biz (hepimiz) O'na teslim olmuşuzdur".

    Ahmed Hulusi

    Aralarındaki zulmedenler müstesna! Geçmişte kendilerine BİLGİ verilmiş olanlarla, en güzeli neyse o şekilde mücadele edin ve şöyle deyin: "Bize inzal olunana da size inzal olunana da iman ettik. . . İlahımız ve ilahınız aynı TEK'tir! Biz O'na teslim olmuşlarız. "

    Ali Bulaç

    İçlerinde zulmedenleri hariç olmak üzere, Kitap Ehliyle en güzel olan bir tarzın dışında mücadele etmeyin. Ve deyin ki: "Bize ve size indirilene iman ettik; bizim ilahımız da, sizin ilahınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuz."

    Ali Özek ve heyeti

    İçlerinden zâlim olanlar dışında, kitap ehline karşı, en güzel bir şekilde mücadele edin ve deyin ki: «Bize indirilene de, size indirilene de îman ettik. Bizim ilâhımız da, sizin ilâhınız da birdir ve biz Ona teslim olan kimseleriz.»

    Ali Rıza Safa

    Haksızlık yapanların dışındaki kitap halkıyla en güzel biçimde tartışın. Ve şunu söyleyin: "Hem bize indirilene hem de size indirilene inanıyoruz. Tanrımız ve Tanrınız aynıdır; Tektir. Çünkü biz, O'na teslim olanlarız!"

    Bayraktar Bayraklı

    Zulmedenleri/şirk koşanları hariç, kitap ehli ile en güzel bir şekilde tartışınızve "Bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim tanrımız da, sizin tanrınız da birdir. Biz O'na teslim olmuşuzdur" deyiniz.

    Edip Yüksel

    Zalim olanları hariç, kitap halkıyla en güzel bir biçimde tartışın ve "Bize indirileni onayladık ve size indirileni de onayladık. Bizim Tanrımız, sizin de Tanrınız birdir. Biz sadece O'na teslim olduk" deyin.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kitap halkıyla, zalim olanları hariç en güzel bir biçimde tartışın ve 'Bize indirilene inandık ve size de indirilene inandık. Bizim Tanrımız, sizin de Tanrınız birdir. Biz sadece O'na teslim olduk,'deyin.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kitap ehli ile zulmedenleri bir yana ancak en iyi bir şekilde mücadele edin ve deyin ki: "Biz, hem bize indirilene iman ettik, hem size indirilene ve bizim ilahımız ile sizin ilahınız birdir. Ancak biz yalnız O'na teslim olmuşuzdur."

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ehli kitaba en güzel olan suretden başkasıyle mucadele de etmeyin ancak zulmedenler başka ve deyinki; biz, hem bize indirelene iyman ettik hem size indirilene ve bizim ilahımızla sizin ilahınız bir, şu kadar ki biz yalnız ona müslimiz

    Erhan Aktaş

    Haksızlık edenleri hariç, Kitap Ehli ile ancak en iyi şekilde mücadele edin. Ve deyin ki: "Biz, bize indirilene de size indirilene de iman ettik. Bizim ve sizin ilahınız birdir. Biz de O'na teslim olanlarız."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Haksızlık edenleri hariç, Kitap Ehli ile ancak en iyi şekilde mücadele edin. Ve deyin ki: "Biz, bize indirilene de size indirilene de inandık. Bizim ve sizin ilahınız birdir. Biz de O'na teslim olanlarız."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Haksızlık edenleri hariç, Kitap Ehli ile ancak en iyi şekilde mücadele edin. Ve deyin ki: "Biz, bize indirilene de size indirilene de inandık. Bizim ve sizin ilahınız birdir. Biz de O'na teslim olanlarız."

    Gültekin Onan

    İçlerinde zulmedenleri hariç olmak üzere, Kitap ehliyle en güzel olan bir tarzın dışında mücadele etmeyin. Ve deyin ki: "Bize ve size indirilene inandık; bizim tanrımız da, sizin tanrınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuz."

    Hasan Basri Çantay

    İçlerinden zulmedenler müstesna olmak üzere ehl-i kitab ile en güzel (savaşdan) başka bir suretle mücadele etmeyin ve deyin ki: "Bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim Allahımız da, sizin Allanınız da birdir. (Şu kadar ki) biz (ancak) Ona teslim olanlarız. (Biz Onun samimi müslümanlarıyız)".

    İbni Kesir

    İçlerinden zulmedenler bir yana; Ehl-i Kitab ile en güzel olanın dışında mücadele etmeyin ve deyin ki Bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim tanrımız da, sizin tanrınız da birdir. Biz, O'na teslim olanlarız.

    Mehmet Alagaş

    (46-52) Kitap ehli ile / kitap halkı ile zulmedenleri hariç , güzellikle mücadele edin. Deyin ki; bize indirilene iman ettik size indirilene iman ettik, ilahımız ve sizin ilahınız tektir, biz ona teslim olanlarız. Böylece biz sana kitap indirdik, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ederler , işte onlardan da ona iman edenler vardır , ayetlerimizi ancak kafirler inkâr eder, sen önceden kitap okur değildin , Onu elinle yazar değildin , Batıla kayanlar şüphelenirlerdi. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt) Bilakis O kendilerine ilim verilmiş olanların göğüslerinde ki açık ayetlerdir, ayetlerimizi ancak zalimler inkâr eder, dediler ki Rabbinden mucizeler / ayetler indirse ya (Biz isteyince ayet neden inmiyor?) deki ayetler Allah’ın yanındadır , ben de açık bir uyarıcıyım , onlara okudukları kitabı indirmiş olmamız yeterli gelmedi mi? muhakkak bunda (Bu kitapta) iman edenler için esirgeme ve hatırlama vardır, Deki benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeterlidir. (Başka şahide ihtiyaç yok) O, semalarda ve arzda ne olduğunu bilir , geçersiz olana / batıl olana iman edenler ve Allah’ı ört bas edenler / yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İçlerinden zulmedenler hariç, Ehli Kitap ile ancak en güzel bir yolla mücadele edin ve (onlara) şöyle deyin: "Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim ilahımız da sizin ilahınız da birdir. Biz ona teslim olanlarız."

    Süleyman Ateş

    Kitap ehliyle, -haksızlık edenleri dışında- en güzel tarzda tartışın ve deyin ki: "Bize indirilene de size indirilene de inandık. Tanrımız ve tanrınız birdir, biz de O'na teslim olanlarız."

    Süleymaniye Vakfı

    Yanlış davranış içinde olanları hariç dipnot 1 ehlikitapla /kitaplarında uzman kişilerle en güzel yöntemle mücadele edin dipnot 2 . Onlara deyin ki: "Bize indirilene de size indirilene de inandık. Bizim ilahımızla sizin ilahınız birdir. Biz ona teslim olmuş kimseleriz dipnot 3 ."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yanlış davrananlar dışındaki Ehl-i Kitapla dipnot 1 mücadeleyi, en güzel yöntemden başkasıyla yapmayın dipnot 2 . Onlara deyin ki; "Bize indirilene de size indirilene de inandık. Bizim ilahımızla sizin ilahınız birdir. Biz ona teslim olmuş kimseleriz."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kitaplarında uzman olan kişiler
    2. metne dön, dipnot 2
      Tevbe 9/29. ayet, yanlış davrananlarla ilgilidir.

    Şaban Britch

    Kitap ehli ile en güzel şekilde mücadele et. Ancak onlardan zalim olanlar hariç. Onlara şöyle deyin:Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim ilahımız da sizin ilahınız da birdir. Biz ona teslim olanlarız.

    Şaban Piriş

    Kitap ehli ile en güzel şekilde mücadele et. Ancak onlardan zalim olanlar hariç. Onlara şöyle deyin: -Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim ilahımız da sizin ilahınız da birdir. Biz ona teslim olanlarız.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ehl-i kitap'la, en güzel olan yöntem dışında bir yolla mücadele etmeyin! Onların zulme sapanları müstesna. Şöyle deyin: "Bize indirilene de size indirilene de iman ettik; tanrımız ve tanrınız bir. Ve biz O'na teslim olanlarız."

  3. Ankebût suresi, 47. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 47. ayet. وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ فَٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَٰهُمُ ٱلْكِتَٰبَ يُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَمِنْ هَٰٓؤُلَآءِ مَن يُؤْمِنُ بِهِۦ وَمَا يَجْحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا ٱلْكَٰفِرُونَ

    Diyanet İşleri

    İşte böylece biz sana kitabı indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Şunlar (Kitap ehlinden çağdaşın olanlar)dan da ona inananlar vardır. Bizim ayetlerimizi ancak kafirler inkar ederler.

    Mustafa İslamoğlu

    (Ey Peygamber!) İşte bu kitabı sana böyle (bir mesajla) indirdik; bu yüzdendir ki bu kitabı kendilerine verdiklerimiz ona iman ederler; işte şu (önceki vahyin mensupları) arasında da inanan kimseler olacaktır: zaten nankörler dışında hiç kimse ayetlerimizi bile bile inkar etmezler.

    Muhammed Esed

    (Ey Muhammed!) Bu ilahi kelamı sana işte bu şekilde indirdik. Ve bu ilahi kelamı bahşettiklerimiz ona inanırlar; şu (geçmiş vahiylerin takipçi)leri arasında da ona inananlar vardır. Mesajlarımızı, (apaçık bir) hakikati inkar edenler dışında, hiç kimse bile bile reddetmez:

    Ahmed Hulusi

    Böylece sana Kitabı (Hakikat ve Sünnetullah bilgisini) inzal ettik. . . Kendilerine Kitap verdiklerimiz (hakikatleri olarak) O'na iman ederler. . . İşte bunlardan, O'na (hakikatlerine) iman eden kimse de vardır. . . İşaretlerimizi sadece hakikat bilgisini inkar edenler (kilitlenmişler) bile bile inkar eder.

    Ali Bulaç

    İşte biz sana böyle bir Kitap indirdik. Bundan dolayı kendilerine Kitap verdiklerimiz ona iman etmektedirler. Bunlar (putatapıcılar)dan da ona iman edecek olanlar vardır. İnkarcılardan başkası bizim ayetlerimizi inkar etmez.

    Ali Özek ve heyeti

    (Rasûlüm') İşte böylece sana (önceki kitapları tasdik eden) bu Kitab'ı indirdik. Onun için, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ediyorlar. Şunlardan (Araplardan) da ona iman eden nice kimseler vardır. Âyetlerimizi, ancak kâfirler (inatları yüzünden) bile bile inkâr eder.

    Ali Rıza Safa

    Ve işte böylece, Kitap'ı, sana indirdik. Kitap verdiklerimiz, Ona inanırlar; bunlardan da Ona inananlar vardır. Zaten nankörlük edenlerden başkası ayetlerimizi bilerek inkar etmez.

    Bayraktar Bayraklı

    Böylece sana kitabı indirdik. İşte, kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Çevrendekilerden de ona inananlar vardır. Ayetlerimizi, ancak inkarcılar bile bile tanımazlar.

    Edip Yüksel

    İşte sana bu kitabı indirdik. Kendilerine kitap vermiş olduklarımız onu onaylayacaklardır. Şunlardan (ümmilerden) da bazıları onaylayacaktır. Kafirlerden başkası ayetlerimizi reddetmez.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İşte sana bu kitabı indirdik. Kendilerine kitap vermiş olduklarımız ona inanacaklardır. Şunlardan (ümmilerden) da bazıları inanacaktır. Kafirlerden başkası ayetlerimizi reddetmez.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İşte sana (öncekileri tasdik eden) böyle bir kitap indirdik. O'nun için kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ederler. Şunlardan da ona iman edenler vardır. Bizim ayetlerimizi ancak kafirler inkar eder.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İşte sana böyle kitab indirdik, onun için kendilerine kitab verdiklerimiz ona iyman ederler, şunlardan da ona iyman eden var ve bizim ayetlerimizi ancak kafirler inkar eder

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İşte böylece sana Kitap'ı indirdik. Kendilerine Kitap ulaştırdıklarımız dipnot 1 , ona inanırlar. Şu kimselerden dipnot 2 de O'na inanacaklar vardır. Kafirlerden başkası ayetlerimizi inkar etmez.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Daha önce Kitap verdiklerimiz.
    2. metne dön, dipnot 2
      Araplardan.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İşte böylece sana Kitap'ı indirdik. Kendilerine Kitap ulaştırdıklarımız dipnot 1 , ona inanırlar. Şu kimselerden dipnot 2 de O'na inanacaklar vardır. Gerçeği yalanlayan nankörlerden başkası ayetlerimizi inkar etmez.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Daha önce Kitap verdiklerimiz.
    2. metne dön, dipnot 2
      Araplardan.

    Gültekin Onan

    İşte biz sana böyle bir Kitap indirdik. Bundan dolayı kendilerine Kitap verdiklerimiz ona inanmaktadırlar. Bunlar [putatapıcılar]dan da ona inanacak olanlar vardır. Kafirlerden başkası bizim ayetlerimizi (bile bile) reddetmez / kafa tutmaz (cehade).

    Hasan Basri Çantay

    İşte sana (Habibim böyle bir) kitab indirdik. Onun için kendilerine kitab verdiklerimiz buna iman ediyorlar. Şunlardan da ona iman edecek nice kimseler vardır. Bizim ayetlerimizi kafirlerden başkası bilerek inkar etmez.

    İbni Kesir

    İşte böylece sana Kitab'ı indirdik. Kendilerine kitab verdiklerimiz de ona inanırlar. Bunlardan da ona inanan bulunur. Ayetlerimizi kafirlerden başkası inkar etmez.

    Mehmet Alagaş

    (46-52) Kitap ehli ile / kitap halkı ile zulmedenleri hariç , güzellikle mücadele edin. Deyin ki; bize indirilene iman ettik size indirilene iman ettik, ilahımız ve sizin ilahınız tektir, biz ona teslim olanlarız. Böylece biz sana kitap indirdik, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ederler , işte onlardan da ona iman edenler vardır , ayetlerimizi ancak kafirler inkâr eder, sen önceden kitap okur değildin , Onu elinle yazar değildin , Batıla kayanlar şüphelenirlerdi. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt) Bilakis O kendilerine ilim verilmiş olanların göğüslerinde ki açık ayetlerdir, ayetlerimizi ancak zalimler inkâr eder, dediler ki Rabbinden mucizeler / ayetler indirse ya (Biz isteyince ayet neden inmiyor?) deki ayetler Allah’ın yanındadır , ben de açık bir uyarıcıyım , onlara okudukları kitabı indirmiş olmamız yeterli gelmedi mi? muhakkak bunda (Bu kitapta) iman edenler için esirgeme ve hatırlama vardır, Deki benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeterlidir. (Başka şahide ihtiyaç yok) O, semalarda ve arzda ne olduğunu bilir , geçersiz olana / batıl olana iman edenler ve Allah’ı ört bas edenler / yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İşte sana böyle bir kitap indirdik. Kendilerine kitap verilenler ona iman ederler. Bunlardan (Araplar'dan) da ona iman edenler vardır. Ayetlerimizi ancak kâfirler inatla inkâr ederler.

    Süleyman Ateş

    İşte böylece Kitabı sana da indirdik. Kendilerine Kitabı verdiklerimiz, ona inanırlar: Şunlardan (şu Araplardan) da ona inananlar vardır. Ayetlerimizi, kafirlerden başkası inkar etmez.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İşte böyle; bu Kitabı sana biz indirdik. Önceden kendilerine Kitap verdiklerimiz buna inanacaklardır. Çevrendekilerden de ona inanacaklar vardır. Ayetlerimizi görmezlik edenlerden başka hiç kimse onları bile bile inkar etmez.

    Şaban Britch

    İşte sana böyle bir kitap indirdik. Kendilerine kitap verilenler ona iman ederler. Bunlardan (Araplar'dan) da ona iman edenler vardır. Ayetlerimizi ancak kâfirler inatla inkar ederler.

    Şaban Piriş

    İşte sana böyle bir kitap indirdik. Kendilerine kitap verilenler ona inanırlar. Bunlardan da ona inananlar vardır. Ayetlerimizi kafirlerden başkası bile bile inkar etmez.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kitap'ı sana işte böyle indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Şunlar içinden de ona inananlar vardır. Bizim ayetlerimize, gerçeği örtenlerden başkası kafa tutmaz.

  4. Ankebût suresi, 48. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 48. ayet. وَمَا كُنتَ تَتْلُوا۟ مِن قَبْلِهِۦ مِن كِتَٰبٍ وَلَا تَخُطُّهُۥ بِيَمِينِكَ إِذًا لَّٱرْتَابَ ٱلْمُبْطِلُونَ

    Diyanet İşleri

    Sen şu Kur'an'dan önce hiçbir kitap okumuyor ve onu sağ elinle yazmıyordun. (Okuyup yazsaydın) o takdirde batıl peşinde koşanlar, şüpheye düşerlerdi.

    Mehmet Okuyan

    Sen bundan önce ne (kutsal) bir kitap okur ne de onu sağ elinle yazardın. Öyle olsaydı (gerçeği) iptal edenler elbette kuşku duyarlardı. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Hz. Muhammed'in Kur'an'dan önce herhangi bir ilahî metin okumadığını göstermektedir. Kasas 28:86 ve Şûrâ 42:52'de verilen bilgiler de bunun delilidir. Demek ki buradaki mesaj Hz. Muhammed'in okuma-yazma bilmediğiyle ilgili değil, dini metinlerle içli dışlı olmak anlamında entelektüel bir din meşguliyetine sahip olmamasıyla ilişkilidir. Hz. Muhammed'in ümmiliği de onun kitap ehlinden olmaması, Tevrat'ı bilmemesi ve Mekkeli oluşu demektir; konunun okuma-yazma bilmemeyle herhangi bir ilişkisi olamaz.

    Mustafa İslamoğlu

    Hem sen bu (Kur'an)dan önce herhangi bir (kutsal) kitabı okumuş değildin; dahası onu kendi elinle yazıyor da değilsin. Eğer böyle olsaydı insanları kuşkuya düşürürlerdi, gerçeği geçersiz kılmaya yeltenenler.

    Muhammed Esed

    çünkü, (ey Muhammed,) sen bu (vahyin gelmesi)nden önce herhangi bir ilahi kelamı okumuş ya da onu kendi ellerinle yazmış değildin; öyle olsaydı, (sana vahyetmiş olduğumuz) hakikati çürütmeye çalışanlar, insanları (onun hakkında) kuşkuya sevk edebilirlerdi.

    Ahmed Hulusi

    Sen O'ndan (inzal ettiğimiz BİLGİden) önce (Tevrat, İncil gibisinden) bir kitap okumuyor ve onu sağ elinle de yazmıyordun. . . (Demek ki genel anlamda okur - yazar olabilir. . . Furkan: 5) (Eğer okuyup yazıyor olsaydın) o takdirde dediklerini çürütmek isteyenler elbette şüphe ederdi.

    Ali Bulaç

    Bundan önce sen hiç kitap okuyan değildin ve onu sağ elinle de yazmıyordun. Böyle olsaydı, batılda olanlar kuşkuya kapılırlardı.

    Ali Özek ve heyeti

    Sen bundan önce ne bir yazı okur, ne de elinle onu yazardın. Öyle olsaydı, bâtıla uyanlar kuşku duyarlardı.

    Ali Rıza Safa

    Sen, bundan önce bir kitap okumadın. Onu, sağ elinle yazmış da değilsin. Öyle olsaydı, gerçeğe aykırı şeylere inananlar, kesinlikle kuşku duyarlardı.

    Bayraktar Bayraklı

    Sen daha önce bir kitaptan okuyup sağ elinle de yazarak kopya çekmiş değilsin. Öyle olsaydı, saçmalayanlar şüpheye düşerlerdi.

    Edip Yüksel

    Sen daha önceki hiçbir kitabı okumuyordun ve onları elinle de yazmıyordun. Bu durumda, yanlışı savunanların kuşkulanması için bir bahane oluşacaktı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sen daha önceki kitaplardan hiç birini okumuyordun ve onları elinle de yazmıyordun. Bu durumda, yanlışı savunanların kuşkulanması için bir bahane oluşacaktı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sen bundan önce kitap okur değildin, hala da elinle yazı yazmazsın; öyle olsaydı batıla uyanlar şüphelenebilirlerdi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sen bundan evvel kitab okur değildin, hala da elinde yazı yazmazsın öyle olsaydı mubtıller şübhelenebilirlerdi.

    Erhan Aktaş

    Sen, daha önce dipnot 1 herhangi bir kitaptan okuyor ve onu elinle yazıyor değildin. Öyle olsaydı, mesajını geçersiz yapmak isteyenler kesinlikle kuşkulanırlardı. dipnot 2

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an sana vahyedilmeden önce.
    2. metne dön, dipnot 2
      Seni, bu mesajları başka kitaplardan almakla suçlarlardı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sen, daha önce dipnot 1 herhangi bir kitaptan okuyor ve onu yazıyor değildin. Öyle olsaydı, mesajını geçersiz yapmak isteyenler kesinlikle kuşkulanırlardı. dipnot 2

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an sana vahyedilmeden önce.
    2. metne dön, dipnot 2
      Seni, bu mesajları başka kitaplardan almakla suçlarlardı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sen, daha önce dipnot 1 herhangi bir kitaptan okuyor ve onu yazıyor değildin. Öyle olsaydı, mesajını geçersiz yapmak isteyenler kuşkulanırlardı. dipnot 2

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an sana vahyedilmeden önce.
    2. metne dön, dipnot 2
      Seni, bu mesajları başka kitaplardan almakla suçlarlardı.

    Gültekin Onan

    Bundan önce sen hiç kitap okuyan değildin ve onu sağ elinle de yazmıyordun. Böyle olsaydı, batılda olanlar kuşkuya kapılırlardı.

    Hasan Basri Çantay

    Sen bundan evvel hiçbir kitab okur değildin. Elinle de onu yazmadın. Böyle olsaydı baatıl söyleyenler elbet şübhelenir (ler) di.

    İbni Kesir

    Daha önce sen hiç bir kitab okur değildin. Sağ elinle de onu yazmıyordun. Öyle olsaydı; batılda olanlar şüpheye düşerlerdi.

    Mehmet Alagaş

    (46-52) Kitap ehli ile / kitap halkı ile zulmedenleri hariç , güzellikle mücadele edin. Deyin ki; bize indirilene iman ettik size indirilene iman ettik, ilahımız ve sizin ilahınız tektir, biz ona teslim olanlarız. Böylece biz sana kitap indirdik, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ederler , işte onlardan da ona iman edenler vardır , ayetlerimizi ancak kafirler inkâr eder, sen önceden kitap okur değildin , Onu elinle yazar değildin , Batıla kayanlar şüphelenirlerdi. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt) Bilakis O kendilerine ilim verilmiş olanların göğüslerinde ki açık ayetlerdir, ayetlerimizi ancak zalimler inkâr eder, dediler ki Rabbinden mucizeler / ayetler indirse ya (Biz isteyince ayet neden inmiyor?) deki ayetler Allah’ın yanındadır , ben de açık bir uyarıcıyım , onlara okudukları kitabı indirmiş olmamız yeterli gelmedi mi? muhakkak bunda (Bu kitapta) iman edenler için esirgeme ve hatırlama vardır, Deki benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeterlidir. (Başka şahide ihtiyaç yok) O, semalarda ve arzda ne olduğunu bilir , geçersiz olana / batıl olana iman edenler ve Allah’ı ört bas edenler / yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Daha önce sen, hiçbir kitap okumuş değildin. Onu sağ elinle de yazmıyordun. Öyle olsaydı, batıl peşinde koşanlar şüphe ederlerdi.

    Süleyman Ateş

    (Ey Muhammed) Sen bundan önce bir Kitap okumuyordun, elinle de onu yazmıyorsun. Öyle olsaydı o zaman (Allah'ın sözlerini boşa çıkarmaya çalışan) iptalciler, kuşkulanırlardı.

    Süleymaniye Vakfı

    Sen bundan önce bir Kitabı ne okumuş ne de elinle yazmıştın. Öyle olsaydı batıla dalanlar kesinlikle şüpheye düşerlerdi dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kasas 28/86, Şura 42/52. Bu ayet Muhammed aleyhisselamın ve bütün Mekkelilerin ümmi olmasının sebebini açıklamaktadır. Daha önce ellerinde bir ilahi kitap yoktu (En'am 6/157, Cum'a 62/2). Bu yüzden Allah insanları, kitap verilenler ve ümmiler diye ikiye ayırmıştır (Al-i İmran 3/20). Nebimiz de Mekkeli olduğu için ümmi olarak nitelenmiştir. (A'raf 7/157-158) Kendilerine kitap verildiği halde o kitabın içeriğini bilmeyenler de ümmidir (Bakara 2/78).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bundan önce bir yazıyı dipnot 1 ne okumuş ne de elinle yazmıştın; öyle olsaydı batıla dalanlar şüphelenirlerdi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Yazı" diye tercüme ettiğimiz kelime "kitap"tır. Arapçada bir kaç kelimelik yazıya da kitap denir. Nitekim Neml 27/28 ve Neml 27/29. ayetlerde Süleyman aleyhisselamın Belkıs'a gönderdiği mektuba kitap denmiştir. Zaten mektup Arapçada "kitaplaştırılmış şey" anlamındadır. Yukarıdaki ayette "kitap" özel isim değil, cins isimdir. Allah'ın önceki toplumlara gönderdiği kitaplardan söz edilen her yerde kelime marife yani özel isim şeklinde olur. Arapçada bir kural vardır; "nefyin siyakında vaki olan nekre umum ifade eder" yani olumsuz bir cümlenin içinde geçen cins isim, o cinsin bütün türlerini kapsar. Türkçede de bu vardır; "Bugün bize kimse gelmedi" dediğiniz zaman hiç kimsenin gelmediği anlaşılır. Onun için ayet, Nebimizin okuma yazma bilmediği konusunda şüpheye yer vermeyecek kadara açıktır. Furkan 25/5. ayet de bu anlamı pekiştirmektedir. "Şunu dediler: "Bunlar eskilerin masallarıdır; yazdırtmış, sabah akşam ona belletiliyor." Batılılar Kur'an'ı Allah'ın kitabı saymadıkları için Nebimizin okuma yazma bilmemesi, onları sıkıntıya sokuyor. Bundan dolayı ne yapıp yapıp onun okuma yazma bildiğini ispata çalışıyorlar.

    Şaban Britch

    Daha önce sen, hiç bir kitap okumuş değildin. Onu sağ elinle de yazmıyordun. Öyle olsaydı, batılcılar şüphe ederlerdi.

    Şaban Piriş

    Daha önce sen, hiç bir kitap okumuş değildin. Onu sağ elinle de yazmadın, öyle olsaydı, batılcılar şüphe ederlerdi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sen bundan önce herhangi bir kitap okumuyordun; onu sağ elinle de yazmıyorsun. Eğer öyle olsaydı batıla saplananlar mutlaka kuşku duyacaklardı.

  5. Ankebût suresi, 49. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 49. ayet. بَلْ هُوَ ءَايَٰتٌۢ بَيِّنَٰتٌ فِى صُدُورِ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ وَمَا يَجْحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا ٱلظَّٰلِمُونَ

    Diyanet İşleri

    Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin kalplerindeki apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak zalimler inkar eder.

    Mehmet Okuyan

    Hayır! O (Kur'an), kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde (kalplerinde) apaçık ayetlerdir. Ayetlerimizi zalimlerden başkası inkâr etmez.

    Mustafa İslamoğlu

    Aksine o (Kitab), sahibine seçip ayırma yeteneği kazandıran bir bilgi tasavvuru bahşedilenlerin gönüllerinde yer bulan hakikatin apaçık belgelerinden oluşmuştur: zaten bilinci altüst olmuş kimselerden başkası ayetlerimizi bile bile inkara yeltenmez.

    Muhammed Esed

    Hayır, ama bu (ilahi kelam), doğru bilgi ile (anlayıp kavrama yeteneği ile) donatılmış insanların kalplerine kolayca nüfuz eden mesajlardan oluşur; (kendilerine) zulmedenler dışında hiç kimse mesajlarımızı bile bile reddetmez.

    Ahmed Hulusi

    Bilakis O (Kur'an), kendilerine ilim verilmiş olanların derunlarında apaçık işaretlerdir. . . (Hakikatlerinde mevcut) işaretlerimizi ancak nefsine zulmedenler inkar eder.

    Ali Bulaç

    Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık olan ayetlerdir. Zulmedenlerden başkası, bizim ayetlerimizi inkar etmez.

    Ali Özek ve heyeti

    Hayır, o (Kur'an), kendilerine ilim verilenlerin sinelerinde (yer eden) apaçık âyetlerdir. Âyetlerimizi, ancak zalimler bile bile inkâr eder.

    Ali Rıza Safa

    Hayır! O, bilgi verilen kimselerin yüreklerinde olan açık kanıtlı ayetlerdir. Zaten haksızlık yapanlardan başkası ayetlerimizi bilerek inkar etmez.

    Bayraktar Bayraklı

    Oysa tam aksine, Kur'an, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde apaçık ayetler halindedir. Bizim ayetlerimizi zalimlerden başkası inkar edemez.

    Edip Yüksel

    Gerçekte o, kendilerine bilgi verilmiş olanların göğsünde apaçık ayetlerdir. Zalimlerden başkası ayetlerimizi reddetmez.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gerçekte o, kendilerine bilgi verilmiş olanların göğsünde apaçık ayetlerdir. Zalimlerden başkası ayetlerimizi reddetmez.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Fakat o (Kur'an) kendilerine ilim verilmiş kimselerin sinelerinde parıldayan parlak ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak zalimler inkar eder.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Fakat o (Kur'an) kendilerine ılim verilmiş kimselerin sinelerinde parıldayan parlak ayetlerdir ve bizim ayetlerimizi ancak zalimler inkar eder

    Erhan Aktaş

    Hayır! O, kendilerine ilim dipnot 1 verilenlerin gönüllerinde yer eden apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi zalimlerden başkası yalanlamaz.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 29:43. ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır! O, kendilerine ilim dipnot 1 verilenlerin gönüllerinde yer eden apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi zalimlerden başkası yalanlamaz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 29:43. Ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır! O, kendilerine ilim verilenlerin dipnot 1 gönüllerinde yer eden apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi zalimlerden dipnot 2 başkası yalanlamaz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gerçeği idrak etmiş olanlar. Gerçeğin vahiy olduğuna inananlar. Kur'an'da yer alan ilim ve alim sözcükleri; Allah'ın, nasıl bir Allah olduğunu idrak etmek; kesin, doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmak, tevhidi bilince sahip olmak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın ayırdında ve bilincinde olmak demektir. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim sözcüğüne "bilgin", her ilim sözcüğüne de "bilgi" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Şirke saplanmış olanlar.

    Gültekin Onan

    Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık olan ayetlerdir. Zulmedenlerden başkası bizim ayetlerimizi inkar etmez.

    Hasan Basri Çantay

    Hayır, o (Kur'an) kendilerine ilim verilmiş insanların sinelerinde (parıldayan) apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi zaalim olanlardan başkası bilerek inkar etmez.

    İbni Kesir

    Bilakis o, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde apaçık olan ayetlerdir. Zalimlerden başkası ayetlerimizi inkar etmez.

    Mehmet Alagaş

    (46-52) Kitap ehli ile / kitap halkı ile zulmedenleri hariç , güzellikle mücadele edin. Deyin ki; bize indirilene iman ettik size indirilene iman ettik, ilahımız ve sizin ilahınız tektir, biz ona teslim olanlarız. Böylece biz sana kitap indirdik, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ederler , işte onlardan da ona iman edenler vardır , ayetlerimizi ancak kafirler inkâr eder, sen önceden kitap okur değildin , Onu elinle yazar değildin , Batıla kayanlar şüphelenirlerdi. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt) Bilakis O kendilerine ilim verilmiş olanların göğüslerinde ki açık ayetlerdir, ayetlerimizi ancak zalimler inkâr eder, dediler ki Rabbinden mucizeler / ayetler indirse ya (Biz isteyince ayet neden inmiyor?) deki ayetler Allah’ın yanındadır , ben de açık bir uyarıcıyım , onlara okudukları kitabı indirmiş olmamız yeterli gelmedi mi? muhakkak bunda (Bu kitapta) iman edenler için esirgeme ve hatırlama vardır, Deki benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeterlidir. (Başka şahide ihtiyaç yok) O, semalarda ve arzda ne olduğunu bilir , geçersiz olana / batıl olana iman edenler ve Allah’ı ört bas edenler / yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hayır! O (Kur'an), bilgi verilen kimselerin gönüllerinde olan apaçık belgelerdir. Ayetlerimizi ancak zalimler bile bile inkâr eder.

    Süleyman Ateş

    Hayır, o (sana vahyedilenler) kendilerine bilgi verilmiş olanların göğüslerinde bulunan açık açık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi, zalimlerden başkası inkar etmez.

    Süleymaniye Vakfı

    Kur'an aslında, kendilerine ilim verilmiş olanların içine işleyen apaçık ayetlerden oluşur. Yanlışa dalanlardan başka hiç kimse ayetlerimizi bile bile inkar etmez dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kur'an aslında, kendilerine ilim verilmiş olanların içine işleyen apaçık ayetlerden oluşur. Yanlışa dalanlardan başka hiç kimse ayetlerimizi bile bile inkar etmez.

    Şaban Britch

    Hayır! O, bilgi verilen kimselerin gönüllerinde olan apaçık belgelerdir. Ayetlerimizi zalimlerden başkası inatla inkar etmezler.

    Şaban Piriş

    Hayır, O, bilgi verilen kimselerin gönüllerinde olan apaçık belgelerdir. Belgelerimizi zalimlerden başkası bile bile inkar etmezler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüsleri içinde ayan beyan ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi, zalimlerden başka kimse inkar etmez.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.